SAĞLIK - 27 Nisan 2026 Pazartesi 10:55

Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"

Artan teknoloji kullanımıyla birlikte çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alan etkilerine daha yoğun şekilde maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, kontrolsüz ve uzun süreli cihaz kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.


Son yıllarda çocuklar akıllı telefon, tablet ve benzeri teknolojik cihazları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladı. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu cihazların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı, çocukların daha fazla radyofrekans ve elektromanyetik alanlara maruz kalmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin özellikle gelişim çağındaki çocukların bu tür maruziyetlerden uzun vadede olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek, manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden oluşan etkilerin tamamen masum olmayabileceğini ve Avrupa Birliği manyetik alan ve maruziyet ölçüm ve standartlarının önemli olduğunu ifade etti. Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini söyleyen Şahin, çocuk sağlığı açısından teknolojinin etkilerinin ölçülebilir ve denetlenebilir mekanizmalarla sistematize edilmesinin önemine vurgu yaptı. Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurması gerektiğini de söyleyerek, "Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu.


"Maruz kalınan radyofrekans ciddi boyutlara ulaşabiliyor"


Özlem Naciye Şahin, çocuk sağlığı için yayılan radyasyonun denetlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim ülkemizde de özellikle bu radyoaktif alanların veyahut elektromanyetik alanların ölçülebilir olup olmadığı bakılması gerekiyor. Bunların Wi-Fi, VPN ve çocukların kullandığı akıllı telefonlar evin içindeki mikrodalgalar, radyofrekans sinyalleri ve diğer teknolojik unsurlar üzerinden büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarımızı nasıl etkilediğine dair bizim pek çok sonuca ulaşıyor olmamız gerekiyor. Pek çok çalışmalarla bunun desteklenmesi lazım çünkü çocuk sağlığı üzerine teknoloji kesinlikle ölçülebilir denetlenebilir bir takım mekanizmalarla sistematize edilmesi gerekiyor. Teknolojinin hayatımıza girmesi gördüğünüz gibi hayatı çok daha iyi hale getirmedi ve daha dramatik hale getirdiğini söyleyebiliriz. Teknoloji ortaya çıktı ama kanser gibi hastalıklar azalmadı. Ölçülebilirliği arttı belki ama insan vücuduna olan etkisi de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Zararlı moda geçtiğinde bu cihazların artık ısı da ürettiğini biliyoruz ama hepimizde biliyoruz ki en iyi telefon da olsa ısınabiliyor. Demek ki Wi-Fi’sini kullandığımız bir telefon ısınmaya başladığında maruz kaldığımız manyetik alan, yani radyofrekans alanı çok ciddi boyutlara ulaşıyor olabilir. Çünkü cihaz ısı yaymaya başladığında bunun tehlikeli hale gelebileceğini düşünmeliyiz" dedi.


"Dramatik etkilerini göz önünde bulundurmak gerekir"


Şahin, 11 yaş altında ki bir çocuğun neyin suç olup olmadığını anlamayacağını belirterek, "Bu manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuklar gelişimsel dönemdedir. Yapılan çalışmalarla anlık verileri değerlendirebiliriz ancak uzun dönem etkiler de son derece önemlidir. İnternetin hayatımıza girmesini 20 yıl olarak düşünsek bile biz o dönemde bugünkü çocuklar kadar yoğun ve aktif kullanım yapmıyorduk. Bu durumun yalnızca bizim ülkemize mi ait olduğu yoksa dünyanın diğer bölgelerinde de benzer şekilde mi yaşandığı araştırılmalıdır. Bu konu sadece sosyal ve kültürel bir mesele değildir. Anadolu’nun köklü bir kültürel geçmişi vardır ancak teknolojinin etkisiyle bu durum daha farklı ve daha dramatik bir hal almıştır. 11 yaş altındaki bir çocuk, istismarın ne olduğunu tam olarak bilmez. Kendisine yapılan bir davranışın kötü niyetli olup olmadığını ayırt edemez. Neyin suç, neyin suç olmadığını çoğu zaman anlayamaz. Bu durum belirli bir yaşa kadar böyle devam eder" diye konuştu.


"Zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir"


Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bu tür olayların okul ortamlarında da yaşanıyor olması yalnızca denetimsizlikle açıklanamaz. Bu yaş grubu her geçen yıl daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalmakta ve çoğu zaman kendileri de mağdur olmaktadır. Bu nedenle konuya sadece okul çerçevesinde değil, çocukların kullandığı akıllı tablet gibi cihazların manyetik alan ölçüm ve kalibrasyonlarının Avrupa Birliği’nde olduğun gibi kablosuz ağ bağlantısının hizmet standartlarına uygun olup olmadığına da bakarak, daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Suç işleyen çocukların da aslında çoğu zaman bir sürecin mağduru olduğu görülmektedir. Bu süreçte çocuklar farklı olumsuz etkilere maruz kalabilmekte, hatta bazı durumlarda zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünmek gerekir. Bu yüzden kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi, toplumun ve özellikle çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması önemli olduğunu" şeklinde konuştu.



Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Başkentin tarihi dokuları dijital enstalasyonuyla Ankara Uluslararası Marka Buluşmaları’nda yer aldı Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında kurulan "Doku Ankara Immersive Video Space", başkentin binlerce yıllık tarihini dijital enstalasyonla ziyaretçilere sundu. ATO’nun "Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor" mottosu ve "Braind Conference" temasıyla ATO Congresium’da düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, fuar ve deneyim alanlarıyla da büyük ilgi gördü. Bu alanlardan biri de ATO’nun 2026 takviminde de yer alan "Doku Ankara"nın dijital enstalasyonu oldu. "Doku Ankara Immersive Video Space" adıyla kurulan 150 metrekarelik deneyim alanında, Ankara’nın binlerce yıla yayılan tarihi dokuları dijital enstalasyonu görsel bir şölen olarak izleyicilere anlatıldı. Başkentin taşta, ahşapta, motifte, kumaşta dönemin mekan anlayışı, estetik dili ve yaşam kültürünün dokularla dijital ekranda görünür hale getirildiği projede, Ankara’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ahi Şerafeddin (Arslanhane Camii) ile Gordion Mezarı ve Ankara Evleri de yer aldı. Doku Ankara’nın deneyim alanının Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın büyükelçiden rektöre, yaşlılardan gençlere kadar tüm kesimler tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, şunları söyledi: "2026 yılı hem ’Türk Dünyası Başkenti’ olması, hem de NATO toplantısının Ankara’da yapılacak olması nedeniyle başkentimizin uluslararası arenada görünür olacağı bir yıl. Biz de 2026 yılı takvimimizle, kadim Ankara’yı tarihinin dokusu ve yine tarihimizden bize miras kalan minyatür sanatıyla tanıtmayı amaçlamıştık. Ankara’yı binlerce yıllık tarihin derinliklerinden süzülerek gelen dokularla anlatmak farklı ve ilgi çekici olmuştu. Doku Ankara, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın ’yapan zeka ve yapay zeka’ konseptine uygun bir şekilde dijital ekrana bir deneyim alanı olarak aktarıldı. Frigler’den Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan binlerce yıllık tarihinin izlerini ses ve ışık gösterisi olarak izlemek gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu. Gelen yorumlardan ve alanın önündeki sıralardan da büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz."
Denizli Halk oyunları şöleni Buldan’da izleyenleri mest etti Halk Oyunları Kulüpler Grup Şampiyonası, 25 Nisan Cumartesi günü Buldan İlçe Spor Salonu’nda gerçekleşti. Gün boyunca süren performansların ardından düzenlenen törenle dereceye giren ekiplere ödülleri takdim edildi. Denizli Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile Halk Oyunları Federasyonu Denizli Temsilciliği organizasyonunda düzenlenen Halk Oyunları Kulüpler Grup Şampiyonası, 25 Nisan Cumartesi günü Buldan İlçe Spor Salonunda gerçekleşti. Farklı illerden gelen 16 kulüpten 25 ekibin performanslarını sergilediği yarışmalar tribünleri dolduran izleyicileri büyüledi. Halk Oyunları yarışmalarına sporcu aileleri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İlçe Spor Salonunda tribünleri dolduran seyirciler ekiplere tezahürat ve alkışlarla destek verdi. Seremoninin ardından ekipler; Geleneksel Düzenlemeli ve Geleneksel Düzenlemesiz Dal’da Minikler, Yıldızlar, Gençler ve Büyükler kategorilerinde sırayla sahne aldı. Halk Oyunları yarışmalarında Minikler, Yıldızlar, Gençler ve Büyükler kategorilerinde 25 ekipten toplam 600 sporcu yarıştı. Sahne alan ekiplerin uyum ve performanslarına göre Halk Oyunları milli hakemlerinden oluşan jüri tarafından puanlama yapıldı. Gün boyu süren yarışmalar sonunda yapılan ödül töreniyle derece elde eden ekiplere kupa ve madalyalarını Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, Gençlik Spor İl Müdürlüğü Yurt Hizmetleri Müdürü Tekin Kazak, Buldan Gençlik Spor İlçe Müdürü Tayfur Öztepe ile federasyon yetkilileri takdim etti. Kategorilerinde şampiyon olan ekipler, illerini Halk Oyunları Kulüpler Türkiye Şampiyonası’nda temsil etmeye hak kazandı. Denizli’den 7 ekip Türkiye Şampiyonası’nda Halk Oyunları Bölge Finali’nin ardından Denizli’yi Türkiye şampiyonasında temsil edecek ekipler de belli oldu. Minikler Düzenlemeli Dal’da Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokulu SK, Yıldızlar Düzenlemesiz Dal’da Destan Halk Oyunları SK, Gençler Düzenlemeli Dal’da Kale Belediye SK ve Gençler Düzenlemesiz Karma’da Hemdem SK şampiyonaya katılma hakkı kazandı. Büyükler kategorisinde ise Düzenlemesiz Kadın dalında Destan Halk Oyunları SK, Düzenlemesiz Erkek dalında Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi SK ve Düzenlemesiz Karma dalında İndigo Kültür Sanat Dans SK Denizli’yi temsil edecek. Dereceye giren kulüpler ise; Minikler Düzenlemeli Dalında, 1’inci Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokul Sk. 86.00, 2’inci Aydın Ayhot Sk. 84.20, Yıldızlar Düzenlemeli Dalında; 1’inci Elifname SK 88.00, 2’inci Grangaz Dans Sanat 87.80, Minikler Düzenlemesiz Dalında; Uşak Gül Gençlik SK. 86.60, 2’inci Tavas Birlik SK 86.00, Yıldızlar Düzenlemesiz Dalında; 1’inci Destan Halk Oyunları SK 88.00, 2’inci Aydın Ayhot SK 86.60, Gençler Düzenlemeli Dalında; 1’inci Kale Belediye SK 88.00, 2’inci Aydın Aydans SK 88.00, Gençler Düzenlemesiz Kadınlarda; 1’inci Karanfil Kültür Sanat SK 89.40, 2’inci Abalım SK 87.20, 3’üncü Zeyyah SK 86.60, Gençler Düzenlemesiz Erkek; 1’inci Ayhot SK 88.40, 2’inci Kale Belediye SK 87.80, Gençler Düzenlemesiz Karma; 1’inci Hemdem SK 86.20, Büyükler Düzenlemeli Dal; 1’inci 7 Eylül Efeler SK 86.40, Büyükler Düzenlemesiz Kadın: 1’inci Destan Halk Oyunları SK 88.60, 2’inci Aydın Büyükşehir Belediye SK 87.40, Büyükler Düzenlemesiz Erkek; 1’inci Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi SK 89.80, 2’İnci Uday Akademi SK 88.00, Büyükler Düzenlemesiz Karma: 1’inci İndigo Kültür Sanat Dans SK 87.80, 2’inci 7 Eylül Efeler SK 87.40 oldu.
Kayseri Çarşı Melikgazi kapılarını açtı Türkiye’de ilk defa gıda üzerine bir alışveriş merkezini hayata geçiren Melikgazi Belediyesi, Kızılırmak Caddesi üzerinde bulunan ’Çarşı Melikgazi’, düzenlenen basın toplantısı sonrası kapılarını vatandaşlara açtı. Kentin yeni cazibe merkezi olan Çarşı Melikgazi ile Kayseri’nin sembol bir eseri kazandığını vurgulayan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, basın mensuplarına brifing vererek, çarşıyı gezdirdi. Başkan Palancıoğlu, haftanın 7 günü saat 10.00 ve 22.00 arasında hizmet verecek olan Çarşı Melikgazi’de et, balık, şarküteri, süt ürünleri, meyve sebze ve yöresel ürünler gibi birçok ürünün satışının yapılacağını belirterek şunları söyledi; "27 Nisan 2026, Melikgazi’miz için önemli bir tarih. 3,5 yıl önce temelini attığımız, büyük uğraş verdiğimiz güzel bir hayalimizi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu resmi bir açılış değil. İleri bir tarihte Ankara’dan ve Kayseri’den protokolün katılımı ile görkemli güzel bir açılışı hep birlikte yapacağız. Bu projenin temel amacı Kayseri’nin gıda ürünlerini ve özellikle yerel firmalarını öne çıkarmak, Kayseri’yi tanıtma. Erciyes gibi, Kaleiçi gibi, Kapalı Çarşı gibi Kayseri’ye, Melikgazi’ye yeni bir ziyaret mekânı, yeni bir şehir aksesuarını kazandırıyoruz. Kayseri’ye gelen ziyaretçiler bundan sonra buraya da gelecek ve alışveriş yapacaklar. Burada nitelikli zaman geçirecekler. İspanya, İrlanda, Budapeşte gibi birçok yerde balık pazarı, et pazarı, meyve sebze pazarı gibi birçok pazar var. Burası başından sonuna kadar uğraştığım kendi kültürümüzü yansıttığımız güzel bir proje oldu. 7 bin metrekare alanda hayata geçirdiğimiz Çarşı Melikgazi’de 50’nin üzerinde firma yer alıyor. Kayseri’nin ve ülkemizin yerel markaları burada yer alıyor. Kırmızı ve beyaz et, sakatat, balık gibi birçok ürün hijyenik ve nitelikli bir şekilde burada yer alacak. Ayrıca süt ürünleri, şarküteri, kahve, kuruyemiş, şekerleme ürünlerinin yanında çiçekçi de var. Çarşının üst katında yeme içme bölümlerimiz de var. Esnafımız belli ürünleri belli saatlerde indirimle satacaklar. Resmi açılışla beraber açılışını yapacağımız Kayseri’nin yerel mutfağının yer alacağı Sofra Melikgazi adında bir restoranımız var. Bir de ‘Mekan Melikgazi’ adı altında bir kafeteryamız olacak. ATM’ler, fatura ödeme noktaları, otoparkımız, elektrikli şarj istasyonu gibi birçok hizmet burada düşünüldü. Çarşı’mızda yaz aylarında hayır panayırı, yerli malı haftası gibi birçok etkinliğimiz olacak. Burası saat 10.00 ve 22.00 arasında, 7 gün boyunca hizmet verecek." "Çarşı Melikgazi, Türkiye’nin ilk gıda alışveriş merkezi olacak" "Burası Türkiye’nin ilk Gıda Alışveriş Merkezi olacak." diyen Başkan Palancıoğlu konuşmasını; "Bu çok önemli. Çünkü dünyada benzer örnekler var. Ama Türkiye’de ve Kayseri’mizde yoktu. Buranın resmi açılışından sonra birçok ilde birçok belediyeye örnek olacağını düşünüyorum. Bizim burada başarımız yapmak isteyenlere de rehberlik edecektir. Çarşı Melikgazi inşallah Kayseri’ye sembol bir eser olarak hizmet verecek. Burada farklı bir uygulamayı başlatıyoruz. Her Cuma sabahı bir hatim ile Çarşı’mızı hizmete açacağız. Bu İstanbul Kapalı Çarşı’da hala yaşatılan bir gelenek. Biz de burada bu geleneği yaşatacağız. Çarşı’nın hayata geçmesinde emeği geçen mesai arkadaşlarıma, ilgili kurumlara ve tüm firmalarımıza teşekkür ederim. Çarşı’mız Kayseri’mize ve Melikgazi’mize hayırlı ve uğurlu olsun." şeklinde sürdürdü. Yapılan duaların ardından Çarşı Melikgazi vatandaşların hizmetine sunuldu. Çarşıda alışveriş yapan vatandaşlar ise projeyi çok beğendiklerini söyleyerek, Başkan Palancıoğlu’na bu güzel eser için teşekkür etti.
Kayseri "Yalçın Başkan Talas’ta muhteşem işler yaptı" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in, "Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas’ta muhteşem işler yaptı" sözleriyle takdir ettiği "Türkiye Yüzyılında Talas’ın Vizyonu" çalıştayı, geniş katılımla ve önemli mesajlarla sona erdi. Talas Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştay, ilçenin köklü geçmişinden aldığı ilhamla geleceğine yön verecek önemli çıktılar ortaya koydu. Kayseri Üniversitesi 15 Temmuz Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve iki gün süren programda, Talas’ın kültürel, sosyal ve mekânsal gelişimi çok yönlü olarak ele alındı. Akademisyenler, yerel yöneticiler ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen çalıştay, ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışının güçlü bir örneği oldu. "Talas olmazsa Kayseri öksüz kalır" Programda konuşan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Talas’ın taşıdığı tarihi ve kültürel değere dikkat çekerek, ilçenin Kayseri için vazgeçilmez bir konumda olduğunu vurguladı. Çiçek, "Talas gerçekten enteresan bir ilçe. Şahsiyetli, kimliği olan bir yer. İçerisinde dolaşırken 500 yıl öncesinden birinin size selam vereceğini hissedersiniz. Mistik, derin ve yaşayan bir şehir. Talas olmazsa Kayseri öksüz kalır" dedi. "Her organizasyon bu şehre bir terapi oluyor" Talas’ta gerçekleştirilen çalışmaların diğer ilçelere göre çok daha anlamlı olduğuna işaret eden Çiçek, Başkan Yalçın’ın hayata geçirdiği projelere de değinerek şu ifadeleri kullandı: "Göreve geldiğimde Sayın Başkan’ın hedeflerini dinlemiştim. Bugün görüyoruz ki bu hedeflerin büyük bölümü hayata geçti. Su Medeniyetleri Galerisi, Çanakkale’den Cumhuriyete 100. Yıl Müzesi, Türkçe Sokağı, Çevre Müzesi, Tokana Yöresel Lezzetler ve Osmanlı Kültür Sokağı gibi çalışmalar Talas’a değer kattı. Türk dünyasına yönelik projeler ise Talas’ın adını uluslararası ölçekte duyurur hale getirdi. Yapılan her organizasyon bu şehre ve çocuklarına adeta bir terapi oluyor. Başkanımızı ve ekibini yürekten tebrik ediyorum." 150 tespit ve öneriyle Talas’a yol haritası Çalıştay Koordinatörü Prof. Dr. Faruk Karaarslan, iki gün süren programın kapsamına ilişkin detaylı bilgiler paylaştı. Talas’ın geleceğini bilimsel verilerle şekillendirmeyi hedeflediklerini belirten Karaarslan, şunları söyledi: "21. Yüzyılda Talas’ın Geleceği ve Vizyonu başlığıyla gerçekleştirdiğimiz çalıştayda, Talas Kültür Atlası Projesi’nin önemli bir aşamasını tamamladık. ‘Köklerin mirası, geleceğin Talas’ı’ mottosuyla yürüttüğümüz süreçte 5 ana başlıkta 15 oturum gerçekleştirdik. Alanında uzman 60 katılımcı, Talas’ın dünü, bugünü ve yarınını ele alarak önemli katkılar sundu. Sonuç olarak 150 farklı tespit ve öneri ortaya konuldu. Bu veriler detaylı analizlerle kamuoyuyla paylaşılacak." Ortak akıl ve katılımcı yönetim vurgusu Yeşil Ekonomi Kalkınma Derneği Başkanı Volkan Boztepe ise çalıştayın katılımcı yönetim anlayışına güçlü bir örnek oluşturduğunu belirterek, "Talas’ın dünü, bugünü ve yarınını ortak akılla değerlendirdik. Farklı kesimlerin sesini aynı gelecek idealinde buluşturduk. Bu süreçte belediye başkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuna verdiği önem en büyük motivasyon kaynağımız oldu" dedi. Başkan Yalçın: "Şehirlerin de hafızası vardır" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ise konuşmasında şehrin ruhuna ve hafızasına vurgu yaptı. Üniversitenin ev sahipliğine teşekkür eden Başkan Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "İnsanların bir bedeni olduğu gibi bir de ruhu vardır. Aynı şekilde şehirlerin de bir ruhu, bir hafızası vardır. Eğer bu hafıza geçmişten geleceğe doğru sağlıklı bir şekilde aktarılırsa, gelecek nesillere çok güçlü bir miras bırakılmış olur. Talas, hem maddi hem manevi anlamda son derece zengin bir birikime sahip. Camilerimizden kiliselerimize, konaklarımızdan eğitim kurumlarımıza kadar her biri ayrı bir değer taşıyor." Bir yıl önce başlatılan hazırlık sürecine de değinen Başkan Yalçın, "Bilim insanlarımızla birlikte yola çıkarak Talas’ın tüm değerlerini ortaya koymayı hedefledik. Kayseri’de daha önce gerçekleştirdiğimiz Taşınmaz Kültür Varlıkları çalışması gibi, Talas özelinde de çok kıymetli bir birikimi gün yüzüne çıkardık. Bu çalıştay da bu sürecin en önemli adımlarından biri oldu" ifadelerini kullandı. "Talas’ın gelişimine katkı sağlayacak" Talas Kaymakamı İlyas Memiş de çalıştayın ilçenin gelişimine önemli katkılar sunacağını belirterek, "Talas’ı tüm yönleriyle ele alan bu çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum. Belediye başkanımıza ilçemizi bu denli kapsamlı şekilde değerlendiren vizyoner yaklaşımı için teşekkür ediyorum" dedi. Plaket takdimi ve hatıra fotoğrafıyla sona erdi Program, çalıştaya katkı sunan isimlere plaket takdim edilmesiyle devam etti. İki gün boyunca Talas’ın geçmişi, bugünü ve geleceğinin kapsamlı şekilde ele alındığı organizasyon, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Aydın Efeler’de acil müdahale için OED cihazları devreye giriyor Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, hem toplum sağlığını korumak hem de merhum gazeteci Erman Çetin’in hatırasını yaşatmak amacıyla bir projeyi hayata geçiriyor. Aydın Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle, kentin en işlek noktalarına modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazları yerleştiriliyor. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Aydınpost Genel Yayın Yönetmeni Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anılacak. 28 Nisan Salı günü saat 13.00’te gerçekleşecek açılışla birlikte, kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar resmi olarak hizmete girecek. Ani kalp durmaları sırasında kalbin yeniden normal ritmine dönmesini sağlayan bu cihazlar, tıp eğitimi olmayan vatandaşların bile kullanabileceği şekilde tasarlandı. Sesli ve görsel komutlarla kullanıcıyı adım adım yönlendiren sistem, yanlış müdahale riskini sıfıra indirerek profesyonel sağlık ekipleri olay yerine ulaşana kadar hayat kurtarıcı bir köprü görevi üstleniyor. Sistem, 112 Acil Çağrı Merkezi ile tam bir eş güdüm içerisinde çalışacak. Herhangi bir acil durumda 112’ye düşen ihbarla birlikte, olay yerine en yakın OED cihazını tespit edilerek vatandaşlar o noktaya yönlendirecek. Böylece kalp durması sonrası başlayan ’altın dakikalar’ sağlık ekipleri olay yerine gelene kadar en verimli şekilde değerlendirilmiş olacak. Başkan Anıl Yetişkin’in talimatıyla, vatandaş yoğunluğunun en üst seviyede olduğu bölgeler belirlendi. Bu kapsamda cihazlar; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu ve Menderes parkları, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı ve Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanında kurumları yapılarak hayat kurtarmaya hazır hale getirildi.