Yerel Haberler
Sivas
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47 Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20 Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.
Mesleki tecrübelerini aday öğretmenlerle paylaştı
26 Nisan 2026 Pazar - 15:38 Mesleki tecrübelerini aday öğretmenlerle paylaştı Milli Eğitim Akademisi Sivas Eğitim ve Uygulama Merkezi tarafından aday öğretmenlere yönelik "Akademi’de Kültür ve Sanat Uygulamaları, Tecrübe Paylaşımı" programı düzenlendi. Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan ile aday öğretmenler katıldı. Programda konuşan Erdoğan, öğretmenlik mesleğinin yalnızca akademik bilgi aktarımından ibaret olmadığını, aynı zamanda kültür ve sanatla beslenen çok yönlü bir gelişim süreci olduğunu vurguladı. Okul öncesi eğitimin önemine değinen Erdoğan, bu dönemin çocukların bilişsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimlerinin temellerinin atıldığı en kritik evre olduğunu ifade etti. Okul öncesi eğitimin, çocukların öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmelerinde belirleyici rol oynadığını belirten Erdoğan, erken yaşta kazanılan alışkanlıkların ve değerlerin bireyin tüm yaşamını şekillendirdiğini dile getirdi. Bu süreçte öğretmenlerin rehberlik rolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, okul öncesi öğretmenlerinin yalnızca bilgi aktaran değil çocukların merak duygusunu besleyen, keşfetmeye yönlendiren ve bireysel farklılıklarını gözeterek gelişimlerini destekleyen bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini ifade etti. Meslek hayatı boyunca edindiği tecrübeleri aktaran Erdoğan, öğretmenlik mesleğinin sorumluluklarına dikkat çekti.
Sular altında kalan tarım arazileri dron ile görüntülendi
26 Nisan 2026 Pazar - 09:54 Sular altında kalan tarım arazileri dron ile görüntülendi Sivas’ta karların erimesi ve yağmurlarla birlikte akarsularda taşkın yaşandı. Kızılırmak’ın da geçtiği Zara ilçesinde birçok tarım arazisi sular altında kaldı. Son yılların en yoğun kar yağışının yaşandığı Sivas’ta ilkbahar ile birlikte karlar eridi. Karların erimesi ve yağmurlu havanın etkisiyle kentteki birçok baraj ve sulama göleti doldu. Dolan baraj göletlerinin yanı sıra akarsularda da su seviyesi arttı. Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ın geçtiği Zara ilçesinde birçok noktada taşkınlar yaşandı. Su altında kalan ekili tarım arazilerinde hasara neden oldu. Tarlası sular altında kalan çiftçileri ziyaret eden Zara Ziraat Odası Başkanı Zeki Şimşek, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kapsamında, doğal afetler ve su baskınlarından zarar gören üreticilere çeşitli ödeme ve destekler sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Oda Başkanı Şimşek, "Çiftçilerimizin zararlarının hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilmesi, gerekli desteklerin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte sadece maddi destek değil, teknik yardım sağlanması, tarım sigortalarının etkin kullanılması ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarının yapılması da gereklidir. Çiftçilerimizin üretime devam etmesi, ülkemizin tarımsal geleceği için büyük önem taşımaktadır" dedi. Taşkın nedeniyle sular altında kalan araziler dron ile görüntülendi.
Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 17:43 Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin gıda zincirir temel taşı olduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, "Her yıl Nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve gıda güvenliğini de koruyan, veteriner hekimlerin önemini hatırlatan özel bir gündür. Günümüzde gıda, sadece bir tüketim unsuru değil; ülkelerin ekonomik, sosyal ve hatta politik dengelerini etkileyen stratejik bir ürün haline gelmiştir. Bu nedenle güvenli, sürdürülebilir ve yeterli gıda üretimi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Gıda Zincirinin Temel Taşı: Veteriner Hekimler Veteriner hekimliğin gıda üretim sürecindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Uslu, "Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında aktif rol alarak gıda zincirinin temel taşı konumundadır. Çiftlikten sofraya uzanan süreçte hayvan sağlığını koruyan, hastalıkları önleyen ve üretim standartlarını denetleyen veteriner hekimler, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güvencesidir. Özellikle hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıkların kontrolünde üstlendikleri rol, halk sağlığının korunmasında ne kadar kritik bir görev üstlendiklerini açıkça göstermektedir." dedi. Sürdürülebilir Üretimde Veteriner Hekimlerin Önemi Veteriner hekimliğin gıda üretimindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Uslu, artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda üretiminde verimliliği artırma ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu noktada veteriner hekimlerin; bilimsel bilgi, teknoloji ve etik sorumluluk çerçevesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağladığını belirten Prof. Dr. Uslu, antibiyotik kullanımı, hijyen standartları ve hayvan refahı gibi alanlarda yürüttükleri çalışmaların hem gıda kalitesini yükselttiğini hem de toplum sağlığını güvence altına aldığını vurguladı. Dünya Veteriner Hekimler Günü Mesajı Son olarak Dünya Veteriner Hekimler Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Uslu, insanlığın sağlıklı geleceği için büyük bir özveriyle görev yapan tüm veteriner hekimlerin bu özel gününü kutladığını ifade etti. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından vazgeçilmez bir meslek grubu olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Anne adayları artık doğal doğumu tehcih ediyor
25 Nisan 2026 Cumartesi - 15:58 Anne adayları artık doğal doğumu tehcih ediyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, Ebeler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne adaylarının sezeryana kıyasla normal doğumu tehcih ettiklerini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, 21-28 Nisan Ebeler Haftası dolayısıyla ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki yeri, eğitim süreçleri ve geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ebelik mesleğinin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirten Cesur, ebelerin sağlığın korunması, geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi ile tedavi ve bakım hizmetlerini bir arada sunduğunu ifade etti. Ebelerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin tamamında aktif rol aldığını vurgulayan Cesur, köyden kente kesintisiz sağlık hizmeti sunarak toplumun her kesimine ulaştıklarını söyledi. Anne ve bebek sağlığındaki kritik rolüne dikkat çeken Cesur, ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirtti. Sağlıklı gebelik planlamasından doğum ve doğum sonrası sürece kadar geçen tüm aşamalarda ebelerin aktif görev aldığını dile getirdi. İstihdam alanları güçlenmeli Türkiye’de ebelik alanında son yıllarda akademik ve klinik anlamda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Cesur, akademik kadronun güçlendiğini, bilimsel çalışmaların arttığını kaydetti. Ancak mesleğin yetki, görünürlük ve istihdam alanlarında daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumda ebelik mesleğine yönelik yanlış algıların bulunduğunu da belirten Cesur, ebelerin yalnızca doğum yaptıran sağlık çalışanları olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade etti. Ebelik hizmetlerinin gebelik öncesinden başlayarak lohusalık dönemine kadar uzanan geniş bir süreci kapsadığını vurguladı. Doğuma karşı yaklaşım değişti Ebelerin doğum sürecinde sadece tıbbi değil aynı zamanda psikolojik destek de sunduğunu dile getiren Cesur, anne adayının kaygısını azalttıklarını ve doğum deneyiminin daha olumlu geçmesine katkı sağladıklarını belirtti. Günümüzde doğum yaklaşımlarının değiştiğini ifade eden Cesur, kadın merkezli ve kanıta dayalı uygulamaların ön plana çıktığını, doğal doğuma yönelimin arttığını söyledi. Sezaryen oranlarının dengelenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü belirten Cesur, ebelerin bu süreçteki öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını kaydetti. Aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştiriliyorlar Ebelik eğitimi hakkında da bilgi veren Cesur, bölümde teorik ve uygulamalı derslerin dengeli şekilde, öğrencilerin aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştirildiğini ifade etti. Simülasyon teknolojileri, sanal gerçeklik ve dijital eğitim materyallerinin eğitim sürecine entegre edildiğini belirtti. Bölümün akademik çalışmalarına da değinen Cesur, 2023 yılında akredite olduklarını ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk ebelik bölümü olduklarını söyledi. Bu durumun mezunların uluslararası düzeyde tanınırlığını artırdığını ifade etti. Ebeler Haftası mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem Mezunların hastaneler, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve akademide görev alabildiğini belirten Cesur, birçok mezunun akademik ve idari kariyerlere yöneldiğini de sözlerine ekledi. Teknolojinin ebelik mesleğine katkı sağladığını vurgulayan Cesur, öğrenmeyi kolaylaştırdığını, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirdiğini ifade etti. Ancak veri güvenliği ve mahremiyet konularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ebeler Haftası’nın mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem olduğunu belirten Cesur, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği öneme dikkat çekerek, sağlıklı nesillerin temelinde ebelerin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Cesur, sözlerini "Sağlıklı bir toplumun temeli sağlıklı anneler ve bebeklerdir. Ebeler bu sürecin güvencesidir" ifadeleriyle tamamladı.
Sivas’ta dağ keçileri muhtarın cep telefonu kamerasına yakalandı
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:49 Sivas’ta dağ keçileri muhtarın cep telefonu kamerasına yakalandı Sivas’ta köylüler tarafından yaz kış sık sık görülen yaban keçileri muhtar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Güzelyurt köyünde doğal yaşamın dikkat çeken misafirleri dağ keçileri, köy muhtarı Bayram Şirinyurt tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Genellikle köyün belirli bölgelerinde yaz kış dolaşan dağ keçileri, köy sakinlerine de uzun yıllardır komşuluk ediyorlar. Özellikle köyün dağlık alanlara yakın noktalarda gezen keçiler, zaman zaman köyün üst kesimlerine kadar iniyor. Köy halkının yaban hayatına karşı duyarlı davrandığını belirten muhtar Şirinyurt, dağ keçilerine zarar verilmediğini ve köylülerinde onların doğal yaşam alanlarının korunmasına özen gösterdiklerini ifade etti. Doğal yaşamın önemli bir parçası olan dağ keçilerinin varlığı, bölgenin biyolojik çeşitliliğini gözler önüne sererken, köy halkının gösterdiği hassasiyet de takdir topluyor. "Yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz" Köylülerin yaban keçilerini korudukların belirten Muhtar Şirinyurt, "Bu bölgemiz genellikle yaban keçilerini mesken tuttuğu kayalık araziler. Yaban keçileri için burası biraz daha elverişli. Bu bölgenin halkı da onları içten sevdikleri ve ilgilendikleri için genellikle bu bölgede yaşıyorlar. Kış yaz burada rastladığımız yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz. Bu bölgeden başka bir yere gitmiyorlar. Bölge halkımız da sağ olsunlar dışarıdan onlara gelebilecek zararlı bir etkiye karşı oldukça duyarlılar" dedi.