TEKNOLOJİ - 22 Mayıs 2026 Cuma 13:10

Türk yazılımcıdan sektörün kurallarını değiştirecek çalışma

A
A
A
Türk yazılımcıdan sektörün kurallarını değiştirecek çalışma

Sivaslı yazılımcı Hamit Yıldırım, geliştirdiği yazılımla dijital cihazlara yapılan siber saldırıları 12 milisaniyede tespit edip, etkisiz hale getiriyor.


Son yıllarda gelişen teknolojik sistemler, siber güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdi. Dijitalleşme ile birlikte artan teknoloji kullanımı, birçok sektörde güvenlik açığı oluşturdu. Sivas’ta yaşayan yazılım mimarı Hamit Yıldırım, siber güvenlik alanında oluşan eksikliğe çözüm üretmek istedi. Yaklaşık 25 yıldır yazılımla uğraşan Yıldırım, kendi yapay zeka motoru ile etkin şekilde çalışan bir otonom uygulama geliştirdi. Geliştirilen yerli uygulama, geleneksel koruma programlarının aksine sadece uyarmayıp, tehdidi ortadan kaldırarak, kaynağını da gösteriyor. Siber saldırıyı gerçekleştiren kaynağın izini sürerek kullanıcıya bütün verileri sunan uygulama, birçok sektörde kullanılabiliyor.



Saldırı 12 milisaniyede etkisiz hale geliyor


Saldırıların 12 milisaniyede etkisiz hale getirildiğini belirten Hamit Yıldırım, "Yaklaşık bir yıldır bu programı geliştiriyorum. Artık geliştirdiğim bu ürün benim ustalık eserim diyebilirim. Bu ürünü geliştirmemdeki nedenlerden biri şu oldu; ben bir tehditle karşılaştım. Sistemime kötü amaçlı bir yazılım gelmiş ama bunu fark edemedim. Daha sonra başka antivirüs programlarını kullanmak için aradım ama o tehdidi engelleyecek bir şey bulamadım. Ben de ürünü kendim geliştirmeye karar verdim. Sıkı bir çalışmanın sonucunda da bu siber güvenlik ürününü geliştirdik. Siber güvenlik anlamında bütün tehditlere karşı ön alanda kullanılacak bir ürün. Tehdit bilgisayarınıza geldiği anda milisaniyeler içinde, maksimum 25 milisaniye gibi bir sürede tehdit engellenerek, bloke ediliyor" dedi.



"Olabilecek bütün senaryolara karşı önlemimizi aldık"


Uygulamanın yapay zeka desteği ile çok kısa sürede ortaya çıkarıldığını ifade eden Yıldırım, "40 kişiyle ortalama iki yıl süren çalışmayla elde edilebilecek bir ürün ama biz yapay zekayı çok sıkı ve hatasız kullanarak iki kişi bu ürünü geliştirmeyi başardık. Bütün sektörlerde, belediyelerde, kamu kurumlarında ya da özel sektörde çalışabilecek bir ürün. Kurulumu çok kolay, makinanıza saniyeler içinde kuruluyor ama kurulduktan sonra hiçbir çaba gerekmiyor. Otonom bir şekilde kendi kendini sürekli geliştiriyor. Dolayısıyla ürün biyolojik bir ürün havası veriyor. Sürekli büyüyerek, yeni elemanlar da eklendiğinde daha da güçleniyor. Çok defansif bir ürün, kullanımı çoğaldıkça kalitesi de artıyor. Kullanım sayısında sınır yok. Şu anki yapımız 5 bin kullanıcılı bir kurumsalda hiç efor sarf etmeden adapte olabilecek durumda. Ama bu sayı çok yükseldiğinde, yüz binlere çıktığında biz programı paralel bir şekilde büyütebiliyoruz. Ürünü tamamen kendimiz geliştirdik, çalışma odamda oluşan bir program geliştirme süresince sabahlara kadar on binlerce prompt attık ve olabilecek bütün senaryolara karşı önlemimizi aldık" diye konuştu.



"Savunma sistemlerinde bir ön bariyer olarak kullanılabilecek bir ürün"


Uygulama hazırlanırken savaş senaryolarından esinlendiklerini söyleyen Hamit Yıldırım, "İsrail’in İran’a paralel saldırılarını günlerce simüle ederek alınabilecek karşı önlemlere baktık. Yaptığımız bütün senaryolarla programımızı hazır hale getirdik. Şimdi ürünü sahada da göreceğiz. Ufak denemelerimiz oldu. Gerçeklik testlerimiz laboratuvar ortamında gerçekleşti. Şimdi artık ürünü halkımızla paylaşmak, herkesin yararına sunmak istiyoruz. Tabii ki önceliğimiz kendi ülkemiz. Ama dünyaya da açılacak şekilde ürünümüz hazır durumda. Uygulama tamamen yerli ve milli bir ürün. Biz kendimiz kendi eforumuzla yazdık, dışarıdan herhangi bir destek alınmadı. Dolayısıyla ürün tamamen öncelikli olarak bizim menfaatimize çalışacak. Türk savunma sistemlerinde bir ön bariyer olarak kullanılabilecek bir ürün. Her gün defansif anlamda kendi kendine gelişen ve sisteme güç katan bir ürün. Güvenliği yalnızca alarm üreten bir ekran olmaktan çıkarıp, karar üreten bir operasyona dönüştürür" şeklinde konuştu.



Türk yazılımcıdan sektörün kurallarını değiştirecek çalışma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğiyle İstanbul Finans Merkezi Finans Merkezi (İFM) VakıfBank Genel Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans’ programında konuşan İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçten yıl imzalaması ile Finansal Okuryazarlık Günü’nün resmiyet kazandığını hatırlatarak, Finansal Okuryazarlık Günü’nü kutladı. Duran, "Hepinizin bildiği üzere dijitalleşme, finansal araçların yapısını dönüştürürken bu araçlara erişimi de oldukça kolaylaştırıyor. Bugün vatandaşlarımız geçmişe kıyasla çok daha hızlı, çok daha çeşitli ve çok daha geniş bir finansal işlem alanına sahip. Ancak bu kolaylık, beraberinde bilinçli hareket etme sorumluluğunu da getiriyor. Çünkü bu finansal araçlara erişimin kolaylaşması kadar doğru kullanılması da, anlaşılması da gerekiyor. Vatandaşlarımızın yatırım kararlarını bilinçli şekilde verebilmesi, elbette risklerin ve fırsatların sağlıklı bir şekilde okunabilmesini gerektirmekte. Bunun da ülkemizin ekonomik gücünü tahkim edecek büyük bir önem içerdiğini söylemem gerekir. Bu nedenle finansal okuryazarlık, sadece belirli meslek gruplarının ya da yatırımcıların ihtiyaç duyduğu bir husus değil; bütün toplumun bütün kesimlerinin, hepsini ilgilendiren temel bir yaşam becerisi artık. Tarihi tecrübelerle sabittir ki bir devletin uluslararası sistemdeki gücü, yalnızca askeri kapasitesiyle ve diplomatik etkinliğiyle, hatta nüfusuyla ölçülmüyor. Artık istikrarlı ve paydaşlarına güven veren bir ekonomik yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir hale gelmesi, bir devletin hakiki manada güçlü ve bağımsız olduğunu gösteren en önemli unsurdur. Ben de buradan bugün memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi. "Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır" Bu başarının arkasında kuşkusuz köklü bir zihniyet devrimi ve yeni bir düşünce dünyası çerçevesinde planlanarak hayata geçirilen sayısız proje ve yatırımların bulunduğunu aktaran Duran, "Bu durum bizlere açıkça şunu göstermekte ki jeopolitik krizlerin daha sık yaşandığı, tedarik zincirlerinin farklı sebeplerle kesintiye uğradığı ve finansal piyasalarda oynaklığın arttığı dönemde Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır. Ve bu durum Türkiye’nin dünyanın bağlantı noktası olan yaklaşımını sürdürme ve bu stratejilerini hayata geçirmesinde güçlü bir vizyon göstermektedir. Türkiye’nin bu bağlamda en önemli kurumsal kapasite unsurlarından birisi ise kuruluşunun 20. yılını kutladığımız Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’dir. Ofisimiz son 20 yılda yaşanan ulusal ve uluslararası ekonomik dalgalanmalarda çok başarılı bir performans sergilemiştir. Tecrübe ve birikimiyle Türkiye’ye doğrudan sermaye çekmenin yanı sıra ülkemizin küresel iş yapma kültürünü de modernize etmiştir. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’ne katkıda bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kuruluşunun 20. kuruluş yılını da ayrıca tebrik ediyorum. Türkiye Yüzyılı’nda Yatırım ve Finans kitabımızı da bugün kamuoyunun istifadesine sunmaktan duyduğum memnuniyeti ayrıca ifade etmek isterim. Zira bu kitap, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014-2025 yılları arasında yatırım ve finans ekseninde gerçekleştirdiği 220 hitabı içermektedir. Böylece bu kitap, Türkiye’nin son dönemdeki yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomik dönüşümünün fikri arka planını da açıkça ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımızın farklı konuşmalarıyla resmedildiği bir kitapla karşı karşıyasınız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 10 yılı aşkın yıla yayılan bu hitapları, yakın ekonomik tarihimizi anlatan önemli bir vesika niteliğindedir. Her konuşma dönemin ruhunu ve önceliklerini, hedeflerini içerisinde bulundurmaktadır. Bu bakımdan tarihe not düşüldüğü ve geleceğe de rehberlik edildiği ifade edilmelidir" ifadelerini kullandı. "Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz" "Dijitalleşmenin finansal alanı hızla dönüştürdüğü günümüzde finansal dezenformasyonlara karşı da tedbir almak durumundayız. Bu da bizim İletişim Başkanlığı olarak en önem verdiğimiz hususlardan bir tanesidir" diyen Duran şöyle devam etti: "Bu çerçevede Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, ekonomik istikrarı hedef alan saldırılara karşı proaktif bir mücadele yürütmektedir. Günümüzde finansal güven sadece piyasa araçlarıyla inşa edilmiyor. Güven, doğru bilginin zamanında paylaşılması, kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesi, yatırımcının manipülasyondan korunması ve devlet ile millet arasındaki iletişim bağının güçlü kalması, tahkim edilmesi gerekmektedir. Çünkü finansal kararlar alınırken beklentiler, algılar, haber akışı ve dijital mecralarda dolaşıma sokulan içerikler düşündüğümüzden daha fazla etkili olabiliyor. Maalesef zaman zaman medyada konvansiyonel medyada ya da sosyal medyada döviz kurları üzerinden yapılan manipülasyonlara da şahit oluyoruz. Biz bunların iletişim çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Haber dünyası ve finans dünyasının iletişim noktasında etik sınırların korunması, gazetecilik faaliyetlerinin ticari ilişkilere dönmemesi konusunu da ciddiyetle ele alıyoruz. İletişim Başkanlığımız manipülatif söylemlere, spekülatif içeriklere ve finansal dezenformasyonlara karşı ekonomi iletişimini önemsemektedir. Dikkatinizi çekerim; uluslararası yatırımcılar ülkelerle ilgili kanaatlerini rakamlarla ve finansal verilerle vermiyor sadece. Elbette yatırımcılar için esas olan bir ülkenin istikrarı, liderliği ve küresel ölçekte üretmiş olduğu güven duygusudur. Bir milletin var olma, hayatta kalma iradesi de bu öngörülebilirliği ve güveni inşa etmektedir. Bu sene 10’uncu yıl dönümünü idrak edeceğimiz 15 Temmuz’da oluşturulmak istenen kargaşayı hatırlayalım. Huzurumuzu ve istikrarımızı hedef alan bu tasalluta karşı devlet ve millet olarak verdiğimiz refleks, geleceğimizi koruma ve inşa etme irademizin en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz. Ülkemizin her türlü kaos ve kargaşadan uzak kalması bizim için çok önemlidir. Nitekim Türkiye’yi kaos ve kargaşa içine çekmeye çalışan, bu konuda manipülasyon yapan odaklara karşı hem yurt içinde hem yurt dışında mücadelemiz devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışı temaslarında ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı diplomasi ile güven telkin eden vizyonunu inşa etmeye devam edeceğiz." Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ise, "Bugün aslında bir kitap lansmanı için buradayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılından bu yana konuşmalarında ekonomi ve finans konularını derledik. Bu çalışmayı yaparken İletişim Başkanlığımızla ve Yatırım Ofisi’ndeki arkadaşlarımızla yakın bir mesai yürüttük. Bu kitaba bu süreçteki katkılarından dolayı her iki kurumdaki mesai arkadaşlarıma da ayrıca şükranlarımı sunmak istiyorum. Kitabın hazırlık sürecinde yaşadığım duyguları sizlerle paylaşmamın isabetli olacağına dair bir fikrim oldu. Üç başlıkta aslında geçmişteki o evrakları, konuşmaları tek tek incelerken üç başlıkta çok dikkatimi çeken hususlar oldu. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanımız her platformda yatırımlara öncelik verilmesinden bahsediyor. Mesela çok dikkat çeken bir ifade; ’Bize düşen yatırımların önünü açmak.’ Ve bunun gibi yatırımlara dair her zaman bir öncelik verildiğini görüyoruz. İkincisi, kararlılık. Aslında birçok konuda şu anda geldiğimiz noktayı, başardığımız işleri konuşuyoruz. Ve aslında bunların arkasında çok kararlı bir irade, kararlı bir liderlik olduğunu kitaptaki yine derlemelerden çok rahatlıkla görme fırsatı oluyor. Yine birkaç böyle manşet dikkatimi çeken, paylaşmak isterim: ’Türkiye, hayali bile kurulamayan şeyleri mutlaka başaracaktır.’ Yani bunu 2014 yılındaki konuşmalarda görebiliyorsunuz. Ve bugün gerçekten ülkemizin o hayali kurulamayan işleri başardığını görüyoruz. Bir diğer dikkat çeken konuşma başlığı da savunma sanayii alanında. Hem uçak gemimizle ilgili o zaman verilen ifadeler. Dikkatimi çeken bir manşet yine: ’Savunma sanayii, Türkiye’nin amiral gemisi olacaktır.’ Şu an ülkemizin 10 milyar doların üzerinde ihracatı olan bir sektör. Ve 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde ithalat bağımlılığımızın yüzde 80 olduğu bir durumdan şimdi yerlilik oranının yüzde 80 olduğu bir duruma geçmek. Bunların hepsi aslında kararlılığın bir göstergesi" diye konuştu.
Bolu Meslek lisesi öğrencileri işaret dilini yapay zekayla sese dönüştürdü Bolu’da lise öğrencileri tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sistem, işaret dili hareketlerini anlık olarak yazı ve sese dönüştürerek engelli bireylerin iletişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bolu Mimar İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencileri tarafından geliştirilen yapay zeka destekli işaret dili tanıma sistemi, işitme ve konuşma engelli bireylerin iletişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Öğrencilerin geliştirdiği proje, işaret dili hareketlerini kamera aracılığıyla anlık olarak algılayarak yazı ve sesli çıktıya dönüştürüyor. Bilgisayar, tablet ve cep telefonu üzerinden çalışabilen sistemin, ek donanıma ihtiyaç duymadan kullanılabildiği belirtildi. Sistemin internet bağlantısı olmadan da çalışabilen yapay zeka modeli sayesinde farklı işaret dili komutlarının tanınabildiği ifade edildi. Öğrenciler, geliştirdikleri sistemle engelli bireylerin günlük yaşamda daha erişilebilir iletişim imkanına kavuşmasını hedefliyor. Engelli bireylerin dijital ortamda işlerini kolaylaştırmak istediklerini belirten 10. sınıf öğrencisi Yusuf Eymen Özcan, "Burada engelli bireylerin dijital ortamda klavye kullanımını daha da kolaylaştırmak istedik. Kamera karşısından el hareketlerimizle bazı kelimeleri atadık. El hareketlerimizi gösterdiğimizde direkt o kelimeleri klavyeye yazıyoruz. İnternet ortamında araştırarak, yurt dışından da örnekler alarak arkadaşımla birlikte bu projeyi bulduk. Öğretmenimiz Yusuf Akgül’ün yardımlarıyla da ve yapay zekadan da yardım alarak bu projeyi tasarladık. İstediğiniz kadar komut algılayabiliyor ama şu anda sadece 5 tane komut atadık ama isterseniz elinizin 40 tane farklı fotoğrafını çekip 40 farklı örnek alıp istediğiniz kadar kelimeyi programımıza atayabiliyoruz" dedi. "İnternete ihtiyaç duymadan çevrim dışı çalışıyor" Sistemin harici bir donanıma ihtiyaç duymadığını vurgulayan 10. sınıf öğrencisi Mehmet Akif İlter ise "Bu projemizde sensörler veya harici hiçbir şey yok. Sadece el hareketlerimizi görsel algılama yetenekleriyle birlikte elimize uygun metin yapıyoruz. Resimler yardımıyla elimizdeki şekil algılanıyor ve yazıya dönüştürülüyor. Android sistemlerinde kullanılabiliyor. Bilgisayarlarda kullanılabiliyor. Çevrim dışı bir uygulama olduğu için internete ihtiyaç duyulmuyor. İçine kodladığımız veriler sayesinde bu uygulamayı geçerli kılıyoruz" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Tekirdağ’da bayramlaşma programı Tekirdağ Valiliği’nce bayramlaşma programı gerçekleştirildi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’ndeki programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk başta olmak üzere protokol üyeleri, kamu kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Davetlilerle tek tek bayramlaşan Vali Soytürk, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutlayan Soytürk, bayram süresince vatandaşların huzur ve güvenliği için tüm kurumların görev başında olacağını söyledi. Bayram tedbirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Soytürk, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerinin sahada aktif şekilde görev yapacağını belirterek, gerekli tüm hazırlıkların tamamlandığını ifade etti. Bayramların birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en yoğun yaşandığı özel günler olduğuna dikkat çeken Soytürk, vatandaşların bayramı huzur içerisinde geçirebilmesi için ilgili kurumların koordinasyon halinde çalışacağını kaydetti. Soytürk açıklamasında, "Tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Bayramın ilimize, ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum. Sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir bayram geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Programa Garnizon Komutanı Aytuğ Yörüyüş, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Şenol, İl Jandarma Komutanı Ali Güngör, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı da katıldı.
Samsun Samsun Büyükşehir 30 bini aşkın gence rehber oldu Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Petek Genç Kariyer Buluşmaları" ve "Petek Genç LGS Yolculuğu" programları başarıyla tamamlandı. 2026 boyunca gerçekleştirilen söyleşilerle 30 bini aşkın öğrencinin eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik edildi. Her alanda gençlere önemli destekler sunan Samsun Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim süreçlerine katkı sağlayacak çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Gençlerin ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim hayatında da onlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Petek Genç Projesi kapsamında gerçekleştirilen söyleşi programlarıyla Samsun genelinde toplam 447 okulda 30 bin 532 öğrenciye ulaşıldı. Söyleşilerle gençlerin akademik başarılarının yanı sıra özgüvenli, vizyon sahibi ve donanımlı bireyler olarak yetişmelerine de katkı sunuldu. Eğitimden motivasyona, kariyer planlamasından kişisel gelişime kadar geniş bir alanda sürdürülen bu çalışmalar, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere verdiği değerin de güçlü göstergeleri arasında yer aldı. Petek Genç Kariyer Buluşmaları Liseli gençlere yönelik düzenlenen "Petek Genç Kariyer Buluşmaları" 12 Ocak- 21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’un 17 ilçesinde gerçekleştirildi. Program kapsamında 169 lisede toplam 14 bin 424 öğrenciyle bir araya gelindi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde Hakan Bilgin, Tufan Gündüz, Yusuf Genç, Ahmet Sula, Mehmet Cemil, İlyas Güneş, Atlas Kaya, Aykut Ertuğrul ve Melih Tuğtağ öğrencilerle buluştu. Söyleşilerde kariyer planlaması, hedef belirleme, motivasyon, kişisel gelişim ve başarı hikâyeleri üzerine önemli paylaşımlar yapıldı. Petek Genç LGS yolculuğu Ortaokul öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen "Petek Genç LGS Yolculuğu" programı ise 12 Ocak-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlendi. Samsun genelinde 278 ortaokulda gerçekleştirilen programda 16 bin 108 öğrenciye ulaşıldı. Osman Sarı, Çetin Deniz, Ali Nuri Toprak ve Enes Dilli’nin konuşmacı olarak yer aldığı etkinliklerde öğrencilerin LGS sürecine bilinçli hazırlanması, sınav kaygısıyla başa çıkması ve verimli çalışma yöntemleri geliştirmesi konularında bilgiler verildi. Programlar kapsamında gerçekleştirilen tüm söyleşi etkinliklerinde öğrencilere satranç takımı hediye edildi.