GÜNDEM - 22 Mayıs 2026 Cuma 13:41

Heyelanda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuk son yolculuğuna uğurlandı

A
A
A
Heyelanda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuk son yolculuğuna uğurlandı

Hatay’da aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen heyelanda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed, son yolculuğuna uğurlandı.


Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinde şiddetli yağış başladı. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 4 kişi yaralandı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralandı. Elmuhammed, Antakya ilçesi Aşağıoba Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.



Heyelanda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuk son yolculuğuna uğurlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz Yıldırım: "En büyük Fener sezonu başlamıştır" Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, yönetim kurulu toplantısını tanıttığı basın toplantısında, "100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 6-7 Haziran’da gerçekleştireceği Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım çalışmalarını sürdürürken, İstanbul’da bir otelde yönetim kurulunu tanıttığı lansman düzenledi. Toplantıda ilk olarak projeler katılımcılara yansıtılırken, daha sonra yönetim kurulu listesi tek tek sahneye çıktı. Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım son olarak konuşması için kürsüye gelirken, ’Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi ile Futbol AŞ beraber olacağını, kulübü birlikte yöneteceklerini söyledi. Bugün Final Four maçına çıkacak Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı’na ise başarılar dileyen Yıldırım, "Türkiye’ye şampiyon olacak dönecekler" dedi. Futbol AŞ’ye 4-5 ismin daha ekleneceği bilgisini veren Yıldırım, "Az önce Fenerbahçemizin Türkiye’de ve Avrupa’da kazanacağı büyük başarıların mimarı olacak olan kadro ile tanıştınız. Yönetim kadromuzda yer alan arkadaşlarımın tamamı kendi meslek ve iş hayatlarında önemli başarılar kaydetmiş sosyal çevrelerinde saygın kimselerdir. Ama onları burada bir araya getiren, Fenerbahçe için maddi ve manevi tüm imkanlarıyla Fenerbahçemizin başarılarına güç katma iradeleridir. Bütün Fenerbahçeliler adına bir Fenerbahçeli olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum. Sadece bizim listemizde aday olmuş arkadaşlarımızı değil, Hakan Safi ve arkadaşlarını da aynı içtenlik ve saygı ile selamlıyor, kendilerine de aynı şekilde teşekkür ediyorum. Onlar bizim rakibimiz değil. Fenerbahçeli Fenerbahçelinin rakibi olamaz; yoldaşı olur, gönüldaşı olur. Bu bir hizmet yarışıdır. Asla iktidar ve söz sahibi olma kavgası değildir. Elbette 120. yaşını kutlayan bu koca çınar ne Aziz Yıldırımlar ne başkanlar gördü. Bu 120 yılın neredeyse yarısında benim ömrüm geçti ve ben kendime bakınca Fenerbahçe’yi görüyorum. Benim nabzım şöyle atıyor: ’Her zaman her yerde en büyük Fener.’ Ben bu coşkuyu bütün Fenerbahçeliler ile birlikte tam da kalbimin içinden bütün benliğimle yayılan bir hayat enerjisi olarak hissediyorum. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye coşan tribünler. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye inleyen sokaklar ve her yerde dalgalanan sarı lacivert bayraklar; benim hayat enerjimi bunlar sağlıyor. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu ülkemde ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız yaşamanın onuru yanında, sarı-lacivert bayrakların dalgalanması benim hayat enerjimdir. Ben bu yüzden yeniden adayım. Arkadaşlarım bu yüzden hizmete talip oldular. Bana neler yapacağımı sormaya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum" diye konuştu. "Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım" Başkan adayı Hakan Safi ve önceki yönetime de çağrıda bulunan Aziz Yıldırım, "Ben Türkiye ve Avrupa’nın sokaklarını, şu coşkuyla sarı-lacivertle boyamak için varım; ’Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım. Bana nasıl yapacaksınız diye sormayın. Daha önce yaptık yine yaparız. Fenerbahçe’nin geçmişine bakın bunu göreceksiniz. Fenerbahçemizin kumpaslarla içine itildiği kuyudan el birliği ile çıkmak için buradayız. 2018’de ’Gelin güç ve imkanlarımızı birleştirelim, Fenerbahçe’ye karşı kurulmuş tuzakları bozalım’ derken, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Benden önce, benden sonra Fenerbahçe’ye hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, camiamıza huzurunuzda tam bir samimiyetle teşekkür ediyorum. Hepsi de tam bir özveri ve samimiyetle Fenerbahçe için çok fedakarlıklar yaptılar. En önemlisi; Fenerbahçeli kardeşlerim bir olalım. Birlik olalım ve camianın şampiyonluk ruhunu önce kendimiz hatırlayıp sonra da teknik adamlarımıza, sporcularımıza, tribünlerimize, hakemlere, federasyonlara, sokaklara milyonlara hatırlatalım. Şimdi, 100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" ifadelerini kullandı. Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulu listesinde şu isimler yer alıyor: "Barış Göktürk, Mahmut Nedim Uslu, Nihat Özbağı, Mustafa Çağlar, Ahmet Önder Fırat, Cihan Kamer, Fatih Öztürk, Batuhan Özdemir, Tanju Kaya, Murat İman, Özgür Peker, Yusuf Buğra Tanık, Mehmet Aydın, Mehmet Selim Kosif, Fatih Aslan, Volkan Akan, Mustafa Aydın Acun, Barış Karagöz, Savaş Adalet, Demre İşçen, Yasemin Babayiğit."
Niğde Vali Yardımcısı Divili: "Nüfusun kendini yenileme seviyesi 2,10’dur, konu 1 yıllık çalışmalarla çözülebilecek konu olmaktan çıkmıştır" 2026-2035 ’Aile ve Nüfus On Yılı’ etkinlikleri kapsamında Milli Aile Haftası, Niğde’de düzenlenen programla başladı. Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Vali Yardımcısı Soner Divili, Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler, kurum temsilcileri ile ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında desteklenecek genç çiftler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Vali Yardımcısı Soner Divili aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu belirterek, aileyi merkeze almadan sosyal problemlerin çözülemeyeceğini ifade etti. Divili; aile yapısının güçlendirilmesinin güvenlikten eğitime, sağlıktan sosyal yaşama kadar tüm alanları doğrudan etkilediğini söyledi. Türkiye’de doğurganlık oranlarının ciddi şekilde düştüğüne dikkat çeken Divili; "Bugün ülkemizde doğurganlık oranı 1,48 seviyesine gerilemiş durumda. Nüfusun kendini yenileme seviyesi ise 2,10’dur. Geldiğimiz noktada mesele yalnızca bir yıllık çalışmalarla çözülebilecek bir konu olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle tüm kurumlarımızın aile ve nüfus odaklı çalışmalar yürütmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Programda konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı ise güçlü toplumların temelinde güçlü aile yapısının bulunduğunu vurguladı. Çiftçibaşı, "Eşlerin ve çocukların birbirleriyle sağlıklı iletişim kurduğu, paylaşımın güçlü olduğu aile yapıları toplumların gelişmesine katkı sunmaktadır. Yerel yönetimler olarak bizler de aile yapısının güçlendirilmesine yönelik her türlü çalışmaya destek vermeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler de yaptığı konuşmada ailenin yalnızca bireylerin bir arada yaşadığı bir yapı olmadığını, aynı zamanda milli ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan en önemli kurum olduğunu söyledi. Dünyada yaşanan hızlı sosyal dönüşümler, dijitalleşme, bireyselleşme, doğurganlık hızındaki düşüş ve nüfusun yaşlanmasının aile yapısını doğrudan etkilediğini belirten Kesler, nüfus konusunun artık stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti. Kesler konuşmasında; "Aileyi korumak geleceği korumaktır. Güçlü aile yapısı güçlü toplumun, güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir. Tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte aileyi merkeze alan çalışmalar yürütmeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından İl Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Balkaya tarafından aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik farkındalık çalışmaları kapsamında sunum gerçekleştirildi. Sunumda Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin veriler ile "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu ele alındı. Program kapsamında Psikolog Münevver Seda Akdemir de ’Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Mersin Toroslar MESEM’den okul bahçesinde lezzet şöleni Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ’Ben Her Yerde Varım: Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik’ projesi kapsamında Toroslar Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencileri, Mustafa Kemal Ortaokulunda düzenlenen etkinlikte öğrenci ve öğretmenlere çiğ köfte ikramında bulundu. Proje kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Toroslar MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri, hazırladıkları çiğ köfteleri okul bahçesinde öğrenci ve öğretmenlere ikram etti. Etkinlik renkli görüntülere sahne olurken, öğrenciler hem mesleki becerilerini uygulama fırsatı buldu hem de farklı okullardaki akranlarıyla bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Toroslar MESEM Müdürü Zahide Akuklu, projenin öğrencilerin sosyal ve mesleki gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Akuklu, "Bu anlamlı proje sayesinde öğrencilerimiz hem diğer okullardaki akranlarıyla sosyalleşme fırsatı buluyor hem de onlara ikramlarda bulunuyorlar. Mutfakta kazandıkları marifetleri ve el emeklerini sahada sergilemek, onların mesleki gelişimine büyük katkı sağlıyor" dedi. Daha önce Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri Bölümü öğrencileriyle farklı okullarda saç kesimi ve bakım hizmetleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Akuklu, her bölümün kendi alanına uygun etkinliklerle sahada olmaya devam edeceğini kaydetti. Akuklu, "Önümüzdeki süreçte de her bölümümüzün kendi müfredatına uygun çalışmalarla öğrencilerimizi halkımızla ve akranlarıyla buluşturmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. Mustafa Kemal Ortaokulu öğrencileri ve öğretmenlerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte keyifli anlar yaşanırken, proje kapsamında düzenlenen faaliyetlerin devam edeceği bildirildi.
İstanbul Anne karnındaki bebek öğreniyor, duyuyor ve nefes provası yapıyor Anne karnındaki bebeğin yalnızca büyümediğini belirten Özel Ersoy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, fetüslerin hamilelik sürecinde hareket ettiğini, sesleri ayırt edebildiğini, tat algısı geliştirdiğini ve doğuma hazırlık amacıyla nefes alma egzersizleri yaptığını söyledi. Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Bebek anne karnında aktif şekilde öğrenen ve dış dünyayla bağ kurmaya çalışan bir bireydir" dedi. Anne karnındaki 9 aylık sürecin dışarıdan sakin görünse de içeride yoğun bir gelişim sürecinin yaşandığını ifade eden Sultanbeyli Ersoy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, bebeklerin sandığından çok daha erken dönemde hareket etmeye başladığını belirtti. Bebeklerin yaklaşık 8’inci haftadan itibaren kıpırdamaya başladığını kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "12’nci haftadan sonra el ve kollarını oynatabilir, parmaklarını açıp kapatabilirler. 20’nci haftadan itibaren ise hıçkırık hareketleri gözlemlenir. Bu durum bebeğin diyafram gelişimi ve nefes alma egzersizleri açısından doğal bir süreçtir" diye konuştu. "Başparmak emme refleksi doğuma hazırlık sürecinin önemli parçası" Ultrason görüntülerinde bebeklerin ellerini ağızlarına götürdüklerinin görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "20’nci hafta civarında başparmak emme hareketleri başlayabiliyor. 32 ile 36’ncı haftalar arasında ise emme refleksi büyük ölçüde tamamlanıyor. Bu durum doğum sonrası beslenme açısından hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Anne sesini ayırt edebiliyor" Bebeklerin anne karnında dış dünyadan gelen sesleri duyabildiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Yaklaşık 24’üncü haftada işitme sistemi gelişimini tamamlamaya başlıyor. Bebek annesinin kalp atışını, sindirim seslerini ve özellikle annesinin sesini duyabiliyor. 27 ile 30’uncu haftalardan itibaren ise sesleri ayırt edebildikleri düşünülüyor" dedi. Hamilelik sürecinde bebekle konuşmanın ve müzik dinletmenin önemine dikkat çeken Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Anne adayının bebeğiyle konuşması, kitap okuması veya hafif müzikler dinletmesi anne-bebek bağını güçlendirebilir. Doğumdan sonra bebeklerin hamilelikte sık duyduğu seslere tepki verdiği görülüyor" şeklinde konuştu. "Bebekler anne karnında tat alabiliyor" Anne adayının beslenmesinin amniyon sıvısını etkileyebildiğini kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "15’inci haftadan itibaren bebekler amniyon sıvısını yutmaya başlıyor. Bu sıvının annenin tükettiği gıdaların aromalarından etkilenebileceği düşünülüyor. Bu durumun bebeğin ilerleyen dönemdeki yemek tercihleri üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor" ifadelerine yer verdi. "REM uykusuna girip rüya görüyor olabilirler" Bebeklerin zamanlarının büyük bölümünü uyuyarak geçirdiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "28 ile 30’uncu haftalardan itibaren REM uykusuna girdikleri ve rüya gördükleri düşünülüyor. Beyin dalgaları, bu süreçte aktif öğrenme faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor" dedi. Anne hareket halindeyken bebeklerin genellikle sakin kaldığını ifade eden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Anne dinlenmeye geçtiğinde ise bebeklerin hareketlendiği sık görülür. Bu durum anne adaylarının özellikle gece saatlerinde daha yoğun hareket hissetmesine neden olabilir" diye aktardı. "Nefes alma egzersizleri yapıyorlar" Bebeklerin anne karnında klasik anlamda nefes almadığını ancak doğuma hazırlık amacıyla solunum provası yaptığını kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Akciğerler sıvıyla doludur ve oksijen plasenta aracılığıyla sağlanır. Ancak bebekler amniyon sıvısını içlerine çekip bırakarak göğüs kaslarını ve akciğer kapasitelerini geliştirirler" dedi. "Yüz ifadeleri sinir sistemi gelişimini gösteriyor" 4 boyutlu ultrason görüntülerinde bebeklerin farklı yüz ifadeleri sergileyebildiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "24 ile 30’uncu haftalar arasında gülümseme, kaş çatma ya da dil çıkarma gibi hareketler gözlemlenebiliyor. Bazı durumlarda sessiz ağlama hareketleri de görülebiliyor. Bunlar daha çok sinir sistemi gelişiminin göstergesi olarak değerlendiriliyor" diye konuştu. Anne karnındaki bebeğin yalnızca büyüyen bir canlı olmadığını vurgulayan Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Bebekler öğrenen, hisseden ve dış dünyayla bağ kurmaya çalışan aktif bireylerdir. Hamilelik sürecinde bebeğin hareketlerini takip etmek ve onunla iletişim kurmak anne adayları için oldukça özel bir deneyimdir" dedi.
Muğla Muğla’da 31 Ekim’e kadar 50 ormanlık alan giriş yasaklandı Muğla Valiliği, yaz aylarında artan orman yangını riskine karşı 1 Haziran-31 Ekim 2026 tarihleri arasında Muğla genelindeki 50 ormanlık alana girişlerin yasaklandığını açıkladı. Muğla İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu’nun kararı doğrultusunda, il genelindeki belirlenen ormanlık alanlara girişler 1 Haziran-31 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklandı. Kararın, 6831 Sayılı Orman Kanunu ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. Yasak kapsamında yalnızca yetkili kurumlar ile izinli kişilerin ormanlık alanlara giriş yapabileceği ifade edildi. Ateş yakmak ve piknik yapmak yasak Muğla Valiliği tarafından yayımlanan karara göre, yasaklı orman sahalarında ve çevresinde mola vermek, piknik yapmak ve ateş yakmak yasaklandı. Vatandaşların yalnızca tescilli piknik ve mesire alanlarında ateşsiz piknik yapabilecekleri bildirildi. Ayrıca orman içi ve kenarlarında cam şişe, yanıcı ve parlayıcı madde, inşaat atığı ve benzeri yangın riski oluşturabilecek materyallerin bırakılması da yasak kapsamına alındı. Anız ve bahçe atığı yakmaya yasak Kararda, orman köyleri başta olmak üzere il genelinde anız, bağ-bahçe ve zeytinlik temizliğinden çıkan dallar ile her türlü bitki örtüsünün yakılmasının yasaklandığı belirtildi. Balya ve hasat makineleriyle çalışma yapan araçların yanında en az 2 tonluk su tankeri ile 2 adet 12 kilogramlık yangın söndürme tüpü bulundurulması zorunlu hale getirildi. Turizm tesislerinde havai fişek yasağı Orman içi ve yakınındaki turizm tesisleri, kamp alanları, piknik alanları ile düğün ve eğlence organizasyonlarında havai fişek, dilek balonu ve benzeri yanıcı-patlayıcı maddelerin kullanımı da yasaklandı. Enerji nakil hatları ve trafo merkezlerinden sorumlu kuruluşların da özellikle ormanlık alanlarda gerekli bakım çalışmalarını yapacağı, ihtiyaç halinde enerji kesintisi uygulanabileceği kaydedildi. Denetimler artırılacak Orman İşletme Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve belediye zabıta ekipleri tarafından oluşturulan devriye sistemlerinin yaz boyunca etkin şekilde sürdürüleceği açıklandı. Muğla Kent Ormanı ile tescilli piknik ve mesire alanlarının yasak kapsamında olmadığı belirtilirken, turizm ve sportif faaliyetler için gerekli izinlerin alınması şartıyla belirli alanlara giriş yapılabileceği ifade edildi. Kurallara uymayanlar hakkında Orman Kanunu, İl İdaresi Kanunu ve Kabahatler Kanunu kapsamında işlem yapılacağı bildirildi. Vatandaşların muhtemel yangın durumlarında 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilecekleri hatırlatıldı.