ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:50

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

A
A
A

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni deliller doğrultusunda aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 kişi gözaltına alındı.

Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. İddiaya göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti.

"İntihar" denildi

Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Şüpheli ölümün ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olamayacağı tespiti yapıldı. Ayrıca, Dorukhan’ın sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı.

9 ilde eş zamanlı operasyon

Dorukhan Büyükışık şüpheli ölümünün aydınlatılması için 8 yıldır süren soruşturmada bu sabah dikkat çeken gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından soruşturmada yeni deliller doğrultusunda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "faili meçhul dosyalarının aydınlatılması" yönündeki iradesi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda dosyada yeni bir sürecin başlatıldığını ifade etti. Gürlek, açıklamasında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulguların dosyaya girdiğini kaydetti. Bu kapsamda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu. Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade edilmeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

4 kişilik özel soruşturma ekibi görevlendirildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, "Kasten Öldürme (TCK 81)", "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK 281)" ve "Yalan Tanıklık (TCK 272)" suçlamaları kapsamında dosya yeniden ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koordinesinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince; İzmir ili merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan ev aramalarında şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. 3 şüpheli yurtdışında olduğundan yakalama kararı çıkarıldı, 2 şüphelinin yakalama çalışmalarına devam edildiği bildirildi.

Baba Ethem Büyükışık: "Sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulundukları anlaşılmış oldu"

Devam eden 13 sanıklı kasten öldürme davasında sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduklarının başlatılan son operasyonla anlaşıldığını belirten Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, "Şu anda devam eden davada 5 sanık sivil gece bekçisi ve inşaat işçisi, 8’i ise değişik rütbelerde polislerden oluşuyordu. Siviller kasten öldürme, polisler ise ’görevi kötüye kullanma’ ve ’delil karartma’ suçlamasıyla yargılanıyordu. Yaptığımız ek suç duyurusu üzerine gerçekleştirilen bu operasyonla Adalet Bakanı, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız; şu ana kadar yapılan iki duruşmada sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduğunu gördüler. Biz bu yalan beyanda bulunan tanıkları, gerçekleri ve delilleriyle birlikte makamlara teslim ettik" ifadelerini kullandı.

Olay gecesi şantiyedeki kameraların ve bekçi kulübelerinin sökülerek sahte belgelerle cinayetin örtülmeye çalışıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Olay gecesi Bulut Orman Evleri şantiyesinden bekçi kulübelerinin ve kameraların sökülüp kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini tespit ettik. Bunların yerine defalarca sahte belgeler üretildi. Örneğin, toplam beş ayrı kamera yeri krokisi bulunuyor. O gün görev yapan polisler bile birden fazla defa sahte delil, resmî belge ve olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar ve biz bunu kanıtladık" dedi.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

Yeni ortaya çıkan tanıkların, polis memurlarının cesedi taşıdığını anlattığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Bu esnada ortaya çıkan bazı yeni tanıklar, cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini ifade ettiler. Dorukhan’ı bulunduğumuz alanda öldürüp yukarıya taşıdıklarını, gece saatleri boyunca bölgeye birçok polis memurunun geldiğini anlattılar. Hatta bu polis memurlarının bizzat Dorukhan’ı yukarıya taşıyarak elbiselerini düzelttiklerini belirttiler" şeklinde konuştu.

Duruşmada dinlenen bir tanığın, oğlunun cesedinin olay yerinde farklı bir pozisyonda bulunduğunu beyan ettiğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz sabah Dorukhan’ımızı gördüğümüzde, C Blok inşaatının önünde, binadan 10 metre uzaktaki bir beton istinat duvarı üzerinde ve kafası demir korkulukların altındaydı. Bunun imkânsız bir olay olduğunu o fotoğrafı ve videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ancak ortaya çıkan başka bir tanık, oğlumuzu sırtüstü değil, yüzüstü yatarken gördüğünü söyledi. Sayın Mahkeme Başkanı gözlerine inanamayarak durumu netleştirmesini istedi. Tanık, çocuğun yüzükoyun, yani yüzü toprağa bakacak şekilde yattığını belirtti. Mahkeme başkanının, ellerindeki fotoğrafların böyle olmadığını belirterek durumu masanın üzerinde göstermesini rica etmesi üzerine tanık, kalkıp masanın üzerine yüzükoyun yatarak pozisyonu gösterdi" diye ekledi.

Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk’un da cesedin pozisyonunun farklı olduğunu itiraf ettiğini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Dorukhan’ın gece boyunca defalarca yerini değiştirip pozisyon vermişler. Aynı durumu Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk da dile getirdi. Kendisine, yüksekten düşme ihtimalinden bahsettiği ikinci beyanını izah etmesini istedim. Kafasının o korkulukların altına nasıl gireceğini, çocuğun üzerinde hiçbir yüksekten düşme bulgusu ve izi olmadığını, 27 metreden beton zemine düşen birinin parçalanması gerektiğini söyledim. Kendisi, 13 Şubat 2026 tarihindeki duruşmada oğlumu o noktada ve o pozisyonda görmediğini itiraf etti. Çocuğu başka bir yerde gördüğünü çok iyi hatırladığını, aksi takdirde muayene yapamayacağını ve elbiselerini kendi elleriyle kestiğini söyledi" ifadelerini kullandı.

Altmış iki adli tıp uzmanının sahte rapor verdiğini ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Oğlumun yerini gece boyunca onlarca defa değiştirmişler. Hep söylüyordum; en büyük delil benim oğlumun bedenidir. Altmış iki adli tıp uzmanı sahtekârlık yaparak beş kere sahte adli tıp raporu verdi. İlk sahte raporu veren İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Profesör Doktor Mehmet Tokdemir en büyük sahtekârdır ve şu an onunla birlikte bu 62 kişi hakkında soruşturma açıldı. Devleti bu yapılardan temizleyip arındırmalıyız; bunun siyasi görüşü, ideolojisi veya partisi olamaz. Ben ve eşim evladımızı kaybettik, artık geriye dönüp kendimiz için bir şey yapamayız" dedi.

Toplumun evlatlarını korumak ve daha adil bir hukuk düzeni kurmak adına mücadele ettiklerini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz ancak ileriye bakıp toplum için bir şeyler yapabiliriz. Çocuklarınızı korumak, daha adil bir devlet ve hukuk düzeninin kurulmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yürüttüğümüz bu mücadele sizlerin evlatları ve torunları içindir. Bu 62 adli tıp uzmanı süratle sistemden temizlenmeli. Ayrıca, henüz sanık olmayan ve gözaltına alınmayan Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın’ın da durumu ortadadır. Geceleri İzmir Limanı’nda yatan, olay gecesi de limandan evine, ardından da buraya gelen bu kişilerin suç örgütleriyle olan bağlantısını açıkça görüyoruz" şeklinde konuştu.

Soruşturmanın genişletilerek suça bulaşan yüzün üzerindeki kamu görevlisinin ibret olması amacıyla en ağır şekilde cezalandırılmasını beklediklerini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Hesaplarımıza göre suça karışan 100’ün üzerinde kamu görevlisi bulunuyor. Bunların 62’si Adli Tıp Kurumundan, 34’ü Emniyet personeli ve 10’u ise jandarma personelidir. Hazırladıkları sahte raporlar nedeniyle yargılandılar ancak maalesef korunarak beraat ettirildiler. Kulağımızla duyduğumuz ses kayıtlarına rağmen mahkeme başkanı korktuğu için Ankara’da beraat kararı verdi. Korkarak devlet temizlenmez ve yönetilmez. Bu süreçte cesur adımlar atan Sayın Adalet Bakanı’na ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısına çok teşekkür ediyorum" diye ekledi.

Gözaltına alınan şahısların ardından diğer sorumluların da adalet karşısına çıkarılacağına inandığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Yargı mensupları bu davada korkmadan hareket ettiler. Şu anda gözaltına alınan şahıslarla birlikte gelecekte diğer sorumluları da alacaklarına ve adli yargılama süreçlerini başlatacaklarına inanıyorum. Sayıları yüzü aşan bu kamu görevlilerinin tamamının sistemden temizlenmesi gerekiyor, aksi takdirde görevde kaldıkları müddetçe suç işlemeye devam edeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bugün atılan adımlarla bir nebze derin bir nefes alsam da tam anlamıyla huzura kavuşmamız için önümüzde daha çok zaman olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Suça dâhli olan tüm failler hak ettikleri cezayı alana kadar mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "En ufak bir dâhli bulunan bütün kamu görevlileri adil bir şekilde yargılanıp cezalandırılmadıkça, zenginlikleri ve siyasi nüfuzları sayesinde korunan M.T ve T.T başta olmak üzere bu davanın ve yargılama sürecinin tüm failleri hak ettikleri cezaları almadıkça huzura ermeyeceğim. Bu kişilerin peşini asla bırakmayacağım, ölene kadar peşlerindeyim" dedi.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ÇAYKUR sezonun ilk gününde 900 ton çay aldı Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü, sezonun ilk gününde üreticiden 900 ton çay alarak üretime başladı. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü’nün 2026 yaş çay sezonunu açmasıyla müstahsiller sıcak havayı da fırsat bilerek çay bahçelerine girmeye başladı. Kurum, birinci sürgünün başladığı 21 Mayıs’ta 900 ton çay alımı yaptı. Fabrikalarda üretimin başladığını belirten ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, "Birinci gün çay getiren oldu. Genelde fabrikalarımızın yarısından çoğunda çay var. 900 ton çay aldık. Bugün inşallah iki katına çıkmasını bekliyoruz. Herhangi bir sıkıntımız yok. Aldığımız çayları taze taze fabrikaya getirip üretime verdik bile. Şu anda bazı fabrikalarımızda bugün itibarıyla üretim normal şartlar altında devam edecek. Çayın en güzel bekleyeceği yer bahçedir, yerindedir. Toplayıp bir yerde stoklamak çayın kalitesini bozar. Biz çayın tamamına da talibiz. Hepsini alacağımızı da açık açık söylüyoruz. 700 kilo kotayla zaten sürgünün tamamını alabilecek bir kapasiteye sahibiz" ifadelerini kullandı. Ardeşen Merkez Mahallesi’nde yeni sezonda bahçesine girerek çay toplamaya başlayan müstahsil Hasan Özyanık ise, "Çay güzel. Tam anlamında büyümese de toplanabilecek kıvama geldi. Tüm müstahsillere hayırlı ve bol kazançlar diliyorum. Alın teri kurumadan çayımızın parasını da alacağız inşallah. Çaya bu yıl açıklanan miktar da güzel ama destekleme verselerdi de çok güzel olurdu" dedi. Havaların soğuk gitmesinden dolayı sürgünün geciktiğini vurgulayan Özyanık, "Havaların soğuk olması çayı olumsuz yönde etkiledi. Normal şartlarda Mayıs ayının 10’unda bu çaya başlanmış olması lazımdı "diye konuştu.
Bursa İnegöl Belediyesi’nden ihtiyaç sahibi vatandaşa sıcak yuva İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, hastalığı nedeniyle çalışamayan ve sosyal güvencesi de bulunmayan 58 yaşındaki vatandaşın yaşam şartlarını iyileştirmek için harekete geçti. Bakımsız ve sağlıksız durumdaki ev tadilattan boya badanaya kadar baştan aşağı yenilenirken, yeni ev eşyaları ve temizlik desteği ile yeniden yaşanabilir hale getirildi. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Gıda yardımları, ramazan ayı destekleri, kırtasiye ve eğitim yardımları, yakacak yardımları, medikal üründen, günlük sıcak yemeğe, ev temizliğinden ikiz bebek desteklerine ve eşya yardımlarına kadar pek çok alanda ihtiyaç sahiplerine umut olan, alan el ile veren eli buluşturan Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, son olarak sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan 58 yaşındaki bir vatandaş ile emekli ağabeyinin birlikte yaşadığı evde kapsamlı tamirat ve bakım ile eşya desteği gerçekleştirildi. Yakın zamanda geçirdiği ağır hastalık nedeniyle ameliyat olan ve sosyal güvencesi bulunmayan vatandaşın, emekli ağabeyi ile birlikte verdikleri yaşam mücadelesi tespit edildi. Kısıtlı gelirle hayatını idame ettiren iki kardeşin yaşam şartları, Umuteli ekiplerinin ziyareti sonrası detaylı şekilde incelendi. Yapılan değerlendirmelerde evin genel hijyen standartlarını taşımadığı belirlenirken, iki kardeşin yaşamlarını sağlıklı şartlarda sürdürebilmeleri adına kapsamlı bir çalışma başlatıldı. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, çalışmalar kapsamında önce evde bulunan eski ve kullanılamaz durumdaki eşyaları tahliye etti. Ardından evin tadilat ve tamirat işlemlerine başlandı. Hem tamiratlar yapıldı hem de boya-badana çalışmaları yapıldı. Ardından evin detaylı temizliği de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ayrıca iki kardeşin evine; koltuk takımı, konsol, TV ünitesi, halı, yatak, nevresim takımı, yastık, perde, sehpa ve battaniye gibi ev eşyası desteğinde de bulundu. Yapılan çalışmalar sonrası ev, iki kardeş için temiz, düzenli ve yaşanabilir bir yuvaya dönüştürüldü. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün şehirde ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ettiğini söyledi. Başkan Taban açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İnegöl’de hiçbir vatandaşımızın kendisini yalnız hissetmesini istemiyoruz. Biz bu şehirde değil sadece insanlar, havada uçan kuşta sokaktaki kedi köpeğe kadar tüm canlıların sorumluluğunu üzerimizde hissediyoruz. Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz de bu minvalde alan el ile veren eli buluşturan çok kıymetli bir köprü görevi görüyor. Pek çok farklı kalemde desteklerimiz ve yardımlarımız var. Son olarak bayram öncesi iki vatandaşımızın yaşadığı evi yenileyerek onlara daha yaşanabilir şartlarda bir ev ortamı sunduk. İki gönlü mutlu edebildiysek ne mutlu bize." dedi.
Konya Konya’da Kurban Bayramı güvenlik tedbirleri alındı Konya’da Kurban Bayramı dolayısıyla güvenlik tedbirleri alındı. Konya Valisi İbrahim Akın, Valilikte düzenlenen, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul ve İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç’un da katıldığı bilgilendirme toplantısında güncel güvenlik ve asayiş olayları ile Kurban Bayramı tatili tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Akın, "Emniyet ve jandarmamız tarafından 1 Ocak - 30 Nisan 2026 tarihleri arasında yürütülen çalışmalarda terörle mücadele kapsamında toplam 61 operasyon icra edilmiş, gözaltına alınan 91 şüpheliden, 18’i tutuklanmıştır. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda ise çeşitli suçlardan aranan 2 bin 594 şahıs yakalanarak cezaevine teslim edilmiştir. Organize suç örgütlerine yönelik çalışmalar neticesinde 4 ayda 45 operasyon gerçekleştirilmiş, 74 şahıs tutuklanmıştır. Narkotik birimlerimizce 514 operasyon icra edilmiş, 505 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir. Trafik uygulamalarında toplam 1 milyon 481 bin 742 araç denetlenmiştir. Yapılan bu denetimler, alınan tedbirler ve tüm uyarılar neticesinde; ölümlü trafik kazalarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında azalış meydana gelmiştir" şeklinde konuştu. Kurban Bayramı asayiş tedbirlerini açıklayan Vali Akın, "9 günlük Kurban Bayramı süresince toplamda İl Jandarma Komutanlığımızca bin 573 ekip, 6 bin 962 personel, İl Emniyet Müdürlüğümüzce 4 bin 860 ekip, 25 bin 740 personel olmak üzere; ilimiz genelinde toplam 6 bin 433 ekip ve 32 bin 702 personel ile asayiş ve trafik tedbirleri planlanmış olup, 22 Mayıs Cuma günü itibariyle uygulanmaya başlanacaktır. Kurban satış yerleri, alışveriş merkezleri, pazar yerleri, otogarlar, toplu taşıma istasyonları ve yoğunluk yaşanabilecek diğer noktalarda kapkaç, yankesicilik, sahte para ve dolandırıcılık gibi olayların önlenmesi amacıyla yaya ve motorize ekip sayısı arttırılmıştır. İlimiz genelinde 147 kurban kesim yeri belirlenmiş olup belirlenen alanlar dışında (yol kenarı, park, bahçe, dere yatağı ve benzeri yerlerde) kurban kesimi yasaktır. Çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından bu tür uygulamalara müsaade edilmeyecektir. 9 günlük bayram tatili öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere yolcu otobüsleri üzerinde kontroller arttırılacak, özellikle takograf ve emniyet kemeri kullanımı başta olmak üzere denetimlere ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilecektir. Bayram tatili süresince sürücüler üzerindeki denetim farkındalığını arttırmak amacıyla elektronik denetleme sistemleri, insansız hava araçları ve sivil trafik ekipleriyle denetimlerimiz aralıksız sürdürülecektir. Bayram süresince belediyelerimiz ve Karayolları 3. Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk alanlarındaki yollarda, zaruri haller dışında yol yapım çalışmasında bulunulmayacak, tüm güzergahlar açık tutularak ihtiyaç halinde acil müdahale ekibi görevlendirilecektir. Bayram alışverişinin yoğun olduğu gıda üretim ve satış yerlerinde hijyen ve fiyat denetimleri artırılacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hastanelerde ve acil servislerde yeterli personel görevlendirilecektir. 112 Acil Çağrı Merkezi tam kapasiteyle hizmet verecek olup, meydana gelebilecek yoğunluklara karşı takviye personel görevlendirmesi yapılacaktır. AFAD ve itfaiye ekipleri yangın, kaza ve diğer acil durumlara karşı yeteri kadar ekiple hazır bulunacaktır. Elektrik, su, doğalgaz ve telekomünikasyon hizmetlerinde aksama yaşanmaması için ilgili kurumlarca nöbetçi ekipler görevlendirilecektir" diye konuştu.
Bitlis Bitlis’te kuş yavrusunu kurtarmaya çalışan öğrencilere anlamlı ödül Bitlis’in Tatvan ilçesinde yola düşen bir kuş yavrusunu ezilmekten kurtarmak için seferber olan ve sergiledikleri merhamet dolu davranışla yürekleri ısıtan 5 öğrenci, okullarında ziyaret edilerek ödüllendirildi. Tatvan ilçesinde geçtiğimiz günlerde okul servislerini bekledikleri sırada ağaçtan yola düşen savunmasız bir kuş yavrusunu fark eden öğrenciler, büyük bir duyarlılık örneği sergilemişti. Yere düşen yavru kuşun araçlar altında kalmasına gönülleri elvermeyen Tuğ Ortaokulu öğrencileri Mina Okay, Ervanur Tüzün, Ela Akbay, Emir Karakuş ve Mehmetçik İlkokulu öğrencisi Nisa Okay, minik canlıyı hemen güvenli bir alana taşıyarak örnek bir davranışa imza atmışlardı. Öğrencilerin yavru kuşu kurtarmak için adeta zamanla yarıştığı o şefkat dolu anlar, çevredeki güvenlik kameralarına da anbean yansımıştı. Ancak çocukların tüm koruma ve kurtarma çabalarına rağmen, ani bir hamleyle gelen bir karga yavru kuşu kaparak uzaklaşmıştı. Öğrenciler çabalarının bu şekilde sonuçlanmasıyla derin bir üzüntü yaşarken, gösterdikleri hassasiyet ise kamuoyunda büyük takdir toplamıştı. Geleceğe dair umutları yeşerten bu sıcacık dayanışma hikayesinin ardından olayın kahramanı öğrencilere anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Olaya kayıtsız kalmayan Bitlis Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ ve şube müdürleriyle birlikte öğrencileri eğitim gördükleri okullarında ziyaret etti. Topluma insanlık dersi veren koca yürekli çocuklarla yakından ilgilenen ve sergiledikleri bilinçli davranıştan ötürü kendilerine teşekkür eden Bitlis İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya ve Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ, öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederek moral ve motivasyonlarına destek oldu. Ziyarette; doğaya, hayata ve tüm canlılara karşı gösterilen bu eşsiz merhamet, sorumluluk ve yardımseverlik duygusunun önemine dikkat çeken İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, "Öğrencilerimizin sergilediği bu bilinçli ve duyarlı davranış, tüm topluma örnek teşkil edecek niteliktedir" diyerek çocukları ve onları yetiştiren aileleri ile öğretmenlerini tebrik etti.