GÜNDEM - 19 Mayıs 2026 Salı 09:18

Türkiye’de bir ilk: Dayanıklılığın beyindeki izleri araştırılacak

A
A
A
Türkiye’de bir ilk: Dayanıklılığın beyindeki izleri araştırılacak

 Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde (NEÜ) yürütülen, psikologlar, sosyologlar ve bilgisayar mühendislerinin bir araya geldiği "Bireysel ve Kolektif Dayanıklılığın Nörofizyolojik Belirteçleri" isimli projede, dayanıklılığın bireysel ve kolektif etkileri incelenirken beyindeki elektriksel haritası da çıkarılacak.

NEÜ Travma Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Seher Akdeniz, "Projeyle özellikle psikolojik dayanıklılığı ve toplumsal dayanıklılığı artırıcı çalışmalarda nelerin iyi geldiğini, kişilere bunları belirlemek ve bunları toplumsal fayda yönünde çeşitli programlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.

Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıdığı belirtilen "Bireysel ve Kolektif Dayanıklılığın Nörofizyolojik Belirteçleri" projesinde, bireylerin travma sonrası dayanıklılık süreçleri verilerle analiz edilecek. Çalışmayla toplumsal ve toplum dayanıklılığın insan psikolojisi üzerindeki etkileri de değerlendirilecek. Farklı akademisyenlerin yer aldığı projede elde edilecek verilerin, psikoloji alanındaki bilimsel çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor.

Türkiye’de bir ilk: Dayanıklılığın beyindeki izleri araştırılacak

"İlk kez nörolojik düzeyde araştırmaya odaklandık"

Psikolojik dayanıklılığın, bireyin zorlu yaşam olayları, stres, travma karşısında sergilediği toparlanma gücü ve esneklik kapasitesini ifade ettiğini belirten NEÜ Travma Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Seher Akdeniz, "Literatürde genellikle özbilirim ölçekleriyle ölçülür. Biz buna ek olarak burada somut biyobelirteçlerle de desteklemeyi hedefliyoruz. Özellikle travma sonrası gelişim dediğimiz, bireyin zorluklardan nasıl daha da güçlenerek çıktığını disiplinler arası düzeyde anlamaya odaklandık. Bununla birlikte insan sosyal bir varlık. Kriz anlarında ortak kader duygusu ile birleşiyor ve ait olduğu grubun ve toplumun güçlü olduğuna inanan birey, kendi içinde de daha büyük bir güç bulabiliyor. Biz de bu araştırmada toplumsal dayanıklılık, beynimizde strese karşı koruyucu bir zırh oluşturuyor mu, bildiğimiz kadarıyla bunu ilk kez nörolojik düzeyde araştırmaya odaklandık. Bu araştırmada veriler binlerce kişiden toplandı ve burada belli algoritmalara göre seçilen kişileri belirledik. Psikolojik dayanıklılık, toplumsal dayanıklılık, empati, duygu düzenleme, pek çok ölçek uyguladık. Stresle başa çıkma şekilleri gibi bu ölçeklerde de bizim hedeflediğimiz belirli algoritmalara uyan kişileri bu sefer nörofizyolojik ölçümler için EEG ve göz takip cihazı ölçümleri için buraya davet edip deneylerimizi burada yapıyoruz. Buradaki hedefimiz özellikle psikolojik dayanıklılığı ve toplumsal dayanıklılığı artırıcı çalışmalarda nelerin iyi geldiğini kişilere bunları belirlemek ve bunları toplumsal fayda yönünde çeşitli programlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.

Türkiye’de bir ilk: Dayanıklılığın beyindeki izleri araştırılacak

"Katılımcılarımızdan hem EEG kaydı hem göz izleme takibinden elde ettiğimiz görüntüleri alıyoruz"

NEÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TRAUM Müdürü Yardımcısı Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Merve Acılar ise, "Bu deney çerçevesinde biz katılımcılarımızdan hem EEG kaydı hem göz izleme takibinden elde ettiğimiz görüntüleri alıyoruz. Akabinde bu kayıtlar bize gelen ham kayıtlar oluyor. EEG kayıtlarını sinyal işleme yöntemleriyle temizliyoruz. Göz işlemeden gelen göz takip cihazından gelen kayıtları da işaretleyerek uygun çerçeveleri alıyoruz. Amacımız, burada makine öğrenmesi yöntemleri için bir veri seti oluşturmak ve makine öğrenmesi yöntemleri kullanarak bireyin dayanıklılığına özgü biyobelirteçleri bulmak. Bu biyobelirteçleri de kullanarak ileride psikoloji alanında geliştirebilecek programlarda, karar destek sistemi olarak kullanılabilecek yapay zeka destekli uygulamalar geliştirmek. Yapay zeka çok geniş bir kavram, biz algoritmik kısmıyla ilgileniyoruz. Makine öğrenmesi algoritmaları diyoruz. Burada veriden öğrenen algoritmalardan bahsediyoruz. Klasik istatistik yöntemlerinin temelinde elde edilen algoritmalar bunlar ama bir tık daha derine inerek görünmeyeni keşfetme yönünde gelişen teknoloji ile birlikte bize sunulan avantajlardan faydalanıyoruz bu algoritmaların" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’da bir kişiyi silahla vurarak öldüren şahıs Karaman’da yakalandı Konya’nın Çumra ilçesinde 1 kişiyi silahla vurarak öldüren 1 kişiyi de yaralayan şüpheli, JASAT ekiplerinin takibi sonucu Karaman’da yakalandı. Edinilen bilgiye göre, saat 00.40 sıralarında Çumra ilçesinde bir adresten silah sesleri geldiği ihbarı geldi. İhbar üzerine adrese jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaptığı incelemede, yabancı uyruklu D.M. isimli şahsın ateşli silahla vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Aynı adreste bulunan yabancı uyruklu S.S. isimli şahsın ise elinden ve karnından yaralandığı tespit edildi. Yaralı şahıs sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın aydınlatılması için çalışma başlatan jandarma ekipleri, kamera kayıtları ve tanık ifadeleri doğrultusunda olayın şüphelisinin yabancı uyruklu H.S. olduğunu belirledi. Yapılan sinyal ve baz incelemeleri sonucu Konya İl Jandarma Komutanlığına bağlı JASAT ekiplerinin titiz takibiyle şüpheli H.S., Karaman’da yakalanarak gözaltına alındı. Olay yerinde yapılan incelemelerde 4 adet boş kovan ile 3 adet mermi çekirdeği ele geçirilirken, olayda kullanıldığı değerlendirilen ruhsatsız tabanca kırsal alanda bulundu. Öte yandan, sürdürülen araştırmalar ve HTS incelemeleri kapsamında olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen yabancı uyruklu A.A. isimli şahıs da gözaltına alındı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
Konya Konya’da uyuşturucu operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı Konya’nın Ilgın ilçesinde polisin durdurduğu araçta ve şüphelilerin yola attığı poşette uyuşturucu madde ele geçirildi. Çeşitli suçlardan çok sayıda kayıtları bulunan 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay, Ilgın ilçesi D300 Kara yolu üzeri Karayolları Kavşağı mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ilgın İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, durumundan şüphelendikleri otomobili durdurdu. Bu sırada aracın sağ ön yolcu kapısını açan şüpheliler, bir poşeti yola attı. Polis ekiplerince yola atılan poşette ve otomobilde yapılan detaylı aramalarda; A4 boyutunda peçeteye emdirilmiş toplam 23 adet sentetik kannabinoid maddesi ve 13 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Araçta bulunan ve gözaltına alınan şüphelilerin suç dosyalarının kabarık olduğu anlaşıldı. Şüphelilerden H.A.’nın (37), ’kasten öldürme’, ’kasten yaralama’ ve ’görevi yaptırmamak için direnme’ başta olmak üzere 6; S.Ş.’nin (36), ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’kasten yaralama’ başta olmak üzere 14; B.S.’nin (32) ise ’nitelikli yağma’ ve ’kasten yaralama’ suçları dahil toplam 6 adet suç kaydı olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları adli makamlarca ’Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Okul saldırılarını araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, 12 Haziran’da Şanlıurfa’ya gidecek TBMM Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran’da Şanlıurfa’ya gidecek. Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt Başkanlığında toplandı. Komisyon; toplantının başında, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran’da Şanlıurfa’ya gitme kararı aldı. 14 Mayıs’ta bir diğer okul saldırısının yaşandığı Kahramanmaraş’a giden komisyon Şanlıurfa’da 4 gün boyunca saha çalışması yapacak. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Beyazıt, "14 Mayıs Perşembe günü ilk olarak yavrumuz Yusuf Tarık Gül’ün Karacasu Kırım Mezarlığındaki kabri ile aramızdan ayrılan Almina Ağaoğlu’nun Kapıçam Mezarlığındaki kabri ziyaret edilmiştir. Sonrasında Kahramanmaraş Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda il Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü, İl Millî Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü ile il müftülerinin katılımlarıyla bir brifing toplantısı gerçekleştirilmiştir. Devamında rahmetli öğretmenimiz Ayla Kara ve öğrencilerimizden Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Belinay Nur Boyraz ve Kerem Erdem Güngör’ün Şeyh Adil Mezarlığı ve Tekir Mahallesi Mezarlığında yer alan, cennet bahçesi gibi olan kabirleri ziyaret edilmiştir; sonrasında bütün öğretmenlerimize ve öğretmenlerimizin ailelerine taziye ziyaretini gerçekleştirdik. Ailelerin yaşadıkları süreçler, talepler ve gözlemleri doğrudan tespit edilmiştir. Milletçe hepimizin yüreğine kor ateş düşüren öğretmenimizin ve evlatlarımızın acısı sadece ailelerin değil, tüm Türkiye’nin ortak acısıdır. Program kapsamında, ayrıca, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım biriminde yatmakta olan Mustafa Aslan evladımız ziyaret edilmiş, evladımızın tedavisi süreciyle ilgili hem Rektörden hem Başhekimden bilgi alınmış, ailesine de geçmiş olsun ziyaretinde bulunulmuştur" ifadelerini kullandı. "Olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil" Ardından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Prof. Dr. Hilmi Demir’in konuya ilişkin sunumuna geçildi. İlk olarak sunumunu yapan Yüksel, "Benim çok sevdiğim bir söz var, bu söz diyor ki: ‘Her karmaşık sorunun basit bir çözümü vardır, o da yanlıştır’ Bu sözü merak ettim, araştırttım, söz 1920’li yıllarda söylenilmiş, sözün orijinali ekranda var: ‘Her insani sorun için her zaman iyi bilinen bir çözüm vardır; derli toplu, makul ve yanlış.‘ Çoğu zaman bu durumu göz ardı ediyoruz yani basit çözümlerin sorunları çözeceğine inanıyoruz. Oysa bunları biraz daha ayrıntılı ele alıp incelemek gerekiyor. Özellikle şiddet olduğu zaman olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil" dedi. "Bu tür olaylara dâhil olan kişilerin ortalama özellikleri okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsenmemeleri" Toplumda, dünyada, ekranlarda, sosyal medyada şiddetin her zaman var olduğunun altını çizen Yüksel, "Ama niye o okulda o öğrenciler bu saldırıyı yapıyor? Biraz okul bağlamında konuyu ele almak gerekiyor. Bu kişiler, o okulun öğrencileri ya da mezun öğrencilerinin bu işi yapacağı aslında ciddi anlamda bilinebiliyor, bunu biraz sonra ayrıntılandırabiliriz. Fakat bu kişilerin ortak özellikleri, bunlar önemsenmeyen insanlar yani dikkat ettiğimiz zaman gerek Amerika’da gerek Kıta Avrupası’nda gerek Rusya’da bu tür olaylara dâhil olan kişilerin ortalama özellikleri bunlar okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsemiyorlar" değerlendirmesini yaptı. Prof. Dr. Hilmi Demir de, "Okul saldırıları dediğimiz zaman bunların içerisine biz öğretmene yönelik saldırıları, çocukların kendi arasındaki kavgalar, bütün bunları da katıyoruz. O yüzden, bu saldırıların içerisinde farklı türdeki saldırılar da var. Ama son yıllarda, özellikle 2024’ten itibaren Türkiye’de değişen bir profile rastladık. Bunu ben literatürde ‘manifesto bırakan toplu katiller’ olarak isimlendiriyorum. Bu, Batı literatüründe çok var. Peki, şunu sorabilirsiniz bana: Hocam, bu manifesto bırakan toplu katillerle okuldaki saldırılar ve şiddet birbirinden çok mu farklı ya da birisi daha mı önemli, diğeri daha mı önemsiz? Hayır, aslına bakarsanız, her ikisi de bizim açımızdan ciddi tehdit ve risk" dedi. "13-14 yaşındaki çocuklar birbirleriyle pedofili videoları paylaşıyorlar " Okul saldırılarını gerçekleştiren çocukların profilinde insan nefreti olduğunu dile getiren Demir, "Bu tür çocuklar insanı da sevmiyorlar. Sadece insanı değil, aslına bakarsanız ailesinden nefret ediyor, kendisinden nefret ediyor, toplumundan nefret ediyor. En önemlisi, bütün çözümü şiddette görüyor. Şiddetin yüceltildiği, şiddetin tek çözüm olduğu, yok etmenin ve öldürmenin âdeta bir ‘PR’ye dönüştüğü metinler var karşımızda. Bir başkası ve bence en önemlisi, bunların düşmanlık gösterdikleri belirli kalıplar var. Bunların başında, mesela, ‘incel’ dediğimiz kadın düşmanlığı en temel sorunlardan bir tanesi. Başka, pedofili. 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaşıyorlar birbirleriyle. Bu, hem Türkiye’de böyle hem küresel dünyada böyle. Hani küresel toplumda da böyle. Karşınızda şöyle bir sorun var: 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaştığı zaman biz bunlara ne yapacağız? Polis tuttuğu zaman bunun karşılığındaki suç ne? Bunun cezası ne? Ne kadar içeride kalabilir ya da kalamaz? Fakat nasıl ıslah edeceğiz? En temel sorunlarımızdan bir tanesi. Polis tuttuğu zaman, iki gün sonra bunların hepsi dışarıdalar. Türkiye’de bu tür siteler işleten çocuklar onlarca kez alınıp salınmak zorunda kalıyor. Çünkü hukuk ve yargı sistemimiz bu konuda ciddi bir sorunla karşı karşıya ve bunu çözebilmiş değiliz" ifadelerini kullandı. "Hayvanlara işkence edilen videolar paylaşılıyor" Çocukların kullandığı dijital platformlarda hayvanlara işkence eden videoların paylaşıldığını dile getiren Demir, "Zoofili, belki duymuşsunuzdur. Hayvanlara işkence eden dünya kadar video var. Çocukların paylaştığı platformlarda bunlar yüzlerce, binlerce kez paylaşılıyor ve övülüyor. Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamanız açısından söylüyorum. Dolayısıyla, hayvanlara karşı, toplumun değerlerine karşı, ahlaki yargılarına karşı müthiş bir hınç, öfke, nefret ve anarşizm var bu tür sitelerde" diye konuştu.
Uşak Uşak Belediyesi’nden Kurban Bayramı öncesi çevre dostu uygulama: Sakatat çukurları hizmete sunuldu Kurban Bayramı öncesinde çevre kirliliğini, kötü kokuları ve bulaşıcı hastalık risklerini önlemek amacıyla harekete geçen Uşak Belediyesi, kent genelinde belirlenen noktalarda sakatat ve hayvan atıkları için özel bertaraf çukurları oluşturdu. Uşak Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde çevre sağlığını korumaya yönelik önemli bir uygulamayı hayata geçirdi. Belediye tarafından kent genelinde belirlenen noktalarda, kurban kesimi sonrası ortaya çıkacak sakatat ve hayvan atıklarının kontrollü şekilde bertaraf edilmesi amacıyla özel atık çukurları vatandaşların kullanımına sunuldu. Belediyeden yapılan açıklamada, uygulamayla birlikte bayram süresince çevre kirliliğinin, kötü kokuların ve kist hidatik gibi bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi. Vatandaşların kurbanlık hayvanlardan kalan sakatat ve diğer atıkları belirlenen çukurlara bırakabilecekleri ifade edilirken, atık çukurlarının bulunduğu noktalar ise Gediz Uluyolu Hafriyat Döküm Sahası (Hayvan Barınağı üstü), Bölme Piknik Alanı giriş kapısı karşısı, Muharremşah Mahallesi İspiroğlu Çiftliği mevkii ve Yeşil Karağaç Mahallesi olarak belirlendi. Belediye yetkilileri, çukurların yalnızca belirlenen alanlarda kullanılmasını ve vatandaşların çevre temizliği konusunda hassasiyet göstermesini istedi. Ayrıca kurban kesimi, atık bertarafı ve çukurların kullanımıyla ilgili detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların, ALO 153 Çağrı Merkezi üzerinden destek alabileceği bildirildi.