POLİTİKA - 22 Mayıs 2026 Cuma 13:38

İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğiyle İstanbul Finans Merkezi Finans Merkezi (İFM) VakıfBank Genel Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans’ programında konuşan İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçten yıl imzalaması ile Finansal Okuryazarlık Günü’nün resmiyet kazandığını hatırlatarak, Finansal Okuryazarlık Günü’nü kutladı. Duran, "Hepinizin bildiği üzere dijitalleşme, finansal araçların yapısını dönüştürürken bu araçlara erişimi de oldukça kolaylaştırıyor. Bugün vatandaşlarımız geçmişe kıyasla çok daha hızlı, çok daha çeşitli ve çok daha geniş bir finansal işlem alanına sahip. Ancak bu kolaylık, beraberinde bilinçli hareket etme sorumluluğunu da getiriyor. Çünkü bu finansal araçlara erişimin kolaylaşması kadar doğru kullanılması da, anlaşılması da gerekiyor. Vatandaşlarımızın yatırım kararlarını bilinçli şekilde verebilmesi, elbette risklerin ve fırsatların sağlıklı bir şekilde okunabilmesini gerektirmekte. Bunun da ülkemizin ekonomik gücünü tahkim edecek büyük bir önem içerdiğini söylemem gerekir. Bu nedenle finansal okuryazarlık, sadece belirli meslek gruplarının ya da yatırımcıların ihtiyaç duyduğu bir husus değil; bütün toplumun bütün kesimlerinin, hepsini ilgilendiren temel bir yaşam becerisi artık. Tarihi tecrübelerle sabittir ki bir devletin uluslararası sistemdeki gücü, yalnızca askeri kapasitesiyle ve diplomatik etkinliğiyle, hatta nüfusuyla ölçülmüyor. Artık istikrarlı ve paydaşlarına güven veren bir ekonomik yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir hale gelmesi, bir devletin hakiki manada güçlü ve bağımsız olduğunu gösteren en önemli unsurdur. Ben de buradan bugün memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi.



"Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır"


Bu başarının arkasında kuşkusuz köklü bir zihniyet devrimi ve yeni bir düşünce dünyası çerçevesinde planlanarak hayata geçirilen sayısız proje ve yatırımların bulunduğunu aktaran Duran, "Bu durum bizlere açıkça şunu göstermekte ki jeopolitik krizlerin daha sık yaşandığı, tedarik zincirlerinin farklı sebeplerle kesintiye uğradığı ve finansal piyasalarda oynaklığın arttığı dönemde Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır. Ve bu durum Türkiye’nin dünyanın bağlantı noktası olan yaklaşımını sürdürme ve bu stratejilerini hayata geçirmesinde güçlü bir vizyon göstermektedir. Türkiye’nin bu bağlamda en önemli kurumsal kapasite unsurlarından birisi ise kuruluşunun 20. yılını kutladığımız Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’dir. Ofisimiz son 20 yılda yaşanan ulusal ve uluslararası ekonomik dalgalanmalarda çok başarılı bir performans sergilemiştir. Tecrübe ve birikimiyle Türkiye’ye doğrudan sermaye çekmenin yanı sıra ülkemizin küresel iş yapma kültürünü de modernize etmiştir. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’ne katkıda bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kuruluşunun 20. kuruluş yılını da ayrıca tebrik ediyorum. Türkiye Yüzyılı’nda Yatırım ve Finans kitabımızı da bugün kamuoyunun istifadesine sunmaktan duyduğum memnuniyeti ayrıca ifade etmek isterim. Zira bu kitap, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014-2025 yılları arasında yatırım ve finans ekseninde gerçekleştirdiği 220 hitabı içermektedir. Böylece bu kitap, Türkiye’nin son dönemdeki yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomik dönüşümünün fikri arka planını da açıkça ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımızın farklı konuşmalarıyla resmedildiği bir kitapla karşı karşıyasınız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 10 yılı aşkın yıla yayılan bu hitapları, yakın ekonomik tarihimizi anlatan önemli bir vesika niteliğindedir. Her konuşma dönemin ruhunu ve önceliklerini, hedeflerini içerisinde bulundurmaktadır. Bu bakımdan tarihe not düşüldüğü ve geleceğe de rehberlik edildiği ifade edilmelidir" ifadelerini kullandı.



"Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz"


"Dijitalleşmenin finansal alanı hızla dönüştürdüğü günümüzde finansal dezenformasyonlara karşı da tedbir almak durumundayız. Bu da bizim İletişim Başkanlığı olarak en önem verdiğimiz hususlardan bir tanesidir" diyen Duran şöyle devam etti:


"Bu çerçevede Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, ekonomik istikrarı hedef alan saldırılara karşı proaktif bir mücadele yürütmektedir. Günümüzde finansal güven sadece piyasa araçlarıyla inşa edilmiyor. Güven, doğru bilginin zamanında paylaşılması, kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesi, yatırımcının manipülasyondan korunması ve devlet ile millet arasındaki iletişim bağının güçlü kalması, tahkim edilmesi gerekmektedir. Çünkü finansal kararlar alınırken beklentiler, algılar, haber akışı ve dijital mecralarda dolaşıma sokulan içerikler düşündüğümüzden daha fazla etkili olabiliyor. Maalesef zaman zaman medyada konvansiyonel medyada ya da sosyal medyada döviz kurları üzerinden yapılan manipülasyonlara da şahit oluyoruz. Biz bunların iletişim çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Haber dünyası ve finans dünyasının iletişim noktasında etik sınırların korunması, gazetecilik faaliyetlerinin ticari ilişkilere dönmemesi konusunu da ciddiyetle ele alıyoruz. İletişim Başkanlığımız manipülatif söylemlere, spekülatif içeriklere ve finansal dezenformasyonlara karşı ekonomi iletişimini önemsemektedir. Dikkatinizi çekerim; uluslararası yatırımcılar ülkelerle ilgili kanaatlerini rakamlarla ve finansal verilerle vermiyor sadece. Elbette yatırımcılar için esas olan bir ülkenin istikrarı, liderliği ve küresel ölçekte üretmiş olduğu güven duygusudur. Bir milletin var olma, hayatta kalma iradesi de bu öngörülebilirliği ve güveni inşa etmektedir. Bu sene 10’uncu yıl dönümünü idrak edeceğimiz 15 Temmuz’da oluşturulmak istenen kargaşayı hatırlayalım. Huzurumuzu ve istikrarımızı hedef alan bu tasalluta karşı devlet ve millet olarak verdiğimiz refleks, geleceğimizi koruma ve inşa etme irademizin en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz. Ülkemizin her türlü kaos ve kargaşadan uzak kalması bizim için çok önemlidir. Nitekim Türkiye’yi kaos ve kargaşa içine çekmeye çalışan, bu konuda manipülasyon yapan odaklara karşı hem yurt içinde hem yurt dışında mücadelemiz devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışı temaslarında ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı diplomasi ile güven telkin eden vizyonunu inşa etmeye devam edeceğiz."


Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ise, "Bugün aslında bir kitap lansmanı için buradayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılından bu yana konuşmalarında ekonomi ve finans konularını derledik. Bu çalışmayı yaparken İletişim Başkanlığımızla ve Yatırım Ofisi’ndeki arkadaşlarımızla yakın bir mesai yürüttük. Bu kitaba bu süreçteki katkılarından dolayı her iki kurumdaki mesai arkadaşlarıma da ayrıca şükranlarımı sunmak istiyorum. Kitabın hazırlık sürecinde yaşadığım duyguları sizlerle paylaşmamın isabetli olacağına dair bir fikrim oldu. Üç başlıkta aslında geçmişteki o evrakları, konuşmaları tek tek incelerken üç başlıkta çok dikkatimi çeken hususlar oldu. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanımız her platformda yatırımlara öncelik verilmesinden bahsediyor. Mesela çok dikkat çeken bir ifade; ’Bize düşen yatırımların önünü açmak.’ Ve bunun gibi yatırımlara dair her zaman bir öncelik verildiğini görüyoruz. İkincisi, kararlılık. Aslında birçok konuda şu anda geldiğimiz noktayı, başardığımız işleri konuşuyoruz. Ve aslında bunların arkasında çok kararlı bir irade, kararlı bir liderlik olduğunu kitaptaki yine derlemelerden çok rahatlıkla görme fırsatı oluyor. Yine birkaç böyle manşet dikkatimi çeken, paylaşmak isterim: ’Türkiye, hayali bile kurulamayan şeyleri mutlaka başaracaktır.’ Yani bunu 2014 yılındaki konuşmalarda görebiliyorsunuz. Ve bugün gerçekten ülkemizin o hayali kurulamayan işleri başardığını görüyoruz. Bir diğer dikkat çeken konuşma başlığı da savunma sanayii alanında. Hem uçak gemimizle ilgili o zaman verilen ifadeler. Dikkatimi çeken bir manşet yine: ’Savunma sanayii, Türkiye’nin amiral gemisi olacaktır.’ Şu an ülkemizin 10 milyar doların üzerinde ihracatı olan bir sektör. Ve 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde ithalat bağımlılığımızın yüzde 80 olduğu bir durumdan şimdi yerlilik oranının yüzde 80 olduğu bir duruma geçmek. Bunların hepsi aslında kararlılığın bir göstergesi" diye konuştu.



İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 15 Temmuz Derneği ve Kızılay’dan İdlib’e kurban yardımı: "Yaşanan acılar karşısında bizlere kardeşlik görevimizi yerine getirmek düşüyor" 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, şehit ve gazi ailelerinin talebiyle geçtiğimiz yıl Gazze ve Suriye’ye ulaştırılan kurban bağışlarının bu yıl da devam edeceğini belirterek, "253 Şehidimiz Adına 253 Kurban" mottosuyla İdlib’de ihtiyaç sahiplerine ulaşacaklarını söyledi. 15 Temmuz Derneği ile Türk Kızılay iş birliğinde Suriye’nin İdlib bölgesinde gerçekleştirilecek kurban yardım organizasyonuna ilişkin Kuzguncuk’taki dernek binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı öncesinde şehit ve gazi ailelerinden anlamlı bir talep geldiğini belirterek, ailelerin kurban bağışlarının Gazze ve Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını istediğini ifade etti. Gazze’de yaşanan mağduriyetlerin şehit ailelerini derinden etkilediğini söyleyen Turunç, dernek olarak bu konuda öncülük yapmaları yönünde talepler aldıklarını kaydetti. Suriye’de yıllardır süren savaş nedeniyle mağdur olan insanlara kardeşlik görevi bilinciyle destek olmak istediklerini belirten Turunç, Türkiye’ye gelen Suriyeli ailelerle zaman içerisinde güçlü bağlar kurulduğunu söyledi. Kurban bağışlarının yalnızca bir yardım değil aynı zamanda kardeşlik mesajı taşıdığını ifade eden Turunç, "Ülkenize dönseniz de kardeşliğimiz devam ediyor mesajı vermek istedik" dedi. Geçtiğimiz yıl Türk Kızılay iş birliğiyle yaklaşık 345 kurban kesildiğini belirten Turunç, yapılan organizasyonun hem yardım ulaştırılan aileleri hem de bölgeye giden şehit yakınları ile gazileri duygulandırdığını söyledi. Bölgedeki insanların teşekkürleri ve dualarının unutulmaz olduğunu ifade eden Turunç, organizasyona katılanların dönüş yolunda bile yeniden gitme isteğini dile getirdiğini aktardı. Bu yıl da aynı kapsamda yeni bir kampanya başlattıklarını belirten Turunç, Kızılay ile protokolün devam ettiğini ve kurbanların profesyonel ekipler tarafından hijyenik şartlarda kesileceğini söyledi. Kurban etlerinin soğuk hava depolarında muhafaza edilerek kısa sürede kamplarda yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacağını kaydeden Turunç, bayram sürecinde beş kişilik bir ekiple yeniden bölgeye gideceklerini belirtti. Hatay üzerinden sınırı geçerek kurban kesimlerine nezaret edeceklerini ifade eden Turunç, bayram namazının ardından kurbanların kesileceğini ve dağıtımların yerinde takip edileceğini söyledi. Dünyanın farklı bölgelerinde insanların savaş, yoksulluk ve insan hakları ihlalleri nedeniyle zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çeken Turunç, "İnsanların kendi topraklarında huzur içinde yaşayabilmesini istiyoruz. Ancak yaşanan acılar karşısında bizlere kardeşlik görevimizi yerine getirmek düşüyor" ifadelerini kullandı.
Antalya Bir Bilenle Bilge Nesil ödül töreni gerçekleştirildi Eğitim Bir-Sen uhdesinde, Genç Memur-Sen tarafından yürütülen "Bir Bilenle Bilge Nesil Kitap Okuma ve Kompozisyon Yarışması"nın ödül töreni, Kepez Mahmut Celalettin Ökten Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene, Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Necip Dal, Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Yavuz, Antalya Platformu Başkanı Metin Doğan, Genç Memur-Sen İl Başkanı Fatih Mehmet Çelik, şube müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Programda Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Mehmet Baki Öztürk, "İçindeki Seni Harekete Geçir" başlıklı sunum gerçekleştirdi. 420 kompozisyon değerlendirildi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran yaptı. Miran, "İlim, irfan ve hikmet yolunda şuurlu gençlik" sloganıyla yürütülen "Bir Bilenle Bilge Nesil" projesinin, bugünün ihyası ve yarının inşası açısından önemli olduğunu söyledi. Yarışma kapsamında öğrencilere toplam bin 100 kitap okutulduğunu belirten Miran, 420 kompozisyonun değerlendirmeye alındığını ifade etti. Eğitim öğretim yılı başında belirlenen dört kitabın, Antalya’nın 19 ilçesindeki öğrencilere dağıtıldığını kaydeden Miran, her 10 öğrenciye bir danışman öğretmen düşecek şekilde çalışmaların yürütüldüğünü dile getirdi. Miran, yarışmada dereceye giren öğrencilere birincilik için 20 bin TL, ikincilik için 17 bin 500 TL, üçüncülük için ise 15 bin TL ödül verileceğini belirterek, toplamda 210 bin TL ödül dağıtıldığını açıkladı. Öğretmenlere de teşekkür eden Miran, "Sizler atanmış değil, adanmış yüreklersiniz. Kaybedeni olmayan bu yarışmada emeği geçen tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Asım’ın nesli sizlersiniz" Konuşmasında gençlere de seslenen Miran, "Z kuşağı söylemlerine inat; vatanına, milletine ve değerlerine sahip çıkan gençler olarak Asım’ın nesli sizlersiniz" ifadelerini kullandı. Miran ayrıca organizasyonda emeği bulunan Eğitim Bir-Sen Şube Başkan Yardımcısı Abuzer Gündoğar ile Genç Memur-Sen İl Başkanı Fatih Mehmet Çelik’e teşekkür etti. "Coşkunuzu kaybetmeyin" Daha sonra kürsüye çıkan Mehmet Baki Öztürk, "İçindeki İnsanı Harekete Geçir" konulu sunumunda başarının önemine dikkat çekti.Öztürk, "Kayda değer hiçbir mücadele coşku olmadan kazanılamaz. Ne iş yapıyorsanız yapın, işinize bütün ruhunuzu katın. Coşkunuzu kaybetmediğiniz sürece yeni fırsatlar karşınıza çıkacaktır. Başarısızlıktan başarısızlığa koşsanız da coşkunuzu koruyun. Sonunda başaracaksınız" dedi. Program sonunda Eyüp Bülent Miran tarafından Mehmet Baki Öztürk’e çiçek takdim edildi. Dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından tören, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Manisa Saruhanlı’da ayda 26 bin ton mıcır üretilecek tesis açıldı Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde, arazi yollarının ıslahında kullanılacak mıcır taşının üretimi amacıyla Saruhanlı Belediyesi tarafından yaklaşık 25 milyon lira yatırımla hayata geçirilen "Kalker Kırma ve Eleme Tesisi", düzenlenen törenle hizmete açıldı. Taşdibi Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Manisa Vali Yardımcısı Fatih Aksoy, Saruhanlı Kaymakamı Murat Acar, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, AK Parti İlçe Başkanı Şerif Eroğlu, MHP İlçe Başkanı Baki Ulu, Ülkü Ocakları Manisa İl Başkanı Emirhan Sallıtepe, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Saruhanlı ekonomisinin temelinin tarıma dayandığını belirterek, çiftçilerin yıllardır arazi yollarında büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi. Arazi yollarındaki sorunları çözmek amacıyla tesisi hayata geçirdiklerini ifade eden Cıllı, "Saruhanlı demek üretim demektir. Nüfusumuzun yüzde 95’i geçimini topraktan sağlıyor. Üzüm bağlarımız, zeytinliklerimiz bizim göz bebeğimiz. Ancak sadece üretmek yetmiyor. O ürüne ulaşmak, bağa bahçeye gitmek ve hasadı sağ salim taşımak da çok önemli. Çiftçimizin yaşadığı yol çilesini biliyoruz. İşte biz de ‘Bu çile artık bitmeli’ dedik ve kolları sıvadık. Bugün arkamızda gördüğünüz bu tesis, Saruhanlı Belediyesi’nin tam 25 milyon liralık dev yatırımıdır. Bu tesis, çiftçimizin emeğinin yollardaki sigortasıdır." dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise tesiste saatte 200 ton, ayda ise 26 bin ton mıcır üretileceğini belirterek, üretilen malzemenin doğrudan arazi yollarının iyileştirilmesinde kullanılacağını kaydetti. Konuşmaların ardından yapılan dua eşliğinde kurdele kesilerek tesis resmen hizmete açıldı.
Antalya Alanya’da minik eller toprakla buluştu Alanya Belediyesi, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında çevre bilincini erken yaşta aşılayan anlamlı bir etkinliğe imza attı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen organizasyonda, Değirmendere İlkokulu öğrencileri toprakla buluşarak doğa sevgisini uygulamalı olarak öğrendi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü Merkez Şantiyesi’nde gerçekleştirilen fide dikim etkinliğine; Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Sevda Çapa, Değirmendere İlkokulu Müdürü ve 3. sınıf öğrencileri katılım sağladı. Uzman ekiplerin rehberliğinde kendi fidelerini toprakla buluşturan minik öğrenciler, gün boyu hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim yaşadı.Çocuklarda çevre bilincini kalıcı hale getirmeyi amaçlayan etkinlikte, biyolojik çeşitliliğin dünya için taşıdığı önem vurgulandı. Öğrencilere, doğadaki tüm canlıların birbiriyle kusursuz bir uyum içinde yaşadığı ve bu ekosistemi korumanın insanlığın en büyük sorumluluklarından biri olduğu anlatıldı. Doğayı korumanın ve kentsel yeşil alanları artırmanın önemine dikkat çekildi. Yöresel lezzetler eşliğinde fide hediyesi Fide dikim işlemlerinin ardından çocuklara, Alanya’nın geleneksel lezzeti olan ’S pastası’ ile coğrafi işaret tescilli fıstıklı limonata ikram edildi. Öğrencilerin kendi elleriyle diktikleri fideler, doğa sevgisinin kalıcı bir anıya dönüşmesi amacıyla saksılarıyla birlikte çocuklara hediye edildi.
İstanbul Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesi Beşiktaş taraftar amigosunun silahla yaralanmasına ilişkin 6 sanık hakim karşısında Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesinde Beşiktaş taraftarının silahla yaralanmasına ilişkin 6 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Sercan Ünüvar, "Müşteki stadyumda aniden üzerimize doğru hamle yaptı. Birilerinin bizi vuracağını söyledi. Panikledim ve kendimi korumak amacıyla yanımda bulunan silahla yere doğru ateş ettim, öldürme kastım yoktu" dedi. Tüpraş Stadyumu’nda 1 Kasım 2025’te Beşiktaş-Fenerbahçe derbi maçı öncesi yapılan pankart koreografi çalışmaları sırasında Beşiktaş taraftarı amigosu Muhammed Arslan’ın silahla vurularak yaralanmasına ilişkin 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar İsmail Aslan, Sercan Ünüvar ile tutuksuz sanıklar Kenan Can Uygun, Kerem Can Uygun, Burhan Pinç ve Muhammet Batuhan Kovar ile müşteki Muhammed Arslan ve tarafların avukatları hazır bulundu. ‘’Kendimi korumak amacıyla ateş ettim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Sercan Ünüvar, müşteki Muhammed Arslan’ın tribün bilet listesi ve kontenjan meselesi yüzünden kendilerini daha önceden tehdit ettiğini ileri sürerek, "Müşteki stadyumda aniden üzerimize doğru hamle yaptı. Birilerinin bizi vuracağını söyledi. Panikledim ve kendimi korumak amacıyla yanımda bulunan silahla yere doğru ateş ettim, öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık İsmail Aslan ise savunmasında, "Müştekiyi bilerek tenha bir alana çekmedim. Olay anında silah seslerini duyunca panik yaşadım. Stadyumda üzerimize ateş açıldığını sandım ve korkuyla yanımda bulunan tabancayla havaya doğru iki el ateş ettim. Doğrudan müştekiyi hedef almadım’’ şeklinde konuştu. Duruşmada savunma yapan diğer sanıklar da mahkemeden beraatlarını talep etti. ‘’Konuşma bahanesiyle çağırıp arkamdan vurdular" Duruşmada beyanı alınan müşteki Muhammed Arslan, sanıkların planlı bir şekilde kendisini pusuya düşürdüğünü ileri sürerek, "İsmail Aslan bilet listesindeki anlaşmazlığı konuşma bahanesiyle beni diğer taraftarların uzağına, tenha alana çekti. Ben onunla konuştuğum sırada Sercan Ünüvar arkamdan yaklaşarak üzerime mermi yağdırdı. Yere düştükten sonra bile ateş etmeye devam ettiler. Şikayetçiyim" dedi. ‘’Aralarında liste yüzünden restleşme vardı" Tanık sıfatıyla dinlenen Alper Aykut da, taraftar grupları arasındaki bilet ve liste gerilimi olduğunu belirterek, "Olaydan önce Muhammed Arslan ile telefonda görüştüm. Bana, ’Liste bir kişi eksik gelsin, beni kimse yok sayamaz, listemi silecek adamı’ diyerek tepki gösterdi. Sonrasında İsmail Aslan ile aralarında telefon üzerinden karşılıklı bir ’gel hesaplaşalım’ şeklinde konuşma gerçekleşti" diye konuştu. Beyanda bulunan müşteki avukatları, sanıkların cezalandırılmasını talep ederken, sanık müdafileri de aleyhe hususları kabul etmediklerini aktardı. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Sercan Ünüvar ve İsmail Aslan’ın tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Muhammed Arslan ‘müşteki’, İsmail Aslan, Sercan Ünüvar’ın da aralarında bulunduğu 6 şahıs ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Beşiktaş Stadyumu’nda, maç öncesi yapılan koreografi çalışmaları sırasında, Muhammed Arslan’ın, şüpheliler Sercan Ünüvar ile İsmail Aslan tarafından silahlı saldırıya uğradığı aktarıldı. Müşteki 2 şahıstan şikayetçi olmadı Hazırlanan iddianamede, müşteki Muhammed Arslan’ın da ifadesine yer verildi. Müşteki, ifadesinde, "Benim İsmail Aslan ile tribünden samimiyetim vardır. Diğer şahıslarla alakalı bir bilgim yoktur, Aslan ile de husumetim bulunmamaktadır. İsmail Aslan ile karşılaştık ve tribün çevresinde gezerek sohbet ettik. İsmail bana, benim onu tehdit ettiğimden bahsetti. Bu esnada bizi arkadan takip eden bir şahıs bacaklarıma 3-4 el ateş etti. Yere düştükten sonra 3-4 el daha silah sesi duydum. Hastaneye kaldırıldıktan sonra bir arkadaşım bana, en son ateş edenin İsmail Aslan olduğunu, yere düştükten sonra da Sercan Ünüvar’ın ateş ettiğini söyledi ancak ben Aslan ve Ünüvar’dan şikayetçi değilim" dedi. Yaralanmanın hayati fonksiyonları ağır derecede etkileyebileceği vurgulandı Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan rapor da iddianamede yer aldı. Raporda, mağdurun yaşadığı yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, yaralanmanın hafif nitelikte olmadığı ve hayati fonksiyonları ağır derecede etkileyebileceği vurgulandı. İstanbul Bölge Kriminal Rapora da iddianamede yer verildi. Raporda, olay yerindeki 9 boş kovandan 7’sinin Sercan Ünüvar’ın, 2’sinin ise İsmail Aslan’ın silahından çıktığı aktarıldı. 2 şüpheliye 18 yıla kadar hapis cezası talebi İddianamede, şüpheliler Sercan Ünüvar ile İsmail Aslan hakkında, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 10’ar yıldan 18’er yıla kadar, diğer şüpheliler Muhammet Batuhan Kovar, Kerem Can Uygun, Kenan Can Uygun ile Burhan Pinç hakkında ise ‘suçluyu kayırma’ suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.