GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 12:55

Türkeli’de muhtarlara içme suyu eğitimi

A
A
A
Türkeli’de muhtarlara içme suyu eğitimi

Sinop’un Türkeli ilçesinde, Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğünce İçme Suları Muhtarlar Eğitim Toplantısı düzenlendi.


Toplantıda, içme sularının korunması, kaynakların verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılması konularında katılımcılara bilgilendirme yapıldı. Ayrıca yürürlükteki mevzuat kapsamında muhtarların içme suları ile ilgili görev, yetki ve sorumlulukları ele alınarak karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.


İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlenen toplantıya Kaymakam Cezmi Kandemir, İlçe Özel İdare Müdürü Cengiz Özcan ve muhtarlar katıldı.



Türkeli’de muhtarlara içme suyu eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Tomarza’daki amca yeğen kavgasında sanıklar hakim karşısına çıktı Kayseri’nin Tomarza ilçesinde amca yeğen arasında meydana gelen ve 4 kişinin yargılandığı davada sanıklar hakim karşısına çıktı. Kayseri’nin Tomarza İlçesi’nde yaşanan olayda B. T. ile amcası Ö.T. arasında yaşanan kavgada silahlar konuşunca konu yargıya taşındı. B.T. ve oğlu A.T. ile Ö.T. ve oğlu F.T.’nin tutuksuz yargılandığı dava Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ö.T.; evinin balkonunda oturduğu sırada B.T.’nin oğlu A.T. ile bir elinde silah, bir elinde içki bardağı ile evlerine geldiğini, kendisine küfür ederek, evin dışına çıkarmaya çalıştığını; yaşanan kavga sırasında eşi ve başka akrabalarının eve geldiğini, B.ve A.T.’yi dışarı çıkardıklarını, B.T. ve A.T.’nin araca bindikten sonra çok kısa mesafe gidip tekrar araçtan indiklerini, sonrasında A.T.’nin evlerini kurşunladığını söyledi. Ö.T.’nin oğlu F.T. de olay sırasında köyde olmadığını, kardeşinin aramasının ardından hızla köye geldiğini belirtti. Sorulan soru üzerine F.T. kimsenin üzerine kasıtlı olarak araç sürmediğini, B.ve A.’nin kendisinin kullandığı araca zarar verdiğini söyledi. B.T. ise; amcası Ö.T. ile oğlunun tartıştığını, olay günü Ö.T.’nin evine konuşmak için gittiklerini belirterek Ö.T.’nin kendisine doğru 3 el ateş ettiğini söyledi. B.T.; Ö.T.’nin oğlu F.T.’nin de otomobiliyle kendisine ve oğluna çarptığını belirterek, oğlunun yerden kalktıktan sonra korkudan birkaç el ateş ettiğini belirtti. B.T., F.T.’nin aracına zarar vermediklerini aracın kendilerine çarptığı için zarar gördüğünü söyledi. Kendisinin cinayetten hapis yattığını belirten B.T., 20 yıl önce olan olayla ilgili kendisini amcası Ö.T.’nin azmettirdiğini, bu nedenle düşman sahibi olduğunu ifade ederek, bu nedenle üzerinde tabanca taşıdığını söyledi. Ö.T.’nin bir diğer yeğeni M.T. ise ilk ateşi amcası Ö.T.’nin açtığını belirterek, Ö.T.’nin oğlu F.T.’nin B.ve A. ile birlikte kendisine de çarptığını belirterek, şikayetçi olduğunu söyledi. Tanıkların dinlendiği mahkemede; mahkeme heyeti olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek, duruşmayı eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.
Ankara Bakan Göktaş: "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit edebilmek için yeni bir dönem başlattıklarını duyurdu. Risk işaretlerinin görüldüğü yerde yakalanacaklarını belirten Bakan Göktaş, ilçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçeceklerini ifade etti. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Tamamladığımız Çocuğun Suça Sürüklenmesi Sosyal Risk Haritamızın İstanbul İl Koordinasyon Toplantısını gerçekleştirdik. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit etmek hayati önem taşıyor. Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak. İlçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçiyor, zamanında ve etkin müdahalelerde bulunuyoruz. Evlatlarımıza daha güvenli bir gelecek inşa etmek için aynı hassasiyet ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."
Ankara Uzmanından uyarı: "Gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Perinatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Coşkun Ümit, "Özellikle gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" dedi. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Uzm. Dr. Coşkun Ümit, influenza gribine yakalanan gebelere tedavi konusunda uyarılarda bulundu. Ümit, "Gebelik fizyolojik değişiklikleri itibari ile influenza virüsünün daha tehlikeli olduğu daha etkin olduğu gebelerimizi ve fetüslerimizin hayatını tehdit edebileceği bir süreç" ifadelerini kullandı. Gebelikte bu sürecin ağır olmasının sebeplerine değinen Ümit, "Fetüsün baskısı nedeniyle diyafram dediğimiz karın zarının üste doğru çıkması ve bunun da akciğer kapasitesini azaltması. Diğer bir neden ise gebelikte bağışıklık sisteminde gerçekleşen değişiklikler ve son olarak da kardiyak output dediğimiz kalbin kan pompalama basıncının artması ve dolayısıyla oksijen tüketiminin artması. Normalde ufak tefek semptomlarla belirtilerle atlattığımız bir grip virüsü bir soğuk algınlığı gebelerimizde oldukça ağır seyredebilmek de dolayısıyla normalde ayaktan atlata bildiğimiz influenza yani grip hastalığı gebelerde oldukça ağır seyretmekte" şeklinde konuştu. İnfluenza virüsünün gebelerdeki tehlikesine vurgu yapan Ümit sözlerine şöyle devam etti: "Anne karnındaki fetüs ilk haftalarda karşılaşırsa bir kere yarık damak dudak gibi nöral tip tefek kuyruk sokumunu açıklığı gibi ateşle beraber olabilecek konjenital anomaliler fetüs etkilemekte. Yine bebekle ilgili erken doğum tehlikesi, düşük doğum ağırlığı, gelişme geriliği ve hatta fetüsün anne karnında kaybına kadar giden istemediğimiz ciddi belirtiler, ciddi sonuçlar doğura bilmekte. Peki annelerimiz de neler olabilir onlarda da çok ciddi bilinç bulanıklığı, öksürük, düşmeyen ateş, titreme, terleme ve hatta bazen yoğun bakım ihtiyacı bile doğa bilmekte. Dolayısıyla influenzayı gebelikte kesinlikle ve kesinlikle küçümsemeyeceğiz ve gerekli önlemleri alacağız." Hamile bireylerin kendini nasıl koruması gerektiği hakkında bilgi veren Ümit, şu ifadeleri kullandı: "İnfluenzada tabii ki hepimizin bildiği bu soğuk algınlığı belirtileri dediğimiz öksürük, ateş, boğaz ağrısı, boğazda yanma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, terleme, düşmeyen ateş. Bir kere hastaneye başvurmamız gereken halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ağrısı. Bunlar influenzanın hepimizin çok iyi bildiği belirtileri. Tabii ki gebelikte kullandığımız ilaçlar son derece önemli her ilacı kullanamıyoruz çünkü bazı ilaçlar bebeğe olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Dolayısıyla doktor reçetesi olmadan, doktor tavsiyesi olmadan kulaktan dolma bilgilerle asla ilaç kullanmayalım. Sadece sağlık kuruluşlarında doktorlarımızın reçete ettiği ilaçları kullanalım. Aşıyı zaten vurguladım, mutlaka özellikle Eylül ve Nisan ayları arasında hangi haftada olursak olalım, gebeliğin hangi haftasında, hangi periyodunda olursak olalım grip aşımızı muhakkak yaptıralım. Grip aşısı bebeğe herhangi bir zarar kesinlikle vermiyor. İlk üç ay, ikinci üç ay ve üçüncü üç ay güvenle yapılabilir. Annemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğimizi de koruyor. Çünkü bu antikorlar yani bu bağışıklık maddeleri bağışıklık etkenleri plasenta yoluyla bebeğe de geçmekte. Bu bizim için büyük bir avantaj, dahası bu etkiler emzirme sürecinde de gene bu olumlu etkiler, bu antikorlar anne sütü yoluyla bebeğe geçip ilk altı ayda bebeğin korunmasını sağlamakta. Bu neden önemli çünkü ilk altı ay bebeğin en savunmasız, en hassas ve dış etkenlere en açık olduğu dönem. Dolayısıyla aşımız sadece gebelerimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeklerimizi, yeni doğanlarımız da koruyor." Ümit, acil bir durum olmadıkça kendilerini izole etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bunların da gene gebelikte güvenilirlikleri ispatlanmış, çeşitli antiviral ajanlar bunları da gene güvenle gebelikte kullanabiliyoruz ve mutlaka maske takılması gerektiğini, grip belirtileri olan birinin mutlaka karantina gibi dediğimiz mümkünse dışarıya çıkmaması, acil bir durum olmadıkça kendini koruması, kendini dışarıdan izole etmesi son derece önemli" dedi. (ECE-
İstanbul Dursun Özbek: "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız" Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, organize saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu dönemde birlik, beraberlik ve sevgi ortamının korunması gerektiğini söyledi. Özbek, ayrıca Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025-30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını açıkladı. Galatasaray divan kurulu ocak ayı olağan toplantısı, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park Özhan Canaydın Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Toplantıda Galatasaray Başkanı Dursun Özbek açıklamalarda bulundu. Galatasaray Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025 - 30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını ifade eden Özbek, "Daha da önemlisi bu kara ulaşırken tesis ve benzer yatırımlarımızdan da ödün vermedik. Tesislerimiz için 60 milyon Dolar yatırım yaptık. Bu sonuçlar, rakiplerimizle kıyaslandığınızda başarının boyutunu çok daha net ortaya koymaktadır. Esas hedefimiz bu başarıyı 12 aya yayarak sürdürülebilir bir performansla devam etmek. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlıkla sürdürüyoruz" diye konuştu. "Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık" Galatasaray’a saldırılar yapıldığını dile getiren ve bunun nedenlerini anlatan Başkan Özbek, "Geçtiğimiz divan toplamızda ’Bizi yolumuzdan alı koymak için dört bir koldan saldırılar devam ediyor’ demiştim. Yönetici arkadaşlarımla birlikte bizlere emanet ettiğiniz bu onurlu görevi yaklaşık 3.5 yıldır sürdürüyoruz. Bu süreçte futbol takımımız 3 seneyi şampiyonlukla tamamladı. Lig tarihine geçen birçok rekora da imza attı. Bu sezon takımımıza ve Teknik Direktör Okan Buruk’a inancımız tamdır. Şampiyonluğa emin adımlarla da ilerliyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde de bir aksilik yaşanmazsa son 24 takım arasında kalıp, yolumuza devam edeceğiz. Futbol takımımızı Şampiyonlar Ligi seviyesinde rekabetçi ve kalıcı hale getirmek için çok çalıştık. Çalışmaya da devam ediyoruz. Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık. Bu inançla dünyanın en önemli oyuncularından biri olan Victor Osimhen olmak üzere takımıza doğrudan katkı veren çok önemli transferlere de imza attık. Başarı sadece futbol A takımıyla sınırlı değil. Burada kupaları görüyorsunuz. Divan başkanımız yüzmede, judodaki başarılarımızdan bahsetti" ifadelerini kullandı. "Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz" Tesisleşme konusunda önemli adımlar attıklarını hatırlatan sarı-kırmızılıların başkanı, sözlerine şöyle devam etti: "Diğer branşlarda da sürdürebilir başarı için yapılması gerekenler vardı. Bu doğrultuda önemli adımlar attık. Tesisleşme göreve geldiğimiz ilk günden itibaren olmazsa olmaz hedeflerimizden biriydi. Kemerburgaz’da futbol takımımız için herkesin gıpta ile baktığı modern tesis inşa attık. Şimdi sıra altyapıya geldi. Altyapı tesislerini de Kemerburgaz’da hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık" şeklinde konuştu. Göreve geldiğimiz Galatasaray Ası kullanılamaz durumdaydı. Bugün ise İstanbul’un en gözde tesislerinden biri haline geldi. Stadımızın ortak alanlarından, basın tribününe, çim besleme ışıklarından, led ekranlara kadar görülen, görülmeyen çok ciddi değişiklikler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Kalamış tesislerimiz için de çalışmalarımıza başladık. Galatasaray’ın geleceği olarak gördüğümüz Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz. İnşallah hep beraber temel atma töreninde bulaşacağız, gururla hep beraber temeli atacağız." "Şu an üzerimize oynanan oyunu doğru okumamız gerekiyor" Sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Dursun Özbek, "Camiamızın en önemli özelliklerinden biri, her zaman daha iyisini istemesidir. Şu an üzerimize oynanan oyunu da doğru okumamız gerekiyor. Bu yalnızda bir yönetim meselesi değil, tüm Galatasaray camiasının meseledir. Galatasaray’ı dışarıdan yıkmanın mümkün olmadığını bilenler, bu kez içimize nifak sokarak bizi birbirimize düşürmeye çalışmaktadır. Geçmişimize baktığınızda benzer girişimlerin daha önce de denendiğini göreceksiniz. Düşünün ki bize hırsız denilen dönemleri yaşadık. Ne zaman ki Galatasaray rakiplerinin önüne geçecek projelerde sona yaklaşsa o projeleri engellemek kafa karıştırmaya yönelik bir süreç başlatılıyor. Amaç net; Galatasaray’ın aklını bulandırmak ve birbirine düşürmek. Galatasaray Spor Kulübü’nde bir tane başkan vardır, bir tane de yönetim kurulu vardı. Ben başkan olarak herkesle konuşurum, istişare ederim ama burada karar veren kişi nettir, yönetim kurulu nettir. Başka tartışma yapmaya gerek yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur" Özbek, son dönemde gündemde olan iki konuya açıklık getirdi. ’M.g.news’ ile yaşanan süreci anlatan Başkan Özbek, "Bir medya ajansı aracılığıyla pazarlama departmanımızın önüne bir sponsorluk anlaşması geldi. Bu anlaşmanın uygun olup olmadığını Türkiye Futbol Federasyonu’na soruyoruz ve onay aldık. İşlemlere başlıyoruz, daha sonra aynı merciler bu sponsorluğunun yapılamaması yönünde görüş bildiriyor. Biz de derhal iptal ediyoruz. Kulübümüz kursağına bu işlerden dolay delikli kuruş girmemiştir. Bunu açıkça ifade etmeme rağmen sırf ortamı bulandırmak için ’Galatasaray bu anlaşmadan para aldı’ algısı yapılmaya çalışıyor ve bazı mihraklar devamlı bunu kaşıyor. İmza yetkilisi olduğu için genel sekreterimiz ceza alıyor. İmza atmak dışında Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur. Tam da bu nedenden dolayı cezanın üst mercilerden döneceğine de hukuka inancım tamdır. Buna inanıyorum. Eray kardeşimin görevi gereği imza attığı bir süreç üzerinden bu cezaya muhatap kalması da beni gerçekten üzüyor. Ben yönetim kurulundaki diğer arkadaşlarım gibi onunla da çalışmaktan memnuniyet duyuyorum" açıklamasın yaptı. "Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir" Transfer dönemi için yapılan eleştiriler için ise Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, "3 yıldır şampiyon olan, her kulvarda devam eden bir takımdan bahsediyoruz. Bu süreci ben, sorumlu yönetici arkadaşlarım, teknik direktörümüz ve teknik ekibimiz tam bir koordinasyon içinde yürütüyoruz. İsimler değişse de sistem bu şekilde devam ediyor. Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir. Bu ekip, hata payını en aza indirmek için gece gündüz çalışan bir ekiptir. Başta Abdullah Kavukcu kardeşim olmak üzere bu süreçte emek veren tüm arkadaşlarıma gayretleri için teşekkür ediyorum. Transfer dönemi, bu pozisyondaki yöneticiler için en zor dönemdir. Bu zor dönemde verdikleri emeğin karlığını sezon sonu yaşayacağımız mutlulukla fazlasıyla alacağımıza da inanıyorum. Abdullah kardeşim sadece futbol tarafında değil, Mağazacılık AŞ’nin halka arzı ve sermaye artımı gibi konularda da yaptığı çalışmalarla kulübümüze büyük destek vermiştir. Bunlar için de ayrıca teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız" Organize saldırılarla karşı karşıya kaldıkları bir ortamda olduklarının altını çizen Özbek, "Bu saldırılar karşınızda sizlerden ricam; sakin kalmanız ve bir anda durup bu ortamdan kimin fayda sağladığınınız düşünmeniz gerekmektedir. Amaç açıktır, Galatasaray’ın birlik ve beraberliğini bozmak, kulübün geleceğini şekillendirecek projelerini engellemektir. Böyle zamanlarda verilecek en güçlü cevap; birlik, beraberliğimizi ve sevgi iklimini korumaktır. Siz bizim yanımızda olun, kim ne yaparsa yapsın Galatasaray’ın yürüyüşünü durduramazlar" diyerek sözlerini tamamladı.