SPOR - 23 Ocak 2026 Cuma 14:57

Dursun Özbek: "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız"

A
A
A
Dursun Özbek: "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız"

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, organize saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu dönemde birlik, beraberlik ve sevgi ortamının korunması gerektiğini söyledi. Özbek, ayrıca Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025-30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını açıkladı.


Galatasaray divan kurulu ocak ayı olağan toplantısı, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park Özhan Canaydın Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Toplantıda Galatasaray Başkanı Dursun Özbek açıklamalarda bulundu.


Galatasaray Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025 - 30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını ifade eden Özbek, "Daha da önemlisi bu kara ulaşırken tesis ve benzer yatırımlarımızdan da ödün vermedik. Tesislerimiz için 60 milyon Dolar yatırım yaptık. Bu sonuçlar, rakiplerimizle kıyaslandığınızda başarının boyutunu çok daha net ortaya koymaktadır. Esas hedefimiz bu başarıyı 12 aya yayarak sürdürülebilir bir performansla devam etmek. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.



"Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık"


Galatasaray’a saldırılar yapıldığını dile getiren ve bunun nedenlerini anlatan Başkan Özbek, "Geçtiğimiz divan toplamızda ’Bizi yolumuzdan alı koymak için dört bir koldan saldırılar devam ediyor’ demiştim. Yönetici arkadaşlarımla birlikte bizlere emanet ettiğiniz bu onurlu görevi yaklaşık 3.5 yıldır sürdürüyoruz. Bu süreçte futbol takımımız 3 seneyi şampiyonlukla tamamladı. Lig tarihine geçen birçok rekora da imza attı. Bu sezon takımımıza ve Teknik Direktör Okan Buruk’a inancımız tamdır. Şampiyonluğa emin adımlarla da ilerliyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde de bir aksilik yaşanmazsa son 24 takım arasında kalıp, yolumuza devam edeceğiz. Futbol takımımızı Şampiyonlar Ligi seviyesinde rekabetçi ve kalıcı hale getirmek için çok çalıştık. Çalışmaya da devam ediyoruz. Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık. Bu inançla dünyanın en önemli oyuncularından biri olan Victor Osimhen olmak üzere takımıza doğrudan katkı veren çok önemli transferlere de imza attık. Başarı sadece futbol A takımıyla sınırlı değil. Burada kupaları görüyorsunuz. Divan başkanımız yüzmede, judodaki başarılarımızdan bahsetti" ifadelerini kullandı.



"Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz"


Tesisleşme konusunda önemli adımlar attıklarını hatırlatan sarı-kırmızılıların başkanı, sözlerine şöyle devam etti:


"Diğer branşlarda da sürdürebilir başarı için yapılması gerekenler vardı. Bu doğrultuda önemli adımlar attık. Tesisleşme göreve geldiğimiz ilk günden itibaren olmazsa olmaz hedeflerimizden biriydi. Kemerburgaz’da futbol takımımız için herkesin gıpta ile baktığı modern tesis inşa attık. Şimdi sıra altyapıya geldi. Altyapı tesislerini de Kemerburgaz’da hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık" şeklinde konuştu. Göreve geldiğimiz Galatasaray Ası kullanılamaz durumdaydı. Bugün ise İstanbul’un en gözde tesislerinden biri haline geldi. Stadımızın ortak alanlarından, basın tribününe, çim besleme ışıklarından, led ekranlara kadar görülen, görülmeyen çok ciddi değişiklikler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Kalamış tesislerimiz için de çalışmalarımıza başladık. Galatasaray’ın geleceği olarak gördüğümüz Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz. İnşallah hep beraber temel atma töreninde bulaşacağız, gururla hep beraber temeli atacağız."



"Şu an üzerimize oynanan oyunu doğru okumamız gerekiyor"


Sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Dursun Özbek, "Camiamızın en önemli özelliklerinden biri, her zaman daha iyisini istemesidir. Şu an üzerimize oynanan oyunu da doğru okumamız gerekiyor. Bu yalnızda bir yönetim meselesi değil, tüm Galatasaray camiasının meseledir. Galatasaray’ı dışarıdan yıkmanın mümkün olmadığını bilenler, bu kez içimize nifak sokarak bizi birbirimize düşürmeye çalışmaktadır. Geçmişimize baktığınızda benzer girişimlerin daha önce de denendiğini göreceksiniz. Düşünün ki bize hırsız denilen dönemleri yaşadık. Ne zaman ki Galatasaray rakiplerinin önüne geçecek projelerde sona yaklaşsa o projeleri engellemek kafa karıştırmaya yönelik bir süreç başlatılıyor. Amaç net; Galatasaray’ın aklını bulandırmak ve birbirine düşürmek. Galatasaray Spor Kulübü’nde bir tane başkan vardır, bir tane de yönetim kurulu vardı. Ben başkan olarak herkesle konuşurum, istişare ederim ama burada karar veren kişi nettir, yönetim kurulu nettir. Başka tartışma yapmaya gerek yoktur" değerlendirmesinde bulundu.



"Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur"


Özbek, son dönemde gündemde olan iki konuya açıklık getirdi. ’M.g.news’ ile yaşanan süreci anlatan Başkan Özbek, "Bir medya ajansı aracılığıyla pazarlama departmanımızın önüne bir sponsorluk anlaşması geldi. Bu anlaşmanın uygun olup olmadığını Türkiye Futbol Federasyonu’na soruyoruz ve onay aldık. İşlemlere başlıyoruz, daha sonra aynı merciler bu sponsorluğunun yapılamaması yönünde görüş bildiriyor. Biz de derhal iptal ediyoruz. Kulübümüz kursağına bu işlerden dolay delikli kuruş girmemiştir. Bunu açıkça ifade etmeme rağmen sırf ortamı bulandırmak için ’Galatasaray bu anlaşmadan para aldı’ algısı yapılmaya çalışıyor ve bazı mihraklar devamlı bunu kaşıyor. İmza yetkilisi olduğu için genel sekreterimiz ceza alıyor. İmza atmak dışında Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur. Tam da bu nedenden dolayı cezanın üst mercilerden döneceğine de hukuka inancım tamdır. Buna inanıyorum. Eray kardeşimin görevi gereği imza attığı bir süreç üzerinden bu cezaya muhatap kalması da beni gerçekten üzüyor. Ben yönetim kurulundaki diğer arkadaşlarım gibi onunla da çalışmaktan memnuniyet duyuyorum" açıklamasın yaptı.



"Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir"


Transfer dönemi için yapılan eleştiriler için ise Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, "3 yıldır şampiyon olan, her kulvarda devam eden bir takımdan bahsediyoruz. Bu süreci ben, sorumlu yönetici arkadaşlarım, teknik direktörümüz ve teknik ekibimiz tam bir koordinasyon içinde yürütüyoruz. İsimler değişse de sistem bu şekilde devam ediyor. Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir. Bu ekip, hata payını en aza indirmek için gece gündüz çalışan bir ekiptir. Başta Abdullah Kavukcu kardeşim olmak üzere bu süreçte emek veren tüm arkadaşlarıma gayretleri için teşekkür ediyorum. Transfer dönemi, bu pozisyondaki yöneticiler için en zor dönemdir. Bu zor dönemde verdikleri emeğin karlığını sezon sonu yaşayacağımız mutlulukla fazlasıyla alacağımıza da inanıyorum. Abdullah kardeşim sadece futbol tarafında değil, Mağazacılık AŞ’nin halka arzı ve sermaye artımı gibi konularda da yaptığı çalışmalarla kulübümüze büyük destek vermiştir. Bunlar için de ayrıca teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.



"Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız"


Organize saldırılarla karşı karşıya kaldıkları bir ortamda olduklarının altını çizen Özbek, "Bu saldırılar karşınızda sizlerden ricam; sakin kalmanız ve bir anda durup bu ortamdan kimin fayda sağladığınınız düşünmeniz gerekmektedir. Amaç açıktır, Galatasaray’ın birlik ve beraberliğini bozmak, kulübün geleceğini şekillendirecek projelerini engellemektir. Böyle zamanlarda verilecek en güçlü cevap; birlik, beraberliğimizi ve sevgi iklimini korumaktır. Siz bizim yanımızda olun, kim ne yaparsa yapsın Galatasaray’ın yürüyüşünü durduramazlar" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ortaokul öğrencilerinden Eskişehirspor’a coşkulu destek TFF 3. Lig Play-Off mücadelesinde bugün Ayvalıkgücü Belediyespor ile karşılaşacak olan Eskişehirspor’a destek vermek isteyen Murat Atılgan Ortaokulu öğrencileri, okul bahçesinde hep bir ağızdan ’Tükenmiş Nefeslere’ marşını söyledi. Eskişehirspor, geçtiğimiz hafta deplasmanda karşılaştığı Ayvalıkgücü Belediyespor’a 2-0 mağlup olmuştu. Kritik karşılaşmanın rövanşı bugün saat 20.00’da Eskişehir Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda oynanacak. Maç heyecanı Eskişehir genelini sararken, Murat Atılgan Ortaokulu’nda kırmızı şimşeklere destek olmak amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Eskişehirspor formalarını, atkılarını ve şapkalarını giyen yüzlerce öğrenci, öğle arasında okul bahçesinde toplandı. Aralarında davullu çocukların da bulunduğu öğrenciler, hep bir ağızdan ’Tükenmiş Nefeslere’ marşını söyledi. Coşku dolu anların yaşandığı etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. "3-1’lik skorla galip geleceğimizi düşünüyorum" Eskişehirspor’un fanatik taraftarlarından birisi olan 14 yaşındaki öğrenci Asip Havari, "Bu coşkuyu yapmamıza yardımcı olan Liseli Altes tribününden Birkan Özcan abime çok teşekkürlerimi iletiyorum. Buradan oradaki bütün abilerime, herkese sevgilerimi iletiyorum. Bugünkü Ayvalıkgücü maçında 3-1’lik skorla galip geleceğimizi düşünüyorum" dedi. "Eskişehirspor’a moral amaçlı bir kutlama yaptık" Takıma başarı dileklerini ileten 14 yaşındaki Anıl Tezcan, "İnşallah Ayvalıkgücü’nü yenersek finale çıkacağız. Biz de Eskişehirspor’a moral amaçlı bir kutlama yaptık, inşallah bunun karşılığını alırız inşallah. Takımımıza moral oldu inşallah, hepimize başarılar diliyorum. Birkan abimize buradan teşekkür ederiz, paramız cidden yoktu. Gerisi, Es-Es’e kaldı, inşallah Eskişehir beklediğimiz skoru alır inşallah" ifadelerini kullandı. Bu okulda öğrencilere Eskişehirspor sevgisi aşılanıyor Eskişehirspor’un tarihi başarıları ve nasıl fair-play ruhuna uygun taraftar olunacağı Murat Atılgan Ortaokulu’ndaki öğrencilere her sene beden eğitimi derslerinde anlatılıyor. Müzik derslerinde ise ’Tükenmiş Nefeslere’ marşı öğretiliyor. Ayrıca, okulda zil sesi olarak da ’Tükenmiş Nefeslere’ marşı kullanılıyor.
Eskişehir Çocukların suçu yönelimini önlemede hukuk ve eğitim işbirliği şart Eskişehir Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eskişehir Adliyesi iş birliği ile "Suça Yönelimi Önlemede Hukuk ve Eğitim İş Birliği Semineri düzenlendi. Gerçekleştirilen programda; çocukların korunması, suça sürüklenmenin önlenmesi, eğitim ve hukuk alanındaki kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Seminer kapsamında "Soruşturma Aşamasında Çocuk ve Aile" ile "Çocuk Mahkemelerinde Alınan Tedbirler" başlıklı sunumlar, Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Ersin Tosun ve Eskişehir Çocuk Mahkemesi Hakimi Ayşe Betül Akça tarafından katılımcılarla paylaşıldı. "Çocuklarımızı suça sürüklenmekten korumak bir seferberliktir" Programda konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah çocukların sadece toplumun geleceği olmadığını, aynı zamanda toplumun adalet ve vicdanının aynası olduğunu belirterek, "Son dönemde ülkemizin farklı şehirlerinde, okullarımızda yaşanan ve hepimizi derinden sarsan olaylar, bizlere şunu bir kez daha göstermiştir: Çocuklarımızı suça sürüklenmekten korumak, sadece güvenlik birimlerinin veya sadece yargının işi değildir; bu, ailelerimizin, eğitimcilerimiz ve hukukçularımızın omuz omuza vermesi gereken bir seferberliktir" diye konuştu. Programa katılanlara eğitimcilere seslenen Başsavcı Karakülah, "Amacımız; birbirimizden kopuk hareket etmek değil, okulun penceresi ile adliyenin kapısı arasında güvenli bir köprü kurmaktır. Bu iş birliğinin en somut göstergesi, Türkiye’de üçüncüsü şehrimizde hizmete giren Eskişehir Çocuk Adalet Merkezi’dir. Bu merkez, sadece fiziksel bir mekan değil; suça sürüklenen veya suça maruz kalan çocuklarımıza karşı yürütülen adli süreçlerde, çocuğun yüksek yararını gözeten, onarıcı adaleti merkeze alan ve çocuk dostu bir yaklaşımın kalesidir. Merkezimizin sağladığı imkanlar, hukuk ve eğitim camiasının ortak çabasıyla birleştiğinde, çocuklarımızın adliye koridorlarında örselenmeden, rehabilitasyon odaklı bir süreçle topluma yeniden kazandırılmalarına büyük katkı sunmaktadır. Okullarımızda attığımız her önleyici adım, Çocuk Adalet Merkezi’mizde sürdürdüğümüz bu hassas çalışmalarla bütünleşmekte; böylece Eskişehir, çocuk adaleti konusunda ulusal ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymaktadır. Çocuklarımızı suçtan uzak, eğitimle iç içe, vicdanlı ve özgüvenli bireyler olarak yetiştirmek temel sorumluluğumuzdur. Bu iş birliğinin, Eskişehir’imizdeki tüm eğitim kurumlarında mevcut olan güvenlik ve huzur iklimini korumasını temenni ediyorum. Seminerimizin verimli geçmesini diliyor, geleceğimizin teminatı çocuklarımız için gösterdiğiniz gayretten ötürü her birinize teşekkür ediyorum" dedi. "Mücadeleyi hep birlikte vermeye devam edeceğiz" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da konuşmasında, dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, çocukların teknolojiyle iç içe büyüdüğünü ancak bu sürecin doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Bu dijital dünyadan çocuklarımızı tamamen uzak tutmak mümkün değil. Önemli olan, bu imkânları kontrollü ve çocuklarımızın yararına olacak şekilde kullanmalarını sağlamaktır. Bunun mücadelesini hep birlikte vermeye devam edeceğiz." dedi. Öğretmenlerin çocukların hayatındaki belirleyici rolüne vurgu yapan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Öğretmenlerimiz, çocuklarımızın yetişmesinde ve doğru yönlendirilmesinde en önemli yapı taşlarından biridir. Çocuklarımızla birebir güçlü iletişim kurulduğunda, onların davranışlarını doğru okuyup yanlış yollardan uzaklaştırmak mümkündür. Sizler, birçok evladımızı karanlığa giden yoldan döndürebilecek en güçlü rehberlersiniz." ifadelerini kullandı.
İstanbul Savaş gemilerini yüzen bilgisayara dönüştüren sistem, SAHA EXPO 2026’da yer aldı Türk mühendisler tarafından yerli olarak üretilen ADVENT Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi, gemileri adeta yüzen bir bilgisayara dönüştürüyor. SAHA EXPO 2026’da konuşan HAVELSAN Komuta Kontrol Teknolojileri Suüstü C4ISR Direktörü Deniz Remzi Dumlu, "ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, bir yazılımdır. Gemilerin, savaş gemilerinin veya savaş platformlarının beyni gibi. Türkiye Cumhuriyeti mühendisleri tarafından, yerli olarak geliştirilmiş bir yazılım. TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var. Orada daha büyük, kapsamlı işlevleri yerine getirebilen modül şeklinde dizayn edildi" dedi. Türk savunma sanayisi, denizlerdeki vurucu gücünü ve yüksek teknoloji kapasitesini sergilemeye devam ediyor. Savunma sanayisinin yazılım ve sistem entegrasyonu devi HAVELSAN’ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkez Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon projeleri ve MİLGEM gemileriyle doğdu. Bugün küresel bir markaya dönüştü. ADVENT, gemi üzerindeki tüm sensör, radar, silah ve haberleşme sistemlerini tek bir merkezden yönetiyor. İlk adımları 2010 yılında atılan ADVENT (Ağ Destekli Veri Entegre) Savaş Yönetim Sistemi, sunduğu otonom karar verme desteği ile gemileri süper bir güce dönüştürüyor. Yerli ve milli olarak geliştirilen yazılım, entegre edildiği tüm platformların yeteneklerini etkili ve doğru şekilde birleştirerek ortak bir harekât icra etmesini sağlıyor. NATO standartlarına uyumluluk sağlayan yazılım, artırılmış durumsal farkındalık ve gelişmiş harp kabiliyetlerine ve ağ destekli servisler ile kazanılan yeteneklere sahip. Çoklu ve farklı ortamlarda aynı anda tüm görevlere hizmet eden yapı, ortak angajman ve eğitimi de kapsayan görev kuvveti odaklı yetenekler de sunuyor. Harekât ortamındaki istihbarat verileri üzerinde veri madenciliği ve bilgi entegrasyonu servisleri imkanı sunan ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ileplatformda harekât görevlerini aksatmadan eğitim yapabilme kabiliyeti sağlanıyor. Küçük botlardan komuta merkezlerine kadar farklı büyüklükteki sistemler için ölçeklenebilir bir mimariye sahip olan ADVENT, tam bütünleşik taktik data linklerle donatıldı. "ADVENT bir Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz bir yazılımdır" HAVELSAN Komuta Kontrol Teknolojileri Suüstü C4ISR Direktörü Deniz Remzi Dumlu, "ADVENT bir Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz bir yazılımdır. Bu yazılımın özelliği şu. Yani insan gibi düşünürseniz; insanın nasıl gözleri var, diğer duyu organları var, fakat vücudunu hareket ettiren, şu anda ona bir akıl olan bir beyni de var. Savaş Yönetim Sistemi dediğimiz şey de gemilerin, savaş gemilerinin veya savaş platformlarının beyni gibi. Türkiye Cumhuriyeti mühendisleri tarafından, Deniz Kuvvetleri desteğiyle birlikte geliştirilmiş bir yazılım, yerli olarak geliştirilmiş bir yazılım. Bu yazılımın yaptığı şey şu. Herhangi bir gemiye veya platforma koyduğunuzda, o geminin platformundaki bütün sistemlere; yani sensörlere, geminin bir nevi gözüne, kulağına, su altındaki sesleri algılayan sonar sistemlere, radar sistemlerine, elektro-optik sistemlere entegre oluyor, bağlanıyor. Onlardan gelen bilgiyi işleyerek, gemiyi savunmak üzere veya bağlı olduğu platformu savunmak üzere karar verecek olan komutana en doğru bilgilerin ulaştırılmasını sağlayan bir sistem. Komutanın verdiği karardan sonra da buna uygun aksiyonları alan; aksiyonlardan kastım şu, savunma maksatlı olarak. Eğer geminin bir top atışı yapması gerekiyorsa, silah kullanması gerekiyorsa ya da bir güdümlü mermi atışı yapması gerekiyorsa kendisini savunmak üzere, bunları da en optimum şekilde ve en doğru zamanda yapılmasını sağlayan, elektronik ve kendi içerisinde akıl içeren bir sistemdir" ifadelerini kullandı. Gemilerdeki füzelerin ateşlenmesini de ADVENT Savaş Yönetim Sistemi’nin sağladığını belirten Dumlu, "Gemiden ateşlenen güdümlü mermiler için şöyle bir özellik var. Güdümlü mermiler atıldıktan sonra kime atılacağının belirlenmesi lazım. O atacağınız yerin de gerçekten düşman olduğunun belirlenmesi lazım. Daha sonra onun atış mekanizması ve sekansı var, o sekansın işletiliyor olması lazım. Sonra da atılması lazım. Bu süreci gemideki ADVENT Savaş Yönetim Sistemi yönetiyor. Mermi atıldıktan sonra, kendisi belli bir süre gittikten sonra kendi aklıyla beraber hedefe artık ulaşabilir hale geliyor ama hangi hedef olduğunu ilk başta tanımlayan Savaş Yönetim Sistemi ve o kararı veren gemideki karar verici komutan" şeklinde konuştu. "Geleceğin ihtiyaçları göz önüne alınarak çok modüler ve esnek bir yapıda geliştirildi" Dumlu, "Türkiye Cumhuriyeti’nde geliştirildiği için ve geleceğin ihtiyaçlarını göz önüne alındığı için çok modüler ve esnek bir yapıda geliştirildi. Bu sebeple; insansız araçlarda, insanlı su üstü platformlarında, insansız su üstü platformlarında, insansız hava platformlarında, su altındaki denizaltılarımızda, havadaki karakol uçaklarımızda, karadaki yine karargahlarımızda ve merkezlerimizde kullanılabilir halde. Yani geminin büyüklüğüne ve bulunduğu yere bağlı olarak fonksiyon ekliyorsunuz ve o fonksiyonları yerine getirecek şekilde o platformu yüklüyorsunuz. Bu yeteneği sayesinde insansız platformları da kullanabilir, onlardan bilgi alabilir, onlara komut verebilir şekilde yapılandırıldı. Bunun ilk denemesini YONCA TECH ile birlikte geliştirdiğimiz SANCAR İnsansız Deniz Aracımızda gerçekleştirdik. HAVELSAN’ın Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde ürettiği SANCAR İnsansız Deniz Aracımızı Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmiştik geçtiğimiz senenin içinde. İnsansız deniz aracının içindeki akıl da ADVENT, platformdaki akıl da ADVENT. İki ADVENT birbirleriyle çok arka tarafta aynı beyinmiş gibi konuşabilir yapıda dizayn edildikleri için çok birbirlerini etkilemeden birbirlerine bilgi aktarabilir ve birbirini kumanda edebilir vaziyette çalışıyor. İlk deneme orada yapıldı" dedi. "TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var" Dumlu, "TCG Anadolu’da da ADVENT Savaş Yönetim Sistemi var. Orada daha büyük kapsamlı işlevleri yerine getirebilen modül şeklinde dizayn edildi. TCG Anadolu’ya inen TB3’lerle ilgili de onların ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlayan, onların da yine karar vericilere sağlaması gereken bilgileri alıp da yansıtan altyapıyla beraber o sistemle entegre oldu. NATO’yla entegre olmak için, biz NATO üyesi olduğumuz için NATO’nun uyguladığı belli standartları uyguluyor olmamız lazım. Bu uyguladığımız standartlar içerisinde onlarla beraber haberleşmeyi ve tatbikat yapmayı mümkün kılan birtakım standartlar var. Bu haberleşme standartlarını yerine getirecek şekilde ADVENT Savaş Yönetim Sistemi tasarlandı. Bunların sertifikasyonu ve doğrulaması da NATO’yla beraber yapılan birtakım tatbikatlarda icra edilerek deneniyor. Buralarda da HAVELSAN ADVENT Savaş Yönetim Sistemi gerçekten öne çıkar durumda, diğer ülkelerin geliştirdikleri sistemlerin, denedikleri referans sistem olarak kabul edilip kullanılabilecek bir sistem haline ADVENT’i getirebiliyoruz oralarda" dedi.