ÇEVRE - 03 Şubat 2026 Salı 09:49

Türkiye tarımda kullandığı suyun yarısından fazlasını israf ediyor

A
A
A
Türkiye tarımda kullandığı suyun yarısından fazlasını israf ediyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’de tarımda kullanılan 45 milyar metreküp suyun yaklaşık 25 milyar metreküpünün yanlış sulama yöntemleri nedeniyle boşa harcandığını belirterek, ülkenin su fakirliği sınırına dayandığı uyarısında bulundu.


"Dünya Sulak Alanlar Günü" dolayısıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı’nda düzenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Demir, suyun hem dünya hem de Türkiye açısından hayati bir unsur olduğunu vurguladı. Türkiye’nin resmi verilere göre 112 milyar metreküp su potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Demir, bunun 75 milyar metreküpünün kullanıldığını, en büyük payın ise tarımsal sulamaya ait olduğunu söyledi.



"Türkiye su fakirliği sınırında bir ülke, Ege ve Marmara Bölgesi ise su fakiri"


Türkiye’nin de birçok ülke gibi su fakirliği sınırına geldiğine değinen OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, "Su, tüm evreni şekillendiriyor. Su, tüm kâinatın enerjisini toplayan, depolayan ve dönüştüren tek maddedir. Kâinatta ilk önce yaratılan su, güneşten aldığı enerji ile bugünkü dünyadaki tüm enerjileri oluşturuyor. Dünyanın dörtte üçü su ancak bu suyun yüzde 97’si tuzlu su, tatlı su çok sınırlı. Yüzde 3’lük tatlı suyun da yüzde 97’si göl ve denizlerin altında bulunuyor. 8 milyar insanın şu anda yararlanabildiği su, var olan suyun 10 binde 3’ü civarında. Türkiye su fakirliği sınırında bir ülke. Toplam suyumuz resmi rakamlara göre 112 milyar metreküp. 85 milyondan fazla nüfusumuz var. İnsan başına bin 100 metreküp su düşüyor. Su fakirliği sınırı bin m3. Su fakirliği sınırına geldik. Birçok bölgede su fakirliğine girdik. Ege ve Marmara’da su fakirliğine girildi. Su zengini bir ülke değiliz" dedi.



"Dünyada 1 milyar civarında insan günde 2 litre suyla yaşamak zorunda"


Su sıkıntısı nedeniyle 1 milyar insanın günde 2 litrelik suyla idare etmek zorunda olduğuna değinen Prof. Dr. Yusuf Demir, "Su dünyada da önemli. UNESCO’ya göre dünyada her gün 6 bin çocuk susuzluktan ya da buna bağlı hastalıklardan ölüyor. Dünyada 3 milyar insan su kıtlığı ile karşı karşıya. 1 milyar civarında insan günde 2 litre suyla yaşamak zorunda. Bu 2 litreyle sabahtan akşama kadar yeme, içme, temizlik gibi tüm ihtiyaçlarını karşılamak zorundalar. O nedenle 1993’te Brezilya’da Dünya Su Günü ilan edildi" diye konuştu.



"2 ton pirinç için bir baraj dolusu su harcıyoruz"


İsrafın da su üzerinde önemli etkisi olduğuna değinen Prof. Dr. Demir, "Türkiye’den bir örnek; herkes tabağında 1 adet pirinç bıraksa günde 85 milyon pirinç yapar. 85 milyon pirinç yaklaşık 2 ton yapıyor. 2 ton pirinç önemli değil. 1 avuç pirinç üretmek için 3,5 ton su tüketiliyor. 2 ton pirinci üretmek için bir baraj dolusu suyu harcıyoruz. Tabakta 1 adet pirinç bırakmak bir ülkeye böyle bir bedele mal oluyor. Onun için israf da bu şekilde anlatılmalı. Din görevlilerine de israfın böyle anlatılması gerektiğini söylüyorum. Bundan sonraki yaşamda 2 kavram çok önemli hale gelecek. Bunlardan biri su ayak izi, biri de karbon ayak izi. Artık üretilen her ürünün tohum aşamasından geri dönüşüm aşamasına kadar olan süreçlerde kullanılan su kayıt altına alınacak" şeklinde konuştu.



"Türkiye’de 45 milyar m3 suyun 25 milyar m3’ünü boşa akıtıyoruz"


Ülke genelinde 1 yılda tüketilen suyun büyük bölümünün tarımda kullanıldığını ve bunun da yanlış kullanıldığını ifade eden Demir, ayrıca şunları söyledi:


"Türkiye’deki 112 milyar m3 suyun 75 milyar m3’ünü kullanıyoruz. Bunun 45 milyar m3’ünü tarımda kullanıyoruz. Maalesef tarımda sulamayı bilmediğimiz ya da sulama mühendislerini kullanmadığımız için bu 45 milyar m3 suyun 25 milyar m3’ünü boşa akıtıyoruz, yani israf ediyoruz. Türkiye nüfusunun 1,5 yılda evde ve sanayide kullandığı sudan fazla bir suyu tarımda 1 yılda israf ediyoruz. O nedenle suyun önemini kavramamız gerekiyor."



Türkiye tarımda kullandığı suyun yarısından fazlasını israf ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul U17 Avrupa Güreş Şampiyonası başlıyor U17 Avrupa Güreş Şampiyonası, yarın Bulgaristan’da başlıyor. Bulgaristan’ın Samakov kentinde, 11-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mücadele edecek milli takım kafileleri, Avrupa Şampiyonası için hazır. Ay-yıldızlı sporcular, minderde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edecek. Milli takımlar şöyle: Grekoromen Stil Milli Takımı 45 kg - Ömer Arslan 48 kg - Şamil Şahan 51 kg - Zafer İldeş 55 kg - Barış Soylu 60 kg - Furkan Öden 65 kg - Muhammet Reşit Yürük 71 kg - Orhan Eymen Taşçı 80 kg - Abdullah Bal 92 kg - Yusuf Yaser Aksu 110 kg - İbrahim Mert Eren Teknik Sorumlu: Serkan Özden Antrenörler: Adem Taşçı, Ahmet Göze, İlker Aydın, Yasin Güneş, Şerif Kılıç Kadın Güreş Milli Takımı 40 kg - Şirin Aşkara 43 kg - Aysemin Kaçan 46 kg - Tuğçe Naz Ucuz 49 kg - Emine Beyza Barışkan 53 kg - Ecrin Salik 57 kg - Delal Kadir 61 kg - Özdenur Özmez 65 kg - Bade Su Doğan 69 kg - Kıymet Rümeysa Tezcan 73 kg - Esma Nur Kara Teknik Sorumlu: Fatih Kobal Antrenörler: Sedat Altıntaş, Mehmet Volkan Asan, Yasin Akkan, Mehlika Öztürk Serbest Stil Milli Takımı 45 kg - Buğra Eldemir 48 kg - Yiğit Hamza Egemen 51 kg - Muhammed Gölha 55 kg - Muhammed Mustafa Yiğit 60 kg - Muhammed Sami Odabaşı 65 kg - Aydıncan Gümüşdağ 71 kg - Cemal Yiğit Purçu 80 kg - Emirhan Çayır 92 kg - Yasin Ertürk 110 kg - Muhammed Abdurrahman Baysal Teknik Sorumlu: Erhan Bakır Antrenörler: Mustafa Kartal, Yasin Akgül, Ahmet Peker
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.