Son Dakika
|
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Şanlıurfa’da kuyumcuda hırsızlık anı kameraya yansıdı
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"
ABD ordusu: "İran, hava gücünü her geçen gün kaybediyor"
İstanbul’da yabancılara sahte belge düzenleyen şebeke çökertildi: 13 gözaltı
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Ankara’da korkutan deprem!
Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran'da 40 kişinin hayatını kaybettiği Risalet Meydanı yerle bir oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti
Ezilmekten son anda kurtuldu
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
SAĞLIK
Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı
12 Mart 2026 Perşembe - 16:06:56
Muş’un Hasköy Devlet Hastanesi bünyesinde açılan hemodiyaliz ünitesi, daha önce tedavi için kilometrelerce yol katetmek zorunda kalan hastalara büyük kolaylık sağladı. Hasköy ilçesinde bulunan devlet hastanesi bünyesinde hizmete açılan hemodiyaliz ünitesi, ilçede yaşayan böbrek hastalarının tedaviye erişimini kolaylaştırdı. 4 Şubat’ta hizmet vermeye başlayan ve 6 diyaliz makinesinin bulunduğu ünitede şu anda yaklaşık 21 hasta tedavi görüyor. Daha önce diyaliz tedavisi için Muş Devlet Hastanesi’ne gitmek zorunda kalan Hasköy ve köylerinde yaşayan hastalar, artık ilçede hizmet veren hemodiyaliz ünitesi sayesinde uzun yolculuklardan kurtuldu. Hasköy Devlet Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Balat, ünitenin yaklaşık bir aydır hizmet verdiğini belirterek, "Ünitemiz yaklaşık bir ay oldu açıldı. 6 yatağımız var. Şu an yaklaşık 21 hastamız var. Bundan önce hastalar çeşitli zorluklarla Muş merkez veya farklı yerlerde tedavi oluyorlardı. Burayı açtıktan sonra hastalar rahatlıkla diyalizlerini almakta. Hafta içi ve hafta sonu belli dönemlerde diyaliz seanslarımız var" dedi. Hasköy Devlet Hastanesi Birim Sorumlusu Fırat Narin ise ilçede kurulan hemodiyaliz ünitesinin bölge için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade ederek, "Hasköy Devlet Hastanesi’nde gerçekten güzel bir hemodiyaliz ünitesi kurduk. Hastanemizde şu anda 21 hasta hemodiyaliz tedavisi görmekte. Pazartesi, çarşamba, cuma bir ekip, salı, perşembe ve cumartesi ise diğer ekip tedavi yapmakta. Hastalarımız haftada 12 saat, günlük 4 saat diyaliz tedavisi alıyor. Diyalize giren hastalar sadece Hasköy’den değil, mesafe olarak yakın olduğu için Korkut ilçesi ve köylerinden de geliyor. Hatta Tokat’tan gelen hastamız da mevcut. Ünitemiz ayrıca tatil hemodiyalizi hizmeti de veriyor. 6 makine ile hizmet veren hastanemiz, akşam seansıyla birlikte 34-36 hastaya kadar kapasiteye sahip. İlçede hemodiyaliz ünitesinin açılması Hasköy ve Korkut ilçelerindeki hastaları ciddi şekilde rahatlattı" diye konuştu. Diyaliz tedavisi için üniteden yararlanan 53 yaşındaki Fevzi Zeytun ise daha önce tedavi için uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Korkut’un Altınova köyündenim. 53 yaşındayım. Son 8 aydır diyalize giriyorum. Son 3 yıldır da görme engelliyim. Arkadaşlar sağ olsun, görme engelli olmama rağmen bir sıkıntım olduğunda hemen ilgileniyorlar. Bizim yaşadığımız yer Muş merkeze 40-45 kilometre uzaklıkta. Hasköy’e ise yaklaşık 20 kilometre mesafede. Buradan evimize gitmek 20 dakika sürüyor fakat Muş merkeze gittiğimizde yol çok zamanımızı alıyordu. Allah devletten razı olsun" şeklinde konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:45
Türkiye’de 72 bin diyaliz hastası bulunuyor
Türkiye’de yaklaşık 72 bin son dönem kronik böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. Bu hastaların yaklaşık 69 bini hemodiyaliz, 3 bini ise periton diyalizi tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Dünya Böbrek Günü kapsamında, Türk Böbrek Vakfı tarafından 1800 pet şişe kullanılarak hazırlanan 2,5 metre yüksekliğinde dev böbrek maketi, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Yaklaşık 2,5 metre yüksekliğinde ve 150 kilogram ağırlığındaki maket, plastik tüketiminin doğaya etkisini sembolik bir şekilde gözler önüne serdi. Düzenlenen etkinlikte hem böbrek hastalıklarına dikkat çekildi hem de su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulandı. Etkinlikte konuşan Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Türkiye’de yaklaşık 72 bin son dönem kronik böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. Bu hastaların yaklaşık 69 bini hemodiyaliz, 3 bini ise periton diyalizi tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Hemodiyaliz tedavisinde kullanılan su miktarı ise konunun çevresel boyutunu ortaya koyuyor. Bir hastanın 4 saatlik tek bir hemodiyaliz seansında en az 200 litre şebeke suyu kullanılıyor. Türkiye genelinde yılda yaklaşık 2-2,5 milyon ton su, bu tedavi sürecinde kullanıldıktan sonra atığa dönüşüyor" dedi. Erk, kronik böbrek yetmezliğinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, "Böbreklerimizi korumak aslında doğal kaynaklarımızı korumaktır. İklim değişikliği ve su kaynaklarının giderek azalması, suyun değerini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Günlük 2-2,5 litre su tüketimi gibi basit alışkanlıklar hem böbrek sağlığımızı koruyabilir hem de sağlık sistemindeki büyük yükün önüne geçebilir" dedi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Canpolat ise böbrek hastalıklarının dünya genelinde hızla arttığını belirterek, "Dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde kronik böbrek hastalığı bulunuyor. Türkiye’de ise her 6-7 yetişkinden biri böbrek hastalığı riski taşıyor. Ancak böbrek sağlığının temelleri çocukluk döneminde atılır. Yeterli su tüketimi, sağlıklı beslenme, tuz ve paketli gıdaların azaltılması, fiziksel aktivite ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak böbrek sağlığını korumada büyük önem taşır" dedi. Canpolat ayrıca çocukların iklim değişikliği, hava kirliliği ve su kaynaklarının azalması gibi çevresel risklere karşı daha hassas olduğunu vurgulayarak, çevreyi korumanın aynı zamanda çocukların böbrek sağlığını korumak anlamına geldiğini ifade etti. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zelal Adıbelli ise böbrek sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik konularına değindi. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay ise böbreklerin görevleri ve böbrek sağlığı adına edinilmesi gereken alışkanlıklardan bahsederek, "Kanı sürekli temizlemek (her gün yaklaşık 180 litre kan böbreklerden süzülür), vücudun su dengesini sağlamak(böbrekler vücuttaki su miktarını ayarlar), mineral ve tuz dengesini düzenlemek, kan basıncını (tansiyonu) kontrol etmek, kırmızı kan hücresi üretimine yardım etmek ve kemik sağlığını korumak böbreklerin önemli görevleridir. Böbrekleri dolayısı genel sağlık halini korumak için kazanılması gereken basit ama önemli alışkanlıklar vardır. Bu alışkanlıklara dikkat etmek ve de yıllık olarak böbrek kan tahlillerinin rutin olarak yapılması, böbrek hastalıkları anlamında koruma sağlayacaktır" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:58
Dünya Glokom Gününde ücretsiz göz tansiyonu ölçümü yapıldı
Diyarbakır’da Dünya Glokom Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte ücretsiz göz tansiyonu ölçümü yapıldı. Dicle Üniversitesi Hastanesi ana bina poliklinikleri ile Tıp Fakültesi Dekanlığı girişinde kurulan stantlarda hasta, hasta yakınları ve öğrencilerin göz tansiyonları ücretsiz olarak ölçüldü. Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Keklikçi, glokom hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, "Glokom, halk arasında bilinen adıyla göz tansiyonu, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen önemli bir göz hastalığıdır. Hastalık erken dönemde çoğu zaman belirti göstermediği için düzenli göz muayeneleri büyük önem taşımaktadır. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin belirli aralıklarla göz kontrollerini yaptırmaları, muhtemel görme kayıplarının önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır" dedi. Etkinlik kapsamında kurulan stantlarda vatandaşlara glokom hakkında bilgilendirici broşürler dağıtılırken, göz tansiyonu ölçümü yapılan katılımcılara hastalık hakkında görevliler tarafından bilgi verildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:39
Karadeniz Ereğli’de gebe okulu hizmete açıldı
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde anne adaylarına yönelik "Gebe Okulu" hizmete açıldı. Gebe okulunda anne adaylarına gebelik süreci, doğuma hazırlık ve bebek bakımı konularında kapsamlı eğitimlerin ücretsiz verileceği belirtildi. Program kapsamında anne adaylarının doğum sürecine daha bilinçli ve hazırlıklı girmelerinin amaçlandığı ifade edildi. Gebe okulunda düzenlenecek eğitimlerde doğuma hazırlık dersleri, gebelik süreci hakkında bilgilendirmeler ve bebek bakımı gibi konular ele alınacak. Eğitimler, alanında uzman ve tecrübeli eğitmenler tarafından gerçekleştirilecek. Öte yandan Ereğli Anadolu Hastanesi yönetimi, gebe okulu kapsamında verilen tüm eğitim ve hizmetlerin tamamen ücretsiz olduğunu da vurguladı. Yetkililer, anne adaylarının ve ailelerin programa katılarak hem doğum süreci hem de bebek bakımı konusunda önemli bilgiler edinebileceğini belirtti. Eğitimlere katılmak isteyen anne adaylarının hastane ile iletişime geçerek kayıt yaptırabileceği bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mart 2026 Çarşamba- 09:34
"Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir"
2
12 Mart 2026 Perşembe- 12:53
Türkiye’de her 7 kişiden biri böbrek hastası
3
05 Şubat 2026 Perşembe- 09:40
Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu
4
11 Mart 2026 Çarşamba- 14:47
Üroloji Uzmanı Dr. Şığva: "Taş hastalığı böbrek kaybına yol açıyor"
5
12 Mart 2026 Perşembe- 12:21
İnme geçiren 91 yaşındaki hastaya başarılı müdahale, uzmanlardan uyarı: "Dakikanın önemi var"
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:08
Aydın Şehir Hastanesi’nde kritik birimler incelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Aydın Şehir Hastanesi’nde taşınma süreci devam ederken, röntgenden yenidoğan ünitelerine, kan almadan laboratuvar alanlarına kadar kritik birimlerde yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde resmi açılışı gerçekleştirilen Aydın Şehir Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin yeni merkezde daha güçlü şekilde sürdürülmesi için yürütülen taşınma ve hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda hastanede devam eden çalışmalar yerinde değerlendirilirken, özellikle görüntüleme hizmetlerinin sunulduğu röntgen, ultrasonografi, manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi birimleri ile yenidoğan üniteleri, kan alma ve laboratuvar alanlarında incelemelerde bulunuldu. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi ile Aydın Devlet Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi’ne taşınma süreci çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin son durum hakkında yetkililerden bilgi alınırken, yeni hastane binasında hizmet verecek kritik birimlerin hazırlıklarının tamamlanmasıyla birlikte vatandaşların daha modern ve kapsamlı sağlık hizmetine erişiminin güçlenmesi hedefleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 00:26
Türkiye-Singapur arasında stratejik sağlık teması
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ile Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON), Singapur Cumhuriyeti Büyükelçisi Kok Li Peng ile sağlık turizmi, ileri sağlık teknolojileri, inovasyon ve yatırım iş birlikleri ekseninde stratejik bir görüşme gerçekleştirdi. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın liderliğinde yürütülen temaslarda; sağlık diplomasisi, kamu-özel sektör iş birlikleri (PPP), Ar-Ge ve teknoloji transferi, yapay zeka destekli sağlık çözümleri ile Asya-Türkiye sağlık yatırımları ve fon mekanizmaları başlıkları ele alındı. Görüşmede, Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve sağlık turizmi potansiyeli ile Singapur’un yüksek inovasyon kapasitesi, finansal gücü ve küresel teknoloji ekosisteminin bir araya getirilmesinin, iki ülke arasında uzun vadeli, sürdürülebilir ve kurumsal ortaklıklar için önemli bir zemin oluşturacağı vurgulandı. Prof. Dr. Aysun Bay, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye ile Singapur arasında kurulacak sağlık, inovasyon ve yatırım temelli stratejik iş birlikleri; yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel sağlık ekonomisi açısından da yüksek katma değer üretecektir. SATKOF ve USTKON olarak bu süreci kurumsal, şeffaf ve sürdürülebilir bir vizyonla yönetmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Görüşmede ortak proje geliştirme, karşılıklı yatırım ziyaretleri ile akademik ve teknolojik iş birlikleri yoluyla somut adımlara dönüştürülmesi konusunda mutabakata varılırken, önümüzdeki dönemde teknik heyetler düzeyinde çalışmaların başlatılması kararlaştırıldı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 21:04
Bahçesaray’da sağlık hizmeti evlere taşınıyor
Bahçesaray Devlet Hastanesi bünyesinde görev yapan 10 sağlık çalışanından oluşan bir ekip, ulaşım zorluğu yaşayan ve hastaneye gidemeyen hastaları evlerinde ziyaret ederek sağlık hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesini sağlıyor. Zorlu coğrafi şartlar ve kış mevsiminin etkisiyle sağlık hizmetlerine erişimde sıkıntı yaşayan vatandaşlar için sahaya çıkan ekip, özellikle yaşlı, kronik hasta ve bakıma muhtaç bireylerin muayene, takip ve tedavilerini ev ortamında gerçekleştiriyor. Evde sağlık hizmeti kapsamında hastaların genel sağlık kontrolleri yapılırken, ilaç kullanımı, tansiyon ve şeker ölçümleri de düzenli olarak takip ediliyor. Sağlık çalışanları, vatandaşların ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine yerinde ulaşmasını sağlayarak muhtemel mağduriyetlerin önüne geçmeyi amaçlıyor. Evde sağlık hizmetlerinin belirli periyotlarla sürdürüleceği belirtilirken, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak için çalışmaların kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:32
Nazilli’de sağlık hizmetleri kalitesini artırmak için toplandılar
Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve kaliteli sunulması amacıyla çalışanların beklenti ve görüşlerinin değerlendirildiği toplantı düzenlendi. Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve kaliteli şekilde sunulabilmesi amacıyla çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik toplantı düzenlendi. Hastane yönetimi ile çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirmeyi hedefleyen toplantıya farklı meslek gruplarından personeller, birim sorumluları ve hastane yöneticileri katıldı. Toplantıda, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, çalışanların kurumsal aidiyet duygusunun güçlendirilmesi ve çalışan memnuniyetinin yükseltilmesine yönelik beklenti, istek ve görüşler karşılıklı olarak değerlendirildi. Nazilli Devlet Hastanesi yönetimi, çalışanların görüş ve önerilerinin hizmet kalitesinin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını vurgularken, toplantıların belirli aralıklarla sürdürülmesinin planlandığı belirtildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:05
Öğrencilere ikinci dönemin ilk beslenme çantaları ulaştırıldı
Kuşadası Belediyesi, yarıyıl tatilinin sona ermesiyle birlikte kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 6-14 yaş arası okula giden çocuklarına haftalık beslenme desteğini yeniden sağlamaya başladı. Beslenme çantalarını alan öğrenciler Başkan Ömer Günel’e teşekkür etti. Kuşadası Belediyesi tarafından dar gelirli kesimlerin çocukları için yaşama geçirilen beslenme çantası desteği, okullarda ikinci dönemin başlamasıyla birlikte devam ediyor. Bu kapsamda Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, belirlenen dağıtım noktaları üzerinden ikinci dönemin ilk beslenme çantalarını öğrencilere ulaştırdı. İçerisinde çiğ kuruyemiş, mevsim meyveleri, meyve suyu, su, süt ve sandviç ekmeğinin bulunduğu beslenme desteğine, çocukların bağışıklığını güçlendirmesi ve enerji vermesi için tahin ve pekmez paketleri de eklendi. Beslenme paketlerini alan öğrenciler sosyal belediyecilik çalışmalarıyla takdir toplayan Başkan Ömer Günel’e teşekkürlerini iletti.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:42
Uzmanı uyardı: "Meme kanseri riskini artırıyor"
Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanserinin nedeni tam olarak bilinmese de gelişen teknoloji, değişen yaşam koşulları, çalışma şartları, yetersiz beslenme ve kilo gibi birçok etkenin bu hastalığa yol açabildiğini söyledi. Meme kanserinin dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak bilindiğini ifade eden Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, hastalığın en çok 40-50 yaş ve sonrasında ortaya çıktığının altını çizdi. Prof. Dr. Yol, "Yaşın ileri olması (45-55 yaş arası en sık görülen yaş aralığıdır, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar), annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması, hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak (20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür), emzirememek, ilk âdetin 12 yaş altında görülmesi, geç menopoza girmek (55 yaş üstü), menopoz sonrası dönemde gelişen şişmanlık, yumurtalık ya da rahim kanseri olmak, beslenmede doymamış yağların aşırı kullanımı (margarinler) meme kanseri riskini artırıyor" diye konuştu. Meme kanserinin en sık 50 yaş üzerinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yol, "Ancak bu gençlerde meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez. 20 yaş itibarıyla kişinin ayda bir kendisinin, yılda bir doktorunun yapmış olduğu muayene çok önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır. Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Memede veya koltuk altında ele gelen kitle (sertlik, şişlik), meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü), memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.), bu belirtilerden en az biri var ise hemen doktora gösterilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Erken tanının meme kanserinde yaşamı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, erken tanı sayesinde günümüzde meme kanserinden ölümlerin yarıya indiğini söyledi. Bu hastalığın tedavi yöntemlerinden de bahseden Yol, şu bilgileri verdi: "Meme kanseri tespit edilmiş hastaların kanserin boyutuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Erken dönemde gelen hastaların tedavisinde memesinin tamamı alınmamakta, sadece tümörlü kısım etrafındaki sağlam doku ile çıkartılmaktadır. Eğer koltuk altında yayılma varsa, tedaviye radyoterapi veya kemoterapi ilave edilmektedir."
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:03
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz"
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Aile sağlığı merkezlerimizi çok daha güvenilir hale getirmeye ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini de çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" dedi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde ‘Bütünleşik ve Önleyici Onkoloji Sempozyumu’ düzenlendi. Sempozyumda; kanser hastalarına multidisipliner ve bütünleşik yaklaşımlar, önleyici kanser merkezleri amaçları, geriatrik kanser hastalarında onkolojinin önemi ve hasta deneyimleri konuları ele alındı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, onkoloji hastanelerinde kanser hastalarına uygulanan onkolojik tedavilerde sınır olmadığını belirterek, "Bu saydığım hastanelerde en güncel, en modern tedavilerin tamamı gerçekleştiriliyor. Dünyada hangi tedavi varsa bu hastanelerin hepsinde bu tedaviler burada çalışan meslektaşlarımız tarafından hastalarımıza verilmeye çalışılıyor" diye konuştu. "Vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Erken tanı ve önleyici yaklaşımın önemine vurgu yapan Kurtcebe, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşımıza sunduğumuz hizmetler var. Bizim geniş basamak sağlık hizmetleri dediğimiz aile sağlığı merkezlerimiz ve sağlık hayat merkezlerimizde verilen hizmetlerin sayısı, özelliği ve kapasitesi çok fazla arttı. Aile sağlığı merkezlerimizin çok daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz. Aile hekimlerimizin gerçekten vatandaşımızın bütün sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bir ilk giriş kapısı, bütün sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayan ilk basamak olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık" Kurtcebe, sağlıklı hayat merkezlerinde pek çok alan olduğunu söyleyerek, "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık. İnşallah bu sene sonuna kadar bu sayı 15’e çıkacak. Bu sağlıklı hayat merkezlerinde kanser, erken teşhis ve tedavi merkezi tarama merkezlerimiz var. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimiz (KETEM) var. Şu anda Ankara’da sayısı 20. KETEM’ler vasıtasıyla geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 900 bin vatandaşımızın kanser taramasını gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:36
Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Kanser Günü’ farkındalık etkinliği
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önemi vurgulandı. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde ‘4 Şubat Dünya Kanser Günü’ dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Program kapsamında yapılan bilgilendirmelerde, erken tanının tedavi sürecindeki rolüne dikkat çekilirken, farkındalık etkinliğinin ardından pasta kesildi. Etkinlikle hastalara moral ve motivasyon verilmesi amaçlandı. Düzenlenen programa hastanede tedavi gören kanser hastalarının yanı sıra Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Ekber Şahin ve hastanede görevli doktorlar katıldı. "Hastalarımızla birlikte iç içeyiz" Dünya kanser günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptıklarını belirten Medical Point Gaziantep Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin, "Bugün 4 Şubat, Dünya Kanser Günü. Dünya Kanser Günü’ne dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak için böyle bir organizasyon düzenledik. Kanser asrımızın vebası. Veba çok eskilerde kaldı ama bu artık bizim vebamız. Fakat çokta korkulacak bir hastalık değil bu. Zamanında yakalanmış, zamanında uygun tedavi verilmiş hastalarımızda sağ kalım oranlarımız son derece yüksek. Bu olaya farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptık. Başkanımız da sağ olsun bize destek verdi. Hülya Hanım kırmadı bizi geldi. Hocalarımızla birlikte, hastalarımızla birlikte iç içeyiz, el eleyiz. Biz bu hastalığın üstesinden hep birlikte geleceğiz" dedi. "Düzenlenen etkinlikler hastalarımıza şifa ve umut oldu" Düzenlenen etkinliğin ses getirdiğini, hastalara umut ve şifa olduğunu aktaran Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, "Burada hastalarımızla tanıştık, hocalarımızla tanıştık. Ben böyle bir etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, müdürümüze, doktorlarımıza, hepinize buradaki çalışanlara çok teşekkür ediyorum, bir farkındalık oluşturmuşuz. Biz daha önceki yıllarda da 4 Şubat kanser günü dolayısıyla etkinlikler yapmıştık. Görüyorum ki o etkinlikler ses getirmiş. Hastalarımıza şifa olmuş, derman olmuş, umut olmuş. Ben çok teşekkür ediyorum böyle güzel bir organizasyon yaptığınız için" ifadelerini kullandı. Dünya kanser gününde erken tanıya dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, belli bir yaşın üzerine gelen vatandaşların doktor kontrollerini yaptırması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Sevinç, "Hastalar bazen bize ilk geldiklerinde çok ciddi zorluklarla geliyorlar. Bazen öyle oluyor ki bir inkar dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki bir isyan dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki üzüntü dönemi oluyor. Ama bu dönemler geçtikten sonra da işte o dördüncü dönem dediğimiz bir dönemde de artık hayata sımsıkı sarılıp bilimsel veriler ışığında doktorlarımızın çabasıyla beraber bu tedavilere hastalarımız başlıyor. Ben buradan tüm ülkemize seslenmek istiyorum. Kanser konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Mutlaka belli bir yaşın üzerinde kontrollerimizi yaptırmamız gerekiyor. Antep özelinde kilolarımızı vermemiz gerekiyor ve özellikle egzersiz konusunu gündeme getirmek istiyorum. Yürümeliyiz, belki biraz tempolu yürümeliyiz. Kilolarımızdan kurtulmalıyız. Eğer sigara alkol tüketiyorsak bunları azaltmalıyız" ifadelerine yer verdi. "Yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalar tedavi şansını arttırıyor" Yeni araştırmaların, yeni ilaçların, yeni bilimsel çalışmaların tedavi şansını arttırdığını söyleyen Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Kalender, "Kanser ismi çok korkunç ama artık yeni tedavi yöntemleriyle, erken tanılarla artık ölümcül bir hastalıktan çok artık kronik bir hastalığa dönüşmek üzere. Her gün yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalarla tedavi şansı daha artmaktadır. Ben de bu etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, başkanıma bu vesileyle çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Psikolojik destek almaktan da çekinmemek gerek" Kanser hastalığı sürecinde psikolojik destek almaktan çekinmemek gerektiğini anlatan Kln. Psk. Selin Seda Koçakgöl, "Kanser öncelikle, bedensel anlamda insanı yorduğu gibi ruhsal anlamda da bir mücadele gerektiren bir süreçtir. Bu yolculuk inişlerin çıkışların olduğu bir yolculuk ama bu yolculukta yalnız olmadığımızı sizlere hatırlatmak isteriz. Psikolojik destek almaktan da çekinmemek ve bu yükü paylaşmak gerektiğini de tekrar hatırlatmak isteriz" dedi. "Her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz" Doktorlar, sağlık çalışanları ve toplum olarak hastaları destekleyince daha iyi sonuçlar alındığını aktaran Doç. Dr. Gökmen Aktaş ise, "Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Hastalarımızla birlikte kutladık. Aynı pastamızda yazdığı gibi birlikte güçlüyüz. Bugün aslında bir birlikte güçlenme günü. Biz doktorlar, sağlık çalışanları, yöneticilerimiz ve toplum olarak hastalarımızı destekledikçe ve birlikte kanserle savaştıkça her gün, her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz. Bugün burada olan hastalarımız da bunların en güzel kanıtı ve göstergesi. Hepsine çok teşekkür ediyorum ve kanser farkındalığının artmasını umuyorum" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:28
3 temel alışkanlık kanser riskini azaltıyor
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birol Ocak, sağlıklı beslenmenin, hareketli yaşamın ve tütün gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini azalttığına dikkat çekti. Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ocak, kanserin dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile birçok kanser türünde başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Ocak, "Kanserle mücadelede en etkili silahlarımızın başında erken tanı gelmektedir. Meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve akciğer gibi kanser türlerinde tarama programları sayesinde hastalık henüz belirti vermeden belirlenmekte ve tedavi şansı önemli ölçüde artmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi, vücutlarındaki değişiklikleri ciddiye alması büyük önem taşımaktadır" dedi. Ücretsiz taramanızı yaptırın Sağlık Bakanlığı’nın kanserle mücadelede önemli bir rol üstlendiğine dile getiren Ocak, "Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal kanser tarama programları, ülke genelinde ücretsiz olarak sunulmakta erken tanı, tedaviye erişim ve hasta takibi sistemli bir şekilde sürdürülmektedir. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla toplumun her kesimine ulaşılması hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. Sağlıklı yaşamak önemli Kanserden korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları da büyük önem taşıdığının altını çizen Ocak, "Tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, fiziksel olarak aktif olmak ve ideal kiloyu korumak kanser riskini azaltan temel faktörlerdir. Bu konuda toplum bilincinin artırılması, hepimizin ortak sorumluluğudur. Dünya Kanser Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki kanser şansa bırakılmaz. Erken teşhis, doğru bilgi ve güçlü bir sağlık sistemiyle kanserle mücadelede umut her zaman vardır" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:02
Doç. Dr. Çolak: "Aile desteği yolculuğu güçlendiriyor"
Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanser hastalarında aile desteğinin tedavi sürecini güçlendirdiğini belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanserin toplumda hala tek bir hastalık gibi algılandığını ancak bu yaklaşımın günümüz tıbbını yansıtmadığını belirtti. Kanserin köken aldığı organa, hücre tipine ve biyolojik özelliklerine göre çok farklı seyirler gösterebilen bir hastalık grubu olduğunu vurgulayan Çolak, "Bugün kanseri tek başına bir tanı olarak değil, kişiye özel değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz" dedi. Erken tanı tedavinin seyrini doğrudan etkiliyor Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını ifade eden Çolak, tanı sürecinde doğru zamanda yapılan tetkiklerin ve multidisipliner değerlendirmenin hastalığın gidişatını belirlediğini söyledi. Erken evrede tespit edilen kanserlerde tedavi başarısının ve yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını belirten Çolak, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Kanser tedavisinde bütüncül yaklaşım öne çıkıyor Günümüzde kanser tedavisinin yalnızca ilaç ya da cerrahi girişimlerden ibaret olmadığını belirten Çolak, "Bütüncül yaklaşım hastayı fiziksel, psikolojik ve sosyal yönleriyle bir bütün olarak ele almak anlamına geliyor" diye konuştu. Çolak, tedavi sürecinde psikolojik destek, beslenme, yaşam tarzı düzenlemeleri ve yan etki yönetiminin de en az tıbbi tedaviler kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Aile desteği tedavi yolculuğunu güçlendiriyor Kanser tedavisinin yalnızca hastayı değil, ailesini de kapsayan bir süreç olduğunu dile getiren Çolak, aile desteğinin hastanın motivasyonunu ve tedaviye bağlılığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Çolak, ailenin doğru bilgilendirilmesinin hastanın duygusal yükünü hafiflettiğini ve süreci daha yönetilebilir kıldığını belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle topluma mesaj veren Çolak, kanserle ilgili en yanlış algının ’çaresizlik’ olduğunu söyledi. Çolak, farkındalığın ve bilginin kanserle mücadelenin en güçlü unsurları olduğunu vurgulayarak, "Kanser, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımlarıyla yönetilebilen bir hastalık grubudur" dedi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 14:22
Kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekildi
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarının belirli yaş gruplarına ücretsiz olarak yapıldığını hatırlattı. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, yaptığı bilgilendirme paylaşımıyla kanser taramalarının Türkiye’de tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini hatırlattı. Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında belirli yaş gruplarındaki vatandaşlar, hiçbir ücret ödemeden kanser taramalarından yararlanabiliyor. Paylaşımda yer alan bilgilere göre, meme kanseri taraması 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir yapılırken, rahim ağzı kanseri taraması 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir uygulanıyor. Kalın bağırsak kanseri taraması ise 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir gerçekleştiriliyor. Öte yandan kanser taramalarının, Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM) ve mobil kanser tarama araçlarında yapılabildiği belirtildi. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanırken, vatandaşları düzenli taramalarını yaptırmaları konusunda uyardı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:38
Uzmanlardan kanser uyarısı: "Erken tanı hayat kurtarıyor"
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanserden korunma, erken tanı ve güncel tedavi yöntemlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü kapsamında kanserden korunma, erken tanı ve tedavideki güncel gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundu. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Feyza Fırat Atay, kanserin vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan kötü huylu kitleler olduğunu belirterek, Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin yeni kanser vakasının teşhis edildiğini söyledi. Dr. Atay, dünya genelinde ise 2030 yılına kadar yaklaşık 27 milyon yeni kanser vakası görülmesinin beklendiğini ifade etti. Koruyucu sağlık önlemlerinin önemine dikkat çeken Atay, obezitenin önlenmesi, tütün kullanımının azaltılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmanın kanser riskini önemli ölçüde azalttığını vurguladı. Erken tanının hayati önem taşıdığını belirten Dr. Atay, tarama programlarının herhangi bir şikayeti olmayan bireylere uygulandığını ve kanserin erken evrede tespit edilmesini sağladığını söyledi. Erken teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti.Kanser taramalarının KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ile Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Atay, vatandaşları düzenli taramalara katılmaya davet etti. Akciğer kanserinde en büyük risk faktörünün tütün kullanımı olduğunu belirten Atay, tütün kullanımının azaltılmasıyla akciğer kanserlerinin büyük bölümünün önlenebileceğini söyledi. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Atay, düzenli kendi kendine meme muayenesi ve mamografinin erken tanıdaki önemine dikkat çekti.Kolon kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Atay, 50 yaşından sonra düzenli taramaların erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Serviks kanserinin HPV ile ilişkili olduğunu aktaran Atay, aşılama ve düzenli taramalarla bu kanser türünün büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Furkan Günen ise, kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların öne çıktığını belirtti. Günen, akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin, bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçirerek bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağladığını ifade etti. Kanserin artık birçok türde kronik bir hastalığa dönüşebildiğini belirten Günen, erken tanı ve doğru tedaviyle kanserle mücadelede umutların her geçen gün arttığını kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder