Son Dakika
|
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Trabzonspor’da, Orhan Kaynak için tören düzenlendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu''
Kremlin: "Barış görüşmeleri için tüm taraflar İstanbul seçeneğine olumlu bakıyor"
Emeklilerin maaş ve ikramiyeleri bayram öncesi ödenecek
Servis aracı belediye otobüsüyle çarpıştı: 20 yaralı
Bakan Bayraktar: "Akaryakıt ve doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz"
"APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
Bakan Gürlek: "(İBB davası) Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran ve Hizbullah’tan İsrail’e füze ve roket saldırısı
Trump: "(İran) Onları yok edecek olsak, bunu bu öğleden sonra bile yapabiliriz"
Umman’ın petrol depolama tesislerine yönelik saldırı anı ortaya çıktı
Pezeşkiyan: "Savaşı sonlandırmanın tek yolu İran’a tazminat ödenmesidir"
Bakan Bayraktar, madencilerle iftar yaptı
Lübnan’da İsrail'in saldırıları nedeniyle can kaybı 634’e yükseldi
İsviçre'deki otobüs yangını failinin İsviçre vatandaşı olduğu açıklandı
SAĞLIK
Kalp anomalisi tespit edilen bebek uçak ambulansla Konya’ya sevk edildi
11 Mart 2026 Çarşamba - 23:03:30
Bitlis’in Tatvan ilçesinde kalp anomalisi tespit edilen bir bebek, ileri tetkik ve tedavi amacıyla uçak ambulansla Konya’ya sevk edildi. Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi’nde yapılan kontrollerde kalp anomalisi belirlenen minik bebeğin durumunun ciddiyeti üzerine sağlık ekipleri hızlı bir şekilde harekete geçti. Bebeğin, gerekli tedaviyi alabilmesi için uçak ambulans talep edildi. Kısa sürede organize edilen sevk işlemi kapsamında bebek, sağlık ekiplerinin gözetiminde uçak ambulansla Konya Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Pediyatrik Kardiyovasküler Cerrahi ekibine ulaştırılan bebeğin tedavisine başlanacağı öğrenildi. Minik bebeğin hayat yolculuğu için sağlık ekiplerinin zamanla yarıştığı sevk süreci, koordineli çalışmalarla başarıyla tamamlandı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 17:33
60 yataklı Dicle Devlet Hastanesi’nin yapımının yüzde 95’i tamamlandı
Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Emre Asiltürk, Dicle İlçe Sağlık Müdürü Fırat Köse ile birlikte yapımı bitmek üzere olan Dicle Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulundu. Hastaneyi gezen Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, 60 yataklı Dicle Devlet Hastanesi yapımıyla ilgili Sağlık Müdürü Emre Asiltürk’ten bilgi aldı. Hastanenin genel durumu hakkında bilgi paylaşan Sağlık Müdürü Emre Asiltürk, "Bugün Dicle Devlet hastanemizin inşaatını değerlendirdik. Dicle Devlet Hastanemiz 60 yataklı olacak. Bünyesinde 10 yataklı yoğun bakımı, 30 tane poliklinik odası ve 3 ameliyathanesi olacak. Şu anda yüzde 95 gerçekleşme oranında. En kısa zamanda hizmete alınmasını planlıyoruz. Hizmete açıldığında inşallah, Dicle ilçesi ve çevre ilçelere hizmet verecek şekilde planlandı. Hayırlı olsun" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 17:31
Uzmanından nefes darlığını azaltan egzersiz tavsiyeleri
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) görevli Fizyoterapist Vahap Şahin, kronik akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon ve temel solunum egzersizlerinin önemi hakkında ve bu yöntemlerin nefes darlığını azaltırken hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük yaşam kalitesini artırdığını ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon programlarında uygulanan tekniklerin detaylarını paylaşan Şahin, diyafram solunumunun en önemli solunum kasını güçlendirdiğini belirtti. Solunum yollarının açık kalmasını sağlayan "büzük dudak nefesi" tekniğinin nefes darlığını azaltmada etkili olduğunu kaydeden Şahin, göğüs genişletme egzersizlerinin ise göğüs kafesinin esnekliğini desteklediğini aktardı. Egzersizlerin günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Fizyoterapist Şahin, "Nefes alarak ayağa kalkıp, nefes vererek oturma şeklinde yapılan egzersizler günlük aktiviteleri destekler. Kontrollü nefesle yapılan yürüyüşler ise solunum kapasitesini artırır" dedi. Solunum kaslarını güçlendirmek için kullanılan yardımcı yöntemlere de değinen Şahin, triflow cihazı ile yapılan egzersizlerin sekresyon (balgam) atmakta zorlanan hastalara fayda sağladığını, balon şişirme egzersizinin ise kas direncini artırdığını dile getirdi. Şahin, sağlıklı bir nefes için düzenli hareket etmenin ve bu egzersizleri bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine dikkat çekti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:10
12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı
Kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık kampanyası hayata geçirildi. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında tanıtılan proje ile erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi vurgulanıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mart 2026 Çarşamba- 09:34
"Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir"
2
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:04
Uzmanından uyarı: "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası"
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 10:18
Gümüşhane’de bel fıtığı vakaları Türkiye ortalamasının üzerinde
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 15:15
Soğuk hava geleneğe engel olmadı
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 16:10
12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:29
Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak akciğer hastalıklarında hayati önem taşır" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında bilgilendirmelerde bulundu. Toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek ve tütün kullanımının zararlarına dikkat çeken Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı akciğer hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer) ve kanser gelişme ihtimalini yükseltir. Akciğer kanseri basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşır" diye konuştu. Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca akciğer kanserine değil, KOAH gibi kronik ve ilerleyici akciğer hastalıklarına da zemin hazırladığını vurgulayan Yalçın, "Akciğer kanseri ve KOAH, erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen, geç tanı konulduğunda yaşam kalitesini ve süresini ciddi şekilde etkileyen hastalıklardır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ciddiye alınmalı, özellikle sigara kullanan bireyler düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Sigaranın bırakılması hem kanser riskini azaltmakta hem de KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Erken teşhis, her iki hastalıkta da tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür" şeklinde konuştu. "Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede genellikle belirti vermediği için tanı çoğu zaman geç konuluyor" diyen Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma, genetik yatkınlık, hastalığın risk faktörleri arasındadır. Özellikle sigara içenlerde uzun süren öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ve hızlı kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki, erken teşhis tedavi başarısını artırıyor. Hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi uygulanabiliyor. Son yıllarda immünoterapinin umut verici sonuçlar verdiği bilinmektedir" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:21
KOAH riski sigara ile artıyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, sigara kullanan kişilerin KOAH’a yakalanma riskinin daha fazla olduğunu söyledi. Sigara bağımlılığının önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını belirten Uzm. Dr. Aziz Uluışık, her yıl dünyada 7 milyondan fazla insanın sigaraya bağlı sebeplerden öldüğünü vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kanser Topluluğu ve Dünya Akciğer Vakfı’nın hazırladığı Tütün Atlası’na göre Türk erkeklerinin yüzde 31’inin tütün kaynaklı hastalıklardan ölümlerde 2’nci sırada olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, ’Dünya Sigara Bırakma Günü’ nedeniyle uyarılarda bulundu. Uluışık, "Sigara içenler solunum yolu hastalıklarına yakalandığında, daha ağır bir hastalık süreci geçiriyorlar. Bu nedenle ülkemizde sigara içenlerin bu konuda dikkatli olması ve nikotin bağımlılığından kurtulma süreçlerini kararlılıkla öne çekmeleri gerekiyor" dedi. Sigaranın akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserler, KOAH (kronik obstruktif akciğer) hastalığı ve kalp damar hastalıkları riskini artıran en önemli etken olduğunu hatırlatan Uluışık, "Sigara dumanında bulunan 4 binden fazla kimyasal maddenin 80’den fazlasının kanser yapıcı özelliği bulunuyor. Akciğer kanserine yakalanan her 10 hastadan 8’inin sigara kullanıcısı olduğu biliniyor. Sinsi bir hastalık olan akciğer kanserine yüzde 60-70 vakada ancak ileri evrede tanı konulabiliyor" diye konuştu. Günümüzde en ölümcül dördüncü hastalık olan KOAH’ın yüzde 90’ının sebebinin sigara olduğunu belirten Uzm. Dr. Aziz Uluışık, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde sigara içenlerin sayısı 1 milyar 100 milyon kişidir. Yılda 7 milyon insan sigara tüketimi sebebiyle hayatını kaybediyor. DSÖ, Amerikan Kanser Topluluğu ve Dünya Akciğer Vakfı’nın hazırladığı Tütün Atlası’na göre, Türkiye’deki erkeklerin yüzde 31’i tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu oran Kuzey Kore’nin ardından dünyada en yüksek ikinci orandır. Kadınlardaki oran ise yüzde 12 olup orta gelirli ülkelerin ortalamasına denktir. Günümüzde en ölümcül dördüncü hastalık olan KOAH’ın yüzde 90 sebebi sigaradır. Koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin yüzde 10-30’undan sigara sorumludur. Günde 1-4 arası sigara içimi ve hatta pasif sigara içicisi olmak bile kalp ve akciğer hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Gırtlak kanseri, prostat kanseri ve mesane kanseri görülme sıklığı belirgin şekilde artmaktadır. Midede gastrit, ülser ve mide kanseri riskini artırmaktadır. Hamilelikte sigara içiminin bebeğe zararlı olduğu kesin kanıtlanmıştır. Sigara içenlerde alzaymır hastalığına yakalanma ve inme riski artmaktadır. Kısırlık, erken doğum, erken menopoz riski artmaktadır. Gün içinde yorgunluk, halsizlik, stres ve uykusuzluk görülebilir. Sigaranın ciltte kırışıklık, dişlerde sararma ve ağız içinde kötü koku oluşumu gibi estetik zararları da mevcuttur. Her yönden sağlığımıza zararı olan sigara için söyleyebileceğimiz tek şey, sigarayı bırak hayatı bırakma olacaktır" şeklinde konuştu. Sigara ve Covid-19’u da ilişkilendiren Uzm. Dr. Aziz Uluışık, şunları söyledi: "Aralık 2019’dan itibaren görünmeye başlayan Covid-19 enfeksiyonu da hem kalp-damar sistemi hem de solunum sistemine doğrudan hasar vermektedir. Bir diğer yandan mevcut bilgiler göstermektedir ki, sigara kullanımının yol açtığı başlıca hastalıklar olan kalp-damar hastalıkları ve KOAH gibi kronik solunum hastalığı bulunan bireyler, sağlıklı bireylere göre, hastalığın daha ağır seyretme riskine sahiptir. Diğer yandan, sigara kullanımı solunum yollarımızdaki koruyucu mekanizmaları bloke ederek, alt solunum yolu enfeksiyonu gelişimini kolaylaştırmaktadır."
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:09
Bafra’da ’Sigarayı Bırakma Günü’ne özel farkındalık etkinliği
Samsun Bafra Devlet Hastanesi, ’Sigarayı Bırakma Günü’ kapsamında Yeşilay ile iş birliğiyle farkındalık standı açtı. Etkinlikte vatandaşlara sigara bağımlılığı ve sigaranın sağlığa zararları hakkında bilgilendirme yapılırken, psikolog desteği, solunum fonksiyon testi (SFT) uygulamaları ve sağlıklı atıştırmalıklar sunuldu. Kurulan stantta sigaranın akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, KOAH ve inme başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açtığı vurgulandı. Pasif içiciliğin özellikle çocuklar ve kronik hastalar için büyük risk oluşturduğu belirtilirken, nikotinin güçlü bir bağımlılık yapıcı madde olduğu vatandaşlara anlatıldı. Etkinlikte konuşan Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Alaiddin Domaç, hastane bünyesindeki Sigara Bıraktırma Polikliniği’ne bugüne kadar 14 bin 230 kişinin başvurduğunu ifade etti. Dr. Domaç, sigarayı bırakmak isteyen bireylere psikolojik destek ve tıbbi takibin sürdüğünü belirterek, "Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir. Atılan her adım sağlıklı bir gelecek için kazançtır" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:00
SANKO Üniversitesi Hastanesi saç ekim merkezi hizmet vermeye başladı
SANKO Üniversitesi Hastanesi Saç Ekim Merkezi hizmet vermeye başladı. Merkezde saç sağlığı, saç restorasyonu ve estetik kıl ekimi alanlarında, bilimsel temelli uygulamalar sunulmaktadır. Tüm işlemler hasta güvenliği, doğal görünüm ve uzun vadeli memnuniyet esas alınarak, alanında uzman sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Saç sağlığı ve yenileyici tedaviler Merkez yapılan PRP (Platelet Rich Plasma) uygulaması ile kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma ile saç köklerinin uyarılması, saç dökülmesinin azaltılması ve saç kalitesinin artırılması amaçlanır. Mezoterapi ile saç derisine uygulanan vitamin, mineral ve aminoasit içerikli özel karışımlar sayesinde saç köklerinin beslenmesi ve saçın güçlenmesi desteklenir. Kırmızı Işık (LED) terapisi de hücresel düzeyde dolaşımı artırarak saç köklerinin metabolik aktivitesini destekleyen, tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Eksozom tedavisi hücresel yenilenmeyi destekleyen ileri biyoteknolojik bir uygulama olup, saç köklerinin rejenerasyon kapasitesini artırmayı ve saç dökülmesinin kontrol altına alınmasını hedefler. Özellikle yoğun saç kaybı yaşayan danışanlarda destekleyici tedavi olarak tercih edilmektedir. Merkez yapılan saç ve kıl ekimi uygulamalarından saç ekimi ile kişiye özel planlama ve doğal saç çizgisi tasarımı ile kalıcı, estetik ve yüz hatlarıyla uyumlu sonuçlar hedeflenmektedir. Sakal ekimi ile yüz anatomisine uygun yoğunluk ve dağılım esas alınarak, doğal görünümlü sakal uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Kaş ekimi ile kaş seyrekliği, şekil bozukluğu veya travma sonrası oluşan kayıplarda, yüz ifadesini tamamlayan dengeli çözümler sunulmaktadır. Yara, yanık ve sakar dokusu ekimi travma, yanık ya da cerrahi girişimler sonrası oluşan iz bölgelerine kıl kökü transferi yapılarak estetik görünümün yeniden kazandırılması amaçlanmaktadır. Merkezde uygulanan ileri teknikler ise safir FUE tekniği safir uçlarla açılan mikro kanallar sayesinde doku travması en aza indirilir, iyileşme süresi kısalır ve daha doğal yoğunluk elde edilir. DHI (Direct Hair Implantation) yöntemi ile özel implanter kalemler aracılığıyla greftlerin doğrudan ekilmesini sağlayan bu yöntem, yüksek tutunma oranı ve sık ekim avantajı sunar. SANKO Üniversitesi Hastanesi Saç Ekim Merkezi’nde tüm uygulamalar tıbbi etik kurallarına uygunluk, uluslararası kalite ve sterilizasyon standartları, kişiye özel değerlendirme ve tedavi planlaması, doğal görünüm ve hasta memnuniyeti odaklı yaklaşım esas alınarak yürütülmektedir. Her danışan için hedef yalnızca estetik bir sonuç değil, aynı zamanda güven veren, sürdürülebilir ve profesyonel bir sağlık hizmeti deneyimi sunmaktır.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:35
Bandırma’da 72 yaşındaki beyin tümörü hastası son teknolojiyle sağlığına kavuştu
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, beyin tümörü tanısı konulan 72 yaşındaki kadın hasta, ileri teknoloji cihazlar kullanılarak gerçekleştirilen başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu. Beyin dokusundaki hücrelerin anormal ve kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan beyin tümörleri, bulundukları bölgede çevre dokulara bası ve ödem yaparak ciddi santral sinir sistemi semptomlarına yol açabiliyor. Baş ağrısı, bulantı-kusma, denge kaybı, çift görme, konuşma bozukluğu, nöbet geçirme ve davranış değişiklikleri bu belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikâyetlerle Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran 72 yaşındaki kadın hastada yapılan tetkikler sonucunda, sol parietal lobda 29x31 milimetre boyutlarında beyin tümörü tespit edildi. Hasta, Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’ne yatırılarak tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eray Öğüt tarafından gerçekleştirilen ameliyatta, beyin tümörü cerrahisinde güncel olarak kullanılan ileri teknoloji cihazlardan faydalanıldı. Operasyon sırasında, 3 boyutlu düzlemde beyin görüntüsü oluşturarak hedefin ameliyat esnasında eş zamanlı olarak görülmesini sağlayan nöronavigasyon cihazı, sinir hasarını önlemeye yönelik nöromonitör cihazı ve tümör dokusunun hassas şekilde çıkarılmasında kullanılan CUSA (Cavitational Ultrasonic Surgery Aspirator) teknolojisi başarıyla uygulandı. Ameliyatın ardından hasta, postoperatif dönemde 1 gün yoğun bakımda takip edildi. Genel durumu iyi olarak değerlendirilen hasta daha sonra kliniğe alındı. Takiplerinde şikâyetlerinin gerilediği gözlenen hastanın, 4’üncü günün sonunda taburcu edilmesinin planlandığı öğrenildi. Başarılı operasyonun ardından Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ziyarette bulunan Başhekim Dr. Öğretim Üyesi Nart Görgü, hastayı yerinde görerek geçmiş olsun dileklerini iletti. Dr. Görgü, emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, hastanede bu tür ileri düzey ve özellikli ameliyatların yapılmasının önemine vurgu yaptı ve sürecin takipçisi ile destekçisi olacaklarını ifade etti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:15
Altunhisar’da Sağlık Sokağı Projesi yoğun ilgi gördü
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Yeryüzü Doktorları Kulübü Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından yürütülen ’Sağlık Sokağı Projesi’ kapsamında Altunhisar’da sağlık taraması gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında kurulan sağlık masalarında anamnez alma, tansiyon ve satürasyon ölçümü, vücut kitle indeksi hesaplama, göz keskinliği testi, renk körlüğü testi, skolyoz taraması ile ağız ve diş sağlığı taramaları yapıldı. Ayrıca akılcı ilaç kullanımı, kanser konusunda bilgilendirme ve sigaranın zararlarına yönelik farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. Vatandaşların temel sağlık göstergeleri değerlendirilirken, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemi vurgulandı. Sağlık Sokağı etkinliğini ziyaret eden Altunhisar Belediye Başkanı Neşet Doygun, öğrenciler ve vatandaşlarla sohbet ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Doygun, toplum sağlığına katkı sunan gönüllü faaliyetlerin önemine dikkat çekerek, emeği geçen öğrencilere teşekkür etti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:58
"14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı
Atatürk Üniversitesi ile Kimyagerler Derneği tarafından "14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kimyagerler Birliği tarafından 2013 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen ve ilaç alanındaki tüm paydaşları bir araya getirmeyi hedefleyen İlaç Kimyası Kongresi’nin 14’üncüsü, 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve araştırmacıları buluşturdu. İlaç araştırmaları, üretim süreçleri ve yenilikçi projelerin ele alındığı kongrede; akademi ve sanayi arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, üniversite-endüstri ortaklıklarının geliştirilmesi ve kalıcı bilimsel ağların kurulması hedeflendi. Kongre kapsamında Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) de standıyla yer alarak yürütülen bilimsel ve teknolojik çalışmaları katılımcılara tanıttı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Türkiye’nin Sağlık Alanındaki Geleceği Tüm Yönleriyle Konuşuldu" Kongrenin açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyonun yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceğine yönelik ortak bir vizyonun paylaşıldığı stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyonun, akademi ve sanayinin birlikte neler başarabileceğinin somut bir örneği olduğunu vurguladı. Pandemi sürecinin ilaç ve aşı geliştirme kapasitesinin stratejik önemini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin ilaç üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olmasına rağmen hammadde üretiminde ciddi bir dışa bağımlılık bulunduğuna dikkat çekti. Stratejik öneme sahip birçok ilacın etken maddesinin büyük oranda Hindistan ve Çin’den temin edildiğini ifade eden Hacımüftüoğlu, olası küresel krizlerde bu durumun ciddi riskler doğurabileceğini vurguladı. "Atatürk Üniversitesi Türkiye’nin En Güçlü Akademik Altyapılarından Birine Sahip" Atatürk Üniversitesi’nin bu noktada önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu söyledi. Bu birikimin, üniversiteye ilaç üretimi alanında özel bir misyon yüklediğini ifade eden Hacımüftüoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ve Sağlık Bakanlığının destekleriyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün kurulduğunu hatırlattı. Enstitünün, 16 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen faaliyete geçtiğini belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu, enstitü bünyesinde stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin Türkiye’de üretilmesinin hedeflendiğini, şu an 88 bilim insanının 11 farklı araştırma grubunda bu amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Her bir araştırma grubuna 1 milyon lira proje bütçesi tahsis edildiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilk altı aylık raporların son derece umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. "Laboratuvar Ölçeğinden Sanayi Ölçeğine Geçiş Oldukça Kritik" Bu çalışmaların yalnızca akademik bir hedef değil, aynı zamanda ulusal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından üniversiteye alım garantisi verilmesinin devletin konuya verdiği stratejik önemin açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Laboratuvar ölçeğinden sanayi ölçeğine geçişin kritik olduğuna dikkat çeken Hacımüftüoğlu, EVYAP firmasının 10 milyon Euro’luk karşılıksız desteğiyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde bir İlaç Hammadde Üretim Merkezi kurulacağını, temel atma töreninin nisan ayında gerçekleştirileceğini ve tesisin yaklaşık iki yıl içerisinde üretime başlayacağını kaydetti. 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi, bilimsel sunumlar, paneller ve iş birliği görüşmeleriyle devam ederken; kongrenin, Türkiye’nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli ve millî üretim hedeflerine önemli katkılar sunması bekleniyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:57
Sigarayı bırakmak vücudun kendini yenilemesini başlatıyor
Manisa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Gamzenur Ergin Uzundere, sigaranın başta kalp ve akciğer hastalıkları olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını belirterek, sigarayı bırakmanın vücudun kendini yenileme sürecini başlatan en önemli adımlardan biri olduğunu söyledi. Manisa Şehir Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gamzenur Ergin Uzundere, sigaranın kalp ve akciğer başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açtığını belirterek, sigarayı bırakmanın sağlıklı bir yaşam için en kritik adım olduğunu vurguladı. Sigaranın solunum sistemini olumsuz etkilediğini, dolaşım bozukluklarına neden olabildiğini ve zamanla yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade eden Uzm. Dr. Uzundere, "Sigara başta kalp ve akciğer hastalıkları olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlayabilen, bağımlılık yapıcı bir alışkanlıktır. Solunum sistemini olumsuz etkileyebilir, dolaşım bozukluklarına yol açabilir ve yaşam kalitesini zamanla düşürebilir. Ancak sigarayı bırakmak, vücudun kendini yenileme sürecini başlatan en önemli adımlardan biridir" dedi. "Sigara sadece alışkanlık değil güçlü bir bağımlılıktır" Sigarayı bırakmak isteyen kişilerin bunu tek başına yaparken zorlanabileceklerini kaydeden Uzm. Dr. Uzundere, "Sigara, yalnızca bir alışkanlık değil, güçlü bir bağımlılıktır. Bu nedenle bırakma süreci profesyonel destek olmadan zorlayıcı olabilir. Doğru yönlendirme ve tıbbi destek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar. Hastanemizde hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’nde, kişiye özel değerlendirme yapılıyor. Bireyin ihtiyacına göre uygun tedavi ve danışmanlık planlanıyor ve süreç uzman hekimler tarafından takip ediliyor" şeklinde konuştu. "Sağlık için en önemli adım sigarayı bırakmak" Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların, MHRS üzerinden randevu alarak ya da hastaneye doğrudan başvurarak Sigara Bırakma Polikliniği’nden ücretsiz destek alabileceklerini ifade eden Uzm. Dr. Uzundere açıklamasını şöyle tamamladı: "Sigarayı bırakmak, sağlığınız için atacağınız en değerli adımlardan biridir. Bu süreçte yalnız değilsiniz, hastanemizde hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’nde uzman ekibimiz, sağlıklı bir yaşama geçiş yolculuğunuzda yanınızda."
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:51
Genç hasta, kapalı kalp ameliyatı ile sağlığına kavuştu
Gaziantep’te 30 yaşındaki hasta, kapalı yöntemle aort kapak ve aort damar değişimi yapılarak sağlığına kavuştu. Gaziantep Özel Anka Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, 30 yaşındaki Hüseyin Can Durmaz’a kapalı yöntemle aort kapak ve aort damar değişimi ameliyatı gerçekleştirdi. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, spor yapamama ve yürüyüşlerde zorlanma şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran Durmaz’a birçok merkezde açık kalp ameliyatı önerildi. Kapalı yöntemle yapılan ameliyatları araştırırken Gaziantep Özel Anka Hastanesi’ne ulaşan hasta, Prof. Dr. Gökhan Gökaslan ve ekibi tarafından değerlendirildi. Yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonrası uygun bulunan hasta için yalnızca 4 santimetrelik kesi ile kapalı aort kapak ve aort damar değişimi ameliyatı planlandı. Başarılı geçen operasyonun ardından Hüseyin Can Durmaz, 4 gün sonra taburcu edilerek günlük yaşamına kısa sürede döndü. Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Durmaz, Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar ve Anka Hastanesi kalp merkezi ekibi ile operasyon sonrası bir araya geldi. Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, kapalı yöntemle yapılan kalp cerrahisi uygulamalarının uygun hastalarda daha küçük kesi, daha az ağrı, hızlı iyileşme sağladığı ve hastanede kalış süresinin kısaldığını belirtti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36
Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti
Bursa’da 50 yıldır sigara içen bir vatandaş, bağımlılıktan kurtulmak için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede sigarayı bırakan vatandaş, kas kütlesinin azalması ile ilgili de merkezden aldığı diyetisyen ve fizyoterapist desteğiyle 38 kilodan 48 kiloya çıkmayı da başardı. 70 yaşındaki Asuman Işık, Temmuz ayında Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi kapsamında sağlık taraması gerçekleştirdi. Aşırı zayıflık ve buna bağlı kas kütlesinde azalma tespit edilen Işık, sigara da içmesi sebebiyle Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirildi. Burada ilk olarak psikolog desteği ve sigara bırakma polikliniği sayesinde 50 yıllık bağımlılığından kurtulmayı başaran Işık, daha sonra diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı kilo alarak, kas kütlesini güçlendirdi. Sağlıklı hayat merkezinden aldığı hizmeti değerlendiren Işık, 50 yıl boyunca sigara içtiğini ve her türlü bırakma yöntemini deneyip, başarısız olduğunu belirtti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu konudaki çalışmalarını öğrendiğini vurgulayan Işık, "O günlerde Sağlık Müdürlüğü, meydanlarda insanların kilolarını tartıyordu, kilolu insanları zayıflatmak için. Bir de ben gideyim dedim. Belki bana da sigarayı bıraktırabilirler. Geldim ve sonunda sigarayı bıraktım. Çok zayıftım. 38 kiloydum. Sarkopeni başlamıştı. Bana kilo aldırdılar. Geriatri uzmanına gönderdiler. Kaslarımı korumak için spor yapmayı öğrettiler. Diyetisyen beslenmemi düzenledi. 6 aydır sigara içmiyorum. Aynı zamanda psikolog yardımı da alıyorum. Hepsinden son derece memnunum" dedi. Çevresinde sigara içenleri sağlıklı hayat merkezine yönlendirdiğini dile getiren Işık, kendisi gibi başkalarının da başarabileceğini sözlerine ekledi. Tek merkezde tüm sorunlara çözüm Işık’ın kendilerine başvurduğunda ilk olarak bağımlılık düzeyini tespit ettiklerini belirten Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimi Uzm. Dr. Elif Soyer ise, "Kendisinin bağımlılıkla alakalı esas probleminin psikolojik düzeyde olduğunu denediği birçok medikal tedaviye rağmen sigarayı bırakamayışından bir neticelendirme olarak aldık. Kendisini merkezimizin psikolojik danışmanlık hizmetine yönlendirdim. Bununla eş zamanlı olarak sigara bırakma polikliniğine de devam etti. Burada hem hekim hem de psikolojik destekle sigarayı bıraktırdık. 6 aydır sigara kullanmıyor" şeklinde konuştu. "Sağlıklı yaşama adım attı" Bu süreçte bir başka motivasyon kaynağı olan kilo alımı sürecine girdiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Soyer, "Kilosu oldukça düşüktü. Sağlıklı kiloya ulaşması gerekiyordu. Beslenme desteği aldı. Akabinde devlet hastanemizde geriatri polikliniğine yönlendirdik. Burada da beslenme desteği devam etti. Kendisi 10 kilo alarak hedef sağlık kilosuna ulaştı. Hem tütünsüz hayat hem ideal kilo hem de psikolojik olarak daha iyi hissettiği bu süreçte sağlıklı bir yaşama adım attı" dedi. "Bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor" Asuman Işık’ın sürecinin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin ne denli etkin çalıştığının başarılı bir örneği olduğunu dile getiren Nilüfer İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. İsmail Kaba, "Sigara bırakma polikliniği ile başlayan bu süreçte hastamızın zayıf olması fark edilerek sağlıklı ve kontrollü bir kilo alımı hedeflenmiş ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Bu doğrultuda geriatrist hekimimize de yönlendirme yapılmış, geriatrist, psikolog ve diyetisyenimizin eşgüdümsel bir tedavi sunduğu bütüncül yaklaşımla ele alınmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının sahaya yansıtılmasında bizleri cesaretlendiren Sağlık Bakanımıza, il düzeyinde koordinasyonun bu denli işlemesini sağlayan İl Sağlık Müdürümüze teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Uzm. Dr. Kaba, sigarayı bırakmak isteyip bırakamayan vatandaşlara ise bir çağrıda bulundu: "Sigara bağımlılığı tedavisi zorlu ve meşakkatli bir süreç, tek başınıza yapamadığınızı düşündüğünüz dönemler olabilir. Merkezimize gelin bunu birlikte başaralım."
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36
Uzmanlar uyarıyor: "En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı"
Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "40 derecenin üzerinde ateş, öksürük, burun akıntısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor, bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. Hastaların ilaç ve vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz" dedi. Soğuk havalarda çocuklarda görülen enfeksiyonlara dikkat çeken uzmanlar, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Beşel, sık görülen enfeksiyonlara ilişkin konuşurken tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Beşel, tedavilerin hekim kontrolünde ilerlemesi gerekliliğini de yineledi. "Hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta" Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "Sonbahar mevsiminde okulların açılmasıyla virüs enfeksiyonlarının sıklığı artıyor. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığı artıyor. Öksürük, burun akıntısı, ateş, boğaz ve kas ağrısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. Hastalarımız 40 derecenin üzerinde ateş, baş ve boğaz ağrısıyla başvurmakta, yeterli tedavileri vermeye çalışmaktayız. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa aile evde halledemeyecektir. Muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Virüs enfeksiyonlarında antibiyotik önerimiz olmuyor, semptomatik tedavi edilmesi gerekiyor. Doktora danışmadan antibiyotik kullanmak zaten uygun değil" dedi. "Şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli" ‘Viral enfeksiyonların uzaması durumu önemli’ diyerek sözlerine devam eden Uzm. Dr. Beşel, "Özellikle üst solunum yolu bulguları olan hastalarda öksürük, burun akıntısı gibi bulguları olan hastalarda şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli. Arada bir iyilik hali olduktan sonra tekrar ateşlenmesi, öksürük gibi bulguların başlaması ikinci bir enfeksiyonun eklendiğini gösterir. Bu enfeksiyonlarda doktora başvurmak önemlidir çünkü genellikle bakteriyel enfeksiyonlar olduğu için bu hastalara antibiyotik tedavisi vermemiz gerekebiliyor. Uygun, sağlıklı beslenmek zaten vücudun ihtiyacını karşılıyor. Hastaların vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz, hangi hastaya hangi vitamini vereceğine doktor karar vermeli. Çocukluk çağında sağlıklı beslenme, temizliğe önem vermek, meyve, sebze tüketimini doğru yapabilmek alması gereken vitamini zaten karşılıyor" dedi. "Altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir" "Üst solunum yolu olduğu dönemde sıvı alımını artırmak, çocuğun beslenmesini düzenlemek çok önemli’ diyen Uzm. Dr. Beşel, sözlerini şöyle sürdürdü: "O dönemde iştahsızlığı olacaktır ama uygun tedaviye doktor karar vermek zorunda. Altta yatan kronik hastalığı olmak ya da immün yetmezliği her konuda risk, viral enfeksiyonlarda da bakteriyel enfeksiyonlarda da önemli. İmmün yetmezliği olan çocuklar için özel değerlendirmeler yapıp bunlara göre de tedavi planlayabiliyoruz. Astımı, diyabeti olan çocuklarda altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir. Hastanın annesinin daha uyanık davranması semptomları yakın takip etmesi, ilgili hekimine hemen başvurmasını öneriyoruz. Kronik hastalığı olan hastalar için influenza aşısını rutinde zaten öneriyoruz. İnfluenza aşısı 6 ay üzerinde tüm çocuklara yapılır kabul ediliyor. Bu küçük yaş grubunda 2 doz, diğer çocuklarda tek doz şeklinde. Çocuğun hasta dönemi evde geçirmesi, teması azaltacağı için bulaşıcılığı da azaltacak. Annelere önerdiğimiz şey; sağlıklı beslemeleri, temizliklerine önem vermeleri, düzenli uyku uyumalarını sağlamaları ve aşılarını tam yaptırmaları"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:32
Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti
Bursa’da 50 yıldır sigara içen bir vatandaş, bağımlılıktan kurtulmak için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede sigarayı bırakan vatandaş, kas kütlesinin azalması ile ilgili de merkezden aldığı diyetisyen ve fizyoterapist desteği ile 38 kilodan 48 kiloya çıkmayı da başardı. 70 yaşındaki Asuman Işık, Temmuz ayında Sağlık Bakanlığı tarafından hayat geçirilen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi kapsamında sağlık taraması gerçekleştirdi. Aşırı zayıflık ve buna bağlı kas kütlesinde azalma tespit edilen Işık, sigara da içmesi sebebiyle Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirildi. Burada ilk olarak psikolog desteği ve sigara bırakma polikliniği sayesinde 50 yıllık bağımlılığından kurtulmayı başaran Işık, daha sonra diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı kilo alarak, kas kütlesini güçlendirdi. Sağlıklı hayat merkezinden aldığı hizmeti değerlendiren Işık, 50 yıl boyunca sigara içtiğini ve her türlü bırakma yöntemini deneyip, başarısız olduğunu belirtti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu konudaki çalışmalarını öğrendiğini vurgulayan Işık, "O günlerde Sağlık Müdürlüğü, meydanlarda insanların kilolarını tartıyordu, kilolu insanları zayıflatmak için. Bir de ben gideyim dedim. Belki bana da sigarayı bıraktırabilirler. Geldim ve sonunda sigarayı bıraktım. Çok zayıftım. 38 kiloydum. Sarkopeni başlamıştı. Bana kilo aldırdılar. Geriatri uzmanına gönderdiler. Kaslarımı korumak için spor yapmayı öğrettiler. Diyetisyen beslenmemi düzenledi. 6 aydır sigara içmiyorum. Aynı zamanda psikolog yardımı da alıyorum. Hepsinden son derece memnunum." dedi. Çevresinde sigara içenleri sağlıklı hayat merkezine yönlendirdiğini dile getiren Işık, kendisi gibi başkalarının da başarabileceğini sözlerine ekledi. Tek merkezde tüm sorunlara çözüm Işık’ın kendilerine başvurduğunda ilk olarak bağımlılık düzeyini tespit ettiklerini belirten Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimi Uzm. Dr. Elif Soyer ise, "Kendisinin bağımlılıkla alakalı esas probleminin psikolojik düzeyde olduğunu denediği birçok medikal tedaviye rağmen sigarayı bırakamayışından bir neticelendirme olarak aldık. Kendisini merkezimizin psikolojik danışmanlık hizmetine yönlendirdim. Bununla eş zamanlı olarak sigara bırakma polikliniğine de devam etti. Burada hem hekim hem de psikolojik destekle sigarayı bıraktırdık. 6 aydır sigara kullanmıyor." şeklinde konuştu. "Sağlıklı yaşama adım attı" Bu süreçte bir başka motivasyon kaynağı olan kilo alımı sürecine girdiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Soyer, "Kilosu oldukça düşüktü. Sağlıklı kiloya ulaşması gerekiyordu. Beslenme desteği aldı. Akabinde devlet hastanemizde geriatri polikliniğine yönlendirdik. Burada da beslenme desteği devam etti. Kendisi 10 kilo alarak hedef sağlık kilosuna ulaştı. Hem tütünsüz hayat hem ideal kilo hem de psikolojik olarak daha iyi hissettiği bu süreçte sağlıklı bir yaşama adım attı. Bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor Asuman Hanımın sürecinin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin ne denli etkin çalıştığının başarılı bir örneği olduğunu dile getiren Nilüfer İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. İsmail Kaba, "Sigara bırakma polikliniği ile başlayan bu süreçte hastamızın zayıf olması fark edilerek sağlıklı ve kontrollü bir kilo alımı hedeflenmiş ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Bu doğrultuda geriatrist hekimimize de yönlendirme yapılmış, geriatrist, psikolog ve diyetisyenimizin eşgüdümsel bir tedavi sunduğu bütüncül yaklaşımla ele alınmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının sahaya yansıtılmasında bizleri cesaretlendiren Sayın Sağlık Bakanımıza, il düzeyinde koordinasyonun bu denli işlemesini sağlayan Sayın İl Sağlık Müdürümüze teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Uzm. Dr. Kaba, sigarayı bırakmak isteyip bırakamayan vatandaşlara ise bir çağrıda bulundu; "Sigara bağımlılığı tedavisi zorlu ve meşakkatli bir süreç, tek başınıza yapamadığınızı düşündüğünüz dönemler olabilir. Merkezimize gelin bunu birlikte başaralım."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder