SAĞLIK - 11 Mart 2026 Çarşamba 16:10

12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı

A
A
A
12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı

Kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık kampanyası hayata geçirildi. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında tanıtılan proje ile erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi vurgulanıyor.



12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla AstraZeneca Türkiye, Türk Nefroloji Derneği ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık projesi hayata geçirildi. Projenin tanıtımı Model Tülin Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı toplantıda yapıldı. Toplantı kapsamında, kronik böbrek hastalığı; hekim, hasta ve hasta yakını perspektifinden ele alındı.


Açılış konuşmasını AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç’in yaptığı toplantıda Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay yaptıkları çalışmalar ve hastalıkla ilgili önemli bilgileri aktardı. Bir hasta yakını olan Tülin Şahin ve kronik böbrek hastası Duygu Bayındır’ın yaşadıkları deneyimleri paylaştığı toplantı, duygusal anlara da sahne oldu.


"Düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını yaymak istiyoruz"


AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında sağlık alanında kalıcı değer oluşturmanın yalnızca yenilikçi tedavileri sunmakla sınırlı olmadığını, farkındalık ve erken tanı çalışmalarıyla bu hastalıkla mücadelede çok daha önemli ilerlemelerin kaydedilebileceğini vurguladı. Gönenç, "Bilimin bugün imkansız gibi görünenleri gelecekte mümkün hale getirebileceğine olan inancımızla, toplum sağlığına katkıda bulunmayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Kronik böbrek hastalığı gibi bireylerin yanı sıra aileleri de dahil olmak üzere toplumun geniş bir kesimini etkileyen ve sağlık sistemi üzerinde büyük yük oluşturan bu hastalığa dair farkındalık oluşturmak da sosyal sorumluluk anlayışımızın temel bir parçası. Bu proje ile erken tanı ve düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz" dedi.


‘‘Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün’’


Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ise kronik böbrek hastalığının üç aydan uzun süren kalıcı böbrek fonksiyon bozukluğu olarak tanımlandığını ve Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişiyi etkilediğini belirtti. Hastalığın sinsi ilerlediğine dikkat çeken Türkmen, "Böbrekler, vücudumuzdaki zararlı maddelerin atılmasını sağlayan hayati organlarımızdır ve fonksiyonlarını kaybetmeleri yaşamı derinden etkiler. Hastalık sinsi ilerlediği için pek çok kişi durumun farkında olmuyor; ancak halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtiler başladığında hastalık çoktan ilerlemiş olabiliyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyon hastaları ile 60 yaş üzerindeki bireylerin düzenli kontrol yaptırması büyük önem taşıyor. Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu nedenle farkındalık çalışmaları yapmak ve erken tanının önemine dair mesajları geniş kitlelere ulaştırmak oldukça önemli" ifadelerini kullandı.


"Basit kan ve idrar testleri böbrek sağlığı açısından önemli veriler sağlar"


Konuşmasında aile hekimlerinin kronik hastalıkların erken tespiti ve takibindeki kilit rolüne dikkat çeken Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay da "Türkiye genelindeki 30 bin aile hekimimiz, hastaların sağlık sistemiyle ilk temas noktası. Her aile hekimi ortalama 3 bin hastaya hizmet vererek koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturuyor. KBH gibi ilerleyici hastalıkların erken teşhisi için vatandaşlarımızın yılda en az bir kez aile sağlığı merkezlerine giderek basit kan ve idrar testlerini yaptırmaları böbrek sağlığının yanı sıra tüm vücut sağlığı açısından da önemli veriler sağlar. Ayrıca böbrek sağlığını korumak için günde 2-2,5 litre su tüketimi, tuzun azaltılması ve günde ortalama 30 dakikalık yürüyüş gibi alışkanlıkların kazanılması da kritik öneme sahip. ’Sağlıklı Böbrek Sağlıklı Hayat’ projesi ile bu basit ama hayat kurtaran adımların tüm toplumda benimsenmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.


"Annemin böbreğinde tümör tespit edildiğinde hayatımız tamamen değişti"


Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Tülin Şahin ise bir hasta yakını olarak yaşadıklarını paylaşarak kronik böbrek hastalığının yalnızca hastayı değil tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu anlattı. Annesinin böbrek tümörü nedeniyle böbreğinin alındığını ve ardından diyaliz sürecine girildiğini söyleyen Şahin, sürecin duygusal ve fiziksel zorluklarını şu sözlerle paylaştı: "Bir böbrek hastası yakını olmak, aslında o süreçte hastayla birlikte her şeyi yaşamak demek. Annemin böbreğinde tümör tespit edilip diyaliz süreci başladığında hayatımız tamamen değişti. Haftada iki gün, saatlerce süren diyaliz seanslarında kapıda beklemek, hayatınızı bu takvime göre organize etmek hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yıpratıcıydı. Anneme böbrek nakli yapılması bizim için yeni bir umut ve dönüm noktası oldu. Bu süreç bana sağlığın, organ bağışının ve en önemlisi düzenli kontrollerin ne kadar değerli olduğunu öğretti. Erken tanı imkânı varken bunu ihmal etmemek gerekiyor."


"Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim"


Kronik böbrek hastası Duygu Bayındır da çok genç yaşta aldığı tanıdan bugüne uzanan 18 yıllık sağlık yolculuğunu paylaştı. Henüz 19 yaşındayken böbrek fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 70’ini kaybettiğini öğrendiğini belirten Bayındır, annesinin böbreğini bağışlamasıyla nakil olduğunu ve sonrasında bağışıklık baskılayıcı tedavilerle yaşamını disiplinli bir şekilde sürdürdüğünü anlattı. Bayındır konuşmasının devamında duygularını şu sözlerle aktardı: "19 yaşımda tanıştığım bu hastalık bana sabrı ve dayanıklılığı öğretti. Annemin böbreğiyle yapılan nakil sonrası hayatımı artık bambaşka bir şekilde sürdürmeye başladım. Hijyenden beslenmeye kadar her adımda dikkatli olmam gerekiyor. Kronik böbrek hastalığı uzun soluklu bir süreç ve zamanla ilerleyebiliyor. Şu anda hastalığım 4. evrede ve ikinci bir nakil ihtimali gündeme gelmiş durumda. Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim. Bu nedenle düzenli kontroller ve tedaviler hayatımın önemli bir parçası oldu."


Toplantıda tanıtımı yapılan, toplam dört bölümden oluşan, "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" video serisinin ilk videosu da yayımlandı. Serinin tamamı ilerleyen günlerde YouTube’daki AstraZeneca Türkiye kanalı üzerinden yayımlanacak. Videolarda hekim görüşlerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının gerçek yaşam deneyimlerine yer veriliyor. Böylelikle hastalığın erken tanı ile kontrol altına alınabileceğine dair farkındalığı artırmak ve toplumda düzenli sağlık kontrolü alışkanlığını güçlendirmek hedefleniyor.



12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Uzmanından nefes darlığını azaltan egzersiz tavsiyeleri Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) görevli Fizyoterapist Vahap Şahin, kronik akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon ve temel solunum egzersizlerinin önemi hakkında ve bu yöntemlerin nefes darlığını azaltırken hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük yaşam kalitesini artırdığını ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon programlarında uygulanan tekniklerin detaylarını paylaşan Şahin, diyafram solunumunun en önemli solunum kasını güçlendirdiğini belirtti. Solunum yollarının açık kalmasını sağlayan "büzük dudak nefesi" tekniğinin nefes darlığını azaltmada etkili olduğunu kaydeden Şahin, göğüs genişletme egzersizlerinin ise göğüs kafesinin esnekliğini desteklediğini aktardı. Egzersizlerin günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Fizyoterapist Şahin, "Nefes alarak ayağa kalkıp, nefes vererek oturma şeklinde yapılan egzersizler günlük aktiviteleri destekler. Kontrollü nefesle yapılan yürüyüşler ise solunum kapasitesini artırır" dedi. Solunum kaslarını güçlendirmek için kullanılan yardımcı yöntemlere de değinen Şahin, triflow cihazı ile yapılan egzersizlerin sekresyon (balgam) atmakta zorlanan hastalara fayda sağladığını, balon şişirme egzersizinin ise kas direncini artırdığını dile getirdi. Şahin, sağlıklı bir nefes için düzenli hareket etmenin ve bu egzersizleri bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine dikkat çekti.
Aydın Başkan Günel, Plaj Futbolu Milli Takımı’nın teknik ve idari kadrosunu ağırladı İspanya’da oynanacak Avrupa A Ligi maçlarına hazırlanmak için Kuşadası’nda kampa giren Plaj Futbolu Milli Takımı’nın teknik ve idari kadrosu, Başkan Ömer Günel’i makamında ziyaret etti. Avrupa A Ligi maçlarında ülkemizi temsil edecek olan Plaj Futbolu Milli Takımı için belirlenen aday kadronun Kuşadası’ndaki kampı önceki gün başladı. Ay-yıldızlı ekibin Kuşadası’na gelen 16 kişilik kadrosunda, ağırlıklı olarak 20 yaş altı oyuncular yer aldı. Oyuncuların, Türkiye Futbol Federasyonu Plaj Futbol Ligi etapları ve Süper Finalleri’nin yanı sıra Gelişim Ligleri, Bölgesel Amatör Lig, Amatör Ligler ve Profesyonel Liglerde başarılı performans sergileyen genç oyunculardan seçildiği belirtildi. Kampta teknik heyetin olumlu rapor vereceği futbolcular, Nisan ayında yapılacak ikinci kampa davet edilecek. Plaj Futbolu Milli Takımı’nın teknik ve idari kadrosu da Başkan Ömer Günel’i makamında ziyaret etti. Ziyarette Plaj Futbolu A Milli Takım Teknik Direktörü Ozan Yılmaz, Futsal ve Plaj Futbolu Milli Takımları İdari Sorumlusu Tayfur Özkan, Plaj Futbolu A Milli Takım Antrenörü Efe Kura ve Davutlar Spor Kulübü Başkanı İsmail Tütüncü yer aldı. Yaklaşık 1 saat süren görüşmede, Başkan Ömer Günel ile teknik ve idari kadro Kuşadası’nda plaj futbolu ile ilgili düzenlenebilecek organizasyonlar hakkında fikir alışverişi yaptı. Teknik ve idari kadro daha sonra Başkan Ömer Günel’e Milli Takıma verdiği destek için teşekkür etti. Kuşadası’nda yaptıkları kampın çok faydalı geçtiğini belirten Plaj Futbolu Milli Takımı Teknik Direktörü Ozan Yılmaz, "Aslında biz kamplarımızı daha çok İstanbul Riva ve Antalya’daki tesislerimizde yapıyorduk. İlk defa Kuşadası’nı tercih ettik. Bu mevsimde Kuşadası’nın iklimi ve plaj kumunun sıcaklığı çalışmaya çok uygun. Kuşadası Belediyesi de antrenmanlarımızı yapmamız için Marina mevkiindeki plajı düzenledi. Bu nedenle başta Belediye Başkanımız Ömer Günel olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise "Plaj Futbolu Milli Takımımızı Kuşadası’nda ağırlamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Ay-yıldızlı ekibimize iyi bir kamp dönemi geçirmelerini ve İspanya’da oynayacakları Avrupa A Ligi maçlarında da başarılar diliyorum. Kuşadası Belediyesi olarak kapımız, imkanlarımız ile yetki ve imkanlarımız doğrultusunda başta Milli Takımlarımız olmak üzere tüm kulüplere sonuna kadar açık" diye konuştu.
Gaziantep Yılmaz, çalışma arkadaşlarıyla iftar sofrasında buluştu Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu belediye çalışanlarıyla birlikte yaşadı. Belediye personeliyle iftar sofrasında bir araya gelen Başkan Yılmaz, özveriyle çalışan tüm personele teşekkür ederek, Şehitkamil’e hizmet yolunda büyük bir aile olduklarını söyledi. Bir restoranda düzenlenen iftar programına belediyenin farklı birimlerinde görev yapan çok sayıda personel katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda Başkan Yılmaz, masaları tek tek dolaşarak çalışanlarla sohbet etti, onların Ramazan ayını tebrik etti. "Gece gündüz demeden birlikte çalışıyoruz" İftar programında konuşan Yılmaz, belediyeciliğin yalnızca projeler üretmekten ibaret olmadığını, asıl gücün birlikte çalışan ekipten geldiğini ifade etti. Göreve geldikleri günden bu yana Şehitkamil’e en iyi hizmeti sunmak için gece gündüz demeden çalışan belediye personeline teşekkür eden Yılmaz, "Şehitkamil Belediyesi olarak büyük bir aileyiz. Bu şehrin her mahallesinde yürüttüğümüz hizmetlerin arkasında sizlerin emeği, gayreti ve alın teri var. Hep birlikte çalışarak ilçemizi daha güzel yarınlara taşıyoruz" dedi. "Her personel Şehitkamil’e değer katıyor" Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir zaman dilimi olduğunu dile getiren Yılmaz, bu mübarek ayın birlik ve beraberliği daha da pekiştirdiğini belirtti. Belediyede görev yapan her çalışanın Şehitkamil’e değer kattığını ifade eden Yılmaz, "Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran her hizmette sizlerin emeği var. Hepinizin gösterdiği fedakârlık ve özveri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Şehitkamil’e hizmet etmek büyük sorumluluk" Yılmaz, Şehitkamil’e hizmet etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek, belediye personeliyle uyum içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Çalışma arkadaşlarıyla aynı sofrayı paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, Ramazan ayının bereketinin ve huzurunun tüm çalışanların aileleriyle birlikte yaşanmasını temenni etti. Program boyunca belediye çalışanlarıyla yakından ilgilenen Yılmaz, personelle hatıra fotoğrafları çektirdi. Samimi sohbetlerin yaşandığı iftar programı, birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.