SAĞLIK - 11 Mart 2026 Çarşamba 11:04

Uzmanından uyarı: "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası"

Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr Uğur Abbas Bal, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye’de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi.



Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, dünyada 1.3 milyardan fazla kişiyi etkileyen hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek düzenli tansiyon takibinin ve doğru ölçüm yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.



Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor


Yüksek tansiyon, günümüzde en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, hipertansiyonun dünyada milyarlarca insanı etkilediğini ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek erken tanı ve düzenli takip konusunda önemli uyarılarda bulundu.



"Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası"


Hipertansiyonun dünya genelinde çok yaygın olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, "Hipertansiyon belki de dünyada en yaygın hastalıklardan bir tanesi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye’de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi.



"Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişimine zemin hazırlayabiliyor"


Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Doç. Dr. Bal, bu durumun hastalığın fark edilmesini zorlaştırdığını ifade etti.


"Tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalık. Vücudumuzda bir adaptasyon mekanizması vardır. Tansiyon yavaş yavaş yükseldiğinde vücut buna uyum sağlayabiliyor. Ancak uzun vadede damar duvarlarında kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor. Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor" diye konuştu.



Uzun süre kontrol altına alınmayan hipertansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, "Yüksek tansiyon uzun vadede damar tıkanıklıkları, inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği ve görme bozuklukları gibi önemli sağlık problemlerine neden olabilir" ifadelerini kullandı.



Beyaz önlük ve maskeli hipertansiyon uyarısı


Hipertansiyon tanısında ölçümlerin doğru yapılmasının önemine değinen Doç. Dr. Bal, bazı durumlarda tansiyon değerlerinin yanıltıcı olabileceğini belirterek, "Hastanede ölçülen tansiyon değerleri bazen gerçek durumu yansıtmayabilir. ‘Beyaz önlük tansiyonu’ dediğimiz durumda kişi hastane ortamında gergin olduğu için tansiyonu evdekinden daha yüksek ölçülebilir. Bunun tam tersi olan ‘maskeli hipertansiyon’da ise hastanın günlük yaşamında tansiyonu yüksek olmasına rağmen hastanede yapılan ölçümlerde normal değerler görülebilir" diye konuştu.



Bu nedenle evde yapılan düzenli tansiyon takibinin büyük önem taşıdığını belirten Bal, hastaların kendi ölçümlerini takip etmelerinin tanı ve tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.



"Bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir"


Tansiyon ölçümünde doğru yöntemlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, şu önerilerde bulundu:


"Evde tansiyon takibi yapılırken mümkün olduğunca bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir. Ölçüm öncesinde kişinin en az 5 dakika dinlenmiş olması gerekir. Ayrıca son 30 dakika içerisinde kahve, sigara veya enerji içeceği tüketilmemiş olmalıdır. Tek bir ölçüm yeterli değildir; birkaç dakika arayla en az iki ölçüm yapılmalı ve ölçümler birkaç gün boyunca tekrarlanmalıdır."



Tedavi uzun vadeli bir süreçtir


Hipertansiyonun kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, tedavinin çoğu zaman uzun süreli olduğunu vurgulayarak "Tansiyon çoğu zaman ömür boyu takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Pek çok hasta tansiyon ilaçlarını uzun süre kullanmak zorunda kalabilir. Ancak bu durum olumsuz bir şey değildir; aksine kalp ve damar sağlığını koruyan önemli bir tedavi yaklaşımıdır" şeklinde konuştu.



Uzmanlar, hipertansiyonun erken fark edilmesi ve düzenli takip edilmesi sayesinde ciddi sağlık sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini hatırlatıyor. Düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve hekim kontrolünde sürdürülen tedavi süreci ise hipertansiyonla mücadelede en önemli adımlar arasında yer alıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Maksim Gaubets’in Mezopotamya ve Nemrut tutkusu Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Nemrut Dağı’nı ziyaret eden Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’yı önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’nın Nemrut’tan başlayarak Türkiye’de doğan ve Persian Gulf (Pers Körfezi) veya Şatül Arap’ta birleşen Fırat ile Dicle’nin hayat verdiği Bereketli Hilal, Fertile Crescent olarak dünyanın bildiği Mezopotamya’yı dünya insanlarına tanıtmak için; önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Genç yazar; yazdığı Antik Anadolu’nun Yedi Harikası, Yukarı Mezopotamya’nın Yedi Harikası kitabı ve dünyaca ünlü ressamların resim sergilerinin düzenlediği konferanslarla başta Kommagene olmak üzere Yukarı Mezopotamya’yı tanıtmaya devam ediyor. Maksim Gaubets, yaptığı açıklamada; "Uygar dünyaya bugünkü medeniyetin ilk basamağı olan Mezopotamya’ya vefa borcumuz var. Elimizden geleni yapmak bizlere huzur verir. Yakın bir sürede bunu kitap halinde baskıya alacağız. Amacımız Mezopotamya’nın hak ettiği korumayı alması ve uluslararası tanıtımıdır. Kommagene uygarlığı ve özellikle Antiochos Theos’un Nemrut’ta bıraktığı tarihi mirası korumak ve dünyaya tanıtmak biz yazarçizerlerin görevi olduğunu ve sorumlu olduğumuzu düşünüyorum" dedi.
Gaziantep Yılmaz’dan fırtına seferberliği Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’te bugün etkili olan yağmur ve dolu yağışının ardından mahalleleri tek tek ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi, ekiplerden detaylı bilgi aldı. Yağışın hemen ardından sahaya inen ekiplerin hızlı ve koordineli bir şekilde müdahalede bulunduğunu belirten Başkan Yılmaz, temizlik, su tahliyesi ve altyapı kontrollerinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Ara sokaklar ve ana arterlerde biriken suyun tahliyesi, menfezlerin açılması ve genel temizlik çalışmalarının aralıksız devam ettiği vurgulandı. Başkan Yılmaz, müteahhitlerle görüştü Zarar gören binalarda da incelemelerde bulunan Yılmaz, ilgili müteahhitlerle birebir görüşerek gerekli uyarılarda bulundu. Yapı güvenliğinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşların can ve mal güvenliğini riske atacak hiçbir ihmale müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Valilik ve büyükşehir ile koordinasyon Vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Yılmaz, yaşanan olumsuzlukların en kısa sürede giderilmesi için tüm imkânların seferber edildiğini belirterek, "Gaziantep Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemiz ile hızlı bir şekilde koordinasyonu sağlayarak, hemşehrilerimizin günlük yaşamını en kısa sürede normale döndürmek için ekiplerimizle birlikte sahadayız. Süreci anbean takip ediyor, gerekli tüm müdahaleleri hızlıca gerçekleştiriyoruz" dedi. Yılmaz’dan önemli uyarılar Başkan Yılmaz ayrıca vatandaşların can güvenliği konusunda dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatarak önemli uyarılarda bulundu. Yağış sonrası oluşabilecek risklere karşı bina altları, saçak altları ve özellikle elektrik kablolarının bulunduğu direklerin çevresinden uzak durulması gerektiğini belirten Yılmaz, ihtimal tehlikelere karşı duyarlı olunmasını istedi. Şehitkamil Belediyesi’nin sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, ekiplerin gece gündüz demeden görev başında olduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.
Antalya Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor Antalya’nın Aksu ilçesinde 33 bin dekar alanda üretimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton hasat edilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde genç çiftçi Melike Sogay’ın serasında yapılan ilk hasat, kadın ve genç çiftçilerin tarımdaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin önemli tarım üretim merkezlerinden Antalya’nın Aksu ilçesinde domates üretimi tüm hızıyla devam ediyor. İlçe genelinde 33 bin dekar alanda ekimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton üretim gerçekleştirilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde üretim yapan 25 yaşındaki Melike Sogay’ın serasında sezonun ilk domatesleri toplandı. Çocuk yaşlardan bu yana üretimin içinde yer aldığını belirten Sogay, ailesiyle birlikte toplam 7 dönüm serada üretim yaptıklarını söyledi. Üç dönümlük alanda pembe domates yetiştirdiklerini belirten Sogay, "Normalde 7 dönüm seramız var. İki buçuk dönümünde patlıcan yetiştiriyoruz. Bir buçuk dönümünde farklı ürünlerimiz var. Burası da domates alanımız. Yeni siftah yaptık, bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 500 kilo civarında ürün aldık" dedi. Hasadın yaz aylarına kadar devam edeceğini ifade eden genç çiftçi, üretimin yoğun emek istediğini belirterek, "Ben bu işi 9 yaşından beri yapıyorum. 9 yaşından 25 yaşıma kadar seraların içindeyim. Sabah 7’de giriyoruz öğlen sıcak olunca çıkıyoruz. Sonra öğleden sonra tekrar giriyoruz, akşam 7’ye kadar devam ediyoruz. Bu hasadımız Haziran-Temmuz ayına kadar sürecek" diye konuştu. Çiftçiliği severek yaptığını belirten Sogay, gençlere de üretim çağrısında bulunarak, "Ben severek yapıyorum. Üretmek çok güzel bir duygu. Herkesin bir kendi işi olmalı. Ben üretim tarafını seçtim. Mutluyuz işimizden. Üretiyoruz, hale götürüp satıyoruz. İnsanların memnun olması da bizi mutlu ediyor. Şu anda domatese talep çok güzel" ifadelerini kullandı. İlk hasada katılan Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise genç üreticilerin tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boğatimur, "Bugün burada Melike Hanım’ın misafiri olduk ve ilk hasadı bize de nasip oldu. Gözlerindeki pırıltı bizi çok mutlu etti. Tarım sektörüyle ilgili zaman zaman olumsuz konuşmalar yapılıyor. Ancak böyle genç, parlak, işini severek yapan gençlerimizi ve genç kızlarımızı görünce geleceğe güven duyuyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vizyonunda kadın ve genç çiftçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Boğatimur, "Bir ilçe tarım müdürü olarak kadın ve genç çiftçilerimizin yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sadece domates değil, farklı ürünler üretmeleri yönünde de fikir geliştireceğiz. Teknik destek, yeni iş fikirleri ve girişimler konusunda her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu. Genç çiftçilerin eğitim çalışmalarında da yer almasını istediklerini kaydeden Boğatimur, "Melike kızımız lise mezunu. Açacağımız tarımsal eğitim akademilerinde kendisini de yanımızda görmek isteriz. Donanımına donanım katmak, kapasitesini geliştirmek adına destek vermek istiyoruz. Kendisine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Seralarda bilinçli üretim yapıldığını da vurgulayan Boğatimur, "Sabah çok erken saatlerde seraya giriliyor. Kullanılan ilaçlar ve gübreler doğru dozda, doğru zamanda uygulanıyor. Bugün burada gönül rahatlığıyla dalından domates koparıp yiyebiliyoruz. Genç çiftçilerimiz tarımın geleceğidir" dedi. Ziyarette yer alan Emine Yıldırım da genç üreticinin seracılığın her aşamasına hakim olduğunu belirterek, "Bugün Boztepe Mahallemizde genç çiftçimiz Melike Sogay Hanımefendiyi ziyaret ettik. Kızımız çiftçiliğe bayağı hakim maşallah. Seraların hazırlanmasından başlayarak ürün bitimine kadar her şeyi biliyor. Traktörü de kullanıyor. Seradaki her iş onun elinden geçiyor" dedi. Genç kadın çiftçilerin üretimde yer almasının sevindirici olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bu yaşta bütün seraların hazırlığından işçiliğine kadar her aşamaya hakim olması çok hoşuma gitti. Genelde yaşça büyük üreticiler görüyoruz. Ancak böyle genç, eğitimli ve çiftçiliği seven kızlarımızı görmek beni çok mutlu etti. Her zaman kadın çiftçilerimizin yanındayım, destekliyorum" diye konuştu. Yıldırım, ilk hasadın bereketli geçmesini dileyerek, "Bugün serasının ilk hasadıymış. Domatesine çok güzel bakmış. Ürünler çok güzel yetişmiş maşallah. Çiftçiliği de kaliteli yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Adana Teyze ve yeğenin çaldığı parayla alışveriş yaptığı anlar görüntülendi Adana’da bir evden 51 bin TL çalan teyze ile yeğeni, çaldıkları parayla alışveriş yaparken güvenlik kameralarına yansıdı. Teyze tutuklanırken, yeğeninin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Tutuklanan şüpheli, "Görüntülerde kişi benim ama kesinlikle hırsızlık yapmadım" dediği öne sürüldü. Olay, 12 Mart’ta Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Kibariye S. (38) ile yeğeni D.K. (17), yüzlerini eşarpla gizleyerek bir apartmana girdi. Şüpheliler, 7’nci katta bulunan Jale K.’a ait dairenin kapısını zorlayarak içeri girdi. Evde değerli eşya arayan ikili, yatak odasında bulunan 51 bin TL ve 30 euronun yer aldığı poşeti alarak kaçtı. Şüphelilerin apartmana giriş ve çıkış anları güvenlik kameralarına yansıdı. Ev sahibi Jale K.’ın ihbarı üzerine olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, apartman ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin çaldıkları parayla bir mağazadan mont satın aldığı belirlendi. Bu anlar da saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Elde edilen tespitlerin ardından düzenlenen operasyonda Kibariye S. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde, "Görüntülerdeki kişi benim ancak hırsızlık yapmadım" dediği öne sürülen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Kibariye S. tutuklanırken, kaçan şüpheli D.K.’nın yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.