SAĞLIK
11 Mart 2026 Çarşamba - 17:31 Uzmanından nefes darlığını azaltan egzersiz tavsiyeleri Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) görevli Fizyoterapist Vahap Şahin, kronik akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon ve temel solunum egzersizlerinin önemi hakkında ve bu yöntemlerin nefes darlığını azaltırken hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük yaşam kalitesini artırdığını ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon programlarında uygulanan tekniklerin detaylarını paylaşan Şahin, diyafram solunumunun en önemli solunum kasını güçlendirdiğini belirtti. Solunum yollarının açık kalmasını sağlayan "büzük dudak nefesi" tekniğinin nefes darlığını azaltmada etkili olduğunu kaydeden Şahin, göğüs genişletme egzersizlerinin ise göğüs kafesinin esnekliğini desteklediğini aktardı. Egzersizlerin günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Fizyoterapist Şahin, "Nefes alarak ayağa kalkıp, nefes vererek oturma şeklinde yapılan egzersizler günlük aktiviteleri destekler. Kontrollü nefesle yapılan yürüyüşler ise solunum kapasitesini artırır" dedi. Solunum kaslarını güçlendirmek için kullanılan yardımcı yöntemlere de değinen Şahin, triflow cihazı ile yapılan egzersizlerin sekresyon (balgam) atmakta zorlanan hastalara fayda sağladığını, balon şişirme egzersizinin ise kas direncini artırdığını dile getirdi. Şahin, sağlıklı bir nefes için düzenli hareket etmenin ve bu egzersizleri bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine dikkat çekti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:35 Solunum hastaları sağlıklı hayat merkezinde şifa buluyor Nilüfer Sağlık Hayat Merkezi’nde yürütülen pulmoner rehabilitasyon programı ile solunum hastalarının hayat kaliteleri yükseliyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ile Uludağ Üniversitesi arasında yapılan iş birliği kapsamında anfizem, astım ve KOAH gibi çeşitli solunum hastalıkları nedeniyle Uludağ Üniversitesi Hastanesi’nden pulmoner rehabilitasyon hizmeti alan hastalar, idame programlar için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne sevk ediliyor. Yaklaşık iki yıldır devam program sayesinde hastaların akciğer ve efor kapasiteleri, fizyoterapist eşliğinde yapılan rehabilitasyon çalışmalarıyla arttırılıyor. Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Fizyoterapist Ahmet Gökburu, Sağlık Bakanlığı tarafından bu yıl "Her adımda daha rahat nefes" temasıyla kutlanan Pulmoner Rehabilitasyon Haftası kapsamında yaptığı açıklamada Türkiye’de ilk kez bir sağlıklı hayat merkezinde pulmoner rehabilitasyon programı uygulandığına dikkat çekti. Hastane ortamından ve enfeksiyon tehlikesinden uzak bir şekilde iki yıldır hastalara hizmet verdiklerini vurgulayan Gökburu, "Daha çok KOAH, astım, bronşektazi gibi akciğer hastalıklarıyla beraber egzersiz kapasitesini arttırarak, oksijen oranlarını yükselterek, hastalarımızın daha iyi olmasını sağlıyoruz. Amacımız hastalıkların ilerlemesini engellemek ve idame bir program oluşturabilmek. Şu anda 9 hastamızla birlikte bu programımızı devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. "Sağlık durumum iyiye gidiyor" Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nden pulmoner rehabilitasyon hizmeti alan vatandaşlar da memnuniyetini dile getirdi. Rehabilitasyon programı için Mudanya’dan Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne geldiğini ifade eden hasta Sadık Öztürk, "Bende akciğer tabaka sertleşmesi rahatsızlığı var. 7-8 aydır bu programa katılıyorum. 3 ay Uludağ Üniversitesi’ne gittim. Yaklaşık 4-5 aydır da buraya geliyorum. Sağlık durumum iyiye gidiyor. Sıhhatliyim. Önceki halimle şu anki halim çok farklı. O zamanlar yürüyemiyordum. Şimdi artık yürüyebiliyorum. Rahatım ve buradan çok memnunum" diye konuştu. "Göğüs ağrılarım geçti" 1 yıldır Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde pulmoner rehabilitasyon programı aldığını belirten KOAH hastası 74 yaşındaki Feyzullah Eyüpoğlu ise, "Uludağ Üniversitesi’nde programa başladım. 3 ay kadar bir eğitim gördüm. Daha sonra beni buraya sevk ettiler. 1 yıldır da buradayım. Biraz iyileştim. Göğsümün ağrıları geçti. Bu şekilde devam ediyoruz. Allah’a şükür iyiyim. Başlarda soluk soluğa kalıyordum. Nefesimi alamıyordum ama şimdi 10 dakika rahatlıkla yapıyorum. Nasip olursa bir süre daha buraya gelip gitmeyi çok isterim" dedi.
Profesörden korkutan sigara açıklaması: "Kadınlarda sigara kullanımı son 10 yılda yüzde 38 arttı"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:12 Profesörden korkutan sigara açıklaması: "Kadınlarda sigara kullanımı son 10 yılda yüzde 38 arttı" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye’de sigara kullanımının özellikle kadınlar arasında alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi. Özkaya, "Kadınlardaki sigara kullanımı artışı Cumhuriyet tarihinin rekor seviyesindedir" dedi. 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özkaya, "2012 ile 2022 yılları arasındaki verilere baktığımızda, ülkemizde sigara içme oranı genel olarak yüzde 20 arttı. Erkeklerde bu artış yüzde 12 düzeyindeyken, kadınlarda yüzde 38 gibi çok ciddi bir artış söz konusudur. Bugün erkeklerin yüzde 45’i, kadınların ise yüzde 19’u sigara içiyor. Özellikle 35-44 yaş grubundaki kadınlarda tütün kullanımı Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu yaş grubunda her dört kadından biri sigara içiyor" dedi. "Sigara kullanımının artması, gençlerde ve çocuklarda sigarayla temas riskini de artıracak" Kadınlarda sigara bağımlılığının artmasının toplumsal sonuçları olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Özkaya, "Kadın, anne figürü toplumda önemli bir rol modeldir. Kadınlarda sigara kullanımının artması, gençlerde ve çocuklarda sigarayla temas riskini de artıracaktır. İkinci önemli sorun ise kadınların sigarayı bırakmasının erkeklere göre daha zor olmasıdır. Bırakma oranları erkeklerin gerisinde seyrediyor" şeklinde konuştu. "Kadınlarda akciğer kanseri vakaları belirgin şekilde artıyor" Akciğer kanseri vakalarındaki artışa da dikkat çeken Özkaya, "Son yıllarda hem sigara içen hem de hiç sigara kullanmamış bireylerde akciğer kanseri vakalarında dikkat çekici bir artış görüyoruz. Özellikle kadınlarda adenokarsinom tipi akciğer kanseri belirgin şekilde artış göstermektedir., Yapılan son araştırmalara göre akciğer kanseri teşhislerinin yaklaşık yüzde 20’si hiç sigara içmemiş bireylerde konuluyor. Bunun en önemli nedeni pasif içiciliktir. Yani siz sigara içmeseniz bile, yakın çevrenizde sigara içiliyorsa akciğer kanseri riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz" ifadelerini kullandı. "Sigara kadınlarda kalp krizi ve cinsiyete özgü kanserleri de artırıyor" Sigaranın kadın sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Prof. Dr. Özkaya, "Sigara kullanımı kadınlarda sadece akciğer kanseri riskini değil, kalp krizi riskini de ciddi şekilde artırmaktadır. Ayrıca gebelikle ilgili sorunlar, bebek sağlığı problemleri ve rahim ağzı kanseri gibi cinsiyete özgü hastalıklar da sigarayla doğrudan ilişkilidir" dedi. Özkaya sözlerini şöyle tamamladı: "Sigara içen kadınlarda, kanserle ilişkili bazı gen mutasyonlarını erkek içicilere göre daha sık görüyoruz. Bu nedenle kadınlarda sigara kullanımı, çok daha dikkatle ele alınması gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur."
Diyarbakır’da tütünle mücadele güçleniyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:41 Diyarbakır’da tütünle mücadele güçleniyor Diyarbakır genelinde tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları, hizmet çeşitliliği, teknolojik altyapı ve erişilebilirlik açısından her yıl daha da güçlenerek devam ediyor. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, yürütülen çalışmaların bilimsel yöntemler ve profesyonel danışmanlık hizmetleri temelinde sürdürüldüğünü belirtti. Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sigaranın birey sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Sigara içilen her an, sağlıktan ve gelecekteki mutlu günlerden verilen bir ödündür. Bugün o paketi bir kenara bırakmak, kendinize ve sevdiklerinize verebileceğiniz en değerli hediyedir’’ dedi. İl genelinde hizmet veren Mobil Sigara Bırakma Polikliniği, özellikle sağlık kuruluşlarına erişimde zorluk yaşayan kırsal bölgelerdeki vatandaşlar ile yoğun iş temposu nedeniyle zaman ayıramayan bireyler için önemli bir kolaylık sağlıyor. Uzman ekipler tarafından yürütülen mobil hizmet kapsamında, karbonmonoksit ölçümü, nikotin bağımlılık testleri, bireysel danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Tütün bağımlılığı tedavisi eğitimi almış hekimlerce yapılan değerlendirmeler sonucunda gerekli görülen kişilere ilaç tedavisi başlanıyor ve kişiye özel "Bırakma Planları" oluşturuluyor. Düzenli takip ve motivasyon desteği ise tedavi sürecinin sürdürülebilirliğini artırıyor. 2025 yılı boyunca Diyarbakır’da tütün bağımlılığıyla mücadele hizmetlerine yoğun başvuru gerçekleşti. İl genelindeki verilere göre 2 bin 88 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu, bin 199 kişiye ilaç tedavisi başlandı, 224 kişi sigarayı tamamen bıraktı. Bu sonuçlarla birlikte Diyarbakır’da sigara bırakma başarı oranı yüzde 10,72 olarak kaydedildi. Tütünle mücadele çalışmaları Yenişehir KETEM, Ergani Sağlıklı Hayat Merkezi, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Talaytepe Sağlıklı Hayat Merkezi, Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi, 26 Kasım 2025 itibarıyla hizmete giren Çermik İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde sürdürülüyor. Hizmet kalitesini artırmak amacıyla 2025 yılında 62 hekime özel eğitim verildiğini belirten Uzm. Dr. Emre Asiltürk, kapasite artırım çalışmaları kapsamında bu eğitimin 24 Şubat 2026 tarihinde yeniden düzenleneceğini ifade etti. Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman, karar verdiğiniz andır. 9 Şubatı sağlığınız için bir milat yapın’’ diye konuştu.
Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:38 Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi Her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ dolayısıyla Kilis’te vatandaşlara bilgilendirme yapıldı. Kilis’te Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sigara kullanan vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Yetkililer, sigaranın zararları ve bırakma yöntemleri hakkında vatandaşlara bilgi verdi. Kilis İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın içeriğinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu belirterek, bu maddelerin insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini söyledi. Söylemez, "Sigaranın kanserojen etkisinden tutun da akciğere ve kalbe ek yük oluşturarak damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi birçok hastalığa sebebiyet verdiği bilinmektedir. Bu vesileyle vatandaşlarımıza ‘Sigarayı bırak, hayatını değiştir’ çağrısında bulunuyoruz" dedi. Sigara bırakmak isteyen vatandaşların Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’ndan destek alabileceğini ifade eden Söylemez, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin de bu konuda hizmet verdiğini kaydetti. İl genelinde sigara bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılacağını belirten Söylemez, "Yaklaşık bir ay içerisinde ilimizde tüm aile hekimliklerimizde sigara bırakma polikliniği açmayı planlıyoruz. Hastanemizde şu anda aktif olarak hizmet veren iki sigara bırakma polikliniğimiz bulunmaktadır. Tüm vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Sigara kullanan vatandaşlar ise sigarayı bırakmak için çaba göstereceklerini ifade etti.
Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:23 Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara" Dünyada 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sigara bağımlılığının çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Çağın en büyük sorunu olarak görülen sigara nedeniyle her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. Pasif içicilik nedeniyle de her yıl 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bağımlılığın çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Asrın pandemisi: Sigara 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile ilgili konuşan Doktor Kadriye Kayabaşı, "Ne yazık ki hep griplerden, Covid-19’dan, influenzadan bahsediyoruz ama aslında asrın pandemisi sigara. Dünyada her yıl 8 milyon insanı sigaraya, yine 1 milyon insanı pasif içiciliğe bağlı nedenlerden dolayı kaybediyoruz. O yüzden sigara bizim çağımızın en büyük ölümcül problemi. Sigara Bırakma Polikliniğinde, danışanlarımız hem MHRS üzerinden randevu ile hem de bizzat başvurarak randevu alıp bizimle iletişime geçiyorlar. Şu an yeni başlayan bir sistemimiz de var; uzaktan değerlendirme, eğer ki danışanlar yoğunluklarından, çalışma şartlarından, çocuklarından dolayı gelemiyorlarsa biz de MHRS üzerinden, uzaktan değerlendirmeyle başvurup telefonlarına giden linkle bağlantı kurup görüşme sağlayabiliyoruz" dedi. "Amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" Randevuların MHRS üzerinden alındığını ifade eden Dr. Kayabaşı, "Bu görüşmede de bağımlılıklarını ölçüyoruz; yüksek mi, orta mı yoksa az derecede mi bağımlı diye. Konuşuyoruz neden bırakamadığını ve bırakamama sebepleri arasında neler var. Psikolojik kökenliyse burada psikologlarımız da var, davranış terapi yöntemleriyle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Bakıyoruz eğer bağımlılığı yüksekse ve bunu psikolojik yöntemlerle aşamıyorsa farmakolojik tedaviye başvuruyoruz ve Sağlık Bakanlığının bize verdiği ilaçlarla destek sağlıyoruz ve bırakan danışanlarımız oluyor. İlacımıza başladıktan 1 hafta sonra tekrar görüşmeye çağırıyoruz, bırakma günü belirliyoruz, bırakabilip bırakamadığını sorguluyoruz. Eğer ilaçla bıraktırıyorsak 1 ay sonunda ilaç bittikten sonra düzenli olarak kişiyi görüşmelere çağırıyoruz. Aslında amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" ifadelerine yer verdi. "Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor" ’Sigarasız Türkiye’ sloganı ile yola çıkıldığını söyleyen Kadriye Kayabaşı, "Dünyadaki en büyük ölüm nedenlerinden biri olan sigara asrımızın en büyük pandemisi, problemi. Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor. Bir kişi sigarayı bıraktığında kendi evlatlarına, torunlarına, ecdadına aslında bir miras bırakıyor. Hem sağlıklı bir nesil hem de sağlıklı bir dünya için sigarayı bırakmamız gerekiyor. Sivas’taki sağlık çalışanları olarak bir hayalimiz var; Sigarasız Sivas, Sigarasız Türkiye diyoruz" şeklinde konuştu.
Denizli’de 5 bin 14 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:17 Denizli’de 5 bin 14 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 yılında 5 bin 14 kişinin sigara bırakma polikliniklerine başvurduğunu bunlardan bin 744’ünün sigarayı bıraktığını, 60 bin 801 kez sahada denetim yapıldığını ve sigara yasağına uymayan 431 işletmeye ceza uygulandığını söyledi. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, tütün ürünleri kullanımının başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türüne, kalp ve solunum yolu hastalıklarına yol açtığını söyledi. Sigara kullanımının çok önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Öztürk, sigaranın en önemli önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer aldığını vurguladı. 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu Tütün ürünü kullanılan süre ve tütün ürünü kullanım sıklığının arttıkça kanser ve diğer sağlık risklerinin de artacağını söyleyen Uz. Dr. Berna Öztürk, " Tütün ürünü kullanımı vücudun hemen hemen her organına zarar vermekte ve önlenebilir pek çok hastalık, sakatlık ve erken öleme de sebep olmaktadır. Tüm bu riskler göz önüne alındığında geç kalmadan bırakmak için adım atmak çok önemlidir. İlk sigara bırakma gününden itibaren yüksek kalp atış hızı normale döner, kan basıncı düşer, kan dolaşımındaki karbon monoksit seviyesi normale döner. 2-12 hafta içinde dolaşım düzelir, kanın akışkanlığı artar, el ayak gibi vücudun uç kısımları daha iyi kanlanır, akciğer kapasitesi artar. 1 yıl sonra akciğerler daha sağlıklı hale gelir, koroner kalp hastalığı riski sigara içen birinin yarısına düşer. Ülkemizde tütün ürünü kullananlar ve bırakmak isteyenler Sağlık Bakanlığı Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak destek alıp ilimizdeki sigara bırakma polikliniklerine başvurabilir. İlimizdeki sigara ile mücadelede rakamlara da bakacak olursak; 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. Bunlardan 1744’ü sigarayı bıraktı. Hekimlerimiz tarafından uygun görülen hastalara, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar da ücretsiz olarak verildi" dedi. 64 bin 364 kez sahada sigara denetimi yapıldı. Denizli’de 4207 sayılı kanun kapsamında 7 gün - 24 saat esasına göre tütün denetimlerinin yapıldığını aktaran Uz. Dr. Berna Öztürk, Rutin denetimlerin yanı sıra kapalı mekanlarda sigara kullanımı olursa vatandaşlarımız tarafından ALO 184 ya da Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması üzerinden gelen ihbarlara yönelik denetimler de yapılmaktadır. Gelen ihbarlar en geç 2 saat içinde ekiplerimiz tarafından değerlendirilerek gerekli işlemler yapılmaktadır. Yine bu doğrultuda, 2025 yılında sahada 60 bin 801 kez rutin denetim yapıldı ve bunlardan sigara ihlali yapan 431 işletmeye işlem yapıldı" ifadelerini kullandı.
Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:11 Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara" Dünyada 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sigara bağımlılığı, çağın en büyük ölümcül problemi olarak görülüyor. Sigara bağımlılığıyla mücadele için kurulan Sigara Bırakma Poliklinikleri, vatandaşların bağımlılıktan kurtulmalarını sağlıyor. Çağın en büyük sorunu olarak görülen sigara nedeniyle her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. Pasif içicilik nedeniyle de her yıl 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bağımlılığın çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ‘asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Asrın pandemisi: Sigara 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile ilgili konuşan Doktor Kadriye Kayabaşı, "Ne yazık ki hep griplerden, Covid-19’dan, influenzadan bahsediyoruz ama aslında asrın pandemisi sigara. Dünyada her yıl 8 milyon insanı sigaraya, yine 1milyon insanı pasif içiciliğe bağlı nedenlerden dolayı kaybediyoruz. O yüzden sigara bizim çağımızın en büyük ölümcül problemi. Sigara Bırakma Polikliniğinde, danışanlarımız hem MHRS üzerinden randevu ile hem de bizzat başvurarak randevu alıp bizimle iletişime geçiyorlar. Şu an yeni başlayan bir sistemimiz de var; uzaktan değerlendirme, eğer ki danışanlar yoğunluklarından, çalışma şartlarından, çocuklarından dolayı gelemiyorlarsa biz de MHRS üzerinden, uzaktan değerlendirmeyle başvurup telefonlarına giden linkle bağlantı kurup görüşme sağlayabiliyoruz" dedi. "Amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" Randevuların MHRS üzerinden alındığını ifade eden Dr. Kayabaşı, "Bu görüşmede de bağımlılıklarını ölçüyoruz; yüksek mi, orta mı yoksa az derecede mi bağımlı diye. Konuşuyoruz neden bırakamadığını ve bırakamama sebepleri arasında neler var. Psikolojik kökenliyse burada psikologlarımız da var, davranış terapi yöntemleriyle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Bakıyoruz eğer bağımlılığı yüksekse ve bunu psikolojik yöntemlerle aşamıyorsa farmakolojik tedaviye başvuruyoruz ve Sağlık Bakanlığının bize verdiği ilaçlarla destek sağlıyoruz ve bırakan danışanlarımız oluyor. İlacımıza başladıktan 1 hafta sonra tekrar görüşmeye çağırıyoruz, bırakma günü belirliyoruz, bırakabilip bırakamadığını sorguluyoruz. Eğer ilaçla bıraktırıyorsak 1 ay sonunda ilaç bittikten sonra düzenli olarak kişiyi görüşmelere çağırıyoruz. Aslında amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" ifadelerine yer verdi. "Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizin kurtarmak anlamına geliyor" ‘Sigarasız Türkiye’ sloganı ile yola çıkıldığını söyleyen Kadriye Kayabaşı, "Dünyadaki en büyük ölüm nedenlerinden biri olan sigara asrımızın en büyük pandemisi, problemi. Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizin kurtarmak anlamına geliyor. Bir kişi sigarayı bıraktığında kendi evlatlarına, torunlarına, ecdadına aslında bir miras bırakıyor. Hem sağlıklı bir nesil hem de sağlıklı bir dünya için sigarayı bırakmamız gerekiyor. Sivas’taki sağlık çalışanları olarak bir hayalimiz var; Sigarasız Sivas, Sigarasız Türkiye diyoruz" şeklinde konuştu.
Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:29 Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak akciğer hastalıklarında hayati önem taşır" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında bilgilendirmelerde bulundu. Toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek ve tütün kullanımının zararlarına dikkat çeken Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı akciğer hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer) ve kanser gelişme ihtimalini yükseltir. Akciğer kanseri basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşır" diye konuştu. Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca akciğer kanserine değil, KOAH gibi kronik ve ilerleyici akciğer hastalıklarına da zemin hazırladığını vurgulayan Yalçın, "Akciğer kanseri ve KOAH, erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen, geç tanı konulduğunda yaşam kalitesini ve süresini ciddi şekilde etkileyen hastalıklardır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ciddiye alınmalı, özellikle sigara kullanan bireyler düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Sigaranın bırakılması hem kanser riskini azaltmakta hem de KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Erken teşhis, her iki hastalıkta da tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür" şeklinde konuştu. "Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede genellikle belirti vermediği için tanı çoğu zaman geç konuluyor" diyen Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma, genetik yatkınlık, hastalığın risk faktörleri arasındadır. Özellikle sigara içenlerde uzun süren öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ve hızlı kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki, erken teşhis tedavi başarısını artırıyor. Hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi uygulanabiliyor. Son yıllarda immünoterapinin umut verici sonuçlar verdiği bilinmektedir" ifadelerini kullandı.