DÜNYA - 24 Eylül 2024 Salı 19:47 | Son Güncelleme : 24 Eylül 2024 Salı 19:48

İsviçre’de intihar kapsülü alarmı: 4 gözaltı

A
A
A
İsviçre’de intihar kapsülü alarmı: 4 gözaltı

İsviçre’de kullanıcısının intihar etmesine olanak sağlayan kapsül görünümlü bir cihazın ilk kez kullanılmasının ardından polis, 4 kişiyi gözaltına aldı.

İsviçre’nin kuzeyinde, Almanya sınırındaki Schaffhausen kantonunda kullanıcısının intihar etmesine olanak sağlayan kapsül görünümlü bir cihaz ilk kez kullanıldı. Polis tarafından yapılan açıklamada, savcıların “intihara teşvik ve yardım etme” suçundan bir dizi şüpheli hakkında soruşturma başlattığı kaydedildi. Polis, “intihar kapsülü” kullanımıyla gerçekleşen yardımlı intihar vakasının dün Schaffhausen kantonundaki Merishausen belediyesinde bir orman kulübesinde gerçekleştiğini duyurdu.

3D yazıcıyla üretilen ve daha önce hiç kullanılmayan “Sarco” isimli intihar kapsülü, içerisinde oturan kişinin bir düğmeye basmasıyla birlikte havaya nitrojen gazı salmaya başlıyor. Bu şekilde havadaki oksijenin ölümcül seviyelere düşmesiyle birlikte kapsülde oturan kullanıcı, bilincini kaybederek birkaç dakika içerisinde boğularak ölüyor.

İntihar kapsülü girişiminin arkasındaki grup olan The Last Resort adlı kuruluşun sözcüsü, kapsülü kullanan kişinin bağışıklık sisteminin ciddi bir şekilde zayıflamasından muzdarip 64 yaşında ABD’li bir kadın olduğunu açıkladı.
“Ölümün bir insan hakkı” olduğunu savunan İsviçre merkezli kuruluşun sözcüsü, polis tarafından tutuklananların The Last Resort Başkan Yardımcısı Florian Willet, bir Hollandalı gazeteci ve iki İsviçreli olduğunu duyurdu. Hollanda’da yayın yapan Volkskrant gazetesi de İsviçre polisinin Sarco cihazı kullanılırken fotoğraf almak isteyen fotoğrafçılarından birinin gözaltına alındığını duyurdu.

The Last Resort kuruluşunun sözcüsü, ABD’li kadın intihar kapsülünü kullandığında yanında bulunan tek kişinin Willet olduğunu söyledi. Sözcü, Amerikalı kadının hayatına son vermeden önce tüm psikiyatrik değerlendirmelerden de geçtiğini belirtti.

The Last Resort adlı kuruluştan yayınlanan açıklamada, ise Willet’in ABD’li kadının ölümünün “huzurlu, hızlı ve onurlu” bir şekilde olduğunu kaydeden ifadelerine yer verildi.
Sarco, 1990’lı yıllardan bu yana uzman desteğiyle intihar konusundaki çalışmalarıyla ünlü Avusturyalı eski hekim Philip Nitschke tarafından geliştirildi. Cihazın 3D yazıcı ile üretilebilmesi, cihazın çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayanlar tarafından kullanılabilmesine ilişkin endişelere neden oluyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun BİLİMFEST ziyaretçilerine kapılarını açıyor Bilim ve teknolojiyi vatandaşlarla buluşturmayı hedefleyen BİLİMFEST, 6 Mayıs itibarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor. 9 Mayıs’a kadar sürecek festival, her gün 09.30 ile 16.30 saatleri arasında Bilim Samsun Kent Park yerleşkesinde bilim meraklılarını bir araya getirecek. Samsun Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda ve TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen BİLİMFEST, "Samsun’un Bereketli Topraklarında Bilimle Yeşeren Gelecek" temasıyla düzenleniyor. 6-7-8-9 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek festival yarın itibarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Festival programı ise oldukça zengin bir içeriğe sahip. Tarım teknolojilerinden doğa bilimlerine, çevre bilincinden mühendislik uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hazırlanan 60 farklı atölye çalışmasında katılımcılar keyifle vakit geçirecek. BİLİMFEST yalnızca atölyelerle sınırlı kalmıyor. Festival süresince düzenlenecek bilim şovları, sahne performansları, çevre temalı tiyatro gösterileri ve uzman isimlerin gerçekleştireceği söyleşiler etkinliğe renk katacak. Veliler ve çocukları için festival boyunca ulaşım ücretsiz Ayrıca festival süresince tüm veliler ve çocukları için otobüs ve tramvaylar ücretsiz hizmet verecek. Büyükşehir Belediyesi keşfetmek, öğrenmek ve bilimin heyecanını birlikte yaşamak için tüm vatandaşları BİLİMFEST’e davet ediyor.
Sivas "Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.