Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
Trendyol Süper Lig’de 32. hafta heyecanı
SAĞLIK
Kütahya’ya 500 odalı hastane müjdesi
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:57:23
AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Kütahya’ya yapılacak yeni hastane projesini kamuoyuyla paylaştı. Milletvekili Bayırcı, uzun süredir üzerinde çalışılan projenin onaylandığını duyurarak Kütahyalılara önemli bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Millekvekilleri adına açıklama yapan Bayırcı, 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve 500 odadan oluşacak hastanenin, kentin doğu yakasında Zafertepe Mahallesi karşısında yer alan Hacıazizler bölgesinde, çevre yolu kenarında inşa edileceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için göreve geldikleri ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirten Bayırcı, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini ifade etti. Sağlık yatırımlarının vatandaşla doğrudan temas eden en önemli hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bayırcı, Kütahya’da sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı. Özellikle 2024 yılı Mart ayında hizmete açılan şehir hastanesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin hem fiziki kapasite hem de hizmet kalitesi açısından ciddi bir seviyeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların daha konforlu ve kapsamlı sağlık hizmeti almaya başladığını ifade eden Bayırcı, buna rağmen yatırımların yeterli görülmediğini ve yeni projelerle kentin sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. "İlçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüyoruz" Yalnızca merkezde değil, ilçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bayırcı, Çavdarhisar’da yapımı süren devlet hastanesinin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve yaklaşık 105 milyon TL’lik bir yatırım olduğunu belirtti. Bayırcı, Domaniç’te hastanenin hizmet vermeye başladığını, Tavşanlı’da ise 75 yataklı ek hizmet binasının inşaatının devam ettiğini kaydederek, çeşitli ilçelerde sağlık merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri projelerinin sürdüğünü de dile getirdi. Sağlık yatırımlarının yalnızca bina ve fiziki kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayırcı, doktor sayısının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi için de yoğun girişimlerde bulunduklarını söyledi. Yapılan son atamalarla birlikte bazı ilçelerde ilk kez belirli branşlarda uzman doktor görevlendirmelerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Bayırcı, bu gelişmenin il genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını belirtti. Kütahya merkezde boşaltılan ve yıkım kararı alınan eski ek hizmet binasının yerine yapılacak projelere de değinen Bayırcı, bölgede vatandaşların poliklinik hizmeti alabileceği yeni bir sağlık kompleksi ile sağlıklı yaşam merkezi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu projelerle birlikte şehir merkezinde sağlık hizmetlerine erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Açıklamasının sonunda projeye katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere teşekkür eden Bayırcı, Kütahya’ya yönelik yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı. Bayırcı, "Kütahya’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:35
Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir"
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:26
Aydın’da 11 ton süt ürünü imha edildi
Aydın’da süt ve süt ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimlerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen yaklaşık 11 ton ürün imha edildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla il genelinde süt ve süt ürünleri sektörüne yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde, çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda hijyen kuralları, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik şartları kontrol edildi. Yurtlar, hastaneler, okul kantinleri ve yemekhanelerde yapılan incelemelerde toplam 92 adet süt ve süt ürünü numunesi alınarak analiz sürecine gönderildi. Ekipler tarafından onaysız üretildiği tespit edilen yaklaşık 11 ton süt ürünü ise imha edildi. Uygun olmayan ürünler muhafaza altına alınırken, ilgili işletmelere 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası uygulandığı bildirildi. Konu ile ilgili Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Gıda güvenilirliğinin sağlanması, halk sağlığının korunması ve tüketici haklarının gözetilmesi amacıyla süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin mevzuata uygun üretim yapmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm süreçlerde hijyen kurallarına uyulması, soğuk zincirin kesintisiz korunması, üretim-depolama-dağıtım aşamalarında izlenebilirliğin sağlanması ve Türk Gıda Kodeksi ile ilgili mevzuata uygun üretim yapılması amacıyla İl Müdürlüğümüz kontrol görevlilerince ilimiz genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirilmiştir. Güvenilir gıda üretimi yalnızca işletmelerin değil, üreticiden tüketiciye tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla toplum sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. ’Güvenilir Gıda, Sağlıklı Toplum’ ilkesiyle 81 il müdürlüğümüz kontrol görevlilerince eş zamanlı olarak başlatılan denetim ve numune alma çalışmaları kararlılıkla devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 30. oturumunda, mahkeme, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu iş insanı Adem Soytekin’in de arasında bulunduğu 15 sanığın tahliyesine karar verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
02 Eylül 2025 Salı - 15:26
Doç. Dr. Yüce: "Tip 1 ve Tip 2 diyabet artık çocukları da tehdit ediyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak aileleri bilinçli olmaya çağırdı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, Türkiye genelinde çocukluk çağı diyabet vakalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlendiğine dikkat çekti. Tip 1 diyabet çocuklarda en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer aldığını ve artan obezite oranı ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle Tip 2 diyabetin de çocukluk çağında görülme sıklığı hızla arttığını ifade etti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak, "Özellikle son yıllarda sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivitenin azalması nedeniyle Tip 2 diyabet artık çocuklarda da sık görülmeye başladı. Tip 1 diyabet ise genetik ve bağışıklık sistemi temelli bir hastalık olup, 1 yaş altındaki bebeklerde bile görülebilir" dedi. Tip 1 diyabet hastalığının belirtilerini söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Genellikle çocukluk çağında teşhis edilir ve ömür boyu insülin tedavisi gerektirir. Belirtileri ise sık idrara çıkma, aşırı susama, açlık hissi, hızlı kilo kaybı, halsizlik, gece altını ıslatma, ağız kuruluğudur. Çocuklarda gece altını ıslatma, sık idrara çıkma ve çok su içme gibi belirtiler varsa, diyabet açısından mutlaka değerlendirme yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Tip 2 diyabet’in yetişkin hastalığı olmaktan çıktığını söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 2 diyabet, vücudun insülini etkili şekilde kullanamaması sonucu gelişir. Bir dönem sadece yetişkinlerde görüldüğü düşünülse de, günümüzde çocuklarda da hızla artış göstermektedir. Risk Faktörleri ise, fazla kilo (obezite), fiziksel hareketsizlik, ailede diyabet öyküsü, sağlıksız ve düzensiz beslenme" ifadelerine yer verdi. Ailelerin bu konuda atması gereken adımları sıralayan Doç. Dr. Özge Yüce, "Çocuklarımız artık daha az hareket ediyor ve daha fazla ekran başında vakit geçiriyor. Beslenme alışkanlıkları da doğal ve dengeli olmaktan uzaklaştı. Bu durum, çocukluk çağında Tip 2 diyabetin görülme sıklığını artırıyor. Çocukluk çağı diyabeti erken tanı ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın, şekerli, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Fiziksel aktiviteyi teşvik edin. Çocuklar her gün en az 1 saat aktif kalmalı. Ekran süresini sınırlayın TV, tablet ve telefon kullanımı kontrollü olmalı. Rutin sağlık kontrollerini ihmal etmeyin. Özellikle risk grubundaki çocuklar düzenli izlenmeli. Erken yaşta sağlık bilinci geliştirin. Sağlıklı yaşam eğitimi, diyabetin önlenmesinde kritik rol oynar" şeklinde konuştu. Doç. Dr. Özge Yüce, erken tanı konulan çocuklarda diyabetin kontrol altına alınmasının çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, "Diyabet tanısı ne kadar erken konulursa, çocuğun sağlığı o kadar iyi korunur. Ailelerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması, çocuklarımızın sağlıklı geleceği için en büyük güvencemiz" diye konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 15:08
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tekin Medıcal Poınt Gaziantep Hastanesi’nde
Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Ortopedi ve Travmatoloji UzmanıDoç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin’i dahil etti. Doç. Dr.Sezgin Bahadır Tekin Ortopedi ve Travmatoloji Doktoru Medical Point Gaziantep hastanesinde hasta kabulüne başladı. Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, Skolyoz ve omurga deformiteleri, Travma cerrahisi, Diz ve kalça protez cerrahisi ile revizyonları, Ayak hastalıkları, Omurga ve ekstremite tümörleri, Serebralpalsi cerrahileri yer alıyor. Ayrıca, ameliyatsız eklem koruyucu tedaviler kapsamında enjeksiyon uygulamaları, PRP, kök hücre tedavileri gibi modern yöntemler de uzmanlık alanları arasında yer alıyor.
02 Eylül 2025 Salı - 14:04
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: "2011’de Akdeniz Üniversitesi’nde rahim nakli yapılmasaydı, bugün dünyada uygulanamazdı"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2011’de dünyada ilk kez yapılan rahim naklinin önemine dikkat çekerek, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı" dedi. Özkan, ayrıca Ekim ayında Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Organ ve kompozit doku nakillerinde dünya çapında öncü olduklarını belirten Özkan, akciğer nakli ruhsatının alınmasının büyük sevinç oluşturduğunu söyledi. Üniversitenin kol, yüz ve rahim nakli gibi pek çok ilke imza attığını vurgulayan Özkan, en yakın zamanda kalp ve akciğerin birlikte nakledilmesinin planlandığını kaydetti. "Rahim nakli yapılmasaydı bugün dünyada uygulanamazdı" Rektör Özkan, 2011’de gerçekleştirilen ilk rahim naklinin tıp dünyasında bir dönüm noktası olduğunu hatırlatarak, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı. Çünkü hayvan deneyleri halen bitmedi. Bizim insanda bile çok ciddi bir tecrübemiz vardı. İlk nakil çok başarılıydı, hiç rejeksiyon olmadı. Dokuz yıl sonra çocuk doğdu, ikinci nakilde ise çok daha hızlı sonuç alındı" dedi. Dünya Rahim Nakli Kongresi Antalya’da yapılacak Rahim nakli alanında elde edilen başarının ardından önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacaklarını açıklayan Özkan, Ekim ayında Antalya’da Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin düzenleneceğini dile getirdi. Özkan, "Dünyanın dört bir tarafından rahim nakli yapan ekipler buraya gelecek. Bilgi paylaşımı olacak, çok güzel bir toplantı olacağını umuyorum" diye konuştu. Enerji giderlerini azaltacak dev yatırım Rektör Özkan, üniversitenin enerji giderlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali projesine de değindi. Bin 100 dönüm arazide kurulacak 50 megawattlık santralin 2.6 milyar TL’lik yatırımla gerçekleştirileceğini anlatan Özkan, "Sadece hastanenin aylık elektrik gideri 30 milyon TL. Bu yatırım yirmi yıl boyunca çok büyük katkı sağlayacak. Üstelik tarım arazisine zarar vermeden, dağlık alanda kuruluyor" ifadelerini kullandı. "Şu an MHRS’ye girmemiz mümkün değil" Nisan ayında hastane binalarından birinin yandığını hatırlatan Özkan, hizmetlerin dar alanda sürdüğünü söyledi. Bu nedenle Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ne (MHRS) dahil olamayacaklarını ifade eden Özkan, "Bir buçuk yıl içinde 900 yataklı yeni bölümümüz hizmete girerse o zaman MHRS’yi değerlendirebiliriz" dedi. Yapay organ ve kanser aşısı hedefi Bilimsel projeler hakkında da bilgi veren Özkan, yapay organ ve kanser aşısı çalışmalarına yoğunlaştıklarını belirtti. Özkan, "Şu an da projeler devam ediyor, somut sonuç aldığımızda açıklayacağız. 2026’da güzel haberlerle karşınıza gelmeyi umuyorum" şeklinde konuştu. Tarım Teknokenti için hazırlık Aksu’daki bin dönümlük arazide Tarım Teknokenti kurulacağını açıklayan Özkan, bunun Türkiye’de bir ilk olacağını söyledi. Su ve gıda krizinin gelecekte insanlığı bekleyen en önemli sorunlar olduğuna dikkat çeken Özkan, "Susuz, havasız, topraksız tarım için Ar-Ge yapılacak. Dünya çapında projeler ortaya çıkacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Sahte diploma söz konusu değil" Sahte diploma iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunan Özkan, geçen yıl e-imzalarının kopyalandığını fark ettiklerini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktardı. Özkan, "Herhangi bir sahte diploma veya evrak söz konusu değil. Dijital güvenlik için ciddi yatırım yapıyoruz. 80 bin kişilik bir üniversitenin verilerini korumak kolay değil" dedi. Covid-19 sürecinde Akdeniz Üniversitesi hastanesinde tedavi gören ve şu an cezaevinde bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Özkan, "Antalya Şehir Hastanesi’ne ya da Eğitim Araştırma’ya gittiğini biliyorum. Sonuçta orası da üçüncü basamak hastane. Bize herhangi bir sevk olmadı" ifadelerine yer verdi.
02 Eylül 2025 Salı - 13:57
Kanser hastalarına özel sağlıklı beslenme tavsiyeleri
Kanser hastalarının beslenmesiyle ilgili öneriler sunan Diyetisyen Burcu Özger, "Tedavi sırasında şekerli gıdalardan, sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalardan ve paketli gıdalardan uzak durmanız gerekir." dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Burcu Özger, kanser hastaları için beslenme önerilerinde bulundu. Kanser tedavisindeki beslenme amacınızın vücut kas kütlesi ve vücut ağırlığını korumak olduğunu belirten Diyetisyen Özger, "Bununla birlikte bağışıklık sisteminizi desteklemek bu süreçte çok önemli. Tedaviye bağlı yan etkilere bakacak olursak; bulantı, iştahsızlık, ishal, kabızlık veya ağızda yanma hissi gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. Amacımız bunları hafifletmek. Bir diğer amaç da yara iyileşmesi ve iyileşme sürecinizi hızlandırmak" dedi. "İştahsızlıkla mücadelede sık ve küçük öğün önemli" Özger, "İştahsızlıkla karşılaştığınızda, yemeği sık sık ve küçük öğünlerle tüketirseniz bu süreci çok daha kolay yönetebilirsiniz. Öğün saatlerinizi düzenli bir şekilde ilerletirseniz, iştahsızlık durumunu ortadan kaldırabilir veya en aza indirebilirsiniz. Bir diğer durum bulantı ve kusma. Özellikle ilaçlarla birlikte kokulara karşı hassasiyetiniz artabilir ve yemeklerin kokusu size daha ağır gelebilir. Bu süreçte, ne kadar yağsız veya hafif besinler tüketirseniz o kadar iyi olur. Aç karnına olmamak kaydıyla gün içinde zencefilli çay, nane limon çayı tüketebilirsiniz. Bu çayların tüketimini günde 1 bardak olacak şekilde planlamak fayda sağlayacaktır." diye konuştu. Kanser tedavisi gören hastalarda ağız yaralarıyla sık karşılaşıldığını belirten Diyetisyen Özger, bu yaraları gidermek için yumuşak ve ılık, daha az baharatlı besinler tavsiye etti. Püre, yoğurt, çorba ve sıvı gıdalarla bu sürecin daha sağlıklı ilerleyeceğini; asidik ve gazlı içeceklerden uzak durarak ağız yaralarına karşı önlem alınabileceğini ifade etti. "İshal ve kabızlığa karşı probiyotik tüketin" İştahsızlıktan dolayı kabızlık çok sık meydana geldiğine değinen Diyetisyen Özger, "Lifli gıda tüketiminizin az olması nedeniyle kabızlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle lifli, posalı gıdalar tükettiğinizde bağırsaklarınız daha hareketli çalışır ve normale döner. Sıklıkla yaşanan bir başka durum ise ishaldir. İlaçlarla birlikte bu süreçte ishal artabilir. Bu süreçte probiyotik kullanımı önemlidir. Lifli ve posalı gıdaların tüketimini azaltıp; pirinç lapası, patates gibi yağsız gıdalarla beslenilebilir ancak mutlaka bol su içilmesi gerekir" diye konuştu. Kanser hastalarının kullandıkları ilaçlarla beraber ağızda metalik bir tat şikayeti yaşadığını anlatan Diyetisyen Özger, "Bu durum dönemsel ya da uzun vadeli olabilir. Bu süreçte bambu çatal bıçak takımı kullanarak metalik tadın gelmesini azaltabilirsiniz. Yemeklerinizi baharatlı tüketmeniz, bu süreçte sizin için faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı. "İşlenmiş ve şekerli gıdalardan uzak durun" Kanser tedavisi sırasında şekerli gıdalardan, sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalardan ve paketli gıdalardan uzak durmanız gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Özger, alkol ve sigara da kullanmaması gerektiğini dile getirerek, "Mangalda veya ocakta pişirilen gıdalara dikkat edin, yanmış gıdaları yemeyin. Haşlanmış gıdalar tüketmeniz çok önemli. Takviye gıdaları hekim önerisiyle uygun dozda almalısınız. Bu şekilde beslendiğinizde bağışıklık sisteminizi desteklemiş olursunuz. Tedaviye bağlı yan etkiler ile iştahsızlık, kabızlık, ishal, tat değişikliği gibi durumların etkilerini olabildiğince azaltmış olursunuz. Kilo ve kas kaybını önlersiniz. Vitamin ve mineral açısından zengin beslenmeniz, öğünlerinizi saatinde tüketmeniz ve mümkün olduğunca renkli beslenmeniz, vücudunuza çok fayda sağlar ve bu süreci çok daha rahat atlatırsınız" şeklinde konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 13:53
Sonbaharda artan polenler sağlığı tehdit ediyor
Sonbahar aylarında havadaki polen yoğunluğuna bağlı olarak alerjik hastalıkların arttığını belirten İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Gülhan Demiroğlu, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Dr. Demiroğlu, polenlerin solunum yoluyla vücuda girmesiyle bağışıklık sisteminin histamin ürettiğini, bunun da burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırık, öksürük, gözlerde sulanma ve kaşıntı gibi şikâyetlere yol açtığını ifade etti. Dr. Demiroğlu, "Belirtiler yalnızca burun ve gözlerle sınırlı kalmaz; yorgunluk, halsizlik, sinirlilik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı da görülebilir. İleri vakalarda ise astım ve bronşit gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına dönüşebilir." dedi. Hangi bitkiler daha alerjen? Dr. Demiroğlu, bazı ağaç ve otların polen yoğunluğunu artırdığına dikkat çekerek şu bilgileri verdi: "Daha alerjik olanlar: akçaağaç, sedir, kavak, meşe, çam, bazı çimler ve Timothy otu. Daha az alerjik olanlar: elma, kaktüs, kiraz, yıldız çiçeği, papatya, sardunya, amber çiçeği, süsen, aslanağzı ve lale. Vatandaşlarımız evlerinin etrafında alerjik olduğu bilinen ağaçları dikmekten kaçınmalı, mevcutsa bu bitkilerle temaslarını sınırlandırmalıdır." Günlük hayatta alınacak önlemler Dr. Demiroğlu, polenlerden korunmak için şu önerilerde bulundu: - Polen yoğunluğunun arttığı sabah 05.00 - 10.00 ve akşam saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının. - Maske ve güneş gözlüğü kullanın. - Eve dönüşte mutlaka duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin. - Tüylü halı, battaniye ve evcil hayvan gibi polen tutabilecek unsurlardan uzak durun. - Kapı ve pencereleri kapalı tutun, HEPA filtreli klima veya hava temizleyici kullanın. - Giysilerinizi açık havada kurutmayın. - Araç içinde camları kapalı tutun, polen filtresi olan araçları tercih edin. - Mümkünse tatilleri polen yoğunluğunun az olduğu deniz kenarı bölgelerde planlayın. "Alerjiyi hafife almayın" Polen alerjisinin basit bir rahatsızlık gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Demiroğlu, "Alerjik hastalıklar, yaşam kalitesini düşüren ve önlem alınmazsa astım gibi ciddi sağlık sorunlarına dönüşebilen bir tablodur. Şikâyetler devam ederse mutlaka hekime başvurulmalıdır." dedi.
02 Eylül 2025 Salı - 13:31
Sağlık ve kahve diplomasisiyle Türkiye-Burundi yakınlaşması
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Türkiye ile Burundi arasında sağlık ve kültürel diplomasi alanlarında iş birliğini güçlendirmeye yönelik temaslarda bulundu. Ankara’da Burundi Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne yapılan ziyarette sağlık turizmi, kahve diplomasisi, eğitim ve yatırım alanlarında somut adımlar atılması hedeflenirken, iki ülke arasında yeni iş birliği imkanları değerlendirildi. Görüşmede, Burundi’den Türkiye’ye tedavi amaçlı hasta transferinin artırılması, doğrudan uçuşların başlatılması, Burundi’nin yüksek kaliteli kahvesinin Türkiye’de tanıtılması, sağlık ve tarım başta olmak üzere çeşitli alanlarda akademik ve ticari iş birliklerinin geliştirilmesi gibi konular gündeme geldi. İstanbul-Bujumbura hattının açılmasının stratejik önemine dikkat çekilen görüşmede, bu hattın hem sağlık turizmi hem de ikili ticari ilişkiler açısından büyük katkı sağlayacağı belirtildi. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, "Burundi kahvesi, kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden biridir. Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarıları ile birleştiğinde, iki ülke arasındaki ilişkiler daha da güçlenecektir. Bir fincan Burundi kahvesi, bir adım sağlık turizmi anlamına gelecek" ifadelerini kullandı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Burundi’nin Ankara Büyükelçisi Didace Ntureka ise, sağlık ve wellness alanında somut iş birliği fırsatlarının keşfi için diyalogların devam edeceğini belirtti. SATKOF’un girişimlerinin iki ülke arasında ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlayacak stratejik ortaklıkların önünü açması hedefleniyor.
02 Eylül 2025 Salı - 13:06
Vatandaşlara sağlık okuryazarlığı kazandırılacak
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, her yıl gelenek haline getirdiği ‘Sağlık Sokağı’nı bu yıl şehrin uğrak noktası olan Ulucami Meydanı’nda kuruyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini anlatmak ve vatandaşların sağlık okuryazarlığı düzeylerini arttırmak amacıyla her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında kutlanan ‘Halk Sağlığı Haftası’ başlıyor. Hafta boyunca şehrin farklı noktalarında çeşitli etkinlikler düzenleyen Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, geçtiğimiz yıllarda kurduğu ‘Sağlık Sokağı’nı bu yıl vatandaşların yoğun olarak ziyaret ettiği Ulucami Meydanı Orhan Parkı’nda kuracak. Orhan Parkı’nda yedi gün boyunca yer alacak sokakta, kanserden diyabete, obeziteden anne çocuk sağlığına kadar birçok konuda vatandaşlara sağlık okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. Ayrıca, vatandaşların koruyucu sağlık anlamında ücretsiz hizmetler veren Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne yönlendirilerek, bu merkezlerden diyabet, kanser taraması, çocuk sağlığı, psikososyal destek gibi bir çok alanda faydalanması amaçlanıyor. Toplumda sağlığı koruma bilinci anlamında farkındalık oluşturmaya yönelik çeşitli etkinliklerin düzenleneceği ‘Halk Sağlığı Haftası’nın bu yılki ana teması ‘Koruyan, Geliştiren Sağlık’ olarak belirlendi. 7 gün 7 ayrı temanın işleneceği ‘Sağlık Sokağı’na tüm vatandaşların katılımı bekleniyor.
02 Eylül 2025 Salı - 12:56
Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmet vermeye başladı
Diyarbakır’da, Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmete girdi. Çermik Devlet Hastanesi, sağlık hizmetlerinde yeni bir döneme imza attı. Hastane bünyesinde kurulan modern endoskopi ve kolonoskopi ünitesi, ilk hastasını kabul ederek hizmete başladı. Hastanede ilk endoskopi işlemi 23 yaşındaki mide şikayetleri olan bir erkek hastaya gerçekleştirildi. Hastaya yapılan endoskopi ile gastrit ve reflü tanısı konularak tedavisine başlandı. Çermik Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Umut Karagöz hastanede hizmet vermeye başlayan ünitenin bölge halkı için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti. Daha önce bu işlemler için ilçe dışına gitmek zorunda kalan hastaların artık kendi ilçelerinde modern tıbbi donanımla hizmet alabileceğini aktaran Karagöz, "Çermik Devlet Hastanesinin bünyesinde hizmet verecek olan birim, hem tanı hem de tedavi süreçlerine önemli bir katkı sağlayacak. Yeni ünitenin bölge halkına hayırlı olması temenni ediyorum" dedi. Ünitenin özellikle kanserin erken teşhisinde büyük önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Azat Közgün, vatandaşların artık bu hizmeti kendi ilçelerinde alabileceklerini söyledi. Dr. Közgün, "Endoskopi ve kolonoskopi işlemi birçok gastrointestinal patolojinin teşhisinde ve tedavisinde yer alan önemli bir görüntüleme yöntemidir. Erken tanının hayati önem arz ettiği kolon ve rektum kanserinin erken teşhisinde de kullanılmaktadır. Hastanemizde hizmet vermeye başlayan endoskopi ve kolonoskopi ünitesiyle vatandaşlarımız yaşadıkları ilçede bu hizmete ulaşabilecektir. Böylesine modern bir Üniteyi Hastanemize kazandırdıkları için İl Sağlık Müdürlüğümüze ve hastane başhekimimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 12:51
Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Usta, Eskişehir Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti
Eskişehir Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, ilgililerden detaylı bilgi alıp incelemelerde bulundu. Hastane personeli Müdür Dr. Usta’yı çiçek vererek karşıladı. İlgili kurum yöneticilerinin eşlik ettiği programda hastane içerisinde dolaşarak incelemelerde bulunan Dr. Hakan Usta, hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin, yeni projelerin ve vatandaşlara yönelik planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerin yapıldığı programın önemli bir buluşma niteliği taşıdığı vurgulandı. "Amacımız, sağlık anlamında standartları yüksek hizmetleri planlayabilmek" Hastanede bazı açıklamada bulunan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, "Şirin ilimizde çok güzel bir hizmet veren Eskişehir Şehir Hastanemizin ziyaretinde bulunuyoruz. Aynı zamanda burada bölgedeki Eskişehir ile birlikte 7 ilimizi toplayarak yapacağımız bölgesel toplantılarımızın da 3’üncüsünü gerçekleştirmiş olacağız. Amacımız, sağlık anlamında halkımızın ihtiyaçlarını hem yerinde tespit etmek hem yapılması gereken konuları arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek en güzel sonuçları ve yarın için daha kaliteli, standartları yüksek hizmetleri planlayabilmek. Bu amaç doğrultusunda; hem saha da olsun hem Ankara’da bakanlığımızda olsun, sayın bakanımızın önderliğinde hizmetlerimizi mesai mevhumu gözetmeksizin yürütmeye gayret ediyoruz. Burada gördüğümüz şekliyle de vatandaşımızın memnuniyeti, bizi de oldukça mutlu ediyor" dedi. "MHRS üzerinden fakülte hastanelerindeki uzmanlarla buluşma imkanı olacak" Gazetecilerin, "Üniversite hastanelerinde randevu sistemiyle ilgili 2 ilde pilot uygulamanız var. Bu konudaki başarı şu anda nedir, genişleyecek mi?" sorusuna da yanıt eren Müdür Usta, "Uygulamayı henüz Yozgat Bozok Üniversitesi ve Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde yaptık. Sayın bakanımızın talimatları doğrultusunda kurgularını oluşturduk. Dün itibariyle ilk verileri oluştu. Onun tam sonuçlarını henüz ortaya koyabilme şansımız yok. Vatandaşımız aile hekimi üzerinden o sistemden istifade ederek fakülte hastanelerimizdeki uzmanlarımızla MHRS üzerinden buluşma imkanı bulacak. Dün gördüğümüz itibariyle de buluşmaya başlamışlar. İnşallah o verileri zamanı gelince sizlerle paylaşacağız" şeklinde konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 12:16
Psikolog Turan: "Okula uyum süreci hem ebeveynler hem de çocuklar için önemli"
SANKO Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, okula uyum sürecinin hem ebeveynler hem de çocuklar için çok önemli olduğunu söyledi. Uzm. Psikolog Gizem Başkılıç Turan, kreş, anaokulu veya ilkokula başlayacak çocukların uyum sürecinin büyük önem taşıdığını belirterek, bu dönemde çocukların kaygılarını azaltmak ve okula geçişi kolaylaştırmak için ailelere yol gösterecek öneriler paylaştı. "Okul seçimi binanın fiziksel imkanlarından ibaret değildir" Çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayan bir ortamın sağlanmasının, uyum sürecinde belirleyici rol oynadığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Okul öncesi dönemde akademik bilgi değil, oyun ve hareketin ön planda olduğu okullar tercih edilmelidir" dedi. Çocuğun dilinin oyun olduğunu, oyun ile öğrenerek geliştiğini ve kendi ritmini oluşturduğunu ifade eden Uzm. Psikolog Turan, "Çocuğun enerjisini atabileceği bahçe, park ve oyun alanları bulunmayan kurumlar riskli olabilir. Dinamik ve geliştirici ortamlar, çocuğun doğal gelişim süreci için gereklidir. Şeffaf olmayan, ebeveynleri süreçten uzak tutan yaklaşımlar güveni zedeleyebilir. Bu durum hem ebeveynler hem de çocuklar için uyumu güçleştirebilir. Küçük yaşta ekran, akıllı tahta ve dijital materyallerin yoğun kullanıldığı okullar yerine sosyal etkileşimi ve keşfi destekleyen ortamlar seçilmelidir. Dijital denge çağımızın en temel sorunlarından biridir. Bu sınırı koruyabilen ve öğretmenlerle güven ilişkisi kurulan okullar tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı. "Çocuk okula hazır olmalı" "Her çocuk gelişimini kendi hızında tamamlasa da okula başlamadan önce bazı becerilerin edinilmiş olması uyum sürecini kolaylaştırır" diyen Uzm. Psikolog Turan, bu becerileri, "Dil Becerileri: çocuk, ihtiyaçlarını ve duygularını sözel olarak ifade edebilmeli, kısa yönergeleri takip edebilmelidir. Bu, sınıf içi iletişimi ve öğretmenle iş birliğini kolaylaştırır. Bilişsel Beceriler: Dikkatini kısa süreliğine bir etkinlik üzerinde toplayabilmek, renkleri ve şekilleri ayırt edebilmek, basit yönergeleri yerine gelebilmek okuldaki akademik süreçlere hazırlık sağlar. İnce ve Kalın Motor Beceriler: Kalın motor beceriler koşma, zıplama ve dengede durma gibi hareketleri, ince motor beceriler ise kalem tutma, makas kullanma ve küçük parçaları birleştirme gibi el-göz koordinasyonu gerektiren işleri kapsar. Bu beceriler hem sınıf etkinliklerine katılım hem de öz güven gelişimi için önemlidir. Öz Bakım Becerileri: Tuvalet ihtiyacını bağımsız karşılayabilmek, ellerini yıkamak, basit giyinme ve soyunma becerilerini yerine gelebilmek çocuğun okul ortamında kendine yetebilmesini sağlar. Sosyal Beceriler: Yaşıtlarıyla iletişim kurmak, sırayla oynamak, paylaşmak ve iş birliği yapmak okulun sosyal ortamına uyumu kolaylaştırır. Bu becerilerin günlük yaşamda küçük sorumluluklarla ve oyunlarla desteklenmesi, çocuğun özgüvenini artırır ve okula adaptasyonu hızlandırır" ifadelerine yer verdi. Ayrılık kaygısı uyum sürecini olumsuz etkileyebilir "Çocuk, dünyaya gelene dek anne ile tek bedende bir bütündür. Bebekliğin ilk birkaç yılında anneye yakın olma ihtiyacı devam eder" şeklinde konuşan Uzm. Psikolog Turan, şu bilgileri paylaştı: "Bu süreçte öne çıkan dört ayrılık basamağı; anne karnından ayrılma, memeden ayrılma, yatakların ayrılması ve okula başlama. Bu basamaklarda yaşanan zorluklar sonraki uyum sürecini etkileyebilir. Okulun ilk günlerinde çocukların ebeveynlerinden ayrılmakta zorlanması sık rastlanan bir durumdur. Ayrılık kaygısı, çocuğun bağ kurma becerisinin bir göstergesidir ve zamanla azalır." Uzm. Psikolog Turan, bu süreçte ailelere önerilerde bulunarak, "Kısa, net ve güven verici vedalaşmalar yapın. Çocuğunuza verdiğiniz sözleri mutlaka yerine gelsin. Duygularını görmezden gelmeyin, anlayışla karşılayın. Öğretmenle iş birliği yaparak kademeli uyum süreci oluşturun. Ebeveynlerin kendi duygularını da gözden geçirmeleri önemlidir. Çocuğun kaygısını büyüten çoğu zaman ebeveynin kendi ayrılık kaygısıdır. Çocuğunuza güven vermek için önce kendi duygularınızı düzenlemeniz gerekir" dedi. "Okul, günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmeli" Okulun, çocuğun hayatında ayrı ve yabancı bir yer olmadığını, günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesinin uyum sürecini kolaylaştırdığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, bunun için ebeveynlerin atabileceği adımları şöyle sıralayarak, "Düzenli Uyku ve Beslenme: Çocuğun uyku saatlerini okul programına göre düzenlemek, sabahları telaşsız hazırlanmayı sağlar. Dengeli kahvaltı, günün verimli başlaması için önemlidir. Hazırlık Rutinleri: Okula gitmeden önce birlikte çanta hazırlamak, kıyafet seçmek ya da minik bir sabah ritüeli (Örneğin sevdiği şarkıyı açmak) çocuğun sürece katılımını artırır ve güven hissi verir. Sabah Vedaları: Vedalaşmaları kısa, net ve sevgi dolu tutmak çocuğun ayrılığı daha kolay kabullenmesine yardımcı olur. Uzayan vedalaşmalar kaygıyı artırabilir. Okul Dönüşleri: Çocuğun gününü paylaşmasına fırsat vermek, onu dikkatle dinlemek, yaşadığı olumlu ya da zorlayıcı deneyimlerin kabul gördüğünü hissettirir. Oyunla Köprü Kurmak: Evde oynanan oyunlarda okul senaryoları kurmak, çocuğun öğrendiklerini pekiştirmesine ve duygularını ifade etmesine destek olur. Tutarlılık: Okula devamlılığı mümkün olduğunca korumak, sık sık devamsızlık yapmamak, çocuğun okulu güvenilir ve stabil bir yaşam parçası olarak görmesini sağlar. Okulun günlük rutine entegre edilmesi yalnızca çocuğun değil, ailenin de hayatını kolaylaştırır. Düzenli uyku, yemek ve oyun saatleri çocuğa öngörülebilirlik kazandırır. Öngörülebilirlik ise küçük çocuklar için güven duygusunun temelini oluşturur" şeklinde konuştu. Çocuğa destek olmak için sabırlı, tutarlı ve sevgi dolu bir yaklaşımın en büyük anahtar olduğunun altını çizen Uzm. Psikolog Turan, "Her çocuğun uyum süreci farklıdır, gerektiğinde uzmandan destek alınmalıdır" diye konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 12:16
Osmaniye’de ilk defa pelvis ve asetabulum ameliyatı başarıyla yapıldı
Osmaniye Devlet Hastanesi’nde ilk kez pelvis ve asetabulum kırığı ameliyatı başarıyla yapıldı. Osmaniye’de geçirdiği iş kazası sonrası hastaneye başvuran 46 yaşındaki Barış Yıldırım’ın acil serviste yapılan tetkiklerinde pelvis ve asetabulum kırığı tespit edildi. Yapılan tetkikler sonrası hasta Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kamil İnce ve ekibinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Hastanede ilk kez yapılan ve başarılı geçen operasyonla hastanın başla illere gitmek zorunda kalmadığını anlatan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kamil İnce, "Osmaniye’de ilk defa gerçekleştirdiğimiz pelvis ve asetabulum kırığı ameliyatını da ekledik. Pelvis (leğen kemiği) ve asetabulum (kalça oyuğu) kırıkları, trafik kazaları, iş kazaları ve yüksekten düşmeler gibi yüksek enerjili travmalar sonucu oluşur. Bu kırıkların cerrahisi, damar ve sinirlere yakınlığı nedeniyle oldukça zor ve dikkat gerektirir. Önceden büyük kesilerle yapılan bu operasyonlar, artık güncel yöntemlerle yaklaşık 7-8 santimetrelik küçük kesilerden, damar ve sinirleri koruyarak gerçekleştirilebiliyor. Hastamızda hem pelvis hem de asetabulum da kompleks kırıklar mevcuttu. Multidisipliner bir değerlendirme sonrası operasyonu iki aşamada planladık ve başarıyla tamamladık. Artık bu tür vakalar başka merkezlere sevk edilmeden ilimizde tedavi edilebilecek. Ameliyat sürecinde emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu. Başarılı geçen operasyon sonrası sağlığına kavuşan Barış Yıldırım, "Çok zor bir ameliyat geçirdim. Doktor Kamil Hoca’mız bana çok büyük bir destek vererek, ekibiyle beraber çok güven verdi herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
02 Eylül 2025 Salı - 11:47
Siirt’te göçer vatandaşlara yaylada sağlık hizmeti
Siirt İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, göçer vatandaşlara sağlık hizmeti ulaştırmak amacıyla Pervari ilçesinin yüksek kesimlerindeki Çemikari Yaylası’na çıkarak sağlık taramaları gerçekleştirdi. Her yıl farklı illerden gelerek Siirt’in yüksek yaylalarında hayvancılıkla uğraşan göçerler için sağlık hizmeti sunan İl Sağlık Müdürlüğü, Pervari Toplum Sağlığı Merkezi hekim ve hemşirelerinden oluşan ekiple vatandaşların muayenelerini yaptı. Taramalar kapsamında kronik hastalık takibi, bağışıklama çalışmaları ve aşı uygulamaları gerçekleştirildi. Ayrıca anne-çocuk sağlığı, hijyen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları konularında bilgilendirmeler yapıldı. Aile hekimliği uzmanı Dr. Aslıhan Bayraktar, yapılan çalışmalara ilişkin, "Mobil gezici sağlık hizmetimizle Çemikari Yaylası’na gelerek vatandaşlarımızın parmak ucu kan şekeri ölçümlerini, tansiyon kontrollerini ve kronik hastalık taramalarını yapıyoruz. Eksik aşılı çocuklarımızın aşılarını tamamlıyoruz. Amacımız aile hekimliğine ulaşamayan tüm vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine kolayca erişimini sağlamaktır" dedi. Yaylada sağlık hizmeti alan vatandaşlardan Salih Beytekin ise ekiplere teşekkür ederek, ’’Pervari’den gelen sağlık ekipleri burada bizi kontrol ettiler. Tansiyonumun biraz yüksek olduğunu söylediler, dikkat etmem gerektiğini belirttiler. Bizlerle ilgilenip buraya geldikleri için çok memnun olduk, teşekkür ederiz’’ diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder