SAĞLIK - 02 Eylül 2025 Salı 15:26

Doç. Dr. Yüce: "Tip 1 ve Tip 2 diyabet artık çocukları da tehdit ediyor"

A
A
A
Doç. Dr. Yüce: "Tip 1 ve Tip 2 diyabet artık çocukları da tehdit ediyor"

Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak aileleri bilinçli olmaya çağırdı.


Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, Türkiye genelinde çocukluk çağı diyabet vakalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlendiğine dikkat çekti. Tip 1 diyabet çocuklarda en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer aldığını ve artan obezite oranı ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle Tip 2 diyabetin de çocukluk çağında görülme sıklığı hızla arttığını ifade etti.


Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak, "Özellikle son yıllarda sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivitenin azalması nedeniyle Tip 2 diyabet artık çocuklarda da sık görülmeye başladı. Tip 1 diyabet ise genetik ve bağışıklık sistemi temelli bir hastalık olup, 1 yaş altındaki bebeklerde bile görülebilir" dedi.


Tip 1 diyabet hastalığının belirtilerini söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Genellikle çocukluk çağında teşhis edilir ve ömür boyu insülin tedavisi gerektirir. Belirtileri ise sık idrara çıkma, aşırı susama, açlık hissi, hızlı kilo kaybı, halsizlik, gece altını ıslatma, ağız kuruluğudur. Çocuklarda gece altını ıslatma, sık idrara çıkma ve çok su içme gibi belirtiler varsa, diyabet açısından mutlaka değerlendirme yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.


Tip 2 diyabet’in yetişkin hastalığı olmaktan çıktığını söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 2 diyabet, vücudun insülini etkili şekilde kullanamaması sonucu gelişir. Bir dönem sadece yetişkinlerde görüldüğü düşünülse de, günümüzde çocuklarda da hızla artış göstermektedir. Risk Faktörleri ise, fazla kilo (obezite), fiziksel hareketsizlik, ailede diyabet öyküsü, sağlıksız ve düzensiz beslenme" ifadelerine yer verdi.


Ailelerin bu konuda atması gereken adımları sıralayan Doç. Dr. Özge Yüce, "Çocuklarımız artık daha az hareket ediyor ve daha fazla ekran başında vakit geçiriyor. Beslenme alışkanlıkları da doğal ve dengeli olmaktan uzaklaştı. Bu durum, çocukluk çağında Tip 2 diyabetin görülme sıklığını artırıyor. Çocukluk çağı diyabeti erken tanı ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın, şekerli, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Fiziksel aktiviteyi teşvik edin. Çocuklar her gün en az 1 saat aktif kalmalı. Ekran süresini sınırlayın TV, tablet ve telefon kullanımı kontrollü olmalı. Rutin sağlık kontrollerini ihmal etmeyin. Özellikle risk grubundaki çocuklar düzenli izlenmeli. Erken yaşta sağlık bilinci geliştirin. Sağlıklı yaşam eğitimi, diyabetin önlenmesinde kritik rol oynar" şeklinde konuştu.


Doç. Dr. Özge Yüce, erken tanı konulan çocuklarda diyabetin kontrol altına alınmasının çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, "Diyabet tanısı ne kadar erken konulursa, çocuğun sağlığı o kadar iyi korunur. Ailelerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması, çocuklarımızın sağlıklı geleceği için en büyük güvencemiz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.