SAĞLIK - 02 Eylül 2025 Salı 14:04

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: "2011’de Akdeniz Üniversitesi’nde rahim nakli yapılmasaydı, bugün dünyada uygulanamazdı"

A
A
A
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: "2011’de Akdeniz Üniversitesi’nde rahim nakli yapılmasaydı, bugün dünyada uygulanamazdı"

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2011’de dünyada ilk kez yapılan rahim naklinin önemine dikkat çekerek, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı" dedi. Özkan, ayrıca Ekim ayında Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin Antalya’da düzenleneceğini duyurdu.


Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Organ ve kompozit doku nakillerinde dünya çapında öncü olduklarını belirten Özkan, akciğer nakli ruhsatının alınmasının büyük sevinç oluşturduğunu söyledi. Üniversitenin kol, yüz ve rahim nakli gibi pek çok ilke imza attığını vurgulayan Özkan, en yakın zamanda kalp ve akciğerin birlikte nakledilmesinin planlandığını kaydetti.



"Rahim nakli yapılmasaydı bugün dünyada uygulanamazdı"


Rektör Özkan, 2011’de gerçekleştirilen ilk rahim naklinin tıp dünyasında bir dönüm noktası olduğunu hatırlatarak, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı. Çünkü hayvan deneyleri halen bitmedi. Bizim insanda bile çok ciddi bir tecrübemiz vardı. İlk nakil çok başarılıydı, hiç rejeksiyon olmadı. Dokuz yıl sonra çocuk doğdu, ikinci nakilde ise çok daha hızlı sonuç alındı" dedi.



Dünya Rahim Nakli Kongresi Antalya’da yapılacak


Rahim nakli alanında elde edilen başarının ardından önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacaklarını açıklayan Özkan, Ekim ayında Antalya’da Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin düzenleneceğini dile getirdi. Özkan, "Dünyanın dört bir tarafından rahim nakli yapan ekipler buraya gelecek. Bilgi paylaşımı olacak, çok güzel bir toplantı olacağını umuyorum" diye konuştu.



Enerji giderlerini azaltacak dev yatırım


Rektör Özkan, üniversitenin enerji giderlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali projesine de değindi. Bin 100 dönüm arazide kurulacak 50 megawattlık santralin 2.6 milyar TL’lik yatırımla gerçekleştirileceğini anlatan Özkan, "Sadece hastanenin aylık elektrik gideri 30 milyon TL. Bu yatırım yirmi yıl boyunca çok büyük katkı sağlayacak. Üstelik tarım arazisine zarar vermeden, dağlık alanda kuruluyor" ifadelerini kullandı.



"Şu an MHRS’ye girmemiz mümkün değil"


Nisan ayında hastane binalarından birinin yandığını hatırlatan Özkan, hizmetlerin dar alanda sürdüğünü söyledi. Bu nedenle Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ne (MHRS) dahil olamayacaklarını ifade eden Özkan, "Bir buçuk yıl içinde 900 yataklı yeni bölümümüz hizmete girerse o zaman MHRS’yi değerlendirebiliriz" dedi.



Yapay organ ve kanser aşısı hedefi


Bilimsel projeler hakkında da bilgi veren Özkan, yapay organ ve kanser aşısı çalışmalarına yoğunlaştıklarını belirtti. Özkan, "Şu an da projeler devam ediyor, somut sonuç aldığımızda açıklayacağız. 2026’da güzel haberlerle karşınıza gelmeyi umuyorum" şeklinde konuştu.



Tarım Teknokenti için hazırlık


Aksu’daki bin dönümlük arazide Tarım Teknokenti kurulacağını açıklayan Özkan, bunun Türkiye’de bir ilk olacağını söyledi. Su ve gıda krizinin gelecekte insanlığı bekleyen en önemli sorunlar olduğuna dikkat çeken Özkan, "Susuz, havasız, topraksız tarım için Ar-Ge yapılacak. Dünya çapında projeler ortaya çıkacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.



"Sahte diploma söz konusu değil"


Sahte diploma iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunan Özkan, geçen yıl e-imzalarının kopyalandığını fark ettiklerini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktardı. Özkan, "Herhangi bir sahte diploma veya evrak söz konusu değil. Dijital güvenlik için ciddi yatırım yapıyoruz. 80 bin kişilik bir üniversitenin verilerini korumak kolay değil" dedi.


Covid-19 sürecinde Akdeniz Üniversitesi hastanesinde tedavi gören ve şu an cezaevinde bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Özkan, "Antalya Şehir Hastanesi’ne ya da Eğitim Araştırma’ya gittiğini biliyorum. Sonuçta orası da üçüncü basamak hastane. Bize herhangi bir sevk olmadı" ifadelerine yer verdi.



Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: "2011’de Akdeniz Üniversitesi’nde rahim nakli yapılmasaydı, bugün dünyada uygulanamazdı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Tatvan’da Sumud Filosu’na destek eylemi Bitlis’in Tatvan ilçesinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda yaptığı müdahale protesto edildi. Bitlis Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde İbadullah Camii önünde bir araya gelen STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, alıkonulan 21 gemi ve aktivistler için destek eylemi gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Cihat Bakırhan, "Zalimlere buradan sesleniyoruz, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum etmeye çalıştığınız Gazze halkının imanını yenemeyeceksiniz. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Global Sumud Filosu’na el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır. Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Bizler Türkiye’nin meydanlarından ilan ediyoruz; Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Gazze özgür olana dek susmayacağız" mesajıyla sona eren basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi.
Ankara İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.