Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi!
ABD basını: "Trump, İran’ın son teklifini beğenmedi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
Irak’ta yeni Başbakan adayı Ali el-Zeydi oldu
Rubio: 'İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir'
Macron, İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı’nı görüşecek
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
SAĞLIK
Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:11:21
Hakkari’den Ankara’ya uzanan yaşam mücadelesinde bir anne, kalp nakli bekleyen kızını hayatta tutmak için 8 yıldır hastanede umutla bekliyor. Geçitli köyünde tedavi için yıllar önce Ankara’ya giden Ferah Demir, kalp yetmezliği nedeniyle iki çocuğunu kaybettikten sonra hayatta kalan kızı Avşin Demir’i yaşatabilmek için 8 yıldır hastanede mücadele veriyor. Yaklaşık 8 yıldır Ankara’daki bir hastanede kalp destek cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren 20 yaşındaki Avşin Demir’in başından bir an olsun ayrılmayan anne Ferah Demir, "Bu hastalık nedeniyle 27 yaşındaki kızımı ve 21 yaşındaki oğlumu kaybettim. Şimdi Avşin’i kaybetmek istemiyorum" dedi. Kızının yaşamını sürdürebilmesi için kalp destek cihazına bağlı olduğunu ifade eden Demir, "Kızım kalbini adeta elinde taşıyor. Bu cihazla hayatta kalmaya çalışıyor. 8 yıldır hastanedeyiz. Durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor" diye konuştu. Kalp nakli bekleyen genç kızın yaşam mücadelesi sürerken, anne Ferah Demir’in umut dolu bekleyişi de devam ediyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:20
Kalp krizi sonrası nakil böbreği iflas etti: "Sağlığıma kavuşursam kana kana su içeceğim"
Amasya’da böbrek hastası vatandaşın hayatı, 3 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası altüst oldu. Kardeşinden nakledilen böbreği iflas eden ve nakil bekleyen 41 yaşındaki Gültekin Kara, sağlığına kavuşması halinde ilk iş olarak kana kana su içeceğini söyledi. Amasya’nın Taşova ilçesinde yaşayan Gültekin Kara’ya 2017 yılında böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Kardeşinden nakledilen böbrekle hayata bağlanan Kara, 2023 yılında koronavirüse yakalanması sonrası kalp krizi geçirdi. Hayatı altüst olan genç adamın nakil böbreği iflas edince haftada 3 gün diyaliz ünitesine bağlanarak hayatını sürdürmeye başladı. "Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak" Kaynak ustalığı işine devam edemeyip malulen emekli olarak, böbrek nakli bekleyen binlerce kişinin arasına dahil olan Kara, "Zeytin, peynir, tuzlu yemekler yiyemiyorum. Normal bir insan gibi yiyip, içmek istiyorum. Lütfen devlet büyüklerim bana yardımcı olsunlar. Yaşım daha çok genç. Ben de yaşamak istiyorum. Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak. Başka bir şey istemiyorum" dedi. Yaşlı annesi ve oğluyla birlikte yaşayan Kara, yeniden böbrek nakli olarak sağlığına kavuşacağı günleri bekliyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12
Mardin’de nadir görülen hastalıkla doğan bebek sağlığına kavuştu
Mardin’de doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı yaşayan ve nadir görülen "Sağ Konjenital Diyafragma Hernisi (Bochdalek Hernisi)" tanısı konulan bebek, başarılı operasyon ve yaklaşık 2 aylık tedavi sürecinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen operasyonla hayata tutunan bebek, multidisipliner yaklaşım sayesinde sağlığına kavuşurken, tamamen anne sütüyle beslenir hale geldi ve oksijen ihtiyacı olmadan 57 gün sonra taburcu edildi. Çocuk uzmanı Adnan Azizoğlu yaptığı açıklamada, vakanın 37 haftalık ve 2 kilo 750 gram doğan, doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine entübe edilerek yenidoğan ünitesine alınan bir bebek olduğunu söyledi. Hastayı entübe şekilde devraldıklarında çekilen akciğer filminde karın içi organlarının sağ toraks içinde yerleştiğini tespit ettiklerini belirten Azizoğlu, "Bunun üzerine hastamızı acilen çocuk cerrahisi bölümüne danıştık. Aynı zamanda akciğer gelişiminde sorun olması nedeniyle akciğere giden ana damarda ciddi tansiyon yüksekliği mevcuttu" dedi. Hastanın stabilize edilmesinin ardından ameliyata alındığını ifade eden Azizoğlu, "Sağ tarafta olması ve karaciğer, apendiks ile ince ve kalın bağırsakların göğüs boşluğunda yer alması vakayı oldukça riskli hale getiriyordu. Bu operasyon Mardin’de ilk kez gerçekleştirildi" diye konuştu. Tedavi sürecinin multidisipliner şekilde yürütüldüğünü aktaran Azizoğlu, hastanın 57 günlük ve 4 kilogram ağırlığında olduğunu belirterek, "Oksijen ihtiyacı bulunmuyor ve tamamen anne sütüyle besleniyor. Yapılan tetkiklerde beyin dahil herhangi ciddi bir hasar tespit edilmedi. Bu bizim için sevindirici ve gurur verici bir durum" ifadelerini kullandı. Yenidoğan uzmanı Muhammet Hocaoğlu da vakanın en önemli özelliğinin diyafragma hernisinin sağ tarafta görülmesi olduğunu dile getirdi. Bu durumun hastalığı daha da nadir hale getirdiğini belirten Hocaoğlu, "Göğüs boşluğuna yerleşen organ miktarı arttıkça ölüm riski de artmaktadır. Bizim hastamızda ince ve kalın bağırsakların yanı sıra karaciğer de sağ toraks içinde yer alıyordu. Bu nedenle süreçte ciddi problemler yaşadık’’ dedi. Ameliyat öncesi ve sonrasında pulmoner hipertansiyonla mücadele ettiklerini ve uzun süre nitrik oksit tedavisi uyguladıklarını anlatan Hocaoğlu, bağırsak iskemisi ile de karşılaştıklarını kaydetti. Beslenme sürecinin kademeli ilerlediğini ifade eden Hocaoğlu, "Yaklaşık 50 gün boyunca oksijen desteği aldı. Bugün ise oksijen ihtiyacı olmadan, kilosunu neredeyse iki katına çıkarmış şekilde sağlıklı olarak taburcu ediliyor. Bu durum Mardin için önemli bir gelişme" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09
Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı
Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:10
Uzmanlar uyarıyor: "PCOS hastası çocuk sahibi olamaz’ gibi bir durum söz konusu değil"
3
26 Nisan 2026 Pazar- 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
4
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:56
Yenidoğan Cerrahisi Kursu Adana’da gerçekleştirildi
5
27 Nisan 2026 Pazartesi- 10:55
Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:11
Protein takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve hastalıklardan koruyabilirsiniz
Çocuklarda günlük protein ihtiyacının karşılanması için hayvansal gıdaların yanında bitkisel ürünlerlerle çeşitlendirme yapılmasını öneren Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, "Uzman kontrolünde protein miktarı takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve sık hastalanmalardan koruyabilirsiniz" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, çocukların günlük alması gereken proteini karşılayan besin miktarları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Diyetisyen Cemile Gül, yaş gruplarına göre belirlenen günlük protein miktarlarının, anne-babaların çocuklarına dengeli porsiyonlarla sunulması halinde kolaylıkla karşılanabileceğini ifade ederek; "Çocukların büyüme ve gelişme süreçlerinde proteinin rolü yadsınamaz. Protein; kas gelişimini destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve dokuların onarımını sağlar. 1–3 yaş arasındaki çocukların günde 15–18 gram, 4–6 yaş çocuklarının ise 20–25 gram protein alması gerekiyor. Bu gruplarda bir bardak süt veya yoğurt, kibrit kutusu büyüklüğünde peynir ve yaşa göre iki-üç köfte kadar tavuk, et veya balık tüketiminin ideal olabilir. Bu besin kombinasyonu hem yeterli proteini hem de kalsiyum, B12 vitamini gibi destekleyici öğeleri içerir" dedi. Daha büyük yaş gruplarında günlük protein ihtiyacının arttığına işaret eden Gül, "7–9 yaş grubunda ihtiyaç 26–38 grama yükseliyor. 10–13 yaş kız çocukları için 39–45 gram, erkek çocukları içinse 39–60 grama çıkıyor. 7–9 yaş arası çocuklar için günde iki bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; 10–13 yaş kızlar için 2,5 bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; erkekler içinse üç bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte uygun görülüyor" ifadelerini kullandı. "Protein sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı değil" Proteinin sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı olmadığını hatırlatan Diyetisyen Cemile Gül, bitkisel proteinler konusunda da aileleri uyararak; "Mercimek, nohut, fasulye, soya ürünleri ve tahıllar, et ürünlerinin yanında çeşitlendirme için mükemmel seçenekler sunar. Özellikle vejetaryen ya da süt ürünlerine duyarlı çocuklar için bu alternatifler kritik önem taşıyor" dedi. Anne-babaların öğünleri planlarken renkli sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlarla birlikte protein kaynaklarını da menülere eklemeleri gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Cemile Gül, ailelere "Çocukların beslenme günlüğü tutulmalı, aylık kilo ve boy ölçümleriyle alınan protein miktarının yeterliliği takip edilmeli. Gerekirse bir uzmana danışarak porsiyonlar kişiselleştirilmeli. Bu sayede büyüme geriliği, sık hastalanma gibi risklerin önüne geçilebilecektir" tavsiyesinde bulundu.
16 Eylül 2025 Salı - 18:05
Bakan Memişoğlu’ndan müjde
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, geri ödeme listesindeki ilaçlarda düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
16 Eylül 2025 Salı - 17:54
Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak
Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Desteği, Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) AB Bilgi Merkezi ve paydaş kuruluşlar iş birliğinde Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli" ve "Bisiklet Turu" düzenlenecek. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenecek olan "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli"nde konuşacak olan uzmanlar, bisiklet kullanımının önemine vurgu yapacak. Panelin ardından Van TSO’nun önünde başlayacak olan bisiklet turu gerçekleştirilecek. Yapılacak olan etkinlikle ilgili konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Çeliktaş, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım ve çevre dostu mobilite vizyonunu desteklemek amacıyla Avrupa Hareketlilik Haftası’nın düzenlendiğini ifade etti. Çeliktaş, "Bu yıl Van TSO AB Bilgi Merkezi olarak ‘Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet’ temasıyla düzenleyeceğimiz etkinlikle hem çevreye duyarlı ulaşım seçeneklerini destekliyor hem de toplum sağlığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Etkinliğe gençlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarından akademik camiaya kadar geniş katılımcı kitlesinin katılmasını hedeflediklerini dile getiren Çeliktaş, "Sürdürülebilir mobilite konusunda farkındalık oluşturacak ve Van’ın doğal güzelliklerini aktif ulaşım yöntemleriyle keşfetme fırsatı sunacak. Van AB Bilgi Merkezi olarak Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projeler geliştirmeye ve toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Etkinliğin paydaş kuruluşlarının ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Van Genç Girişimciler Kurulu, Van Gölü Aktivistleri, Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Bisikletliler Derneği olduğu bildirildi.
16 Eylül 2025 Salı - 16:24
ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında görevli Üroonkoloji hekimleri tarafından ‘Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü’ kapsamında prostat kanseri ve tedavileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Prostat kanseri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Deniz Demirci, "Prostat kanseri dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Bu nedenle bu hastalık tüm toplumu ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Prostat kanser sık görülmesine rağmen erken tanı konulduğunda çok yüksek oranda başarı ile tedavi edilebilmektedir. Özellikle gelişen teknoloji ile birlikte robotik cerrahi gibi üst düzey tedavi yöntemleri uygulanabilmekte, hastalarımız büyük oranda bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Bu nedenle prostat kanserinin erken teşhisini ve bu tip farkındalık günlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Doç. Dr. Gökhan Sönmez ise hastaların bilinçlendirilmesi ve erken tanıya yönlendirilebilmeleri için bu tip farkındalık günlerinin önemine dikkat çekerek, "Prostat kanserinde erken tanı oldukça önemlidir ve tedavi sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 45-50 yaş ve üzeri erkeklerin çekinmeden mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmaları ve prostat kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı bünyesinde prostat kanserine ilişkin tüm modern tedavi yöntemlerinin başarıyla uygulanabildiğini belirten öğretim üyeleri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesinde bulunan robotik cerrahi ünitesini de tanıtarak sözlerine son verdi.
16 Eylül 2025 Salı - 15:47
Kemer Belediyesi Sağlık Müdürlüğü yeni yerine taşınıyor
Kemer Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Arslanbucak Hizmet Alanı’nda yapılan yeni binaya taşınıyor. Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan Psikolog Sevilay Bozkaya Ay da yeni binada Kemer halkına ücretsiz psikolog desteği vermeye devam edecek. Taşınma çalışmalarında sona gelindiği ve 22 Eylül Pazartesi günü Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün yeni yerinde halka hizmet vereceği belirtildi. "Kemerimize ve halkımıza hayırlı olsun" Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, "Liman Caddesi’nde yer alan Sağlık İşleri Müdürlüğü’müzü Arslanbucak Mahalle’mizdeki hizmet alanına taşıyoruz. Burada yapılan yeni binamızda halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Birçok müdürlüğümüz de hizmet alanında yer alıyor. Amacımız vatandaşların iş ve işlemlerini, tek noktadan daha hızlı şekilde çözebilmesini sağlamak. Kemerimize ve halkımıza hayırlı olsun" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 14:22
Şap hastalığına karşı aşılama çalışmaları sürüyor
Ağrı’nın Hamur ilçesinde şap aşılamaları tüm hızıyla devam ederken, yetkililer üreticilere aşı programlarına katılım çağrısında bulundu. Ağrı’nın Hamur ilçesinde şap hastalığına karşı aşılama çalışmaları aralıksız devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların hastalıklardan korunması için köylerde ve çiftliklerde aşı uygulaması gerçekleştiriyor.
16 Eylül 2025 Salı - 14:07
Emet’te küçükbaş hayvan sağlığı çalışmaları
Emet İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Umutlu köyünde küçükbaş hayvanlara Çiçek, PPR ve Brusella aşılamaları yapıldı. İlçeye bağlı Umutlu köyünde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Veteriner Hekimleri tarafından küçükbaş hayvanlara Çiçek, PPR ve Brusella aşılamaları yapıldı. Kuzu ve oğlakların kimliklendirme çalışmaları tamamlandı. Ayrıca çoban köpeklerine kuduz aşısı uygulandı.
16 Eylül 2025 Salı - 13:59
Tütün ve tütün ürünlerinin zararları anlatıldı
Eskişehir’de ‘Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararları’ konulu bir bilgilendirme eğitimi düzenledi. 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı çerçevesinde, ‘A2. Sigarayı Bırakma’ başlığı altında yer alan ‘3.4. Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyasının düzenlenmesi’ faaliyeti çerçevesinde önemli bir adım atıldı. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda tütün kullanımını azaltmak ve bireylerin sigarayı bırakma süreçlerini desteklemek amacıyla Dr. Lütfiye Balcı tarafından ‘Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararları’ konusunda bilgilendirme eğitimi Eskişehir Din İhtisas Merkezi’nde gerçekleştirildi. Eğitimin ardından, katılımcılara ‘Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı Hizmeti’ çerçevesinde poliklinik hizmeti verildi. Dr. Lütfiye Balcı’ya ise, Din İhtisas Merkezi Müdür Yardımcısı Ömer Karakaya tarafından kitap takdim edildi.
16 Eylül 2025 Salı - 13:41
Osmaniye’de ilk kez kalp kapağı darlığı ve kalp deliği ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
Osmaniye Devlet Hastanesinde kardiyoloji alanında iki önemli girişim ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Osmaniye Devlet Hastaneye başvuran 36 yaşındaki kadın hastaya, kalp kapağındaki darlığın giderilmesi için mitral kapak valvüloplasti işlemi yapıldı. Balon yöntemiyle gerçekleştirilen girişimde daralmış mitral kapakçık, açık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan genişletildi. İşlemin ardından hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikayetlerinin büyük ölçüde giderildiği bildirildi. Bir diğer hastada ise 29 yaşındaki kadının doğuştan kalbinde bulunan delik, perkütan atriyal septal defekt kapama yöntemiyle tedavi edildi. Kateter yoluyla gerçekleştirilen işlemde kalbe açık cerrahi yapılmadan, özel bir cihazla defektin başarıyla kapatıldığı ifade edildi. Hastaların başka illere sevk edilmeden, kendi şehirlerinde ileri düzey kardiyolojik tedavi hizmeti alabilmelerinin mümkün hale geldiği söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Paçacı, "Osmaniye Devlet Hastanesinde ilk kez perkütan mitral balon valvüloplasti ve perkütan atriyal septal defekt kapama işlemlerini başarıyla gerçekleştirdik. Mitral kapak darlığı bulunan bir hastamıza açık kalp ameliyatına gerek kalmadan balon yöntemiyle daralmış kapakçığın genişletilmesi işlemini uyguladık. Böylece hastamızın nefes darlığı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikâyetler önemli ölçüde giderildi. Diğer bir hastamızda ise doğuştan gelen kalp deliği yani atriyal septal defekt, yine kapalı yöntemle özel bir cihaz yardımıyla başarıyla kapatıldı. Bu işlemler sayesinde hastalarımız başka illere gitmek zorunda kalmadan kendi hastanemizde ileri düzey tedavi hizmeti alabilmiş oldular. Amacımız vatandaşlarımızı en modern yöntemlerle buluşturmak ve sağlık hizmetlerini hastanemizde en üst seviyeye taşımaktır" diye konuştu.
16 Eylül 2025 Salı - 13:34
Akşehir Devlet Hastanesine 30 pratisyen hekim atandı
Konya’nın Akşehir İlçe Devlet Hastanesinde çalışmak üzere 124. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile 30 pratisyen hekim atandı. Atamaları yapılan hekimler, Acil Tıp Uzmanı ve Acil Sorumlusu Uzman Dr. Burak Solgun’un oryantasyon eğitiminde bir araya geldi. Programda genç hekimlere hitap eden Akşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Bülent Erdem, ‘Hem devlet hastanemize hem de mesleğe hoş geldiniz’ diyerek hayırlı olsun temennilerini iletti. Erdem, meslek hayatlarında dikkat etmeleri gereken noktalarla ilgili tecrübelerini paylaşarak istişarelerde bulundu. Yapılan atamalarla birlikte Akşehir Devlet Hastanesi’nde 59 pratisyen hekimle tarihinin en yüksek sayısına ulaşıldı.
16 Eylül 2025 Salı - 13:24
Hayat Hastanesi çok yakında Malezya’da
Yaklaşık 50 yıldır Bursa’da sağlık hizmeti sunan ve Türkiye’nin önemli sağlık markalarından biri olan Özel Hayat Hastanesi, sağlık turizminde küresel bir adım daha atarak Malezya’ya açılıyor. Sağlık alanındaki güçlü altyapısı ve güvenilir hizmet anlayışıyla yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyümeyi hedefleyen Hayat Sağlık Grubu, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladı. Bir yılı aşkın süredir sürdürülen görüşmelerin ardından imzalanan anlaşma kapsamında, Malezya’nın Johor eyaletinde 2027 yılı sonlarında faaliyete geçmesi planlanan, 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek. Stratejik konumuyla öne çıkan bir yatırım Johor, sahip olduğu gelişmiş sağlık altyapısı ve Singapur’a olan yakınlığıyla, uluslararası sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Yeni yatırımla birlikte, bölge halkının yanı sıra Singapur ve Endonezya gibi çevre ülkelerden gelecek uluslararası hastalara da yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Küresel sağlık hizmetlerinde altın standart olarak kabul edilen JointCommissionInternational’a (JCI) akreditasyon belgesine sahip olan ve geçtiğimiz günlerde Kosova’nın başkenti Priştine’de de irtibat ofisi açan Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Kabalar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu yatırımın sadece kurumları açısından değil, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel marka değerini artırma yolunda da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Betül Kabalar açıklamasında, "Birisi İstanbul’da olmak üzere bünyesindeki iki hastanesi, iki tıp merkezi ve bir OSGB’si ile ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hayat Sağlık Grubu olarak ülkemizin sağlık alanındaki güçlü potansiyelini yurtdışına taşımanın gururunu yaşıyoruz. Malezya’daki bu yatırımımız, Türkiye’nin sağlıkta bir destinasyon merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Johor, stratejik konumu sayesinde hem Malezya’dan hem de Singapur’dan gelen hastalar için erişilebilir ve cazip bir merkez olacak. Ülkemize ve markamıza değer katacak bu projeyle uluslararası alandaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 13:03
Mevsim geçişlerinde psikolojiye dikkat
Psikolog Selver Yazıcı, yaz aylarının sona ermesi ile birlikte melatonin hormonunun vücuda salgılanacağını söyleyerek, "Günlerin kısalması zaten psikolojik olarak çok hazır olmadığımız bir şey olduğu için biraz uykusuzluk problemleri yaşanabilir" dedi. Vücudun soğuk mevsimlere adapte olabilmek için serotonin hormonunu daha az salgılamaya başladığını söyleyen Yazıcı, "Eylül ayının gelmesiyle beraber sonbahar aylarına giriş yapmış bulunmaktayız. Artık yaz ayları sona erdi. Yazın o uzun ve sıcak günleri yavaş yavaş kendini çekmeye başladı. Günler kısalmaya, sıcaklar biraz gitmeye başladı. Vücudumuz da doğal olarak bunu kendine adapte edebilmek için serotonin hormonunu çekip, biraz daha melatonin hormonu salgılamaya başlayacak. Günlerin kısalması zaten psikolojik olarak çok hazır olmadığımız bir şey olduğu için biraz uykusuzluk problemleri yaşamaya başlayabiliriz. Mevsim geçişlerinde genel olarak vitamin değerlerimizde düşüş yaşarız. Bu düşüşten dolayı ne kadar uyursak uyuyalım, 10-12 saat uyusa bile bazı danışanlarımız uykularını alamadıklarını, dinlenemediklerini, ‘uyuyorum ama sanki dayak yemiş gibi uyanıyorum’ gibi şikayetlerle geliyorlar. Bunların en büyük sebeplerinden birisi, yaz aylarının bitmesi sıcaktan biraz daha serin havalara geçmek olabiliyor" dedi. Yazıcı, vücudun hazır bulunmaması durumunda da uykusuzluk ya da dinlenememe problemlerinin olduğunu söyleyerek, "Bunun yanında vitamin değerleri çok önemli. Artık yediğimiz, içtiğimiz besinlerden eskisi kadar değerli vitaminleri vücudumuza alamıyoruz, toplayamıyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var ama bu konuyla ilgili mutlaka doktorlara danışılmasını, gerektiği yerlerde vitaminleri tamamlamak için takviye gıdalar alınmasını, vitaminlerin alınmasını ve bunun tabii ki doktor kontrolünde yapılmasını tavsiye ediyoruz. Vücut hazır bulunuşluğu olmadığı sürece uykusuzluk, uyuduğunda dinlenememe gibi şeyleri zaten yaşıyor mevsim geçişi bunu tetikliyor. Serotonin hormonuna yaz ayıyla beraber güle güle diyoruz. Biraz daha düşüp azalmaya başlıyor. Melatonin hormonu çıkmaya başlıyor. Bu yaşadığımız şeyler çok normal. Gün içerisinde yaşanan kaygı, stres gibi faktörler de etken. Bunlara dikkat edersek düzelmeye başlayacaktır. Söylediğim gibi, mevsim geçişi hastalıksal anlamda hem psikolojik olarak biraz etkileyen bir geçiş. O yüzden kendimize dikkat etmekte fayda var" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder