Son Dakika
|
ASAYİŞ
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Uşak Belediye Başkanı Yalım adliyeye sevk edildi
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Yüksekova’da kar yağışı
Yemen’deki İran destekli Husilerden İsrail’e İHA saldırıları
Pezeşkiyan: "(ABD’de) Halk, Amerikan demokrasisini yöneten İsrailli krallardan yoruldu"
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'deki "Krallara Hayır" protestolarına destek
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği: "Irak’taki üniversitelerimiz hedef alınabilir"
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty'i karşılarken dengesini kaybetti
SAĞLIK
Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:16:42
Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, varisin ve ödemin sıkça beraber görülebileceğini, fakat ödemin başka hastalıkların da belirtisi olabileceğini belirterek doğru tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. Medicana Çamlıca Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, bacaklarda sık görülen şişliklerin toplumda çoğunlukla varis olarak yorumlandığını ancak bu durumun her zaman doğru olmadığını belirtti. Ödemin birbirinden farklı sağlık sorunları nedeniyle oluşabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Bahar Temur, yanlış değerlendirmelerin tedavi sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Varis bir dolaşım sistemi hastalığıdır Varisin, toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Bahar Temur, şu bilgileri paylaştı: "Variste damarlar genişler, kıvrımlı bir hal alır ve cilt yüzeyinden belirgin şekilde görülebilir. Hastalarda bacaklarda ağrı, yanma, kaşıntı ve gün sonunda artan ağırlık hissi sık görülür. Uzun süre ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik yatkınlık varis oluşumunda önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır." Benzer şikâyetler farklı nedenlere işaret edebilir Bacaklarda ödemin varislerle beraber görülebildiği gibi kardiyak (kalp ile ilgili) nedenlerden, böbrek yetmezliğinden, hormonal sebeplerden, lenfödem gibi lenf damarı hastalıklarından da oluşabileceğini söyleyen Doç. Dr. Bahar Temur, "Ödem, dokular arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Genellikle yaygın bir şişlik şeklinde kendini gösterir ve sadece bacaklarda değil ayak, el ve yüzde de görülebilir" dedi. Ödemin; fazla tuz tüketimi, hareketsizlik, hormonal değişimler, gebelik ve bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, bazı durumlarda altta yatan sistemik hastalıkların da işareti olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Bahar Temur, iki durumun nasıl ayırt edilebileceğini şöyle anlattı: "Görünüm: Variste belirgin, kıvrımlı ve morumsu damarlar görülürken, diğer sebeplerle oluşan ödemde daha yaygın ve homojen bir şişlik oluşur. Yerleşim: Varis genellikle bacaklarla sınırlıdır; kardiyak veya hormonal ödem ise ayak, bacak, el ve yüzde ortaya çıkabilir. Fizik muayene bulgusu: Ödemde bası ile çökme (çukurlaşma) görülebilirken, variste damar yapısı belirgin şekilde hissedilir. Şikâyetlerin seyri: Variste gün sonunda artan ağrı ve ağırlık hissi ön plandayken, diğer sebeplerle oluşan ödemde şişlik gün içinde değişkenlik gösterebilir." Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır Ödeme neden olan durumların birbirine karıştırılmasının hastaların yanlış tedavi yöntemlerine yönelmesine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, "Kardiyak ödem ve varisin tedavi yaklaşımları farklıdır. Bu nedenle bacaklarda şişlik, ağrı ya da damar belirginliği yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır" uyarılarında bulundu. Ne zaman uzmana başvurulmalı Doç. Dr. Bahar Temur, son olarak şunları kaydetti: Bacaklarda sürekli veya tekrarlayan şişlik varsa, damarlar belirginleşmişse, ağrı, yanma, kramp gibi şikâyetler eşlik ediyorsa, şişlik tek taraflı ve ani geliştiyse bir kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme önerilmektedir. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem varisin hem ödemin kontrol altına alınabilmesi mümkünken, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir."
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:16
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
Medicana Sivas Hastanesi bünyesinde görev yapan sağlık çalışanlarının oluşturduğu Türk Halk Müziği Korosu, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen konserde sahne alarak büyük beğeni topladı. Medicana Sivas Hastanesi hekimleri, hemşireleri ve sağlık çalışanlarından oluşan ‘Medicana Türk Halk Müziği Korosu’, 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Sağlığın Ritmi Türkülerle Buluşuyor’ konserinde izleyicilerle buluştu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi 4 Eylül Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve bu yıl 5’incisi düzenlenen konsere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Doktor, hemşire ve sağlık personellerinden oluşan koro, Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen Türk Halk Müziği eserlerini seslendirdi. Sağlık çalışanlarının sahne performansı, salonu dolduran izleyicilerden büyük alkış aldı. Gerçekleştirilen programa Vali Yılmaz Şimşek de katıldı. Etkinlik sonunda koro üyelerine katkılarından dolayı çiçek takdim edilerek program sona erdi. "Tıp bayramı için düzenliyoruz" Medicana Sivas Hastanesi Genel Müdürü Dr. Mustafa Argındoğan konser hakkında bilgiler vererek, "Bu konserimizin 5’incisi olacak. Kıymetli hocalarımızın düzenlediğini bir konserdir. Bu konseri ‘Tıp bayramı’ için düzenliyoruz. Bu koronun yüzde 80’i hekimlerimizden oluşuyor. Hekimlerin dışında hastanemizin sağlık çalışanları ve üniversiteden koromuza destek veren arkadaşlarımız var" dedi. "Ruhumuzu müzikle dinlendiriyoruz" Koro şefi Emre Yuvacı, müziğin tıpla beraber yürüdüğünü söyleyerek, ‘14 Mart Tıp Bayramı’ için düzenlenen konserimizde doktorlarımız stetoskoplarını bırakıp, şifalarını bu şekilde dağıtmaya başlayacaklar. Tarih boyunca müzik, tıpla beraber yürümüştür. Bugünde ruhumuzu müzikle dinlendireceğiz" diye konuştu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:15
Bel ağrısı toplumun yüzde 80’ini etkiliyor
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ali Murat Kalender, bel ağrısının toplumda en sık görülen sağlık sorunlarından biri olduğunu belirterek, toplumun yüzde 80’ini etkileyen bir problem olduğunu söyledi. Özel Sular Akademi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ali Murat Kalender, bel ağrısının özellikle günlük hayat alışkanlıklarından kaynaklandığını ifade etti. Dr. Kalender, bel ağrıları ile ilgili yapılması gerekenleri anlattı. "Eskisi kadar hareket etmiyoruz" Bel ağrısının toplumun yaklaşık yüzde 80’ini etkileyen çok yaygın bir sağlık sorunu olduğunu belirten Dr. Kalender, "Kadınlar, özellikle ev işlerinde daha fazla fiziksel yük altında kaldıkları için bu rahatsızlığa biraz daha yatkındır. Bunun en önemli nedeni vücudun yanlış kullanılmasıdır. Günümüzde eskisi kadar hareket etmiyoruz, spor yapmıyoruz ve kas dengemiz giderek bozuluyor" dedi. "Yanlış pozisyonda yük kaldırmak bel sağlığını ciddi şekilde etkiler" Ev işleri sırasında en sık yapılan hatalardan birinin dizleri kullanmadan belden eğilerek çalışmak olduğunu kaydeden Kalender, "Bu hareketin sürekli tekrarlanması zamanla bel ağrısına yol açar. Aynı şekilde fazla kilo ve ağır yük kaldırmak da önemli risk faktörleridir. Özellikle yanlış pozisyonda yük kaldırmak bel sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkiler. Bel ağrısı bazı durumlarda bacaklara vurabilir. Eğer hastalık ilerlerse ayaklarda uyuşma ve güç kaybı görülebilir. Bu durum genellikle bel fıtığının bir göstergesidir. Vakaların büyük bir kısmı ilaç ve fizik tedavi ile düzelir. Ancak bazı hastalarda ameliyat kaçınılmaz hale gelebilir. Bel ağrılarından korunmak için düzenli ve dengeli spor yapılması gerekir. Özellikle yürüyüş ve yüzme bu konuda oldukça faydalıdır. Bunun yanı sıra ideal kilonun korunması da büyük önem taşır. Düzenli egzersizle bel ağrılarının büyük bir kısmının önüne geçmek mümkündür" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:12
Sağlık-Sen’den sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerine yönelik Akademik Gelişim Kursu
Sağlık-Sen Hekim Komisyonunca hazırlanan, ’Akademik Gelişim Kursu’nun 3’üncüsü gerçekleştirildi. Akademik alanda kendini geliştirmek isteyen hekim, hemşire, paramedik, sosyal hizmet uzmanı tüm sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerine yönelik olarak düzenlenen kurs, beğeni kazandı. Eğitime, Sağlık-Sen Hekim Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Alperen Güldiken, Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Hekim Koordinatörü Prof. Dr. Ali Ramazan Benli ve akademisyenler katıldı. Alanında uzman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde, katılımcılar bilgi ve becerilerini geliştirme imkanı buldu. Kurs kapsamında eğitimciler, çeşitli konularda sunumlar ve interaktif atölye çalışmaları yaptı. Akademik araştırma, yazım, yayın süreci, etik ve yapay zekâ uygulamaları gibi konuları kapsayan eğitim ile katılımcıların akademik alanda bilimsel araştırma tasarlama, akademik yazım ve yayın kurallarını uygulama ve etik ilkelere uygun araştırma yürütme gibi konularda yetkinlik kazanması amaçlandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
29 Mart 2026 Pazar- 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
25 Kasım 2025 Salı - 09:34
Uzmanından diyabet tedavisi için 3 altın kural
Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, diyabet tedavisinde "düzenli ilaç, kişiye özel diyet ve düzenli egzersiz" olmak üzere 3 altın kural bulunduğunu belirterek, diyet programının, diyetisyen tarafından kişinin fiziksel durumu ve sağlık sorunlarını göz önünde tutarak hazırlanması gerektiğini söyledi. Diyabet hastalığında beslenmenin önemi büyük rol oynuyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz’de bu konuda açıklamalarda bulundu. Gündüz, "Sağlıklı kişilerde yenilen gıdaların bir kısmı sindirildikten sonra şeker yani glikoz olarak kana geçer ve çeşitli dokular tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. Diyabetli kişilerde ise kandaki glikoz (kan şekeri) düzeyini dengeleyen insülin hormonunun eksik veya az salgılanmasına rağmen, vücutta kullanılamaması sonucu bu kronik metabolizma bozukluğu ortaya çıkar" dedi. Diyetisyen Gündüz diyabetin tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabet ve beraberinde gelen çeşitli komplikasyonları önlemek ve geciktirmenin temel olduğunu, bu sayede kişinin yaşam kalitesinin yükseldiğini de ifade etti. "Kişiye özel diyet programı şart" Diyabet tedavisinin temelinde 3 altın kuralın yattığına dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, daha sonra şunları söyledi: "Düzenli ilaç kullanımı, kişiye özel beslenme programı ile yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli egzersiz çok önemli. Kişiye özel bir beslenme planının diyabetli kişiler için olmazsa olmaz. Yaş, cinsiyet, kullanılan ilaç ve kronik hastalıkları gibi kişinin bireysel özellikleri uygulanacak diyette farklılık oluşturabilir. Bu nedenle diyabetli kişilerin yeterli ve dengeli beslenme programı mutlaka bir diyetisyen tarafından oluşturulmalıdır." "Ara öğünler kan şekerini dengeler" Ara öğünlerin beslenme düzeninde oynadığı role işaret eden Diyetisyen Çisem Gündüz, "Gün içerisinde ana öğünlerinize ek yapacağınız ara öğünler kan şekeri seviyenizi dengede tutmanızı sağlar. Öğünler arası sürenin artması ve uzun süren açlıklar kişide hipoglisemi oluşturabilir. Bu nedenle diyabetli kişiler insülin düzeylerine göre muhakkak ara öğün yapmalıdır. Ara öğüne örnek olarak da "2 adet grisini yanında 1 dilim peynir ve şekersiz çay, 1 avuç leblebi, yanında 1 bardak ayran, 1 porsiyon meyve ve 10 adet kavrulmamış badem" tüketilebilir" diye konuştu. "Her öğün düzenli salata tüketin" Posa tüketiminin diyabetik bireyler için hem kan şekerini dengelemesi hem de kan kolesterol seviyelerini aşağıya çekmesi bakımından faydalı olduğuna değinen Gündüz, vücudumuza daha fazla posa almak için beyaz un yerine tam buğday unuyla yapılmış yiyecekleri tercih etmek gerektiğini belirtti. Ayrıca Gündüz, kuru baklagilleri haftada 2 kez tüketmek, her öğün düzenli salata tüketmek ve meyveleri kabuğuyla birlikte yemenin önemli olduğunu kaydetti. Pişirme yöntemlerinin diyabet ile ilişkisinden bahseden Diyetisyen Gündüz, yemek pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, buğulama veya fırınlama yönteminin tercih edilmesi gerektiğini ve evde pişen tüm sağlıklı yemeklerin diyabetli bireyler için uygun olduğunu dile getirdi. Ayrıca Gündüz, turşu, şalgam gibi salamura, konserve yiyecekler ile salam, sosis, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünlerinin tuz içeriği yüksek olduğu için diyabetli bireylerin bu ürünlerden kaçınması gerektiğini söyledi. "Meyve şekeriyle hazırlanan içecekleri tercih edin" Diyabetli kişilerin şeker ve şeker içeren tüm yiyecek ve içeceklerden uzak durması gerektiğinin altını da çizen Gündüz" Şerbetli veya sütlü tatlıların yerini meyvenin kendi şekerinden yararlanılarak yapılan doğal tatlılar almalıdır. Basit şekerler tüketilmemelidir; bunun yerine kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Örneğin beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek yemek kan şekeri seviyesini dengede tutmak için oldukça doğru bir alternatiftir" diyerek sözlerini tamamladı.
25 Kasım 2025 Salı - 09:28
Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 600 milyonun üzerinde insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor ve en az 420 bin kişi hayatını kaybediyor. Türkiye’de de toplu beslenme alanlarında görülen zehirlenmelerin önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Acil Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda güvenliğinin bir seçenek değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti. Gıda zehirlenmesi çoğu zaman birkaç gün süren basit bir bağırsak enfeksiyonu gibi algılansa da yanlış saklanan veya uygun şartlarda hazırlanmayan gıdalar ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor. Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda zehirlenmesinin ihmal edilen küçük ayrıntıların sonucu olduğunu vurguladı. Gıdadan gelen sessiz tehlike Son günlerde Türkiye’de toplu beslenme kaynaklı birçok olay yaşanmasına rağmen, toplumun önemli bir bölümünün hala risklerin farkında olmadığını, gıda zehirlenmelerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, "Gıda zehirlenmesi basit bir mide şikayeti değildir. Hızlı sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara neden olabilir. İlk belirtiler başladığında özellikle risk gruplarının vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarır’’ dedi. Özellikle dışarıdan tüketilen hazır gıdalarda görünmeyen risklerin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Bodur, açık büfelerde uzun süre bekleyen yemekler, sokak lezzetlerinin uygun olmayan şartlarda saklanması ve toplu yemek hizmetlerinde tek bir hatanın yüzlerce kişiyi etkileyebilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir" Ev mutfağının daha kontrol edilebilir görünse de en sık yapılan hataların yine burada ortaya çıktığını, basit hataların zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalması için uygun ortamı hazırladığını kaydeden Uzm. Dr. Bodur, şu bilgileri verdi: "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir. Sıcak yemeklerin doğru şekilde soğutulmadan buzdolabına konması, çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde hazırlanması veya yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesi de bakterilerin hızla çoğalmasına yol açar. Soğuk zinciri bozulmuş gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Temel kural soğuk gıdalar soğuk, sıcak gıdalar ise sıcak tüketilmelidir. Ilık bölge en tehlikeli alandır. Gıdalar doğru sıcaklıkta saklanmalıdır’’ şeklinde konuştu. Gıda zehirlenmesi belirtilerinin genellikle bir ila iki gün içinde ortaya çıktığını, ancak özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı olan kişilerde hafif bulguların bile ciddiye alınması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, özellikle toplu zehirlenme şüphesi olan durumlarda sağlık profesyonellerine hızlı bildirim yapılmasının halk sağlığı açısından zorunlu olduğunu belirtti.
25 Kasım 2025 Salı - 09:26
Kütahya Şehir Hastanesi Göz ve Dermatoloji Kliniğine el hijyeni teşekkürü
Kütahya Şehir Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından takip edilen, "Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonlar" önleme programı çerçevesinde klinikler arası yapılan değerlendirmelerde en yüksek skoru elde eden Göz ve Dermatoloji Kliniği çalışanları, el hijyeni teşekkürünü almaya hak kazandı. Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonlar" önleme programı çerçevesinde klinikler arası yapılan değerlendirmelerde, beş endikasyon kuralı kapsamında haberli el hijyeni gözlemi sonuçlarına göre en yüksek skoru elde eden Göz ve Dermatoloji Kliniği çalışanları, 2025 yılının 3. dönem (Temmuz-Ağustos-Eylül ) el hijyeni teşekkürünü almaya hak kazandı. Gösterilen özen ve özverili çalışmalarından dolayı Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından klinik çalışanlarına Teşekkür Belgesi takdim edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 09:25
Halk sağlığı için birlik zamanı
Erzurum’da Aile Hekimleri, SHM, KETEM ve hastaneler aynı masada buluştu. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) faaliyetlerine ilişkin hastanedeki hekimlere ve yöneticilere kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Artık aile hekimleri hastane ve SHM’lerden, hastanedeki hekimler ise aile hekimliği ve SHM’lerden randevu oluşturabiliyor. Erzurum Sağlık Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Böylece farklı alanlardaki uzmanlar kişiyi bütüncül olarak değerlendirebilmekte. Bu vesileyle vatandaşlarımıza tüm hastanelerimizde ücretsiz Sağlık Tarama Birimi kurulduğunu bildirmek isteriz" denildi.
25 Kasım 2025 Salı - 08:16
Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi resmi açılış töreni
Erzincan’ın sağlık altyapısını güçlendirecek 500 yataklı Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, törenle resmi olarak hizmete açıldı. Türkiye’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Vali Hamza Aydoğdu ve eşi Emine Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ve il protokolü, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin resmi açılış programına katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Vali Hamza Aydoğdu ve protokol üyeleri hastane içerisinde incelemelerde bulundu. Erzincan’ın sağlık kapasitesini daha yüksek standartlara taşıyacak olan 500 yataklı modern hastanenin, şehre hayırlı olması temenni edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 08:07
Erzincan’da sağlık yöneticileri toplantısı: "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Vizyonu masaya yatırıldı"
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıda, Erzincan’da yürütülen sağlık hizmetleri ve devam eden çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında; Vali Hamza Aydoğdu, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Mehmet Fidan, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Sağlık Bakanlığı Baş Saha Koordinatörü Dr. Osman Açıkgöz, EBYÜ Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanları, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, birim başkanları, hastane başhekimleri ve ilgili personelin katılımıyla Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Erzincan Sağlık Yöneticileri Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen programda, sağlık alanında yürütülen çalışmalar ile Erzincan’da sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca mevcut ihtiyaçlar, devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 18:04
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye, sağlıkta bölgesinin güven veren ülkesi hâline geldi"
Erzincan’da 500 yataklı hastanenin açılışına katılan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin son 23 yılda sağlık alanında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Bugün ülkemizin her noktasına, her insana hakkaniyetli, erişilebilir ve güçlü bir sağlık hizmeti sunuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanında da yeni hedefler ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, bu anlayışla "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonunun hayata geçirildiğini söyledi. "Aile hekimliği yeni sistemle güçlendi" Memişoğlu, aile hekimliği sisteminin yeniden yapılandırıldığını belirterek, artık aile hekimlerinin 11 kronik hastalığı takip edebildiğini, hastanelerle entegre sistem üzerinden işlem yapabildiğini ve MHRS üzerinden vatandaşlara doğrudan randevu oluşturabildiğini ifade etti. Aile hekimlerinin 1.859 ilacı yazabildiğini ve bazı ilaç raporlarını düzenleyebildiğini kaydeden Memişoğlu, 2025’in ilk 10 ayında 374 milyon başvurunun Aile Sağlığı Merkezlerine yapıldığını açıkladı. Kanser taramalarında 19 bin kişiye erken tanı konulduğunu da belirtti. "Türkiye sağlıkta küresel bir güç hâline geldi" Millî Teknoloji Hamlesi’nin sağlıkta en somut yansımalarından birinin yerli üretim olduğunu dile getiren Memişoğlu, modern tıp cihazları, geniş yoğun bakım kapasitesi ve bilimsel altyapıyla Türkiye’nin bölgesinde örnek gösterilen bir ülke hâline geldiğini söyledi. Gökbey hava ambulansları 2026’da hizmette Bakan Memişoğlu, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren yerli ve millî Gökbey helikopterlerinin hava ambulansı olarak hizmete başlayacağını müjdeleyerek, "Bu, Türkiye’nin kendi mühendisliğiyle ürettiği ve hayat taşıyan bir gurur kaynağı olacak" dedi. "794 yeni hastane yaptık, mevcut hastanelerin yüzde 80’ini yeniledik" Son 23 yılda sağlıkta büyük bir devrim gerçekleştirildiğini belirten Memişoğlu, mevcut hastanelerin %80’inin yenilendiğini veya yeniden inşa edildiğini, 794 yeni hastanenin hizmete kazandırıldığını ve kamu hastanelerindeki yatak kapasitesinin 173 bine ulaştığını vurguladı. Erzincan’a 500 yataklı yeni hastane Bakan Memişoğlu, açılışı yapılan 500 yataklı Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesi’nin, 80 poliklinik, 89 yoğun bakım yatağı, 59 acil müşahede yatağı ve 13 ameliyathanesiyle kentin sağlık kapasitesini ileri seviyeye taşıdığını ifade etti. Hastanenin 369 sismik izolatörle donatıldığını hatırlatan Memişoğlu, "Erzincan gibi deprem riski bulunan bir şehirde bu teknoloji çok büyük önem taşıyor" dedi. Deprem bölgesinde yatak kapasitesi yüzde 16 arttı 6 Şubat depremleri öncesi 23.733 olan kamu hastaneleri yatak kapasitesinin bugün 27.503’e yükseltildiğini belirten Memişoğlu, "Bölgede eski kapasiteyi çoktan aştık, yatırımlar devam ediyor" diye konuştu. "Merkezinde insan olan bir sağlık sistemi inşa ediyoruz" Her yatırımın merkezinde insan olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Bugün Türkiye, sadece kendine yeten değil; bölgesinde ve dünyada sağlık alanında güven veren, örnek alınan bir ülkedir" dedi. Konuşmasını Erzincan’a ve Türkiye’ye duyduğu güveni belirterek tamamlayan Bakan Memişoğlu, "Milletimizden aldığımız güçle üretmeye, eser siyasetiyle yol yürümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun konuşmasının ardından Türkiye’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’da katılımcılara hitap ederek hastanenin Erzincan’a hayırlı olması temennisinde bulundu. Daha sonra açılış gerçekleştirilerek hastane gezildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:24
Bölgenin ilk Glutensiz Kafesi Malatya’da açıldı
Malatya Büyükşehir Belediyesi, özel beslenme ihtiyacı duyan Çölyak hastaları için bölgenin ilk Glutensiz Kafesi’ni açtı. Sümerpark içerisinde 300 metrekarelik alan üzerine inşa edilen Glutensiz Kafe, gluten hassasiyeti bulunan Çölyak hastaları ve vatandaşlara hizmet verecek. Glutensiz Kafenin açılışında konuşan Çölyak Derneği Başkanı Serpil Karslıoğlu, "Çölyak hastalaları için bu kafenin açılması çok önemli. Çok büyük bir ihtiyaç karşılandı. Malatya Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyoruz. Bizler için çok büyük bir farkındalık oldu. Dışarıda yemek yiyemiyorduk bu kafe sorununuzu giderecek" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Bugün burada yalnızca bir işletmenin kapısını aralamıyoruz. Aynı zamanda sosyal sorumluluğu önceleyen, erişilebilirliği güçlendiren ve insan odaklı belediyecilik anlayışımızın önemli bir nişanesini daha şehrimize kazandırıyoruz. Yaşamımızda temel ihtiyaçlarımızı karşılamak kadar, yaşam kalitemizi artıracak hizmetlere ulaşabilmek de büyük önem taşıyor. Özellikle Çölyak hastalığı gibi özel beslenme ihtiyacı olan vatandaşlarımız için dışarıda güvenle yemek yiyebilmek, sosyalleşebilmek bir lüks değil, temel bir haktır. Biz de bu hakkı güçlendirmek, hassasiyeti olan hemşerilerimize güvenli bir sosyal alan sunmak için bu adımı atıyoruz. Dezavantajlı grupların şehir hayatında karşılaştığı engelleri azaltmak birinci önceliğimizdir" dedi. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise, "Malatya’da her gün güzel şeyler oluyor. Malatya her geçen gün değişiyor, güzel hizmetlerle buluşmaya devam ediyoruz. Dezavantajlı gruplara olan hizmetlerimizi de artırıyoruz. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve ekibinin çalışmasıyla böyle güzellikler ortaya çıktı" diye konuştu. Konuşmaların ardından bölgede ilk olan Glutensiz Kafenin açılışı yapıldı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:06
Muş’ta 112 ekipleri zorlu kış şartlarına hazır
Muş’ta çetin kış şartlarında hastaların mağduriyet yaşamaması için İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimliği tüm hazırlıklarını tamamladı. Kent genelindeki 20 istasyonda hizmet veren İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı İl Ambulans Servisi 112 Başhekimliği, 366 köydeki vatandaşlara ulaşabilmek için kış mesaisine başladı. Bölgede görevlendirilen 262 personel, 28 ambulans ve 10 paletli ambulans ile vakalara anında müdahale etmek için hazır bekliyor. Çetin kış mevsimi öncesinde araçların bakım ve onarımlarının tamamlandığını belirten il İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Ömür, ağır kış şartlarında hastaların en kısa sürede sağlık kuruluşlarına ulaştırılması için koordineli şekilde çalışacaklarını ifade etti. Özellikle kar yağışının yoğun olduğu yüksek rakımlı bölgelerde 7/24 görev başında olacağı Söyleyen Dr. Ömür, "Malumunuz, Muş ilimiz Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan bir il. 392 bin nüfusa sahibiz ve yaklaşık 8 bin 178 kilometrekarelik alanda sağlık hizmeti veriyoruz. Hem Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunmamız hem de Bulanık, Malazgirt ve Varto olmak üzere rakımın yüksek olduğu üç ilçemizin bulunması nedeniyle, bin 500 metreyi aşan yüksekliklere sahip alanlarımız var. Kış şartları çetin geçtiği için gerekli tüm tedbirlerimizi aldık" dedi. Kış öncesi tüm tedbirlerin alındığı, ambulansların donanım ve bakımlarının tamamlandığını söyleyen Müdür Ömür, personelin ise gerekli eğitimlerden geçirildiği belirterek, "Araçlarımızın donanımları ve bakımları ile personelimizin eğitimleri konusunda hiçbir eksiğimiz kalmadı. Bu açıdan vatandaşlarımız rahat olsun; kendilerini güvende hissedebilirler. Bizler acil sağlık hizmetlerini 262 personel, 20 acil sağlık hizmetleri istasyonu ve 28 ambulansla vermekteyiz. Bu ambulansların yanında bir adet obez ambulans, bir adet "snow track" olarak adlandırılan kış tipi ambulans ve yaklaşık 10 adet palet takılabilir, kış şartlarına uygun 4x4 arazi aracımız mevcut. Ulaşımda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum" ifadelerini kullandı. 112’nin yoğun çalışan bir hat olduğuna dikkat çeken Ömür, gereksiz çağrıların başka bir vatandaşın hayatını riske atabileceği uyarısında bulunarak, "Ulaşamayacağımız hiçbir köy ya da mezra yok. 366 köyümüz, 180’e yakın mezramız bulunuyor ve hepsine kırsalda yarım saat içinde, merkezde ise 10 dakikada ulaşabiliyoruz. Vatandaşlarımız bu konuda rahat olsunlar. Vatandaşlarımızdan istirhamımız; 112 malum çok yoğun çalışıyor. Gereksiz çağrılardan uzak duralım. Sizin gereksiz yaptığınız bir çağrı, başka bir vatandaşımızın hayatını ciddi ölçüde etkileyebilir. Lütfen gereksiz çağrılardan uzak duralım" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:16
Kepez’de miniklere diş sağlığı eğitimi
Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi, 20-26 Kasım Diş Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında belediyenin Nasreddin Hoca Kreş ve Gündüz Bakımevleri öğrencilerini diş sağlığı konusunda bilgilendirdi. Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi tarafından 20-26 Kasım Diş Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında, Nasreddin Hoca Kreş ve Gündüz Bakımevleri öğrencilerine ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi. Çocuklara özel hazırlanan sunumda; Dt. Şule Çiçek ve Dt. Meliha Şimşek Görgülü, çocuklara diş çürüğünün ne olduğu, çürük oluşumunu önlemek için neler yapılması gerektiği, doğru diş fırçalama teknikleri ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları gibi önemli bilgiler aktardı. Ağız ve diş sağlıyla ilgili bilgiler çocukların ilgisini çeken eğlenceli ve öğretici yöntemlerle anlatıldı. Etkinlik boyunca minikler sunumu büyük bir dikkatle izlerken, merak ettikleri soruları da diş tabiplerine yönelttiler. Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi, 20-26 Kasım Diş Sağlığı Haftası etkinlikleri çerçevesinde belediyenin Şefkat ve Huzurevi’nde de büyüklere diş sağlığı taraması hizmet verdi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:01
Sakarya’da kız öğrenci yurdunda zehirlenme şüphesi: Sayı 23’e yükseldi
Sakarya’nın Serdivan ilçesinde bulunan bir kız öğrenci yurdunda yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan öğrencilerin sayısı 23’e yükseldi. Zehirlenme şüphesiyle hastanelere kaldırılan öğrencilerden 21’i taburcu edilirken, 2 öğrencinin tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Kemalpaşa Mahallesi’ndeki yurtta kalan kız öğrenciler, dışarıdan tükettikleri tavuk döner olduğu iddia edilen yemek ile yurtta yedikleri sütlü tatlının ardından mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve halsizlik şikayetleri yaşadı. Şikayetlerin artması üzerine toplam 23 öğrenci, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Serdivan Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Hastanelerde tedavileri tamamlanan 21’i öğrenci taburcu edildi. Durumu iyi olan 2 öğrencinin ise kontrol amaçlı tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Zehirlenme şüphesine ilişkin yemeklerden numunelerin alındığı, kesin sonucun laboratuvar incelemesinin ardından belli olacağı belirtildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:42
Psöriatik artritte erken tanı önem taşıyor
Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Nuh Ataş, toplumda sık görülen ve ilerleyici özellik gösterebilen Psöriatik Artrit (Sedef Romatizması) konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Erken tanı konulmayan hastalarda kalıcı eklem hasarına kadar varabilen ciddi sonuçlar ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Ataş, hastalığın yalnızca cildi değil, eklemleri ve hatta iç organları etkileyebileceğini belirtti. Psöriatik artritin çoğu zaman sedef hastalığı olan bireylerde görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Nuh Ataş, "Hastalar çoğu zaman eklem ağrısını yorgunluk, iş stresi ya da geçici bir zorlanmaya bağlı sanabiliyor. Oysa özellikle sabah tutukluğu, el ve ayaklarda şişlik, topuk ve tendon bölgelerinde ağrı, sedefle bağlantılı olabilecek romatizmanın ilk işaretleri olabilir. Günümüzde biyolojik ajanlarla çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Uygun hasta seçimi ve düzenli takip, hastalığın ilerlemesini durdurabiliyor" dedi. Doç. Dr. Ataş, psöriatik artritin kronik bir hastalık olduğunu ancak doğru tedaviyle hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabildiğini belirtti. Tedavide, iltihap baskılayıcı ilaçlar, biyolojik tedaviler, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli takiplerin önemli olduğunu söyledi. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde psöriatik artritli hastalara dermatoloji, romatoloji ve fizyoterapi bölümlerinin ortak çalıştığı multidisipliner bir tedavi modeli uyguladıklarını ifade eden Ataş, "Sedef ve eklem birlikte değerlendiriyoruz. Bu sayede hem tanı süreci hızlanıyor hem de daha etkili tedavi planları oluşturabiliyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder