ASAYİŞ - 27 Mart 2026 Cuma 15:42

İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı

A
A
A

İstanbul Başakşehir'de seyir halindeki 4 cezaevi aracı zincirleme kaza yaptı. Kazada yaralanan jandarma ve mahkumlar çevredeki hastanelere kaldırıldı. Öte yandan kaza yapan cezaevi araçları dronla görüntülendi.

Kaza, TEM Otoyolu Başakşehir mevkii Edirne istikametinde saat 15.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki 4 cezaevi aracı bilinmeyen bir nedenle zincirleme kaza yaptı. Kazanın ardından olay yerine çok sayıda jandarma, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada cezaevi araçlarında bulunan jandarma ve mahkumlar yaralandı. Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri yaralılara müdahale etti. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Trafik ise tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Öte yandan kazaya karışan araçlar havadan görüntülendi.

İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı

İstanbul Valiliği: "Kazada 6 jandarma personeli ve 9 hükümlü-tutuklu hafif şeklide yaralandı"

Kazaya ilişkin İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Kaza saat 14.40 sıralarında Başakşehir Avrupa Otoyolu Edirne İstikametinde, Metris Ceza İnfaz Kurumu'na ait 4 ring aracının karıştığı zincirleme trafik kazası meydana gelmiştir. Ceza infaz kurumlarındaki 84 tutuklu-hükümlünün sevki sırasında meydana gelen kazada 6 jandarma personeli ve 9 hükümlü-tutuklu hafif şeklide yaralanmıştır. Yaralılar, bölgeye intikal eden sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır" denildi. 

Volkan Kayalar - Batuhan Toprak   

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara Filistin Dayanışma Platformu’ndan "Aksa’ya Sahip Çık" yürüyüşü Ankara Filistin Dayanışma Platformu Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatıpmasını protesto etmek için Kocatepe Camii’nde bir araya geldi. Ankara Filistin Dayanışma Platformunun çağırısı üzerine Kocatepe Camisi’nde toplanarak akşam namazı kılan binlerce kişi, ardından cami avlusunda bir araya geldi. Vatandaşlar "Aksa’ya Sahip Çık" pankartıyla Sıhhiye’ye doğru yürüyüşe başlayarak İsrail ve ABD aleyhinde sloganlar attı. Grup, Türkçe ve İngilizce yazılı pankartlar açtı. Vatandaşlar yürüyüşte, Filistin ve Türk bayrağı salladılar. Ayrıca bir vatandaşın açtığı İspanya bayrağı dikkati çekti. Yürüyüşün ardından Sıhhiye’de açıklama yapan ANFİDAP Sözcüsü Özkan Ünal "Karşımızda tüm kutsalları çiğneyen hasta ruhlu bir topluluk var: Siyonistler. Kutsal kitapları tahrif ederek sapkın bir anlayışı din haline getiren siyonistler. Peygamberlerini katleden, Allah’la bile pazarlık yapan, binlerce yıllık takıntılarla hareket eden siyonistler, Mescidi Aksa’yı yıkarak, onun yerine kendi sapkın inançlarının mabedini inşa etme peşindeler. Bu koşullarda bize düşen görev, Mescidi Aksa’yı gündemden düşürmemektir. Sadece Müslümanlar olarak değil, dünya çapında vicdan sahibi tüm insanlarla bir olarak direnmeliyiz" dedi. Ünal’ın konuşmasının ardından Filistin’deki vatandaşlar ve Mescid-i Aksa’nın açılması için dua edilerek, program son buldu.
Kocaeli Kocaeli’de 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangını davasında 1 tahliye Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kozmetik dolum tesisinde 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davada, 4 gün süren duruşmanın ardından ara karar açıklandı. 8 tutuklu sanıktan 1’i yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek duruşma 20 Mayıs’a ertelendi. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gün oturumu tamamlandı. Mahkeme heyeti, sanıklar, müştekiler ve tanık beyanlarının ardından taraf avukatlarının savunmalarını dinledi. Duruşmada söz alan sanık avukatlarından Velat Karahan, müvekkili İsmail Oransal’ın fabrika sahibi olmadığını ve işleyişe dahil olmadığını savundu. Karahan, "İsmail Oransal, Sheliq isimli kremin marka sahibidir. Müvekkilimin babasına ait olan fabrikada yapılmış olan krem üretimi, patlama ve yanıcı değildir. Müvekkilim fabrika sahibi değildir ve işleyişine dahil değildir. Bunun muhatabı babasıdır. Olay bir dalgınlık, ihmal neticesinde meydana gelmiştir. Tuncay, çırpıcı yerine matkapla IBC tankındaki ürünü karıştırmıştır. Çelik tankta yapılması gereken karışım da IBC tankında yapılmıştır ve olay meydana gelmiştir. Suç vasfının değişme olasılığı bulunması, kaçma olasılığı bulunmamaları gibi gerekçelerle tahliye talep ediyoruz. İstinat edilen suç müvekkilimiz tarafından gerçekleştirilmemiştir" dedi. Sanık Gökberk Güngör’ün avukatı Bahadır Özcan ise, "Müvekkilim fabrikanın yönetiminde yer almamıştır, yetkisi veya sorumluluğu yoktur. Ravive’nin ne çalışmasında ne de sorumluluğunda taksir derecesine dahi müvekkilimin kusuru yoktur. Tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Diğer tüm sanık avukatları da müvekkillerinin suçta kusur ve kabahatlerinin olmadığını savunarak, tahliyelerini talep etti. Bir sanığa tahliye kararı Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan "suçluyu kayırma" iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetti. Heyet, tutuksuz sanık Ömer A.’nın adli kontrol tedbirlerini kaldırırken, diğer tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verdi. Duruşmayı 20 Mayıs’a erteleyen mahkeme, Ravive ve LYKEE isimli firmaların 2022-2025 yılları arasındaki banka hesap hareketlerinin Türkiye Bankalar Birliğinden istenmesine ve CSM numaralarının tespiti için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) yazı yazılmasına karar verdi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman A., Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve firari Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.