SAĞLIK - 25 Kasım 2025 Salı 09:28

Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı

A
A
A
Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 600 milyonun üzerinde insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor ve en az 420 bin kişi hayatını kaybediyor. Türkiye’de de toplu beslenme alanlarında görülen zehirlenmelerin önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Acil Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda güvenliğinin bir seçenek değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.


Gıda zehirlenmesi çoğu zaman birkaç gün süren basit bir bağırsak enfeksiyonu gibi algılansa da yanlış saklanan veya uygun şartlarda hazırlanmayan gıdalar ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor. Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda zehirlenmesinin ihmal edilen küçük ayrıntıların sonucu olduğunu vurguladı.



Gıdadan gelen sessiz tehlike


Son günlerde Türkiye’de toplu beslenme kaynaklı birçok olay yaşanmasına rağmen, toplumun önemli bir bölümünün hala risklerin farkında olmadığını, gıda zehirlenmelerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, "Gıda zehirlenmesi basit bir mide şikayeti değildir. Hızlı sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara neden olabilir. İlk belirtiler başladığında özellikle risk gruplarının vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarır’’ dedi.


Özellikle dışarıdan tüketilen hazır gıdalarda görünmeyen risklerin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Bodur, açık büfelerde uzun süre bekleyen yemekler, sokak lezzetlerinin uygun olmayan şartlarda saklanması ve toplu yemek hizmetlerinde tek bir hatanın yüzlerce kişiyi etkileyebilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.



"Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir"


Ev mutfağının daha kontrol edilebilir görünse de en sık yapılan hataların yine burada ortaya çıktığını, basit hataların zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalması için uygun ortamı hazırladığını kaydeden Uzm. Dr. Bodur, şu bilgileri verdi: "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir. Sıcak yemeklerin doğru şekilde soğutulmadan buzdolabına konması, çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde hazırlanması veya yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesi de bakterilerin hızla çoğalmasına yol açar. Soğuk zinciri bozulmuş gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Temel kural soğuk gıdalar soğuk, sıcak gıdalar ise sıcak tüketilmelidir. Ilık bölge en tehlikeli alandır. Gıdalar doğru sıcaklıkta saklanmalıdır’’ şeklinde konuştu.


Gıda zehirlenmesi belirtilerinin genellikle bir ila iki gün içinde ortaya çıktığını, ancak özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı olan kişilerde hafif bulguların bile ciddiye alınması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, özellikle toplu zehirlenme şüphesi olan durumlarda sağlık profesyonellerine hızlı bildirim yapılmasının halk sağlığı açısından zorunlu olduğunu belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Milli karateci Eray Şamdan veda kararının perde arkasını anlattı Türk karatesine kazandırdığı dünya ve Avrupa şampiyonluklarıyla adını tarihe yazdıran ve bir süre önce aktif sporculuk kariyerini noktalayan milli karateci Eray Şamdan erken veda kararının nedenleri ile gelecekteki hedeflerini paylaştı. Olimpiyat ikinciliğinin yanı sıra tüm büyük organizasyonlarda kürsünün en üst basamağına çıkan 28 yaşındaki Eray Şamdan kariyerini hem güncel hem de tüm zamanlar 60 kilo dünya sıralamasında birinci olarak tamamlamıştı. Zirvedeyken aldığı veda kararıyla dikkat çeken şampiyon sporcu Eray Şamdan, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı özel açıklamalarda insanların hafızasında her zaman şampiyon olarak kalmak istediğini vurguladı. "Zirvede bırakmak bu olsa gerek" Kariyerini tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi 60 kilo sporcusu olarak sonlandırmanın haklı gururunu yaşadığını belirten Eray Şamdan, güncel dünya sıralamasında da birinci sırada yer aldığını hatırlattı. Son dünya, Premier Lig, Avrupa Oyunları ve Akdeniz Oyunları şampiyonu unvanlarını taşıdığını aktaran Şamdan, "Bütün kulvarlarda son şampiyon olarak karateyi bırakmış oldum. Bu benim için çok özel bir başarı oldu. Zirvede bırakmak bu olsa gerek" dedi. "Şampiyon olarak hatırlanmak istedim" Henüz genç olduğunu ve profesyonel kariyerine 7-8 yıl daha devam edebilecekken, ilerleyen yaşla birlikte performans ve motivasyonun ister istemez düşeceğini, bu nedenle her şeyi yakalamışken iyi bir iz bırakarak ayrılmayı tercih ettiğini anlatan Şamdan, "Şampiyon olarak hatırlanmak istedim. İnsanlar güzel hatırlasın, şampiyon olarak hatırlasın diye aktif sporculuk kariyerimi noktaladım" diye konuştu. "Karateyi değil, sadece aktif sporculuğu bıraktım" Sporun içinde kalmaya devam ettiğini belirten Şamdan, şu cümleleri kullandı: "Şu anda yurt dışında seminerlere gidiyorum. Farklı ülkelerde 2-3 günlük veya bir haftalık, bir aylık eğitimler veriyorum. Aynı zamanda devlet kurumunda kadrolu beden eğitimi öğretmeniyim. Ayrıca antrenörlük eğitimi bölümünde yüksek lisans yapıyorum. Gelecekte büyük bir spor kompleksi açmak gibi planlarım var. Aktif sporculuğu bıraktım ama her zaman sporun içinde kalacağım, ülkemizin gençlerine bilgi birikimimi aktarmaya devam edeceğim. Şu anda babamın özel bir kulübü var, benim de sıfırdan yetiştiğim yer. Buraya ’kürkçü dükkanı’ diyoruz. Arada gelip buradaki minik şampiyonlarımıza ders veriyorum, babama yardımcı oluyorum. Kısacası karateyi bırakmadım, sadece aktif sporculuğu bıraktım." "Çok yetenekli sporcularımız var" Milli takımdaki genç sporcularla bağını hiçbir zaman koparmadığını ve her fırsatta tecrübelerini paylaştığını vurgulayan Eray Şamdan, "Ben milli takımda zaten son dönemde kaptanlık yapıyordum. Oradaki kardeşlerimle her zaman irtibat içerisindeyim. Hatta geçen maçlarına da gittim. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum, tecrübelerimi aktarıyorum. Türkiye’de çok yetenekli sporcularımız var. Gerçekten çok cevherleri barındıran bir ülkeyiz. Karate bir mücadele sporu ve biz de mücadeleci bir milletiz. Onun için çok fazla cevherimiz var, bunları ortaya çıkarmak lazım. Ben de bu konuda ne yapılması gerekiyorsa, elimi taşın altına koyacağım" şeklinde konuştu. Başarı için sadece çok çalışmanın yetmeyeceği uyarısında da bulunan tecrübeli isim gençlere beslenme, uyku ve mental hazırlık süreçlerini kapsayan multidisipliner bir çalışma sistemi uygulamalarını tavsiye etti. Karatenin ruhen ve fiziken insanı geliştiren özel bir disiplin olduğunu hatırlatan Eray Şamdan, bu sporun gençlere özgüven, saygı ve hoşgörü kazandırdığını sözlerine ekledi. Türk karatesinin efsanesi Eray Şamdan’ın madalya koleksiyonu Başarılarla dolu kariyerine sayısız madalya sığdıran Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü eski sporcusu Eray Şamdan 2020 Tokyo Olimpiyatlarında gümüş madalya kazanırken; 2025 Kahire Dünya Şampiyonası, 2025 Çengdu Dünya Oyunları ile 2021 ve 2022 Avrupa Şampiyonalarında altın madalyaya uzandı. Başarılı sporcu ayrıca 2023 Avrupa Oyunları, 2022 Akdeniz Oyunları, 2025 İslami Dayanışma Oyunları ve 2018 Dünya Üniversiteler Şampiyonasında da şampiyonluk ipini göğüsleyerek altın madalyaları Türkiye’ye getirdi.