DÜNYA - 27 Mart 2026 Cuma 15:05 | Son Güncelleme : 27 Mart 2026 Cuma 15:19

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"

A
A
A
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin Minab kentine gerçekleştirdiği ve 175 öğrenci ile öğretmenin öldürüldüğü ilkokul saldırısının savaş suçu olduğunu vurgulayarak, "Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" dedi. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" dedi.

Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi.

"175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi"

Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı.

"İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir"

Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu.

"Saldırganların niyeti soykırımdır"

Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi.

Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya "81 İlde 81 Orman" projesi ilkbahar dikimleriyle devam ediyor Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yeniden hayat bulan "81 İlde 81 Orman" projesi, Türkiye’nin dört bir yanında yeni fidanları toprakla buluşturmaya devam ediyor. Doğaya nefes, canlılara yuva, geleceğe yeşil bir umut olma hedefiyle toplam 2,2 milyon fidanın yeşermesine vesile olmayı amaçlayan projenin ikinci fazında şu ana kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. 2026 yılındaki dikim törenlerinin ilk durağı Antalya oldu. Ekosistemin kritik bir parçası olan ormanlar, toprağı koruyup, havayı temizlerken sayısız canlıya ev sahipliği yapıyor. Ağaçların kök saldığı her alan, doğa için de bir nefes demek. Bu anlayışla Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008-2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi; çocuklarımızın nefes alacağı, kuşların yuva kuracağı, toprağın can bulacağı bir geleceğe katkı sunmak amacıyla üç yıl önce yeniden hayata geçirildi. 771 bin 700 fidan geleceğe kök saldı Türkiye’nin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğine dönüşen "81 ilde 81 Orman" projesinde dikim yapılacak her ilin iklim koşullarına en uygun fidanlar seçiliyor ve toprağa güçlü bir şekilde kök salarak ormana dönüşmesi amaçlanıyor. Kızılçam, sedir, sarıçam, karaçam, meşe, ardıç, servi, huş dikimi yapılan fidan türlerinden yalnızca birkaçı Projenin ikinci fazında bugüne kadar 771 bin 700 fidanın dikimleri tamamlandı. Dikimler gerçekleştirildikten sonra sahaların bakımları üç yıl boyunca düzenli şekilde yapılarak, sağlıkla büyümeleri destekleniyor. Antalya’da 20 bin fidan toprakla buluşuyor Projenin yeni durağı olan Antalya’da Manavgat ilçesine bağlı Çardak köyünde tören düzenlendi. Törene Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Manavgat Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz, Antalya Ağaçlandırma Şube Müdürü Hasan Sarıtaş, Taşağıl Orman İşletme Müdürü İlker Öztürk, Türkiye İş Bankası Antalya Bölge Satış Müdürü Ömer Akdoğan, Türkiye İş Bankası Manavgat Şube Müdürü Emre Yaşar, TEMA Vakfı Projeler ve Kurumsal İş Birliği Bölüm Başkan Yardımcısı Mehtap Kızılkaya, TEMA Vakfı Antalya İl Temsilcisi Reyhan Erdoğan’ın yanı sıra Antalyalı öğrenciler ve bölge halkı katıldı. 81 İlde 81 Orman projesiyle, yüzde 57’si ormanlık alanlardan oluşan Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Çardak köyünde yer alan 26 bin 400 hektarlık alanda 20 bin fidan toprakla buluşuyor. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2010 yılında Antalya’nın Kepez ilçesindeki Kirişçiler Mevkiinde 40 bin fidan dikimi yapılmıştı. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı. Yeni fidan bağışlamak ya da dikilmiş fidanları sahiplenmek mümkün Yeni ormanların hayat bulduğu proje kapsamında dikimi yapılacak 2,2 milyon fidana ilave bağışta bulunarak daha geniş ormanlık alanların oluşmasına katkı sağlamak mümkün. Ayrıca isteyenler, dikimi gerçekleştirilmiş fidanlardan birini bedelsiz olarak sahiplenebiliyor.
Ankara İnternet üzerinden tuzak kurarak gasp ve dolandırıcılık yapan şebekeye operasyon: 11 tutuklama Ankara’da internet üzerinden cinsel birliktelik vaadiyle erkekleri tuzağa düşürerek gasp ve dolandırıcılık yaptıkları belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 11 kişi tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet ile Cinsel Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheli kadınların internet üzerinden verdikleri ilanlarla erkeklerle iletişime geçtikleri belirlendi. Şüphelilerin buluşma sırasında ikamet kapısını açarak birlikte hareket ettikleri kişilerle mağdurları silah göstermek suretiyle darp ettikleri, para ve değerli eşyalarını zorla aldıkları tespit edildi. Aynı şüphelilerin bazı olaylarda ise hileli davranışlarla cinsel birliktelik yaşanacağı izlenimi vererek mağdurlardan para aldıkları ve bu yolla dolandırıcılık suçunu işledikleri ortaya çıktı. Yapılan teknik takip ve dinlemeler sonucunda 20 ayrı olayda toplam 23 şüpheli tespit edildi. Şüpheliler hakkında 24 Mart 2026 tarihinde gözaltı kararı verildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda 22 şüpheli ile 1 suça sürüklenen çocuk yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 27 Mart 2026 tarihinde adliyeye sevk edilen şüphelilerden 14’ü ile 1 suça sürüklenen çocuk tutuklama talebiyle, diğer şüpheliler ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkemece 11 şüpheli tutuklanırken, 1 suça sürüklenen çocuk hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü öğrenildi.
Balıkesir Altınoluk taziye ve kültür evi protokolü imzalandı Balıkesir’in Edremit Belediyesi ve hayırseverler arasında imzalanan protokol ile Altınoluk Mahallesi’nde modern bir taziye ve kültür evinin yapımı için ilk resmi adım atıldı. Edremit Belediyesi, kentin sosyal donatı alanlarını artırmak ve vatandaşların acılarını paylaşacakları, kültürel etkinliklerini gerçekleştirecekleri mekanları çoğaltmak adına anlamlı bir projeye daha imza attı. Altınoluk Mahallesi, 1872 ada 1 parselde hayata geçirilecek olan "Altınoluk Taziye ve Kültür Evi" projesi için yapım protokolü imzalandı. Hayırseverlerden işbirliği Proje hayırsever iş insanları Abdülkerim Kızmaz, Muzaffer Donat, Mazhar İşler, Hasip Yalvaç ve Salman Batur’un işbirliği ve Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’ın desteğiyle başladı. İmzalanan protokol kapsamında, binanın yapımına en kısa sürede başlanması, taziye ve kültür evinin bölge halkının hizmetine sunulması hedefleniyor. El birliğiyle inşa edeceğiz Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, projenin önemine vurgu yaparak hayırseverlere teşekkür etti. Başkan Ertaş, "Edremit’in köklü dayanışma kültürünü taçlandırmak için hayırsever vatandaşlarımızla bir aradayız. Altınoluk Mahallemizde hemşehrilerimizin bir araya geleceği, acılarını paylaşırken teselli bulacağı, kültürel değerlerimizin yaşayacağı bir merkezi el birliğiyle inşa ediyoruz. Sayın Abdülkerim Kızmaz, Muzaffer Donat, Mazhar İşler, Hasip Yalvaç ve Salman Batur’a tüm Edremit halkı adına teşekkürlerimi sunuyorum. Belediyemiz ve hayırseverlerimizin bu omuz omuza duruşu, kentimiz için en büyük kazanımdır. Altınoluk’ta çok önemli bir ihtiyacı hep birlikte karşılıyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.