Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'deki "Krallara Hayır" protestolarına destek
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği: "Irak’taki üniversitelerimiz hedef alınabilir"
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty'i karşılarken dengesini kaybetti
Ermenistan Başbakanı Paşinyan’a kilisede saldırı teşebbüsü
Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
SAĞLIK
Eskişehirli acil sağlık ekibi Türkiye kongresine damga vurdu
29 Mart 2026 Pazar - 14:33:33
Türkiye Acil Tıp Derneği organizasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi’nde düzenlenen "2. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi", Türkiye’nin dört bir yanından gelen acil sağlık profesyonellerini buluşturdu. 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşen kongrede Eskişehir ekibi hem bilimsel katkılarıyla hem de kazandığı başarıyla dikkat çekti. "Doğru zaman, doğru yer, doğru müdahale" temasıyla gerçekleştirilen kongre; Sağlık Bakanlığı acil sağlık hizmetleri yöneticilerini, akademisyenleri ve sahada görev yapan çalışanları bir araya getirdi. Kongrenin düzenleme kurulunda Eskişehir’den Paramedik Harun Özkan yer alırken, bilimsel oturumlarda Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman, Paramedik Avukat Bahadır Erbözü ve Paramedik Kadir Çekiç konuşmacı olarak tecrübelerini paylaştı. Eskişehirli doktordan oryantiring birinciliği Bilimsel programın yanı sıra sosyal etkinliklerin de yer aldığı kongrede düzenlenen oryantiring yarışması büyük heyecana sahne oldu. Yarışma sonucunda Eskişehir ekibinden Dr. Mehmet Kurt, rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Eskişehir’in acil sağlık hizmetlerindeki tecrübesinin ve yetkinliğinin ulusal düzeydeki bu önemli platformda sergilenmesi, katılımcılardan tam not aldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:22
Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi
Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
29 Mart 2026 Pazar - 12:52
Hatay’dan Gaziantep’e sağlık yolculuğu
Hatay’dan Gaziantep’e tedavi için gelen 38 yaşındaki Kemal Aslan’a, Gaziantep Anka Hastanesi’nde mitral kapak yetmezliği tanısı sonrası cerrahi müdahale uygulandı. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri ile Anka Hastanesi’ne başvuran hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından değerlendirildi. Yapılan muayene ve tetkikler sonrası ileri düzey mitral kapak yetmezliği bulunan hastaya, minimal invaziv (kapalı) yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 cm kesi ile yapılan operasyonun ardından hastanın takip ve tedavi süreci hastanede sürdürüldü. Operasyon süreci, Anka Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Altunbaş ve Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar’ın yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Kemal Aslan, ameliyat sonrası sürece ilişkin yaptığı açıklamada, ikinci günden itibaren günlük aktivitelerine dönebildiğini, dördüncü günde ise taburcu edildiğini ifade ederek, "Sağlığıma kavuştuğum için mutluyum" dedi.
29 Mart 2026 Pazar - 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi. Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir." Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu. Hareketsizlik vertigoyu artırabilir Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı. Ne zaman doktora başvurulmalı Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
5
29 Mart 2026 Pazar- 09:45
Posalı ve yüksek lifli besinler, kanser riskini azaltıyor
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:37
Bel ağrısında doğru tedavide doğru tanının önemi
Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, toplumda sık görülen bel ağrısının nedenleri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Dr. Kara, insanların büyük bir kısmının yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığını belirterek, "Bel ağrıları genellikle kas-iskelet sistemine ait mekanik nedenlerle ortaya çıkar. Ağır kaldırma, ani hareketler, uzun süreli oturma ya da düşme gibi durumlar ağrıyı tetikleyebilir. Ağrı genellikle öne eğilmekle ya da oturmakla artar ve birkaç hafta içinde azalabilir" ifadelerini kullandı. Disk dejenerasyonu ve bel fıtığı tipleri Omurlar arasında yer alan disklerin zamanla yapısal olarak zayıflayabileceğini belirten Dr. Kara, "Diskin iç yapısında meydana gelen bozulmalar ağrıya yol açabilir. Yaş, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, kilo fazlalığı ve ağır fiziksel aktiviteler bu süreci etkileyebilir" dedi. Dr. Kara, bel fıtıklarının farklı şekillerde görülebildiğini belirterek, "Diskin taşması ya da yer değiştirmesi sonucu sinir kökleri etkilenebilir. Semptomlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir." açıklamasında bulundu. Tedavi yaklaşımları Dr. Kara, bel ağrısında cerrahinin her zaman ilk seçenek olmadığını vurgulayarak, "Cerrahi dışı tedavi yöntemleri, uygun hastalarda genellikle ilk tercih olarak değerlendirilir. İstirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi uygulamaları erken dönemde önerilebilir. Ancak nörolojik semptomlar eşlik ettiği, idrar veya gaita kontrolü bozulmuş durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir" ifadelerini kullandı. Girişimsel ağrı tedavileri Cerrahi dışı yöntemlere yanıt alınamayan bazı hastalarda, girişimsel ağrı tedavilerinin değerlendirilebileceğini belirten Dr. Kara, bu yöntemlerin hekim değerlendirmesiyle ve uygun şartlarda uygulandığını ifade etti. Uygulanabilecek girişimsel işlemler arasında; Epidural enjeksiyonlar, Sinir kökü blokları, Faset eklem enjeksiyonları, Sakroiliak eklem enjeksiyonları gibi yöntemlerin yer aldığını belirtti. Spinal Kord Stimülatörü uygulaması Kronik ağrısı uzun süredir devam eden bazı hastalarda Spinal Kord Stimülatörü (SCS) yönteminin gündeme gelebileceğini açıklayan Dr. Kara, "Bu sistem, belirli nöropatik ağrılarda uygun hasta grubunda değerlendirilebilir. Her hasta için uygun olmayabilir ve detaylı değerlendirme gerektirir" dedi. Dr. Kara, her hastanın durumunun farklı olduğunu vurgulayarak, "Her bel ağrısının nedeni fıtık değildir ve her bel fıtığı cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ve uygun tedavi planı, hastanın bireysel durumuna göre belirlenmelidir" diye konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:36
Kış depresyonundan koruyan 4 tavsiye
Kış depresyonuyla başa çıkmak için ilaçsız yöntemler olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Umut Mert Aksoy, "En etkili önlem, sabah ışığına doğrudan maruz kalmaktır. Bunun dışında, her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmak, ekran kısıtlaması, sabahları protein ağırlıklı (yumurta, peynir) bir kahvaltı, akşam hafif öğünler yemek, sabah veya öğle saatlerinde yapılan hafif egzersizler vücudun enerji düzeyini yükselterek kış depresyonunun etkilerini önler" dedi. İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Umut Mert Aksoy, kışa girerken günlerin kısalması ve güneş ışığının azalmasıyla birlikte artan yorgunluk, isteksizlik ve uyku halinin "Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu"nun (kış depresyonu) habercisi olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Aksoy, bu durumun bir zayıflık olmadığını, tamamen vücudun biyolojik saatindeki değişimlerden kaynaklandığını vurguladı. Kış depresyonu ve uykusuzluk arasındaki ilişkinin bir kısır döngü olduğunu belirten Prof. Dr. Aksoy, "Günlerin kısalması, vücudumuzun iç saati olan biyolojik saatimizi doğrudan etkiliyor. Gözümüze gelen ışık miktarı azaldığında, ’uyku hormonu’ olan melatonin daha uzun süre salgılanıyor ve beyin bu durumu ’gece devam ediyor’ şeklinde yorumluyor" dedi. "Ne kadar uyusam da yetmiyor hissi olabilir" Bu biyolojik değişimin, kişinin sabahları uyanmakta güçlük çekmesine ve gün içinde kendini yarı uykuda hissetmesine neden olduğunu belirten Prof. Dr. Aksoy, kış aylarında gördükleri en sık şikayetleri şöyle özetledi: "En belirgin tablo, ’ne kadar uyusam da yetmiyor’ hissidir. Uykunun süresi artsa bile kalitesi düşer; kişi sabah yorgun ve isteksiz uyanır. Bu tabloya ’hipersomnia’ (aşırı uyuma) denir. Bazı hastalarda ise tam tersi; uykuya dalamama, sık uyanma veya sabah çok erken uyanıp bir daha uyuyamama (insomnia) görülür. Her iki durumda da ortak payda, vücut saatinin doğanın temposundan sapmasıdır." Prof. Dr. Aksoy, bu duruma genellikle enerji açığını kapatma çabasıyla artan iştahın, özellikle de tatlı ve karbonhidrat isteğinin eşlik ettiğini ekledi. "İşlev kaybı yaşanıyorsa dikkat" Prof. Dr. Aksoy, bu belirtilerin ne zaman ciddiye alınması gerektiği konusunda ise şu uyarılarda bulundu: "Eğer uyku bozukluğu süreklilik kazanmışsa, kişinin günlük işlevselliğini (işe gitmek, derslere odaklanmak, ilişkilerde sabırlı davranmak) etkilemeye başlamışsa, artık bu normal bir mevsim geçişi değil, klinik bir tablodur. Haftada üç geceden fazla yaşanan ve üç aydan uzun süren uyku sorunları ’kronik insomnia’ olarak kabul edilir ve profesyonel destek gerektirir." "En etkili ilaçsız yöntem: sabah ışığı" Kış depresyonuyla başa çıkmak için ilaçsız yöntemlerin mevcut olduğunu belirten Prof. Dr. Aksoy, "En etkili önlem sabah ışığına maruz kalmaktır. Hava bulutlu olsa bile, uyanır uyanmaz perdeleri açmak ve mümkünse kısa bir yürüyüş yapmak, vücuda ’gün başladı’ mesajı vererek biyolojik saati yeniden ayarlar" dedi. "Kış depresyonuna karşı 4 altın öneri" Prof. Dr. Aksoy, kış depresyonundan korunmak için şu tavsiyelerde bulundu: "Uyku hijyeni: Her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmak, biyolojik saatin şaşırmasını engeller. Ekran kısıtlaması: Akşamları telefon ve bilgisayar ekranlarından yayılan mavi ışık, melatonin salgısını baskılayarak uyku saatini geciktirir. Yatmadan önce kullanımı sınırlandırılmalıdır. Beslenme: Sabah protein ağırlıklı (yumurta, peynir) bir kahvaltı uyanıklığı desteklerken, akşamları hafif öğünler tercih edilmelidir. Hareket: Sabah veya öğle saatlerinde yapılan hafif egzersizler enerji düzeyini yükseltir." "Işık terapisi biyolojik saati yeniden ayarlıyor" Mevsimsel depresyon için en etkili ilaç dışı tedavilerden birinin "Işık Terapisi" olduğunu belirten Prof. Dr. Aksoy, "Bu yöntemde kişi, her sabah 10.000 lux şiddetindeki özel bir ışık kaynağına 20-30 dakika maruz bırakılır. Bu güçlü ışık, gün ışığını taklit ederek beyni ’güne uyandırır’, melatonin dengesini düzeltir ve serotonin sistemini canlandırır. Genellikle bir hafta içinde belirgin iyileşme sağlanır" diye konuştu. Kimi insanlar neden daha yatkın? Prof. Dr. Aksoy, kış depresyonunun herkesi aynı etkilemediğini, bazı insanların biyolojik olarak daha duyarlı olduğunu belirterek, "Genetik düzeyde, melatonin reseptörlerini kodlayan bazı genlerdeki farklılıkların kişiyi mevsimsel depresyona yatkın hale getirdiği biliniyor. Bu bireylerde beyindeki ’ışığa yanıt eşiği’ daha düşüktür ve karanlık günlerin etkisini çok daha derin hissederler" dedi. "Zayıflık değil, biyolojik bir tepki" Prof. Dr. Umut Mert Aksoy, sözlerini şöyle tamamladı: "Kış depresyonu bir zayıflık değil, doğanın ritmine karşı vücudun verdiği biyolojik bir tepkidir. Doğayla savaşmak yerine onun temposuna ayak uydurmak, yaşam alışkanlıklarını buna göre düzenlemek, ruhsal sağlığın en doğal reçetesidir."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:26
Göz, kalp, damar ve sinir sisteminin düşmanı ’diyabet’
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, diyabet hastalığında yıllık komplikasyon taramalarının hayati öneme sahip olduğunu belirterek böbrek, göz, sinir sistemi ve kalp-damar hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, diyabet ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Diyabet hastalığına bağlı farklı komplikasyonların süreç içinde gelişebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Özen, "Böbrek ve gözler de diyabetten olumsuz etkilenebilir. Diyabet halen tüm dünyada önlenebilir körlüğün en önemli nedenidir. Son dönem böbrek yetmezliğinin ve diyalizin çok önemli bir nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden diyabet hastalığının yıllık komplikasyon taramalarının yapılmasını önemsiyoruz. Biliyoruz ki kan şekeri kontrolü bozulmaya başladığı andan itibaren küçük kan damarları olumsuz etkilenir. Yani aşikar diyabet ortaya çıkmadan bile kan şekeri yüksekliğine bağlı damar endotelinde hasar ortaya çıkıyor. Bu nedenle kan şekeri kontrolünün sağlanması önemli olduğu gibi her diyabet hastasının yıllık göz kontrollerinin yapılması, göz dibi kontrollerinin yapılması, iç hastalıkları uzmanı tarafından idrarda protein kaçağı olup olmadığına dair yıllık kontrollerin yapılması büyük önem taşıyor" dedi. Düzenli kontrol ve sağlık taramalarının önemine değinen Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, "Sinir uçlarında ortaya çıkan hasara bağlı uzuv kayıpları, yaralanmalar, his kayıpları görülebiliyor. Tüm bunların kontrol edilebilmesi için en azından yılda bir sefer diyabet hastalarının komplikasyon taramaları açısından muayene olmalarını öneriyoruz. Diyabet hastalarındaki ölümün en önemli nedeni kardiyovasküler olaylar. Diyabet hastalarında kalp krizi riski, inme riski genel popülasyona göre oldukça artıyor. Bu nedenle bu hastaların yıllık kardiyoloji muayenelerinin yapılması önemli ve kardiyovasküler hastalık riskini artıran kan şekeri yüksekliği dışındaki diğer tüm risk faktörleri önünde diyabet hastalarında çok yakın takip edilmesi gerektiğini biliyoruz ve bunu önemsiyoruz" diye konuştu. Diyabet tedavisinin kişiye özel planlandığına da dikkat çeken Özen, "Her hasta için bireyselleşmiş tedavi ve hedefler belirliyoruz. Hastalara önerimiz hekim uyarılarına dikkat etmeleri, düzenli kontrol yaptırmak. Daha sağlıklı bir toplum olabilmek için fiziksel aktiviteyi arttırmamız, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmemiz, işlenmiş gıdalardan uzak durmamız, bel çevresini ideal düzeye düşürmek obezite ile mücadele oldukça önemli" şeklinde konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:26
Ege Üniversitesi radyoterapide Avrupa’nın eğitim üssü oldu
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) "Rays of Hope" projesi kapsamında "Anchor Center" (İşbirliği Merkezi) seçilen Ege Üniversitesi, önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. IAEA’nın Avrupa Radyoterapi ve Onkoloji Derneği (ESTRO) desteğiyle düzenlediği Radyoterapi Teknikerleri Eğiticilerinin Eğitimi Bölgesel Çalıştayı İzmir’de yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Güneş Ak, "Uzun yıllardır IAEA ile eğitim ve araştırma alanlarında işbirliği içinde olan Ege Üniversitesinin, 2023 yılında IAEA’nın önemli ‘Rays of Hope’ projesinde yer almasının bu işbirliğini daha da ileriye taşıdığını görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bu çerçevede üniversite olarak radyasyon onkolojisi, radyoloji ve nükleer tıp alanlarında hekim, sağlık fizikçisi ve teknikerlerin eğitimine katkı sunmak, ortak bilimsel araştırmalarda yer almak, IAEA projelerine uzman desteği vermek ve IAEA toplantılarına ev sahipliği yapmak bizim için gurur verici. Bugün 24 ülkeden 45 radyoterapi teknikerinin katılımıyla gerçekleştirilen bu toplantının, kanser tedavisinin en kritik aşamalarından biri olan radyoterapi uygulamalarındaki eğitim kalitesinin artırılması ve standartlaştırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca bu buluşmanın, Ege Üniversitesi ile bölgemizdeki diğer merkezler arasında bilgi alışverişi ve işbirliğini güçlendirecek bir zemin oluşturduğunu da özellikle vurgulamak isterim" dedi. "Radyoterapi teknikerleri, tedavinin mutfağındaki en kritik kişilerdir" Toplantının başkanlığını üstlenen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Anacak, radyoterapinin bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak çok hızlı ilerlediğini, ancak radyoterapi teknikerlerinin kanser tedavisinde çok önemli rol oynamalarına rağmen ülkemizin de yer aldığı doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinde yeterli eğitici kadrolarının olmadığını belirtti. Prof. Dr. Yavuz Anacak, "Radyoterapi teknikerleri, tedavinin mutfağındaki en kritik kişilerdir. Cihazınız ne kadar son teknoloji olursa olsun, onu kullanan el yetkin değilse tedavide başarı şansı düşer. Bölge ülkelerinde cihaz kalitesi artmasına rağmen eğitim standartlarında farklılıklar gözlemliyoruz. Biz bu çalıştayda, Avrupa’nın dört bir yanından gelen 45 eğitmene, kendi ülkelerine döndüklerinde meslektaşlarını nasıl daha iyi eğiteceklerini, yani balık tutmayı öğretmeyi gösterdik" diye konuştu "Sağlık diplomasisinde ülkemizi gururla temsil edeceğiz" Ege Üniversitesinin IAEA ile yürüttüğü ortak projeler sayesinde teknikerlerin eğitimine büyük katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Anacak, "İzmir’de oluşturduğumuz bu eğitim modelleri, yarın sınırlarımızın ötesindeki bir kanser merkezinde hayat bulacak. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, köklü geçmişi ve akademik birikimiyle ‘Rays of Hope’ projesinin en güçlü halkalarından biri olmaya ve sağlık diplomasisinde ülkemizi gururla temsil etmeye devam edecektir" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:58
Depremden sonra yapılan hastanede 100’üncü açık kalp ameliyatı başarıyla tamamlandı
Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası sağlık yatırımları kapsamında bu sene hizmete alınan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Kliniği’nde 100’üncü açık kalp ameliyatı (bypass) başarıyla gerçekleştirildi. Şubat ayında hizmete başlayan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Kliniği’nin başarılı ameliyatlarına bir yenisi daha eklendi. Devlet Hastanesi KVC ekibinin gerçekleştirdiği 100’üncü açık kalp ameliyatı, Kahramanmaraş’ta deprem sonrası yeniden güçlenen sağlık altyapısının önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirildi. Açık kalp ameliyatı sonrası hasta Muammer Haydaroğlu sağlığına kavuştu. Servise alınan Muammer Haydaroğlu, mutlu olduğunu ifade ederek, sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Haydaroğlu, "Yıllardır kalp sıkıntımız vardı ve hastaneye başvurdum. İlk geldiğim günden bu yana ekip arkadaşlarımız büyük bir özveri gösterdi. Sağlığımıza yeniden kavuştuk. 100’üncü hastaymışız, o da ayrı bir mutluluk verdi" diye konuştu. Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Dr. Ahmet Nasrioğlu, "Bu bir doktorun ya da bir sağlık çalışanının yaptığı bir başarı değil, bir ekibin çıkaracağı başarıdır. Ameliyat, yoğun bakım, servis ve biz doktorlarla birlikte 100’üncü hastamızı sağlığına kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kentimizin atlattığı bu büyük felaketten sonra ekip arkadaşlarımızla beraber böyle şifa dağıtıyor olmamız bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:22
Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı
Van’da havaların soğumasıyla soba ve kombi kullanımı artarken halk arasında "sessiz ölüm" olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor. Son dönemlerde soba kaynaklı vakaların yanı sıra doğal gaz sızıntılarına bağlı zehirlenmelerde de artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle kombi bakımı ve değişimi yapılan evlerde kontrolün aksatılmaması gerektiği vurgulanıyor. Kentte yaşanan bu vakaların ardından, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezine başvurularda da artış olduğu bildirildi. Merkezde karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesiyle gelen hastalara hızlı şekilde hiperbarik oksijen tedavisi uygulanarak hayati risklerin önüne geçiliyor. "Hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı" İHA muhabirine konuşan Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğba Özüarı, karbonmonoksit zehirlenmesinin özellikle tam yanma gerçekleşmeyen soba ve ısıtıcılarda ortaya çıkan gazın solunmasıyla oluştuğunu belirtti. Vakaların son haftalarda dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade eden Dr. Özüarı, "Halk arasında soba zehirlenmesi olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmeleri, havaların soğumasıyla birlikte hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı. Karbonmonoksit zehirlenmesi; sobalarda ya da çeşitli ısıtıcılarda yakıtın tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit gazının solunmasıyla meydana gelen bir zehirlenme türüdür. Bu zehirlenmelerde en sık görülen belirtiler arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ilerleyen durumlarda bilinç bulanıklığı hatta koma yer almaktadır. Hastalar bu belirtileri yaşadıklarında ilk olarak bulundukları ortamdan uzaklaşmalı ve hemen 112’yi aramalıdır. 112 ekiplerinin yönlendirmesiyle hastalar, gerekli görüldüğünde hiperbarik oksijen tedavisine alınmaktadır. Hiperbarik oksijen tedavisi, bu tür hastalarda oldukça kıymetli ve acil olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Genellikle tek seans yeterli olurken, bazı hastalarda durumun ciddiyetine göre 2-3 seans veya daha fazla uygulama yapılabilmektedir" dedi. "Doğal gaz zehirlenmeleri artış gösterdi" Son dönemlerde sobanın yanı sıra doğalgaz zehirlenmelerinin de artış gösterdiğini dile getiren Özüarı, "Son dönemlerde soba zehirlenmelerinin yanı sıra doğal gaz zehirlenmeleri de artış göstermektedir. Özellikle kombi bakımı veya kombi değişimi yapılan evlerde, işlemlerin ardından doğalgaz sızıntıları yaşanabilmektedir. Bu nedenle bakım sonrasında gerekli kontrollerin titizlikle yapılması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır" Karbonmonoksit zehirlenmesinin renksiz ve kokusuz olması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğuna söyleyen Özüarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karbonmonoksit gazı renksiz ve kokusuz olduğu için yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle benzer semptomlar yaşayan kişilerde karbonmonoksit zehirlenmesi ihtimali mutlaka akılda tutulmalıdır."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21
Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı
Van’da havaların soğumasıyla birlikte soba ve kombi kullanımının artması sonucu, halk arasında "sessiz ölüm" olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor. Son dönemlerde soba kaynaklı vakaların yanı sıra doğalgaz sızıntılarına bağlı zehirlenmelerde de artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle kombi bakımı ve değişimi yapılan evlerde kontrolün aksatılmaması gerektiği vurgulanıyor. Kentte yaşanan bu vakaların ardından, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezine başvurularda da artış olduğu bildirildi. Merkezde karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesiyle gelen hastalara hızlı şekilde hiperbarik oksijen tedavisi uygulanarak hayati risklerin önüne geçiliyor. "Hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı" İHA muhabirine konuşan Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğba Özüarı, karbonmonoksit zehirlenmesinin özellikle tam yanma gerçekleşmeyen soba ve ısıtıcılarda ortaya çıkan gazın solunmasıyla oluştuğunu belirtti. Vakaların son haftalarda dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade eden Dr. Özüarı, "Halk arasında soba zehirlenmesi olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmeleri, havaların soğumasıyla birlikte hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı. Karbonmonoksit zehirlenmesi; sobalarda ya da çeşitli ısıtıcılarda yakıtın tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit gazının solunmasıyla meydana gelen bir zehirlenme türüdür. Bu zehirlenmelerde en sık görülen belirtiler arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ilerleyen durumlarda bilinç bulanıklığı hatta koma yer almaktadır. Hastalar bu belirtileri yaşadıklarında ilk olarak bulundukları ortamdan uzaklaşmalı ve hemen 112’yi aramalıdır. 112 ekiplerinin yönlendirmesiyle hastalar, gerekli görüldüğünde hiperbarik oksijen tedavisine alınmaktadır. Hiperbarik oksijen tedavisi, bu tür hastalarda oldukça kıymetli ve acil olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Genellikle tek seans yeterli olurken, bazı hastalarda durumun ciddiyetine göre 2-3 seans veya daha fazla uygulama yapılabilmektedir" dedi. "Doğalgaz zehirlenmeleri artış gösterdi" Son dönemlerde sobanın yanı sıra doğalgaz zehirlenmelerinin de artış gösterdiğini dile getiren Özüarı, "Son dönemlerde soba zehirlenmelerinin yanı sıra doğalgaz zehirlenmeleri de artış göstermektedir. Özellikle kombi bakımı veya kombi değişimi yapılan evlerde, işlemlerin ardından doğalgaz sızıntıları yaşanabilmektedir. Bu nedenle bakım sonrasında gerekli kontrollerin titizlikle yapılması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır" Karbonmonoksit zehirlenmesinin renksiz ve kokusuz olması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğuna söyleyen Özüarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karbonmonoksit gazı renksiz ve kokusuz olduğu için, yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle benzer semptomlar yaşayan kişilerde karbonmonoksit zehirlenmesi ihtimali mutlaka akılda tutulmalıdır." (YLM-MSA-Y)
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21
Zarife nine ’Masada kalırsın’ denildi, fıtık ameliyatıyla yeniden yürümeye başladı
Adana’da bel fıtığı nedeniyle yürüme kabiliyetini yitiren ve doktorların ‘Masada kalırsın’ dediği 75 yaşındaki Zarife Satıcı, geçirdiği başırılı ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu. Yaşlı kadın, "Bizlere ameliyat olamazsınız demesinler, yaşam çok güzel. Mutlu olmak bizim de hakkımız" dedi. Adana’da yaşayan 75 yaşındaki Zarife Satıcı, geçtiğimiz yıl bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle günden güne kötüleşerek yürüme kabiliyetini yitirdi. Birçok doktora giden yaşlı kadın, ameliyat olması durumunda ‘Masada kalırsın’ denilerek evine gönderildi. 21 sene önce aynı hastalığı yaşayan Satıcı, o dönem ameliyat olduğu Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’e ulaştı. Yapılan tetkikler sonucu yaşlı kadının ameliyatının riskli olduğu ancak oranların düşük olduğu belirtildi. 3 ay önce ameliyat olan ve mikroskop ile fıtığı çıkartılıp, belindeki sinirler rahatlatılan Satıcı, yeniden yürümeye ve gündelik işlerini halletmeye başladı. "Mutlu olmak bizim de hakkımız" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zarife Satıcı, "8-9 ay boyunca yürüyemedim. En sonunda karar verdim ve ameliyat oldum. Artık yürüyorum, bizlere ‘Siz 75 yaşındasınız, ameliyat olmazsınız’ demesinler. Herkes şansını denesin, yaşam çok güzel. Mutlu olmak bizim de hakkımız" dedi. "Ameliyattan 6 saat sonra yürüdü" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen ise özellikle yaşlı hastalarda kardiyoloji ve anestezi uzmanı görmeden karar verilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Şen, "Ben 21 sene önce Zarife teyzemizin bel fıtığından ameliyatını yapmışım. Son 8-9 aydır sağ bacak ağrısı olmaya başlamış ve ayakta duramaz hale gelmiş. İlaç tedavisinden fayda görmemiş. Birçok doktora, hastaneye gitmiş ancak ‘Masada kalırsın’ denilerek korkup ameliyattan vazgeçmiş. Bir hastayı anestezi uzmanı, kardiyoloji uzmanı görmeden bu riskleri söyleyemeyiz. Biz ilgili branşlara teyzemizi gösterdik ve ameliyata hazırladık. Ameliyattan 6 saat sonra yürüdü ve artık bütün işlerini kendisi halledebiliyor. Genç meslektaşlarıma önerim, yaşlı hastaları anestezi ve kardiyoloji uzmanına göstermeden olumsuz konuşmayalım. Bu insanların da kaliteli yaşamak hakları" diye konuştu.
25 Kasım 2025 Salı - 21:02
ALKÜ’lü Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri beyaz önlüklerini giydi
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Diş Hekimliği Fakültesi birinci sınıf öğrencileri, Beyaz Önlük Giyme Töreni’nde beyaz önlüklerini giyerek diş hekimliğine ilk adımlarını attılar. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) yeni dönemin başlamasının ardından ALKÜ’lü öğrenciler, mesleklerinde ilk adım atmanın heyecanını yaşamaya devam ediyor. Bu kapsamda ALKÜ Diş Hekimliği Fakültesi tarafından bu yıl fakülteye başlayan öğrencilere 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni düzenlendi. "Beyaz önlük, güven ve özveriyi hatırlatsın" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, beyaz önlüğün büyük bir sorumluluk, etik değer ve insan sağlığına adanmışlığın sembolü olduğunun altını çizdi. Öğrencilere seslenen Prof. Dr. Bayramoğlu, "Bugün attığınız bu adım; sabır, özveri ve sürekli öğrenmeyi gerektiren uzun bir mesleki yolculuğun başlangıcıdır. Bu mesleğin en değerli yanı, ellerinizle şifa verirken kalbinizle de insanlara umut olmanızdır. Giydiğiniz her beyaz önlük, toplumun sizlere duyduğu güveni ve sizden beklediği özveriyi hatırlatacaktır. Velilerimize, bu anlamlı güne gelirken çocuklarınıza verdiğiniz emek, destek ve güven için ayrıca teşekkür ediyorum. Kıymetli hocalarımıza ise öğrencilerimizin geleceğine ilmek ilmek işledikleri bilgi ve değerler için minnettarız. Sevgili gençler, bugün burada başlayan bu yolculukta bilimin ışığını, vicdanın rehberliğini ve insan sevgisini asla kaybetmemenizi diliyorum. Unutmayın, iyi bir diş hekimi yalnızca el becerisiyle değil, empatisi ve etik duruşuyla da fark oluşturur. Hepinizi tebrik ediyor, beyaz önlüklerinizin sizlere başarı, saygınlık ve mesleki gurur getirmesini temenni ediyorum" dedi. "Aramıza hoş geldiniz" ALKÜ Diş Hekimliği Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akın başarılarından dolayı öğrencileri tebrik etti. Beyaz önlüğün önemine değinen Akın, "Bizler, öğretim üyeleriniz olarak, bu yolculukta size rehberlik etmekten, bilgi ve birikimlerimizi aktarmaktan büyük gurur duyuyoruz. Sizlerin mesleğe olan heyecanı, bizlere de güç ve umut veriyor. Bugün beyaz önlüklerinizi giyerken şunu hatırlayın: Bu önlük temizlik ister özen ister, sorumluluk ister. Ama en önemlisi, kalpten gelen bir hekimlik sevgisi ister. Hepinizin bu değerlere sahip olduğuna yürekten inanıyorum. Sevgili öğrenciler, aramıza hoş geldiniz. Mesleğimize, bilimimize ve insanlığa yapacağınız katkılar için sizlerle şimdiden gurur duyuyoruz. Beyaz önlükleriniz size uğur, başarı ve güç getirsin. Hepinizi yürekten tebrik ediyor, başarılarla dolu bir eğitim hayatı diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından müzik söylemi gerçekleştirildi. Törenin devamında protokol üyeleri ve diş hekimliği akademisyenleri öğrencilere beyaz önlük giydirdiler. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Rektörlük Binası Alev Alatlı Konferans Salonu’nda yapılan törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akın, önceki dönem dekanlardan Prof. Dr. İhsan Levent Aral, Antalya Diş Hekimleri Odasından Diş Hekimi Mürüvet Turhan, dekanlar, MYO müdürleri, akademisyenler, aileler ve öğrenciler katıldı.
25 Kasım 2025 Salı - 15:51
Ağrı’da sağlık alanında bir ilke imza atıldı, böbrek tümörü kapalı yöntemle alındı
Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez uygulanan kapalı böbrek ameliyatı, hem hastanın hızla teşhis edilmesi hem de kısa sürede iyileşmesiyle dikkat çekti. "Normalde başka illere gidilen ameliyat artık Ağrı’da yapılıyor" mesajı verildi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen kapalı böbrek tümörü ameliyatı, 53 yaşındaki Ahmet Eser’e başarıyla yapıldı. Kentte sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir adım olarak görülen ameliyat, hem hızlı tanı süreci hem de hastanın kısa sürede sağlığına kavuşmasıyla dikkat çekti. Ahmet Eser, haftalardır süren yan ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tomografi sonucunda sol böbreğinde yaklaşık 2 santimetrelik bir kitle tespit edildi. Durumun ciddiyeti görülünce ultrason ve MR gibi detaylı tetkikler de aynı hastanede kısa sürede yapıldı. Bulgular tümör ihtimalini güçlendirince ameliyata karar verildi. Hastanın yaşadığı süreci kendi sözleriyle anlatması, ameliyatın bölgede neden bu kadar önemli olduğunu da ortaya koydu. Eser, "Hocam bana sende kitle var dediğinde çok şaşırdım. Beni sakinleştirdi, ‘Allah’ın izniyle hallederiz’ dedi. Normalde böyle ameliyatların başka illerde yapıldığını biliyordum ama hocam ‘Önce Allah’a sonra bana güvenin, burada yapacağız’ deyince içim rahatladı," dedi. Ameliyat sonrası çok hızlı toparlandığını belirten Eser, "İki gün hastanede kaldım, bir haftada tamamen iyileştim. Daha önce bu tür ameliyatlar için başka şehirlere gidip çok yoruluyorduk. Kendi şehrimde bu ameliyatı olmak beni çok mutlu etti," diye konuştu. Operasyonu gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Tarım, böbrek tümörlerinin çoğunun belirti vermeden ortaya çıktığını söyleyerek, "Hastamızda da tomografi sonrası şüphe oluştu. Radyoloji ekibiyle birlikte tüm tetkikleri hızla tamamladık," dedi. Dr. Tarım, kapalı ameliyatın günlük hayatı daha az etkilediğini vurgulayarak, "Açık ameliyat daha ağrılı olur, iyileşme uzun sürer. Kapalı yöntemle yaptığımız ameliyatta hem ağrı azdır hem de hasta kısa sürede ayağa kalkar. Hastamız da ameliyattan sonra iki gün içinde taburcu oldu," ifadelerini kullandı. Patolojide tümörün tamamen temiz alındığının görülmesiyle hastanın ek bir tedaviye ihtiyaç duymadığını belirten Tarım, "Bu ameliyat, Ağrı’da kapalı cerrahi yöntemlerin gelişmesi açısından bir dönüm noktasıdır. Amacımız hastalarımızın başka illere gitmeden burada güvenle tedavi olabilmesi" dedi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu ameliyatın başarıyla yapılması, bölge halkına ileri cerrahi işlemlerin artık kendi şehirlerinde de uygulanabildiğini göstermesi bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
25 Kasım 2025 Salı - 15:48
Demirci’de kadına yönelik şiddete karşı farkındalık çalışması yapıldı
Manisa’nın Demirci ilçesinde 25 Kasım Kadın Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü dolayısıyla kurulan stantta vatandaşlara bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Demirci Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından Devlet Hastanesinde düzenlenen etkinlikte hastane girişine stant kurularak bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Demirci Kaymakamı Fatih Bayram, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Gül, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Uğurcan Şahin ve İlçe Emniyet Müdürü Barış Kayar da etkinliğe katılarak destek verdi. Etkinlikte Kadına Yönelik Şiddete dikkat çekilirken toplumsal farkındalığın arttırılması içinde bilgilendirme yapıldı. Kaymakam Fatih Bayram ve Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Gül de hastanede tedavi gören kadın hastaları ziyaret ederken çiçek takdim etti.
25 Kasım 2025 Salı - 14:55
Rektör Savaş, diş hastanesi inşaatını yerinde inceledi
Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, inşaatı hızla devam eden Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi binasında incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Modern altyapısı ve yüksek kapasitesiyle dikkat çeken yeni hastanenin bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacağını belirten Rektör Savaş, modern hastanenin kısa sürede hizmete başlayacağını ifade etti. Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, hastanenin tamamlanma sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, yeni binanın 2026 yılının sonlarına doğru hizmete açılmasının planlandığını belirtti. Yapım sürecinin titizlikle takip edildiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Savaş, "Üniversite olarak her alanda olduğu gibi sağlık yatırımlarında da örnek projeleri hayata geçiriyoruz. Bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak olan hastanemizde bölge halkına daha modern bir ortamda tedavi imkanı sunacağız." dedi. Prof. Dr. Savaş, yeni hastane binasının teknik kapasitesi ve sunacağı hizmetler hakkında şu bilgileri paylaştı; "Yeni hastanemiz en az 250 diş ünitesine sahip olacak şekilde inşa ediliyor. Bu sayede hem eğitim hem de sağlık hizmetlerinde önemli bir kapasite artışı sağlayacağız. Aylık poliklinik hasta sayısını 20 binin üzerine çıkararak, bölgenin ağız ve diş sağlığı alanındaki ihtiyaçlarına çok daha güçlü şekilde cevap vereceğiz. Yeni binamız mevcut binadan 5 kat büyüklükte ve hasta tedavi ortamı açısından 3 kat daha büyük olarak inşa edildi. Bu modern binada sınıflar, konferans salonları da olacak. Akademisyenlerimiz daha modern ofislerde çalışmalarını sürdürecek." dedi. Prof. Dr. Savaş, bu yatırımın Uşak’ın yanı sıra tüm Ege Bölgesi için stratejik bir değer taşıdığını belirterek, "Yeni hastanemiz Ege Bölgesi’nin en kapsamlı ve modern diş sağlığı merkezlerinden biri olacak. Eğitim, uygulama ve araştırma açısından Türkiye’ye örnek bir yapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni hastanede sadece muayene ve tedavi bölümlerinin değil, aynı zamanda ileri teknolojilerle donatılmış ameliyathanelerin de yer alacağını vurgulayan Rektör Savaş, "Ameliyathanelerimiz, sedasyon ve genel anestezi üniteleriyle birlikte uluslararası standartlarda hizmet verecek. Bu yapısıyla hastanemiz sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte örnek bir sağlık merkezi haline gelecek" diye konuştu. Yeni Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi’nin devreye girmesiyle birlikte, Uşak Üniversitesi’nin sağlık alanındaki altyapısının önemli ölçüde güçleneceğini kaydeden Rektör Prof. Dr. Savaş, hem öğrencilere hem de topluma sunulan hizmetlerin nitelik ve kapsamının daha da artacağını söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder