Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'deki "Krallara Hayır" protestolarına destek
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği: "Irak’taki üniversitelerimiz hedef alınabilir"
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty'i karşılarken dengesini kaybetti
Ermenistan Başbakanı Paşinyan’a kilisede saldırı teşebbüsü
Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
SAĞLIK
Eskişehirli acil sağlık ekibi Türkiye kongresine damga vurdu
29 Mart 2026 Pazar - 14:33:33
Türkiye Acil Tıp Derneği organizasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi’nde düzenlenen "2. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi", Türkiye’nin dört bir yanından gelen acil sağlık profesyonellerini buluşturdu. 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşen kongrede Eskişehir ekibi hem bilimsel katkılarıyla hem de kazandığı başarıyla dikkat çekti. "Doğru zaman, doğru yer, doğru müdahale" temasıyla gerçekleştirilen kongre; Sağlık Bakanlığı acil sağlık hizmetleri yöneticilerini, akademisyenleri ve sahada görev yapan çalışanları bir araya getirdi. Kongrenin düzenleme kurulunda Eskişehir’den Paramedik Harun Özkan yer alırken, bilimsel oturumlarda Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman, Paramedik Avukat Bahadır Erbözü ve Paramedik Kadir Çekiç konuşmacı olarak tecrübelerini paylaştı. Eskişehirli doktordan oryantiring birinciliği Bilimsel programın yanı sıra sosyal etkinliklerin de yer aldığı kongrede düzenlenen oryantiring yarışması büyük heyecana sahne oldu. Yarışma sonucunda Eskişehir ekibinden Dr. Mehmet Kurt, rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Eskişehir’in acil sağlık hizmetlerindeki tecrübesinin ve yetkinliğinin ulusal düzeydeki bu önemli platformda sergilenmesi, katılımcılardan tam not aldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:22
Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi
Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
29 Mart 2026 Pazar - 12:52
Hatay’dan Gaziantep’e sağlık yolculuğu
Hatay’dan Gaziantep’e tedavi için gelen 38 yaşındaki Kemal Aslan’a, Gaziantep Anka Hastanesi’nde mitral kapak yetmezliği tanısı sonrası cerrahi müdahale uygulandı. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri ile Anka Hastanesi’ne başvuran hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından değerlendirildi. Yapılan muayene ve tetkikler sonrası ileri düzey mitral kapak yetmezliği bulunan hastaya, minimal invaziv (kapalı) yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 cm kesi ile yapılan operasyonun ardından hastanın takip ve tedavi süreci hastanede sürdürüldü. Operasyon süreci, Anka Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Altunbaş ve Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar’ın yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Kemal Aslan, ameliyat sonrası sürece ilişkin yaptığı açıklamada, ikinci günden itibaren günlük aktivitelerine dönebildiğini, dördüncü günde ise taburcu edildiğini ifade ederek, "Sağlığıma kavuştuğum için mutluyum" dedi.
29 Mart 2026 Pazar - 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi. Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir." Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu. Hareketsizlik vertigoyu artırabilir Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı. Ne zaman doktora başvurulmalı Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
5
29 Mart 2026 Pazar- 09:45
Posalı ve yüksek lifli besinler, kanser riskini azaltıyor
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:05
Sivas’ta öğrenciler ve veliler kan bağışı için seferber oldu
Sivas’ın Zara ilçesinde kan bağışı kampanyasında 8 saatte 98 kan bağışı gerçekleştirildi. Türk Kızılay Zara Temsilciliği tarafından Zara Gazi İlkokulunda düzenlenen "Birbirimize Candan Bağlıyız" kan bağışı kampanyasına öğrenciler ve velilerden yoğun ilgi gördü. Kahramanlık madalyası kazanmak isteyen öğrenciler velileri ve ailelerini kan bağışı için okula getirdi. Yarış içinde velilerini okula getiren öğrenciler birden fazla madalya kazanabilmek için ter döktüğü kampanyada veliler de kan bağışında bulunmak için yarıştı. Konuya ilişkin açıklama yapan Okul Müdürü Hüseyin Gökhan Altan, "Türk Kızılay’ı tarafından uygulanmakta olan kampanya çerçevesinde okulumuzda düzenlenen etkinliğe çocuklarımız ve velileri yoğun bir ilgi gösterdiler. Öyle ki öğrencilerimiz dayılarını, amcalarını, teyzelerini, halalarını, anne ve babalarını okula getirerek kan bağışında bulunmalarını sağladı. Böylelikle bazı öğrencilerimiz birden fazla madalya kazandı. Bir günde, 8 saat süren kampanyaya 98 bağışçı kan bağışında bulundu. Kan bağışına katılan tüm öğretmen, öğrenci ve velilerine, yakınlarına teşekkürlerimizi sunarız" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:54
Muratpaşa’da hijyen ve gıda güvenliği eğitimi düzenlendi
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Gold Town Gıda Güvenliği ve Hijyen Sertifika Programı kapsamında bir eğitim gerçekleştirildi. Bir kafede düzenlenen eğitim, Muratpaşa Belediyesi Gıda Yüksek Mühendisi Ayşe Sarılar tarafından gerçekleştirildi. Program kapsamında katılımcılara gıda güvenliği, gıdaların doğru ve güvenli pişirme dereceleri, soğuk hava depolarının doğru kullanımı, kızartma yağlarının kalitesi ve değişim periyotları, mutfak ekipmanlarının sterilizasyonu, personel hijyeni ve atık yönetimi başta olmak üzere kapsamlı bir gıda güvenliği ve hijyen eğitimi verildi. Düzenlenen eğitime, Antalya’nın önde gelen işletmelerinde görev yapan 48 personel katıldı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:46
"Akciğer kanserinde erken tanı tedavide başarı oranlarını ciddi oranda artırıyor"
Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Ölmez, ‘‘Akciğer kanseri dünyada ve Türkiye’de en yaygın görülen ikinci kanser türü. Konvansiyonel sigara, nargile, puro ve elektronik sigara kanser riskini artırıyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, hastalıktan korunmamıza yardımcı olur’’ dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:18
Prof. Dr. Ahmet Balık: "Pankreas kanseri, genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı alır"
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ahmet Balık, kansere bağlı yaşam kayıplarında dördüncü sırada yer alan pankreas kanserinin genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı aldığını söyledi. Prof. Dr. Balık, "Pankreas kanseri, erken dönemde fark edildiğinde cerrahi tedavi ile uzun süreli sağ kalım mümkündür" dedi. Pankreas ve görevleri Pankreasın, karnın üst arka kısmında, karaciğer ile dalak arasında yer alan, ekzokrin ve endokrin salgı gibi iki önemli işlevi olan bir organ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Balık, "Ekzokrin kısmı sindirim enzimlerini üretirken, endokrin kısmı insülin ve glukagon gibi kan şekeri düzenleyici hormonları salgılar. Bu nedenle pankreas hem sindirim sistemi hem de metabolizma için hayati öneme sahiptir" şeklinde konuştu. Belirtiler genellikle geç ortaya çıkar Pankreas kanserinin belirtilerinin, tümörün yerleşim yerine göre değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Balık, "Pankreasın baş kısmındaki tümörler genellikle sarılık, idrarda koyulaşma, kaşıntı gibi semptomlarla kendini gösterir ve bu sayede daha erken fark edilebilir. Kuyruk kısmındaki tümörler ise uzun süre sessiz seyreder. İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik, sırt ağrısı, bulantı, iştahsızlık, karında şişkinlik ve kusma gibi şikayetler görülebilir" şeklinde konuştu. Risk faktörleri Pankreas kanseri için hem önlenebilir hem de önlenemeyen risk faktörleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Balık, "Önlenebilir risk faktörleri, sigara kullanımı (riski 2 kat artırır), aşırı kilo ve hareketsiz yaşam, diyabet, kronik pankreatit (özellikle alkol ve sigara kullananlarda), uzun süre kimyasallara maruz kalma. Önlenemeyen risk faktörleri, İleri yaş, kadın cinsiyet, genetik yatkınlık (Ailede pankreas veya diğer organ kanserleri). Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ve düzenli kontrollerle bu riskler önemli ölçüde azaltılabilir" şeklinde konuştu. Tanı nasıl konur? Pankreas kanserinin, erken dönemde genellikle belirti vermediği için tesadüfen tespit ettiğini belirten Prof. Dr. Balık, "Tanıda ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR), endoskopi ve PET-BT kullanılır. Bu yöntemler hem tanı koymada hem de cerrahi planlamada büyük önem taşır" ifadelerine yer verdi. Tedavide cerrahi ön planda "Pankreas kanserinde en etkili tedavi cerrahidir. Tümörün yeri ve damarlarla ilişkisine göre organın bir kısmı veya tamamı çıkarılır. Bu ameliyatlar ileri düzey deneyim gerektirdiği için özelleşmiş cerrahi ekipler tarafından yapılmalıdır" diyen Prof. Dr. Balık, "Bazı hastalarda önce kemoterapi uygulanarak tümörün küçülmesi sağlanır, ardından cerrahiye geçilir. Genel Cerrahi uzmanları, bu süreçte onkoloji ve gastroenteroloji ekipleriyle iş birliği içinde çalışır. Ameliyat sonrası dönemde de hastaların yakın takibi büyük önem taşır" ifadelerine yer verdi. Pankreas olmadan yaşamak mümkün mü Pankreas olmadan da yaşamanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Balık, "Ancak pankreas tamamen alındığında insülin eksikliği nedeniyle hastalar ömür boyu insülin tedavisi almak zorundadır. Ayrıca sindirim enzimleri de dışarıdan ilaç şeklinde verilir" dedi. "Erken tanı hayat kurtarır" "Erken evre pankreas kanserinde, zamanında yapılan cerrahi müdahale ve uygun tedaviyle uzun süreli yaşam mümkündür" diyen Prof. Dr. Balık, "Bu nedenle özellikle aile öyküsü bulunan, sigara içen veya yeni gelişen diyabeti olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması gerekir. Pankreas kanseri çoğu zaman sessiz ilerler; ama erken tanı ve cerrahi müdahale ile mücadele edilebilir. Unutmayın, vücudunuzu dinleyin, belirtileri hafife almayın. Erken tanı, pankreas kanserinde de hayat kurtarır" diye konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:16
Aydın’da ’Antimikrobiyal Dirence’ dikkat çekildi
Aydın’ın Efeler ilçesinde, Dünya Antimikrobiyal Farkındalık Haftası kapsamında kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara antibiyotik direnci konusunda önemli uyarılar yapıldı. Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, artan antimikrobiyal direnç tehlikesine dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Dünya Sağlık Örgütü’nün "insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük 10 küresel sağlık tehdidinden biri" olarak tanımladığı antimikrobiyal direnç, dünya genelinde enfeksiyonların tedavisini güçleştirerek ciddi sağlık sorunlarına yol açmaya devam ediyor. Dünya Antimikrobiyal Farkındalık Haftası kapsamında (18-24 Kasım) hastanede bilgilendirme standı kurularak hasta ve yakınlarına antibiyotik direnci, doğru antibiyotik kullanımı ve hijyenin önemi konusunda bilgi verildi. Sağlık çalışanları, gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımının gelecekte etkili tedavi seçeneklerini azaltabileceğine dikkat çekti. Antibiyotiklerin yalnızca doktor reçetesiyle kullanılması, el hijyeninin sağlanması, güvenli gıda tüketiminin tercih edilmesi ve aşılamanın ihmal edilmemesi gerektiğinin vurgulandığı çalışmada toplumda farkındalık oluşturmanın, direncin yayılmasını önlemede kritik bir rol taşıdığı ifade edildi. Hastane yönetimi, antimikrobiyal dirence karşı mücadelenin ancak toplumun tüm kesimlerinin bilinçli adımlarıyla mümkün olabileceğini belirterek, "Tehlikenin farkında olalım, antimikrobiyal direnci hep birlikte önleyelim" çağrısında bulundu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:00
Acillerde ‘Gıda zehirlenmesi endişesi’ hareketliliği: "Başvurularımız yoğunlaştı"
Son zamanlarda gıda zehirlenmesi vakaları gündeme gelirken uzmanlar, acil servislere başvurulara ilişkin, "İnsanların tedirginliği artmaya başladı, başvurularımız çok fazla yoğunlaştı. Çocuklarda şikayetler çok şiddetli olmasa bile son zamanlarda insanlar daha tedirgin olup acil servise başvuru sıklığını artırmış durumda. Herkeste ‘Hocam ben zehirlendim mi?’ bu soru var. Öncelikle paniği gidermeye çalışıyoruz, bir yandan da tedavi ediyoruz" dedi. Son zamanlarda gıda zehirlenmesi vakaları gündeme gelirken uzmanlar, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Biruni Üniversite Hastanesi’nden Acil Tıp Uzmanı Dr. Alp Batuhan Öztürk ve İstinye Üniversitesi Medical Park Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Ayşegül Akçebe, gıda zehirlenmesinde süreçler ve önlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, son dönemdeki vakalar nedeniyle vatandaşların tükettikleri besinler sonrası başvurularda artışa neden olduğunu aktardı. "Başvurularımız çok fazla yoğunlaştı" ‘Genellikle hastalarımız ishal, bulantı, kusma, halsizlik şikayetiyle başvuruyor’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Alp Batuhan Öztürk, "Özellikle yazın sıcak havalarda bekleyen yiyeceklerde görüyoruz, kışın da daha çok dışarıda satılan midye, kokoreç son zamanlarda kumpir, beklemiş pilav, makarnalar, kremalı, soslu tavuklar bizim için etken maddelerin bulaştığı ürünler. Acil servise zehirlenme şüphesi, kendisinde gıda zehirlenmesi düşünen hastalarımızın başvuruları arttı. Yetişkinlerin olduğu kadar çocuk hastalarımızda da ishal, kusma olunca hastalarımız acil servislere daha çok başvurmaya başladı. Hastanın genel durumuna, susuz kalma durumuna ve şikayetlerinin şiddetine göre yaklaşımlarımız sabit. Başvurularımız çok fazla yoğunlaştı. Özellikle yetişkin hastalarda gece yenilen yemekler, midye, kokoreç ilk başlarda daha yoğundu, şimdi daha azaldı. Genellikle dışarıda yenilen tavuklar, pilav, makarnalar, çocuklarda yine bekletilmiş gıdalar, dışarıda hazır tüketilen maddeler bizim için baş şüpheliler. Çocuklarda şikayetler çok şiddetli olmasa bile son zamanlarda insanlar daha tedirgin olup acil servise başvuru sıklığını artırmış durumda. Vatandaşlarımızın endişelerini anlıyoruz. Beklemiş gıdalardan uzak durulması, bilindik yerlerden yemek, mümkünse evde kendimiz hazırlamak. Kendimiz hazırlarken de beklememiş gıdaları tercih etmek önemli" diye konuştu. "Yediğimizde etki etmeye başlar ama birkaç gün sonra da zehirlenme bulguları başlayabilir" Gıda zehirlenmesine yönelik bilgi veren Uzm. Dr. Öztürk, "Alındıktan 1-2 saat sonra şiddetli karın ağrıları, bulantı, kusma şikayetleri başlıyor. Şikayetlerin şiddetine göre fazla kusma, ishal durumunda hastanın halsizliği ve bitkinliği artıyor. Bu bazen kan tablosuna 4-6 saat sonra yansımaya başlıyor, kandaki hem enfeksiyon hem de elektrolit değerine bakıyoruz. Şikayetlerinin şiddetinin tedaviye yanıtına göre de yatış veya taburculuk veriyoruz. Bu şikayetler bazen 2-3 güne kadar sürebiliyor. Yediğimiz zaman etki etmeye başlar ama birkaç gün sonra da zehirlenme bulguları başlayabilir. Dışarıda yeme kültürü olan bir toplumuz, biraz da sakatat fazla tüketiyoruz. Midye, güvendiğimiz yerler dışında çok fazla yememeyi öneriyoruz. Bulantı, kusma ve halsizlik şikayetiyle başvurular ciddi arttı" şeklinde konuştu. "Özellikle yaşlı, çocuk, ek hastalığı olan hastaların dikkat etmesi lazım" Hastane başvurularına yönelik konuşan Uzm. Dr. Ayşegül Akçebe, "İnsanların tedirginliği artmaya başladı. Bu yüzden de acil servislere, aile hekimlerine, polikliniklere başvurular daha da fazla artmaya başladı. Özellikle tavukta zehirlenmeleri fazla görüyoruz çünkü saklama şartları her zaman iyi olmayabiliyor. Son kullanma tarihleri geçmiş, pişirilmeleri, tüketimleri de bazen düzgün olmayabiliyor. Bugün pişirdik mesela 2 gün sonra yiyoruz, saklama şartlarımızda iyi değilse özellikle et, tavuk, balıktan fazlaca zehirlenme görebiliyoruz. Özellikle midye gibi deniz ürünlerine, balıklara dikkat edilmesi lazım, sakatatlar çok önemli bir nokta. İşlenmiş gıdalar, salam, sosis gibi gıdalara da dikkat etmemiz lazım. Ne gibi hastalar dikkat etmeli; çok önemli bir konu, özellikle yaşlı, çocuk, ek hastalığı olan, immünsüpresif olan hastaların dikkat etmesi lazım. Kumpirde patatesten dolayı değil ama içinde ne var; kaşar, süt ürünü, hangi şartlarda yapıldı, saklandı? İşlenmiş gıdalar; salam, sosis, ketçap, mayonez var. Bunların saklama şartları, son kullanma tarihlerinin geçip geçmediği çok önemli. Midye de bozulmaya biraz daha elverişli bir besin, yine dikkat etmemiz lazım" dedi. "Herkeste ‘Hocam ben zehirlendim mi?’ bu soru var" Zehirlenmenin etkilerine yönelik sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Akçebe, "Öncelikle hafif gastroistestinal yan etkiler yapıyor. Ne gibi; bulantı, karın ağrısıyla başlıyor. İlerleyen safhalarında karın ağrıları ve ishale dönebiliyor, ateş olabiliyor eğer bunu tolere edemiyorsa hasta, su almamaya bağlı bulgular ortaya çıkıyor. En son da hastanın diğer organlarına böbrek, karaciğer hatta kalp gibi organlarına etki edip ölümlere sebebiyet verebiliyor. Konserve ürünler, bu da çok önemli bir nokta. Eğer evde yaptığımız konservelerin saklama şartları iyi değilse yapıldıktan sonra iyi kapatılmadı ve kapakları temiz değilse, yeni değilse bunlar botulinum toksine sebep verebiliyor ve ölümcül sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bir şey yedik, yerken de tedirgin olduk ya da sonrasında semptomlarımız oldu, ateşimiz çok fazla, günlük işlerimizden olduk, bunlar insanın bir sağlık kuruluşuna başvurması gereken durumlar. Bir başvuru, toplama bir mantar zehirlenmesi vardı, Arnavutköy’den toplamışlar. Kendi topladıkları mantar, tecrübeleri de yok, hastaları yatırdık çünkü bir toplama mantar şüphesi var, semptomlar gıda tüketiminden sonra oluşmaya başlamış. Bu gibi durumlarda biz yatışlar yapabiliyoruz. Şu anda çok ciddi vakalar bize gelmese de insanların çok fazla tedirginliği söz konusu. Herkeste ‘Hocam ben zehirlendim mi?’ bu soru var. Daha çok genç hastalar, tedirgin oldukları için sosyal medyayı da çok fazla takip ettikleri için daha tedirgin oluyorlar. Daha fazla bir panik haline sürükleniyorlar, öncelikle onların paniğini de gidermeye çalışıyoruz, bir yandan da tedavi ediyoruz. Bilmediğimiz, hijyeninden emin olmadığımız yerlerde yemek yemeyelim" ifadelerini kullandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:53
Bağımlılıkla mücadelede ortak adım
Adalet Bakanlığı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan ’Bağımlılıkla Mücadele Alanında İş Birliği Protokolü’ çerçevesinde oluşturulan Taşra Yürütme Kurulu’nun ikinci toplantısı, Yeşilay Bursa Şubesi’nde düzenlendi. Toplantıda, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, denetimli serbestlik yükümlüleri ile ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere yönelik farkındalık, rehabilitasyon, eğitim ve sosyal uyum çalışmalarının etkin şekilde yürütülmesi amacıyla önümüzdeki 6 aylık dönemde uygulanacak faaliyet planı ele alındı. Rehabilitasyon süreçlerinin iyileştirilmesi, bağımlılık risk analizlerinin artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik çeşitli kararlar alındı. Bağımlılıkla mücadelede örnek bir koordinasyon modeli olarak yürütülen Taşra Yürütme Kurulu çalışmaları, kurumlar arası güçlü iş birliğinin devam etmesi yönünde kararlılıkla sürdürülecek. Toplantıya Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş başkanlık etti. Programda, Bursa Cumhuriyet Savcısı İbrahim Yakut, Yeşilay Bursa Şube Başkanı Şeyda Polat, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürü Cihat Çanak, Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Murat Sayar, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ercan Gündoğdu, Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Gürsel Beliye, Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mustafa Gül, İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürü Gülay Gül, Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi ile YEDAM yetkilileri hazır bulundu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:50
"Hızlı büyüyen tiroid nodüllerinde cerrahi müdahale gerekebilir"
Op. Dr. Nuray Çolapkulu Akgül, tiroid nodüllerinin büyük çoğunluğunun iyi huylu olduğunu ancak hızlı büyüme ve baskı yapma durumlarında cerrahi müdahalenin gerekebileceğini belirtti. İyi huylu tiroit hastalıkları hakkında bilgi veren VM Medical Park Gebze Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Nuray Çolapkulu Akgül, guatr, tiroid nodülleri ve Hashimoto tiroiditinin toplumda en sık karşılaşılan tiroid sorunları arasında yer aldığını belirtti. Nodüllerin erişkinlerin yaklaşık yüzde 30-50’sinde görülebileceğine dikkat çeken Akgül, "Bu nodüllerin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve düzenli kontrollerle güvenle takip edilebilir" dedi. "Hızlı büyüyen nodüllerde cerrahi tercih edilebilir" Tiroit hastalıklarında hangi durumlarda ameliyat gerektiğini açıklayan Akgül, "Nodülün hızlı büyümesi, nefes borusu veya yemek borusuna baskı yapması, ince iğne biyopsisinin şüpheli sonuç vermesi cerrahi için en önemli nedenlerdir. Ayrıca halk arasında ’zehirli guatr’ olarak bilinen aşırı hormon üreten nodüllerde de cerrahi tercih edilebilir" diye konuştu. "Boyut, hız ve şikayetler cerrahi kararı etkiliyor" Cerrahi kararında birçok kriterin birlikte değerlendirildiğini söyleyen Op. Dr. Çolapkulu Akgül, "Nodülün boyutu, büyüme hızı ve ultrason görüntüsünde riskli bulgular olup olmadığı mutlaka incelenir. Hastanın nefes darlığı, boğazda baskı hissi veya ses kısıklığı gibi şikayetlerinin artması da ameliyat gündeme getiren durumlardır" şeklinde konuştu. Akgül, tanı sürecinde öncelikle ultrasonla nodülün yapısının değerlendirildiğini, ardından hormon testlerinin yapıldığını kaydetti. Şüpheli durumlarda ince iğne biyopsisi ile nodülün yapısının netleştirildiğini anlatan Akgül, cerrahi kararında nodülün boyutu, büyüme hızı ve hastada oluşturduğu nefes darlığı, ses kısıklığı gibi şikayetlerin etkili olduğunu vurguladı. "Cerrahi sonrasında yaşam kalitesi normal seyreder" Tiroit ameliyatı sonrası sürece değinen Akgül, "Tiroit dokusunun büyük kısmı alındığında hormon ilaçla dışarıdan verilir. Hasta ilacını düzenli kullandığında yaşam kalitesi tamamen normal şekilde devam eder. Bazı nodüller yıllarca stabil kalabilir. Ancak bazı nodüller zamanla büyüyerek nefes borusuna baskı yapabilir. Çok büyük nodüllerde biyopsi güvenilirliği azalabildiği için riskli durumların gözden kaçması da mümkündür" uyarısında bulundu. Hastaların ameliyat öncesinde hazırlıklarını yapmasının önemli olduğunu belirten Akgül, "Kullanılan ilaçların cerraha bildirilmesi, kan sulandırıcıların doktor kontrolünde kesilmesi ve sigaranın bırakılması iyileşmeyi hızlandırır" dedi. "Ameliyat sonrası takip önemli" Tiroit cerrahisi sonrası kontrol sürecinden de bahseden Akgül, "Önce yara iyileşmesi ve ses teli fonksiyonları değerlendirilir. Ardından hormon düzeylerine bakılarak ilaç dozu ayarlanır. Genellikle 6 ay ve 1 yıllık aralıklarla kontrol yeterlidir" açıklamasında bulundu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:48
’Delirten hastalık’ kabusundan 3 yılın sonunda kurtulabildi
Kütahya’da yaşayan 57 yaşındaki Eyüp Edin, yaklaşık 3 yıl önce yüzünde hissettiği şiddetli ağrılar sonucu başvurduğu hastaneden trigeminal nevralji ‘Delirten hastalık’ tanısı aldı. Ağrıları ilk başlarda hafif seyreden ancak bu yıl dayanılmaz boyuta ulaşan Eyüp Edin, ilaç ve sinir yakma tedavilerinden sonuç alamadı. İzmir’e gelen Edin, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un başarılı cerrahi müdahalesiyle yıllar sonra iyileşip rahat bir nefes aldı. Halk arasında ‘delirten hastalık’ olarak bilinen trigeminal nevralji, yüzde elektrik çarpması gibi şiddetli ağrılar sonucu kendini gösteriyor ve adeta hastaların hayatla olan bağını kesiyor. Kişiyi su dahi içmede zorlayan ağrılar ise cerrahi müdahale ile son bulabiliyor. Söz konusu hastalığın tanısını alan 57 yaşındaki Eyüp Edin de bu yılın başında şiddetlenen ağrılarına çözüm bulmak için Kütahya’dan İzmir’e geldi. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun tarafından ameliyat edilen Eyüp Edin, yaşadıklarını ‘kabus’ olarak değerlendirerek anlattı. Bir yıldır su bile içemiyordum Sol kaşının üstünde başlayan ağrılarının zaman içerisinde dayanılmaz boyutlara ulaştığını aktaran Eyüp Edin, 3 yıldır bu hastalığın tedavisi için mücadele ettiğini dile getirdi. Eyüp Edin, "Basit bir baş ağrısı değil. Dayanılmaz bir şey Hastalığım nedeniyle işlerime ara verdim. Uyku yok, konuşma yok, yemek yok, su yok Günlük hayatım inanılmaz etkilenmişti. Tanı bana 3 yıl önce konuldu. Hastalık ilk yıl çok hafif seyretti sonra sonra şiddeti artmaya başladı. İlk başta ilaç tedavisi uygulandı. Sadece 3 farklı ağrı kesici içiyordum. Ancak etki etmedi. Ağrılarım dinmeyince gittiğimiz bir hastanede sinirleri yakarak tedavi etmeye çalıştılar. Ancak onun da etkisi uzun sürmedi. Ankara, İstanbul, Eskişehir Gitmediğim şehir; görünmediğim doktor kalmadı. 2025 yılı benim için kabus gibi geçti" diye konuştu. Ameliyattan sonra ağrım kalmadı Ağrılarının giderek şiddetlenmesi sonucu bir tanıdığının aracılığıyla Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’a görünen Eyüp Edin, "Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un yanına geldiğimiz gün beni ameliyata aldı. Ameliyat sonrası ağrılarımdan eser yoktu. Hiç ağrım kalmamıştı. Şu an çok çok iyiyim. Bir gün yoğun bakımda yatırdılar. Fakat orada da erken uyandım. Hiç ağrım yoktu. Hastalığın bu şekilde ilerleyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Boynumu kafamı tutamıyordum. Ne zaman ameliyata alındım ve ‘uyutuyoruz’ dediler, işte o zaman rahatladım" dedi. İlaç tedavisi sonuç vermeyince ameliyat öneriyoruz Hem Eyüp Edin’in durumu hakkında hem de hastalıkla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Halk arasında ’delirten hastalık’ ya da ’intihar hastalığı’ olarak bilinen Trigeminal Nevralji’nin ilk belirtileri diş ağrısı ile karıştırılır. Diş ağrısı gibi başlar, yüzün alt çene, orta çene ve göz çevresinde elektrik çarpması gibi 1- 2 saniye süren ağrılarla kendini gösterir. Hastalar ağrı geldiğinde; yemek yiyemez, dişini fırçalayamaz ve yüzünü yıkayamaz. Hastalar önce diş hekimine başvururlar ancak ağrıya çözüm bulamayınca beyin cerrahisi veya nörolojiye yönlendirilirler. Önce ilaç tedavisi başlanır. İlaç bu hastalığa kısmen fayda sağlar. Eğer hasta ilaçtan fayda görürse ikinci tedaviye gerek duyulmaz. İlacın fayda etmediği durumlarda alternatif veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ancak bu tedavilerden en kesin çözümü cerrahi tedavidir. Çünkü diğer yöntemlerde ilaç kullanımı mevcut ve kısa sürede hastalığın tekrar etmesi mümkün. Eyüp Bey’de ameliyat olmadan önce ilk ilaç tedavisi görmüş, sonra da iki kez yüzündeki sinirlerini yaktırmış. İkisinde de kısmen fayda görmüş" sözlerini kaydetti. Ağrılı temas cerrahi müdahale ile kesiliyor Trigeminal nevralji hastalığının beyincikteki trigeminal sinirine bir damarın temas etmesi sonucu ortaya çıktığını aktaran Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastalara son çare olarak cerrahi müdahalede bulunarak ağrılardan kurtulmalarına olanak tanınabiliyor. Cerrahi müdahale ile hastanın sinir ve damarının temas ettiği noktaya teflon yerleştirilerek temas kesiliyor ve hasta ameliyat sonrası ağrılarından kurtulabiliyor. Trigeminal nevralji yapısal bir hastalık. Bu hastalıkta en büyük yanılgı, ameliyatının çok riskli olduğunun düşünülmesi. Eskiden sanıldığı gibi zor bir ameliyat değil. Genellikle hasta ilaçlardan fayda görmediğinde ameliyat düşünülebilir."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:48
Kepez’in 3 mahallesine 4 sağlık yatırımı
Kepez Belediyesi ve hayırsever desteğiyle, 3 yeni Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu (ASHİ) kazandırılıyor. Kepez’de sağlık yatırımlarının büyük bir hız kazandığını vurgulayan Başkan Mesut Kocagöz, "Her bir sağlık yatırımı, ilçemizin geleceğine yapılmış en önemli katkıdır. Kepez’imize hayırlı olsun" diyerek hayırseverlere teşekkür etti. Kepez’de sağlık yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Altıayak, Çamlıbel ve Ayanoğlu mahallelerine hayırseverler desteğiyle 4 yeni sağlık tesisi kazandırılacak. Üçü Aile Sağlığı Merkezi (ASM), biri ise 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu (ASHİ) olmak üzere sağlık yatırımlarının tamamı Kepez Belediyesi’ne ait arsalar üzerine inşa edilip, yapımı tamamlandıktan sonra Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne devredilecek. Protokoller, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde düzenlenen Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Behzat Özkan ile sağlık kuruluşlarının yapımını üstlenen hayırseverler Abdurrahman İltemir, Ahmet Ali Çakar ve Mehmet Mete Altunkapak’ın katıldığı törenle imzalandı. Altıayak Mahallesi’ne ASM Ve 112 ASHİ Hayırsever tarafından yapılacak projeyle, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Altıayak Mahallesi 31101/1 ada parseldeki park alanına 4 Hekimli Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu inşa edilecek. En az 120 metre kare kullanım alanına sahip olacak sağlık tesisleri tamamlandığında, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağışlanacak. ASM’nin adı T.C. Sağlık Bakanlığı Kepez Çakarlar Aile Sağlığı Merkezi, 112 ASHİ’nin adı ise T.C. Sağlık Bakanlığı Kepez Ali Meriç 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu olarak anılacak. Çamlıbel Mahallesi’ne 5 hekimli ASM Bir diğer ASM protokolü de Çamlıbel Mahallesi için imzalandı. Hayırsever tarafından ilçeye 5 hekimli yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırılacak. Antalya Valiliği, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ve Kepez Belediyesi iş birliğiyle imzalanan protokol kapsamında, mülkiyeti belediyeye ait 30045/1 ada parseldeki park alanı üzerine inşa edilecek. ASM’nin kullanım alanı en az 140 metre kare olacak. Yapımı tamamlanan bina, anahtar teslim olarak Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağışlanacak. Yeni sağlık merkezinin adı T.C. Sağlık Bakanlığı Kepez Şenel Altunkapak Aile Sağlığı Merkezi olarak belirlendi. Ayanoğlu Mahallesi’ne ASM Ayanoğlu Mahallesi’ne de hayırsever tarafından ilçeye 3 hekimli yeni bir ASM kazandırılacak. Antalya Valiliği, Kepez Belediyesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle imzalanan protokol kapsamında, Kepez Belediyesi Meclisi kararıyla mülkiyeti belediyeye ait Ayanoğlu Mahallesi 285 ada parseldeki park alanı üzerine inşa edilecek tesis, tamamlandıktan sonra Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne devredilecek. Yeni ASM’nin adı T.C. Sağlık Bakanlığı Kepez İlvan-İbrahim İltemir Aile Sağlığı Merkezi olarak belirlendi. "İlçemizin geleceğine en değerli katkı" Protokol imza töreninin ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, hayırseverlere teşekkür ederek, "Başta Antalya Valimiz Hulusi Şahin olmak üzere, İl Sağlık Müdürlüğü’müze, belediye meclis üyelerimize ve ilçemize değer katan tüm hayırseverlerimize şükranlarımı sunuyorum. Kepez’imize kazandırılan her sağlık yatırımı, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıran ve ilçemizin geleceğine yapılan en değerli katkıdır. Kepez’imize hayırlı olsun" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:47
Acillerde ‘Gıda zehirlenmesi endişesi’ hareketliliği: "Başvurularımız yoğunlaştı"
Son zamanlarda gıda zehirlenmesi vakaları gündeme gelirken uzmanlar, acil servislere başvurulara ilişkin, "İnsanların tedirginliği artmaya başladı, başvurularımız çok fazla yoğunlaştı. Çocuklarda şikayetler çok şiddetli olmasa bile son zamanlarda insanlar daha tedirgin olup acil servise başvuru sıklığını artırmış durumda. Herkeste ‘Hocam ben zehirlendim mi?’ bu soru var. Öncelikle paniği gidermeye çalışıyoruz, bir yandan da tedavi ediyoruz" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:38
Nadir Hastalıklarda Erken Tanı projesi ulusal çapta hayata geçiyor
Sağlık Bakanlığı, Ankara Üniversitesi ve Sanofi Türkiye iş birliğine gitti. Bu kapsamda Teknoloji Tabanlı Erken Tanı Destek projesi ulusal çapta hayata geçirilecek. Türkiye’de nadir hastalıkların tanı yolculuğu ortalama 8 yıl sürüyor. Bu gecikme, geri dönüşü olmayan organ hasarlarına ve hastaların yaşam kalitesinde dramatik düşüşlere yol açıyor. Bu süreçte hastalar birçok sağlık kuruluşuna başvurmak zorunda kalıyor ve bu durum hem hastalar hem de sağlık sistemi üzerinde ciddi yük oluşturuyor. Oysa erken tanı, bu hastaların yaşamlarına devam edebilmeleri için kritik öneme sahip. Sağlık Bakanlığı, Ankara Üniversitesi Nadir Hastalıklar Uygulama ve Araştırma Merkezi (NADİR) ve Sanofi Türkiye arasında imzalanan iş birliği niyet mektubu ile nadir hastalıklar alanında ulusal çapta bir dönüşüm başlıyor. Nadir hastalar için tanı süreçlerini hızlandıracak teknoloji Sanofi Türkiye ve Ankara Üniversitesi, geçtiğimiz yıl imzaladıkları niyet mektubuyla çalışmaları daha da genişlettiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Nadir Hastalıklar Sağlık Strateji ve Eylem Planı’nda yer alan "Nadir Hastalıkların Erken Tanısı ve Önlenmesi" konusunda harekete geçtiklerini duyurmuştu. Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıda bu çalışmaların sonuçları ve yeni gelişmeler ilgili paydaşlar tarafından değerlendirildi. Bu kapsamda nadir hastalıklarda tanı süreçlerini hızlandıracak olan Teknoloji Tabanlı Erken Tanı Destek Projesi hakkında da bilgiler sunuldu. Teknoloji Tabanlı Erken Tanı Destek Projesi, tanı süresini kısaltarak tedaviye uyumu artırmayı, yaşam kalitesini yükseltmeyi ve sağlık sistemi üzerindeki yükü azaltmayı amaçlıyor. Türkiye’nin güçlü dijital sağlık altyapısı, tanı sürecini hızlandırarak hasta yaşam kalitesini artırma konusunda stratejik bir fırsat sunuyor. 2022’de Ankara Üniversitesi iş birliğiyle kurulan Nadir Hastalıklar Uygulama ve Araştırma Merkezi (NADİR), kuruluşundan bu yana faaliyetlerini sürekli genişleterek etkisini artırıyor. Merkezde klinik araştırma eğitimleri sunuluyor, laboratuvar tanı kapasitesi güçlendiriliyor, ulusal yenidoğan tarama programına katkı sağlanıyor ve teknoloji tabanlı karar destek çözümleri geliştiriliyor. İmzalanan sözleşme ile birlikte merkezin sunduğu yenidoğan tarama ve tanı destek projelerinin önümüzdeki dönemde daha geniş çapta Türkiye’ye yayılması hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder