SAĞLIK - 26 Kasım 2025 Çarşamba 11:18

Prof. Dr. Ahmet Balık: "Pankreas kanseri, genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı alır"

A
A
A
Prof. Dr. Ahmet Balık: "Pankreas kanseri, genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı alır"

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ahmet Balık, kansere bağlı yaşam kayıplarında dördüncü sırada yer alan pankreas kanserinin genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı aldığını söyledi.


Prof. Dr. Balık, "Pankreas kanseri, erken dönemde fark edildiğinde cerrahi tedavi ile uzun süreli sağ kalım mümkündür" dedi.


Pankreas ve görevleri


Pankreasın, karnın üst arka kısmında, karaciğer ile dalak arasında yer alan, ekzokrin ve endokrin salgı gibi iki önemli işlevi olan bir organ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Balık, "Ekzokrin kısmı sindirim enzimlerini üretirken, endokrin kısmı insülin ve glukagon gibi kan şekeri düzenleyici hormonları salgılar. Bu nedenle pankreas hem sindirim sistemi hem de metabolizma için hayati öneme sahiptir" şeklinde konuştu.


Belirtiler genellikle geç ortaya çıkar


Pankreas kanserinin belirtilerinin, tümörün yerleşim yerine göre değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Balık, "Pankreasın baş kısmındaki tümörler genellikle sarılık, idrarda koyulaşma, kaşıntı gibi semptomlarla kendini gösterir ve bu sayede daha erken fark edilebilir. Kuyruk kısmındaki tümörler ise uzun süre sessiz seyreder. İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik, sırt ağrısı, bulantı, iştahsızlık, karında şişkinlik ve kusma gibi şikayetler görülebilir" şeklinde konuştu.


Risk faktörleri


Pankreas kanseri için hem önlenebilir hem de önlenemeyen risk faktörleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Balık, "Önlenebilir risk faktörleri, sigara kullanımı (riski 2 kat artırır), aşırı kilo ve hareketsiz yaşam, diyabet, kronik pankreatit (özellikle alkol ve sigara kullananlarda), uzun süre kimyasallara maruz kalma. Önlenemeyen risk faktörleri, İleri yaş, kadın cinsiyet, genetik yatkınlık (Ailede pankreas veya diğer organ kanserleri). Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ve düzenli kontrollerle bu riskler önemli ölçüde azaltılabilir" şeklinde konuştu.


Tanı nasıl konur?


Pankreas kanserinin, erken dönemde genellikle belirti vermediği için tesadüfen tespit ettiğini belirten Prof. Dr. Balık, "Tanıda ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR), endoskopi ve PET-BT kullanılır. Bu yöntemler hem tanı koymada hem de cerrahi planlamada büyük önem taşır" ifadelerine yer verdi.


Tedavide cerrahi ön planda


"Pankreas kanserinde en etkili tedavi cerrahidir. Tümörün yeri ve damarlarla ilişkisine göre organın bir kısmı veya tamamı çıkarılır. Bu ameliyatlar ileri düzey deneyim gerektirdiği için özelleşmiş cerrahi ekipler tarafından yapılmalıdır" diyen Prof. Dr. Balık, "Bazı hastalarda önce kemoterapi uygulanarak tümörün küçülmesi sağlanır, ardından cerrahiye geçilir. Genel Cerrahi uzmanları, bu süreçte onkoloji ve gastroenteroloji ekipleriyle iş birliği içinde çalışır. Ameliyat sonrası dönemde de hastaların yakın takibi büyük önem taşır" ifadelerine yer verdi.


Pankreas olmadan yaşamak mümkün mü


Pankreas olmadan da yaşamanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Balık, "Ancak pankreas tamamen alındığında insülin eksikliği nedeniyle hastalar ömür boyu insülin tedavisi almak zorundadır. Ayrıca sindirim enzimleri de dışarıdan ilaç şeklinde verilir" dedi.


"Erken tanı hayat kurtarır"


"Erken evre pankreas kanserinde, zamanında yapılan cerrahi müdahale ve uygun tedaviyle uzun süreli yaşam mümkündür" diyen Prof. Dr. Balık, "Bu nedenle özellikle aile öyküsü bulunan, sigara içen veya yeni gelişen diyabeti olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması gerekir. Pankreas kanseri çoğu zaman sessiz ilerler; ama erken tanı ve cerrahi müdahale ile mücadele edilebilir. Unutmayın, vücudunuzu dinleyin, belirtileri hafife almayın. Erken tanı, pankreas kanserinde de hayat kurtarır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Cezaevinden izinli çıkan şahıs iki saat içerisinde 2 kez alkollü yakalandı Kayseri’nin Talas ilçesinde cezaevinden izinli çıkan şahıs, iki saat içerisinde 2 kez alkollü yakalandı. Üst üste alkollü yakalanan şahsa 275 bin TL idari para cezası yazılarak ehliyetine 2 yıl 6 ay süreyle el konuldu. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Atatürk Bulvarı üzerinde uygulama yapan ekipler plakası öğrenilemeyen U.E. yönetimindeki aracı durdurdu. Ekipler tarafından yapılan kontrollerde cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen U.E.’nin alkollü olduğu belirlendi. Şahsa ‘alkollü araç kullanmak’ suçundan 25 bin TL para cezası uygulanırken, ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu. Öte yandan, yine Talas ilçesine bağlı Han Mahallesi Erhan Caddesi üzerinde polis ekiplerin şüphesi üzerine 38 HD 678 plakalı otomobil durduruldu. Kontrollerde sürücünün iki saat önce ‘alkollü araç kullanmak’ suçundan işlem yapılan U.E. olduğu belirlendi. Trafik ekipleri tarafından yapılan incelemelerde alkollü olduğu anlaşılan U.E.’ye ikinci kez ‘alkollü araç kullanmak’ suçundan 50 bin TL, ‘sürücü belgesine el konulduğu halde araç kullanmak’ suçundan 200 bin TL olmak üzere toplamda 250 bin TL para cezası yazılarak, ehliyetine 2 yıl daha el konuldu. İki kez alkollü yakalanan U.E.’ye toplamda 275 bin TL idari para cezası uygulanarak, ehliyetine 2 yıl 6 ay süreyle el konuldu. Ayrıca U.E. hakkında ‘trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan adli işlem başlatıldı.