Son Dakika
|
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
İran, Tel Aviv'i vurdu
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Beyaz Saray: "İran’a yönelik saldırıların hedeflerine 4 ila 6 hafta içinde ulaşılması bekleniyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklarla iftarda buluştu
İsrail: "Lübnan’a yönelik saldırılarda İran ve Hizbullah’a ait karargahlar imha edildi"
Küçükçekmece’de otomobil iki kadına çarptı: 1’i ağır 2 yaralı
İran Devrim Muhafızları, IKBY ve Kuveyt’e yönelik saldırı görüntülerini paylaştı
Merz:" İran’da sonsuz bir savaş çıkarımıza değil"
Trump: "İran ile şartsız teslimiyet dışında hiçbir anlaşma yapılmayacak"
SAĞLIK
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 01:15:06
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü, ev, iş veya trafik kazaları ile doğal afetlerde hayati öneme sahip ilk müdahaleleri yapabilecek personel yetiştirmek amacıyla temel ilk yardım eğitimleri düzenledi. Müdürlük bünyesinde alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimler, her hafta 2 günlük ve toplamda 16 saatlik teorik ve pratik dersleri kapsıyor. Bu kapsamda bu hafta, Müdürlüğe bağlı personeller planlama dahilinde Temel İlk Yardım Eğitimleri aldı. Eğitimler, ilkyardım bilincinin geliştirilmesi, ilkyardım eğitimi almış kişi sayısının artırılması ve konuya duyarlılığın sağlanmasını hedefliyor.
06 Mart 2026 Cuma - 17:37
Karapınar’da yeni aile sağlığı merkezinin protokolü imzalandı
Konya’nın Karapınar ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesinde yapılacak olan yeni aile sağlığı merkezinin protokolü imzalandı. Yeşilyurt Mahallesi, önemli bir sağlık yatırımına kavuşuyor. Hayırsever vatandaş Mehmet Tekincan’ın katkılarıyla Yeşilyurt Mahallesi’nde inşa edilecek olan Mehmet ve Adalet Tekincan Aile Sağlığı Merkezi için Konya’da protokol imzalandı. Protokol imza törenine Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Karapınar Belediye Başkanı İbrahim Önal, AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Ersoy, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hazım Uğur, İlçe Devlet Hastanesi Başhekimi Oğuzhan Pekince ve hayırsever Mehmet Tekincan katıldı. Aile sağlığı merkezinin Yeşilyurt Mahallesi’nde sağlık hizmetleri konusunda önemli bir katkı sağlayacağına vurgu yapan yetkililer, hayırlı olmasını diledi.
06 Mart 2026 Cuma - 17:04
Bağımlılık ‘bir kereden bir şey olmaz’ ile başlıyor
Yeşilay Haftası kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen etkinlikte uzmanlar, bağımlılığın beyindeki etkilerini ve toplumsal sonuçlarını anlattı. Konuşmacılar, "bir kereden bir şey olmaz" düşüncesiyle başlayan sürecin zamanla ciddi bağımlılıklara dönüşebildiğini belirterek, bu mücadelede ilk adımın sigaradan uzak durmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını artırmak olduğunu vurguladı. Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar etkinliği OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlendi. Etkinlik kapsamında bağımlılıkla mücadelenin bireysel ve toplumsal boyutları ele alındı. Bilim İletişim Ofisi tarafından organize edilen "Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar" etkinliğinde konuşan OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılık yapan maddelerin ilk anda vermiş olduğu yalancı bir haz vardır. Bunun oluşturduğu bir algı var. Çevremizdeki insanlar bunu kullanıyor ve tavsiye ediyorsa biz de bu algıya kapılarak maalesef ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek o maddeyi kullanıyoruz. Bir kişi A maddesini ilk defa kullandığında örneğin 100 birim dopamin salınımı gerçekleşiyor. Kişi normal bir olayda mutlu olduğunda, örneğin dersten geçtiğinde ya da yemek yediğinde 5 birim dopamin salınımı oluyor ve tekrar sıfıra geri geliyor. Ancak kişi A maddesini kullandığında 100 birim salgılanıyor, daha sonra o sıfıra geri inemiyor. Artık eksiye düşüyor. Eksi 10’a düştüğünde anksiyete, kaygı, huzursuzluk ve yoksunluk sendromları ortaya çıkmaya başlıyor. Beyniniz size oyun oynamaya başlıyor ve ‘tekrar bu maddeyi kullanırsan bu hâlden kurtulursun’ diyor. Kişiler de o hâlden kurtulmak için tekrar kullanıyor. Ancak artık 100 birim salgılanmayacak. Eksi 10’da olduğu için 90 birim salgılanacak ve kişi bu sefer eksi 20’ye düşecek. Daha sonra o kişi o maddeden haz alamaz hâle geliyor. Haz alamadığı için maddenin dozunu artırmaya başlıyor. Sonra yine lezzet alamaz hâle gelince maddeyi değiştirmeye başlıyor. Bu süreçte en büyük sorun, bağımlının ‘ben bağımlıyım’ dememesidir. ‘Ben istesem bırakırım’ düşüncesi ortaya çıkıyor. Bu şekilde bağımlılık artarak devam ediyor. Öncelikli olarak mücadelemizi sigarayla vermemiz gerekiyor. Bunu üstüne basa basa söylüyorum. Bağımlılığa giden yollara baktığımızda en başta sigara geliyor. Bir kişi sigara içmeden kolay kolay diğer maddeleri kullanmaz. Sigara bu işin emekleme safhasıdır. Hayatımızda güzellikleri artırmamız lazım. Öncelikli olarak spor yapmamız gerekiyor" dedi. "Konuşmadığımız zaman, dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz" Yeşilay Samsun Şubesi Başkanı Emre Güneş, "Durağan bir hayatımız varsa, bu durum ister istemez bizi teknolojiye itiyor. Hiç yoksa film izlerken bir şeyler atıştırıyoruz. Bu da sağlığımızı bozabiliyor. Samsun’da Yeşilay Spor Kulübü’nü kurduk. Çocukları, gençleri ve aileleri spora teşvik etmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aslında konuşmadığımız ve dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz. Bu noktada dikkat etmemiz gerekiyor. Sonrasında çok büyük zararlar verebiliyor. Örneğin Dubai çikolatası ilk çıktığında ‘Almamız lazım’ dedik. İlk defa yediğimizde çok büyük haz aldık. Ancak sonraki yemelerimizde o haz yok. İşte bağımlılık böyle bir şey" diye konuştu. Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hasan Arslan ise öğrencilere bağımlılığın tehlikelerini ve özgür birey olmanın önemini anlattı. Gençlerin hayat hikâyelerini kendi ellerinde tutmaları gerektiğini belirten Arslan, bağımlılığın hem bireyleri hem de ailelerini etkilediğini vurguladı. Ayrıca narkotik maddelerin beyindeki etkilerini ve davranış kontrolünü nasıl bozduğunu örneklerle açıkladı. Arslan, kendi deneyimlerini de öğrencilerle paylaştı. Program kapsamında öğrenciler, narkotik arama köpeği Hector ile tanışma fırsatı da buldu. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Bilgilendirme stantları açıldı Öte yandan, OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1–7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği İntörn Uygulaması dersi alan öğrenciler ve Yeşilay Gönüllüleri ile birlikte üniversitenin çeşitli yerleşkelerinde bilgilendirme stantları açtı. Stantlarda bağımlılık konusu ele alındı. Dağıtılan materyaller ve yapılan bilgilendirmeler; tütün ve alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ile kumar ve sanal kumar bağımlılığı konularını kapsayarak sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının kazandırılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Türkçe ve İngilizce hazırlanan broşürler aracılığıyla katılımcılara bilgilendirme yapılarak öğrencilerin soruları cevaplandırıldı. Etkinlik bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulması hedefiyle tamamlandı.
06 Mart 2026 Cuma - 16:05
Bu hastanenin çalışanlarının yüzde 63’ü kadın
Samsun’da hizmet veren özel bir hastanenin çalışanlarının yüzde 63’ünü kadınlar oluşturuyor. Hastanede bu kapsamda kadınların emeklerini gösteren fotoğraf sergisi açıldı. Medicana International Samsun Hastanesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Kadın Cesarettir" temalı fotoğraf sergisi düzenledi. Hastanede çalışan kadınların fotoğraflarından oluşan serginin açılışı, Medicana International Samsun Hastanesi Genel Müdürü Güner Armutlu tarafından yapılırken, Armutlu ayrıca hastanede çalışan kadın personele günün anlam ve önemine ilişkin bileklik hediye etti. Sağlık sektöründe kadınların önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Güner Armutlu, sektörün insan hayatına doğrudan dokunan ve yoğun emek gerektiren alanlardan biri olduğunu söyledi. Armutlu, "Sağlık sektörü insanların en çok umut bağladığı alanlardan biridir. Bu alanda en büyük katkı ise kadınlara düşüyor. Hastanemizde 800 personel görev yapıyor ve bunların 503’ü kadınlardan oluşuyor. Aynı tablo grubumuz genelinde de geçerli. Medicana Sağlık Grubu bünyesinde yaklaşık 7 bin çalışan bulunuyor ve bunların yüzde 73’ü kadınlardan oluşuyor. Kadınların olduğu yerde emek, özveri ve çaba vardır. Bu da sağlık hizmetlerinde kaliteyi beraberinde getiriyor" dedi. Kadınların emeğinin ölçülmesinin mümkün olmadığını ifade eden Armutlu, sergiyle hastanede görev yapan kadınların emeklerine dikkat çekmek istediklerini belirterek tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Hastanenin lobisinde açılan fotoğraf sergisinin 5 gün boyunca ziyaret edilebileceği bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 12:17
Tıp Fakültesi öğrencilerinden hipertansiyon farkındalığı etkinliği
2
06 Mart 2026 Cuma- 11:08
Sağlıklı oruç için sahur atlanmamalı, iftar kontrollü yapılmalı
3
06 Mart 2026 Cuma- 09:49
Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar
4
05 Mart 2026 Perşembe- 15:10
Erzurum Şehir Hastanesi’nde yeni dönem, başhekim değişti
5
06 Mart 2026 Cuma- 10:36
Bursalı doktor ölümüyle 5 hastaya umut oldu
24 Şubat 2026 Salı - 09:50
Yeni bir dil öğrenmek demans riskini yüzde 40 azaltabilir
Neurology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, okuma, yazma ve özellikle yeni bir yabancı dil öğrenme gibi zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin demans riskini yaklaşık yüzde 38-40 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, "Beyni aktif tutmak demansa karşı en güçlü koruyucu adımlardan biridir" dedi. Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 80 olan bin 939 kişi sekiz yıl boyunca takip edildi. Yaşam boyu bilişsel olarak daha aktif olan bireylerde Alzheimer hastalığının hem daha düşük oranda görüldüğü hem de daha ileri yaşta ortaya çıktığı belirlendi. Bilişsel zenginleşme düzeyi en yüksek grupta Alzheimer görülme oranı yüzde 21 olurken, en düşük grupta bu oran yüzde 34 olarak saptandı. Ayrıca zihinsel olarak daha aktif bireylerde hastalık başlangıcının ortalama 5 yıl geciktiği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, zihinsel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dikkati çekti. "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor" Demansın ileri yaşta görülen ve hafıza başta olmak üzere bilişsel fonksiyonlarda kayıpla seyreden bir hastalık grubu olduğunu belirten Asil, "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor. Yeni bir dil öğrenmek; hafıza, dikkat ve yürütücü işlevleri aynı anda devreye sokarak beyin hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor. Bu da demans riskini azaltmada önemli bir koruyucu etki sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı. Zihinsel olarak en aktif grupta yer alan bireylerde Alzheimer gelişme riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Asil, "Bu tür aktiviteleri sürdüren kişilerde hastalığın başlangıcının birkaç yıl gecikebildiğini görüyoruz. Bu gecikme hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor" dedi. "Uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" Prof. Dr. Asil, zihinsel aktivitelerin tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolüyle birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir koruyucu etki oluşturduğunu belirtti. Asil, "Yeni bir dil öğrenmek ya da düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar, uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
24 Şubat 2026 Salı - 09:45
İlaç yazdırmaya gitti, kendisini ameliyat masasında buldu
İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli Ali Toker, eşine ilaç yazdırmak için gittikleri hastanede sağ yan ağrısından söz edince hayatını kurtaran teşhis konuldu. Yapılan tetkiklerde karın aort damarında 6,5 santim çapında anevrizma (aort balonlaşması) tespit edilen Toker’in, yapılan kalp anjiyosunda ise kalbinde üç damarının tıkalı olduğu belirlendi. Toker, Doç. Dr. Cüneyt Narin tarafından kapalı yöntemle gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyat sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Narin, "Hastamız çok şanslıymış. Ameliyat sınırı 5.5 cm. olan olan anevrizma 6.5 cm. idi, yırtılmadan müdahale edildi." dedi. İki çocuk babası Ali Toker, eşi Filiz Toker’e ilaç yazdırmak için gittikleri doktorda sağ yan ağrısı şikayetini dile getirdi. Doktorun yaptığı ultrason incelemesinde aort damarında 6,5 santimlik anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine kalp cerrahına yönlendirilen Toker’e yapılan anjiyoda üç damarının tıkalı olduğu ve damar yapısında bozulma bulunduğu söylendi. Hastaya önce anevrizma operasyonu, ardından bypass ameliyatı önerildi. Açık kalp ameliyatından çekinen Toker, yaptığı araştırmalar sonucunda Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin’e başvurdu. 26 Aralık’ta hastaneye yatan Toker, 27 Aralık’ta küçük kesi yöntemiyle, meme altı kesisiyle bypass ameliyatına alındı. Tıkalı kalp damarları açılan Toker, bir aylık dinlenme sürecinin ardından 3 Şubat’ta bu kez kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı oldu. "Bu rahatsızlıklar hiçbir belirti vermedi" Sağ tarafındaki ağrı dışında herhangi bir ciddi şikayeti olmadığını belirten Ali Toker, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşime ilaç yazdırmaya gitmiştik. Ben de doktora sağ yan ağrısı çektiğimi söyledim. Ultrason tetkiklerinde aort anevrizmasını tespit etti ve çok acil müdahale gerektiğini söyledi. Şeker hastası değilim, tansiyonum normal. Bu ağrının safra kesesi taşı olabileceğini düşünmüştüm. Kalp damar rahatsızlıklarım hiçbir belirti vermedi. Ne bir sancı ne bir ağrı. Son zamanlarda göz kararması ve baş dönmesi yaşıyordum ama kalbe yormadım. Sonunda hayatıma mal olabilecek iki büyük sorundan iki operasyonla kurtuldum. Kendimi çok iyi ve dingin hissediyorum. Çok şanslı bir hastaymışım. Tesadüfler ve doktorlarım hayatımı kurtardı." "6 santimin üzerindeki anevrizmalarda yırtılma riski çok yüksek" Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin, hastada hem ciddi koroner damar hastalığı hem de büyük çaplı aort anevrizması bulunduğunu söyledi. Bu tür hastaların çoğu zaman ameliyat riskinden çekinerek tedaviyi ertelediğini belirten Narin, "Hastamızda üç damar tıkanıklığı vardı. Aynı zamanda 6,5 santim çapında aort anevrizması mevcuttu. Sigara kullanımı, fazla kilo ve KOAH tedavisi alması da riski artırıyordu. Radyoloji ve kardiyoloji ekipleriyle birlikte özel bir strateji planladık. Normalde kasıktan girmemiz gerekiyorken karnı etkilememek için strateji değiştirdik, koldan girerek önce küçük kesi yöntemiyle bypass ameliyatını gerçekleştirdik. Bir ay sonra da kapalı yöntemle anevrizma ameliyatını yaptık. Hastamız da sürece çok iyi uyum sağladı, kilo verdi ve sigarayı bıraktı. Şifayla taburcu ettik" dedi. Ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar dikkat Anevrizma konusunda uyarılarda da bulunan Narin, 5,5 santimin ameliyat sınırı kabul edildiğini, 6-6,5 santimin üzerindeki anevrizmalarda patlama riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Anevrizmanın yırtılması halinde karın içine kanama olduğunu ve bunun ölümcül sonuçlar doğurabildiğini belirten Narin, 6 santimin üzerindeki aort anevrizmalarında yıllık yırtılma riskinin yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 22’ye kadar çıktığını ifade etti. Aort yırtılması durumunda hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin hastaneye ulaşamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Narin ayrıca, ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon hastaları ve sigara içenlerin risk grubunda olduğunu belirterek, bu kişilerin düzenli tetkik yaptırmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:35
Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi
Samsun’da ilk kez bir yetişkine, pompe (kas hastalığı) tanısı konuldu ve yine ilk kez tedavisine başlandı. Tedavi ile 55 yaşındaki hastanın kas kaybının durması ve solunumuna devam etmesi amaçlanıyor. Pompe gibi nadir kas hastalıklarında erken tanı ve zamanında tedavi, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak açısından kritik öneme sahip. Samsun Şehir Hastanesi Eğitim ve Araştırma Ek Hizmet Binası Nöroloji Kliniği, nöromüsküler ve genetik kas hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri tanı yöntemleri ve güncel tedavi protokolleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede multidisipliner ekip yaklaşımı ile ilk infüzyon güvenli şekilde gerçekleştirildi. Nöroloji Kliniği’nde, nadir görülen kalıtsal bir kas hastalığı olan pompe hastalığının (glikojen depo hastalığı tip 2) tedavisi ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Tanının ardından ilk ilaç 55 yaşındaki emekli Murat İşi’ye doktorlar tarafından başarıyla uygulandı. "Bu tedaviyi Samsun’da ilk kez uyguladık" Söz konusu hastalığın yetişkin düzeydeki ilk örneğine rastladıklarının altını çizen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehlika Berra Özberk, "Pompe hastalığı tanısı konulan hastamız, erişkin başlangıçlı pompe hastalığı olup oldukça nadir görülen bir hastalık. Kas yıkımı ve solunum tutulumu ile ilerleyen bir hastalık. Tedavi olarak tek seçenek enzim replasman tedavisi olup tek tedavi seçeneği olarak yer alıyor. Nöromüsküler Hastalıklar Birimimizin multidisipliner yaklaşımı sayesinde hastalığın tanısını koyduk ve bugün de ilk tedaviyi başarıyla uyguladık. Erişkin başlangıçlı pompe hastalığı sinsi seyirli, solunum tutulumlu ve kas yıkımıyla giden bir hastalık. Nadir bir hastalık olduğu için de gözden kaçabilme ihtimali var. Bu nedenle farkındalığa sahip olmak gerekir. Nöromüsküler Hastalıklar Birimi olarak hastanın pompe tanısını genetik olarak da doğruladık. Samsun’da erişkin başlangıçlı tedavi alan başka hasta yok. Çocukluk çağı başlangıçlı olan hastalarımız mutlaka var. Erişkin başlangıçlı hastalık olarak Samsun’da ilk kez bu tedaviyi uyguladık" dedi. "Amacımız, kas yıkımını durdurmak, solunumun kötüleşmesinin önüne geçmek" Tedavi ile amaçlarının hastanın kötüye gitmesini engellemek olduğuna da dikkat çeken Özberk, "Hastamız, daha önce hastanemize başvurmadan önce miyopati (kas hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastaydı. Solunumsal tutulum ve başka belirtilerinin olması üzerine yaptığımız detaylı incelemede pompe tanısını doğruladık. Bu, tedavisi olan metabolik miyopatilerden bir tanesi. O yüzden bizim için çok değerli nadir hastalıklardan biri. Tedavisi olan hastalıklardan biri olduğu için de kas yıkımını durdurmak, solunum fonksiyonlarının kötüleşmesini önlemek ve hastalığın gidişatını yavaşlatmak için enzim replasman tedavisini uygulamaya devam ediyoruz. Tedavi 14 günde bir uygulanacak çünkü pompe hastalığında bu enzimin eksikliği olması nedeniyle metabolik miyopati ortaya çıkıyor. Bu yüzden enzim replasman tedavisi düzenli olarak verilmesi gereken bir tedavidir" diye konuştu. Özberk ayrıca yaklaşan Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü’ne dikkat çekerek, hastaların her zaman yanlarında olduklarını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:31
Uzmanlar uyardı: Ramazan’da ani ve aşırı yüklenmelerden kaçının
Erzurum Şehir Hastanesi diyetisyenlerinden Rümeysa Yayan Çakır, Ramazan’da değişen beslenme düzenine uyum sağlamak için en önemli noktanın, ani ve aşırı yüklenmelerden kaçınmak olduğunu ifade etti Erzurum Şehir Hastanesi sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, Diyetisyen Rümeysa Yayan Çakır, uzun süren açlığın ardından iftarda hızlı ve fazla yemek yemek sindirim problemlerine ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceğini vurgulayarak, "Bu yüzden orucunuzu hafif bir başlangıçla açın, kısa bir ara verin ve ana yemeğe kontrollü geçin. Tatlı konusuna gelirsek; Ramazan’da en sık yapılan hata her gün şerbetli tatlı tüketmektir. Tatlıyı haftada 1-2 kezle sınırlandırmak ve mümkünse sütlü ya da meyveli alternatifleri tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım olur. Porsiyon kontrolü de çok önemli; küçük bir porsiyon yeterlidir. Unutmayın, Ramazan denge ayıdır. Ölçülü ve bilinçli tercihlerle hem sağlığınızı koruyabilir hem de keyifle bir ay geçirebilirsiniz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 00:24
Bartın’da Menopoz Merkezleri hayata geçirildi
Bartın’da kadınların yaşamlarının parçası olan menopoz ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda ilde menopoz eğitim merkezleri faaliyete geçirildi. Kadınların ortalama 45-55 yaşları arasında gerek fiziksel gerek ruhsal durumlarını etkileyen menopoza verilen önem gün geçtikçe artıyor. Bu konuyla ilgili Bartın’da yaşayan kadınların bilinçlendirilmesi amacıyla "Menopoz Eğitimleri" hayata geçirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde konuya ilişkin program ve eğitimler verilmeye başlandı. Dr. Doğa Hızoğlu Karaköy Sağlık Merkezi’ne bilgi almak isteyen kadınlara menopoz sürecine ilişkin ayrıntıları anlattı. İl Sağlık Müdürlüğü kadınlar eğitime davet etti. Müdürlük tarafından yapılan davette, "Yaşamın doğal süreci olan menopozun daha sağlıklı ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Menopoz Okulları’mıza davet ediyoruz" ifadesi kullanıldı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 18:39
Balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Milas ilçesinde balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Milas Güllük açıklarında seyreden balıkçı teknesinde bulunan vatandaş rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine bölgeye yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri rahatsızlanan vatandaşı bota alarak kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:39
Mardin’de 12 yaşındaki çocuk kapalı böbrek ameliyatı ile sağlığına kavuştu
Şırnak’ta yaşayan 12 yaşındaki Mehmet Nurullah Aslan, Mardin’de gerçekleştirilen laparoskopik böbrek ameliyatı sonrası sağlığına kavuştu. Uzun süredir sağ yan ağrısı olan Aslan, Şırnak’ta yapılan ilk değerlendirmelerin ardından tedavi için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde yapılan tetkik ve görüntülemeler sonucunda Aslan’ın böbrek çıkış kanalında darlık olduğu tespit edildi. Değerlendirmenin ardından çocuk hastalarda görülen üreteropelvik bileşke (UPJ) darlığının tedavisine yönelik laparoskopik piyeloplasti ameliyatı, Mardin’de ilk kez başarılı bir şekilde uygulandı. Ameliyatı gerçekleştiren üroloji uzmanı Op. Dr. Berkay Eren, yaptığı açıklamada, "Sintigrafi incelemesinde idrarın böbrekten çıkışında gecikme olduğunu gördük. Ayrıca böbreğin önünden geçen bir damarın idrar kanalına baskı yaptığını belirledik. Bu sorunu çözmek amacıyla kapalı yöntem olarak bilinen laparoskopik cerrahi ile tedavi uyguladık. Daralmış bölgenin onarımını başarıyla gerçekleştirerek idrar kanalını yeniden sağlıklı hale getirdik. Bu ameliyatın laparoskopik, yani kapalı yöntemle Mardin’de ilk kez gerçekleştirilmesi bizim için ayrıca önemlidir. Laparoskopik cerrahinin açık ameliyatlara göre daha küçük kesilerle yapılması, ameliyat sırasında daha az kanama olması, ameliyat sonrası ağrının daha az hissedilmesi ve hastanın günlük yaşamına daha kısa sürede dönebilmesi gibi önemli avantajları bulunmaktadır. Artık çevre illerde yaşayan hastalarımızın daha uzak merkezlere gitmeden ilimizde modern cerrahi yöntemlerle tedavi olabilmesi mümkündür" dedi. Sağlığına kavuşan Mehmet Nurullah Aslan ise kendisini iyi hissettiğini belirterek sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:34
Tunceli’de mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışması
Tunceli’nin Pertek ilçesinde mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Tunceli Pertek Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Dorutay, Çakırbahçe, Geçityaka ve Korluca köylerine saha ziyareti gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında hem sağlık hizmetlerinin denetimi yapıldı hem de vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. Program çerçevesinde aile hekimliği hizmetlerine yönelik denetimler gerçekleştirilirken, mobil sağlık hizmeti sunularak köy halkının sağlık kontrolleri yapıldı. Ayrıca hane ziyaretleri kapsamında vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıldı. Ziyaretlerde özellikle kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılarak farkındalık oluşturulması hedeflendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:32
Tunceli’de kadınlara yönelik kanser taraması ve menopoz eğitimi
Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde, kanser taraması ve menopoz eğitimi verildi. Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde kent ve ilçeler genelinde planlama yapıldı. Ardından kurum araçlarıyla Tunceli Merkez Sağlıklı Hayat Merkezi’ne ulaşımları sağlanan kadınların kanser taramaları gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen taramaların ardından katılımcılara, dört oturumdan oluşan Menopoz Okulu Eğitimi verildi. Eğitim programı; Dr. Adar Bulut, Psikolog Ebru Murat, Diyetisyen Ezgi Böler ve Fizyoterapist Sami Yıldırım tarafından yürütüldü.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:51
Beyin ölümü gerçekleşen baba 5 hayata umut oldu
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan ve beyin kanaması nedeniyle hafta sonu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine sevk edilen Mustafa Özer’in (70), yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi tarafından alınan örnek bir kararla Özer’in organları bağışlandı. Yoğun bakım sürecinde yapılan tetkikler sonucunda beyin ölümü gerçekleştiği tespit edilen 3 çocuk ve 5 torun sahibi Mustafa Özer’in karaciğeri, iki böbreği ve korneaları, hastaneye gelen iki ayrı ekip tarafından alındı. Organlar, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla İzmir ve Denizli’ye gönderildi. Aile olarak bağışlama kararı alındı Babasının yoğun bakımda tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirten Ramazan Özer, organ bağışı kararının ailece alındığını ifade etti. Özer, "Benim sonradan haberim oldu. Annem onay vermiş, kardeşlerim de onay vermiş. Beni aradılar, sen de onaylıyor musun dediler. Siz onay verdiyseniz benim için problem değil dedim" şeklinde konuştu. "Organları 5 hastaya umut olacak" Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş, hafta sonu gerçekleşen organ bağışının büyük önem taşıdığını belirterek, "Hastamız Mustafa Özer, yaygın beyin kanaması nedeniyle cumartesi sabah hastanemize getirilmişti. Yapılan tüm tetkikler maalesef beyin ölümünü kanıtlar düzeydeydi. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hastanın yaşama şansı hiçbir zaman olmuyor. Ancak diğer organlar sağlıklı çalıştığı için bunu organ nakli olarak değerlendirmek çok kıymetli bir basamak. Ülkemizde organ nakline çok ihtiyaç var." dedi. Hastanın karaciğeri, iki böbreği ve kornealarının 5 hastaya nakledileceğini belirten Keleş, "Kaybından dolayı çok üzgünüz ancak ailesinin özellikle Ramazan ayı içerisinde böyle manevi bir karar alması hepimizi duygulandırdı. 5 kişiye can olacak bu bağış için aileye teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Organ bağışı bekleyen çok hasta var" Organ bağışının hem Türkiye’de hem de dünyada büyük önem taşıdığına dikkat çeken Keleş, "Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımızın sağlam organlarını, organ bekleyen vatandaşlarımız için değerlendirmek istiyoruz. Bu hem dini hem de tıbbi açıdan çok kıymetli bir durum. Tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Başhekim aileye teşekkür etti Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da organ bağışında bulunan aileye başsağlığı dileyerek, "Mustafa Özer, organlarını bağışlayarak nakil bekleyen hastalara umut oldu. Bu duyarlılığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Organ bekleyen çok sayıda hastamız var. Gösterdiğiniz hassasiyet son derece kıymetli" dedi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:59
Ezine’de bel fıtığına ameliyatsız modern tedavi
Çanakkale Ezine Devlet Hastanesi’nde hastanede ilk kez başarıyla uygulanan Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu (TFESI) modern yöntemi, ameliyatsız çözüm sunarak hasta konforunu ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Ezine Devlet Hastanesi, bel fıtığı tedavisinde önemli bir yeniliğe imza attı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ersen Türkmen tarafından hastanede ilk kez Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu (TFESI) yöntemi başarıyla uygulanmaya başlandı. Nokta atışı tedavisi olarak da bilinen bu modern yöntem, ameliyatsız çözüm sunarak hasta konforunu ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Bel fıtığı, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen, şiddetli bel ve bacak ağrılarıyla seyreden önemli bir sağlık sorunuyken uygulanan bu yeni yöntem sayesinde, hastalar artık cerrahiye gerek kalmadan etkili bir tedavi seçeneğine ulaşabiliyor. TFESI, fıtığın sinir köküne yaptığı baskının neden olduğu ağrı ve iltihabi süreci hedef alarak doğrudan problemli bölgeye tedavi uygulanmasını sağlıyor. Ameliyathane ortamında, görüntüleme eşliğinde yapılan bu işlem: küçük girişimsel, genel anestezi gerektirmez, süresi kısa, yatış gerektirmeyen bir işlem. Bu sayede hastalar günlük yaşamlarına çok kısa sürede dönerek iş gücü kaybı ve uzun istirahat süreçleri büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bu modern uygulama sonrası hastalarda: ağrı seviyesinde belirgin azalma, yürüme mesafesinde artış, uyku kalitesinde düzelme, günlük aktivitelerde rahatlama, psikolojik iyilik hâlinde artış gibi yaşam kalitesini doğrudan etkileyen olumlu sonuçlar görülüyor. Ezine için önemli bir sağlık hizmeti Ezine Devlet Hastanesi’nde ilk kez uygulanmaya başlanan bu yöntemle birlikte, bel fıtığı hastaları artık il merkezlerine sevk edilmeden, modern ve bilimsel tedaviye kendi ilçelerinde ulaşma imkânına kavuştu. Bu gelişme, hem hasta memnuniyetini artırmakta hem de bölge halkına kaliteli sağlık hizmeti sunulması açısından önemli bir adım.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:15
Akdağmadeni’nde 4 branşta kapsamlı koruyucu sağlık projesi başlatıldı
Akdağmadeni Belediyesi, Akdağmadeni Kaymakamlığı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu öncülüğünde, ilçede tüm yaş gruplarını kapsayan 4 ayrı branşta kapsamlı bir koruyucu sağlık projesi hayata geçirildi. Toplum sağlığını merkeze alan proje kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik skolyoz taramaları yapılarak omurga bozukluklarının erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerine yönlendirme yapılması hedefleniyor. İlkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin göz taramalarıyla da görme bozukluklarının erken safhada belirlenmesi amaçlanıyor. Proje çerçevesinde ayrıca 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik Yaşlı Destek Sistemi (YADES) kurulacak. Sistemle yaşlı bireylerin sağlık takibinin düzenli hale getirilmesi, sosyal hayata katılımlarının artırılması ve yalnızlık riskinin azaltılması planlanıyor. Kamu kurumları ve okullarda temel ilk yardım ile Heimlich Manevrası eğitimleri verilerek, muhtemel acil durumlarda doğru ve hızlı müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesini önemsiyoruz" Akdağmadeni Belediye Başkanı Dr. Nezih Yalçın, projeye ilişkin açıklamasında belediyeciliği yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetleriyle sınırlı görmediklerini belirtti. Yalçın, "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesi ve muhtemel risklerin zamanında tespit edilerek gerekli yönlendirmelerin yapılmasını son derece önemsiyoruz. Skolyoz ve göz taramalarıyla öğrencilerimizin hem fiziksel gelişimlerini hem de eğitim hayatlarını olumsuz etkileyebilecek sorunları erken aşamada belirlemeyi amaçlıyoruz" dedi. "Acil durumlardaki doğru müdahalenin önemi toplumun her kesimine yayılacak" 65 yaş üstü vatandaşların sağlık takibini de düzenli hale getirerek sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamayı hedeflediklerini belirten Yalçın, "Okullarımızda ve kamu kurumlarımızda verilecek temel ilk yardım ve Heimlich Manevrası eğitimleriyle, acil durumlarda doğru müdahalenin hayati önem taşıdığı bilinci toplumun her kesimine yayılacaktır. Bu proje, insanı merkeze alan sosyal belediyecilik anlayışımızın somut bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın ayrıca çalışmanın yürütülmesinde önemli katkı sağlayan Akdağmadeni Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Cumaali Yaman ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Zülal Zor Gümüş’e teşekkür etti. "Projemizin örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Akdağmadeni Kaymakamı Cafer Kaymakçı da projenin kamu kurumları arasındaki güçlü iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kaymakçı, "Çocuklarımızdan yaşlılarımıza kadar toplumun tüm kesimlerini kapsayan bu proje, koruyucu sağlık hizmetlerinin yerelde ne denli etkili şekilde uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Erken teşhis ve önleyici sağlık uygulamaları, bireylerin yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra sağlık sistemine olan yükü de azaltmaktadır. Kurumlarımızın uyumlu çalışmasıyla hayata geçirilen bu projenin, Akdağmadeni için olduğu kadar ülkemiz genelinde de örnek teşkil edeceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Projenin; Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Akdağmadeni Devlet Hastanesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldüğü bildirildi. Paydaş kurumlara ve projenin kurgulanması, koordinasyonu ile sürdürülmesinde görev alan belediye proje birimine teşekkür edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder