SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 09:35

Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi

A
A
A
Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi

Samsun’da ilk kez bir yetişkine, pompe (kas hastalığı) tanısı konuldu ve yine ilk kez tedavisine başlandı. Tedavi ile 55 yaşındaki hastanın kas kaybının durması ve solunumuna devam etmesi amaçlanıyor.


Pompe gibi nadir kas hastalıklarında erken tanı ve zamanında tedavi, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak açısından kritik öneme sahip. Samsun Şehir Hastanesi Eğitim ve Araştırma Ek Hizmet Binası Nöroloji Kliniği, nöromüsküler ve genetik kas hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri tanı yöntemleri ve güncel tedavi protokolleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede multidisipliner ekip yaklaşımı ile ilk infüzyon güvenli şekilde gerçekleştirildi. Nöroloji Kliniği’nde, nadir görülen kalıtsal bir kas hastalığı olan pompe hastalığının (glikojen depo hastalığı tip 2) tedavisi ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Tanının ardından ilk ilaç 55 yaşındaki emekli Murat İşi’ye doktorlar tarafından başarıyla uygulandı.



"Bu tedaviyi Samsun’da ilk kez uyguladık"


Söz konusu hastalığın yetişkin düzeydeki ilk örneğine rastladıklarının altını çizen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehlika Berra Özberk, "Pompe hastalığı tanısı konulan hastamız, erişkin başlangıçlı pompe hastalığı olup oldukça nadir görülen bir hastalık. Kas yıkımı ve solunum tutulumu ile ilerleyen bir hastalık. Tedavi olarak tek seçenek enzim replasman tedavisi olup tek tedavi seçeneği olarak yer alıyor. Nöromüsküler Hastalıklar Birimimizin multidisipliner yaklaşımı sayesinde hastalığın tanısını koyduk ve bugün de ilk tedaviyi başarıyla uyguladık. Erişkin başlangıçlı pompe hastalığı sinsi seyirli, solunum tutulumlu ve kas yıkımıyla giden bir hastalık. Nadir bir hastalık olduğu için de gözden kaçabilme ihtimali var. Bu nedenle farkındalığa sahip olmak gerekir. Nöromüsküler Hastalıklar Birimi olarak hastanın pompe tanısını genetik olarak da doğruladık. Samsun’da erişkin başlangıçlı tedavi alan başka hasta yok. Çocukluk çağı başlangıçlı olan hastalarımız mutlaka var. Erişkin başlangıçlı hastalık olarak Samsun’da ilk kez bu tedaviyi uyguladık" dedi.



"Amacımız, kas yıkımını durdurmak, solunumun kötüleşmesinin önüne geçmek"


Tedavi ile amaçlarının hastanın kötüye gitmesini engellemek olduğuna da dikkat çeken Özberk, "Hastamız, daha önce hastanemize başvurmadan önce miyopati (kas hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastaydı. Solunumsal tutulum ve başka belirtilerinin olması üzerine yaptığımız detaylı incelemede pompe tanısını doğruladık. Bu, tedavisi olan metabolik miyopatilerden bir tanesi. O yüzden bizim için çok değerli nadir hastalıklardan biri. Tedavisi olan hastalıklardan biri olduğu için de kas yıkımını durdurmak, solunum fonksiyonlarının kötüleşmesini önlemek ve hastalığın gidişatını yavaşlatmak için enzim replasman tedavisini uygulamaya devam ediyoruz. Tedavi 14 günde bir uygulanacak çünkü pompe hastalığında bu enzimin eksikliği olması nedeniyle metabolik miyopati ortaya çıkıyor. Bu yüzden enzim replasman tedavisi düzenli olarak verilmesi gereken bir tedavidir" diye konuştu.


Özberk ayrıca yaklaşan Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü’ne dikkat çekerek, hastaların her zaman yanlarında olduklarını sözlerine ekledi.



Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanlardan ’Çocuklarda makyaj’ uyarısı: "Pek çok cilt hastalığını çok çok erken yaşta görmeye başladık" Sosyal medyanın da etkisiyle çocukların çok küçük yaşlarda makyaj yapmaya başladığını ifade eden uzmanlar uyarıyor. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Name Çemşitoğlu, "Çok küçük yaşlardaki hastalara bile artık muayene etmeden önce ’Makyajını temizler misin?’ dememiz gereken durumlar olabiliyor. Çok yoğun, çok kalın fondöten, maskara, ruj bunlar artık rutin, takma kirpikler, cilt bariyerini güçlendiren çeşitli cilt rutinleri yapmışlar. Cilt bakım ürünlerinde bazı kimyasal maddeler oluyor ki endokrin hormonu benzeri etki gösterip bir tık daha hormonal dengeyi de bozabildiğini ifade eden bilimsel çalışmalar da mevcut. Aileler, ’Yapma diyoruz, dinlemiyor, yardımcı olur musunuz?’ diye çok geliyor. 5-6 yaşında çocuklarda bile ’Bu cilt rutinim, şu maskarayı kullanıyorum’ gibi videolar görmeye başladık. Pek çok cilt hastalığını çok çok erken yaşta görmeye başladık" dedi. Sanal medya günümüzde etkisini giderek artırırken bu mecralarda yapılan paylaşımlar çok sayıda kişiyi etkiliyor. Uzmanlar, sosyal medyada oluşturulan güzellik algısının çocuk yaş grubunu da etkilediğini aktarırken bunlara özenen çocukların çok küçük yaşlarda kozmetik malzemelerle tanıştığına dikkat çekti. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Çemşitoğlu, erken yaşlarda makyaj malzemesi kullanımının cilt bariyerinin zarar görmesine egzama, aşırı akne gibi birçok durumu oluşturabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. "Aileler, ’Yapma diyoruz, dinlemiyor, yardımcı olur musunuz?’ diye çok geliyor" "Çok küçük yaşlardaki hastalara bile artık muayene etmeden önce ’Makyajını temizler misin, o şekilde muayene edelim’ dememiz gereken durumlar olabiliyor" diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Name Çemşitoğlu, "10 yaşta hatta daha bile küçük hastalarda makyaj kullanımı gözlemliyoruz. Hiçbir problem olmamasına rağmen çok yoğun, çok kalın fondöten kullanımı, maskara, ruj bunlar artık rutin. Bunları neredeyse herkeste görüyoruz. Takma kirpikler, cilt bariyerini güçlendiren çeşitli cilt rutini yapmışlar mesela onu danışmaya da geliyorlar. O şekilde çok hasta görüyoruz. Cilt bariyeri daha yeni oluşmaya başlıyor, cilt çok daha ince ve daha geçirgen oluyor, dolayısıyla da çok daha kolay reaksiyon verebiliyor. Aslında sosyal medyadan görüp ’Şu kişi, şu sosyal medya fenomeni bunu kullanmış, bende kullanmalıyım, şuna iyi geliyormuş’ gibi kullanılan ürünlerden sonra tam tersi belki kişinin cildine iritasyon, egzama yapıcı, enfeksiyon uyandırıcı şeyler olabiliyor. Temiz tutmak ve korumak en önemlisi ama tabi ki bir dermatoloji uzmanına danışarak yapmak gerekiyor. Aileler de danışıyor, en sık gördüğümüz 13-14 yaşlarında biraz daha artık yetişkinliğe yavaş yavaş adım atmaya başlayan, ergenliğe giren çocuklarda çok fazla makyaja bağlı sivilcelenme çok çok artıyor. Dolayısıyla da aile, ’Bunu nasıl engelleyebiliriz, biz çeşitli önerilerde bulunuyoruz, yapma diyoruz ama dinlemiyor, hocam yardımcı olur musunuz?’ diye çok geliyor" dedi. "Pek çok cilt hastalığını çok çok erken yaşta görmeye başladık" Uygunsuz kullanımların cilt bariyerine zarar verebileceğini aktaran Uzm. Dr. Çemşitoğlu, "Son zamanlarda özellikle çok küçük yaş grubunda 6-7 gibi ’Anne şu makyaj malzemesini istiyorum, şunu kullanabilir miyim?’ diye geliyor ki bu yaş grubunda birbirileriyle bir şey paylaşma çok fazla oluyor. Paylaştıklarında da enfeksiyon riski çok artıyor, ürün kişiye özeldir. Sivilcelenme, kontakt dermatit (Bir maddeyle doğrudan temas veya o maddeye karşı alerjik reaksiyon sonucu oluşan kaşıntılı bir döküntü olarak ifade ediliyor), egzama özellikle göz ve ağız çevresindeki egzama durumlarında deri daha kuru, kırışık, pul pul görünümle beraber daha yaşlı durabilecek görünüme sahip olabiliyor. Cilt bakım ürünlerinde bazı kimyasal maddeler oluyor ki bunlar endokrin hormonu benzeri etki gösterip bir tık daha hormonal dengeyi de bozabildiğini ifade eden bilimsel çalışmalar da mevcut. Neredeyse her çocuk hastamda karşılaşıyorum diyebilirim, yakın zamanda bir hastam kızını getirdi. Hafif sivilcelenmesi vardı, onun dışında çok fazla komedonu olduğunu gördük. Hiç ihtiyacı olmamasına rağmen çok yoğun, kalın yapılı bir fondöten kullanmaya başladıktan sonra başlamış. Annesi onun için getirmişti. Son zamanlarda çok küçük yaşta 5-6 yaşında çocuklarda bile belki de kabul görme, kabul edilme isteği dolayısıyla ‘Bu benim cilt rutinim, şu maskarayı kullanıyorum’ vs. gibi videolar görmeye başladık. Pek çok cilt hastalığını çok çok erken yaşta görmeye başladık. Çocuklar bu tarz şeyleri devamlı yapmak istiyorlarsa bir dermatoloji uzmanı, gerekirse psikiyatri yardımı dahi olabilir çünkü gerçekten sosyal medya hayatımızı, psikolojimizi çok etkilemeye başladı. Çocukların zaten cilt bariyeri yeni yeni oluşuyor zaten temiz ve çoğunlukla sorunsuz bir ciltleri oluyor. Daha iyi olsun ya da görüneyim diye herhangi bir şey sürmenin pek bir anlamı olmadığını düşünüyorum çünkü zaten hepsinin cildi sağlıklı ve güzel ileride bunu arayacaklar" ifadelerini kullandı.
Kayseri Büyükşehir’den turizmde stratejik hamle: Kayseri Turizm Master Planı 2025-2030 yayımlandı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde, Kayseri Valiliği’nin güçlü destekleri ve üniversitelerin bilimsel katkılarıyla hazırlanan 232 sayfalık, 11 bölümden oluşan "Kayseri Turizm Master Planı 2025-2030", Büyükşehir Belediyesi’nin resmi internet sitesinde yayımlandı. Kayseri’nin turizm vizyonunu bilimsel temeller üzerine inşa eden ve 2025-2030 dönemini kapsayan Kayseri Turizm Master Planı, kamu, üniversite ve sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla hayata geçirildi. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı yayınları arasında yer alan plan; belediyenin resmi internet sitesi üzerinden indirilebiliyor ve dijital ortamda incelenebiliyor. Çalışma, Kapadokya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda, alanında uzman bilim insanlarının katkılarıyla hazırlandı. Başkan Büyükkılıç: "Kayseri, Anadolu’da Tarihin Başlangıç Noktasıdır" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, master planın ön sözünde şehrin tarihi derinliğine ve turizm vizyonuna dikkat çekti. Başkan Büyükkılıç, Anadolu’da yazının ilk kez Kültepe’de kullanıldığını belirterek Kayseri’nin 6 bin yıllık kesintisiz geçmişiyle Anadolu’da tarihin başlangıç noktası olarak kabul edildiğini vurguladı. Şehrin tarih boyunca başkent niteliği taşıyan önemli bir merkez olduğuna işaret eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarihi ve doğal zenginliklerinin turizm açısından büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Geniş Katılımlı ve Bilimsel Yol Haritası Söz konusu süreçte, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da görüşlerinin aldığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, "Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri Valiliği ve Kapadokya Üniversitesi iş birliğiyle başlatılan çalışmalar kapsamında belge ve saha araştırmaları tamamlandı" dedi. Büyükkılıç, 21 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen "Kayseri Turizm Master Planı Arama Konferansı" sonrasında ise farklı turizm başlıklarında oluşturulan çalışma gruplarının katkıları, anketler ve saha analizleri doğrultusunda 2025-2030 dönemini kapsayan kapsamlı strateji belgesi oluşturulduğunu kaydetti. Kayseri Turizm Master Planı 2025 - 2030; Kayseri’nin tarihi mirasını, kültürel zenginliklerini ve doğal değerlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle ele alarak şehri ulusal ve uluslararası turizm arenasında daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor. Kayseri’nin turizmde marka şehir olma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan Kayseri Turizm Master Planı 2025-2030’a, Kayseri Büyükşehir Belediyesi resmi web sitesi https://kayseri.bel.tr/ adresinde Hizmetler / Hizmet Birimleri / Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm başlığı üzerinden ulaşılabiliyor.
İstanbul İBB, yolu elektrik trafosuyla kapattı; vatandaşlar tepki gösterdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Şişli Meşrutiyet Mahallesi’nde bir sokakta yürütülen belediye hizmet binası inşaatı kapsamında yolun ortasına yerleştirilen elektrik trafosu, esnaf ve vatandaşların tepkisine neden oldu. Yolun ortasına konulan trafo nedeniyle sokak araç trafiğine kapanırken, motosiklet sürücülerinin kaldırımdan gittiği çekilen görüntülere yansıdı. İBB, Meşrutiyet Mahallesi Belediye Hizmet Binası inşaatı nedeniyle yolun ortasına trafo koyarak sokağı ulaşıma kapattı. Havadan çekilen görüntülerde bu kadarı ancak fıkralarda olur dedirtiyor. Meşrutiyet Mahallesi gelen vatandaşlar kaldırımda yürümekte güçlük çekiyor. Trafo ile kapatılan yol nedeniyle motosikletliler kaldırımdan gidiyor. Esnaf ve vatandaşlar, hem ulaşımın aksaması hem de motosikletlerin kaldırıma yönelmesi nedeniyle oluşan tehlikenin bir an önce giderilmesini talep ediyor. Yaklaşık bir buçuk yıldır aynı noktada bulunduğu belirtilen trafo nedeniyle özellikle tekstil piyasasının yoğun olduğu bölgede indirme bindirme işlemleri aksadı. Yolun kapatılması sonrası motosikletlerin kaldırıma yöneldiği, bunun da yayalar açısından tehlike oluşturduğu evinden çıkan vatandaşa motosiklet çarptığı esnaf tarafından ifade edildi. "Trafo yapmışlar, şaşırdık kaldık" Sürekli bu yolu kullandığını belirten motokurye Furkan Öztürk, "Evet sürekli bu yolu kullanıyorum. Yolun ortasına trafo yapmışlar. İnsanlar mağdur burada. Kimse geçemiyor. Siparişleri getiremiyoruz. Kaldırımdan gitmek zorunda kalıyoruz, sonra da ceza yazılıyor. Böyle bir şey olmaz. Derhal kaldırsınlar bunu buradan. Bir gün geldim burada yoktu, iki gün sonra trafo yapmışlar. Şaşırdık kaldık. Yolun ortasına böyle bir şey yapılır mı? Devlet büyüklerine sesleniyoruz, bu mağduriyet giderilsin" ifadelerini kullandı. "Binadan çıkan bir vatandaşa motor çarptı" Bölgede esnaflık yapan Cenay Çelik ise inşaat sürecinin uzadığını belirterek, "Burası tekstil piyasası, indirme-bindirme bölgesi. Trafonun yolun ortasında olması işlerimizi aksatıyor. Araçlar park ediyor, yük indireceğimiz zaman arayıp çektirmek zorunda kalıyoruz. En büyük problem bu. Motosikletlerin kaldırımdan gitmesi nedeniyle kazaların yaşanabiliyor. Binadan çıkan bir vatandaşa motor çarptığına şahit oldum. İnsanlar kaldırım güvenli diye düşünüyor ama motorlar oradan geçiyor. Belediye bazı önlemler aldı ancak yetersiz. Hemen birkaç bina yanında boş bir arsa var. Bu trafo oraya konulabilirdi. Yolun ortasına koyarak işin kolayına kaçtılar. Bir an önce kaldırılmasını istiyoruz" dedi.