Son Dakika
|
MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu: 10 DEAŞ'lı yakalandı!
Türkiye’yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Manchester United, 2 yıl daha Michael Carrick’e emanet
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
İzmit’teki toprak kaymasıyla ilgili proje sorumlularına 279 bin 340 lira para cezası
Ağbaba’nın gözaltına alınan şoförü tutuklandı
Aziz Yıldırım: "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım"
Trump, danışmanlarıyla İran’ı görüşecek: "İyi bir anlaşma ihtimali yüzde 50-50"
Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili 23 tutuklama
Lübnan'da İsrail'in saldırılarında can kaybı 3 bin 123'e yükseldi
"Kuzey Marmara Otoyolu'nda yüzde 70’lere varan trafik yoğunluğu var"
SAĞLIK
Fethiye Kirme ve Kozağaç içme suyu hatları yenileniyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:33:22
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Fethiye’nin Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hat yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında toplam 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilenirken, mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede su iletimi sağlanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, artan nüfusa bağlı olarak bölgenin su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan içme suyu hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Fethiye’de devam ediyor. Bu kapsamda Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde, özellikle yaz aylarında yaşanan nüfus artışının oluşturduğu su ihtiyacı dikkate alınarak 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattının yenilenmesine başlandı. Çalışmalarla mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede ve kesintisiz su sağlanması hedefleniyor. Artan nüfusa karşı altyapı güçlendiriliyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Fethiye’nin Kirme ve Kozağaç mevkilerinde içme suyu hat yenileme çalışması başlattı. Yükselen nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimine bağlı olarak yaşanan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, bölgenin içme suyu altyapısı daha güçlü hale getirilecek. Çalışmalar kapsamında mevcut içme suyu hatlarının çapı büyütülerek daha yüksek kapasiteli hat sistemine geçilecek. Toplam 1400 metre uzunluğunda gerçekleştirilecek yenileme çalışması sayesinde bölgeye sağlanan su miktarı artırılırken, yaz dönemlerinde yaşanan kesinti sorunlarının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kirme ve Kozağaç mevkilerinde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte mahallelerin uzun süredir yaşadığı önemli altyapı sorunlarından biri çözüme kavuşacak. Yürütülen içme suyu çalışmalarına ilişkin Özellikle nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliği ve kesinti problemlerinin son bulacağını Karaağaç Mahalle Muhtarı Selma Göktepe, "Nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle özellikle yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, sık sık kesintiler yaşanıyordu. Bu sorunu gidermek amacıyla bölgede hatların çapı büyütülerek daha geniş borular döşeniyor. Öncesinde terfi merkezinde de yenileme yapıldı, kapasite artırıldı. Elektrik hattı yetersizdi, o da değiştirilerek güçlendirildi. Şu anda depolarımız MUSKİ ekipleri tarafından yenileniyor. Yapılan çalışmalarla bölgemizdeki su sorunu çözülecek. Bu hizmetlerin hayata geçirilmesinde başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, sahada çalışan tüm ekiplere mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:28
Dalaman Şerefler Mahallesi’nde basınç sorunu giderildi
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Dalaman’ın Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü tamamladığı için sık arızalara ve kesintilere neden olan, vatandaşların parsellerinden geçtiği için müdahaleyi zorlaştıran 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu şebeke hattını Dalaman Belediyesi ile koordineli biçimde yol kenarına taşıyarak yeniledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla’nın her noktasında hatların modernleştirilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanmasına yönelik talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Dalaman Şerefler Mahallesi’nde projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Proje kapsamında Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü doldurması nedeniyle sık arızalara sebep olan ve vatandaş arazilerinden geçtiği için müdahaleyi güçleştirerek kesinti sürelerini uzatan 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu hattı Dalaman Belediyesi’nin üst yapı çalışmalarıyla ile koordineli olarak yenilendi. Dalaman Belediyesi ile koordineli çalışma MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Dalaman Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde ekonomik ömrünü tamamlayan, sık arıza ve kesintilere neden olan 3.300 metre uzunluğundaki eski şebeke hatlarını modern, dayanıklı ve uzun ömürlü hatlarla yol kenarına alarak yenilendi. Vatandaş arazilerinden geçen eski hatlar arızaların tespitini zorlaştırırken su kesintilerinin süresini ve kayıp-kaçak oranını artırıyor, yetersiz çap nedeniyle de özellikle yüksek kotlara su ulaştırılmasında basınç sorunlarına sebep oluyordu. Yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla, uzun süredir devam eden altyapı sorunları giderilirken arızalara daha hızlı müdahale edilebilecek ve hizmet kalitesinin artırılmış olacak. Dalaman Belediyesi’nin üstyapı çalışmalarıyla koordineli şekilde tamamlanan projede ikinci bir müdahaleye gerek kalmadan sorun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmuş oldu. Hatların yol güzergahına alınarak yenilenmesi ve çaplarının büyütülmesi sayesinde arızalara daha hızlı müdahale edilecek, aynı zamanda yüksek kotlara su iletimi daha güçlü ve kesintisiz şekilde sağlanacak. Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Bu yaz su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz" Yaz döneminde yaşadıkları kesintilerin, hatların yenilenerek yol kenarına alınmasıyla sona ereceğini belirten Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Özellikle yaz döneminde artan su ihtiyacıyla birlikte geçmişte sık sık su kesintileri yaşanıyordu ve bu durum vatandaşlarımızı ciddi şekilde mağdur ediyordu. En önemli sorunlardan biri boru hatlarının tarım arazilerinden geçmesiydi. Bu nedenle arıza durumlarında ekili alanlara giriş zorlaşıyor, özellikle yağışlı ve çamurlu havalarda müdahale daha da güç hale geliyordu ve arızaların giderilme süresi uzuyordu. Şimdi belediyemizin yol çalışmalarıyla birlikte boru hatları yenilenerek yol kenarına alındı. Bu sayede arızalara çok daha hızlı müdahale edilebilecek, vatandaşlarımız açısından çok daha sağlıklı bir süreç oluşacak. Kesintiler azalacak ve arıza durumlarında hızlı çözüm sağlanacak. Boru hatlarının yenilenmesi, güçlendirilmesi ve yol kenarına alınması en büyük avantajımız oldu. MUSKİ ekiplerimiz 7 gün 24 saat sahada çalışarak arızalara çok daha hızlı müdahale edebilecek. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a da bu hizmet anlayışı ve yatırımlardan dolayı teşekkür ediyoruz. MUSKİ Genel Müdürümüz Sayın Yılmaz Şengül’e de teşekkür ediyorum. Yapılan çalışmalar gerçekten çok önemli. Yapılan çalışmalarla birlikte bu yaz döneminde su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz ve vatandaşlarımız için daha rahat bir dönem olacağına inanıyoruz." diye belirtti. İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, "Arızaları minimuma indirmeyi hedefliyoruz" Yürütülen yenileme çalışmasının bölgedeki kesinti sürelerini en aza düşüreceğini söyleyen İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, " Dalaman ilçemiz Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, Dalaman Belediyesi Fen İşleri ile koordineli olarak üstyapı çalışmalarından önce altyapı yenileme çalışmalarımızı tamamladık. Yaklaşık 3 bin 300 metre içme suyu hattını vatandaş parsellerinden çıkararak kadastral yollara aldık. Bu çalışmayı yol yapımından önce gerçekleştirdiğimiz için üstyapının tekrar tekrar bozulmasının da önüne geçmiş olduk. İlçe belediyemizle koordineli şekilde altyapı çalışmalarımızı tamamladık. Mevcut hatların parsellerden geçmesi nedeniyle arızaların tespiti ve müdahalesi uzun sürüyordu. Ayrıca çap yetersizliği nedeniyle basınç sorunları yaşanıyordu. Şebeke hattını yol kenarına alarak arızalara daha hızlı müdahale ederek, arızaları azaltıp, basınç ile su kesintisi sorunlarını minimuma indirdik" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:07
Psikologdan uyarı: "Kurban kesimi çocuklara gösterilmemeli"
Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini belirten Psikolog Enise Öziç, "Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun ve kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Soyut düşünce becerisi henüz gelişmemiş çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi önemlidir" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, Kurban Bayramı’nın çocuklara nasıl anlatılması gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzman Klinik Psikolog Öziç, "Bayramlar ve bayramlara istinaden yapılan kutlamalar hem çocuklar hem yetişkinler adına bir araya gelme, mutluluğu paylaşma, sosyalleşme ve ziyaretlerle aidiyet ve sevgi bağlarını güçlendirme, kaybedilen insanların kabirlerini ziyaret edebilme ve kültürel ve dini değerlerin devamının sağlanabilmesi gibi birçok açıdan önemli bir işleve sahiptir" diye konuştu. "Hem ibadet hem manevi boyut aktarılmalı" Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini ifade eden Psikolog Öziç, "Soyut düşünce becerilerinin geliştiği dönemde özellikle 11 yaş ve sonrasında Kurban Bayramı’nın hem ibadet hem manevi boyutu gerekçeleriyle birlikte aktarılabilir. Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun; kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Kurban Bayramı’nın dini boyutuna ve yoksul insanlara yardım gibi sosyal boyutuna değinilmesi önemlidir" şeklinde konuştu. "11 yaşından küçüklere bayramın yardımlaşma boyutu anlatılmalı" 11 yaşından küçük çocukların soyut düşünme beceresinin gelişmediğinin altını çizen Psikolog Enise Öziç, "11 yaşından daha küçük çocuklar ise soyut düşünebilme becerileri açısından yeterli gelişim seviyesinde olmadıkları için bu yaş döneminde daha kısa ve somut ifadeler ile kurban bayramının anlatılması önerilmektedir. Bu yaş dönemi çocuklarda kurban bayramının sosyal ve yardımlaşma yönüne vurgu yapılması yeterlidir. Soyut düşünce becerisi gelişmeyen çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi, bu sürecin çocuklardan uzak bir yerde gerçekleştirilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:25
Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz uyardı: "Et tüketimi risk oluşturabilir"
Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi ve değişen beslenme düzeni sindirim sorunlarından kilo artışına kadar birçok sağlık problemini beraberinde getirebiliyor. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram sofralarında sağlığı korumak için dikkat edilmesi gereken önemli beslenme kurallarını paylaştı. Kurban Bayramı’nın vazgeçilmezi olan et tüketimi, bilinçsiz yapıldığında sağlık açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Bayram döneminde değişen öğün düzeni ve artan porsiyonlar nedeniyle sindirim sistemi problemleri, kilo artışı ve mide-bağırsak şikayetleri sık görülebiliyor. "Etler, mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmeli" Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, özellikle yeni kesilen etlerin tüketim şekline dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Osanmaz, yeni kesilen etlerin sindiriminin daha zor olabileceğini belirterek, etlerin mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesinin sindirim sistemi açısından daha uygun olacağını ifade etti. "Et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketimi önemli" Porsiyon kontrolünün de bayram döneminde büyük önem taşıdığına dikkat çeken Osanmaz, yüksek protein içeriğine sahip etlerin fazla miktarda tüketilmesinin vücutta yağ depolanmasını artırabileceğini ve kilo kontrolünü zorlaştırabileceğini söyledi. Osanmaz, et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketiminin artırılmasını önerdi. Lif açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını ve sindirim sistemini desteklediğini belirten Osanmaz, özellikle sebze ağırlıklı destekleyici öğünlerin önemine vurgu yaptı. Pişirme yöntemlerine dikkat Bayram sofralarında pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Osanmaz, kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini önerdi. Tatlı tüketimi konusunda da ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Osanmaz, ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli alternatiflerin tercih edilmesinin daha sağlıklı bir seçim olacağını belirtti. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram döneminde küçük ama etkili beslenme alışkanlıklarıyla hem bayram sofralarının keyfinin çıkarılabileceğini hem de sağlığın korunabileceğini vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 15:45
İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon
2
22 Mayıs 2026 Cuma- 11:23
37 yaşında hayatını kaybeden beyin cerrahına gözyaşlarıyla veda
3
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:24
Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor"
4
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:53
Elazığ’da salgın alarmı: Valilik açıkladı, uzman doktor uyardı
5
21 Mayıs 2026 Perşembe- 15:38
GAÜN Çocuk Hastanesi’nde bölgenin ilk pediatrik EPS ünitesi hizmete girdi
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:14
Pediatrik hematoloji uzmanları Nevşehir’de buluştu
17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi, 13-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Nevşehir’de gerçekleştiriliyor. Türk Pediatrik Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi, ilk gün, Avrupa Hematoloji Derneği (EHA) ile ortaklaşa gerçekleştirilen lösemi kursu ile başladı. Bu kursta kemik iliği mikroçevresinin önemi, Ph/ABL pozitif ve yüksek risk T-ALL konularında güncel bilgiler paylaşıldı. Sonrasında, kongre programında Akut Lösemiler, Hematolojide Destek Tedaviler, Kan Bankacılığı/Transfüzyon Tıbbı, Nütrisyonel Anemiler, Hemolitik Anemiler, Hematopoetik Kök Hücre Nakli, Hemofagositik lenfohistiositoz ve Çocuk Hematolojinin diğer güncel konuları ayrı ayrı oturumlarda ele alınacak ve detaylı görüşüldü. 17. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi hakkında bilgi veren Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, "Derneğimizin 27. yılındaki kongremizde, Pediatrik Hematolojiye gönül vermiş değerli hocalarımızın genç meslektaşlarımızla bir araya gelmesinin, bilgi ve deneyimlerini aktarması için iyi bir ortam oluşturacağını ümit ediyoruz. Bilimsel programımızda Hematolojinin birçok alanını kapsayan konuşmalar, sözlü ve poster bildiriler yer alacaktır" dedi. Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, 300’den fazla Çocuk Hematoloji uzmanının katılacağı kongre kapsamında 42 bilimsel oturum, 8 uydu sempozyumu, 4 sözel bildiri oturumu ve tartışmalı poster oturumunun yapılacağını, kongrede 42 sözel bildiri, 44 tartışmalı poster ve 73 poster sunumunun gerçekleşeceğini söyledi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
Sivas’ta eczacılar, 14 Mayıs Eczacılık Günü nedeniyle bir araya geldi. Günün anısına pasta kesilerek çeşitli hediyeler dağıtıldı. Sivas’ta 14 Mayıs Eczacılık Günü nedeniyle program düzenlendi. Sivas Eczacı Odası tarafından düzenlenen programa eczacıların yanı sıra protokol üyeleri ve basın mensupları katıldı. Birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi amacıyla düzenlenen programda konuşan Sivas Eczacı Odası Başkanı Bahadır Eren, meslektaşlarının gününü kutladı. Eczacılığın önemli bir meslek olduğuna dikkat çeken Eren, kolaylıklar diledi. Program çerçevesinde günün anısına pasta kesildi. Eczacılar için hazırlanan hediyeler çekilişle dağıtıldı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:35
Çocuklarda hemanjioma dikkat: Erken takip önem taşıyor
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, bebeklik döneminde sık görülen hemanjiomların çoğunlukla iyi huylu damar tümörleri olduğunu ancak bazı durumlarda uzman takibi gerektirdiğini belirtti. Toplum arasında "çilek beni" olarak da bilinen hemanjiomların genellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Ekrem Ünal, özellikle hızlı büyüyen, göz çevresi, ağız, burun veya solunum yollarına yakın bölgelerde bulunan lezyonların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çoğu hemanjiomun zamanla kendiliğinden küçülebileceğini belirten Prof. Dr. Ekrem Ünal, "Ancak bazı vakalarda görme, beslenme veya solunum gibi hayati fonksiyonları etkileyebilecek durumlar gelişebilir. İlk bir yıl ve özellikle de ilk 6 ay içerisinde hemanjiomlarrın hızlı büyüdüğü dönemde ağızdan kullanılan propnolol içeren ilaçlar ile başarılı şekilde tedavi edilmektedir. Erken tanı ve düzenli takip büyük önem taşımaktadır" dedi. Günümüzde gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde hemanjiomların kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Ünal, ailelerin ciltte fark edilen kırmızı renkli kabarıklıkları ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ekrem Ünal, özellikle hızlı büyüyen veya kanama eğilimi gösteren hemanjiomlarda vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:26
Buldan’da uzman doktor sayısı artıyor
DENİZLİ (İHA) – Sağlık Bakanlı tarafından 2026 yılında Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesinde uzman doktor sayısı ile birlikte branşların artırılacağı belirtildi. 2026 yılı içinde Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesinde, Göz Hastalıkları bölümüne 2, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümüne 1, İç Hastalıkları bölümüne 4, Kardiyoloji bölümüne 1, Radyoloji bölümüne 2, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümüne 1 ve Üroloji bölümüne 1 uzman doktor kadroları tanımlanarak, ilgili brançların atamasıyla ilgili engeller kaldırıldı. 2026 yılı içerisinde atamaların tamamlanması bekleniyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:21
Toplumsal bir sorun olan depresyon zayıflık değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunu
Depresyonun bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını derinden etkileyen ruhsal bir rahatsızlık olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, günlük hayatın yoğunluğu içinde çoğu zaman fark edilmeyen bu durumun aslında milyonlarca insanın sessizce mücadele ettiği ciddi bir sağlık problemi olarak karşısına çıktığını söyledi. Özellikle son yıllarda daha sık dile getirilen depresyonun yalnızca bireysel bir sorun olmanın ötesine geçerek, toplumsal bir mesele haline geldiğini ifade eden Medicana Konya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, "Depresyon, çoğu kişinin düşündüğü gibi sadece geçici bir üzüntü hali değildir. Zaman zaman herkes kendini mutsuz ya da isteksiz hissedebilir ancak depresyon, bu duyguların uzun süre (en az 15 gün) devam etmesi ve kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürmesi, sosyal ve mesleki işlevleri sıkıntıya uğratacak düzeyde olmasıyla ayrılır. Depresyon yaşayan bireylerde sürekli bir yorgunluk hissi, hayattan zevk alamama, kederlilik, umutsuzluk, isteksizlik, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, suçluluk, yetersizlik düşüncelerinin hakim olması, sosyal hayattan uzaklaşma gibi belirtiler görülebilmektedir. Ayrıca iştah değişimi, uyku düzensizlikleri, enerji azlığı ve bedensel şikayetler de tabloya eşlik edebilir" dedi. Uzm. Dr. Şahinoğlu, bu durumun kişinin okul başarısını, iş hayatını, sosyal ilişkilerini ve aile hayatını da doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti. "Anlaşılamamak yalnız hissedilmesine neden olabilir" Toplumda depresyonla ilgili en büyük sorunlardan birinin bu durumun yeterince ciddiye alınmaması olduğunu belirten Şahinoğlu, "Anlaşılamamak, durumun hafife alınması, depresyon yaşayan kişinin kendini daha da yalnız hissetmesine neden olabilir. Çünkü depresyon, kişinin kendi isteğiyle kontrol edebileceği basit bir duygu durumu değildir. Bu, tıpkı fiziksel hastalıklar gibi profesyonel destek gerektiren bir durumdur. Depresyonun ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Yoğun stres, ailevi sorunlar, akademik baskı, ekonomik sıkıntılar ve sosyal izolasyon, çeşitli kayıplar, beden sağlığının bozulması, incitici ve onur kırıcı durumlarla karşılaşmak ve daha nice fiziksel ve psiko-sosyal olaylar duygu durumu bozukluklarının ortaya çıkmasında ve süregelmesinde büyük rol oynar. Bunun yanı sıra, genetik faktörler ve çeşitli biyolojik etkenler depresyonun ortaya çıkmasında önem arz eder" ifadelerini kullandı. Depresyonun tek bir türden ibaret olmadığını, farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu şöyle devam etti: "En yaygın türlerden biri olan majör depresyon, yoğun ve uzun süreli belirtilerle karakterizedir ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde zorlaştırır. Daha hafif ancak uzun süreli seyreden distimi (kalıcı depresif bozukluk) ise kişinin yıllarca süren düşük ruh hali yaşamasına neden olabilir. Mevsimsel depresyon, özellikle kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla ortaya çıkar ve bahar aylarında hafifleyebilir. Doğum sonrası görülen depresyon ise özellikle annelerin yaşadığı özel bir türdür ve hem anne hem de bebek için dikkatle ele alınması gerekir. Ayrıca bazı kişilerde depresyon, başka psikolojik rahatsızlıklarla birlikte de görülebilir. Bedensel hastalıklara bağlı, kullanılan ilaç ve maddelerin etkisiyle ikincil olarak ortaya çıkan depresyon tipleri de mevcuttur." "Toplum olarak duyarlı olmak tedavi sürecine olumlu etki sağlar" Depresyonun tedavisi mümkün olan ruhsal rahatsızlıklardan olduğunu, genellikle birden fazla yöntemin birlikte uygulanmasıyla daha etkili sonuçların elde edileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Dilek Şahinoğlu, "Tedavi yöntemlerinden biri de psikoterapidir. Psikoterapi, bireyin düşünce kalıplarını fark etmesine ve daha sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmesine yardımcı olur. Özellikle bilişsel davranışçı terapiler, aile odaklı psikoterapiler ve kişiler arası ilişki terapileri, depresyon tedavisinde sıkça kullanılan etkili yöntemlerdendir. Bunun yanı sıra bazı durumlarda antidepresan ilaçlar da tedavi sürecine dahil edilebilir. Bu ilaçlar, beyindeki kimyasal dengenin düzenlenmesine yardımcı olarak, belirtilerin geçmesini ya da hafiflemesini sağlar. Ancak ilaç kullanımı mutlaka bir uzman kontrolünde olması gerekmektedir. İlaç tedavisinin bağımlılık yaptığı, beyni uyuşturduğu gibi yanlış inançlar tedaviye engel olmaktadır. Doğru ilaç tedavisi ve takibi yüksek oranda yarar sağlamaktadır. EKT, TMS, ışıkla sağaltım şeklinde farklı yöntemlerden de depresyon tedavisinde faydalanılabilmektedir. Tedavi sürecinde yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşımaktadır. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite, kişinin ruh halini olumlu yönde etkilemektedir. Fiziksel sağlığın iyi olması, sosyal destek, aile ve arkadaş çevresinin anlayışlı yaklaşımı, iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar. Kişinin kendini ifade edebilmesi ve yalnız olmadığını hissetmesi, tedavinin en güçlü desteklerinden biridir. Kişinin hayatına anlam veren ilişkiler ve faaliyetler içinde bulunması koruyucu rol oynamaktadır. Bu noktada hem bireylere hem de topluma önemli sorumluluklar düşmektedir. Depresyon belirtileri gösteren bireylerin bu durumu görmezden gelmemesi ve profesyonel destek almaktan çekinmemesi gerekir. Aynı zamanda toplum olarak daha anlayışlı ve duyarlı olmak, çevremizdeki insanların duygularına kulak vermek büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki depresyon bir zayıflık değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Bu konuda farkındalık oluşturmak hem bireylerin hem de toplumun daha sağlıklı bir geleceğe adım atmasını sağlayacaktır. Ruh sağlığına verilen önem arttıkça, daha bilinçli ve güçlü bir toplum inşa etmek mümkün olacaktır" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:17
İl Sağlık Müdürü Tekin’den hemşire ve ebelere teşekkür
Tercan İlçe Devlet Hastanesinde Hemşireler ve Ebeler Günü dolayısıyla program düzenlendi. Programa, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ve Başhekim Dr. Muhammed Fatih İrmak katıldı. Programda, sağlık hizmetlerinin her aşamasında özveriyle görev yapan hemşire ve ebelere teşekkür belgeleri takdim edildi. Dr. Cihan Tekin, sağlık çalışanlarının fedakârca görev yaptığını belirterek, hemşire ve ebelerin sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Etkinlikte, sağlık çalışanlarının Hemşireler ve Ebeler Günü kutlanarak sağlık camiasına sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür edildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:06
Koordinatör ebelere normal doğum eğitimi verildi
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığının "Normal Doğum Eylem Planı" kapsamında yürütülen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması çerçevesinde koordinatör ebelere yönelik eğitim programı düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne ve bebek sağlığı açısından daha kaliteli, verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, normal doğumun teşvik edilmesi ve tıbbi gereklilik bulunmayan sezaryen oranlarının azaltılması amacıyla Bakanlık tarafından hazırlanan eylem planının uygulamaya konulduğu ifade edildi. Bu kapsamda başlatılan "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla, gebeliğinin son 3 ayında sisteme kayıtlı görünen gebeler için koordinatör ebelerin görevlendirildiği aktarıldı. İlde görev yapan koordinatör ebelere yönelik eğitimin ise Halk Sağlığı Hizmetleri ÇEKÜS Birimi tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04
Genç sağlıkçılar ev ev giderek kronik hastaların takibini yapıyor
Karakoçan İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, "Evde Bakım Projesi" kapsamında ilçedeki yaşlıları ziyaret ederek sağlık taramasından geçiriyor. Daha önceden gittikleri Avrupa stajında edindikleri modern bakım tekniklerini ilçedeki hastalara uygulayan öğrenciler, yaşlıların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde, mesleki eğitimlerini toplumsal faydaya dönüştüren sağlık meslek lisesi öğrencileri örnek bir projeyi hayata geçirdi. Karakoçan İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ahmet Züber Bildirici ve Mesleki Teknik Öğretmeni Abdulkadir Güngör rehberliğindeki öğrenciler, ilçedeki yaşlı ve kronik hastaları evlerinde ziyaret ederek tıbbi destek sağladı. Ziyaretler kapsamında genç sağlıkçılar, hastaların tansiyon, nabız ve şeker ölçümlerini gerçekleştirerek sağlık durumlarını kayıt altına alıyor. Ölçümlerin yanı sıra hastaların kullandıkları ilaçların düzeni, kişisel temizlik ve genel hijyen kuralları hakkında hem hastalara hem de hasta yakınlarına uygulamalı bilgilendirmelerde bulunuluyor. Daha önce Ulusal Ajans desteğiyle Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de 21 gün boyunca "Demans Uygulamaları" üzerine staj yapan öğrenciler, Avrupa’da gördükleri modern bakım yöntemlerini Karakoçan’daki sahada uygulama fırsatı buluyor. Uluslararası sertifikaya sahip olan gençlerin bu faaliyeti, ilçedeki yaşlı vatandaşların sağlık kontrollerinin düzenli yapılmasına olanak tanırken, öğrencilerin de mesleki tecrübelerini pekiştirmesini sağlıyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:59
Kanserle mücadelede nokta atışı tedavi
İEÜ Medical Point Hastanesi kanser tedavisinde yeni nesil yöntem olarak adlandırılan "Teranostik" konusunda uluslararası bağımsız kuruluşlardan bir kez daha tam not aldı. Geçen yıl Avrupa Nükleer Tıp Derneği (EANM) tarafından akredite edilerek "Mükemmeliyet Merkezi" ünvanı alan hastane başarısını bu yıl da sürdürdü. Kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önem kazandığı günümüzde klasik tedavilerin aksine yalnızca hastalıklı bölgeyi hedef almaya çalıştığı için "Nokta atışı tedavi" olarak adlandırılan "Teranostik" yöntemini uygulayan İEÜ Medical Point Hastanesinin bu alanındaki yetkinliği ikinci kez uluslararası standartlarla onaylandı. "Akıllı atom tedavisi" olarak da tanımlanan yöntemin son yıllarda nükleer tıp alanındaki en dikkat çekici yenilik olduğunu söyleyen İEÜ Medical Point Hastanesi Nükleer Tıp Bölümünden Prof. Dr. Özgür Şanlı, "Teranostik tanı ve tedavi süreçlerinin tek bir yöntemle kişiye özel olarak birleşiminden oluşan bir yaklaşımdır. Bu yöntemle vücutta belirli bir biyolojik yapıya bağlanan özel ajanlar önce hastalığın yeri ve yayılımı görüntülemekte ardından da aynı hedefi tedavi etmekte kullanılır. Böylece tedavi, hastalığın biyolojik özelliklerine göre şekillendirilir" diye konuştu. Yöntemin başta prostat kanseri olmak üzere nöroendokrin tümörler ve bazı diğer seçilmiş kanser türlerinde önemli faydalar sağladığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Şanlı, "Teranostik yaklaşımın en önemli avantajlarından biri, her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine kişiye özel tedavi planı oluşturulmasıdır. Bu gelişmiş uygulama sayesinde erken teşhis ve hedefe yönelik tedavi olanaklarıyla hastaya üst düzey bir sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra hasta konforu açısından da önemli kazanımlar elde edilebiliyor. Nükleer tıbbın sunduğu bu yaklaşımın gelecekte birçok hastalık grubunda daha yaygın biçimde kullanılabilecek güçlü bir seçenek olarak değerlendiriyoruz" dedi. Hedefimiz sürdürülebilirlik İEÜ Medical Point Hastanesinin, "Mükemmeliyet Merkezi" ünvanını bu yıl ikinci kez aldığını hatırlatan Medical Point İzmir Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ise en büyük hedeflerinin sürdürülebilir sağlık olduğunu dile getirdi. Kubba, "Teknolojiyi kullanarak insan hayatına dokunma hedefiyle çıktığımız yolda çıtamızı yükselttik. Yeni hedefimiz sürdürülebilir sağlık hizmetini toplumun her kesimi tarafından erişilebilir bir hale getirmek. Önümüzdeki yıllarda da teknolojik gelişmeleri ülkemize kazandırarak halkımıza en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:17
Terapiye sanal gerçeklik dokunuşu: Fobisi olanlar dikkat
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ) düzenlenen etkinlikte, psikoloji bölümü öğrencileri sanal gerçeklik (VR) gözlükleriyle fobi, korku ve psikolojik atak senaryolarını deneyimleyerek yeni nesil terapi yöntemlerini uygulamalı olarak öğrendi. Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının psikoterapide destekleyici unsur olarak kullanılabileceğini söyledi. KOSTÜ’de psikoloji öğrencilerine yönelik düzenlenen; Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Karahan ile Prof. Dr. Hamit Coşkun’un da katıldığı etkinlikte, yeni nesil psikoterapi yöntemleri uygulamalı olarak ele alındı. "Psikolojide Yapay Zeka Uygulamaları" başlığıyla gerçekleştirilen programda öğrenciler, sanal gerçeklik gözlükleriyle fobiler, korkular, psikolojik ataklar ve farklı ruhsal durumlara yönelik senaryoları deneyimledi. Etkinlikte, sanal gerçeklik terapilerinin psikoloji alanında nasıl kullanılabileceği ve yapay zeka teknolojilerinin mesleğe etkileri değerlendirildi. "Geleceği gören ve günümüzden hareket eden bir anlayışla yola çıktık" Dijitalleşmeyle birlikte mesleklerin de dönüşüm geçirdiğini belirten Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, "Dijitalleşme hayatımıza çok hızlı girdi. Dolayısıyla meslekler de bu doğrultuda değişimler ve dönüşümler gerçekleştiriyor. Bunlardan bir tanesi de bizim psikologluk mesleğimiz. Üniversitemizde biz geleceği gören ve günümüzden hareket eden bir anlayışla yola çıktık, bu vizyon üzerine çalışmamızı gerçekleştiriyoruz. Bugün de bunun bir örneğini sergiledik. Psikoloji bölümümüzde hocalarımızla ve VR COACH gözlük ekibiyle, sanal gerçeklik gözlük ekibiyle birlikte psikolojide yapay zeka uygulamaları üzerine çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdik" dedi. "Bu konuyu alan dersi olarak müfredatına ekleyen Türkiye’deki ilk psikoloji bölümüyüz" Psikolojide yapay zeka uygulamaları alanında öncü olduklarını ifade eden Çelik, şunları kaydetti: "Psikolojide yapay zeka uygulamaları alanında, bu konuyu alan dersi olarak müfredatına ekleyen Türkiye’deki ilk psikoloji bölümüyüz. Ülkemizdeki diğer bazı üniversiteler bu dersi henüz yeni işlemeye başlarken; biz yaklaşık 3 yıldır bu eğitimi sürdürüyor, öğrencilerimizle birlikte hem uygulamalı etkinlikler hem de akademik çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz. Bu vesileyle öğrencilerimiz mezun olduktan sonra en önemli program çıktılarımızdan biri olan psikolojinin güncel meseleleri ve dijitalleşen dünyanın yeni ihtiyaçlarına yönelik ihtiyaçlarını da karşılamış bulunuyorlar. Dolayısıyla öğrencilerimizi; kişisel deneyimlerini, niteliklerini ve donanımlarını artırmış şekilde mezun etmeyi amaçlıyoruz. Bugün yaptığımız bu etkinlik de bunlardan bir tanesiydi." "Yapay zeka psikologların yerini alamaz" Yapay zekanın doğrudan psikologların yerini alamayacağının altını çizen Çelik, mesleğin temelinde insan insana temasın yattığını ifade etti. Dünya genelinde yapılan araştırmaların da bu yönde olduğunu aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünya dijitalleşti ve meslekler dönüşüme uğruyor. Bugün birçok araştırma grubu, bağımlı veya bağımsız araştırma grupları, yapay zeka teknolojilerinin mesleklere etkileri üzerine araştırmalar yapıyor ve bildiri yayınlıyorlar. Bu bildiriler doğrultusunda ortak kanı psikolog mesleğinin ve psikoloji alanlarının yapay zekanın psikologluk mesleğini doğrudan yapamayacağı yönünde. Psikoterapide insan insana temas, gönül bağı ve duygusal ittifak en iyileştirici faktörlerdir. Bugün robotlar bunu yapamıyor ama bu demek değildir ki biz bu teknolojileri dışlayalım. Biz de bu teknolojileri alan içerisine entegre ederek psikoterapilere yardımcı birer unsur olarak kullanabiliriz ve bu kullanımlarla birlikte VR sanal gerçeklik terapisi de bunlardan bir tanesi. Bu kullanımlarla birlikte psikologlar psikoterapi uygularken niteliklerini artırmış oluyorlar, aynı zamanda da çok daha hızlı, çok daha objektif şekilde rahatsızlıklara, hastalıklara ve diğer psikolojik problemlere yaklaşmış oluyorlar. Bu da dediğim gibi en temelde yine bütün o niteliklerini artırıcı faktörlerden bir tanesi oluyor." "Teori derslerimiz kadar uygulama derslerine de ağırlık veriyoruz" Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, bölüm olarak sadece teorik eğitime değil, saha uygulamalarına da büyük ağırlık verdiklerini söyleyerek, öğrencilerin aktif psikologlarla temas kurarak yeni teknolojileri kendi üzerlerinde deneyimlemelerinin mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğuna dikkati çekti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:55
Bahar aylarında bekleyen hastalıklara karşı alınacak önlemler
Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlarken, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk alınabilecek önlemleri anlattı. Zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, özellikle bahar aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep oluyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geliyor. Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna sebep olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte bu hastalıklar sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı ve larenjite sebep olabilir" dedi. Havasız ortamda bulunmak enfeksiyon riskini artırır Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olmak, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Yakın mesafeden konuşma, öpüşme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşı kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de geçebilir" diye konuştu. Nezlede antibiyotik gereksiz Op. Dr. Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının başında nezlenin geldiğini söyleyerek, "Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşırma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir" dedi. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından gribin ani olarak yüksek ateşle başladığını söyleyen Op. Dr. İdil Öztürk, "Grip öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş ise genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır" şeklinde konuştu. Tonsilit bronşite neden olabiliyor Üst solunum yolu enfeksiyonları arasında tonsilit ve farenjitin olduğunu ifade eden Op. Dr. İdil Öztürk, "Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır" dedi. Mevsim geçişlerinde orta kulak iltihabının da sıkça görüldüğüne değinen Op. Dr. İdil Öztürk, şöyle devam etti: "Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay arasındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir." Sinüzitin de üst solunum yolu enfeksiyonları arasında olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İdil Öztürk, "Yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Viral enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:50
MEAH’a hayırseverlerden anlamlı bağış
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, hayırsever vatandaşların desteğiyle tıbbi donanım gücünü artırmaya devam ediyor. Son olarak üç hayırsever iş insanı tarafından hastaneye yapılan havalı yatak bağışı, tedavi gören hastalar için büyük umut oldu. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve hasta konforunu en üst seviyeye çıkarmak adına yürütülen çalışmalara, Muğla’nın yardımsever isimlerinden anlamlı bir destek geldi. Hayırsever bağışçılar Sezai Kavasoğlu, Cemal Kavasoğlu ve Şakir Köroğlu, hastanede kullanılmak üzere havalı yatak bağışında bulundu. Yapılan bağışın ardından hastane yönetimi tarafından bir teşekkür mesajı yayımlandı. Bağışçıların gösterdiği duyarlılığın örnek teşkil ettiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hastanemize yapmış oldukları havalı yatak bağışından dolayı Sayın Sezai Kavasoğlu, Sayın Cemal Kavasoğlu ve Sayın Şakir Köroğlu’na teşekkür eder; sağlık hizmetlerinin sunumuna sağladıkları değerli katkılar ve göstermiş oldukları duyarlılık dolayısıyla şükranlarımızı sunarız" Özellikle uzun süre yatağa bağımlı olarak tedavi gören hastaların vücudunda oluşabilecek yatak yaralarını önlemek amacıyla kullanılan havalı yataklar, tedavi sürecindeki konforu ve iyileşme hızını doğrudan etkiliyor. Yapılan bu bağışın, hastanenin yoğun bakım ve palyatif bakım servislerindeki ihtiyacı karşılamada önemli bir rol oynayacağı vurgulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder