POLİTİKA
12 Mart 2026 Perşembe - 17:07 Bakan Bolat: "Kuzey ve güneyimizde mini dünya savaşı var. Türkiye bunlardan kendini korumayı başardı" Niğde programı çerçevesinde Niğde Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş adamları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat; burada yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve ticaret alanlarında önemli bir ivme yakaladığını belirtti. Türkiye’nin kuzey ve güneyinde mini dünya savaşı yaşandığını ancak Türkiye’nin bu ateş çemberi içinde zarar görmediğini söyleyen Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuşmasında, "Kuzeyimizde mini bir dünya savaşı Rusya-Ukrayna 5. yılına girdi. Güneyimizde 2 buçuk yılı aşan İsrail’in Gazze’deki soykırımı, Lübnan’da yaptığı katliam, ardından 28 Şubat’ta başlayan ve adeta bütün Orta Doğu ülkeleri ve Körfez ülkelerini kapsayan mini bir dünya savaşı. Bir ülke, bütün bunlardan kendini korumayı başardı. Hiçbir vatandaşımızın bu kadar ateş çemberinin içinde tırnağına zarar verdirmedik. Müthiş bir liderlik ve başarılı dış politika, güçlü ordumuz, başarılı ve güçlü savunma sanayimiz ve ekonomimizin dayanıklılığı Türkiye’mizin bu savaşlardan tırnağının zarar görmeden refaha ermesini sağladı. Bu süreç hala devam ediyor. Her bir anlattığımın ekonomiye çok ciddi şokları var. Rusya - Ukrayna Savaşı patlak verdi, ne oldu? Doğal gaz fiyatı 4 kat, petrol fiyatı 2 kat arttı, gıda fiyatları 3 kat arttı, yüksek enflasyonu ateşledi. Sonra 28 Şubat’taki İran’a yönelik saldırılar, İran’ın Orta Doğu ülkelerine füze ateşlemeleri ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması biranda bütün dünyada fiyat artışları, şoklar gibi olumsuz etkileri beraberinde getiriyor. Savaşın başladığı andan itibaren Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ve talimatlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Enerji Bakanlığımız hepsi bu tür konularda kriz masası oluşturuyor ve ülkemizde bir arz güvenliği sorunu olmaması, fiyat şokları olmaması için. Akaryakıt fiyatları çok artmasın diye eşel mobil sistemi getirildi, devlet vergi gelirinde yüzde 75 fedakarlık yaptı. Bu sayede bu savaşın olumsuz etkilerini aşacağız, bundan hiç şüphemiz yok" dedi. Türkiye’nin son 23 yılda senede yüzde 5,4 büyüdüğünü aktaran Bakan Bolat; "Türkiye; 2003’ün başında 2025’in sonuna kadar 23 senede yıllık yüzde 5,4 reel büyüdü. G20 ülkeleri içinde bazı yıllar 3., bazı yıllar 2. sırada en yüksek büyüme oranlarını elde etti. Bu nasıl oldu? Yatırımla, üretimle, teknolojiyi geliştirerek oldu, OSB’lerimizin sayısını 170’ten 340 küsüre çıkararak oldu. Sanayinin yanında tarımsal üretimimizi de yıllık dolar bazında 3 katına çıkardık 23 yılda. 24 milyar dolardan aldık, 75 milyar dolara çıkardık. 3 milyar dolar civarındaki tarımsal ihracatımızı 32.6 milyar dolara yükselttik. Toplam ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 273,4 milyar dolara yükselttik. Dünya ihracatındaki payı yüzde 0,50 iken yüzde 1,07’ye yükselttik. Hizmetler ihracatımızı 14milyar dolardan aldık, 122,5 milyar dolara yükselttik. 23 yılda 285 milyar dolar uluslararası imalat, ticaret, doğrudan yatırım aldık. Turizmimizi 12 milyar dolar ve 13-14 milyon turistten 65 milyon turist ve 64 milyar dolar gelire yükselttik. Sanayicilerimize, kobilerimzie KGF kredilerimiz devam ediyor. 1 ay önce Cumhurbaşkanımızın müjdelediği bu krediler yüzde 33 maliyetle piyasa şartlarının çok altında veriliyor ve ödeme takvimi de son derece elverişli. Bunu tamamladıktan sonra yeni kaynaklar ortaya çıkarmaya gayret edeceğiz. Ülkemizin gıda, arz yeterliliği elhamdülillah çok yüksek. Bazen don, kuraklık, sel gibi afetler oluyor. Türkiye’de de her çeşit ürün üretiliyor. Doğal afetlerin olduğu bölgelerde üretim azalınca doğal afet sonucu, fiyatlarda hareketlenmeler oluyor ama biz bu noktalarda arz güvenliğinin sağlanmasına çok önem veriyoruz. Vatandaşımızın tabi ki gıdasını alması ve makul fiyatta alması en önemli görevlerimiz arasında" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 17:02 AK Parti Grup Başkanı Güler: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi. Güler, AK Parti grup fuaye alanında 29 maddelik Toprak Koruma Kanunu’na ilişkin bilgi verdi. Güler, "Biraz önce Meclis Başkanlığımıza 29 maddeden oluşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunuyla Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifimiz arz ettik. Uzun zamandır gerek Tarım ve Orman Bakanlığımız bürokrasisiyle gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığımız bürokrasisiyle uzun bir çalışmayı ortaya koydular. İnşallah kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum. Bugün Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz 29 maddeli kanun teklifimiz ile toprağımızın bereketini, ormanlarımızın yarınlarını ve vatandaşımızın mülkiyetten kaynaklı sorunlarını en güçlü şekilde tahkim edecek yeni bir reform paketini de teklifimizle yer veriyoruz. Bu teklifimiz ile mülkiyet hakkını anayasal güvenceler içerisinde ve kamu yararında en üst seviyeye taşıyacak şekilde bir teklifi oluşturmaya çalıştık. Teklifimiz ile orman kadastrosu ve tapu mülkiyetinden kaynaklanan hukuki güvencenin sağlanması ve sorunların çözümü noktasında önerilerde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Güler, şöyle konuştu: "Vatandaşımızla devlet arasındaki kadastro ve tapu ihtilaflarını hukuki belirlilik ve hakkaniyet temelinde kökten bitirmeyi ediyoruz. Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süre gelen mülkiyet karmaşasına son vererek mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar da dava konusu olmayan taşınmazların tapularını geçerli sayarak vatandaşımıza iade etmeyi teklif ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere de ağaçlandırılmak suretiyle de orman genel müdürlüğümüze saha tahsislerini yapmayı teklif ediyoruz. Bugüne kadar dava yakını olan taşınmazları sahiplerine aldıkları tazminat bedellerini de rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla da taşınmazlarını iade etmeyi öneriyoruz. Bu stratejik adımla yargıya yeni bir yük getirecek halihazırda devam eden ve açılması için hazırlık yapılan, öngörülen toplam 80 bine yakın davanın açılabilme noktasında da engellemiş oluyoruz. Böylece böylelikle devletimizi tazminat bedelleri birikmiş faizler ve yargılama giderleri gibi masraflardan da en azından kurtarmış oluyoruz. Gıda güvenliğimizin özellikle teklifimizle beraber milli servetimiz olarak görüyoruz. Ve gelecek nesillerimize de bırakacağımız kıymetli miras olarak gördüğümüz toprağımızı koruma. Çünkü gelecek yıllarda biliyoruz ki toprak güvenliği ve toprağın korunması, çevre bu konuda çok üst düzey bir duyarlılık sergilenmesi gerekiyor. Doğrudan toplumumuzun ihtiyacı olan gıda güvenliği de sağlamamız lazım. Bu kapsamda vatan toprağımızın her bir karışının üretimde kalması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmesi özellikle son yıllarda hobi bahçesi adı altında kooperatif çatısı altında şirket ve dernek çatısı altında maalesef tarım arazilerimize yönelik olarak hukuk aykırı şekilde müdahaleler oluyor. Bunların engellenmesi noktasında da Tarım Bakanlığımızın ciddi mücadelesi var. Vatandaşlarımızın bu, özellikle gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyeceğimizi ifade ediyoruz. Bu doğrultuda tamı tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor. Üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini idari para cezasına çeviriyoruz. Bu yasağı ihlal edenler, elektrik, su, doğal gaz gibi hukuka aykırı olarak inşa edilmiş binalara yönelik, ihlal eden kurumlara da her bir abonelik için 100 bin TL idari para cezası verilmesini de öneriyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece de bu ceza her ay tekrarlanacak şekilde de yaptırıma tabi kılıyoruz." Güler düzenleme ile alkollü içecek üreten üreticilerin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak hiçbir etkinliğe destek vermesine veya gizli reklam yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyerek, gençlerin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edeceği özel uygulamaları da yasakladıklarını sözlerine ekledi. Güler, alkollü içki isim, amblem kullanılmasına ilişkin soruya, "Şarap üreticilerimiz bağ sahibinin bununla alakası yok. Reklam ve sponsorluk noktasındaki yasaklama, anayasamızın amir hükmü. Yani siz alkolü özendirecek, teşvik edecek, onu böyle çok güzel bir içecekmiş gibi sunacak, reklam, sponsorluk ve diğer şeylerden gençlerimizin, ailelerimizin, çocuklarımızın uzak durması için yapılan bir çalışmadır" şeklinde yanıtı verdi. Güler, İBB davasının devlet televizyonu tarafından yayımlanması önerisine, "İBB davası çok özellikle, geçmişteki darbe davalarıyla, 60 darbesinde yargılananlarla, 80 darbesinde yargılananlarla eş tutuluyor. Arkadaşlar ceza muhakeme usulü kavramı açık. Duruşma açık, aleni, bir sorun yok. İddianame paylaşıldı. 3 bin 900 sayfa. Ya biz hala şu Cumhuriyet Halk Partisi’nden dile getirilen delillerde MASAK raporu, HTS kayıtları, tanık anlatımları, itirafçı anlatımları, etkin pişmanlıktan yararlananların anlatımları. Ya şunlara bir cevap versinler. Hırsızlığı, yolsuzluğu, kamu ihalesine fesat karıştırması tek tek yazılmış iddianamede. Niye cevap vermiyorlar? TRT’den yayınlanınca ne olmuş olacak? Bakın duruşmalar başladı Pazartesi değil mi? Orada insanlar şunu niye merak etmiyor? İddianamede yer alan hususlar var, değil mi? Bir yerden para havalesi yapılmış. Bankadan. Delil olaraktan da iddianame yer alıyor. İlgili bir şahsa belediyedeki bir kişiye danışmana belediye veya belediye meclis üyesi veya eski bir vekile yönelik iddialar var. Niye cevap vermiyorlar bunlara? Bu para nereden gelmiş? Mesela bir milyon 250 bin euroyu almışsın. Hesabından bir şirketten gelmiş. Sonra bu para senin HTS kayıtlarıyla beraber birileriyle buluşmuşsun. Ver bunların cevaplarını. Bu para nerede? Bu parayı ne adına aldın? Verin orada iddialara cevapları" diye konuştu. İran’a saldırılar sonrasında Türkiye’ye atılan füzelerle ilgili soru üzerine ise Güler, patriot ve Avrupa füze sistemlerini Türkiye’ye satılmadığına dikkat çekti. Güler, "Bugün biz hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yüzde 20’lerde olan savunma sanayi üretimi bizi her alanda yüzde 80’lerin üzerine çıkarttık. Bakın biz çelik kubbe mimarisini inşa ettik. Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi.
Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum"
17 Şubat 2026 Salı - 22:12 Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, Ramazan ayının paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olduğunu hatırlattı. Bursa’da mübarek Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak için Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Bozbey, "Kentimizin işlek caddelerini mahyalarla süsledik. 17 ilçemizde her gün farklı noktalarda iftar sofralarını hep birlikte oluşturacağız. Emirsultan, İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı, Fomara Fevzi Çakmak Katlı Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’nde de sabit iftar noktalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. İftara yetişemeyen hemşehrilerimiz için 14 farklı ulaşım noktasında iftariyelik dağıtımını gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bursa’daki bin 60 mahallede de teravih namazı sonrası ikramlarda bulunarak paylaşma ve dayanışma kültürünü büyüteceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Kent lokantalarında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Ramazan desteğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Kültürpark Ramazan Meydanı’nda geleneksel Ramazan atmosferini hep birlikte yaşatacağız. Ramazan ayının kentimize ve ülkemize bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Meclis oturumu, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek"
17 Şubat 2026 Salı - 22:09 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir"
17 Şubat 2026 Salı - 21:20 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında Türkiye’nin Afrika Boynuzu’na bakışını net ifadelerle ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız, bölgenin meselelerine yine bölge ülkelerinin çözüm üretmesi gerektiğini, Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine asla rıza göstermeyeceğimizi vurguladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin adalet ve hakkaniyet merkezli dış politikasının en somut göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, Etiyopya’da faaliyet gösteren 200’ü aşkın firmamızın 2,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalı kardeşimize istihdam sağladığını ifade ederek, kalkınma odaklı iş birliğimizin her iki ülke için de kazanç ürettiğini belirtti" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Somaliland’ı tanımasının hiçbir faydası olmadığını söylediğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız ayrıca, Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiğimiz önemin altını çizdi. Türkiye olarak bölgenin yeterince acı çektiğini, yeni çatışmalara ve istikrarsızlıklara kapı aralanmaması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu duruş, barıştan yana, ilkeli ve sorumlu bir diplomasi anlayışının tezahürüdür. Cumhurbaşkanımız, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na fayda sağlayacağını bir kez daha ifade etti. Ayrıca Etiyopya ile Somali arasında yürüttüğümüz Ankara sürecindeki yapıcı tutumlarından dolayı her iki tarafa da teşekkür ederek, Türkiye’nin barış ve ara buluculuk rolünü kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Kapsamlı yol haritası üzerinde mutabık kaldık"
17 Şubat 2026 Salı - 21:05 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Kapsamlı yol haritası üzerinde mutabık kaldık" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Etiyopya ile somut projeler üretmeyi hedeflediklerini belirterek, "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" dedi. Enerji alanında bölgesel ve küresel etkinliğini arttıran Türkiye, stratejik bir konumda bulunan Afrika Boynuzu’nda üst üste hamleler yapıyor. Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisi petrol aramak üzere Somali’ye doğru yola çıkarken, Somali’nin komşusu Etiyopya ile de enerji alanında iş birliği anlaşması imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl aranın ardından Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’nin daveti üzerine Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyarette, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu İtefa ‘Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na imza attı. Buna göre iki ülke elektrik, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında ortak projeler geliştirecek. Hidroelektrik santrali ekipmanlarının ve elektrik türbinlerinin üretimi ve kurulumuna yönelik iş birliği yapılacak. Başta elektrik üretim, iletim ve dağıtım sektörleri olmak üzere kamu kurumlarının ve özel şirketlerin enerji altyapı projelerine yönelik yatırımlar desteklenerek, ilgili kurumlar arasında bilgi ve tecrübe aktarımı sağlanacak. Ticarette 1 milyar dolar hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 9. Dönem Toplantısı için de imzalar atıldı. Eş başkanlar Bakan Bayraktar ile Etiyopya Maliye Bakanı Ahmed Shide, KEK tutanağını imzaladı. Tutanak ile ortak fayda ve kazan-kazan ilkeleri temelinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1 milyar dolara ulaştırılması yönündeki ortak hedef teyit edildi. Etiyopya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım müzakereleri kapsamında Türkiye’nin Etiyopya ile müzakereleri tamamlayan ilk ülkelerden biri olduğu vurgulandı. İmzalanan tutanak çerçevesinde iki ülke, tarım, eğitim, sağlık, enerji ve madencilik, çevre ve şehircilik, ulaştırma, kültür ve turizm gibi alanlar başta olmak üzere geniş bir yelpazede mevcut iş birliği alanlarının derinleştirilmesi ve yeni iş birliği imkânlarının tespit edilmesine yönelik çalışmalar yapacak. Yatırım ortamının iyileştirilmesi, özel sektörler arası temasın artırılması ve gümrük alanında iş birliğinin güçlendirilmesi hususlarında da somut adımlar atacak. "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" Bakan Bayraktar, Etiyopya ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Addis Ababa ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya Başbakanı Sayın Abiy Ahmed Ali’nin başkanlığında gerçekleşen heyetler arası görüşmeye katıldık. Görüşmeler kapsamında Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Sayın Habtamu Itefa ile Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Elektrik üretiminden şebeke altyapısına, yenilenebilir enerji yatırımlarından hidroelektrik altyapı çalışmalarına kadar geniş bir alanda tecrübe paylaşımını güçlendirerek somut projeler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu’nun 9. Dönem Toplantı Tutanağı’nı, Türk tarafı eş başkanı olarak Etiyopya Maliye Bakanı Sayın Ahmed Shide ile birlikte imzaladık. Enerji ve madencilikten eğitime, sağlıktan ulaştırma ve tarıma, çevre, şehircilik, kültür ve turizme kadar geniş bir yelpazede mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık."
Bakan Göktaş: "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor"
17 Şubat 2026 Salı - 20:15 Bakan Göktaş: "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor’’ dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğiyle İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı, 16-17 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Konferans, bugün yapılan oturumların ardından Sütlüce Kampüsü’ndeki kapanış programıyla sona erdi. "Türkiye’de ve Özbekistan’da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla düzenlenen konferansın kapanış toplantısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı. Konuşmalardan önce ilkokul öğrencilerinden oluşan dans ekibi, Türk kültürüne ait yöresel dansları sergiledi. "Temennimiz buradaki bilgi ve öneriler, Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün" İstanbul’da pek çok ülkenin geleceğini ilgilendiren bir başlık etrafında buluştuklarını aktaran Bakan Göktaş, "İki gün süren 1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nda akademinin birikimini, sahadan gelen tecrübeyi ve kurumlarımızın çözüm önerilerini aynı masada buluşturduk. Konferans boyunca aile yapısındaki değişimi, evlilik ve ebeveynliği destekleyen mekanizmaları, kuşaklar arası dayanışmayı ve sahada etkisi kanıtlanmış iyi uygulamaları değerlendirdik. Demografi ve nüfus eğilimlerinden sosyal hizmet modellerine, dijital risklerden aile içi iletişime kadar geniş bir çerçevede ele aldık. Temennimiz odur ki burada ortaya çıkan bilgi ve öneriler Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün. Sahada karşılığı olan ortak projeler, aileyi güçlendiren somut adımları çoğaltsın’’ şeklinde konuştu. "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi, artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Ailenin kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yer olduğuna da dikkat çeken Bakan Göktaş, "Çağımızda aile çok katmanlı bir baskı altında. Bu noktada meseleye iki pencereden bakmak zorundayız. Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir. Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü. Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur. Türkiye’de doğurganlık hızının 2024’te 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya 60 yıl gibi kısa bir sürede geldi. Türkiye, Çin, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir’’ ifadelerini kullandı. İlk evlenme yaşının yükselmesinin, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişimin aileyi güçlendiren ‘önleyici ve destekleyici’ politikaları daha da kritik hale getirdiğini belirten Bakan Göktaş, "İkincisi günlük hayatın kırılganlıkları penceresidir. Aileyi sadece bir değer olarak değil, aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız. Çünkü artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, hayatımızı kuşatan dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Bu durum da bizler için sahaya inen, aileye ulaşan, riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarını zorunlu kılıyor’’ diye konuştu. "Tüm adımlarımızla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ Aile Eylem Planı’yla aileye erişim ve hizmet kapasitesini büyütürken de iki temel ilkeye dayandıklarını belirten Bakan Göktaş, "Yakınlık, hizmetin ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir. Süreklilik ise bir defalık müdahale yerine aileyle ’hayatın akışı içinde’ yol yürümek demektir. Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır. Sosyal hizmet merkezlerimiz, sosyal risk haritalarımız, mobil SHM, yüz yüze ve online eğitim ve danışmanlık mekanizmalarımız bu ilkelerin sahadaki karşılığıdır. Böylece tüm bu adımlarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ dedi. Sümeyye Erdoğan Bayraktar da, iki gün boyunca yürütülen tartışmaların ailenin ne kadar kritik ve çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız"
17 Şubat 2026 Salı - 18:27 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi. İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alacaklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya da hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, "Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" dedi. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı programda farklı il ve ilçe belediyeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine ait stantlar kuruldu. Başkan Tugay, stantları tek tek ziyaret ederek, arama kurtarma ekipmanları ve bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Program, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki ve gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunumlarıyla devam etti. Türkiye’de örnek model Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, "İlk defa İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alıyoruz. Kendimiz kırsal alanda, yamaçlarda, ormanlık alanlardaki yangınlara müdahale edebilir hale geleceğiz. Genelde aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havada elektrik hatlarından çıkan ve yayılan yangınların söndürülmesi ancak havadan müdahale ile mümkün. Yangının yayılmaması için de ormanlık alanlarda yangına dirençli ağaç plantasyonuna ihtiyaç var. Bunlar maalesef yetkimiz dışında. Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" diye konuştu. Köylere yangın tankeri dağıttıklarını söyleyen Tugay, "Vatandaşlarımız yakınlarında çıkan yangına erken müdahale ediyorlar ve pek çok yangını söndürüyorlar" dedi. "Depremler oluyor" Başkan Tugay, 30 Ekim’de İzmir’de yıkımlara neden olan depremi ve 6 Şubat depremini hatırlatarak "Acı deneyimleri olan bir ülkeyiz. Hem İzmir hem de Türkiye’nin büyük kısmı hareketli yer tabakasını üzerinde. Bunu ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyen herkes bilmeli. Deprem gerçeği ile birlikte yaşayan bir ülke olarak her şeyi buna göre düzenlememiz lazım" ifadelerini kullandı. Deprem master planı ve mikrobölgeleme çalışmaları devam ediyor Başkan Tugay, en öncelikli görevin riskli alanları, binaları saptamak olduğunu belirterek, "Biz şehrimizi afetler açısından dirençli, risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir kent haline getirmek için yoğun çaba gösteriyoruz" dedi. Deprem master planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’in bir proje kapsamında hazırlanmış sınırlı bir deprem master planı vardı ama şu anda iki üniversitemizle, dış paydaşlarla yoğun şekilde yeni bir plan yapıyoruz. Depremle ilgili riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında, sonrasında yapılacak her şeyi anlatacağımız bir plan çalışması bu. Öte yandan İzmir’de hem yapı stoku çalışmalarına, hem zemini incelediğimiz mikrobölgeleme çalışmasına devam ediyoruz." "İzmir’in tamamında mikrobölgeleme çalışmasını yapmayı planlıyoruz" Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Başkan Tugay, "Şu anda Karşıyaka’da da mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Arkasından Bayraklı ve Konak’ta yapılacak ve diğer ilçelerde tamamlanacak. İzmir’in tamamında bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Risk saptamaya yönelik bina tarama çalışması da aynı şekilde kent geneline yayılacak. Bornova ve Bayraklı’da tamamlandı, Karşıyaka’daki tarama devam ediyor" diye konuştu. "Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var" Riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinden söz eden Tugay, "Bunu hangi kaynakla yapacağız? Tüm vatandaşlardan vergi toplayan devlet buna kaynak ayırabilir mi? Dünya Bankası gibi kaynak ayırmaya hazır bazı kurumların kredilerini kullanırken ayrımcılık yapmama şansı var mıdır? Kentsel dönüşüm konusunda inanın çok çalışıyoruz. Bir noktaya geldiğimizde kaynak ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Kaynağı kendi imkanlarımızla sağlamaya çalışıyoruz, çalışırız ama sınırlı olacağı kesin. Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var. Bu haksızlığa kesinlikle ‘evet’ dememesine ihtiyacımız var. Deprem master planını sene sonuna kadar tamamlayacağımızı tekrar söylüyorum" dedi. "Türkiye’nin problemi" Şehirlerin altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını da dile getiren Başkan Tugay, "Bu Türkiye’nin problemi. Türkiye’nin tamamında bu ölçüde yağışlara hazırlıklı altyapı oluşmamış. Pek çok noktada dere taşkınlarından kaynaklı su baskınları var. Dereler kapatılmış, görmezden gelinmiş ya da dar geçişli, kapalı dereler haline getirilmiş. Bazılarının yolları değiştirilmiş. Aşırı yağışta bu taşkınlar bu nedenle oluyor. ‘İklim krizi var’ diyorsanız aşırı yağışların her zaman olacağını unutmayalım. Dere yatağını da, şehrin altyapısını da ona göre yapacağız. Bazı yerleri yıkmamız, bazı binaları ortadan kaldırmamız, her şeyi olması gereken şekle getirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak önümüzdeki yıllarda yeni problemler yaşayacağımız çok açık" diye konuştu. "Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da afetlerin günümüz dünyasının en büyük tehdidi olduğunu belirterek, "Afetler hayatın gerçeği. İklim değişikliğinin negatif etkilerini en çok hissettiğimiz yer Batı Anadolu kıyıları. Kuraklıkla, orman yangınlarıyla, zamansız ve yoğun yağışlarla oluşan su ve sel baskınlarıyla, depremlerle iç içe yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin bu konuda kesinlikle aktif çalışması ve rol alması gerek. Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük. Siyasi ayrım gözetilmeden afete hazırlık durumlarında iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi elzem. Depremde, selde, orman yangınlarında, kuraklıkta, gıda krizinde, su krizinde hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Bugünden hazırlanmak zorundayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan grup engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar. Oradaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız. Buna toplamda ‘dirençli kent’ diyoruz. Dirençli kent derken de dirençli altyapı, dirençli kurum kapasitesi, afetlere dirençli belediyeyi söylüyoruz. Birlik olarak koordinasyonu sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki afetlere dirençli kentlere ilişkin sunum yaptı.
Tokatlı Ramazan pidesini ucuza yiyecek
17 Şubat 2026 Salı - 16:15 Tokatlı Ramazan pidesini ucuza yiyecek Tokat Belediyesi Ramazan ayında 350 gram yumurtalı susamlı pidesini 20 TL’den ve 250 gram ekmeği 7,5 TL’den Halk Ekmek büfelerinde satışa sunarak vatandaşlara uygun fiyatlı ve hijyenik ürün ulaştıracak. Tokat Belediyesi, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu sofralara taşımaya hazırlanıyor. Tokat Belediyesi Halk Ekmek tarafından üretilecek olan Ramazan pideleri ve günlük ekmekler, uygun fiyat politikasıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. Üretken belediyecilik anlayışıyla hareket eden Tokat Belediyesi, sosyal belediyecilik uygulamalarını Ramazan ayında da güçlü şekilde sürdürüyor. Hem kaliteli hem de ekonomik ürünleri vatandaşla buluşturan Halk Ekmek büfeleri, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi olacak. Bu kapsamda; 350 gram Yumurtalı Susamlı Ramazan Pidesi 20 TL, 250 gram Ekmek 7,5 TL olarak satışa sunulacak. Hijyenik şartlarda, gıda mühendislerinin kontrolünde üretilen pideler ve ekmekler, Tokat genelindeki Halk Ekmek satış büfelerinde vatandaşlara ulaştırılacak. Başkan Yazıcıoğlu: "Ramazan ayı; birliktir, berekettir, paylaşmaktır" Ramazan ayı dolayısıyla açıklamalarda bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu; "Ramazan; birliktir, berekettir, paylaşmaktır. Tokat Belediyesi olarak hemşerilerimizin sofralarına katkı sunmak, bu mübarek ayın huzurunu ve bereketini hep birlikte yaşamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretken belediyecilik anlayışımızla kaliteli ve uygun fiyatlı pidemizi ve ekmeğimizi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Tokat’ımızda hiçbir sofranın eksik kalmaması için gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.
Balıkesir’de Muhtarlık Koordinasyon birimi hayata geçirildi
17 Şubat 2026 Salı - 15:55 Balıkesir’de Muhtarlık Koordinasyon birimi hayata geçirildi Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir’in her mahallesinden muhtarlarla tek tek ilgilenebilmek ve sorunlarına çözüm bulabilmek adına Muhtarlık Koordinasyon Birimini hayata geçirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın "Adım atılmadık tek bir mahalle dahi bırakmayacağız" görüşünden yola çıkarak oluşturulan birimde çözüm üretilmedik herhangi bir sorun kalmayacak. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ek Hizmet Binası’ndaki Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nın yanı sıra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Ana Binanın giriş katında Muhtarlık Koordinasyon Birimi’ni hayata geçirdi. Başkan Ahmet Akın’ın isteği üzerine bütün ilçelerdeki mahalle muhtarlarının sorunlarına daha hızlı çözüm üretebilmek adına hayata geçirilen Muhtarlık Koordinasyon Birimi, hafta içi her gün mesai saatleri içinde faaliyette olacak. Geçtiğimiz günlerde hayata geçirilen Muhtarlık Koordinasyon Birimi, muhtarlar aracılığıyla vatandaşın sorunlarına en hızlı şekilde çözüm bulabilmek için Başkan Akın tarafından hayata geçirildi. Vatandaşların isteklerine anında çözüm bulabilmek, geri dönüş sağlayabilmek adına kurulan Muhtarlık Koordinasyon Birimi şimdiden yoğun ilgi görmeye başladı. Hafta içi her gün mesai saatlerinde faaliyet gösterecek olan birim, muhtarlar aracılığıyla mahallelerde çözülmedik sorun bırakmayacak.