POLİTİKA - 10 Mart 2026 Salı 23:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir"

Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı.

"Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi"

Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

"Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"

"Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı.

"Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur"

Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.

Musa Erdoğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Gönüllerden Yükselen Türküler: BEUN’da "Bu Toprağın Sesleri" Konseri Büyük Beğeni Topladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ev sahipliğinde, Kozlu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Bu Toprağın Sesleri" adlı Türk halk müziği konseri, dinleyicilere hem duygusal hem de coşku dolu anlar yaşattı. Farabi Kampüsünde yer alan Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen konser, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve eşi Seran Özölçer Hanımefendi, Zonguldak İl Millî Eğitim Müdürü Uygar Keskin, il ve ilçe protokol üyeleri, akademik ve idari personel ile çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmasının ardından sahne alan koro ekibi, Türk halk müziğinin seçkin eserlerini ustalıkla icra ederek dinleyicilerden büyük alkış aldı. Salonu dolduran sanatseverler, türkülere zaman zaman eşlik ederek gecenin coşkusunu hep birlikte paylaştı. Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yansıtan eserler, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Program sonunda koro ekibine çiçek takdim edildi. Ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle program sona erdi. Rektör Özölçer: "Türkülerimiz ve Şarkılarımız, Milletimizin Ortak Hafızasıdır" Konserin ardından değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sanatın toplumsal birlik ve kültürel süreklilik açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Bu Toprağın Sesleri adlı bu anlamlı programda, kültürümüzün en önemli taşıyıcı unsurlarından biri olan Türk halk müziğini hep birlikte dinlemek bizler için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Türkülerimiz, şarkılarımız; milletimizin hafızasını, sevinçlerini, hüzünlerini ve ortak değerlerini geleceğe taşıyan en kıymetli miraslarımızdandır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bizler; sadece bilimsel üretimi değil, aynı zamanda kültür ve sanat alanındaki gelişimi de en az onun kadar önemli görüyoruz. Çünkü sanat, bireyin estetik dünyasını zenginleştirirken toplumsal bağları da güçlendiren evrensel bir dildir. Bu duygu ve düşüncelerle böylesine anlamlı bir organizasyona emek veren Kozlu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ailesine, değerli koro ekibine ve bizleri yalnız bırakmayan tüm sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum. Kültürü ve sanatı yaygınlaştıran Üniversitemiz, sanatı ve sanatçıyı desteklemeye, kültürel değerlerimizi yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edecektir."
Sakarya Sakarya’da şiddetli yağış yol çöktürdü: Doğal gaz borusu açığa çıktı Sakarya genelinde iki gündür etkili olan kuvvetli yağışlar nedeniyle Karapürçek ilçesinde nehir kenarındaki yolda çökme meydana geldi. Göçük sonucu doğal gaz borusunun açığa çıkması üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, gaz akışını keserek güvenlik önlemi aldı. Kent genelinde iki gündür süren kuvvetli yağış, Karapürçek ilçesi Mesudiye Mahallesi’nden geçen Adapazarı-Karapürçek yolu üzerinde bulunan Mesudiye Köprüsü’nün bitişiğindeki yolun çökmesine sebep oldu. Nehir üzerinden geçen yol güzergahında meydana gelen çökme nedeniyle, toprağın altında bulunan doğal gaz borusu gün yüzüne çıktı. Borunun; nehrin sert akıntısına doğrudan maruz kalması, muhtemel bir patlama veya sızıntı ihtimaline karşı mahallede panik oluşmasına neden oldu. "Doğal gaz borusunun patlama ihtimali üzerine vanaları kapattılar" Durumun yetkilere bildirildiği ve gerekli önlemlerin alındığını bildiren Mesudiye Mahallesi Muhtarı İdris Gümüş, "Gece saatlerinden itibaren başlayan yağışlardan dolayı bugün sabah saatlerinde yol çökmesi yaşandı. Yıkılan yer, yeni köprü yapılmadan önce kullanılan yan yoldu. Bu sabah saatlerinden itibaren ekipler tedbirlerini aldı. Bu bölgede kimsenin durmasını istemiyorlar, doğal gaz borusunun patlama ihtimali üzerine vanaları kapattılar. Şuan bizim burada durmamız bile tehlikeli" dedi.
Ankara ÜNİPERSEN, kurucuları arasında yer aldığı Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu Üniversite İdari Personel Sendikası’nın (ÜNİPERSEN) kuruluşunda yer aldığı ve 5 sendikanın çatı kuruluşu oluşturacak Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu. Üniversite İdari Personel Sendikası, (ÜNİPERSEN) kurucuları arasında yer aldığı KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunu kamuoyuna açıkladı. Kamu çalışanlarının haklarını daha güçlü, daha ilkeli ve daha etkili şekilde temsil etmek amacıyla kurulan KASK’ın; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle hayata geçirildiği belirtildi. Bu doğrultuda Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun; HEP-SEN, ÜNİPERSEN, BİZİM-SEN, Kamu399 ve HEP Büro-Sen ile birlikte kuruldu açıklandı. ÜNİPERSEN tarafından yapılan açıklamada, KASK’ın kuruluşunun yalnızca yeni bir konfederasyon yapılanması olmadığı; kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına, temsil noktasında duyulan güçlü ihtiyaca ve bağımsız sendikacılığın daha etkili bir zemine taşınması iradesine verilen önemli bir cevap olduğu ifade edildi. Açıklamada, kamu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük hakları başta olmak üzere; görevde yükselme, unvan değişikliği, tayin ve yer değişikliği sorunları, çalışma şartları, sosyal haklar ve kamuda liyakat gibi birçok alanda çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. ÜNİPERSEN’in de kurucuları arasında yer aldığı KASK’ın; herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmadan, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen, bağımsız, ilkeli, katılımcı ve çözüm odaklı bir sendikal anlayışla faaliyet göstereceği bildirildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar üniversite idari personelinin mali, sosyal ve özlük hakları için kararlı bir duruş ortaya koyduk. Üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdık, haklı taleplerini kamuoyuna duyurduk ve her platformda güçlü şekilde savunduk. Kurucuları arasında yer aldığımız KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu, bu mücadelenin daha güçlü bir zeminde sürdürülmesi açısından stratejik bir adımdır. KASK; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle, kamu çalışanlarının daha güçlü, daha etkili ve daha gerçekçi bir şekilde temsil edilmesi amacıyla kurulmuştur." KASK’ın temel hedefinin kamu çalışanlarının haklı taleplerini daha güçlü şekilde duyurmak, hak kayıplarına karşı etkili bir temsil ortaya koymak ve çalışma hayatında hakkaniyetli bir düzenin güçlenmesine katkı sunmak olduğu kaydedildi. ÜNİPERSEN açıklamasında, KASK çatısı altında kamu çalışanlarının sorunlarına gerçekçi çözümler üretmek, toplu sözleşme süreçlerinde daha güçlü bir temsil anlayışı ortaya koymak ve bağımsız sendikacılığı daha geniş bir zeminde büyütmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. "ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz" KASK’ın kamu çalışanlarının alın terini, emeğini ve hakkını esas alan bir anlayışla yola çıktığı dile getirilen açıklamada, "Bu yolda temel ilkemiz; bağımsız sendikacılık, güçlü temsil ve hakkaniyetli çalışma hayatıdır. ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya ve kamu çalışanlarının ortak sorunlarının çözümü için sorumluluk almaya devam edeceğiz" denildi ÜNİPERSEN, KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunun kamu çalışanlarına, sendikal hayata ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.