Son Dakika
|
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
POLİTİKA
‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu
08 Mayıs 2026 Cuma - 19:46:57
’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 19:09
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkan Yardımcısı Al Nahyan’ı kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayid Al Nahyan’ı kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayid Al Nahyan’ı kabul etti. Beşiktaş Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:47
Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, İran ve ABD arasında devam eden müzakerelerde gelinen nokta ele alındı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:19
Polatlı’daki silahlı çatışmayla ilgili 12 kişi gözaltına alındı
Ankara’nın Polatlı ilçesinde, çıkan silahlı kavgayla ilgili polis ekipleri tarafından yapılan çalışma sonucu 12 kişi gözaltına alınırken, 8 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Polatlı ilçesinde daha önce Cumhuriyet Mahallesi’nde araç kundaklama olayına kadar uzanan ve Şentepe Mahallesi’nde bir kişinin 3 kişiyi bıçaklamasıyla devam eden iki aile arasında çıkan olaylarda yine tartışma çıkmıştı. Çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı çatışmaya dönüşmüştü. Silahlı çatışmada yaralanan olmamıştı. Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bölgede geniş güvenlik önlem alınmıştı. Olaya ilişkin 12 kişi gözaltına alınırken, 8 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Olaya ilişkin inceleme devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 20:52
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı Ankara’da gerçekleşti
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 23:38
Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz"
3
23 Eylül 2024 Pazartesi- 13:49
Başkan Köksal’ın eşi ile ilgili iddialar yargıya taşındı
4
01 Nisan 2024 Pazartesi- 13:24
Kütahya Belediye Meclisinde üye dağılımı belli oldu
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 17:14
AK Parti 7 Haziran’da yapılacak belde belediye başkanlığı seçimleri için adaylarını açıkladı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 21:01
"Vakıflar Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Komisyon’da
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma Ve Turizm Komisyonu, Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 20:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskişehir’de bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri sonrasında oluşturdukları Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 50’nci toplantısını tamamladıklarını belirterek kabine toplantısında kritik konuları görüştüklerini bildirdi.Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma çabalarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana yine yoğun bir mesai dönemi geçirdiklerini aktardı.İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatler ile hizmet mücadelesini kararlılıkla devam ettirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk, vizyon, zihniyet farkı, yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor. Milletim şunu bilsin Dünyanın içinden geçtiği sancılı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir; emin ve ehil ellerde güvendedir. Yasamada, Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, kabine üyelerimiz ve bürokratlarımızla ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız, kendi alanında anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor" şeklinde konuştu.Devletin bütün organlarının, mesuliyet sahaları içerisinde, görevlerini layıkıyla yerine getirdiğini belirten Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız. Özellikle, batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bugünlerde, istikrar ve güven ikliminin değerini, milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse, yerle yeksan olacağı krizleri, biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz. Son asrın en ciddi sağlık krizinden Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa Bölgemizdeki kanlı çatışmalardan ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik; ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek hiçbir maceraya atılmadık. "Batılı ülkeler bize ne der" diye değil; 23 yıllın engin tecrübesi, birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik" değerlendirmesini yaptı."Dün bizi hem koronavirüs salgınında, hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa, hak verir noktaya geldiler." diyen Erdoğan," Dün bizi Avrupa’dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün, hükümetimin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, sayemizde bugün yurt dışına başları dik, alınları ak bir şekilde gidiyor. Bizi tenkit edenlerin; kimi zaman 2 yıl, kimi zaman 4 yıl, kimi zaman çok daha gecikmeli de olsa bizi takdir ve taltif eder konuma gelmeleri, elbette kendi gelişimleri açısından önemlidir.Doğruyu bildikleri halde ikrar edemeyenlere ise maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur" açıklamasını yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdikleri programlara İlişkin,"İşte onlar boş-beleş işler peşinde koşarken, biz geride bıraktığımız iki hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk.1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin; farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.4 Ekim’de, toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum.4 Ekim tarihi, bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu" dedi.İsrail’in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze’ye doğru yelken açan Küresel Sumud Filosu’na güçlü moral desteği verildiğini,Türk vatandaşlarının da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettiklerini hatırlatan Erdoğan,"4 Ekim’de başlattığımız tahliye operasyonuyla 36’sı Türk vatandaşı, toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle indirdik. 7 Ekim’deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün’e geçişini, ardından 15’inin ülkemize gelişini sağladık.Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye’ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Havayollarımızın 10 Ekim’de düzenlediği özel bir seferle, 18’i vatandaşımız olan, 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye’ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza, tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun, diyorum.Batılı aktivistlerin dahi tahliye operasyonlarımızdan sitayişle bahsettiği bu olayda, Türkiye’yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum" açıklamasında bulundu.- Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor5 Ekim’de yine İstanbul’da düzenlenen 11’inci Enerji Verimliliği Forumu’na iştirak ettiklerini belirten Erdoğan Akkuyu’da nükleer ajanda dışında başka projelerinin de olduğunu belirterek," Burada aynı zamanda, ana muhalefetin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya Gaz Sahasından, şu anda 4 milyon hanemizin doğalgaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026’da 8 milyona, 2028’de inşallah 16 milyona çıkacak. Halihazırda toplam 34 ülkeyle doğalgaz ithalat ve ihracatımız var. Akkuyu Nükleer Santralinde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor. Ana muhalefetin, balıkları üne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan, nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı.Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan nadir toprak elementleriyle ilgili eleştirilere cevap verdi. . Erdoğan,"Bu vesileyle, yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum:Enerji politikamızın bir diğer önceliği, sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Nadir toprak elementleri; savunma sanayiinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine, pek çok alanda kritik rol oynuyor.Eskişehir’in Beylikova ilçesindeki Nadir Toprak Elementleri Sahasında, bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı.Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır.17 nadir toprak elementinden 10’unun bulunduğu Beylikova Sahası’nda, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor. Kaynağın uluslararası sertifikasyon işlemleri devam ediyor" dedi.Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak için bu doğrultudaki çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyeceğimiz ETİ Maden Pilot Üretim Tesisini devreye aldık. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesi için, saflaştırma teknolojisi de dahil, çalışmalarımıza devam ediyoruz.Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım: Nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar, bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini, maalesef paylaşmaktan kaçınıyor. Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması, uluslararası iş birliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke; teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor" ifadelerini kullandı.Türkiye olarak, teknolojik hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşları ile iş birlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu anlamda, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Sahası’nın herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir.Her kim bunu iddia ediyorsa, kendi ülkesine iftira atıyor demektir. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar: Önce, maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca, bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsızlaştırmak. Nadir toprak elementleriyle ilgili yaşananlar da budur.Amaç, Türkiye’nin bu yeraltı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin, bu konuda hükümetimize iftira atanlar, Karadeniz doğalgazı ile Gabar’daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır. Hatırlarsanız, orada da destek vermek yerine, hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar, inanın, yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansınAllah’ın izniyle biz bu güveni asla boşa çıkarmayacağız" açıklamasında bulundu."Dilde, fikirde, işte birlik" ilkesi ışığında, Türk Devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları ilerletiyoruz. " diyen Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi;"7 Ekim’de Gebele’de "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele Bildirisi’nin tüm Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 9 Ekim’de, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde düzenlenen törenle 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni Akademik Yılın öğrencilerimiz, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimizi vesilesiyle ana-baba ocağımız Rize’deydik.Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık, 2 projenin temellerini attık; devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik. 3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız, Rize’mize ve bölgemize bir kez daha hayırlı-uğurlu olsun.12 Ekim’de Trabzon’a geçerek,13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik."Deniz üzerine üçüncü havalimanınıTrabzon’da inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini bu sene yapıyoruz.Çalışmalarına ise önümüzdeki yıl başlamayı arzu ediyoruz.Türkiye’nin yıldızının giderek daha çok parlamasından, küresel siyasette ağırlığının artmasından, itibarının aziz milletimize yakışan bir seviyeye yükselmesinden gurur duyuyoruz" dedi.Türkiye’nin dış politikasındaki barıştan, diyalogdan, adaletten ve çözümden yana aktif tutumuyla, günden güne vazgeçilmez bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Özellikle çatışma çözümlerinde Batıyı takip eden değil, Batının takip ettiği, örnek aldığı, gıptayla izlediği bir ülke konumundayız.Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşumuzu asla bozmadık.Suriyeli mazlumları, zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadık.Ana muhalefetin sürekli övgü yağmuruna tuttuğu Batılı ülkeler, mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken; biz "kimseyi geri göndermeme" politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Üç-beş oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak, vicdanlı tavrımızı sonuna kadar muhafaza ettik. Hamdolsun, neticede de tarihin doğru tarafında duran biz olduk.Zaman; lümpen ırkçıları, oy avcılığı yapanları, mülteci düşmanlarını değil, bizi haklı çıkardı. Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi."Suriye’yle ilişkilerin her alanda güçlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bugün birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, tebessümle bakıyoruz. Suriye’de istikrar kökleştikçe, inşallah her şey çok daha iyi olacak. Bakınız sadece Suriye’de değil, Gazze’de de Türkiye, ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer almıştır. Gazze’nin, vatanlarını savunan evlatlarına terörist iftirası asla atmadık. Birilerine şirin gözükmek uğruna Filistin direnişine kara çalmadık. İnandığımız neyse, kalbimizden geçen neyse; eğip bükmeden, kimseden de çekinmeden, onu cesaretle haykırdık. 102 bin tonu bulan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Katıldığımız tüm toplantılarda, uluslararası bütün platformlarda Gazze’yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduk. Bütün bunları yaparken, Gazze’de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmedik" açıklamasını yaptı.- Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştuBir süredir çok farklı kanallardan yürüttükleri diplomasinin de katkısıyla Gazze’de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını bir kez daha ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, elhamdülillah, Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu. Sizler de televizyonlardan takip ettiniz İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Gazzeli kardeşlerimiz zorla çıkarıldıkları yerlere insan seli olup akıyor. Yıkıntıların arasında insanlar, bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak, hayata yeniden başlamaya çalışıyor. Bunlar, bizim tam olarak anlayabileceğimiz değil, sadece izleyip tahayyül edebileceğimiz mutluluklardır. Gazze’de neler yaşadıklarını, en iyi Gazzeli mazlumlar bilir. İki yıl boyunca çektikleri çileleri, en iyi masum çocuklar bilir.68 bin şehidi toprağa vermenin acısını, yüreği yanık anneler, babalar bilir. Enkazdan çıkan bir parça eşyanın anlamını, en iyi her şeyi kaybetmiş o kardeşlerimiz bilir. Tekrar söylüyorum; biz sadece empati kurabiliriz, sadece onları anlamaya çalışabiliriz. Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çaba bizim için değerlidir. Çıkıp bunu "sadece ateşkes imzaladılar" diyerek küçümsemek, kimsenin haddi de, hakkı da değildir. Bir defa bunun açıkça ortaya konulması gerekiyor. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin, herkes gibi biz de farkındayız. Bu gerçeğin, Filistin Direniş Hareketi HAMAS ve Gazzeli kardeşlerimiz daha çok farkında. Ama buna rağmen ümit varlar. Buna rağmen umutlu olmak istiyorlar.Biz de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için, mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tutuyoruz" ifadelerini kullandı.Önceki gün Şarm El Şeyh’te yapılan zirvenin, bu bakımdan çok önemli olduğunu söyleyen Erdoğan," Orada hem imzacı 4 ülkenin lideri, hem de diğer ülkelerin liderleri olarak, hep beraber çok net bir irade ortaya koyduk. Şarm El Şeyh Deklarasyonuyla bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık. Biz, deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız. Amerika, Mısır ve Katar’ın da bezer bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacağız. Rehine ve mahkûm takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. İnsani yardımların girişleri hızlandı" dedi.Tüm aksaklıklara rağmen 350’ye yakın Türk TIR’ının Gazze’ye giriş yaptı;ğını 400’den fazla TIR’ın ise giriş için beklediğini belirten Erdoğan,"Dün, 900 ton yardım taşıyan 17’nci İyilik Gemimizi bölgeye yolcu ettik. Bunun devamı da gelecek. İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi Pİ-AR peşinde koşmadan, Gazze’ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadele hız kesmeyecek. Şunu bir kez daha açıkça söylemek isterim Biz, mazluma kol kanat gererken, sadece Rabbimizin rızasını gözetiyoruz. Hakk’ın rızasından, halkımızın duasından başka kimseden bir beklentimiz yok. Bugüne kadar olduğu gibi samimiyet, hasbilik, tevazu rehberimiz olmaya inşallah devam edecek. Son nefesimize kadar doğruluktan, dürüstlükten, bu aziz millet ve tüm mazlumlar için canla başla çalışmaktan geri durmayacağız. Cenab-ı Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum. Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden evvel; dün Kocaeli’nde, Dünya Kupası Elemelerinde Gürcistan’ı 4-1 skorla yenerek milletimize büyük bir sevinç yaşatan A Milli Futbol Takımımızı tebrik ediyorum. Kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabbim, Bizim Çocuklar’ın ayaklarına taş değdirmesin, diyorum" diye konuştu.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 20:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskişehir’de bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri sonrasında oluşturdukları Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 50’nci toplantısını tamamladıklarını belirterek kabine toplantısında kritik konuları görüştüklerini bildirdi. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma çabalarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana yine yoğun bir mesai dönemi geçirdiklerini aktardı. İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatler ile hizmet mücadelesini kararlılıkla devam ettirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk, vizyon, zihniyet farkı, yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor. Milletim şunu bilsinDünyanın içinden geçtiği sancılı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir; emin ve ehil ellerde güvendedir. Yasamada, Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, kabine üyelerimiz ve bürokratlarımızla ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz.Yargımız, kendi alanında anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor" şeklinde konuştu. Devletin bütün organlarının, mesuliyet sahaları içerisinde, görevlerini layıkıyla yerine getirdiğini belirten Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız. Özellikle, batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bugünlerde, istikrar ve güven ikliminin değerini, milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse, yerle yeksan olacağı krizleri, biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz. Son asrın en ciddi sağlık krizinden Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa Bölgemizdeki kanlı çatışmalardan ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık, bilfiil tecrübe ettik.Tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik; ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek hiçbir maceraya atılmadık.’Batılı ülkeler bize ne der’ diye değil; 23 yıllın engin tecrübesi, birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik" değerlendirmesini yaptı. "Dün, hükümetimin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, sayemizde bugün yurt dışına başları dik, alınları ak bir şekilde gidiyor" "Dün bizi hem koronavirüs salgınında, hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa, hak verir noktaya geldiler" diyen Erdoğan, "Dün bizi Avrupa’dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün, hükümetimin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, sayemizde bugün yurt dışına başları dik, alınları ak bir şekilde gidiyor. Bizi tenkit edenlerin; kimi zaman 2 yıl, kimi zaman 4 yıl, kimi zaman çok daha gecikmeli de olsa bizi takdir ve taltif eder konuma gelmeleri, elbette kendi gelişimleri açısından önemlidir. Doğruyu bildikleri halde ikrar edemeyenlere ise maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdikleri programlara ilişkin, "İşte onlar boş beleş işler peşinde koşarken, biz geride bıraktığımız iki hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk. 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin; farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.4 Ekim’de, toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum.4 Ekim tarihi, bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu" dedi. İsrail’in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze’ye doğru yelken açan Küresel Sumud Filosu’na güçlü moral desteği verildiğini, Türk vatandaşlarının da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "4 Ekim’de başlattığımız tahliye operasyonuyla 36’sı Türk vatandaşı, toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle indirdik. 7 Ekim’deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün’e geçişini, ardından 15’inin ülkemize gelişini sağladık. Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye’ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Hava Yollarımızın 10 Ekim’de düzenlediği özel bir seferle, 18’i vatandaşımız olan, 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye’ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza, tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun, diyorum. Batılı aktivistlerin dahi tahliye operasyonlarımızdan sitayişle bahsettiği bu olayda, Türkiye’yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum" açıklamasında bulundu. "Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor" 5 Ekim’de yine İstanbul’da düzenlenen 11’inci Enerji Verimliliği Forumu’na iştirak ettiklerini belirten Erdoğan, Akkuyu’da nükleer ajanda dışında başka projelerinin de olduğunu belirterek, "Burada aynı zamanda, ana muhalefetin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya Gaz Sahasından, şu anda 4 milyon hanemizin doğalgaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026’da 8 milyona, 2028’de inşallah 16 milyona çıkacak. Halihazırda toplam 34 ülkeyle doğalgaz ithalat ve ihracatımız var. Akkuyu Nükleer Santralinde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor. Ana muhalefetin, balıkları üne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan, nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı. "Bu saha; dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, nadir toprak elementleriyle ilgili eleştirilere cevap vererek, "Bu vesileyle, yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Enerji politikamızın bir diğer önceliği, sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Nadir toprak elementleri; savunma sanayiinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine, pek çok alanda kritik rol oynuyor. Eskişehir’in Beylikova ilçesindeki Nadir Toprak Elementleri Sahasında, bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır. 17 nadir toprak elementinden 10’unun bulunduğu Beylikova Sahası’nda, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor. Kaynağın uluslararası sertifikasyon işlemleri devam ediyor" dedi. Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak için bu doğrultudaki çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyeceğimiz ETİ Maden Pilot Üretim Tesisini devreye aldık. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesi için, saflaştırma teknolojisi de dahil, çalışmalarımıza devam ediyoruz.Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım: Nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar, bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini, maalesef paylaşmaktan kaçınıyor. Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması, uluslararası iş birliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor" ifadelerini kullandı. "Nadir Toprak Elementleri Sahası’nın herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir, kim bunu iddia ediyorsa, kendi ülkesine iftira atıyor demektir" Türkiye olarak, teknolojik hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşları ile iş birlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu anlamda, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Sahası’nın herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir. Her kim bunu iddia ediyorsa, kendi ülkesine iftira atıyor demektir. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar: Önce, maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca, bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsızlaştırmak. Nadir toprak elementleriyle ilgili yaşananlar da budur. Amaç, Türkiye’nin bu yeraltı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin, bu konuda hükümetimize iftira atanlar, Karadeniz doğalgazı ile Gabar’daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır. Hatırlarsanız, orada da destek vermek yerine, hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar, inanın, yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansınAllah’ın izniyle biz bu güveni asla boşa çıkarmayacağız" açıklamasında bulundu. "Dilde, fikirde, işte birlik, ilkesi ışığında Türk Devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları ilerletiyoruz" diyen Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi: "7 Ekim’de Gebele’de ’Bölgesel Barış ve Güvenlik’ temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele Bildirisi’nin tüm Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 9 Ekim’de, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde düzenlenen törenle 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni Akademik Yılın öğrencilerimiz, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimizi vesilesiyle ana-baba ocağımız Rize’deydik.Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık, 2 projenin temellerini attık; devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik. 3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız, Rize’mize ve bölgemize bir kez daha hayırlı-uğurlu olsun. 12 Ekim’de Trabzon’a geçerek,13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik." Deniz üzerine üçüncü havalimanını Trabzon’da inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini bu sene yapıyoruz. Çalışmalarına ise önümüzdeki yıl başlamayı arzu ediyoruz. Türkiye’nin yıldızının giderek daha çok parlamasından, küresel siyasette ağırlığının artmasından, itibarının aziz milletimize yakışan bir seviyeye yükselmesinden gurur duyuyoruz" dedi. "Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi" Türkiye’nin dış politikasındaki barıştan, diyalogdan, adaletten ve çözümden yana aktif tutumuyla, günden güne vazgeçilmez bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle çatışma çözümlerinde Batı’yı takip eden değil, Batı’nın takip ettiği, örnek aldığı, gıptayla izlediği bir ülke konumundayız. Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşumuzu asla bozmadık. Suriyeli mazlumları, zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadık. Ana muhalefetin sürekli övgü yağmuruna tuttuğu Batılı ülkeler, mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken; biz ’kimseyi geri göndermeme’ politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Üç-beş oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak, vicdanlı tavrımızı sonuna kadar muhafaza ettik. Hamdolsun, neticede de tarihin doğru tarafında duran biz olduk. Zaman; lümpen ırkçıları, oy avcılığı yapanları, mülteci düşmanlarını değil, bizi haklı çıkardı. Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi" dedi. Suriye’yle ilişkilerin her alanda güçlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, tebessümle bakıyoruz. Suriye’de istikrar kökleştikçe, inşallah her şey çok daha iyi olacak. Bakınız sadece Suriye’de değil, Gazze’de de Türkiye, ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer almıştır. Gazze’nin, vatanlarını savunan evlatlarına terörist iftirası asla atmadık.Birilerine şirin gözükmek uğruna Filistin direnişine kara çalmadık. İnandığımız neyse, kalbimizden geçen neyse; eğip bükmeden, kimseden de çekinmeden, onu cesaretle haykırdık. 102 bin tonu bulan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Katıldığımız tüm toplantılarda, uluslararası bütün platformlarda Gazze’yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduk.Bütün bunları yaparken, Gazze’de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmedik" açıklamasını yaptı. "Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu" Bir süredir çok farklı kanallardan yürüttükleri diplomasinin de katkısıyla Gazze’de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını bir kez daha ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, elhamdülillah, Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu. Sizler de televizyonlardan takip ettiniz. İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Gazzeli kardeşlerimiz zorla çıkarıldıkları yerlere insan seli olup akıyor. Yıkıntıların arasında insanlar, bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak, hayata yeniden başlamaya çalışıyor. Bunlar, bizim tam olarak anlayabileceğimiz değil, sadece izleyip tahayyül edebileceğimiz mutluluklardır. Gazze’de neler yaşadıklarını, en iyi Gazzeli mazlumlar bilir. İki yıl boyunca çektikleri çileleri, en iyi masum çocuklar bilir. 68 bin şehidi toprağa vermenin acısını, yüreği yanık anneler, babalar bilir. Enkazdan çıkan bir parça eşyanın anlamını, en iyi her şeyi kaybetmiş o kardeşlerimiz bilir. Tekrar söylüyorum; biz sadece empati kurabiliriz, sadece onları anlamaya çalışabiliriz. Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çaba bizim için değerlidir. Çıkıp bunu ’sadece ateşkes imzaladılar’ diyerek küçümsemek, kimsenin haddi de, hakkı da değildir. Bir defa bunun açıkça ortaya konulması gerekiyor. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin, herkes gibi biz de farkındayız. Bu gerçeğin, Filistin Direniş Hareketi Hamas ve Gazzeli kardeşlerimiz daha çok farkında. Ama buna rağmen ümit varlar. Buna rağmen umutlu olmak istiyorlar. Biz de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için, mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tutuyoruz" ifadelerini kullandı. "Şarm El Şeyh Deklarasyonuyla bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık" Önceki gün Şarm El Şeyh’te yapılan zirvenin, bu bakımdan çok önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Orada hem imzacı 4 ülkenin lideri, hem de diğer ülkelerin liderleri olarak, hep beraber çok net bir irade ortaya koyduk. Şarm El Şeyh Deklarasyonuyla bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık. Biz, deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız. Amerika, Mısır ve Katar’ın da bezer bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacağız. Rehine ve mahkum takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. İnsani yardımların girişleri hızlandı" dedi. Tüm aksaklıklara rağmen 350’ye yakın Türk tırının Gazze’ye giriş yaptığını 400’den fazla tırın ise giriş için beklediğini belirten Erdoğan, "Dün, 900 ton yardım taşıyan 17’nci İyilik Gemimizi bölgeye yolcu ettik. Bunun devamı da gelecek. İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi PR peşinde koşmadan, Gazze’ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadele hız kesmeyecek. Şunu bir kez daha açıkça söylemek isterim; biz, mazluma kol kanat gererken, sadece Rabbimizin rızasını gözetiyoruz. Hakk’ın rızasından, halkımızın duasından başka kimseden bir beklentimiz yok. Bugüne kadar olduğu gibi samimiyet, hasbilik, tevazu rehberimiz olmaya inşallah devam edecek. Son nefesimize kadar doğruluktan, dürüstlükten, bu aziz millet ve tüm mazlumlar için canla başla çalışmaktan geri durmayacağız. Cenab-ı Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum. Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden evvel; dün Kocaeli’nde, Dünya Kupası Elemelerinde Gürcistan’ı 4-1 skorla yenerek milletimize büyük bir sevinç yaşatan A Milli Futbol Takımımızı tebrik ediyorum.Kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabbim, Bizim Çocuklar’ın ayaklarına taş değdirmesin, diyorum" diye konuştu.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 20:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskişehir’de bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri sonrasında oluşturdukları Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 50’nci toplantısını tamamladıklarını belirterek kabine toplantısında kritik konuları görüştüklerini bildirdi. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma çabalarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana yine yoğun bir mesai dönemi geçirdiklerini aktardı. İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatler ile hizmet mücadelesini kararlılıkla devam ettirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk, vizyon, zihniyet farkı, yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor. Milletim şunu bilsin Dünyanın içinden geçtiği sancılı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir; emin ve ehil ellerde güvendedir. Yasamada, Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, kabine üyelerimiz ve bürokratlarımızla ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız, kendi alanında anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor" şeklinde konuştu. Devletin bütün organlarının, mesuliyet sahaları içerisinde, görevlerini layıkıyla yerine getirdiğini belirten Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız. Özellikle, batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bugünlerde, istikrar ve güven ikliminin değerini, milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse, yerle yeksan olacağı krizleri, biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz. Son asrın en ciddi sağlık krizinden Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa Bölgemizdeki kanlı çatışmalardan ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik; ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek hiçbir maceraya atılmadık. "Batılı ülkeler bize ne der" diye değil; 23 yıllın engin tecrübesi, birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik" değerlendirmesini yaptı. "Dün bizi hem koronavirüs salgınında, hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa, hak verir noktaya geldiler." diyen Erdoğan," Dün bizi Avrupa’dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün, hükümetimin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, sayemizde bugün yurt dışına başları dik, alınları ak bir şekilde gidiyor. Bizi tenkit edenlerin; kimi zaman 2 yıl, kimi zaman 4 yıl, kimi zaman çok daha gecikmeli de olsa bizi takdir ve taltif eder konuma gelmeleri, elbette kendi gelişimleri açısından önemlidir.Doğruyu bildikleri halde ikrar edemeyenlere ise maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdikleri programlara İlişkin,"İşte onlar boş-beleş işler peşinde koşarken, biz geride bıraktığımız iki hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk.1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin; farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.4 Ekim’de, toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum.4 Ekim tarihi, bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu" dedi. İsrail’in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze’ye doğru yelken açan Küresel Sumud Filosu’na güçlü moral desteği verildiğini, Türk vatandaşlarının da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettiklerini hatırlatan Erdoğan,"4 Ekim’de başlattığımız tahliye operasyonuyla 36’sı Türk vatandaşı, toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle indirdik. 7 Ekim’deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün’e geçişini, ardından 15’inin ülkemize gelişini sağladık.Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye’ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Havayollarımızın 10 Ekim’de düzenlediği özel bir seferle, 18’i vatandaşımız olan, 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye’ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza, tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun, diyorum.Batılı aktivistlerin dahi tahliye operasyonlarımızdan sitayişle bahsettiği bu olayda, Türkiye’yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum" açıklamasında bulundu. - Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor 5 Ekim’de yine İstanbul’da düzenlenen 11’inci Enerji Verimliliği Forumu’na iştirak ettiklerini belirten Erdoğan Akkuyu’da nükleer ajanda dışında başka projelerinin de olduğunu belirterek," Burada aynı zamanda, ana muhalefetin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya Gaz Sahasından, şu anda 4 milyon hanemizin doğalgaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026’da 8 milyona, 2028’de inşallah 16 milyona çıkacak. Halihazırda toplam 34 ülkeyle doğalgaz ithalat ve ihracatımız var. Akkuyu Nükleer Santralinde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor. Ana muhalefetin, balıkları üne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan, nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı. Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan nadir toprak elementleriyle ilgili eleştirilere cevap verdi. . Erdoğan,"Bu vesileyle, yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum:Enerji politikamızın bir diğer önceliği, sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Nadir toprak elementleri; savunma sanayiinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine, pek çok alanda kritik rol oynuyor.Eskişehir’in Beylikova ilçesindeki Nadir Toprak Elementleri Sahasında, bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır.17 nadir toprak elementinden 10’unun bulunduğu Beylikova Sahası’nda, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor. Kaynağın uluslararası sertifikasyon işlemleri devam ediyor" dedi. Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak için bu doğrultudaki çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyeceğimiz ETİ Maden Pilot Üretim Tesisini devreye aldık. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesi için, saflaştırma teknolojisi de dahil, çalışmalarımıza devam ediyoruz.Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım: Nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar, bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini, maalesef paylaşmaktan kaçınıyor. Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması, uluslararası iş birliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke; teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak, teknolojik hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşları ile iş birlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu anlamda, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Sahası’nın herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir.Her kim bunu iddia ediyorsa, kendi ülkesine iftira atıyor demektir. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar: Önce, maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca, bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsızlaştırmak. Nadir toprak elementleriyle ilgili yaşananlar da budur.Amaç, Türkiye’nin bu yeraltı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin, bu konuda hükümetimize iftira atanlar, Karadeniz doğalgazı ile Gabar’daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır. Hatırlarsanız, orada da destek vermek yerine, hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar, inanın, yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansınAllah’ın izniyle biz bu güveni asla boşa çıkarmayacağız" açıklamasında bulundu. "Dilde, fikirde, işte birlik" ilkesi ışığında, Türk Devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları ilerletiyoruz. " diyen Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi; "7 Ekim’de Gebele’de "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele Bildirisi’nin tüm Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 9 Ekim’de, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde düzenlenen törenle 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni Akademik Yılın öğrencilerimiz, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimizi vesilesiyle ana-baba ocağımız Rize’deydik.Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık, 2 projenin temellerini attık; devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik. 3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız, Rize’mize ve bölgemize bir kez daha hayırlı-uğurlu olsun.12 Ekim’de Trabzon’a geçerek,13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik." Deniz üzerine üçüncü havalimanınıTrabzon’da inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini bu sene yapıyoruz.Çalışmalarına ise önümüzdeki yıl başlamayı arzu ediyoruz.Türkiye’nin yıldızının giderek daha çok parlamasından, küresel siyasette ağırlığının artmasından, itibarının aziz milletimize yakışan bir seviyeye yükselmesinden gurur duyuyoruz" dedi. Türkiye’nin dış politikasındaki barıştan, diyalogdan, adaletten ve çözümden yana aktif tutumuyla, günden güne vazgeçilmez bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Özellikle çatışma çözümlerinde Batıyı takip eden değil, Batının takip ettiği, örnek aldığı, gıptayla izlediği bir ülke konumundayız.Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşumuzu asla bozmadık.Suriyeli mazlumları, zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadık.Ana muhalefetin sürekli övgü yağmuruna tuttuğu Batılı ülkeler, mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken; biz "kimseyi geri göndermeme" politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Üç-beş oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak, vicdanlı tavrımızı sonuna kadar muhafaza ettik. Hamdolsun, neticede de tarihin doğru tarafında duran biz olduk. Zaman; lümpen ırkçıları, oy avcılığı yapanları, mülteci düşmanlarını değil, bizi haklı çıkardı. Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi." Suriye’yle ilişkilerin her alanda güçlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bugün birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, tebessümle bakıyoruz. Suriye’de istikrar kökleştikçe, inşallah her şey çok daha iyi olacak. Bakınız sadece Suriye’de değil, Gazze’de de Türkiye, ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer almıştır. Gazze’nin, vatanlarını savunan evlatlarına terörist iftirası asla atmadık. Birilerine şirin gözükmek uğruna Filistin direnişine kara çalmadık. İnandığımız neyse, kalbimizden geçen neyse; eğip bükmeden, kimseden de çekinmeden, onu cesaretle haykırdık. 102 bin tonu bulan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Katıldığımız tüm toplantılarda, uluslararası bütün platformlarda Gazze’yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduk. Bütün bunları yaparken, Gazze’de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmedik" açıklamasını yaptı. - Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu Bir süredir çok farklı kanallardan yürüttükleri diplomasinin de katkısıyla Gazze’de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını bir kez daha ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, elhamdülillah, Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu. Sizler de televizyonlardan takip ettiniz İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Gazzeli kardeşlerimiz zorla çıkarıldıkları yerlere insan seli olup akıyor. Yıkıntıların arasında insanlar, bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak, hayata yeniden başlamaya çalışıyor. Bunlar, bizim tam olarak anlayabileceğimiz değil, sadece izleyip tahayyül edebileceğimiz mutluluklardır. Gazze’de neler yaşadıklarını, en iyi Gazzeli mazlumlar bilir. İki yıl boyunca çektikleri çileleri, en iyi masum çocuklar bilir.68 bin şehidi toprağa vermenin acısını, yüreği yanık anneler, babalar bilir. Enkazdan çıkan bir parça eşyanın anlamını, en iyi her şeyi kaybetmiş o kardeşlerimiz bilir. Tekrar söylüyorum; biz sadece empati kurabiliriz, sadece onları anlamaya çalışabiliriz. Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çaba bizim için değerlidir. Çıkıp bunu "sadece ateşkes imzaladılar" diyerek küçümsemek, kimsenin haddi de, hakkı da değildir. Bir defa bunun açıkça ortaya konulması gerekiyor. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin, herkes gibi biz de farkındayız. Bu gerçeğin, Filistin Direniş Hareketi HAMAS ve Gazzeli kardeşlerimiz daha çok farkında. Ama buna rağmen ümit varlar. Buna rağmen umutlu olmak istiyorlar. Biz de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için, mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Önceki gün Şarm El Şeyh’te yapılan zirvenin, bu bakımdan çok önemli olduğunu söyleyen Erdoğan," Orada hem imzacı 4 ülkenin lideri, hem de diğer ülkelerin liderleri olarak, hep beraber çok net bir irade ortaya koyduk. Şarm El Şeyh Deklarasyonuyla bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık. Biz, deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız. Amerika, Mısır ve Katar’ın da bezer bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacağız. Rehine ve mahkûm takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. İnsani yardımların girişleri hızlandı" dedi. Tüm aksaklıklara rağmen 350’ye yakın Türk TIR’ının Gazze’ye giriş yaptı;ğını 400’den fazla TIR’ın ise giriş için beklediğini belirten Erdoğan,"Dün, 900 ton yardım taşıyan 17’nci İyilik Gemimizi bölgeye yolcu ettik. Bunun devamı da gelecek. İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi Pİ-AR peşinde koşmadan, Gazze’ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadele hız kesmeyecek. Şunu bir kez daha açıkça söylemek isterim Biz, mazluma kol kanat gererken, sadece Rabbimizin rızasını gözetiyoruz. Hakk’ın rızasından, halkımızın duasından başka kimseden bir beklentimiz yok. Bugüne kadar olduğu gibi samimiyet, hasbilik, tevazu rehberimiz olmaya inşallah devam edecek. Son nefesimize kadar doğruluktan, dürüstlükten, bu aziz millet ve tüm mazlumlar için canla başla çalışmaktan geri durmayacağız. Cenab-ı Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum. Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden evvel; dün Kocaeli’nde, Dünya Kupası Elemelerinde Gürcistan’ı 4-1 skorla yenerek milletimize büyük bir sevinç yaşatan A Milli Futbol Takımımızı tebrik ediyorum. Kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabbim, Bizim Çocuklar’ın ayaklarına taş değdirmesin, diyorum" diye konuştu.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 20:00
Başkan Arıkan: "Patlasalar da çatlasalar da bu hizmetler Aydın’a gelecek"
Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, bazı çevrelerin Aydın’a yapılan hizmet ve yatırımlardan rahatsızlık duymasına sert sözlerle tepki gösterdi. Başkan Arıkan, "Patlasalar da çatlasalar da bu hizmetler Aydın’a gelecek" ifadelerini kullandı. Yaptığı açıklamada eleştirilerin asılsız olduğunu belirten Başkan Arıkan, "Bir insan çevresine çok fazla ahkam kesiyor ve herkese saldırıyorsa, bilin ki kendi kusurlarından saklanıyordur. Hayatında hiçbir başarısı olmadan, sadece birilerinin eline eteğine tutunarak bir yerlere gelenler en fazla dolgu malzemesi olarak kullanılırlar" dedi. Arıkan, Aydın’a gelen bakan ve bürokratların ziyaretlerinden rahatsız olanlara tepki göstererek, "Kendi memleketinde, sokağında, çarşısında dolaşamayanlar ya da ayda yılda bir misafir gibi gelip gidenler Anlaşılan hala Brüksel’de sanıyorlar kendilerini. İlimize gelen bakanlardan, bürokratlardan rahatsız olmuşlar. Hayırdır, neden rahatsız oldunuz? Yeni yatırım ve projelerle Aydınımıza hizmet gelecek olması mı rahatsız etti sizi; yoksa bu hizmetlerle birlikte bir dahaki seçimlerde kendinizi göremeyeceğiniz endişesi mi sardı içinizi" diye konuştu. Aydın’a kazandırılacak projelere dikkat çeken Başkan Arıkan, "Hemşehrilerimiz kentsel dönüşümle güvenli konutlara kavuşacak; güçlenen ulaşım altyapımız sayesinde sevdiklerine daha rahat ulaşacak. Sosyal belediyeciliğimizi daha da güçlendirerek kadınlarımıza, çocuklarımıza ve engellilerimize yeni hizmet merkezleri kazandıracağız. Biz taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz" dedi. Söke Belediye Başkanı Arıkan açıklamasında, "Bizler yedi yirmi dört bu şehirde yaşıyoruz. Bu güzel şehrin insanıyla, çarşısıyla, ovasıyla, köylüsüyle hemhal olarak hizmet etmeye çalışıyoruz. Bizler Aydın’ın hizmetkarlarıyız; hemşehrilerimizle bir ve beraberiz" ifadelerine yer verdi.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:45
Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu
Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:30
Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor
Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:02
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor"
Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) geleneksel "Basın Sohbetleri" programının ekim ayı konuğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir oldu. Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in günden güne kilo verdiğini ve bağışıklığının düştüğünü belirterek, "İnsani durumlar gözetilmeli" dedi. AGC lokalinde gazetecilerle bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumu, yürütülen soruşturma süreci ve belediyedeki görev değişiklikleri hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Özdemir, "Kolay bir süreçte göreve gelmedik. Çok sayıda soruşturma ve denetimle karşılaştık ama buna rağmen ekip olarak kaos yaşanmadı. Muhittin Başkanımıza sonuna kadar inandık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama hizmette bir gün bile geri kalmadık" diye konuştu. Muhittin Böcek hakkındaki soruşturmaya ilişkin Özdemir, gizlilik kararına dikkat çekerek, iddiaların medyada çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Özdemir, "Soruşturmanın bir gizlilik kararı var. Biz dosyadaki suçlamaları bilmiyoruz. Ancak basından çok şey öğreniyoruz. Bazı iddialar, itibar suikastına dönüşmemeli. Başkanımız geçmişte birçok denetimden geçti ve hiçbir zaman soruşturulmaktan kaçmadı. Biz de her soruya yanıt verecek güçteyiz" dedi. "Başkanımızın sağlık durumu ciddiyetini koruyor" Böcek’in sağlık durumunun hassas olduğunu belirten Özdemir, tutuksuz yargılanma çağrısında bulunarak, "Muhittin Böcek 63 yaşında, 14 ilaçla hayatta kalıyor. Antalya’nın nemli sıcağında tansiyon hastası olarak zor bir süreç geçiriyor. 27 yıllık belediye başkanlığı geçmişi olan biri. Bu nedenle insani durumlar gözetilmeli. Başkanımız günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" ifadelerini kullandı. "Meclis, milletin kürsüsüdür" Büyükşehir Meclisi’nde yaşanan son gerginliklere de değinen Özdemir, "Meclis tartışmaların değil, kentin sorunlarının konuşulduğu yerdir. Oy kullansa da kullanmasa da herkes sorumludur. Meclisi terk etmek doğru değildi. Siyaset kentin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı. Basında yer alan "yaprak dökümü" iddialarına yanıt veren Özdemir, belediyede ayrılıkların karşılıklı anlayışla gerçekleştiğini ifade ederek, "ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt yıllarca bu kente hizmet etti. Ayrılıklar karşılıklı anlayışla, nezaketle yürütülüyor. Hiçbir çalışma arkadaşımızla sıkıntı yaşamadık" dedi. "29 Ekim’de Candan Erçetin sahnede" Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarını yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı’nda Candan Erçetin konseriyle tüm Antalyalıları buluşturacağız. Cumhuriyet’in 101. yılını büyük bir coşkuyla kutlayacağız" dedi.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 19:00
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir: "Muhittin Başkan günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor"
Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) geleneksel "Basın Sohbetleri" programının ekim ayı konuğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir oldu. Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in günden güne kilo verdiğini ve bağışıklığının düştüğünü belirterek, "İnsani durumlar gözetilmeli" dedi. AGC lokalinde gazetecilerle bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumu, yürütülen soruşturma süreci ve belediyedeki görev değişiklikleri hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Özdemir, "Kolay bir süreçte göreve gelmedik. Çok sayıda soruşturma ve denetimle karşılaştık ama buna rağmen ekip olarak kaos yaşanmadı. Muhittin Başkanımıza sonuna kadar inandık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama hizmette bir gün bile geri kalmadık" diye konuştu. Muhittin Böcek hakkındaki soruşturmaya ilişkin Özdemir, gizlilik kararına dikkat çekerek, iddiaların medyada çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Özdemir, "Soruşturmanın bir gizlilik kararı var. Biz dosyadaki suçlamaları bilmiyoruz. Ancak basından çok şey öğreniyoruz. Bazı iddialar, itibar suikastına dönüşmemeli. Başkanımız geçmişte birçok denetimden geçti ve hiçbir zaman soruşturulmaktan kaçmadı. Biz de her soruya yanıt verecek güçteyiz" dedi. "Başkanımızın sağlık durumu ciddiyetini koruyor" Böcek’in sağlık durumunun hassas olduğunu belirten Özdemir, tutuksuz yargılanma çağrısında bulunarak, "Muhittin Böcek 63 yaşında, 14 ilaçla hayatta kalıyor. Antalya’nın nemli sıcağında tansiyon hastası olarak zor bir süreç geçiriyor. 27 yıllık belediye başkanlığı geçmişi olan biri. Bu nedenle insani durumlar gözetilmeli. Başkanımız günden güne kilo veriyor, bağışıklığı düşüyor" ifadelerini kullandı. "Meclis, milletin kürsüsüdür" Büyükşehir Meclisi’nde yaşanan son gerginliklere de değinen Özdemir, "Meclis tartışmaların değil, kentin sorunlarının konuşulduğu yerdir. Oy kullansa da kullanmasa da herkes sorumludur. Meclisi terk etmek doğru değildi. Siyaset kentin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı. Basında yer alan "yaprak dökümü" iddialarına yanıt veren Özdemir, belediyede ayrılıkların karşılıklı anlayışla gerçekleştiğini ifade ederek, "ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt yıllarca bu kente hizmet etti. Ayrılıklar karşılıklı anlayışla, nezaketle yürütülüyor. Hiçbir çalışma arkadaşımızla sıkıntı yaşamadık" dedi. "29 Ekim’de Candan Erçetin sahnede" Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarını yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Cumhuriyet Meydanı’nda Candan Erçetin konseriyle tüm Antalyalıları buluşturacağız. Cumhuriyet’in 101. yılını büyük bir coşkuyla kutlayacağız" dedi.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 17:53
AESOB Başkanı Dere: "Esnafın gelişimini ve sürdürülebilirliğini desteklemeye devam ediyoruz"
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, vergi düzenlemeleri, denetim süreçleri ve yapay zeka destekli yeni "KURGAN" sistemi ele alındı. Esnafın talepleri doğrudan ilgili kurumlara iletildi. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ev sahipliğinde, Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, Gelir İdaresi Grup Müdürleri Bayram Alkan ve Özer Aslan, Denetim Koordinasyon Müdürü Ramazan Özen, Gelir Uzmanı Mustafa İpek ile Merkez Oda Başkanlarının katılımlarıyla geniş kapsamlı bir istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıda; son yayımlanan vergi düzenlemeleri, Antalya genelinde yürütülen mali denetimler, basit usul mükelleflerle ilgili güncellemeler, KDV oranları ve 1 Ekim 2025 itibarıyla uygulamaya alınan "KURGAN" sistemi hakkında detaylı değerlendirmelerde bulunuldu. AESOB’un öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı; soru cevap şeklinde ilerleyerek esnaf ve sanatkarların mali konularda yaşadığı sorunların, taleplerin ve çözüm önerilerinin ilgili kurumlarla doğrudan paylaşılmasına imkan sağladı. Merkez Oda Başkanları, sahadan gelen güncel sorunları ve esnafın beklentilerini doğrudan ilgili kurum temsilcilerine aktarma imkanı buldu. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, toplantının esnaf camiası ile kamu kurumları arasındaki iletişimi güçlendirdiğini belirterek, esnafın mali yükümlülüklerinde yaşadığı sorunların çözümüne yönelik iş birliğinin devam edeceğini ifade etti. Esnafın sürdürülebilirliği Türkiye ekonomisinin güvencesi Başkan Adlıhan Dere, yaptığı açılış konuşmasında esnafın sürdürülebilirliğini destekleyen her adımın Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağladığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Son hızıyla esnafın gelişimini ve sürdürülebilirliğini desteklemeye devam ediyoruz. Bizler de oda başkanlarımızdan gelen talepleri sizlere aktardık. Denetimlerin, kayıtlı esnaftan ziyade kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeleri kayıt altına almayı hedeflemesi gerektiğini vurguladık. Bir yanda Kahramanmaraş merkezli depremler, diğer yanda doğal afetler ve çevremizde süregelen savaşlar nedeniyle ekonomimiz ciddi anlamda etkilendi. Bu süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinesinde 81 ilde denetim çalışmaları başlatıldı. Tüm bu gelişmeler ışığında, bizler AESOB olarak hem esnafımızın yükünü hafifletmek hem de mevzuatlara uyum sürecinde rehberlik etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Yapay zeka destekli denetimlerde yeni dönem Yeni devreye alınan "KURGAN" sistemine de değinen Başkan Dere, sistemin yapay zeka destekli analizlerle ticari faaliyetleri değerlendirdiğini, ancak esnafın bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için gerekli bilgilendirme ve eğitim süreçlerinin önem taşıdığını vurguladı. Birkaç ay önce esnafların basit usulde defter tutma sistemine getirilen karar çerçevesinde konuşan AESOB Başkanı Dere, "Buna göre birçok esnafımızın gerçek usule geçmesi durumu söz konusu. Bu konuda da Türkiye genelinde ve Konfederasyonumuz aracılığıyla gerekli görüşmeleri yaptık. Esnafın, ekonomik şartları farklılık gösterdiği için geçiş sürecinin kademeli olarak yürütülmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Esnaf olmak alın teri gerektirir" Antalya İl Defterdarı İlhan Karayılan ise toplantıda yaptığı konuşmada, esnaf olabilmenin köklü bir alın teri gerektirdiğine işaret ederek, "Esnafımızın uzun bir geçmişi var. Tacir dediğimiz insanların çoğu esnaflıktan büyüyerek o seviyeye geçmiş insanlar. Esnaf kavramı bizim için çok önemli. Esnaf börek de yapıyor satıyor, simit de yapıp satıyor. Ayakkabı tamiri de yapıyor. Elektrik işleri de yapıyor, araç taşıyor. Esnafın bütün bunları alnının teriyle emeğiyle kazancını elde ettiğinin farkındayız. Esnafımız sabah gidip dükkanı açıp gece yarılarına kadar dükkanda satışını yapıyor. Tüm bunlar kolay meslekler değil" sözlerine yer verdi. Denetim süreci stratejilerine de değinen Karayılan, "Denetimlerde hem ölçek bazlı hem de vergiye gönüllü uyum bazlı bir strateji ile hareket ediyoruz. Gönüllü uyum seviyesi yüksek bir mükellefimiz ile gönüllü uyum seviyesi düşük bir mükellefi denetim sürecinde ayrı strateji ile değerlendiriyoruz" dedi. KURGAN ile dijital dönüşüm İl Defterdarı İlhan Karayılan, turizm ve hizmet sektöründeki talep artışının, kayıt dışı faaliyetler ile kayıtlı esnaf arasındaki rekabet dengesini etkilediğini vurguladı. Söz konusu toplantının hem mali süreçler ve denetimler hakkında bilgilendirme hem de güncel düzenlemelerle ilgili soru-cevap fırsatı sağladığını ifade eden Karayılan, denetim süreçlerinin hem planlı hem de ihbar üzerine yürütüldüğünü, amacın cezai yaptırımdan çok esnafın bilgilendirilmesi ve rehberlik edilmesi olduğunu dile getirdi. Karayılan, KURGAN istemi hakkında konuşarak, "Bu uygulama, işletmelerin ticari faaliyetlerini dijital ortamda analiz eden bir model. Özellikle riskli işlemleri tespit etmeye yönelik başarılı şekilde yürütülüyor. KURGAN, esnaf için önemli bir dijital dönüşüm adımı olduğu kadar; esnafı doğru bilgilendirmekle de daha uyumlu işleyeceğini düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. AESOB liderliğinde gerçekleştirilen istişare toplantısı, TESK Genel Başkan Vekili Adlıhan Dere’nin İl Defterdarı Karayılan’a hediye takdim edip katılımcıların toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
15 Ekim 2025 Çarşamba - 17:31
Bakan Memişoğlu: "TÜRKÖK aracılığıyla bugüne kadar 7 bin 500’den fazla hastamıza uygun kök hücre sağlanmıştır"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "TÜRKÖK aracılığıyla bugüne kadar 7 bin 500’den fazla hastamıza uygun kök hücre sağlanmıştır" dedi. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK), 10’uncu yılında ‘TÜRKÖK 10 Yaşında: Hasta-Donör Buluşması Etkinliği’ düzenledi. Etkinlikte yasal olarak 2 yıl boyunca birbirini görmeyen, tanımayan, sadece TÜRKÖK aracılığıyla mektuplaşabilen 17 hasta ve donör ilk kez bir araya geldi. Programın açılışında konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TÜRKÖK’ün kemik iliği bankası olarak hizmet verdiğini hatırlatarak, amaçlarının ülkede ve dünyada kemik iliği nakline ihtiyaç duyan hastalara en uygun kök hücreyi bulmak ve ulaştırmak olduğunu vurguladı. Bakan Memişoğlu, "18-35 yaş arasındaki vatandaşlarımız Kızılay merkezlerine giderek gönüllü olarak kan veriyor. Bir hastayla doku uyumu sağlandığında biz hemen bağışçımızla iletişime geçiyor ve süreci başlatıyoruz. Hastamıza uygun bağışçı yurt dışında bulunduğunda ise TÜRKÖK aracılığıyla uluslararası bağışçı ağına ulaşıyor, hücresel ürünü güvenle ülkemize getiriyoruz. Ankara ve İstanbul’daki Kemik İliği Bankalarımızda bu süreci büyük bir titizlikle yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. "TÜRKÖK aracılığıyla bugüne kadar 7 bin 500’den fazla hastamıza uygun kök hücre sağlanmıştır" TÜRKÖK’ün Dünya Kemik İliği Donörleri Birliği’ne dahil olduğunu söyleyen Memişoğlu, "2016 yılında TÜRKÖK, 56 ülkenin üye olduğu Dünya Kemik İliği Donörleri Birliği’ne dahil olmuştur. 1 milyon 200 bin gönüllü bağışçımızla dünyanın 7’nci büyük kemik iliği bankası konumuna ulaşmış durumdayız. Bu tablo, Türk milletinin vicdanını, merhametini ve paylaşma kültürünü en güzel şekilde yansıtmaktadır. TÜRKÖK aracılığıyla bugüne kadar 7 bin 500’den fazla hastamıza uygun kök hücre sağlanmıştır" açıklamasında bulundu. "Kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibidir" Bu etkinlikle donörlerin ve hastaların ilk kez buluştuğunu aktaran Bakan Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bağışçılarımız ve hastalarımız, iki yıl boyunca birbirlerini hiç görmeden yalnızca mektupla iletişim kurdular. Satır aralarına umutlarını, dualarını ve minnettarlıklarını yazdılar. Bugün ise o mektupların oluşturduğu bu özel bağı hep birlikte göreceğiz. Bu an burada bulunan herkesin hafızasında uzun yıllar boyunca unutulmayacak bir anı olarak kalacak. Hayat paylaşıldıkça büyür, iyilikse çoğaldıkça anlam kazanır. Bir canın nefesi, bir başka canın duası karşılığında insanlık yeniden doğar ve biz biliyoruz ki kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibidir." Bakanlık olarak organ bağışı konusunda büyük bir dönüşüm başlattıklarını vurgulayan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Diğer yandan, Bakanlık olarak organ bağışı konusunda da büyük bir dönüşüm başlattık. Artık vatandaşlarımız e-Devlet üzerinden tek tıkla organ bağışında bulunabiliyor. Yeni düzenlemeyle bağışçının iradesi, vefatından sonra da geçerli olacak. Ayrıca organı nakledilen bağışçının birinci derece yakınları da öncelik olarak organ bağışına sahip olacak. Yine bu anlayışla 4 Eylül’de yayımladığımız yönetmelikle ‘Ulusal Doku ve Hücre Bankacılığı’ sistemini hayata geçirdik. Bu sistemle hastalarımızın doku ve hücre ihtiyacını yerli üretimle karşılamayı hedefliyoruz. Ülkemizde kurulacak Hücre ve Doku Ürünleri Üretim Merkezleriyle gen, kök hücre ve doku mühendisliği temelli ileri tedavi ürünleri artık Türkiye’de üretilebilir hale geldi. Böylece hem üretim kapasitemiz artacak hem de ülkemiz bu alanda bölgesel bir merkez konumuna yükselecek. Ülkemizde halen 32 bin 500 vatandaşımız maalesef organ nakli bekliyor. Gelin, hiç tanımadığınız birine umut olun."
15 Ekim 2025 Çarşamba - 17:24
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kadın ve gençlik dernekleri temsilcilerini dinledi
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, son toplantısında kadın ve gençlik dernekleri temsilcilerini dinledi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumun farklı kesimlerini temsil eden sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini dinlemeye devam ediyor. Komisyonda Türkiye Gençlik Vakfı, Milli Türk Talebe Birliği, Anadolu Gençlik Derneği, Genç Barış İnşacıları Derneği ve Gençlik Örgütü Forumu temsilcileri dinlendi. Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan, bu yıl içerisinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 2 bin gençle yüz yüze görüşerek anket çalışması yaptıklarını belirtti. Turhan, "’Kürt meselesini nasıl algıladıklarını sorduk? Gençlerin yarısı yani yüzde 59,8’i, ’Türkiye’de önemli bir Kürt meselesi vardır’ diyor. Bu sorunun inkarla değil gerçekle yüzleşmeyle çözülebileceğini gösteriyor. Bir diğer soru ise, ’Temel sorunlar nedir?’ Katılımcılara göre meselenin yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını, adalet, özgürlük ve eşitlik zemininde çözülmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu taleplerin karşılığının ancak hak merkezli bir çözümle mümkün olduğunu ifade ediyorlar. Yine, ’Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna ise katılımcıların değerlendirmelerinde halkın çözüm için umudu fazla ama doğru sonuçlanacağına dair tereddütlerin olduğunu ortaya koyuyor. Toplumun beklediği şey, inanın ki yeni bir çözüm değil, samimi, ilkeli, inanç temelli bir helalleşme sürecinin olmasıdır. Bu ankette gençlerin yüzde 28’i süreçten mutlu olduğunu, yüzde 11’i kararsız, yüzde 26’sı inanmadığını, yüzde 8,4’ü inandığını, yüzde 25,4’ü ise faydalı olduğunu ifade ediyor" şeklinde konuştu. Genç Barış İnşacıları Derneği temsilcisi Rona Şenol, gençlerin ’Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili somut beklentilerinin olduğunu kaydederek, "Şimdiye kadar MHP Lideri Devlet Bahçeli, cesur çıkışlarıyla bu sürecin itici gücü ve arkasındaki en güçlü siyasi irade oldu. Öcalan ile İmralı’da yapılan görüşmeler, İmralı Heyeti’nin Cumhurbaşkanı ile görüşmesi bu irade ile paralel gelişmeler. Fakat geldiğimiz aşamada toplumun beklentisi; iktidar yeşil ışık yakmanın ötesine geçerek somut adımlar atmalı. Bu adımlar atılmadıkça toplumun desteği kırılgan hale geliyor" diye konuştu. Türkiye Gençlik Vakfı Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, Anadolu coğrafyasının binlerce yıllık bir medeniyete ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, "Tarihsel süreç içerisinde bu topraklarda farklı paradigmalar oluşuyor. Bu paradigmalar yanında maalesef tek tipleşmeyi gerektiriyor. Oysa biz Türkiye’nin geleceğini inşa ederken bize gerekenin sadece tek tipleştirmek değil, ortak paydalarda buluşmak gerektiğini düşünüyoruz. Bu ortak paydanın da bizi bir arada tutan milli ve manevi değerler olduğunu düşünüyoruz. Ve inanıyoruz ki bu değerlerin en kapsayıcı zemini ve en birleştirici zemini İslam ahlakıdır. Bu payda üzerine kurulan bir kardeşlik iklimi farklılıklarımızı tehdit olarak değil, zenginlik haline getiriyor" ifadelerini kullandı. Gençlik Örgütü Forumu Genel Koordinatörü Hasan Oğuzhan Aytaç, gençlerin ’Terörsüz Türkiye’ süreci ve komisyon çalışmalarına inanmadığını savunarak, gençler ile siyaset kurumu arasındaki güven ilişkisinin bittiğini iddia etti. Aytaç, "Komisyona önereceklerimiz, gençlerin süreçten etkilenen değil, süreci bizzat kurgulayan ve özne olduğu bir yaklaşıma dayanacaktır" şeklinde konuştu. Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarı, derneğin her türlü bölücülük, kardeş kavgası ve kimliksizliğe karşı mücadele ettiğini söyleyerek şöyle devam etti: "Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca güvenlik politikaları oluşturmak değil, toplumun her katmanında yeniden inşa edilmesi gereken bir bilinç meseledir. Bizler inanıyoruz ki terörle mücadele sadece silahla değil bilinçle, güçle değil ahlakla, güvenlik tedbirleriyle değil toplumsal dayanışmayla kazanılır. İşte tam da tarif ettiğimiz dayanışmayı ortaya koymak için yöntemleri konuşmak, engelleri aşmak ve neticede milletimizin sırtına küfe olan bu problemi kökten çözmemiz gerekiyor. Dünyanın göz bebeği bir coğrafyada konuşuyoruz. Bu coğrafyayı değerli kılan en büyük etmen taşına, toprağına ekilen kardeşlik tohumlarıdır. Gücümüzü dayandırdığımız bu zenginlik ve birliktelik çeşitli şer odaklarının hedefi olmuş ve bu topraklara nifak tohumları ekilmeye çalışılmıştır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder