Yerel Haberler
Malatya
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:51 İNÜFEST 2026 ödülleri sahiplerini buldu İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen İNÜFEST Bilim ve Teknoloji Festivali, öğrencilerin farklı alanlarda geliştirdiği projeleri sergilemesinin ardından düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Ödül törenine; İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Vatan Karakaya, dekanlar, akademik ve idari personel katıldı. Festivalin kapanış programı, genç istihdam hamleleri kapsamında gençlere yönelik hazırlanan animasyon filminin izlenmesiyle başladı. Film gösteriminin ardından İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat bir konuşma yaptı. Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, büyük bir heyecanla başlayan İNÜFEST 2026’nın üniversite için giderek önemli bir marka değerine dönüştüğünü ifade etti. Bu yıl festivale yoğun bir başvuru yapıldığını belirten Rektör Akpolat, 296 proje başvurusundan 164’ünün sergilenmeye hak kazandığını söyledi. İNÜFEST’in temel amacının gençlere teknoloji ve inovasyon kültürünü kazandırmak olduğunu söyleyen Akpolat, "Burada fikirler büyüdü, hayaller şekillendi. Emek ve projeler görünür hale geldi. Bilimle yoğrulan çabaların, umutla beslenen hayallerin ve üretimle anlam kazanan fikirlerin nasıl güçlü bir değere dönüştüğüne hep birlikte tanıklık ettik. Artık dünyada söz sahibi olmanın yolu bilgi üretmekten, üretilen bilgiyi teknolojiye dönüştürmekten geçmektedir. Bilginin tüketicisi değil üreticisi olmak zorundayız." şeklinde konuştu. Bilim ve teknolojinin ülkelerin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Akpolat, "Burada gördüğümüz tablo ülkemizin bu yolda ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Pırıl pırıl gençlere sahip olduğumuzu bir kez daha görmüş olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu tam bağımsız Türkiye ve Milli Teknoloji Hamlesi Türkiye Yüzyılı vizyonuna tam uyacak bir şekilde bugün sizlere olan güvenimizi bir daha ispat ettiniz ve geleceğe olan umutlarımızı yeşerttiniz" diye konuştu. Akpolat, öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulunarak sözlerini tamamladı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:30 Yeşilyurt’ta 8. taziye evi Yakınca Mahallesinde inşa edilecek Yeşilyurt Belediyesi ile hayırsever iş insanları Faruk Tuttokmağı ve Zeynep Tuttokmağı tarafından Yakınca Mahallesinde yapılacak olan yeni taziye evi için iş birliği protokolü imzalandı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in makamında düzenlenen protokol törenine, hayırsever aile adına vekâleten Faruk Sarıgül katıldı. İmzalanan protokol kapsamında Yakınca Mahallesinde inşa edilecek taziye eviyle birlikte Yeşilyurt’ta hizmete sunulan taziye evi sayısı sekize yükselecek. "Yakınca’ya modern bir taziye evi kazandıracağız" Toplumsal dayanışma kültürünün güçlendirilmesine katkı sağlayacak projelere büyük önem verdiklerini ifade eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, vatandaşların özellikle acı günlerinde bir araya gelip taziyelerini kabul edebilecekleri modern yaşam alanları oluşturmaya devam ettiklerini söyledi. "Hayırseverlerimizin örnek davranışını takdirle karşılıyoruz" Taziye evlerinin sadece bir yapıdan ibaret olmadığını vurgulayan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "İki yıl önceki seçim sürecinde, ilçemizi modern taziye evleriyle buluşturacağımızın sözünü vermiştik. Vatandaşlarımızın yazın sıcakta, kışın ise soğuk hava şartlarında taziye kabul etmek zorunda kalmalarının önüne geçeceğimizi ifade etmiştik. Taziyelerin çadırlarda yapılmasına son vermek amacıyla, hayırseverlerimizin destekleriyle önemli adımlar attık. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren, toplumumuzun köklü değerlerinden biri olan dayanışma ve paylaşma kültürünü yaşatacak sosyal projelere büyük önem verdik. Bu kapsamda, hemşehrilerimizin acı günlerinde yakınlarıyla birlikte huzurlu, düzenli ve nezih ortamlarda bir araya gelebilmeleri için ilçemizin farklı bölgelerinde modern taziye evleri inşa ediyoruz. Belediye olarak arsa tahsisini gerçekleştiriyor, otopark ve çevre düzenlemelerini yapıyoruz. Hayırsever vatandaşlarımız da taziye evlerinin yapımını üstleniyor. Bugüne kadar iki taziye evimizi hizmete sunduk. Hedefimiz, ilçemize toplam 15 taziye evi kazandırmaktır. Yakınca Mahallemizde yapımına başlanacak bu yeni taziye eviyle birlikte ilçemizdeki taziye evi sayısı sekize ulaşacaktır. Bu anlamlı projeye destek veren kıymetli hayırseverlerimiz Faruk Tuttokmağı ve Zeynep Tuttokmağı’na teşekkür ediyor, katkılarının toplumumuz adına örnek bir dayanışma örneği olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Başkan Geçit, Yeşilyurt’un sosyal yaşam standartlarını yükseltecek yatırımları kamu kurumları, hayırseverler ve vatandaşlarla iş birliği içerisinde sürdürmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi. "Anlamlı bir projeye katkı sunmaktan onur duyuyoruz" Hayırsever aile adına protokol törenine katılan Faruk Sarıgül ise, böylesine anlamlı bir hizmete katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, taziye evinin Yakınca Mahallesine hayırlı olması temennisinde bulundu. İmza törenine katılan Yakınca Mahalle Muhtarı Mevlüt Tunç ise, Taziye Evinin mahalleye kazandırılmasında destek sunan Yeşilyurt Belediyesine ve hayırsever iş insanları Faruk Tuttokmağı ve Zeynep Tuttokmağı’na teşekkürlerini sundu. Yakınca Mahallesinde inşa edilecek taziye evinin, modern mimarisi ve fonksiyonel kullanım alanlarıyla mahalle sakinlerinin önemli bir ihtiyacına cevap vermesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:05 Başkan Sami Er: "Yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, hayata geçirdikleri ve kaynağı bulunarak, planlanan projelerle birlikte geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini söyledi. Battalgazi Belediyesi Yeşilçam Sosyal Tesisleri’nde Battalgazi Muhtarlar Derneği Başkanı Abdulvahap Ortaç ve dernek üyeleriyle bir araya gelerek istişarelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er Malatya’da ciddi, kıymetli ve kayda değer işler yaptıklarını söyledi. "Geleceğin Malatya’sını oluşturuyoruz" Sadece depremin yaralarını sarmadıklarını aynı zamanda geleceğin Malatya’sını da inşa ettiklerini aktaran Başkan Er, "Yolarıyla, bulvarlarıyla, yeşil alanlarıyla yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz. Allah, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği olmasaydı bu işler hızlı yürümez ve bu seviyede olmazdı. Deprem bölgesine hiçbir kısıtlama yapmadı. Tasarruf tedbirlerine rağmen kaynakları verdi. Malatya Valimizin duruşu, bizim TOKİ’deki tecrübemizle işlerimiz hızla çözüldü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum göreve geldiğimde bana ‘Sen işin merkezinde ol’ dedi. Biz işi ele aldık, valimizle birlikte 3 ay içerisinde bütün rezerv alanları ilan ettik. Plan, proje ihalelerimizi yaptık. Üç ayda organize olduk, bir yılda binalar yükseldi. Yeşilevler 8 ayda tamamlandı" dedi. "35 milyar liralık altyapı yatırımı yapıyoruz" Yeniden imar ve inşa faaliyetlerinin sürdüğü Malatya’da 35 milyar liralık altyapı yatırımı yaptıklarına dikkati çeken Başkan Er, "Şebekenin tamamı değişiyor. İkizce’de 2,5 milyar liraya mal olan kolektör ve ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Orada çıkan suyu tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Yine oradan çıkan çamuru kurutup değerlendireceğiz. Eskimalatya’daki ikinci arıtma projemiz onaylandı. O suyu da tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Organize sanayi bölgesindeki arıtmayı da düzelteceğiz. Çevreyle ilgili çok önemli proje ve yatırımlarımız var. Malatya’da hiçbir atık su arıtılmadan deşarj edilmeyecek. Kapıkaya’da çöp döküm yeri noktasında ihalemizi yaptık. Fransa Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız 10 milyon EURO kaynakla enkaz ayrıştırmasını gerçekleştiriyoruz" bilgisini paylaştı. "Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak" Malatya’da yol ağlarında ciddi çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Kışla Caddesi’nin genişliğini 30 metreye çıkardık. Fuzuli Caddesi’nde yapılan çalışmaya müdahale ettik. Bir gidiş bir geliş olarak planlanan cadde iki gidiş iki geliş olacak. Raylı sistem projesi Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylandı. Kuzey ve Güney Kuşak yollarını bitirdik, ikinci etaplarına başlıyoruz. Beylerderesi’nde ikinci bir viyadük çalışmamız var. Kaynağını bulduk, çalışma başladı. Bunun yanında alternatif bir yol yapıyoruz. İkizce’den konutlar arasından çıkıp, Adıyaman yoluna bağlanacak. Malatya kuşak yollarıyla rahatlayacak. Kuzey Çevre Yolu da bu sene bitecek. Şehir merkezinde de yeni yol akslarımız var. Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak. 122 otobüsü sisteme kattık. Elektrikli otobüsler alacağız. Akülü otobüslerle Malatya’nın ulaşımını sağlayacağız" diye konuştu. "Çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz" Malatya’ya yeni bir su kaynağı kazandıracaklarına dikkati çeken Başkan Sami Er, "Malatya’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Kaptaj’da su debisi 3 bin 500 litreden 2 bin 100 litreye düştü. 500 litre su ilave ettik ama depremde kesilme riskini gördük. Malatya’ya yeni bir su kazandırılması lazım. 75 milyon EURO bir kaynak bulduk. Malatya’ya çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz. Fırat Havzası’ndan alıp İnderesi’nde büyük bir arıtma yaparak, alternatif suyu şehrimize kazandıracağız" diye konuştu.
’Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri semineri düzenlendi
17 Nisan 2025 Perşembe - 09:17 ’Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri semineri düzenlendi Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde "Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri" konulu seminer düzenlendi. Seminer, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Gündüz, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yıldırım, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, Fırat Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisi Birim Koordinatörü İsa Telimen, Malatya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkan Vekili Osman Engin, Ziraat Mühendisleri Odası Müdür Yardımcısı Ekrem Öztürk, Battalgazi İlçe Müftüsü Dr. Hüseyin Vuruşkan, çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ın günün anlam ve önemine yönelik konuşmalarında, "12 Nisan’da Türkiye’de bir zirai don faciasıyla karşı karşıya kaldık. Bu nedenle son günlerde gündem maddemiz, yaşanan bu zirai donda Türkiye’nin tarımsal anlamda üretiminde yaşanan zorluk ve sıkıntıların ortaya çıkardığı etkileri konuşuyoruz. Üretiminden ticaretine kadar tarımın her aşamasında görev alan herkese tekrardan çok geçmiş olsun. Son 150 yılın en büyük zirai don faciasını yaşadık. Zor bir süreç ancak bu süreçte hep beraber üniversitelerimiz, hocalarımızın bilgi birikimiyle arazide yaşadığımız zorlukları saracağız ve önümüzdeki yıla hazırlık yapacağız" ifadelerine yer verdi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, "12 Nisan’da yaşadığımız bu zirai don sonrasında gündemimizde de yer alan konu hakkında Prof. Dr. İbrahim Atalay hocamız sunumlarını gerçekleştirecekler. Prof. Dr. İbrahim Atalay hocamız çok iyi bir Malatyalı. Kendisinin yurt dışında çok yüksek akademik kariyer ödülleri var. Türkiye’nin coğrafyasını uluslararası platforma taşıyan bir hocamız. Yaşadığımız bu zirai donun ilimiz ve ülkemiz için ekonomik ve sosyal anlamda çok büyük zararları oldu. Ancak yapılan incelemelerle çok büyük bir panik havasına gerek olmadığı söyleniyor. Tüm üreticilerimizin, gerekli mercilerden gelen açıklamaları bekleyerek, gelecekte bu zirai donun etkilerini öğrenmeyi beklemeliyiz. Bilinçle ve ortak bir şekilde hareket ettiğimizde olumsuzlukları olumluya çevirebileceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. İbrahim Atalay ise küresel ısınma ve iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerine yönelik sunumlarında Türkiye’deki güney ve kuzey cephelerinden, bu cephelerin yağış üretme ve düşürme potansiyeline dair bilgiler vererek, Türkiye hava atmosferinin sürekli bir değişim içerisinde olduğunu belirtti. Atalay, "Dünyada iklim değişmeleri var. Günümüzde mevsimler arasındaki değişikliklere iklim değişikliği demeyi tercih etmeyiz. Örneğin Orta Avrupa’da yağışta sıcaklık değişimi azken, bizim ülkemizde sıcaklıkta olmasa bile yağışlarda değişiklikler meydana gelir. Günümüzdeki iklim değişmelerinin temel sebebi karbondioksitten dolayı oluşan gazlardır. Sanayi devrimiyle birlikte havada karbondioksit artışı var. Bundan dolayı son 135 sene içerisinde dünyada sıcaklık bölgeden bölgeye değişmekle birlikte ortalama olarak bir derecenin üzerine çıktı. Bazı bölgelerde ise düşüş yaşandı. Bundan dolayı dünyada bir değişme var" şeklinde konuştu. Dünyada soğuk-kurak ve sıcak-nemli olmak üzere iki iklim olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Atalay, "Sıcaklık arttığında yağış artar. Türkiye’de yağış artışı söz konusu. Bizim yapabileceğimiz şey her türlü ihtimale karşılık hazırlıklı olmak. Kayısıyı çeşitlendirmemiz lazım. Öncelikle saha ekolojisini incelememiz lazım. Bilgi eksikliklerimizi kapatmamız lazım. Hangi alternatifleri kullanabileceğimizi değerlendirmemiz lazım" diye konuştu. Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri semineri, soru-cevap kısmının ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sadıkoğlu, Tarım Bakanı Yumaklı’ya kapsamlı dosya sundu
16 Nisan 2025 Çarşamba - 20:34 MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sadıkoğlu, Tarım Bakanı Yumaklı’ya kapsamlı dosya sundu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya zirai don hasarının tespiti için dosya sunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Zirai donun oluşturduğu hasarın ve ekonomik zararının giderilmesi ancak devletimizin kapsamlı destekleriyle mümkün olacaktır" dedi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 12 Nisan gecesi meydana gelen zirai don sonrası büyük zarar gören Malatya Kayısısında incelemeler yapmak üzere şehre gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya kapsamlı bir dosya sundu. Dosyada üreticilerin ve Malatya ekonomisinin göreceği zararın giderilmesi için talepler ve çözüm önerileri yer aldı. Başkan Sadıkoğlu’nun sunduğu dosyada, "İlimizin "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edilmesini talep ediyoruz. Don, yalnızca meyveleri değil, ağaçları bütüncül olarak etkiledi. Üreticimiz önümüzdeki en az 2 yıl bahçeleri için daha fazla bakım yapması gerekiyor. Bu sezonun borçları varken, yeniden gübre, ilaç, mazot, işçilik maliyetleri ile çiftçimizin baş etmesi mümkün değil. Bu kalemlerde azami destek sağlanmalıdır. Bir sonraki hasada yaklaşık 1,5 yıl var. Geliri kayısıya bağlı çiftçilerimiz bu dönemde ayakta kalabilmek için faizsiz ve uzun vadeli krediler sunulmalıdır. Üreticimizin tarımsal borçları en az 2 yıl ertelenmelidir. Ürün taahhütlerini / siparişlerini yerine getiremeyecek ihracatçı üyelerimizin karşılaşacağı yaptırım ve sorunların bertaraf edilmesi için ilgili bakanlıklarımız ve kurumlarımız tarafından gerekli destek sağlanmalıdır. Bu firmalarımıza bu süreci atlatabilmeleri için faizsiz / uygun koşullu kredi imkanları tanınmalıdır. Kayısıyla doğrudan ilgili zirai ilaç, gübre, çadır, branda, makine ekipman ve nakliye başta olmak üzere ilimizde kayısı üretimine bağlı tüm sektörler desteklenmelidir" şeklinde talepler yer aldı. Başkan Sadıkoğlu, sunduğu dosyadaki taleplerin tüm Malatya’nın talebi olduğunu vurgulayarak, "Sayın Bakanımıza şehrimize ziyareti ve konuya göstermiş olduğu hassasiyet için teşekkür ediyoruz. Tespitlerin en hızlı şekilde tamamlanarak, yaraları saracak kapsamlı desteklerin sunulmasını umut ediyoruz" dedi.
Bakan Yumaklı’dan Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne ziyaret
16 Nisan 2025 Çarşamba - 20:14 Bakan Yumaklı’dan Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne ziyaret Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Malatya’da zirai dondan etkilenmişti. Malatyalı çiftçilerin sorunlarını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ileterek Malatya’ya davet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ertesi gün zirai donun boyutlarını İstanbul ve Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletmişti. Malatya ziyareti kapsamında kayısı bahçelerinde saha taramasını yapan Bakan Yumaklı, daha sonra Malatya Valiliği’ne geçerek, bir toplantı düzenledi. Gerçekleştirilen toplantı sonrasında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret ederek bir süre görüştü. Ziyarette Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Abdurrahman Babacan, MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, ilçe belediye başkanları ile kalabalık bir heyet eşlik etti. Ziyaret sırasında çiftçilerin mağduriyetlerini ve zirai donun bahçelerdeki meyve ağaçlarına vermiş olduğu zararı Bakan Yumaklı’nın yerinde gördüğünü belirten Başkan Er, "Çiftçilerimizin yaşamış olduğu mağduriyeti önce Sayın Bakanımıza ileterek Malatya’mıza davet ettim. Hemen ertesi günü konuyu detaylı bir şekilde, gerek İstanbul’da gerekse de uçakla Ankara’ya giderken Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettim. Sağ olsunlar Sayın Bakanımız zirai dondan etkilenen 34 il içerisinde ilk ziyaretini ilimize gerçekleştirdi. Bu ilgisinden dolayı ayrıca kendilerine teşekkür ediyorum. İlgi ve desteklerinden dolayı başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Bakanımıza ve derdimizi dert edinen herkese tüm hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum" dedi.
Malatya’da yakın tarihin en şiddetli zirai donu yaşandı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 15:49 Malatya’da yakın tarihin en şiddetli zirai donu yaşandı Malatya’da yaşanan zirai don, kayısı başta olmak üzere birçok ürüne zarar verirken Prof. Dr. İbrahim Gezer, "Yakın tarihimizin en yıkıcı zirai donunu yaşadık" diyerek acil eylem planı çağrısında bulundu. İnönü Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Gezer, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde başta Malatya olmak üzere birçok ilde etkili olan zirai donla ilgili açıklamalarda bulundu. Gezer, yaşanan afetin yakın tarihin en yıkıcı zirai donu olduğunu belirterek, üreticilerin büyük zarar gördüğünü ifade etti. Prof. Dr. Gezer, söz konusu dönemde hem radyasyon donu hem de adveksiyon donunun aynı anda yaşandığını ve bu durumun çok nadir görüldüğünü kaydetti. Gezer, "Bu, Malatya’nın 1970’li yıllarda kayısı üretiminde liderliğe yükselmesinden bu yana görülen en yıkıcı don olayıdır. Şehrimiz ve ülkemiz adeta meyvesiz bir yıla giriyor" dedi. "İki don aynı anda yaşandı" İki yıl önce depremlerle sarsılan bölgenin bu kez çift yönlü bir zirai donla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Gezer, radyasyon donlarının gece toprağın ısısını kaybetmesiyle, adveksiyon donlarının ise dışarıdan gelen soğuk hava kütleleriyle oluştuğunu hatırlattı. Gezer, her iki donun aynı anda etkili olduğu bu tür olaylara karşı korunmanın neredeyse imkânsız olduğunu, sigorta dışında yapılabilecek çok az şey bulunduğunu belirtti. Zarar gören üretici sayısının on binleri bulduğunu belirten Gezer, "Bu üreticilerimizin çoğunun ciddi borç yükü altında olduğunu tahmin etmek zor değil. Yüz binlerce ailemiz geçim sıkıntısıyla baş başa kaldı" diyerek, kapsamlı bir eylem planı çağrısında bulundu. Gezer, etkilenen illerin afet bölgesi ilan edilmesini, banka borçlarının ertelenmesini, üreticilere faizsiz kredi verilmesini ve tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Gezer, açıklamasını "Büyük bir afet yaşadık ama hayat devam ediyor. Dayanışmayla yeniden ayağa kalkmalı, üretimimizi sürdürebilmek için gerekli desteği almalıyız" sözleriyle tamamladı.
Bakan Yumaklı: "Don zararı görülen bölgelerde tüm üreticilere destek sağlanacak"
16 Nisan 2025 Çarşamba - 14:59 Bakan Yumaklı: "Don zararı görülen bölgelerde tüm üreticilere destek sağlanacak" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, zirai dondan etkilenen üreticilere yönelik yaptığı açıklamada, "Sigortalı üreticilere ödemeler yapılacak, sigortasız üreticilerin giderleri karşılanacak" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye genelinde etkili olan zirai don olaylarının ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuyulu Mahallesi’nde dondan zarar gören kayısı bahçelerinde incelemelerde bulundu. Burada üreticilerle bir araya gelen Yumaklı, yaşanan afetin boyutlarını yerinde gözlemledi ve açıklamalarda bulundu. "İklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor" "İklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor" diyen Bakan Yumaklı, Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay’da, 10-14 Nisan tarihleri arasında ise başta Malatya olmak üzere birçok ilde meyve ağaçlarının büyük zarar gördüğü zirai don olaylarının yaşandığını belirtti. Yumaklı, ağaçların eksi 4 ila eksi 6 dereceye kadar olan sıcaklık düşüşlerini tolere edebildiğini ancak bu olayda sıcaklığın eksi 17 dereceye kadar düştüğünü ve mevcut teknolojinin bu seviyeye karşı koymakta yetersiz kaldığını vurguladı. "Fiziki şartlar elverdiği anda hasar tespit çalışmalarına başlandı" Meteoroloji uyarılarının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerinin sahaya indiğini belirten Yumaklı, üreticilerin kahvehanelerden alınarak tarlalara yönlendirildiğini ifade etti. Don olayının ardından, fiziki şartlar elverdiği anda hasar tespit çalışmalarına başlandığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Hasar tespit çalışmaları için fiziki şartların oluşması gerekir. Üzerinde kar ve buz bulunan alanlarda sağlıklı bir tespit yapılamaz" dedi. "Spekülatif açıklamalar ne üreticimize ne de üretimimize fayda sağlar" Yumaklı, sahadaki gözlemler dışında bazı kişilerin elinde veri olmadan spekülatif açıklamalar yaptığını belirterek, "Bu açıklamalar ne üreticimize ne de üretimimize fayda sağlar" diyerek bakanlık açıklamalarının esas alınması gerektiğini vurguladı. Stratejik ürünlerin etkilenip etkilenmediği konusunda da bilgi veren Yumaklı, "Hububat, baklagiller, yağlı tohumlar ve sebzelerle ilgili henüz zamanımız var. Bunlarla ilgili büyük bir sıkıntı gözükmüyor" dedi. Ancak meyve gruplarının ciddi şekilde etkilendiğini belirten Yumaklı, "Bir ilin içinde yüzde 80-90 oranında zarar gören bölgeler olduğu gibi, bazı yerlerde ise çok daha düşük oranlarda etkilendiği görüldü" ifadelerini kullandı. "Sigortalı üreticilere ödemeler yapılacak, sigortasız üreticilerin giderleri karşılanacak" Bakan Yumaklı, yaşanan zirai don olayının 2014’te yaşanan benzer bir durumdan farklı olduğunu belirterek, bu seferki donun büyük ölçüde meyve gruplarını etkilediğini söyledi. 34 ilde farklı oranlarda zarar tespit edildiğini açıklayan Bakan Yumaklı, tarım sigortasıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Yumaklı, "Sigortası olan üreticiler için hasar tespiti tamamlandıktan hemen sonra ödemeler yapılacak. Sigortası olmayan ancak ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin de giderleri hesaplanarak karşılanacak" dedi. "Ağaçların gelecek yıl tekrar verim verebilmesi için çalışmalar başladı" Tarım sigortasının poliçe bedelinin yüzde 70’inin devlet tarafından karşılandığını hatırlatan Bakan Yumaklı, Malatya’daki duruma özel olarak da değindi. Yumaklı, kayısı ağaçlarının ciddi zarar gördüğünü, ancak yaklaşık 50 bin ton kuru kayısı stokunun pazar açısından bir rahatlama sağladığını belirterek, "Bu ağaçların gelecek yıl tekrar verim verebilmesi için teknik çalışmalar başlatıldı" dedi. "Tarım sigortası ihmal edilmemeli" Yumaklı, kayısıda sadece bugünü değil, geleceği de planladıklarını ifade etti. "Tarım sigortası yaptırmak bir zorunluluk haline geldi. 5-10 yılda bir oluyor diye ihmal edilmemeli. Bir kez olduğunda zarar büyük oluyor" uyarısında bulunan Yumaklı, sigorta poliçelerinde yüzde 25-35’e varan indirimler ve koruyucu araçlar için devlet desteklerinin bulunduğunu hatırlattı. "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuya hassasiyetle yaklaşıyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuya hassasiyetle yaklaştığını belirten Yumaklı, durumu arz ettikten hemen sonra kendilerine gereken talimatların verildiğini ve devletin her zaman olduğu gibi üreticisinin yanında olduğunu vurguladı. "Bu afet yalnızca tarımsal değil, ekonomik bir etki de oluşturuyor" Malatya’nın kayısı üretimindeki yerine dikkat çeken Bakan, "Türkiye’nin kayısı üretiminin yarısı, ihracatının ise dörtte üçü Malatya’dan yapılıyor. Bu nedenle bu afet yalnızca tarımsal değil, ekonomik bir etki de oluşturuyor." dedi. Son olarak, devletin üreticinin emeğini korumak için gereken her adımı atacağını belirten Yumaklı, tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti ve bir kez daha tarım sigortasının önemini vurguladı. Bakan Yumaklı’ya Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Abdurrahman Babacan, Mehmet Fendoğlu ile yetkililer eşlik etti.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar: "Deprem bölgesindeki üniversitelerimizin yanındayız"
15 Nisan 2025 Salı - 14:53 YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar: "Deprem bölgesindeki üniversitelerimizin yanındayız" Malatya’da İnönü Üniversitesi’nin 50’nci yılı kutlamalarına katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Deprem bölgesindeki üniversitelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Malatya’da düzenlenen İnönü Üniversitesi’nin 50’nci kuruluş yıl dönümü programına katıldı. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende konuşan Prof. Dr. Özvar, hem Türkiye’nin yaşadığı deprem felaketine hem de Gazze ve Sudan gibi kriz bölgelerindeki öğrencilere yönelik desteklerine dikkat çekti. 6 Şubat 2022’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerden en fazla etkilenen illerden birinin de Malatya olduğunu belirten Özvar, "Deprem felaketi Malatya’daki iki üniversitemizi de derinden etkilemiştir. Akademisyenlerimiz, idari personelimiz ve öğrencilerimiz arasında hayatını kaybedenler, yaralananlar olmuştur. Yaşanan bunca yıkımı ve zorluğa rağmen devlet-millet dayanışmasıyla yaraları kısa süre içinde ve büyük ölçüde sarabilmek mümkün olmuştur" dedi. "Depremden etkilenen üniversitelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" YÖK olarak bütün imkanları ile ilk andan itibaren deprem bölgesindeki üniversitelerin ve öğrencilerin yanında olduklarını dile getiren Özvar, "Deprem bölgesindeki öğrencilere kendi illerindeki üniversitelere yerleşirken genel kontenjandan kesinti yapmaksızın yüzde 25 ek kontenjan tanınması, özel öğrencilik ve kayıt dondurma hakkının tanınması gibi uygulamaları hızlıca hayata geçirdik. Deprem bölgesinde yer alan, başta Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerimizdeki üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına ödenen geliştirme ödeneği oranı 18 ay için yüzde 250 olarak belirlenmiştir. Yükseköğretim Kurulu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün imkânlarımızla depremden etkilenen üniversitelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. İnönü Üniversitesi’nin yalnızca eğitim ve bilimsel üretimde değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde de Türkiye’nin ve dünyanın saygı duyduğu bir merkez haline geldiğini de ifade eden Prof. Dr. Özvar, "Tıp fakültesi ve kıymetli personelinin başarılarını büyük bir takdirle izlediğimizi ifade etmek isterim" dedi. "Filistin halkıyla, Gazze halkıyla birlikte olduğumuzu ifade etmek isterim İsrail’in Gazze’de eğitim kurumlarına da büyük hasar verdiğini dile getiren Özvar, "Bugün Gazze’de, Filistin’de İsrail, Filistin halkına büyük bir zulüm ve soykırım suçu işlemektedir. Gazze’de binlerce, on binlerce insan İsrail devletinin acımasız bombardımanı altında canlarını kaybetmekte, yaralanmaktadır. Bu zulümden değerli arkadaşlarım, sadece insanlar değil; insanların geçimini temin eden binalar, ticarethaneler, okullar, ibadethaneler ve üniversiteler de etkilenmektedir. Bu insanlık dramı dolayısıyla takip edebildiğimiz kadar Gazze’de pek çok rektör, dekan ve öğretim elemanı vefat etmiştir. Sadece vefatlar neticelenmemiş, pek çok üniversite eğitim ve öğretimine ara vermek zorunda kalmıştır. Eğitim öğretimden uzak, büyük bir mücadele verilmektedir. Bu vesileyle Filistin halkıyla, Gazze halkıyla birlikte olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim" diye konuştu. Filistin’de üniversitesini kaybetmiş ve öğrenim hakkını yitirmiş pek çok öğrenciye Türk üniversitelerinin kapılarını açtığını hatırlatan Özvar, "Şu an itibarıyla üniversitelerimizin imkânları ölçüsünde, Gazze’de zulüm görmüş, üniversitelerini kaybetmiş bir kısım öğrencilerimiz şu anda Türkiye’de eğitimlerine devam etmektedir. Sadece Gazze’de değil, Sudan’da iç karışıklıklar sebebiyle eğitim öğretimlerine devam edemeyen üniversitelerin sembolik bile olsa Türkiye’de ağırlanması kararı alınmıştır. Malatya, Niğde ve Konya’da bulunan üniversitelerimiz, Sudan’ın güzide üniversitelerinin bir kısmına ev sahipliği yapmaktadır. Sadece Gazze’de, Sudan’da değil, Suriye’de de aynı durumda olan öğrencilere kapılarımızı açtık. Bu vesileyle Gazze’de yaşanan soykırıma karşı sesini yükselten ve bundan dolayı üniversitelerinden atılmakla tehdit edilen veya atılan uluslararası bilim insanlarına ve öğrencilere de kapılarımızı açtığımızı bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim" şeklinde konuştu. Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararası öğrencilerin önemli rotalarından ve cazibe merkezlerinden biri haline geldiğini de ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık, yükseköğretim sistemimizi en iyi şekilde karakterize eden vasıflardan bir tanesidir" dedi. "Yapay zekâ ve yapay zekâya dayalı programları 80 üniversiteye birden açacağız" Yüksek Öğretim Kurulunun geçen sene başlatmış olduğu çok büyük bir kampanyanın olduğunu da hatırlatan Özvar, "Bildiğiniz üzere yapay zekâ ve yapay zekâya dayalı ön lisans ve lisans düzeyinde 17 ayrı programı 20 farklı üniversiteye açtık. Bu sene bu programları, kısmet olursa, 80 üniversiteye birden açacağız. Bu sene itibarıyla inşallah sağlık ve zirai alanda, yani tarım alanında da dijitalleşmeye ilişkin yeni programlar açacağımızı sizlere bildirmek isterim. Üniversitemizin gerek yapay zekâ, gerek ziraat, gerekse sağlıkta dijitalleşme programlarına ilişkin yeni çalışmalar geliştirmesini beklediğimizi ifade etmek isterim" diye konuştu. İnönü Üniversitesi’nin yarım asırlık geçmişinde yaklaşık 150 bin mezun verdiğini belirten Özvar, "Bilim, düşünce, sanat, sağlık, ekonomi ve toplumsal alanlarda ülkemizin kalkınmasında değerli katkılar vermiş bir üniversitedir. Mezunlarının ülkenin dört bir yanındaki görevleri, bu üniversitenin ne denli güçlü bir birikime sahip olduğunu bizlere göstermesi bakımından fevkalade önemlidir" şeklinde konuştu. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayan, İnönü Vakfı Başkanı ve İsmet İnönü’nün torunu Gülsüm Bilgehan, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, resmi kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 16 üniversitenin rektörleri, öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.