EKONOMİ - 16 Nisan 2025 Çarşamba 14:59

Bakan Yumaklı: "Don zararı görülen bölgelerde tüm üreticilere destek sağlanacak"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Don zararı görülen bölgelerde tüm üreticilere destek sağlanacak"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, zirai dondan etkilenen üreticilere yönelik yaptığı açıklamada, "Sigortalı üreticilere ödemeler yapılacak, sigortasız üreticilerin giderleri karşılanacak" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye genelinde etkili olan zirai don olaylarının ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuyulu Mahallesi’nde dondan zarar gören kayısı bahçelerinde incelemelerde bulundu. Burada üreticilerle bir araya gelen Yumaklı, yaşanan afetin boyutlarını yerinde gözlemledi ve açıklamalarda bulundu.



"İklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor"


"İklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor" diyen Bakan Yumaklı, Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay’da, 10-14 Nisan tarihleri arasında ise başta Malatya olmak üzere birçok ilde meyve ağaçlarının büyük zarar gördüğü zirai don olaylarının yaşandığını belirtti. Yumaklı, ağaçların eksi 4 ila eksi 6 dereceye kadar olan sıcaklık düşüşlerini tolere edebildiğini ancak bu olayda sıcaklığın eksi 17 dereceye kadar düştüğünü ve mevcut teknolojinin bu seviyeye karşı koymakta yetersiz kaldığını vurguladı.



"Fiziki şartlar elverdiği anda hasar tespit çalışmalarına başlandı"


Meteoroloji uyarılarının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerinin sahaya indiğini belirten Yumaklı, üreticilerin kahvehanelerden alınarak tarlalara yönlendirildiğini ifade etti. Don olayının ardından, fiziki şartlar elverdiği anda hasar tespit çalışmalarına başlandığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Hasar tespit çalışmaları için fiziki şartların oluşması gerekir. Üzerinde kar ve buz bulunan alanlarda sağlıklı bir tespit yapılamaz" dedi.



"Spekülatif açıklamalar ne üreticimize ne de üretimimize fayda sağlar"


Yumaklı, sahadaki gözlemler dışında bazı kişilerin elinde veri olmadan spekülatif açıklamalar yaptığını belirterek, "Bu açıklamalar ne üreticimize ne de üretimimize fayda sağlar" diyerek bakanlık açıklamalarının esas alınması gerektiğini vurguladı.


Stratejik ürünlerin etkilenip etkilenmediği konusunda da bilgi veren Yumaklı, "Hububat, baklagiller, yağlı tohumlar ve sebzelerle ilgili henüz zamanımız var. Bunlarla ilgili büyük bir sıkıntı gözükmüyor" dedi. Ancak meyve gruplarının ciddi şekilde etkilendiğini belirten Yumaklı, "Bir ilin içinde yüzde 80-90 oranında zarar gören bölgeler olduğu gibi, bazı yerlerde ise çok daha düşük oranlarda etkilendiği görüldü" ifadelerini kullandı.



"Sigortalı üreticilere ödemeler yapılacak, sigortasız üreticilerin giderleri karşılanacak"


Bakan Yumaklı, yaşanan zirai don olayının 2014’te yaşanan benzer bir durumdan farklı olduğunu belirterek, bu seferki donun büyük ölçüde meyve gruplarını etkilediğini söyledi. 34 ilde farklı oranlarda zarar tespit edildiğini açıklayan Bakan Yumaklı, tarım sigortasıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Yumaklı, "Sigortası olan üreticiler için hasar tespiti tamamlandıktan hemen sonra ödemeler yapılacak. Sigortası olmayan ancak ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin de giderleri hesaplanarak karşılanacak" dedi.



"Ağaçların gelecek yıl tekrar verim verebilmesi için çalışmalar başladı"


Tarım sigortasının poliçe bedelinin yüzde 70’inin devlet tarafından karşılandığını hatırlatan Bakan Yumaklı, Malatya’daki duruma özel olarak da değindi. Yumaklı, kayısı ağaçlarının ciddi zarar gördüğünü, ancak yaklaşık 50 bin ton kuru kayısı stokunun pazar açısından bir rahatlama sağladığını belirterek, "Bu ağaçların gelecek yıl tekrar verim verebilmesi için teknik çalışmalar başlatıldı" dedi.



"Tarım sigortası ihmal edilmemeli"


Yumaklı, kayısıda sadece bugünü değil, geleceği de planladıklarını ifade etti. "Tarım sigortası yaptırmak bir zorunluluk haline geldi. 5-10 yılda bir oluyor diye ihmal edilmemeli. Bir kez olduğunda zarar büyük oluyor" uyarısında bulunan Yumaklı, sigorta poliçelerinde yüzde 25-35’e varan indirimler ve koruyucu araçlar için devlet desteklerinin bulunduğunu hatırlattı.



"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuya hassasiyetle yaklaşıyor"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuya hassasiyetle yaklaştığını belirten Yumaklı, durumu arz ettikten hemen sonra kendilerine gereken talimatların verildiğini ve devletin her zaman olduğu gibi üreticisinin yanında olduğunu vurguladı.



"Bu afet yalnızca tarımsal değil, ekonomik bir etki de oluşturuyor"


Malatya’nın kayısı üretimindeki yerine dikkat çeken Bakan, "Türkiye’nin kayısı üretiminin yarısı, ihracatının ise dörtte üçü Malatya’dan yapılıyor. Bu nedenle bu afet yalnızca tarımsal değil, ekonomik bir etki de oluşturuyor." dedi.


Son olarak, devletin üreticinin emeğini korumak için gereken her adımı atacağını belirten Yumaklı, tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti ve bir kez daha tarım sigortasının önemini vurguladı. Bakan Yumaklı’ya Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Abdurrahman Babacan, Mehmet Fendoğlu ile yetkililer eşlik etti.



Bakan Yumaklı: "Don zararı görülen bölgelerde tüm üreticilere destek sağlanacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.