MAGAZİN
(Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek 18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:04:32 Kanye West 30 Mayıs’ta İstanbul’da bu zamana kadarki en büyük konserini verecek. Avrupa turnesine İstanbul’dan başlayan West, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda düzenlenecek 100 bin kişilik konser ile kariyerindeki en büyük sahnesine hazırlanıyor. Organizasyonun Türkiye’ye milyonlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. West genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor" dedi. Dünya yıldızı sanatçı Kanye West, İstanbul’da vereceği konserle Avrupa turnesine başlayacak. Başakşehir’deki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek organizasyonun 100 bin kişilik kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek konser için şu ana kadar 60 bin bilet satıldığı, bunun 20 binden fazlasının yurt dışından olduğu bildirildi. Talebin artmasıyla yurt dışı satışlarının 40 bine ulaşması beklenirken, organizasyonun Türkiye ekonomisine 50 ila 100 milyon dolar arasında katkı sağlaması öngörülüyor. Dev organizasyonda en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman kullanılacak. SoFi Stadium’da kullanılan küre sahne sisteminin de İstanbul’a getirileceği belirtilirken, 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahne 10 gün içinde kurulacak. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve dron şovları yer alacak. Yaklaşık bin dron ile yapılacak gösteri için çalışmalar sürerken, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bilekliğin de dağıtılması planlanıyor. Ulaşım için İBB tarafından ek seferler planlanırken, konserin çocuk ve aile katılımına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden devam ediyor. "Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli" Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Çünkü Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. Daha önce Türkiye’de Madonna’nın 55 bin biletlik bir rekoru var. Onu daha şimdiden geçtik, 60 bin bilet sattık. Yurt dışından 20 bin bilet sattık. Türkiye’nin marka değeri konserler açısından çok yükseldi. Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli. Bütün Avrupa ilk konser olduğu için şu anda bize bakıyor. Kanye West İstanbul konseri çok özel. Kanye West için de ayrı bir önemi var. Çünkü genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Bu artık İstanbul halkına bağlı" dedi. "Los Angeles’taki SoFi Stadiumu’nda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek" Kanye’nin Türk yemeklerini çok sevdiğini söyleyen Karahan, "Ona özel bir aşçı gelecek. Büyük bir yıldızın ülkemizi gezmesi bizi gururlandırıp, sevindiriyor. Yurt dışından şimdiye kadar 22 bin bilet sattık ve en hızlı satış yurt dışından geliyor. Rusya, Gürcistan, İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa başta geliyor. Fransa konserinin iptal edilmesiyle İstanbul’a talep daha da arttı. Bu nedenle yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor. Otel, taksi, uçak bileti, yeme-içme ve tanıtım açısından ciddi bir katkı olacak. Buraya farklı ülkelerden gelip fotoğraf çekerek, ülkemizin tanıtılması da bizim için çok önemli. Türkiye’de yapılan en büyük prodüksiyon olacak. Sadece sahne, ışık, lazer, dron şov ve diğer teknik unsurların maliyeti en az 150 milyon TL. Los Angeles’taki SoFi Stadium’unda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek. Teknik ekipmanlar bunu gösteriyor. Sürprizler ve sürpriz misafirler de olabilir, çünkü Kanye West sahnelerinde sürprizleriyle biliniyor. Sahnenin Türkiye’ye kurulmasını heyecanla bekliyoruz" diye konuştu. "İstanbul’a yakışacak bu şovu gerçekleştirmesini dört gözle bekliyoruz" Sahne kurulumu için sadece Amerika’dan gelen 75 kişi çalışacağını bildiren Karahan, "Yurt dışından 40 tır ekipman gelecek. Türkiye’den ise 150 kişilik ekip ile sahne 10 gün içinde kurulacak. Daha önce Türkiye’de böyle bir şov görülmedi. İnternette biz açıklama yapmadan 150 milyon TL gibi rakamlar dolaşıyor. Doğru, en az 150 milyon TL’lik bir sahne geliyor. Bu daha önce Türkiye’de görülmemiş bir rakam. Amerika’da yaşayan eski iş ortağım aradı ve Kanye West’in İstanbul’a gelmek istediğini söyledi. Ben de bu organizasyonu yapabileceğimi düşündüm. Dubai’de savaş nedeniyle yapamadık. Şu anda en güvenli yer olan İstanbul’u seçtik. Sözleşme süreci 3 ay sürdü. Meksika’ya gittim ve konseri izledim. İzledikten sonra bu şovun İstanbul’a yakışacağına karar verdim. Türkiye’ye gelmesini dört gözle bekliyoruz" dedi. "Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi" Kanye West’in sahnesinin şu anda teknolojik olarak dünyanın en iyi sahnesi olduğunu belirten Karahan, "Lazerler, projeksiyonlar ve zaman kodlu efektler kullanılacak. Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi. Sahneyi tasarlayanlar da sanatçılar. Bu sahne tasarımında Japon sanatçı Akira’dan esinlendi. Hayatımda en iyi ses sitemini Kanye’nin Meksika sahnesinde dinledim. 360 derece ses sistemi sayesinde stadyumun her noktasında aynı ses kalitesi olacak. Bu sistemi Meksika’daki konserinde deneyimledim ve inanılmazdı. İlk sipariş verdiği şey Taylor Swift konserlerinde kullanılan ışık bileklikleriydi. Konserde 100 bin adet ışıklı bileklik olacak. Bileklikler istenilen renklerde senkronize olabilecek. Bunun bin dron ile bir şov planlanıyor" diye konuştu. "Kanye West’in yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum" Konserin çok güzel ve eğlenceli olacağını düşündüğünü vurgulayan Karahan, "Aileler ve çocuklar da rahatlıkla katılabilir. İBB bize ulaşım konusunda ekstra metro ve metrobüs seferleri sağlayacak. Halkalı’dan Atatürk Olimpiyat Stadı’na giden yeni bir hat da açılıyor. İstanbul’u çok beğeneceğini düşünüyoruz. Ayrıca yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden yapılıyor. Herkesin biletlerini bu resmi kanallardan almasını öneriyoruz çünkü karaborsa ve sahte bilet riski oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 11:20 Kadın sığınağı sezon finalini yaptı İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 22’nci gösterisi olarak bu sezon repertuarına dahil ettiği oyunu "Kadın Sığınağı" sezonun son gösteriminde izleyici ile buluştu. İnegöl Belediyesi bünyesinde 2011 yılında kurulan ve geride kalan sürede 22 farklı oyunla izleyici karşısına çıkan İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 2025 yılı Aralık ayında gala gösterimini yaparak repertuarına dahil ettiği oyunu Kadın Sığınağı, yeniden sanatseverlerle buluştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği ve 11 kişilik güçlü bir kadroyla sahneye taşınan 2 perdelik dram türündeki oyun, bu yıl pek çok kez Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi sahnesinde hayat buldu. "Kadın Sığınağı" tiyatro oyunu, bu sezonun son gösterimi için sahnelendi. Önümüzdeki sezon devam edecek İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun birbirinden değerli oyunları arasında yerini alan gösteri, önümüzdeki kış sezonunda da yine İnegöl sahnesinde gösterimine devam edecek. Gala gösteriminden itibaren Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde her sahnelenişinde salonu dolduran gösteri, sezon finalinde de yine kapalı gişe oynandı. Salonu dolduran sanatseverler, oyunu dikkatle izleyip gösteri sonunda şehir tiyatrosu ekibini uzun süre alkışladı. 8 kadının öyküsünü anlatıyor Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri kapsamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor.
Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı "Yerçekimi" Berlinale’de yarışacak
17 Şubat 2026 Salı - 13:47 Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı "Yerçekimi" Berlinale’de yarışacak Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmin Berlin Uluslararası Film Festivali’ndeki (Berlinale) gösterimine katılmak için Almanya’ya gitti. Havalimanındaki açıklamasında Filistin ve Doğu Türkistan’da yaşananlara dikkat çeken Konak, "Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. TRT 1’de yayınlanan ve büyük ilgi gören Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, uluslararası arenada önemli bir film festivalinde yer alıyor. Konak’ın rol aldığı kısa film "Yerçekimi", dünya sinemasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Berlin Uluslararası Film Festivali’ne (Berlinale) davet edildi. Yapımcılığını Didem Nur Yayman’ın, yönetmenliğini Dalya Keleş’in üstlendiği kısa filmin başrollerini Sudem Beril Dinç ile Mustafa Konak paylaşıyor. Festivale katılmak için İstanbul’dan Almanya’ya giden genç oyuncu Mustafa Konak, havalimanında soruları yanıtladı. Böylesine önemli bir festivalde yer almanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Konak, "Heyecanlıyım açıkçası. Festivalde yer almak gerçekten gurur verici. İnsanın emek verdiği bir işin karşılığını alması da çok güzel bir his. İlk defa katılıyorum. Ben bu haberi ilk duyduğumda çok mutlu oldum. Çok sevindim. Etrafımdaki insanlardan duyduğum tepkiler beni daha çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Filmde canlandırdığı Umut karakterinden bahseden Konak, "Umut ile Mustafa arasında hiçbir benzerlik yok. Çünkü tamamıyla benden uzak karakterdi. Oyunculuk dediğiniz şeyin de aslında size hiç benzemese de bir karakteri canlandırabilmek olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Büyüklerin kirli savaşında ölenler hep çocuklar oluyor" "Film gösteriminden sonra ödül töreninde bir konuşma yapacak mısın" sorusuna yanıt veren Konak, "Özel olarak bir konuşma hazırlamadım. Bir konuşma yapmam gerekirse dünyada Filistin’den daha önemli bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bir de Doğu Türkistan’da yapılan zulümler var. Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Bu konuyu ben siyasi olarak dile getirmek yerine insani olarak dile getirirdim. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Başarılı oyuncu Yerçekimi filminin festivalden ödülle dönebileceğine inandığını belirterek, "Ben bütün canlandırdığım rollerde inanarak oynuyorum. Bu rolde de inanarak oynadım. Ne kadar başarılı olduğumu seyircilerimiz belirliyor. Oynadığım Yerçekimi filminde de belirli bir aşamaya geldik. Umarım yapımcımız Didem Nur Yayman ve yönetmenimiz Dalya Keleş’in ellerinde bu ödülü hayaya kaldırırken görebiliriz" açıklamalarında bulundu.
Nilüfer Genç Caz Evrencan Gündüz ile final yaptı
17 Şubat 2026 Salı - 10:40 Nilüfer Genç Caz Evrencan Gündüz ile final yaptı Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve dört gün boyunca kente caz müziğinin enerjisini taşıyan "Nilüfer Genç Caz" konserleri, Evrencan Gündüz’ün sahne aldığı final gecesiyle sona erdi. Nazım Hikmet Kültürevi önünde gerçekleşen kapanış konserine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katılarak vatandaşların coşkusuna ortak oldu. Nilüfer’de dört gündür devam eden ve 15’ten fazla sanatçının sahne aldığı Nilüfer Genç Caz konserleri, yoğun katılımlı bir finalle tamamlandı. Etkinliğin son gününde sahneye çıkan sevilen sanatçı Evrencan Gündüz ve grubu Uzaylılar, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Nazım Hikmet Kültürevi önünde düzenlenen konseri, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de vatandaşlarla birlikte izledi. Hem kendi şarkılarını hem klasikleri seslendirdi Yaklaşık iki saat sahnede kalan Evrencan Gündüz; "Sen Aşkımızdan", "Oreo" ve "Yeni Bir Şarkı" gibi sevilen eserlerini seslendirdi. Repertuvarında Türk ve dünya müziğinin klasiklerine de yer veren Gündüz; "What A Wonderful World", "Sunny", "Anlıyorsun Değil Mi?", "Burçak Tarlası" ve "Gönül Salıncağı" gibi parçaları Nilüferliler için yorumladı. Sahne enerjisiyle dikkat çeken Gündüz, performansı sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karıştı. Gecenin en dikkat çekici kısımlarından biri ise Gündüz’ün genç hayranı Kamelya’yı sahneye davet etmesi oldu. Gündüz ve orkestrası, bir şarkıyı Kamelya sahnedeyken seslendirerek geceye renkli bir anı bıraktı. Başkan Şadi Özdemir’den caz festivali müjdesi Konserin sonunda sahneye gelerek Evrencan Gündüz’e günün anısına hediye takdim eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinlik boyunca sahne alan sanatçılara ve ilgi gösteren seyircilere teşekkür etti. Nilüfer’in kültür, sanat ve sporun başkenti olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yaz aylarında kapsamlı bir Caz Festivali düzenlemek istediklerini belirtti. Festivali toplumun her kesimi için erişilebilir kılmaya özen gösterdiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu sayede çok sayıda engelli vatandaşımız da konserleri rahatlıkla takip edebildi. Herkesin kendini iyi hissettiği bir Nilüfer sevdamız var. Özellikle kadınlar ve gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan için özel şarkı Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözüne atıfta bulunan Başkan Şadi Özdemir, Nilüferlileri güçlü sanatçılarla buluşturmayı sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından Evrencan Gündüz, Ajda Pekkan’ın unutulmaz eseri "Bir Günah Gibi" şarkısını Başkan Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir için seslendirdi.
Sevgililer gününde eşini yalnız bırakıp Sivasspor’u seçti
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:05 Sevgililer gününde eşini yalnız bırakıp Sivasspor’u seçti Sevgililer gününde gerçek aşkım dediği Sivasspor için uçağa atlayıp Sivas’a geldi. Sivasspor aşığı bazen uçak, bazen tren bazen de otomobili ile binlerce kilometre yol yaparak Sivasspor’un tüm maçlarını tribünde izliyor. İstanbul’da yaşayan 44 yaşındaki Serkan Çelikel, Sivasspor’a duyduğu sevgi ve bağlılıkla dikkat çekiyor. Çelikel, takımının Sivas’ta ve deplasmanda oynanan tüm maçlarını takip edip, maçları tribünde izliyor. Sivasspor’un peşinde her ay bazen uçak, bazen tren bazen de otomobiliyle binlerce kilometre yol yapıyor. Sevgililer gününde Sivaspor’u tercih etti Serkan Çelikel, 14 Şubat sevgililer gününe denk gelen Sivasspor-Vanspor maçında da Svasspor’u yalnız bırakmadı. Eşini İstanbul’da bırakan Çelikel maçı izlemek için uçakla Sivas’a geldi. Çelikel yaptığı açıklamada, "Bizim Sivasspor aşkımız çocukluktan bu yana geliyor. Bu bana babamın bıraktığı mirastır. Ben Sivasspor maçlarına uzun zamandır gidiyorum. Geçen sene deplasmanda toplam 9 bin 300 kilometre yol gittim. Şartlar elverişli olduğu sürece bu armanın peşini bırakmayacağım. Biz Sivasspor’un bütün iç ve dış daha maçlarına İstanbul’dan uçakla, trenle ve kendi şahsi arabalarımızla geliyoruz. Bugünde 14 Şubat sevgililer günü, biz de bu günde sevgilimizin yanında olmamız lazım diyerek, Sivasspor’umuzun yanında geldik. Benim en büyük sevgilim Sivasspor. Eşim benim en büyük destekçim. Eşim bana göre programlarını yapıyor. Eşime ve çocuklarıma teşekkür ederim. İşimiz İstanbul’da ama gönlümüz ve aklımız hep Sivassporda’dır. İstanbul’dan her geldiğimde formamı giyip gelirim. Hiçbir zaman gidene kadar çıkartmam" şeklinde konuştu.
90’ların duygusal şarkıları yeni albümde hayat buldu
13 Şubat 2026 Cuma - 12:49 90’ların duygusal şarkıları yeni albümde hayat buldu Lise ve üniversite yıllarında temelleri atılan müzikal dostluk, 30 yıl sonra profesyonel bir albüme dönüştü. Yol ve Yolcu grubu, 90’ların ruhunu taşıyan 5 şarkıdan oluşan "Ben mi?" albümüyle müzik piyasasına hızlı bir giriş yaptı. Serkan Urgancı ve Mert Atalay tarafından kurulan Yol ve Yolcu grubu, müzik dünyasına anlamlı ve nostaljik bir giriş yaptı. Yaklaşık 30 yıl önce üniversite sıralarında başlayan ve o dönemde sadece yakın çevrelerinde bilinen besteler, aradan geçen uzun yılların ardından profesyonel kayıtlarla ölümsüzleştirildi. Grubun beş şarkıdan oluşan ve "Ben mi?" adını taşıyan ilk stüdyo albümü, dijital müzik platformu üzerinden dinleyicilerin beğenisine sunulurken, eserler 90’lı yılların melodik yapısını günümüze taşıdı. Gençlik hayali gerçeğe dönüştü Grubun üyelerinden Serkan Urgancı, müziğin hayatlarında her zaman önemli bir yer tuttuğunu ancak profesyonel adımların yaşam şartları nedeniyle ertelendiğini ifade etti. Bestelerin ortaya çıkış sürecini ve yaşadıkları heyecanı dile getiren Urgancı, "Öğrenci evimizde aklımıza gelen küçük bir melodi, birkaç kelime söz üstüne heyecanla günlerce uğraşır, ortaya çıkan bestelerimizden büyük haz alırdık. O günün şartları ve kendimizi içinde bulduğumuz hayat telaşı bestelerimizin derli toplu hale getirilmesini engellemişti. Ancak aradan geçen uzun yıllar sonunda nihayet bestelerimiz profesyonel dokunuşlarla hayat buldu. Bu bizim gençlik hayalimizdi" dedi. 90’ların duygu yüklü ruhu Yol ve Yolcu grubunun diğer üyesi Mert Atalay ise albümün müzikal kimliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kendi kuşaklarının müzikal rengini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini belirten Atalay, "Bizler 90’lar gençleriyiz. 90’ların melodik ve duygu yüklü şarkılarıyla büyüdük. Elbette ki zaman içerisinde müzik tarzları ve yeni kuşakların beğenileri değişti. Fakat görüyorum ki sadece bizim yaş grubumuz değil gençler de 90’ların şarkılarına ilgi gösteriyor. Bizim de müziğimizin temelini, içinde yoğrulduğumuz 90’ların duygu yüklü melodik tarzı oluşturuyor" şeklinde konuştu. Albümün özellikle akustik ve duygusal tınıları ilgi duyan müzikseverler tarafından listelerde üst sıralarda yer almaya başladı.
Balıkesir’de, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseri
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:18 Balıkesir’de, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseri Balıkesir, bu akşam eşsiz bir müzik ve dans ziyafetine ev sahipliği yaptı. Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde dev bir sanat hareketine dönüşen Maarif Orkestrası ve Halk Dansları Topluluğu, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseriyle izleyenlerin alkışlarını topladı. 2024 yılında 110 öğretmenle yola çıkan ve bugün 51 şehirde 5 binden fazla öğretmene ulaşan bu anlamlı proje, Balıkesir’de meyvelerini verdi. Balıkesir’de kurulan topluluk bünyesinde, farklı branşlardan 44 orkestra üyesi ve 65 halk dansçısı olmak üzere toplam 109 öğretmen sahne alarak "sanatçı" kimlikleriyle izleyicilere ilham kaynağı oldu. Tarih ve Kültür türkülerle yeniden hayat buldu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te başlayan hayat yolculuğunun, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin ve Kuvay-i Milliye şehri Balıkesir’in millî ruhunun türkülerle harmanlandığı gecede duygusal anlar yaşandı. Geçmişten geleceğe uzanan bu anlamlı yolculukta, müziğin birleştirici gücü bir kez daha vurgulandı. Program sonunda emeği geçen tüm öğretmenler, sahne performanslarıyla büyük alkış toplarken; Balıkesir’in kültürel mirasına ve eğitim camiasının sanatçı yönüne dikkat çekilen bu özel gece hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştirildi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi Fatih Salonu’nda düzenlenen geceye; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal, protokol üyeleri, öğretmenler ve çok sayıda davetli katıldı.