MAGAZİN - 18 Nisan 2026 Cumartesi 15:04

(Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek

A
A
A
(Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek

Kanye West 30 Mayıs’ta İstanbul’da bu zamana kadarki en büyük konserini verecek. Avrupa turnesine İstanbul’dan başlayan West, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda düzenlenecek 100 bin kişilik konser ile kariyerindeki en büyük sahnesine hazırlanıyor. Organizasyonun Türkiye’ye milyonlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. West genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor" dedi.


Dünya yıldızı sanatçı Kanye West, İstanbul’da vereceği konserle Avrupa turnesine başlayacak. Başakşehir’deki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek organizasyonun 100 bin kişilik kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek konser için şu ana kadar 60 bin bilet satıldığı, bunun 20 binden fazlasının yurt dışından olduğu bildirildi. Talebin artmasıyla yurt dışı satışlarının 40 bine ulaşması beklenirken, organizasyonun Türkiye ekonomisine 50 ila 100 milyon dolar arasında katkı sağlaması öngörülüyor. Dev organizasyonda en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman kullanılacak. SoFi Stadium’da kullanılan küre sahne sisteminin de İstanbul’a getirileceği belirtilirken, 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahne 10 gün içinde kurulacak. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve dron şovları yer alacak. Yaklaşık bin dron ile yapılacak gösteri için çalışmalar sürerken, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bilekliğin de dağıtılması planlanıyor.


Ulaşım için İBB tarafından ek seferler planlanırken, konserin çocuk ve aile katılımına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden devam ediyor.



"Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli"


Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Çünkü Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. Daha önce Türkiye’de Madonna’nın 55 bin biletlik bir rekoru var. Onu daha şimdiden geçtik, 60 bin bilet sattık. Yurt dışından 20 bin bilet sattık. Türkiye’nin marka değeri konserler açısından çok yükseldi. Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli. Bütün Avrupa ilk konser olduğu için şu anda bize bakıyor. Kanye West İstanbul konseri çok özel. Kanye West için de ayrı bir önemi var. Çünkü genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Bu artık İstanbul halkına bağlı" dedi.



"Los Angeles’taki SoFi Stadiumu’nda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek"


Kanye’nin Türk yemeklerini çok sevdiğini söyleyen Karahan, "Ona özel bir aşçı gelecek. Büyük bir yıldızın ülkemizi gezmesi bizi gururlandırıp, sevindiriyor. Yurt dışından şimdiye kadar 22 bin bilet sattık ve en hızlı satış yurt dışından geliyor. Rusya, Gürcistan, İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa başta geliyor. Fransa konserinin iptal edilmesiyle İstanbul’a talep daha da arttı. Bu nedenle yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor. Otel, taksi, uçak bileti, yeme-içme ve tanıtım açısından ciddi bir katkı olacak. Buraya farklı ülkelerden gelip fotoğraf çekerek, ülkemizin tanıtılması da bizim için çok önemli. Türkiye’de yapılan en büyük prodüksiyon olacak. Sadece sahne, ışık, lazer, dron şov ve diğer teknik unsurların maliyeti en az 150 milyon TL. Los Angeles’taki SoFi Stadium’unda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek. Teknik ekipmanlar bunu gösteriyor. Sürprizler ve sürpriz misafirler de olabilir, çünkü Kanye West sahnelerinde sürprizleriyle biliniyor. Sahnenin Türkiye’ye kurulmasını heyecanla bekliyoruz" diye konuştu.



"İstanbul’a yakışacak bu şovu gerçekleştirmesini dört gözle bekliyoruz"


Sahne kurulumu için sadece Amerika’dan gelen 75 kişi çalışacağını bildiren Karahan, "Yurt dışından 40 tır ekipman gelecek. Türkiye’den ise 150 kişilik ekip ile sahne 10 gün içinde kurulacak. Daha önce Türkiye’de böyle bir şov görülmedi. İnternette biz açıklama yapmadan 150 milyon TL gibi rakamlar dolaşıyor. Doğru, en az 150 milyon TL’lik bir sahne geliyor. Bu daha önce Türkiye’de görülmemiş bir rakam. Amerika’da yaşayan eski iş ortağım aradı ve Kanye West’in İstanbul’a gelmek istediğini söyledi. Ben de bu organizasyonu yapabileceğimi düşündüm. Dubai’de savaş nedeniyle yapamadık. Şu anda en güvenli yer olan İstanbul’u seçtik. Sözleşme süreci 3 ay sürdü. Meksika’ya gittim ve konseri izledim. İzledikten sonra bu şovun İstanbul’a yakışacağına karar verdim. Türkiye’ye gelmesini dört gözle bekliyoruz" dedi.



"Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi"


Kanye West’in sahnesinin şu anda teknolojik olarak dünyanın en iyi sahnesi olduğunu belirten Karahan, "Lazerler, projeksiyonlar ve zaman kodlu efektler kullanılacak. Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi. Sahneyi tasarlayanlar da sanatçılar. Bu sahne tasarımında Japon sanatçı Akira’dan esinlendi. Hayatımda en iyi ses sitemini Kanye’nin Meksika sahnesinde dinledim. 360 derece ses sistemi sayesinde stadyumun her noktasında aynı ses kalitesi olacak. Bu sistemi Meksika’daki konserinde deneyimledim ve inanılmazdı. İlk sipariş verdiği şey Taylor Swift konserlerinde kullanılan ışık bileklikleriydi. Konserde 100 bin adet ışıklı bileklik olacak. Bileklikler istenilen renklerde senkronize olabilecek. Bunun bin dron ile bir şov planlanıyor" diye konuştu.



"Kanye West’in yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum"


Konserin çok güzel ve eğlenceli olacağını düşündüğünü vurgulayan Karahan, "Aileler ve çocuklar da rahatlıkla katılabilir. İBB bize ulaşım konusunda ekstra metro ve metrobüs seferleri sağlayacak. Halkalı’dan Atatürk Olimpiyat Stadı’na giden yeni bir hat da açılıyor. İstanbul’u çok beğeneceğini düşünüyoruz. Ayrıca yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden yapılıyor. Herkesin biletlerini bu resmi kanallardan almasını öneriyoruz çünkü karaborsa ve sahte bilet riski oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.



(Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez" Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini, siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Hakkımız oradadır ve hakkımızı yedirmeyiz" dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ikinci gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından geri adım atmayacağını, çözüm iradesinin ise Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde sürdürüldüğünü söyledi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarihi mücadelesinin doğru okunması gerektiğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının kimlik oluşum sürecinin yani 1878’den bugüne kadar olan sürecinin doğru değerlendirilmesi herkese şunu gösterir. Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Bütün mücadelesi de bunun üstünden yürümüştür. Dolayısıyla bugün itibarıyla da böyle bir ihtimal Kıbrıs Türk halkı için yok hükmündedir. Kıbrıs Türk halkı siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir hattır ve çözüm iradesinde olan bir hattır" ifadelerini kullandı. "İzolasyonlar haksızdır, kabul edilmesi mümkün değildir" Kıbrıs Türk halkının geçmişte de çözüm yönünde irade ortaya koyduğunu dile getiren Erhürman, 2004 ve 2017 yıllarındaki süreçleri hatırlatarak bu iradenin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya konduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumdaki konuşmasına da atıfta bulunan Erhürman, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümden yana olduklarını ifade etti. Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonlar haksızdır. Asla kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2004 referandumunun ardından yayımladığı raporda, bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığının açıkça ifade edildiğini belirten Erhürman, Avrupa Birliği raporlarında da benzer değerlendirmelerin yer aldığını söyledi. Erhürman, buna rağmen Kıbrıs Türk halkının hem temel hakları ihlal edilen hem izolasyonlara maruz bırakılan hem de adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olma statüsü zedelenen bir halk konumunda tutulduğunu kaydetti. "Türkiye ile tam koordinasyon içinde ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da biliyoruz" Konuşmasında Türkiye-KKTC eşgüdümüne özel vurgu yapan Erhürman, Kıbrıs meselesinde ortaya konulan siyasal hattın son derece net olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirten Erhürman, "Dolayısıyla biz ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da Türkiye Cumhuriyeti’yle tam bir koordinasyon içerisinde çok iyi biliyoruz. Bunun da dünya tarafından anlaşılması gerektiğini biliyoruz" diye konuştu. Erhürman, dünyanın yeni bir evreden geçtiğine ilişkin değerlendirmelere de değinerek, uluslararası ilişkilerde kuralların ve ilkelerin geri plana itilmesinin insanlık açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını söyledi. Erhürman, insanlığın geçmişte medeniyetin rafa kaldırılmaya çalışıldığı dönemlerden geçtiğini ancak sonrasında yeniden kurallı yaşama ve diyalog zeminine döndüğünü ifade etti. Erhürman, kısa süre içinde haklı konumdaki Kıbrıs Türk halkının haklarını almasını sağlayacak bir sürecin yeniden görünür hale geleceğini kaydetti. "Sorunun kaynağı paylaşım iradesinin olmaması" Kıbrıs sorununun neden çözülemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, temel meselenin Kıbrıs Rum liderliklerinin adadaki doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve yönetim erkini Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememesi olduğunu savundu. Erhürman, "Sorunun kaynağı şu; Kıbrıs Rum liderlikleri Kıbrıs’ta doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve tabii ki iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" dedi. Montana sürecini örnek gösteren Erhürman, dönemin Rum lideri Nikos Anastasiadis’in dönüşümlü başkanlığı kategorik olarak reddettiğini hatırlatarak, bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erhürman, "Herhangi bir yapı olacak ortada ve biz bileceğiz ki tarih boyunca bir Kıbrıslı Türk o yapıyı asla başkan olarak yönetemeyecek. Ben bunun bir hukukçu olarak, siyasi eşitlik olarak kabul edilmesini kat’a mümkün görmem" dedi. "Birinci aşama güven artırıcı önlemler" Erhürman, çözüm için ortaya koydukları yaklaşımın aşamalı bir yöntem içerdiğini belirterek, yıllardır anlamlı bir müzakere sürecinin bulunmadığını söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını yok sayarak çeşitli ülkelerle güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları başta olmak üzere birçok konuda anlaşmalar imzaladığını ifade eden Erhürman, bunun güvensizliği daha da artırdığını kaydetti. Bu nedenle ilk aşamada Lefkoşa’da iki liderin karşı karşıya gelerek hem Kıbrıs Türk halkının hem de Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde karar alması gerektiğini söyleyen Erhürman, "Lefkoşa’da bir tane yeni kapı, bir tane yeni geçiş noktası açabildiğini ispatlayamayan iki liderin, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü gibi 60 senedir devam eden bir sorunun çözmesini hiç kimse bekleyemez" ifadelerini kullandı. Erhürman, 5+1 formatına ilişkin değerlendirmesinde ise Kıbrıs Rum liderliklerinin muhatap olarak Kıbrıs Türk tarafını değil, doğrudan Türkiye’yi alma eğiliminde olduğunu savundu. "İzolasyonlar kalkacaktı ama hâlâ sporcularımız yarışamıyor" Kıbrıs Türk halkının geçmiş deneyimlerinin kendilerine önemli dersler verdiğini belirten Erhürman, Annan Planı sonrası verilen sözlerin tutulmadığını da dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki iradesine rağmen izolasyonların kaldırılmadığını ifade eden Erhürman, sporculardan iş insanlarına, akademisyenlerden arkeologlara kadar birçok kesimin hâlâ uluslararası alanda ciddi engellerle karşılaştığını söyledi. Erhürman, "Benim sporcularım hâlâ uluslararası müsabakalarda yarışamıyor. Benim iş insanlarımla benim üniversite insanlarımla bugün yurt dışına çıkışta, bir yerlerde temsiliyette sorun yaşanıyor. Benim arkeologlarımın yazdığı makalelerin yayınlanması engelleniyor uluslararası dergilerde. Kimseyle kavgamız patırtımız yok. Ama hakkımız oradadır. Ve hakkımızı yedirmeyiz" diye konuştu. "Silahlanma ve büyük devletlere yaslanma çabası nafiledir" Konuşmasının son bölümünde adadaki güvenlik dengelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının silahlanma ve büyük devletleri arkasına alma siyasetiyle Türkiye’ye karşı bir askerî denge kurmaya çalıştığını düşündüğünü söyledi. Böyle bir yaklaşımın gerçekçi olmadığını belirten Erhürman, bunun hem Rum halkı hem de Türk halkı açısından ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Erhürman, "Zannediyorsun ki silahlanma ve bazı büyük devletleri arkana almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir askeri denge oluşturacaksın. Bu nafile bir çabadır, realist değildir, gerçekleşmesi zaten mümkün değildir. Bil ki hiçbir coğrafyada o büyük abiler arkada durmazlar, senin önüne geçenler. Ve senin de iraden ciddi şekilde zedelenir" ifadelerini kullandı. Adada alınan tek taraflı kararların yalnızca bir tarafı değil, tüm halkları riske attığını söyleyen Erhürman, "Benim halkım kendi iradesi olmadan alınan kararlar üzerinden risk altına sokulmayı kabul etmez" dedi.
Bursa Bursa’da yüksek hızlı tren hattının 2026 sonunda hizmete alınacağı açıklandı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, ulaşım alanında şehrin geleceğine yön verecek yatırımları değerlendirmek üzere düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, yüksek hızlı tren hattının 2026 yılı sonunda hizmete alınacağı açıklandı. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticiler katıldı. Müteahhit firma ve ilgili kurum temsilcilerinin kapsamlı sunum yaptığı toplantıda, Bursa’nın uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin mevcut süreci, gelinen aşamalar ve bundan sonraki yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Şehrin ulaşım ağına güç katacak önemli projenin her aşamasının konuşulduğu buluşmada, Bursa’yı daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşturmanın, vatandaşları daha hızlı ve konforlu ulaşım imkânlarıyla buluşturmanın önemi vurgulandı. "Hemşehrilerimizin beklediği projeleri başlatacağız" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, kentin Kestel ile üniversite arasında ve Kent Meydanı ile Terminal arasında raylı sistem hatlarına sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut hatların vatandaşların raylı sistemlerdeki ihtiyacını tam olarak karşılamadığını belirten Başkanvekili Biba, "Bu konuda uzun süredir çalışmalarımız var. Toplantıda bu çalışmalarla ilgili istişarelerimizi de yaptık. En kısa zamanda hemşehrilerimizin beklediği ve sevineceği projeleri başlatacağız" dedi. Yüksek hızlı trende test sürüşleri başlıyor AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Bursa’nın ve Marmara Bölgesi’nin en önemli projelerinden birisi olduğunu hatırlattı. 106 kilometrelik hızlı tren hattının faaliyete geçirilmesiyle alakalı çalışmaları incelediklerini anlatan Davut Gürkan, "Önümüzdeki aylarda elektrik sistemleriyle alakalı işlemler devreye konmuş olacak. Temmuz ayından itibaren de trenin test sürüşlerine başlanacak. Yıl sonuna doğru da hayırlısıyla hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak" diye konuştu. Yüksek hızlı tren, 2026 yılı sonunda hizmet vermeye başlayacak Kent içi raylı ulaşım çalışmalarına da değinen Davut Gürkan, hızlı trenin faaliyete geçmesiyle Emek-Şehir Hastanesi hattının da çalışmaya başlayacağını açıkladı. Paralel olarak karayollarının Şehir Hastanesi’ne de ulaşacağını söyleyen Gürkan, "Nihayetinde 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve Şehir Hastanesi raylı sistemimiz Bursalıların hizmetinde olacak. Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bursa’ya ve Marmara Bölgesi’ne hayırlı olsun" AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, toplantıda yüksek hızlı tren hattını, Emek-Şehir Hastanesi hattını ve karayolu bağlantılarını değerlendirdiklerini belirterek, "İnşallah 2026 yılında yüksek hızlı treni, Bursa’mıza kazandırmış olacağız. Bizim için önemli bir proje. Hem Bursa hem de Marmara Bölgesi için hayırlı olsun" diye konuştu.