MAGAZİN - 17 Şubat 2026 Salı 13:39

Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı "Yerçekimi" Berlinale’de yarışacak

A
A
A

Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmin Berlin Uluslararası Film Festivali’ndeki (Berlinale) gösterimine katılmak için Almanya’ya gitti. Havalimanındaki açıklamasında Filistin ve Doğu Türkistan’da yaşananlara dikkat çeken Konak, "Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

TRT 1’de yayınlanan ve büyük ilgi gören Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, uluslararası arenada önemli bir film festivalinde yer alıyor. Konak’ın rol aldığı kısa film "Yerçekimi", dünya sinemasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Berlin Uluslararası Film Festivali’ne (Berlinale) davet edildi. Yapımcılığını Didem Nur Yayman’ın, yönetmenliğini Dalya Keleş’in üstlendiği kısa filmin başrollerini Sudem Beril Dinç ile Mustafa Konak paylaşıyor. Festivale katılmak için İstanbul’dan Almanya’ya giden genç oyuncu Mustafa Konak, havalimanında soruları yanıtladı. Böylesine önemli bir festivalde yer almanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Konak, "Heyecanlıyım açıkçası. Festivalde yer almak gerçekten gurur verici. İnsanın emek verdiği bir işin karşılığını alması da çok güzel bir his. İlk defa katılıyorum. Ben bu haberi ilk duyduğumda çok mutlu oldum. Çok sevindim. Etrafımdaki insanlardan duyduğum tepkiler beni daha çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Filmde canlandırdığı Umut karakterinden bahseden Konak, "Umut ile Mustafa arasında hiçbir benzerlik yok. Çünkü tamamıyla benden uzak karakterdi. Oyunculuk dediğiniz şeyin de aslında size hiç benzemese de bir karakteri canlandırabilmek olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı

"Büyüklerin kirli savaşında ölenler hep çocuklar oluyor"

"Film gösteriminden sonra ödül töreninde bir konuşma yapacak mısın" sorusuna yanıt veren Konak, "Özel olarak bir konuşma hazırlamadım. Bir konuşma yapmam gerekirse dünyada Filistin’den daha önemli bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bir de Doğu Türkistan’da yapılan zulümler var. Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Bu konuyu ben siyasi olarak dile getirmek yerine insani olarak dile getirirdim. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Başarılı oyuncu Yerçekimi filminin festivalden ödülle dönebileceğine inandığını belirterek, "Ben bütün canlandırdığım rollerde inanarak oynuyorum. Bu rolde de inanarak oynadım. Ne kadar başarılı olduğumu seyircilerimiz belirliyor. Oynadığım Yerçekimi filminde de belirli bir aşamaya geldik. Umarım yapımcımız Didem Nur Yayman ve yönetmenimiz Dalya Keleş’in ellerinde bu ödülü hayaya kaldırırken görebiliriz" açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Necla Güngör Kıragası: "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre maçının ardından yaptığı açıklamada "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" dedi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup 4. hafta maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, İsviçre ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldıklarını belirterek, "İlk maça baktığımız zaman istatistik anlamında orada çok daha iyi verilere sahibiz ama maçı analiz ettiğimizde gördük ki oyuncularımızı daha ekonomik kullanmak zorundayız. Ekonomiden kastımız ne? Karşımızdaki rakip Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa Kupası’na katılmış, FIFA sıralamasında 23. sırada ve atletik performans anlamında da bizim çok üstümüzde bir takım. O zaman iki devreyi farklı oynamamız gerektiğini fark ettik ve ilk devreyi oyunu tutan oyuncularla daha sağlam bir savunma yapısıyla sahaya çıkıp ikinci yarıda hücum özelliklerini daha baskın kullanabileceğimiz oyuncuları yine daha ekonomik kullanacağımız şekilde sahaya sürdük. Son bölümde de zaten oyunda arkayı beşleyip en azından skoru korumak istedik ki çünkü çok fazla üstümüze gelmeye başlamışlardı. Böylelikle tarihte kadın milli takımları olarak bu üst seviyede A ligi takımı olarak nitelendirdiğimiz İsviçre’ye karşı da ilk defa bir puan aldık. Sinop halkına gelecek olursak da mahcup olmadığımız için çok mutluyum, çok gururluyum. En azından bir puan aldık. Çünkü bu seyircinin karşısında yenilseydik, gerçekten çok üzülecektik. Bütün oyuncularım da zaten bu hissiyatla çıktılar. Bugün çok kıymetlidir. Kadın milli takımı açısından spor bakanımız buradaydı. Hem stadın açılışını yaptı ki hayırlı olsun Sinop halkına. Aynı zamanda federasyon başkanımız, asbaşkanımız buradaydı, yönetim kurulu üyelerimiz buradaydı. Bizi desteklediler. Bize inanılmaz olan inançlarını hissettirdiler. O yüzden de kadın milli takımı açısından da çok kıymetli bir geceye şahitlik etmiş olduk. Biz kesinlikle Anadolu’da oynamayı çok seviyoruz. Kadın milli takım olarak Anadolu’da hangi şehrimize gidersek gitsin halkın o ilgisini, yerel yönetimin o ilgisini görmek bizim için inanılmaz önemli bir şey. Çünkü biz çok gelişmekte olan bir takımız ve bizim desteğe çok ciddi anlamda ihtiyacımız var. Anadolu’da gidip oradaki insanlara kadın futbolunun farkındalığını göstermek emin olun Sinop şehrinde bundan sonra bir tane daha takım açılacak. Onlarca kız çocuğu da futbola başlayacak. Bizim en önemli özelliklerimizden ve en büyük isteklerimizden bir tanesi de zaten bu. Kız çocuklarını futbola yakınlaştırmak, kız çocuklarının futbola başlamasını sağlamak. O yüzden çok kıymetli görüyoruz ki yönetimimize çok ciddi destek oluyor ki onların desteğiyle zaten Sinop şehrimize geldik. Umarım bundan sonra da bunun devamı gelir" diye konuştu. Navarro: "Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı" İsviçre Kadın Milli Takımı Teknik Direktörü Rafel Navarro ise, "Aslında maçın başında kontrol bizdeydi. Türkiye bir gol buldu. Biz daha iyi oynadık. Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı. Maçın kontrolü bizdeydi. Daha çok gol atabilirdik. Fakat Türk takımının hareketlenmesiyle birlikte daha fazla defans yapmak zorunda kaldık ama sonuçta Türk takımının başarısının küçümsememek gerekiyor" dedi.
Bursa Köy Enstitüleri’nin 86. yılında Aydınlanma Onur Ödülü sahibini buldu Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin (YKKED), Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz" dedi. Anadolu’nun makus tarihini değiştiren Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Aydınlanma Onur Ödül Töreni ile kutlandı. Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen törende, Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Aydınlanma Onur Ödülü’nü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ve YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü’nün elinden aldı. Düzenlenen törende Hasan Ali Yücel Mandolin Orkestrası konser verirken, YKKED Bursa Şubesi Halk Oyunları Topluluğu da sahnelediği gösteriyle geceye renk kattı. Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Bu hafta içinde kaybettiğimiz canlarımız, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet; tüm ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum. Söylenecek o kadar çok söz var ki, ne ara bu hale geldik ve daha kötüye doğru nasıl gidiyoruz? Bunun farkında olmak zorundayız. Çözümü; önce ailede, daha da önemlisi eğitim kurumlarında ve eğitim sisteminde. Hep birlikte üretmek durumundayız. Artık böyle bir zorunluluğumuz var" dedi. "Ben de Köy Enstitüsü mezunu bir dedenin torunuyum. Annem öğretmen, babam ise mühendis. Cumhuriyetin aydınlarının oluşturduğu fırsat eşitliği sayesinde parasız yatılı okudum" diyen Başkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz. Bugün bu şehirde yöneticilik yapabiliyorsam, onların sayesindedir. Dolayısıyla kendilerine sonsuz şükranlarımı bir kez daha sunuyorum" dedi. "Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı" Geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de teşekkür eden Başkan Aydın, "Göreve geldiğimizde ilk olarak Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’ni açtık. Ardından İsmail Hakkı Tonguç Bağış Kütüphanesi’ni hizmete sunduk. Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı. İki ay içinde de Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ni, Hisar Arkeopark projemizin açılışıyla birlikte Bursalıların hizmetine sunacağız. Değerli hocamız Prof. Dr. Bilsay Koruç, YKKED 2026 Aydınlanma Onur Ödülü’nü aldı, kendisini tebrik ediyorum. Bu anlamlı geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte, Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.