KÜLTÜR SANAT
Tomarza’da 20 yıllık gelenek coşkuyla kutlandı 24 Mayıs 2026 Pazar - 12:58:02 Kayseri’nin Tomarza ilçesinde çocuklara yönelik gelenekselleşen ve yıllardır çocukların hem sosyal hem de kültürel gelişimine büyük katkı sağlayan bir organizasyon gerçekleştirildi. 20. yılına giren bu köklü gelenek, Tomarza Kadın ve Gençlik Merkezi’nde düzenlenen ve hafızalardan silinmeyecek özel bir programla kutlandı. Çocukların gün boyunca birbirinden renkli gösteriler, oyunlar ve etkinliklerle doyasıya eğlendiği salondaki coşku, ailelerin ve Kayseri protokolünün katılımıyla zirveye ulaştı. Tomarzalı çocukları bu mutlu günlerinde yalnız bırakmamak adına programa; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, Tomarzalılar Kültür ve Dayanışma Vakfı Onursal Başkanı Yaşar Karayel, Tomarza Kaymakamı Selim Eser, Talas Kaymakamı İlyas Memiş, Tomarzalılar Kültür ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Fatih Karayel ve çok sayıda davetli katıldı. Programda kürsüye çıkan isimler, organizasyonun 20 yıllık başarısına ve birlik beraberlik mesajlarına dikkat çekti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek; "Tomarza’da tam 20 yıldır kesintisiz şekilde devam eden bu güzel gelenek, ilçemizin insana ve geleceğe verdiği değerin en somut göstergesidir. Bugün burada evlatlarımızın gözlerinde gördüğümüz o saf sevinç ve tebessüm, bizler için dünyanın en büyük mutluluğudur. Bu organizasyonda emek, sevgi ve büyük bir vizyon var. Tomarzalılar Kültür ve Dayanışma Vakfı’nın her bir gönüllüsünü yürekten kutluyorum" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel ise; "Doğup büyüdüğümüz topraklarda, Tomarza’mızda bu köklü geleneğin 20. yılına şahitlik etmek bizler için büyük bir gurur vesilesi. Çocuklarımızın kültürel ve sosyal gelişimini destekleyen bu adımlar, geleceğin güçlü Türkiye’sinin de teminatıdır. Nerede olursak olalım kalbimiz her zaman buradaki kardeşlerimizle, çocuklarımızla birlikte atıyor. Nice 20 yıllara hep birlikte ulaşmayı diliyorum" ifadelerini kullandı. Tomarzalılar Kültür ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Fatih Karayel de; "Vakıf olarak çeyrek asra yaklaşan bu yolculukta en büyük motivasyonumuz hep çocuklarımız oldu. 20 yıl önce küçük bir adımla başlayan bu buluşmanın bugün dev bir sevgi çemberine dönüşmesi bizleri duygulandırıyor. Tomarza’nın çocukları her şeyin en güzelini hak ediyor; bizler de onların elinden tutmaya, geleceklerine ışık tutmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından çocukların hazırladığı sahne gösterileri katılımcılardan büyük alkış aldı. Program, protokol üyelerinin çocuklarla yakından ilgilenmesi, hediyelerin dağıtılması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu. Aileler, 20 yıldır çocuklarına bu imkanı sunan ve emeği geçen tüm yetkililere teşekkürlerini iletti.
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:11 Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nde tiyatro ve geleneksel el sanatları ilgi odağı oldu Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci gününde sahnelenen "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun izleyicilerden yoğun ilgi görürken, geleneksel bez bebek yapım atölyesi de katılımcıları Anadolu’nun köklü el sanatlarıyla buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali, sekizinci gününde de tiyatro ve geleneksel el sanatları etkinlikleriyle sanatseverlerden tam not aldı. Festival kapsamında sahne alan "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun, izleyicilere duygu yüklü bir anlatı sundu. Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan, R. Emre Basalak’ın ise oyunlaştırıp yönettiği yapım; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini sahneye taşıdı. 1930’lu yıllardan yüzyılın son çeyreğine uzanan bir zaman dilimini ele alan oyun, bir Rum ailenin çocuk ruhunu koruyan kızı Triyandafilis’in öyküsünü müzik ve dramatik bir dille izleyiciye aktardı. Hatay’ın kültürel hafızasına ve insan hikayelerine odaklanan eser, festival konuklarının büyük beğenisini topladı. Bez bebek geleneği atölyede yaşatıldı Festivalin geleneksel sanatlar ayağında ise "Bebek Yapım Atölyesi" düzenlendi. Atölyede eğitmen Saliha Demiral, Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yer alan bez bebek yapımının inceliklerini katılımcılarla paylaştı. Kumaş, iplik ve doğal dolgu malzemeleri kullanılarak hazırlanan bez bebeklerin, yalnızca bir oyuncak olmadığı; aynı zamanda yerel kimliği, geleneksel giyim kültürünü ve toplumsal değerleri yansıtan önemli bir kültürel miras unsuru olduğu vurgulandı. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, geleneksel bez bebek yapım tekniklerini yakından tanıyarak üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:08 DTO Başkanı Erdoğan: "Bayramlar, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan müstesna zamanlardır" DTO Başkanı Uğur Erdoğan Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Yardımlaşmanın doruğa ulaştığı bu mübarek günlerde, bizleri bekleyenleri unutmayalım; bayram sevincimizi onlarla da paylaşalım" dedi. Denizli Ticaret Odası (DTO ) Başkanı Uğur Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Halkı bayramlık alışverişlerini kentteki esnaftan, üyelerinden yapmaya davet etti. Başkan Erdoğan yazılı açıklamasında, bayramların toplumsal dayanışmayı ve birlik duygusunu güçlendirdiğini de vurgulayarak "Yardımlaşmanın doruğa ulaştığı bu mübarek günlerde, bizleri bekleyenleri unutmayalım; bayram sevincimizi onlarla da paylaşalım. Denizli iş dünyası başta olmak üzere tüm hemşehrilerimizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Bayramın Denizli’ye, Türkiye’ye ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulunan Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan’ın bayram mesajında, "Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlik duygusunun doruğa ulaştığı mübarek Kurban Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar, toplumsal bağlarımızı güçlendiren, kırgınlıkları unutturan, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan özel zamanlardır. Bu vesileyle Denizli iş dünyası başta olmak üzere tüm hemşehrilerimizin, ülkemizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın şehrimize, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini temenni ediyorum. Üretmeye, istihdama ve ihracatla ülkemize değer katmaya devam eden tüm sanayici ve iş insanlarımızın da bayramlarını kutluyor; sevdikleriyle nice bayramlar geçirmelerini diliyorum" ifadelerini kullandı.
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:04 Manisa’nın binlerce yıllık hafızası konuşuldu Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ’Müze Buluşmaları’ kapsamında gerçekleştirilen ’Toprağın Belleği’ söyleşisinde, Prof. Dr. Hasan Malay’ın bilimsel mirası üzerinden Manisa’nın antik kentleri ve tarihi kitabeleri ele alındı. Akademisyenler, kentin geçmişine ışık tutan önemli bilgiler paylaştı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Müzeler Haftası kapsamında düzenlenen ’Müze Buluşmaları’ etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen ’Toprağın Belleği’ başlıklı söyleşide, Lidya epigrafisi alanının önemli isimlerinden Prof. Dr. Hasan Malay’ın bilimsel mirası ve Manisa’nın kadim geçmişi konuşuldu. Söyleşide konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ve Prof. Dr. Yusuf Sezgin, Prof. Dr. Hasan Malay’ın özellikle Manisa ve çevresindeki antik kentler üzerine yaptığı çalışmaları anlatarak katılımcıları tarih yolculuğuna çıkardı. Programda konuşan Prof. Dr. Yusuf Sezgin, çok özel bir konu için bir araya geldiklerini belirterek, "Cumhur Tanrıver hoca ile birlikte Prof. Dr. Hasan Malay’ın anısına düzenlediğimiz bu programda, hocamıza dair görselleri, hatıraları ve özellikle kitabeler ışığında Manisa’nın tarihiyle ilgili önemli bilgileri paylaşacağız" dedi. Sezgin, Prof. Dr. Cumhur Tanrıver’in uzun yıllar Hasan Malay ile birlikte Manisa kitabeleri ve bölge üzerine çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, Hasan Malay’ın Manisa’nın eski çağ tarihi açısından en önemli çalışmaları yapan isimlerden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ise konuşmasında Hasan Malay’ın Manisa arazisinde ortaya çıkardığı epigrafik buluntular ve kitabe çalışmalarına değindi. Malay ile birlikte gerçekleştirdikleri araştırma ve kazı çalışmalarını anlatan Tanrıver, "Hocanın bulduğu kitabeleri tek tek saymaya kalksak günler yetmez. Çok sayıda kitabe üzerinde çalıştı. Yusuf Hoca’nın kazısını yaptığı Aigai ile ilgili de önemli çalışmaları vardı" ifadelerini kullandı. Tanrıver, Hasan Malay’ın ortaya çıkardığı kitabelerden örnekler sunarak, kitabelerin içerikleri ile bulunma ve yayımlanma süreçlerine ilişkin bilgiler verdi. Program sonunda katılımcıların soruları yanıtlanırken, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürü Mehmet Yıldırım tarafından konuşmacılara hediye takdim edildi.
Üniversiteli gençlere, 19 Mayıs’ta kilometrelerce yürüdükten sonra Göce çorbası ikram edildi
19 Mayıs 2026 Salı - 14:46 Üniversiteli gençlere, 19 Mayıs’ta kilometrelerce yürüdükten sonra Göce çorbası ikram edildi Kastamonu’nun Araç ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde bir araya gelen gençler, 7 kilometre yol yürüyerek, İntaş mağarasını gezdi. Yürüyüşün sonunda gençlere, Yörük kültüründen günümüze kadar ulaşan Coğrafi İşaretli Akdene Göce Çorbası ikram edildi. Kastamonu’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi tarafından öğrencilere yönelik tanıtıcı etkinlikler düzenleniyor. Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü, Kastamonu Üniversitesi Eko Turizm ve Çevre Topluluğu ile Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu’nun organizasyonuyla Kastamonu’nun Araç ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı farklı bir etkinlikle kutlandı. Araç Kaymakamlığı, Araç Belediyesi, Kastamonu Belediyesi, Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Araç Orman İşletme Müdürlüğü’nün destekleriyle ilçedeki Fındıklı, Gölcük, Mınay, Kirazlı ve Uğur Yaylalarında yürüyüş düzenlendi. Yaklaşık 7 kilometrelik güzergahta yürüyüş yapan öğrencilere, aynı zamanda doğa sevgisi, çevre bilinci ve bölgenin flora ve fauna çeşitliliği anlatıldı. Yüzlerce gencin katıldığı etkinlikte öğrenciler, İntaş Mağarasına indi. Sahip olduğu doğal oluşumlar ve yılın her döneminde sunduğu farklı atmosferiyle turizme kazandırılmayı bekleyen İntaş Mağarası, kış aylarında mağara içinde oluşan buz sarkıtları eşsiz bir manzara sunarken, yaz dönemlerinde de su akışıyla bambaşka bir doğal güzellik ortaya çıkartıyor. Beş giriş ağzına sahip olan mağara, zemin bölümünde basketbol sahası büyüklüğünde geniş bir boşluk içeriyor. Öğrenciler, mağara hakkında bilgiler aldıktan sonra yürüyerek Araç’ın Kirazlı Yaylasına ulaştı. Burada Kastamonu’ya özgü coğrafi işaret tescil belgesine sahip Araç Akdene Göce Çorbası ile yanında yine tescilli lezzet kül çöreği gençlere ikram edildi. Yörük kültüründün günümüze kadar ulaşan, yüzyıllardır tüketilen ve geleneksel olarak su değirmeninde öğütülen "akdane" arpasından yoğurt ve tereyağı ile birleştirilerek hazırlanan oldukça besleyici özelliği sahip Akdene Göce Çorbası ile yanında kül çöreği gençlere dağıtıldı. Etkinlik sonunda öğrenciler, müzik eşliğinde halay çekerek 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramını farklı bir şekilde eğlenceli hale getirerek kutladı. "Toplamda 7 kilometrelik güzergahta yürüyüş gerçekleştirdik" Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan Fındıklı, Gölcük, Mınay, Uğur ve Kirazlı yaylalarına geldiklerini belirterek, "Kastamonu Üniversitesi Eko Turizm ve Çevre Topluluğu ile Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu öğrencilerimizle birlikte yaylalara geldik. Bölgenin önemli destinasyonları arasında yer alan İntaş Mağarası, Araç ilçesinde Mınay, Fındıklı ve Gölcük yaylaları arasında yer alıyor" dedi. Kentin yöresel lezzetlerinden coğrafi işaretli Akdene Göce Çorbası ile kül çöreğinin yürüyüşe katılan gençlere ikram edildiğini belirten Haberal, "Ardından 3,5 kilometrelik bir yürüyüş ile bölgenin tabiat kaynak değerleri açısından önemli olan İntaş Mağarasına yürüyüş gerçekleştirdik. Bu yürüyüş sırasında çevremizde gördüğümüz flora-fauna çeşitliliğini öğrencilerimize yerinde görselleriyle birlikte anlattık. Yaban hayatını göremesek de öğrencilerimize bilgiler verdik. Toplam 7 kilometrelik bir yürüyüşün ardından yaylaya geldik. Burada da öğrencilerimiz, birçok yerel ve sportif faaliyetlerde bulunuyor. Müzik eşliğinde eğlencemiz oluyor. Öğrencilerimiz mutlu, bizlerde mutluyuz. Destek olan kurumlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Her yıl 19 Mayıs’ta Gençlik ve Spor Bayramı Haftasında bu tür faaliyetleri geleneksel hale getirmeyi planladıklarını söyleyen Haberal, amaçlarının bundan sonra bu faaliyetlerin sürdürebilirliğini sağlamak olduğunu kaydetti. "İntaş mağarasını insanlar barınma amaçlı olarak kullanmışlardır" İntaş Mağarasına araç ile rahatlıkla gelinebildiğini anlatan Haberal, "Mağaranın yakınına 750 metre kalana kadar araçla geliniyor. Burada aracımızı bırakıp mağaraya doğru yürüdüğümüzde zorlu patika yolda inişli çıkışlı bir yol kat ediyoruz. Mağaraya indikten sonra bizi 5 tane giriş ve çıkışı var. Mağaranın içinden su geçiyor. Bu su Sarmaşık Şelalesine ve akabinde Soğanlı Çayına dökülüyor. Burası flora çeşitliliği açısından önemli bir yer. Mağara, Paflagonya rotası üzerinde bulunuyor. 1,5 milyon yıl öncesinden başlayan bir oluşum. Burada eskiden insanlar yaşamlarını sürdürmüşler. Burası korunaklı bir yer. İnsanlar gelip burada saklanabiliyordu. Şu anda Mayıs ayındayız. Ama aynı derecede bile bu sıcaklığı bulabiliyorsunuz. Koruma amaçlı yer olarak insanlar tarafından bu mağara barınma olarak kullanılmış. Bizlerde her gelişimizde üniversiteli öğrencilerimizi bu mağaraya getiriyoruz. Yayla ziyaretlerimizden sonra bu mağaraya trekking yürüyüşü yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Herkesi Göce çorbasından içmeyi tavsiye ediyorum" Van’dan Kastamonu Üniversitesine okumaya geldiğini söyleyen Peyzaj Mimarlık Bölümü öğrencisi Serhat Akkoyun ise, "Karadeniz’i çok merak ediyordum, özellikle Kastamonu’yu. Çünkü Türkiye’nin en iyi ormanlarına sahip bir şehir. Şu anda da Araç’ın Gölcük Yaylasında bulunuyoruz. Yayla bizlere hem doğanın harikasını hem de yaban hayatını sunuyor. Burada muazzam bir orman gücü var. Aynı şeklide yaban hayatı var. Kastamonu’nun ayısını burada görmemiz mümkün. Şu anda yaylada olduğumuzdan görmemiz belki de mümkün olmayabilir. Elimde de şu anda Kastamonu’nun yöresel lezzeti olan Göce çorbasından içiyorum. Kastamonu’nun ünlü bir çorbası, içerisinde bin bir çeşit ot, baharat, tahıl gibi ürünler bulunuyor. Herkese bu çorbadan içmelerini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "Mağara muhteşem ve devasa boyutlarda" Yaklaşık 7 kilometrelik zorlu bir yürüyüşün ardından İntaş Mağarasına ulaştıklarını söyleyen Samet Epcin de, "Mağara muhteşem, gayet güzel, 100 milyon yıllık bir oluşumdan geldiği söylendi. Gerçekten mağara muhteşem, mantar şeklinde bir mağara, devasa boyutlarda. Mağaradan akan bir su var, nehir su galiba, mağarayı çok beğendim. Bizi buraya getirdiği için Hikmet Haberal hocamıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğe, Araç Kaymakamı Ali Emre Tekin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürü Ali Bozkurt, Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürü Yalçın Uyanık, Araç Rafet Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Miraç Aydın, Araç Orman İşletme Müdürü Beytullah Çiftci, Coğrafya Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Evren Atış ile akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar da katıldı.
19 Mayıs, İnegöl’de coşkuyla kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 14:42 19 Mayıs, İnegöl’de coşkuyla kutlandı İnegöl’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen törenler yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı’ndaki çelenk sunma programının ardından kutlamalar İlçe Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. İnegöl’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla çeşitli tören ve etkinlikler düzenlendi. Tüm yurtta olduğu gibi kutlama programı sabah saat 09.30’da Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı. İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Cumhuriyet Başsavcısı Veli Ecir, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü ile birlikte siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşın katıldığı törende, İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü çelengi anıta bırakıldı. Çelenk töreni sonrası kutlamalar saat 10.30’da İlçe Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. Düzenlenen kutlama programına İnegöl protokolüyle birlikte vatandaşlar da yoğun şekilde katılım gösterdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Yusuf Şevki Yücel günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. "Bugün, büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. yıldönümü... Hikaye uzun, mücadele zor ve çetin" sözleriyle konuşmasına başlan Yücel, şöyle devam etti; "Özeti şu: bütün şer güçler toplandı, Türk’ü yok etmek üzere birleşti, toplarıyla, tüfekleriyle, en mücehhez ordularıyla her cenahtan geldiler, yenildiler ve gittiler. Ordumuz yoktu, silahımız yoktu, açtık, yorgunduk ama dağ gibi yüreğimiz taş gibi imanımız vardı. Çekildi gittiler. Biz gazi olduk, biz öldük, biz şehit olduk, milyonlarımızı verdik şu kara toprağa, kızıl kanımızla sulandı, dağımız, taşımız, yaylamız, ovamız, toprağımız lakin vermedik bir karışını. Yine geldiler, geliyorlar, gelecekler, emelleri var çünkü. Bitmeyen entrikaları var, türlü hileleri var biliyoruz. Pes etmiyorlar etmeyecekler belli. Gelsinler, tekmil birden gelsin korkmadık, korkmuyoruz. Ordumuz dünyanın en güçlü ordusu, silahlarımız, savunma teknolojilerimiz hepsinin fevkinde artık. Ve asil kanımızdan gelen cesaretimiz, mangal gibi yüreğimiz, sarsılmaz imanımız misliyle duruyor." Konuşmaların ardından program Spor Lisesi öğrencileri ile İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından hazırlanan gösterilerle devam etti. Öğrencilerin performansları büyük beğeni topladı. Sportif ve kültürel gösteriler, izleyicilerden alkış aldı. Bayram coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği program, gençlerin hazırladığı gösterilerin ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi
19 Mayıs 2026 Salı - 14:41 Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, dünyanın farklı ülkelerinde objektifine yansıyan rögar kapağı fotoğraflarından oluşan sıra dışı sergisini Akdamar Adası’nda sanatseverlerin beğenisine sundu. Akademisyen kimliğinin yanı sıra yönetmen ve fotoğrafçı yönüyle de tanınan Prof. Dr. Adnan Tönel, herkesin günlük yaşamda fark etmeden üzerinden geçtiği rögar kapaklarını "bilinmeyen dünyanın kapısı" olarak tanımlıyor. Tönel’e göre farklı ülke ve kültürlere ait olsalar da kapakların altındaki dünya "eşitliği" temsil ediyor. Bu bakış açısı, sanatçının Akdamar Adası’nda açtığı serginin de temelini oluşturuyor. Projenin ortaya çıkış hikâyesinin 1997 yılına dayandığını belirten Tönel, bir öğrencisinin kendisine hediye ettiği rögar kapağı fotoğrafının bu süreci başlattığını söyledi. Daha sonra farklı ülkelerde gördüğü rögar kapaklarını fotoğraflamaya başlayan Tönel, yıllar içinde farklı kıtalardan çok sayıda kareyi arşivine ekledi. Zamanla büyüyen koleksiyon; İstanbul Nişantaşı’ndaki eGale’de, TBMM Beylerbeyi Sarayı’nda, İFSAK’ta ve Bursa’daki 17. Fotoğraf Günleri’nde sanatseverlerle buluştu. Akdamar Adası’nda açılan son sergide ise yeni ülkelerden örnekler de yer aldı. Fotoğrafların yalnızca estetik yönüyle değil, tarihi ve toplumsal izleriyle de dikkat çektiğini ifade eden Tönel, "Antik Yunan’dan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte rögar kapakları yalnızca teknik bir nesne değil, aynı zamanda günlük yaşamın tanığı olmuş. Antik dönemde benzer kapakların, insan yaşamını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı biliniyor" dedi. Rögar kapaklarının toplumların kültürel hafızasını taşıyan objeler olduğunu kaydeden Tönel, şunları söyledi: "Rögar kapaklar benim için; alt ve üstün, kayboluşun, pandoranın, ötekinin, geleceğin, büyünün, gizemin geri dönüştürülmüş haldeki kapıları gibi. Bu eserler gerçekten çığır açıcı olabilir. Rögar kapakları yalnızca mühendislik ürünü değil, aynı zamanda toplumların sosyal yapısını da yansıtan objeler. Farklı şehirlerdeki rögar kapaklarının çeşitliliğine rağmen ‘altındaki dünyanın eşit’ olduğunu söyleyebiliriz. Kapaklar, üzerindeki semboller, yazılar ve işaretlerle de şehirlerin kimliğini taşıyor." Türkiye’de eski dönemlere ait rögar kapaklarının önemli bir kültürel değer taşıdığına dikkat çeken Tönel, 1930’lu yıllardan kalan bazı örneklerin müzayedelerde satıldığını belirtti. Osmanlı döneminden kalan rögar kapaklarının Topkapı Sarayı’nda bulunduğunu ifade eden Tönel, günümüzde ise standartlaşmanın ön plana çıktığını söyledi. Yurt dışında rögar kapaklarının bir statü unsuru olarak görüldüğünü belirten Tönel, "Prag’da Saray bölgesindeki rögarla Franz Kafka’nın evinin sokağındaki rögar kapakları aynı değerde ve tasarımda değil. Saray için üretilmiş olanlar aristokrasiyi göstermek adına özenle oluşturulmuş" diye konuştu. Kıbrıs’ta çektiği fotoğraflardan da örnek veren Tönel, Rum tarafındaki kapaklarda Yunan harfleri ve sembollerin, Türk tarafında ise farklı işaretlerin yer aldığını kaydetti. Bu ayrışmanın sembolik anlam taşıdığını ifade eden Tönel, "Ama bu çeşitliliğin altında aynı su, aynı kanalizasyon sistemi bulunuyor" dedi. Tönel ayrıca Almanya’nın Münih kentinde rögar kapaklarının reklam amacıyla kullanıldığını ve pazarlama aracı haline getirildiğini söyledi. Rögar kapaklarının geçmişinin Antik Yunan’a kadar uzandığını dile getiren Tönel, bu yapıların yalnızca şehir düzeni için değil, bazı dönemlerde savunma amacıyla da kullanıldığını anlattı. Fransız Devrimi sırasında sokak çatışmaları ve barikatlarda rögar kapaklarının savunma aracı olarak kullanıldığını belirten Tönel, bu yönüyle kapakların siyasi tarihte de iz bıraktığını ifade etti. Bazı rögar kapaklarının adeta bir sanat eseri gibi tasarlandığını söyleyen Tönel, özellikle Avrupa şehirlerinde desenli ve özgün kapakların kent kimliğine katkı sunduğunu belirtti. Türkiye’de ise kapakların genellikle standart üretildiğini kaydeden Tönel, artan metal fiyatları nedeniyle yaşanan rögar kapağı hırsızlıklarının da geçmişin estetik mirası ile günümüz ekonomik gerçekleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu söyledi. Rögar kapaklarının yazarlara, yönetmenlere ve farklı sanat dallarına ilham verecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tönel, "Rögar kapaklarının hem geçmişe tanıklık eden hem de günümüzün sıradanlığı içinde gözden kaçan ayrıntılar olduğunu düşünüyorum. Unutulmamalı ki rögarlar bölünmüş bir dünyayı birleştiriyor" dedi.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Uşak’ta coşkuyla kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 14:35 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Uşak’ta coşkuyla kutlandı Uşak’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, düzenlenen tören ve gösterilerle büyük bir coşku içerisinde kutlandı. Uşak’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının adresi her yıl olduğu gibi 15 Temmuz Şehitleri Meydanı oldu. Uşak Valisi Serdar Kartal ile Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, törene katılan öğrenci, öğretmen ve vatandaşların bayramını kutladı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Hacı Tevfik Özdemir, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından öğrenciler ve sporcular tarafından hazırlanan halk oyunları, jimnastik, karate, güreş ve basketbol gösterileri sergilendi. Renkli görüntülere sahne olan gösteriler, vatandaşlardan büyük alkış aldı. Program kapsamında ayrıca çeşitli branşlarda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ve sporculara ödülleri, Uşak Valisi Serdar Kartal ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Kutlama programına Uşak Valisi Serdar Kartal’ın yanı sıra AK Parti Uşak Milletvekili Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Çınar, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Dicle ve Çermik’te 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 13:48 Dicle ve Çermik’te 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı Diyarbakır’ın Dicle ve Çermik ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, bir dizi etkinliklerle kutlandı. Program, Dicle Hükümet Konağı bahçesinde, kamu kurum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla Gençlik ve Spor Müdürlüğü çelenginin Atatürk anıtına sunulmasıyla başladı. Çelek Sunma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sona erdi. Daha sonra kamu kurum amirlerinin, öğretmen ve öğrencilerin katıldığı gençlik yürüyüşü yapıldı. Dicle Saat Kulesi mevkiinde başlayan gençlik yürüyüşü, ilçe stadyumuna yapıldı. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nde görevli Halime Kaya, günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptı. Necati Ceylan Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırlamış oldukları gösteriler sunuldu. Birçok öğrenci tarafından şiir okundu. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin gösterileri sahnelendi. Etkinlikler kapsamında sportif ve kültürel faaliyetlerde dereceye giren sporculara ödülleri verildi. Kutlama programına Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, Dicle Cumhuriyet Savcısı Gökhan Erdem, İlçe Emniyet Amir Vekili Nedim Baran, İlçe Jandarma Komutanı Salih Yahya Koca ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Cihan Selçuk katıldı. Çermik’te ise ilçe kapalı spor salonunda yapılan kutlamalara Kaymakam Adem Karataş, Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Celalettin karayılan, kurum amirleri ve öğrenciler katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından öğrencilerin hazırlamış oldukları gösteriler yapıldı. Akabinde etkinlikler kapsamında dereceye giren öğrencilere kupa ve madalyaları takdim edildi.
Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer
19 Mayıs 2026 Salı - 13:45 Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer Gaziantep’in 500 yıllık lezzeti katmer, hem tarihi hem de eşsiz tadıyla damakları şenlendirmeye devam ediyor. Özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan katmer, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlılardan biri haline geldi. Özellikle sabah kahvaltılarında tüketilen katmer, Gaziantep’te "güne tatlı başlamak" anlamına geliyor. İncecik açılan hamurun ustalıkla tezgahta döndürülmesi, katmer ustalarının yıllar süren emeğini ve maharetini gözler önüne seriyor. Hamurun içerisine yöreye özgü sade yağ, taze manda kaymağı ve coğrafi işaretli Antep fıstığı eklenerek hazırlanan katmer, taş fırında kısa sürede pişirilerek çıtır çıtır bir kıvama ulaştırılıyor. Katmeri özel yapan en önemli özelliklerden biri ise hamurunun kağıt inceliğinde açılması. Ustalar, iyi bir katmerin "ışığı geçirecek kadar ince" olması gerektiğini söylüyor. Piştikten sonra dışı hafif çıtır, iç kısmı ise kaymak sayesinde yumuşacık kalan katmer, ağızda dağılan dokusuyla büyük beğeni topluyor. Gaziantep’te yıllardır devam eden geleneklerden biri de düğün sabahlarında yeni evlenen çiftlere katmer ikram edilmesi. Bereketi, mutluluğu ve tatlı bir hayatı simgeleyen bu gelenek, katmerin şehir kültüründeki yerini daha da anlamlı hale getiriyor. Gaziantep’te uzun yıllardır katmer ustası olan Mehmet Özen, yıllardır sürdürdükleri katmer geleneğini anlattı. 34 yaşındaki Mehmet Özen, bu işe küçük yaşlarda ustasının yanında başladığını belirterek, "2000 yılından beri bu işi yapıyoruz. Ustamızın yanında başladık, şimdi kendi işletmemizi kurduk ve aynı şekilde devam ediyoruz" dedi. "Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği" Katmerin Gaziantep kültüründeki yerinin çok özel olduğunu ifade eden Özen, "Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği. Gaziantep’te aslında kahvaltılık olarak tüketilir. Sabah saat 06.00’da başlar, öğlen 11.00 gibi biterdi. Ama artık şehrimize gelen yabancı misafirlerin artmasıyla birlikte günün ilerleyen saatlerinde de tüketiliyor. Şimdi kahvaltılığın yanında tatlı olarak da tercih ediliyor" dedi. "Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir" Katmerin geçmişten günümüze uzanan önemli bir gelenek olduğunu vurgulayan Özen, özellikle düğün kültüründeki yerine dikkat çekti. Özen, "Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir. Düğünden bir gün sonra kız tarafına katmer gönderilir. Gaziantep’in genel kültürüdür bu. Evlenen kişinin yakınları katmer alır, gelinle damada ve kız tarafına götürür. ‘Ağzımız tatlansın’ anlamı taşır. Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor" Katmerin en önemli özelliğinin kullanılan malzemelerin kalitesi olduğunu söyleyen Mehmet Özen, "Katmer tam bir enerji deposu. İçerisinde süt kaymağı, Antep fıstığı ve pancar şekeri bulunur. Özellikle süt kaymağı olması gerekiyor. Kullanılan ürünlerin hepsi birinci sınıf olmalı. Hamurumuzu bir gün önceden yoğuruyoruz. Yaklaşık 7-8 saat dinlendikten sonra kesip yağlıyoruz ve fitil haline getiriyoruz. Ardından incecik açıp hazırlıyoruz. Bir katmer yaklaşık 3 dakikada hazırlanır, 3 dakikada da pişer. Toplamda 10 dakika içerisinde müşterimize servis ediyoruz. Talebimiz çok güzel. Şehrimize çok sayıda yabancı misafir geliyor. Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor. Ayrıca kurye aracılığıyla şehir dışına da gönderiyoruz. Özellikle gençlerden yoğun talep görüyoruz" şeklinde konuştu. Fiyatlarla ilgili de bilgi veren Mehmet Özen, "Klasik katmerimizin fiyatı 450 TL. Simit katmer ve burma katmer çeşitlerimiz ise 650 ile 750 TL arasında değişiyor" diye konuştu.
Yeşilyurt’ta 21 Mayıs’ta "Linç Kültürü ve Psikolojisi" çalıştayı düzenlenecek
19 Mayıs 2026 Salı - 13:45 Yeşilyurt’ta 21 Mayıs’ta "Linç Kültürü ve Psikolojisi" çalıştayı düzenlenecek Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle; dijital çağın önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelen linç kültürünü geniş kapsamlı boyutlarıyla ele almak amacıyla 21 Mayıs 2026 tarihinde saat 10:00’da Gedik Kültür Merkezi’nde "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı düzenlenecek. Alanında uzman akademisyenler, iletişim uzmanları, psikologlar, hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştayda, sosyal medyada nefret dili, dijital zorbalık, toplumsal kutuplaşma, bireysel travmalar, algı yönetimi ve linç kültürünün toplumsal etkileri kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Çalıştay kapsamında alanında uzman isimlerin sunumları, değerlendirme oturumları ve masa çalışmaları gerçekleştirilecek. Oturumlarda özellikle gençlerin dijital mecralarda karşı karşıya kaldığı psikolojik baskılar, sosyal medya kullanıcılarının sorumlulukları ve dijital etik konuları üzerinde durulacak. Programda ayrıca dijital çağın iletişim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği, sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliğinin bireyler üzerindeki etkileri ve toplumsal yargı mekanizmalarının sanal ortamlarda nasıl şekillendiği konusunda bilimsel sunumlar yapılacak. Katılımcılar, linç kültürünün sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal huzuru ve sosyal birlikteliği tehdit eden önemli bir sorun olduğuna dikkat çekecek. Çalıştayın ana hedefleri arasında; toplumsal farkındalık oluşturmak, dijital iletişimde etik bilincini artırmak, özellikle genç kuşaklarda sağlıklı sosyal medya kullanımına yönelik bilinç geliştirmek ve çözüm önerileri ortaya koymak yer alıyor. Gün boyunca sürecek panel, sunum ve değerlendirme oturumlarında katılımcılar, dijital dünyada karşılaşılan psikolojik şiddet biçimlerine karşı ortak mücadele yöntemlerini de tartışacak. Toplumsal huzuru ve sosyal iletişim kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan çalıştaya, gençlik temsilcileri, STK üyeleri, akademisyenler ve vatandaşların yoğun katılım göstermesi bekleniyor. "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı’nın, dijital çağda toplumsal bilinç oluşturulması ve sağlıklı iletişim kültürünün geliştirilmesi adına önemli çıktılar sunması bekleniyor. Özellikle gençlerin dijital medya kullanımı, sosyal medya dili, toplumsal duyarlılık ve iletişim bilinci konularında farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
Malatya’da 19 Mayıs coşkusu
19 Mayıs 2026 Salı - 13:44 Malatya’da 19 Mayıs coşkusu Malatya’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107’nci yıl dönümü düzenlenen törenlerle coşkuyla kutlandı. İnönü Caddesi’nde bulunan Malatya Park AVM önünde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebubekir Kayhan, 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu söyledi. Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin gençliğe duyduğu güvenin göstergesi olduğunu belirten Kayhan, gençlerin Türkiye’nin geleceğinin en büyük teminatı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin her alanda önemli gelişmeler kaydettiğini dile getiren Kayhan, gençlerin bilim, spor ve eğitim alanlarında kendilerini geliştirerek ülkenin geleceğine yön vereceğini kaydetti. Kayhan, "Sizin başarınız Türkiye’nin başarısıdır. Okuduğunuz her kitap, ter döktüğünüz her saha ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak en güçlü değerdir" dedi. Konuşmaların ardından öğrenciler ve sporcular tarafından hazırlanan halk oyunları ile sportif gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Programa, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2’nci Ordu Komutanlığı yetkilileri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı.