Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kocaeli
Kocaeli TEM’de 6 tır birbirine girdi: Ankara yönü trafiğe kapandı
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:03:32
Kazada yaralanan olmazken, otoyolda trafik bir süre durma noktasına geldi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:43
Çiftçilere 27 milyon liralık tohum desteği
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki tarımsal faaliyetleri desteklemek ve üreticilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla 9 ilçedeki 1600 çiftçiye yüzde 75 hibeli yem bitkisi tohumu dağıttı. Derince ilçesi Çavuşlu Mahallesi’nde düzenlenen tohum dağıtım törenine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, ziraat odası temsilcileri ve üreticiler katıldı. Törende konuşan Başkan Büyükakın, belediyenin tarım ve hayvancılık projelerine son 7 yılda yaklaşık 1,5 milyar lira kaynak ayırdığını belirterek, "Nerede iş varsa orada biz varız. Bizi arayan işimizin başında bulur. Tarlada izi olmayanın hasatta yüzü olmazmış. Çalışmak lazım ama gayret etmeden olmaz. Bakın buraya doğalgaz getirdik. İnşallah diğer mahallelerimizde de çok yakın zamanda gelecek. 7 yılda tarıma 1,5 milyar liralık destek verdik. Bugün de bin 600 çiftçiye yüzde 75 hibeli mısır ve yonca tohumu dağıtılacak. Bununla, 32 bin dekarlık alanda ekim yapılacak" dedi. "Boş konuşmuyoruz" Gıda güvenliği riskine karşı tarımsal kapasitenin artırılması gerektiğini vurgulayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Dolayısıyla, bizim aslında tarımsal kapasitemizi kaybetmememiz, aksine artıracak stratejiler izlememiz lazım. Sulama göletlerinin kapasitelerini de artırıyoruz. Buradaki sulama imkanlarını artırmak için büyük bir proje hayata geçireceğiz. Köylerdeki doğalgaz projelerimiz de hızla devam ediyor. Niçin yapıyoruz? Burada yaşam devam etsin diye yapıyoruz. Toprak ekilmeye devam ettiğinde iki şeyi korumuş oluyorsunuz. Birincisi toprağın kalitesi korunmaya devam ediyor. Diğer taraftan kırsal mahallelerimizin hafızası korunuyor. Sadece hizmet ediyoruz. Sürekli bunu söylüyoruz çünkü gerçek varlık sebebimiz bu millete hizmet etmek. Boş konuşmuyoruz. Lafla peynir gemisi yürümez. Dağıtacağımız yem bitkisi tohumları, şimdiden çiftçimize hayırlı olsun bereket olsun. Hayvanlarınıza gıda olsun, bereket olsun." 32 bin dekar arazi üretime kazandırılıyor "İlkbahar Dönemi Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi" kapsamında yürütülen çalışma ile 9 ilçe ve 186 mahalledeki üreticilere 3 bin 350 paket mısır ve 4 bin 100 paket yonca tohumu sağlandı. Toplamda 85 ton tohumun dağıtıldığı projeyle, yaklaşık 27 milyon liralık bir kaynak aktarılarak 32 bin dekar tarım arazisinin üretime kazandırılması hedefleniyor. Törenin sonunda çiftçilerle bir araya gelen ve kurum temsilcilerinden hediye alan Başkan Büyükakın, traktörün başına geçerek tarlada ilk mısır ekimini gerçekleştirdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:28
Çayırova’da kadınlar voleybol dostluk maçında buluştu
Çayırova Belediyesi bünyesindeki bilgi evlerinde eğitim gören kursiyer ve velilerden oluşan kadın takımları voleybol dostluk maçında bir araya geldi. Sporu yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında Çayırova Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlik, pilates kursiyerlerinin gösterisiyle başladı. Gösterinin ardından kursiyer ve velilerin oluşturduğu takımlar voleybol sahasına çıkarak gösteri maçı yaptı. Seyircilerin ilgi gösterdiği ve rekabetin yaşandığı dostluk maçında, "Turkuaz" isimli takım galip geldi. Karşılaşmanın ardından Çayırova Belediye Başkan Vekili Seyhan Dünmez ve protokol üyeleri tarafından, katılımcılara günün anısına çeşitli hediyeler takdim edildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:19
Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi
Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti. Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti. Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti. Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi. 5 sanık yeniden yargılandı Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı. "Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar" Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi. Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. "Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır" Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. "Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir" Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yargıtay kararına uyulsun" Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "Öldürme niyetim yoktu" Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu. Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi. Karar Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Karara muhalefet şerhi Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. "Aynı karar verildi" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi. "Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz" Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 18:22
Çöpe atmak için yerden aldığı kargo poşetinin içinden 60 bin dolar çıktı
Kocaeli’nin Darıca ilçesinde sokakta ağacın altında gördüğü kargo poşetini çöpe atmak için alan market çalışanı neye uğradığını şaşırdı. Poşetin içinde deste deste dolar gören çalışan, paraları emniyete teslim etti. Yapılan sayımda paranın 60 bin dolar olduğu tespit edildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:17
Evler kundaklanmış, cinayet işlenmişti: Dava yeniden görüldü
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 2022 yılında bir kişinin öldürülmesi, 5 kişinin yaralanması ve iki ev ile bir aracın kundaklanmasıyla sonuçlanan kavgaya ilişkin daha önce verilen kararın istinaf tarafından bozulmasının ardından dava yeniden görüldü. Davada, sanık Ertaş Özariş hakkında "öldürmeye teşebbüs" suçundan tahrik indirimi uygulandı. Tavşantepe Mahallesi’nde 24 Şubat 2022’de iddiaya göre iki aile arasında küfür yüzünden çıkan kavgada Ertaş Özariş, Tarık Tanaç’ı pompalı tüfekle vurarak öldürmüş, olayda 5 kişi de yaralanmıştı. Olayın devamında iki ev ve bir araç kundaklanmış, 5 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürülmüştü. İfadeleri alınan Salih Özariş (32), Ertaş Özariş (21), Yavuz Özariş (30), Erkan Özariş (19) ve E.Ö. (32) adliyeye sevk edilmiş, E.Ö. (32) adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, diğer 4 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Erkan, Salih ve Yavuz Özariş de yargılama aşamasında tahliye edilmişti. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 27 Kasım 2024 tarihinde verilen ilk kararda sanık Ertaş Özariş’e, Tarık Tanaç’a yönelik "kasten öldürme" suçundan tahrik indirimiyle 18 yıl, Sedat Tanaç’a yönelik "öldürmeye teşebbüs" suçundan 9 yıl ve diğer mağdurlara yönelik "kasten yaralama" suçlarından ise toplam 5 yıl 22 gün hapis cezası verilmişti. Diğer sanıklaradan Salih Özariş 11 yıl 3 ay, Erkan Özariş 4 yıl 6 ay, Yavuz Özariş 9 yıl, Tahir Tanaç, Yılmaz Tanaç ve Vedat Tanaç ise her biri 5 ay 18 gün hapis cezası almıştı. Ayrıca Vedat Tanaç, "mala zarar verme" suçundan da 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Avukatların itirazı üzerine bu karar, üst mahkeme olan istinaf tarafından bozulmuştu. Dava yeniden görüldü Bozulan karar sebebiyle dava Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görüldü. Mahkeme salonunda tutuklu sanık Ertaş Özariş ve avukatı hazır bulunurken, diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Tahliyesini isteyen sanık Ertaş Özariş, öldürme kastı olmadığını söyleyerek, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirtti. "Öldürmeye teşebbüs" suçuna tahrik indirimi uygulandı Mahkeme heyeti, diğer sanıklar yönünden 27 Kasım 2024 tarihinde verilen kararı korurken, tutuklu sanık Ertaş Özariş hakkında Sedat Tanaç’a karşı işlediği "öldürmeye teşebbüs" suçunda tahrik indirimi uyguladı ve bu suçtan verilen cezayı 6 yıl 9 aya düşürdü. Ertaş Özariş’in diğer kişilere yönelik işlediği suçlardan aldığı cezalar ise değiştirilmedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:32
Başiskele’deki merkez öğrencilere konforlu çalışma ortamı sunuyor
Başiskele’de hizmet veren Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi, bünyesindeki modern kütüphane ve sunduğu imkanlarla öğrencilerin eğitim hayatına destek oluyor. Başiskele Belediyesi tarafından gençlere yönelik hayata geçirilen tesis, ilçenin kültür, sanat ve eğitim alanındaki önemli noktaları arasında yer alıyor. Merkez bünyesinde bulunan kütüphane, gençlere verimli bir çalışma alanı sağlıyor. Öğrencilerin ilgi gösterdiği kütüphanede; bireysel çalışma masaları, sessiz iç mekan tasarımı ve özel aydınlatma sistemi bulunuyor. Gençler, oluşturulan bu ortamda ev rahatlığında ders çalışma ve kitap okuma imkanı buluyor. Günün farklı saatlerinde merkezi kullanan öğrenciler, sınavlara hazırlanmanın yanı sıra sunulan ücretsiz ve yüksek hızlı internet hizmetiyle çevrim içi derslere de katılabiliyor. Özellikle bireysel çalışma kabinleri, odaklanmak isteyen öğrencilere izole bir ortam sunarak motivasyonlarına katkı sağlıyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:44
Çayırova’da ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti
Çayırova Belediyesi tarafından ilçe sakinlerine yönelik ücretsiz psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti başlatıldı. Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde Naim Süleymanoğlu Kültür Merkezi’nde "Rehberlik Servisi" oluşturuldu. Serviste görevli 2 psikolog ve 1 psikolojik danışman tarafından çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik bireysel terapiler ile çift terapisi desteği sağlanıyor. Uzman Psikolog Nursen Kaçar, bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi, sınav kaygısı, aile danışmanlığı ve oyun terapisi gibi çeşitli alanlarda hizmet verdiklerini belirterek, "Çocukların duygularını oyunla keşfedebildiği, uzman eşliğinde güvenli bir ortam sunuyoruz. Hizmet almak isteyen ilçe sakinlerimizin, Çayırova’da bulunan her mahallemizdeki bilgievlerimize giderek, rehberlik servisi için randevu talep formunun doldurmaları yeterli. Bizler en uygun zamanda vatandaşlarımıza ulaşarak birlikte belirlediğimiz randevu saatleri ile süreci başlatıyoruz. Profesyonel ekibimizle iyi oluş yolculuğunuzda yanınızdayız" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:38
Kocaeli’de 5 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli’de yaklaşan yılbaşı öncesi denetimlerini sıkılaştıran polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda, piyasa değeri 5 milyon lirayı bulan, aralarında kaçak içki ve tütünün de bulunduğu birçok ürün ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçakçılığın önlenmesi ve takibine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler tarafından 3-10 Aralık tarihlerinde il genelinde belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda, 4 ton 575 kilogram kıyılmış tütün, 140 paket gümrük kaçağı sigara, bin 579 sahte bandrol, 87 şişe kaçak içki ile 75 litre etil alkol ele geçirildi. Aramalarda ayrıca gümrük kaçağı olduğu belirlenen 1 cep telefonu, 6 şarj cihazı, 6 kulaklık, 6 akıllı kol saati ve 3 parfüm bulundu. Ele geçirilen ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 5 milyon lira olduğu bildirildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:54
Buz 41 Spor Kulübü, Çekya’daki yarışmada Türkiye’yi temsil edecek
Kocaeli’de çalışmalarını sürdüren Buz 41 Spor Kulübü, Çekya’da düzenlenecek Santa Claus Cup’ta Türkiye’yi temsil edecek. Buz 41 Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren Team Elite Junior Takımı, 13-14 Aralık’ta Brno kentinde gerçekleştirilecek organizasyon öncesi hazırlıklarını tamamladı. Senkronize buz pateni branşında mücadele edecek ekip, Kocaeli Olimpik Buz Sporları Salonu’ndaki son antrenmanın ardından yarın Çekya’ya hareket edecek. Antrenörler Ece Ongül Küçük, Simge Yazıcı ve Yelda Akıncı yönetimindeki milli takım kafilesinde şu sporcular yer alıyor: "Ayşe İpek Derin, Ada Yıldırım, Ata Timur Akbulut, Ayşenaz Er, Beyza Bağır, Defne Burmalı, Ecrin Aygün, Ela Hayat Başoğlu, Eylül Görgen, Esila Ünsever, Gupse Kayra Yener, İpek Demirsoy, Mina Naz Göçmen, Muhammet Ali Bozkurt, Nefes Akıncı, Nisa Öztürk, Selin Akbulut ve Volga Yusuf Ada Yılmaz." Kocaeli’de sergiledikleri performanslarla adından söz ettiren takım, geçtiğimiz yıl Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi başarıyla temsil etmiş, kazandığı tecrübeyle bu sezona daha güçlü başlamıştı. Kulüp yetkilileri, sporcuların her biriyle gurur duyduklarını ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerine inandıklarını ifade etti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:12
Başiskele Kullar’da kavşak düzenlemesi yapıldı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesince Başiskele ilçesinde trafik akışını rahatlatmak amacıyla kavşak düzenleme çalışması yapıldı. Yol Bakım Onarım ve Yapım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kullar Mahallesi Alsancak Caddesi üzerinde, Hacıoğlu Sokak ve Ezgi Caddesi kesişiminde bulunan yoğun kavşakta yenileme çalışması gerçekleştirdi. Proje kapsamında yağmur suyu ızgaraları deplase edilirken, refüjler yenilendi ve yol çizgileri çekildi. Ayrıca yaya güvenliğinin sağlanması amacıyla bölgeye süpürge beton kaldırımlar inşa edildi. Yapılan düzenlemeyle bölgedeki ulaşımın daha akıcı ve güvenli hale getirildiği bildirildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:01
Müzik tartışması cinayetle bitti
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde yüksek sesle müzik dinleme meselesi yüzünden çıkan ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kavgaya ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede sanığın "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Olay, 23 Ağustos’ta 23.00 sıralarında Çarşı Mahallesi Dursun Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yüksek sesle müzik dinlenilmesi sebebiyle Kurtuluş Canbay (35) ile Mehmet Fatih G. (41) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Canbay, balta ile Mehmet Fatih G. ise ekmek bıçağı ile birbirlerini yaraladı. Canbay olay yerinden kaçarak kuaföre sığındı, Mehmet Fatih G. ise bir süre kovaladıktan sonra bekçilere teslim oldu. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Canbay, hastanede yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. İddianame kabul edildi Cumhuriyet savcısınca hazırlanan iddianame, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, olayla ilgili olarak ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediği, şüphelinin de yaralandığı, maktulün şüpheliye yönelik küfür ettiği, taraflar arasında önceden herhangi bir husumet bulunmadığı ve olayın çıkan sözlü tartışma sonrasında geliştiği belirtildi. Bu sebeplerle sanık Mehmet Fatih G.’nin "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. "Saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim" İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sanık Mehmet Fatih G., olay gecesi eve döndüğünde komşusu olan maktul ve yanındakilerin alkol alıp yüksek sesle müzik dinlediklerini öne sürdü. Müziğin kapatılmasını rica ettiğini ancak terslendiğini savunan sanık, "Yaklaşık 10-15 dakika evde oturduktan sonra kapı önüne çıkarak saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim. Bu sırada Kurtuluş bana, ’Ben belediyeden izin aldım, kapatmıyorum’ şeklinde karşılık verdi. Tartışma sırasında Kurtuluş’un elinde balta vardı. Bunun üzerine tekrar eve girdim. Eve girdikten bir süre sonra Kurtuluş bana yaklaşık 5 dakika boyunca küfür etti. Küfürlere dayanamayarak pencere önüne geldim. Babamın merdiven önünde beklediğini, Kurtuluş’un ise elindeki baltayla tehditvari şekilde küfür etmeye devam ettiğini gördüm. Kurtuluş’un babama zarar vereceğini düşünerek mutfaktan ekmek bıçağı alarak camdan aşağı atladım. Babam ile Kurtuluş’un arasına girdim. Bu sırada Kurtuluş baltayı bana savurdu, sol koltuk altımdan yaralandım. Baltayı savurmaya devam etmesi üzerine kendimi savunma amaçlı rastgele bıçağı salladım" dedi. "Oğlum ve kızım mangal esnasında cep telefonundan müzik açarak eğlendi" Maktulün annesi Selver Canbay ise iddianamedeki ifadesinde, evlerinin önünde mangal yapıp müzik dinledikleri sırada komşuları olan sanığın camdan kendilerine küfür ettiğini iddia etti. Canbay, "Mangal esnasında oğlum ve kızım cep telefonundan müzik açarak eğlendiler. Bu esnada evimizin yanındaki binada ikamet eden Ali Çavuş lakaplı komşumuzun evine misafir olarak gelen oğlu Mehmet Fatih, camdan dışarı çıktı. Oğlum Kurtuluş’a sinkaflı küfür etmeye başladı. Bunun üzerine oğlum, ’Abi; ablam, yeğenim burada; küfür etme, gel aşağıya konuşalım’ dedi. Ali Çavuş ise ’Boşver oğlum’ şeklinde karşılık verdi" diye konuştu. "Sanık, 15-20 santimetre uzunluğunda bıçakla oğluma saldırdı" Mehmet Fatih G.’nin küfrederek evin camından atladığını iddia eden Selver Canbay, "Mehmet Fatih’in elinde yaklaşık 15-20 santimetre uzunluğunda bir bıçak vardı. Oğluma doğru bıçakla hamleler yaparak saldırdı. Bu saldırı sonucunda oğlum göğüs ve karın bölgesinden yaralandı. Ardından olay yerine gelen Mustafa isimli şahıs kavgayı ayırmaya çalıştı ancak Mehmet Fatih elindeki bıçağı savurmaya devam etti. Bıçak, Mustafa’nın koluna da isabet etti. Olay devam ederken oğlum Kurtuluş kaçmaya çalıştığı sırada evin yanında bulunan baltayı eline aldı. Mehmet Fatih’e doğru baltayı kaldırdı. Bu sırada kızım Gülfinaz araya girerek engellemeye çalıştı. Bunun üzerine Kurtuluş elindeki baltayı yere bıraktı. Oğlum Kurtuluş panikle kanlar içerisinde uzaklaşarak kaçtı. Mehmet Fatih ise elindeki bıçakla oğlumun peşinden koştu" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:59
Gölcük’te lise öğrencilerine "sıfır atık" eğitimi
Gölcük’te lise öğrencilerine yönelik sıfır atık eğitimi düzenlendi. Gölcük Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Gölcük Ticaret Meslek Lisesi’nde seminer gerçekleştirildi. Yaklaşık 150 öğrencinin katıldığı programda, Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Serkan Aksöz tarafından sunum yapıldı. Eğitimde; atık oluşumunun en aza indirilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve geri dönüşüm süreçleri anlatıldı. Öğrencilere okulda ve günlük yaşamda uygulayabilecekleri atık yönetimi yöntemleri hakkında bilgi verilen eğitimlerin, ilçe genelinde devam edeceği bildirildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:23
Filistinli doktor Gazze’de yaşanan dramı anlattı
Gazze’de ilaç ve gıda girişinin engellendiğini, sivil yerleşimlere "sarı çizgi" çekilerek el konulduğunu aktaran Filistinli doktor, "Biz Amerika’ya güvenmedik çünkü Amerika ve İsrail aynı madalyonun iki yüzüdür. Bu yüzden bölgenin umudu Türkiye ve garantör devletlerdir. Türkiye bu süreçte kilit ve tarihi bir role sahiptir" dedi. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, bölgedeki insani krizi ve sağlık hizmetlerinin durumunu değerlendirmek amacıyla Gazzeli bir meslektaşıyla çevrim içi görüştü. Güvenlik gerekçesiyle ismini ve yüzünü gizleyen Filistinli doktor, görüşmede, ateşkes sürecine rağmen saldırıların sürdüğünü ve Gazze’nin kuzeyi ile güneyinin yüzde 50’sinin fiili işgal altında olduğunu aktardı. "Ateşkes anlaşması imzaladıktan bugüne kadar yaklaşık 450 Filistinli şehit edildi" Bölgede İsrail askerleri tarafından oluşturulan ve "sarı çizgi" adı verilen bir kontrol hattı bulunduğunu anlatan doktor, "Gazze’nin hem güney hem de kuzey tarafının yüzde 50’si İsrail’in fiili işgali altındadır. Ateşkes anlaşması imzaladıktan bugüne kadar yaklaşık 450 Filistinli şehit edildi, 650’den fazla yaralımız var. Bunlardan yüzde 65’inden fazlası kadın ve çocuktur, kalanları ise sivildir. Sürekli bahanelerle saldırıya başlıyor, birkaç saat sonra ’Ateşkese uyacağız’ diyorlar. İsrail askerleri tarafından Gazzelilerin olduğu bölgede oluşturulan sarı çizgi kontrol hattı var, beton taşlar kurulmaktadır. Bu beton taşlar zaman zaman ilerliyor" dedi. "İsrail, savaşla, ölümle gerçekleştiremediği tehciri şu an yapmaya çalışıyor" Gazzeli doktor, Gazze’ye günde 600 yardım tırının girmesi gerekirken bu sayının 70 ila 100 arasında kaldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Çok az tıbbi ve temel gıda ihtiyaçları geliyor. Gazze’de yaşayan yaklaşık 2 milyon 350 bin insana temel gıda ihtiyacı ulaşamıyor. Açlık sınırının altındalar. Bazı bölgelerde ciddi gıda sıkıntısı var. Hastanelerde büyük sıkıntılar var. Ayakta kalan hastaneler için gerekli tadilat için bile malzeme sokulmuyor. Birçok hastaya gereken ilaç ulaşmıyor, bu sebeple ölüm vakaları da yaşanıyor. Anlaşma gereği Refah Sınır Kapısı iki yönlü açılması gerekiyor ancak buna da uyulmuyor. Baskı yapılarak sadece çıkış için kapıların açılacağı söyleniyor. Çıkanların ise geri dönüşü olmayacağını yani savaşla, ölümle gerçekleştiremediği tehciri şu an yapmaya çalışıyor." "Garantör ülkeler, ABD’nin onayı olmadan İsrail’e baskı yapamıyor" ABD’nin İsrail’e desteğine de değinen doktor, bölgede daha önce görülmemiş büyüklükte bombaların kullanıldığını, garantör ülkelerin ABD onayı olmadan baskı kuramadığını ifade ederek, "Bilindiği gibi ABD, İsrail’in en büyük destekçisi ve adeta koruyucusudur. Savaş boyunca ABD yönetimi, İsrail’e gelişmiş ve yıkıcı silahlar sağlamış, dünyanın gözü önünde yaşanan katliamlara rağmen ciddi bir yaptırım uygulamamıştır. Daha önce denenmemiş, ’küçük nükleer bomba’ denecek kadar büyük bombalar verildi. Buna rağmen ABD yönetimi bugüne kadar İsrail’e yönelik hiçbir baskı uygulamamış, aksine İsrail’e sınırsız hareket alanı tanımıştır. Garantör ülkeler dahi ABD’nin onayı olmadan İsrail’e baskı yapamamaktadır. Birçok ülke açıklamalarda bulunmuş, ateşkes çağrısı yapmışsa da İsrail bunları dikkate almamış ve anlaşma hükümlerine uymamıştır" diye konuştu. "Bölgenin umudu Türkiye ve garantör devletlerdir" İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in ilhak açıklamalarını hatırlatan doktor, Türkiye’nin garantörlük rolünün önemine işaret ederek, sözlerini şöyle noktaladı: "Maalesef Gazze gündemden düştü ancak ambargo, soykırım ve ambargo devam ediyor. Türkiye halkı, Gazze için imza atan, destek veren, omuzlayan ülkelerden biridir. Türkiye, Katar ve Mısır bu sürecin garantörleridir. Biz Amerika’ya güvenmedik çünkü Amerika ve İsrail aynı madalyonun iki yüzüdür; biri askeri yüzü, biri siyasi yüzüdür. Amaç ortaktır: baskı, kuşatma ve işgal. Bu yüzden bölgenin umudu Türkiye ve garantör devletlerdir. Türkiye’nin bu tarihi görevi daha aktif, daha güçlü ve ısrarlı biçimde yürütmesi gerekmektedir. Çünkü bu mesele sadece Filistin’e olan dostluk değil; ümmetin, insanlığın, adaletin meselesidir. Türkiye diplomatik, insani, ekonomik ve gerektiğinde caydırıcı tüm araçları kullanmalıdır. Bu görev ümmeti koruma görevidir. Türkiye bu süreçte kilit ve tarihi bir role sahiptir." "Bunlar şaka değil" HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban da görüşmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, bölgeden gelen bilgilerin vahim olduğunu belirtti. İsrail güçlerinin asker kılığında sivil yerleşimlere girerek evlere el koyduğunu aktaran Kurban, "İnsanlara, ’Bu ev bizim, çık buradan. Eğer ben almazsam başkası alacak’ deniyor. Bunlar şaka değil. Yaşanan vahşet bizzat böyle gerçekleşiyor. Sonuç olarak, karşı karşıya olduğumuz saldırı tanımlanamayacak derecede vahşi ve bu yüzyılda bir katliamdır" dedi. Dünya güçlerinin sessizliğine de dikkati çeken Kurban, Türkiye’nin mazlumdan yana duruşunu sürdürmesi ve yardımların artırılması gerektiğini vurguladı. HEKİMSEN olarak sahada aktif rol almaya hazır olduklarını söyleyen Kurban, Gazze halkının güçlü bir organizasyon ve Türkiye’nin garantörlük hakkının işletilmesini talep ettiğini ifade etti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:02
Başiskele Yeniköy Termal Tesisi açılış için gün sayıyor
Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde inşa edilen ve 57 derece sıcaklığa sahip jeotermal suyun kullanılacağı Yeniköy Termal Tesisi’nde çalışmalar son aşamaya geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin turizm potansiyelini artırmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, 10 bin 621 metrekarelik alanda inşa edilen tesis açılış için gün sayıyor. Asma tavan, zemin döşeme, çevre düzenleme ve mekanik imalatların sürdüğü tesiste, yerin 930 metre derinliğinden çıkarılan 57 derece sıcaklığındaki jeotermal su kullanılacak. Sağlık ve termal turizm bir arada Geleneksel mimari unsurların yer aldığı 3 bloktan oluşan komplekste; kadın ve erkekler için ayrı termal havuzlar, hamam, sauna ve spa alanları bulunuyor. Sağlık turizmine hizmet etmesi hedeflenen tesiste ayrıca 8 masaj odası, 3 fizik tedavi odası, hidroterapi üniteleri, jimnastik salonu ve doktor odası yer alıyor. Aileler için özel banyo ve spa alanlarının da düşünüldüğü yapıda, çok amaçlı salon, kafeterya ve 69 araçlık otopark vatandaşlara hizmet verecek.
09 Aralık 2025 Salı - 17:03
Paslanmaz çelik sektöründen "anti-damping" çağrısı
Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, paslanmaz çelik sektöründe Uzak Doğu kaynaklı düşük fiyatlı ürünlerin haksız rekabete yol açtığını belirterek, yerli üreticinin korunması ve dışa bağımlılığın azaltılması için anti-damping önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yüzde 70’i Posco, yüzde 30’u Kibar Holding ortaklığıyla yönetilen, Türkiye’nin en büyük paslanmaz çelik üreticilerinden Posco Assan tarafından, İzmit’teki fabrikada basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında, sektördeki ithalat baskısı ve çözüm önerileri ele alındı. Holding CEO’su Kayabaşı: "Bin 700’ü aşkın yerli tedarikçimiz var" Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, şirketin istihdam verilerine ilişkin, "Posco Assan olarak 500 kişinin üzerinde direkt istihdam yapıyoruz. Bin 700’ü aşkın yerli tedarikçimiz var. Çelik sektöründe bire 9-10 olan istihdam çarpanıyla binlerce kişiye dolaylı iş imkanı sunuyoruz. Sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı, sıfır atık uygulamalarıyla çevreye duyarlı, iş sağlığı ve güvenliği kurallarında oldukça hassas, toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan ve fayda sağlayan bir şirket olarak faaliyetlerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz" dedi. "Hedefimiz 1 milyon ton kapasiteye ulaşmak" Fabrikanın 350 milyon doları aşan yatırımla kurulduğunu bildiren Kayabaşı, "Mevcut yıllık üretim kapasitemiz 300 bin ton. Yatırımın ikinci ve üçüncü fazları tamamlandığında bu rakamı 1 milyon tona çıkararak, Türkiye’nin entegre paslanmaz çelik üreticisi olma hedefini koruyoruz" ifadelerini kullandı. "Demir çelik sektörü, uzun süredir haksız bir ithalat baskısıyla mücadele ediyor" Paslanmaz çeliğin savunma sanayisinden enerjiye, otomotivden gıdaya kadar birçok stratejik alanda kullanıldığına dikkati çeken Haluk Kayabaşı, bu ürünün yerli imkanlarla üretilmesinin ekonomik bağımsızlık ve ulusal güvenlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Paslanmaz çeliğin kullanılmadığı hiçbir alanın bulunmadığının altını çizen Kayabaşı, şunları kaydetti: "Altını çizerek söylemek isterim ki paslanmaz çelik, kat edilen bu yolun, ulaştığımız bu büyümenin omurgasını oluşturan sektörlerden biri. Ancak potansiyelin kullanılması konusunda birtakım teşviklere ve stratejik korumaya ihtiyacı var. Ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda bu stratejik üründe yerli üretimi güçlendirmek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve katma değerli üretimi artırmanın bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu tartışmak benim açımdan gerçekten lüzumsuzdur. Demir çelik sektörü uzun süredir haksız bir ithalat baskısıyla mücadele ediyor ve ayakta kalmaya çalışıyor. Dünya paslanmaz çelik piyasalarında yaşanan arz fazlası, bazı ülkelerin iç talep yetersizliği nedeniyle ürünlerini dampingli fiyatlarla ihraç etmesine yol açıyor. Dampingli paslanmaz çelik ürünleri, Türkiye pazarını domine etmek için maliyetinin altında ülkemize ithal ediliyor." "Dampingli ithalat tüm değer zinciri için büyük tehdit oluşturuyor" Kayabaşı, yerli üreticinin ayakta kalmakta zorlandığını vurgulayarak, "Çin ve Endonezya olmak üzere bazı ülkelerden gelen dampingli ithalat, bilhassa Türkiye’deki yerli üreticilerin sürdürülebilirliği için oldukça büyük tehlike oluşturuyor. Piyasa fiyatlarının altında yapılan dampingli ithalat, sadece firmalarımızı değil, tüm değer zinciri için büyük tehdit oluşturuyor. Ayakta kalmakta zorlanan yerli üretici ne yazık ki, kuruluşundan bu yana zararına satış yapıyor" diye konuştu. "İç pazar ihtiyacının yüzde 70’ini karşılayabilecek kapasitedeyiz" Türkiye’nin yıllık soğuk haddelenmiş paslanmaz çelik tüketiminin 450 bin ton civarında olduğunu aktaran Kayabaşı, "Ancak bu tüketimde ithalat yüzde 80 gibi bir paya sahip. Posco Assan olarak, iç pazar ihtiyacının yüzde 70’ini karşılayabilecek kapasitedeyiz. Diğer yerli üretici ile birlikte yüzde 90’ı rahat karşılayabiliriz tam kapasite çalıştığımızda. Yerli üretimi güçlendirmek hem cari açık açısından hem de sanayimizin stratejik bağımsızlığı açısından oldukça önemlidir" şeklinde konuştu. "Onlar bizim aksimize anti-damping vergileri uyguluyor" Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, damping baskısının yerli üretici için adaletsiz bir rekabet ortamı oluşturduğuna dikkati çekerek, rakip ülkelerin Türkiye’nin aksine korumacı politikaları hayata geçirdiğini vurguladı. Bu konuda Endonezya’nın attığı adımların örnek alınması gerektiğini belirten Kayabaşı, şöyle konuştu: "Dampingli çelik ve paslanmaz çeliğin önemli üreticilerinden Endonezya Anti-Damping Komitesi, bir diğer üretici Çin’den yapılan sıcak haddelenmiş sac ithalatına yönelik 5 yıl süren soruşturmasını 2024 yılında tamamladı. Soruşturma sonucunda, Çin çeliğinin Endonezya’ya, Çin iç pazarına kıyasla yüzde 10 daha düşük fiyatla satıldığı ortaya konuldu. Bu tespit üzerine Komite, Çin menşeili ürünlere karşı anti-damping vergilerinin yüzde 50’ye kadar artırılmasına karar verdi." "Yerli üreticinin devletimizin uygulayacağı bu koruma kalkanına gerçekten çok ihtiyacı var" CEO Kayabaşı, gerekli kurumlara başvurularını yaptıklarını belirterek, "Bu ülkede üretim yapan tüm şirketlerin eşit şartlarda rekabet edebilmesini sağlayacak bir piyasa yapısının oluşturulması için talebimizi sürdüreceğiz, sürdürmeye devam edeceğiz. Yerli üreticinin devletimizin uygulayacağı bu koruma kalkanına gerçekten çok ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. "AB’ye giremeyen standart dışı çeliğin adresi Türkiye olacak" Avrupa Birliği’nin 2026’da devreye alacağı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın oluşturacağı riske değinen Kayabaşı, "Standartlara uymayan dampingli ürünlerin çok daha yüksek oranlarda Türkiye pazarına girmesi bekleniyor. Bu demek oluyor ki, AB’ye giremeyen, SİBEM’e uygun olmayan çeliğin adresi Türkiye olacak. Yani baskı çok daha fazla artacak. Türk üreticiler, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin koyduğu standartlara uygun üretim yapıyor. SİBEM’e uymayan dampingli ürünlerin Uzak Doğu’dan Türkiye pazarını domine etmesine de engel olunması gerektiğini savunuyoruz" dedi. "Türkiye’nin bölgesel üretim üssü olmasını hedefliyoruz" Anti-damping uygulamalarının sadece üreticileri değil; hammadde tedarikçilerinden lojistiğe, yan sanayiden istihdama kadar geniş bir ekosistemi güçlendireceğini vurgulayan Kayabaşı, bu düzenlemenin sektör için stratejik bir kalkan oluşturacağını belirtti. Kayabaşı, son 3 yılda yapılan modernizasyon ve otomasyon yatırımlarıyla verimliliği artırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu: "Soğuk hadde hattımız, tavlama teknolojilerimiz ve kalite kontrol sistemlerimizle Avrupa standartlarında üretim yapabilecek konuma ulaştık. Bu vizyonumuz, yalnızca ekonomik büyümeye değil, Türkiye’nin paslanmaz çelikte bölgesel bir üretim üssü olma yolculuğuna da katkı sağlayacaktır." Özdemir: "Türkiye’nin en büyük 68. sanayi kuruluşu oldu" Posco Assan CEO’su Ufuk Özdemir, şirketin yüzde 70 Posco, yüzde 30 Kibar Holding ortaklığıyla yönetildiğini belirtti. Şirketin kuruluş ve üretim sürecine ilişkin bilgi veren Özdemir, "Şirket 2011’de kuruldu, 2013’te üretime başladı, 2014’te de yaklaşık 11 yıl önce tam kapasite üretime başladık. 2018’de 1 milyonuncu ton üretimini, 2023’te de 2 milyonuncu ton üretimini yaptı. Bunu yaparken 2021 rakamlarıyla birlikte, ki o zaman da tam kapasite değildik ama optimum seviyede üretim yapıyorduk, Türkiye’nin en büyük 68. sanayi kuruluşu oldu. İş sağlığı güvenliği de zaten ilk önceliğimiz. Bu kapsamda da sadece Türkiye’de değil sektöründe, dünyadaki en iyi uygulamalar arasına girdi. 2023 yılında da Türkiye’de örneği olmayan yaklaşık bin günlük bir iş kazasız gün sayısına ulaştık" dedi. "Maksimum 1550 milimetre genişliğinde üretim yapıyoruz" Fabrikanın teknik altyapısını detaylandıran Özdemir, 0.3 ila 5 milimetre kalınlığında ve maksimum 1550 milimetre genişliğinde üretim yapabildiklerini söyledi. Özdemir, üretim parkuruna ilişkin şunları aktardı: "Fabrikamızda 3 ana süreç var. Birincisi haddeleme. Yaklaşık 100 bin tonu aşkın haddeleme kapasitesi olan ve bunu besleyen yan ünite ile birlikte 4 temel hattımız bulunuyor. İkinci süreç olan iki tane tavlama hattımız var. Bunlardan BA, kurulduğu zaman Avrupa’nın en büyük parlak tavlama hattıydı. İlk defa gelen kişiler belki de ’Ne kadar büyük bacası var’ demiş olabilir ama aslında o baca değil, bir üretim hattı. Diğer hattımız da APF yani mat tavlama hattımız. Bu da 600 metreyi aşkın uzunlukta, demir çelik sektöründeki tek başına olan en uzun hatlardan biridir. Bunun da kapasitesi yıllık 200 bin tondur." "Üretimimizin yüzde 30’unu ihraç ediyoruz" Ürün dağılımı ve pazar payına değinen Özdemir, "Üretimimizin yüzde 60’ını 300 serisi, yüzde 40’ını ise 400 serisi oluşturuyor. Ağırlıklı olarak iç pazara çalışmakla birlikte üretimimizin yüzde 30’unu ihraç ediyoruz. Ürünlerimiz yüzde 50 oranında servis merkezlerine, kalanı ise beyaz eşya, mutfak eşyaları ve otomotiv sektörüne gidiyor" ifadelerini kullandı. Choi: "Bizim için hala bu sektörde zor dönemler ve şartlar devam etmektedir" Posco Assan CEO’su Ji Seob Choi ise "Asya’dan Avrupa’ya" vizyonuyla 15 yıl önce Türkiye’ye yatırım yaptıklarını hatırlattı. Sektördeki zorlu şartlara dikkati çeken Choi, şunları kaydetti: "Bizim için hala bu sektörde zor dönemler ve şartlar devam etmektedir fakat elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret gösteriyoruz. Türkiye paslanmaz çelik sektörüne, buradan da Avrupa ve diğer ihracat ülkelerine kadar malımızı ulaştırmak için çalışıyoruz. Her şeyden daha önemli olanın, ülke içinde özellikle imalat sanayinin güçlendirilebilmesi olduğunu düşünüyorum. Bir ülke için en önemlisi, o ülkenin üretiminin devam etmesi ve güçlenmesidir. Bunun mümkün olabilmesi için yerli üretimin ve sanayinin güçlenebilmesi için önlemlerin alınması, sanayinin korunması çok önemlidir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder