ASAYİŞ - 30 Nisan 2026 Perşembe 15:19

Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

A
A
A
Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti.


Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.



Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar


Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.


Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti.


Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı.


"Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti.



Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi


Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti.


Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi.



5 sanık yeniden yargılandı


Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı.



"Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar"


Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi.


Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.



"Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır"


Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu.



"Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir"


Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Yargıtay kararına uyulsun"


Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu.



"Öldürme niyetim yoktu"


Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu.



Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı


Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi.



Karar


Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti.



Karara muhalefet şerhi


Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu.



"Aynı karar verildi"


Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi.



"Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz"


Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.



Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Sıfır Atık Kütüphaneleri Siirt’te hizmete açıldı Siirt’te "Sıfır Atık" Projesi kapsamında kurulan geri dönüşüm temalı kütüphaneler düzenlenen törenle hizmete açıldı. Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya ile eşi Nurten Kızılkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" Projesi çerçevesinde hayata geçirilen kütüphanelerin açılışını gerçekleştirdi. Siirt Valiliği koordinasyonunda Selahattin Eyyubi İlkokulu’nda "Geri Dönüşüm Kütüphanesi", Mehmetçik İlkokulunda ise "Sıfır Atık Kütüphanesi" öğrencilerin hizmetine sunuldu. Açılış programında öğrencilerle bir araya gelen Vali Kızılkaya, Sıfır Atık Projesinin yalnızca çevreyi korumaya yönelik olmadığını belirterek, "Sıfır Atık sadece bir çevre hareketi değil, geleceğe bırakacağımız en değerli mirastır. Bu proje, tasarruf bilincini güçlendiren, eğitim süreçlerine katkı sunan ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktaran önemli bir toplumsal dönüşüm hareketidir. Bugün burada geleceğimize, çocuklarımıza ve yaşanabilir bir dünyaya olan sorumluluğumuzu bir kez daha ortaya koyuyoruz’’ dedi. Açılışın ardından Vali Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya, kütüphaneleri gezip incelemelerde bulunarak, öğrencilerle sohbet etti. Programa İl Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Antalya "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, pişmanım" diyen sanığa müebbet hapis Antalya’nın Kepez ilçesinde parkta yürüyüş yapan şahsın uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. İfadesinde "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Yaralandıktan sonra tampon yapan da, ambulans çağıran da benim. Pişmanım" diyen sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kararı değerlendiren maktulün ablası Vasfiye Nayman, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur" dedi. Olay, 1 Kasım 2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Ulus Mahallesi Gazi Bulvarı üzerindeki Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, parkta bankta alkol alan bir kişi, yoldan geçenlere sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmaya başladı. Üzerindeki bıçağı çıkaran saldırgan, kaldırımda yürüyen vatandaşlara yöneldiği sırada parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’a (58) da saldırdı. Bir anda karşısına çıkan saldırganla kısa süreli boğuşma yaşayan Özyıldırım, aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Çevredeki vatandaşlar ağır yaralanan Özyıldırım’a yardım etmeye çalışırken, saldırgan olay yerinden uzaklaştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Ali Haydar Özyıldırım, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan Özyıldırım, saldırıdan 1 gün sonra hayatını kaybetti. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin Sedat Demirören olduğunu saptadı. Kısa sürede yakalanan Demirören, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası kaçan Demirören’in çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde elinde bıçakla yolda rahat tavırlarla yürüdüğü görüldü. Ali Haydar Özyıldırım’ın cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından ailesi ve yakınlarına teslim edildi. Aile, hayatını kaybeden Özyıldırım’ın kornealarını bağışlama kararı aldı. Cenaze, daha sonra defnedilmek üzere Çakırlar Mezarlığı’na götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan kızı Kader Yanadur’u yakınları teselli etmeye çalıştı. "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum" Tutuklu sanık Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık ile maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları ile taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Sanık Demirören, ilk duruşmadaki savunmasında Ali Haydar Özyıldırım’ı boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını öne sürerek, olay günü eski eşiyle tartıştıktan sonra evinin alt sokağındaki parka gidip alkol aldığını söylemişti. Demirören, parkta bulunduğu sırada boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını iddia ettiği bir kişinin geçtiğini belirterek, "Şahıs parkta yürürken birbirimize ters ters baktık, yanına gidince suratıma yumruk vurdu. Belinden bir şey çıkartır düşüncesiyle kendimi savunmak amacıyla yanımda kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullanmıştı. Karar duruşmasında savunması alınan Demirören, "Maktule Allah’tan rahmet diliyorum, çok üzgünüm, özür dilerim. Yaşanmasını kesinlikle istemezdim, zarar verme gibi bir niyetim yoktu. Bir anda gelişen olaydı, tersleşmemiz sonucu gelişen bir olaydı. Ailesinden de özür diliyorum" dedi. Savcı müebbet hapis talep etti Cumhuriyet savcısı, sanık ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından verdiği mütalaasında sanık Sedat Demirören’in kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mütalaaya karşı son savunması sorulan sanık Demirören, "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Tampon yapan benim, ambulans çağıran da benim. Üzerime keserle, sandalyeyle gelinmesi üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldım. Ellerimdeki kan oradan mevcut. Pişmanım" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Demirören’i "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. "Kardeşim mekanında rahat uyur" Kararın ardından maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları, adliye önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özyıldırım’ın ablası Vasfiye Nayman, verilen karardan dolayı mahkeme heyetine teşekkür ederek, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur. Avukatların sayesinde müebbet hapis cezası aldı. Allah kimseye göstermesin, acımız çok büyük. Allah kimseye yaşatmasın, kimsenin başına gelmesin inşallah" dedi. "Masum bir kişi hayattan koparıldı" Maktulün kuzeni Mihriban Sarı ise adaletin yerini bulduğunu ifade ederek, "Şu an karar açıklandı. Masum bir kişi hayattan koparıldı, onun üzüntüsünü, acısını yaşıyoruz. Adaletimize, yargı sürecine her zaman güvenimiz tamdı, bugün bunu görmüş olduk. Bu kişi müebbet hapis ile cezalandırıldı. Acımız çok taze fakat bir nebze olsun su serpildi. Maalesef bu tarz insanların yüzünden masum kişiler hayattan koparılıyor. Adaletimize, devletimize teşekkür ediyorum. Kimse benim başıma gelmez demesin. Çok masum, kimseye zararı olmayan kuzenimiz hayattan koparıldı. Bu yüzden kararı duyunca çok sevindik" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de uyuşturucu raporu: Sentetik ecza yakalamaları yüzde 696 arttı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan istatistiksel analiz raporuna göre, kentte uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda 2026 yılının ilk dört ayında sentetik ecza yakalamalarında yüzde 696 oranında artış yaşandı. Raporun detaylarını paylaşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, bağımlılıkla mücadele kapsamında Türkiye’de ilk ve tek olacak Bağımsızlık Köyü ve Gençlik Merkezi projesini hayata geçirmeye hazırlandıklarını açıkladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı verilerine göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına yönelik dosya trafiğinde 2025 yılı genelinde toplam 48 bin 288 dosya işleme alındı ve bunların 21 bin 743’ü sonuçlandırıldı. 2026 yılının 25 Nisan gününe kadar olan ilk dört aylık döneminde ise gelen dosya sayısı 8 bin 205 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemindeki 14 bin 837 dosyaya kıyasla yaklaşık yüzde 44,7 oranında bir azalma olduğunu gösterdi. Ancak geçmişten devreden dosyalar sebebiyle toplam derdest dosya sayısının 21 bin 261 ile yüksek seviyelerde seyrettiği belirtildi. Sentetik ecza yakalamalarında rekor artış Geçtiğimiz 2025 yılı ile 2026 yılının ilk dört aylık verileri karşılaştırıldığında, uyuşturucu maddelerin arz ve yakalama dinamiklerinde belirgin değişiklikler tespit edildi. Özellikle sentetik ecza yakalamaları yüzde 696 artarak 9 milyon 100 bin adede ulaştı. Eroin yakalamalarında ise yüzde 476 oranında artış yaşanarak miktar bin 309 grama çıktı. Aynı dönemde esrar ve skunk yakalamalarında yüzde 50, metamfetamin yakalamalarında yüzde 70, extacy hap yakalamalarında ise yüzde 251 oranında artış kaydedildi. Sadece bonzai yakalamalarında yüzde 62 oranında bir düşüş tespit edilirken, bu maddenin miktarı 112 kilogramdan 42 kilograma geriledi. Öte yandan, 2026 yılında ilk kez 2 bin 275 kilogram ağırlığında sentetik ecza ham maddesi ele geçirilmesi dikkat çekti. Narko Kapan operasyonlarında yüksek tutuklama oranı Uyuşturucu madde ticareti ve kullanım suçlarına yönelik adli süreçlerin de yer aldığı raporda, 2025 yılında uyuşturucu ticareti kapsamında 3 bin 756 dosyada 4 bin 799 kişi hakkında işlem yapıldığı ve toplam 6 bin 43 suçun kaydedildiği ifade edildi. Kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü Narko Kapan operasyonlarında ise işlem gören toplam 656 kişiden 572’sinin tutuklandığı bildirildi. Bu operasyonlardaki yüzde 87 oranındaki tutuklama başarısının, sahadaki mücadelenin etkinliğini ortaya koyduğu değerlendirildi. Türkiye’de ilk olacak merkez hayata geçiyor Uyuşturucu madde kullanımının ilköğretim çağındaki çocuklara kadar yayılma eğilimi gösterdiğine dikkat çeken İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, bu durumun toplumsal yapıyı tehdit eden ciddi bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Mücadelenin sadece cezalandırma değil iyileştirme boyutunu da önemsediklerini ifade eden Yeldan, 3 Aralık 2025 tarihi itibarıyla İzmir 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bağımlı hükümlülere yönelik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin başlatıldığını kaydetti. Türkiye’de ilk ve tek uygulama olacak Bağımsızlık Köyü ve Gençlik Merkezi çalışmalarının da projelendirilerek hayata geçirilmek üzere olduğunu aktaran Yeldan, "Sadece kullanıcıyı değil uyuşturucu ağlarını çökerten, suçun finansal damarlarını kesen etkin bir mücadele yürütüyoruz. Hedefimiz sokakları temizlemek ve gençlerimizi güvene almaktır" dedi.