Yerel Haberler
Kocaeli
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41 Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Wulff’a Kocaeli’de fahri doktora Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen törenle fahri doktora unvanı tevdi edildi. Törende konuşan Wulff, gençlere "köprü kurma" tavsiyesinde bulunarak, "Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ) düzenlenen fahri doktora tevdi törenine; Kocaeli Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, KOSTÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende, Wulff’a verilen unvanın, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü dostluğa, toplumlar arası diyaloğa ve barış kültürüne sunduğu katkıların bir göstergesi olduğu vurgulandı. Christian Wulff: "Lübeck’teki kapı yazısı bana Atatürk’ü hatırlatıyor" Törende katılımcılara hitap eden Christian Wulff, Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi bağların dünyada eşine az rastlanır bir derinliğe sahip olduğunu belirterek, "Bana vermiş olduğunuz fahri doktora unvanı benim için gerçekten çok önemli" dedi. Günümüz dünyasında yaşanan krizlere, savaşlara ve gerilimlere dikkati çekerek gençlere seslenen Wulff, empati ve saygının önemini şöyle anlattı: "Benim yaşımdaki bir insanın gençlere bunları söylemesi belki farklı karşılanabilir ama benim sizlerden ricam köprüleri kurmanız; bizlerin iki ülke arasındaki kurmuş olduğumuz bağlantıları devam ettirmenizdir. Bazı insanlar duvar örmeye çalışıyorlar, biz sizlere ’Duvar örmeyin köprü kurun’ demek istiyoruz. Türkiye’de 50 bini aşkın Alman yaşıyor, Almanya’da da 3 milyonu aşkın Türk kökenli insanların yaşadığını biliyoruz. Evet, burada önemli olan vurgulamak istediğim, bu köprüler oluşurken birbirimize empati kurabilmemiz, saygıyla yaklaşabilmemizdir. Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum. Eğer bizler bu bağlamda birlikte çalışabilirsek, çocuklarımız da yarın barış içerisinde yaşayabilirler." Wulff ayrıca, yaşlanan toplumlarda sağlık ve teknoloji alanındaki çalışmaların kritik önem taşıdığını vurgulayarak, BioNTech aşısını bulan Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin başarılarını da Türk-Alman dayanışmasına örnek gösterdi. Muzaffer Elmas: "Yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise üniversite olarak yapay zeka destekli esnek eğitim modeliyle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerlediklerini anlattı. Elmas, "Geliştirdiğimiz yapay zekayı üniversitenin derslerine monte ederek, yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz. Eğitim-öğretimi yapay zeka desteğiyle sürekli güncel tutmaktayız. İkincisi, eğitim-öğretimi bilgi aktarmaktan çıkarıp öğretim üyelerinin sınıfta tartışma yaptığı, öğrencilerin muhakeme yeteneklerini geliştirdiği bir atmosfere dönüştürmek. Üçüncü özelliği ise öğrencilerin bireysel yeteneklerini yapay zekayla tespit edip ona göre ödevler, dersler ve bir öğrenme atmosferi oluşturmak. En sonunda ve en önemlisi de tüm eğitim-öğretimin temel direği olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri mezunlara kazandırmayı doğrudan ölçebilen bir sistemimizin olmasıdır" dedi. "Wulff, büyük bir Türkiye dostudur" Wulff’un görev süresi boyunca sergilediği tutuma övgüde bulunan Elmas, şöyle konuştu: "2010 yılında Almanya Federal Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sayın Wulff, kapsayıcı liderliği ile hafızalara kazınmıştır. Özellikle ’İslam, Almanya’nın bir parçasıdır’ ifadesi sadece bir siyasi söylem değil, toplumlar arası anlayışı güçlendiren tarihi bir duruş olarak tüm Avrupa’da yankı uyandırmıştır. Böylece Sayın Wulff’un bir devlet adamı olarak farklı inanç ve kültürlerin eşit bir toplumun doğal unsurları olduğu yönünde güçlü bir mesaj vermiştir. Sayın Wulff aynı zamanda büyük bir Türkiye dostudur. Türk-Alman dostluğuna yaptığı katkılar sadece siyasi düzeyde değil, toplumsal ve kültürel alanda da derin izler bırakmıştır. Onun çabaları iki ülke arasında karşılıklı anlayışın ve güvenin güçlenmesinde önemli katkı sağlamıştır. 2024 yılında DEİK bünyesinde Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ve eski Federal Alman Milletvekili Sayın Özcan Mutlu’nun desteğiyle Türk-Alman Ekonomi Konseyi’nin kurulmasına öncülük etmesi ve kurucu başkanı olması, bu dostluğun ekonomik boyutta da güçlendirilmesine yönelik vizyonunun bir göstergesidir." Pınar Gülün Kayseri: "Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır" Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri de iki ülke ilişkilerinin 18. yüzyılın sonlarına dayandığını hatırlatarak, ekonomik ve toplumsal bağlara dikkati çekti. Kayseri, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı günümüzde Türkiye-Almanya diyaloğunun daha da önem kazandığını belirterek, "Almanya ile ilişkilerimizin en önemli sütunlarından bir tanesi ekonomik ve ticari ilişkilerimizdir. Almanya ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır. En fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkedir. Ticari ilişkilerimiz ihracat ve ithalat bakımından dengelidir. İlişkilerimizin bir diğer önemli boyutu şüphesiz Almanya’da yaşayan ve artık süreklilik arz eden Türk topluluğudur. Almanya’da yaşayan Türk toplumu, Türkiye sınırları dışında yaşayan en büyük Türk toplumu niteliğindedir ve ülkelerimiz arasında önemli bir köprü görevi görmektedir" diye konuştu. Berna Abiş: "Bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi sorumluluğumuz görüyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise Wulff’a verilen fahri doktora unvanının akademik bir takdirin ötesinde, iki ülke arasındaki köklü dostluğun güçlü bir nişanesi olduğunu kaydetti. Abiş, Kocaeli’nin sanayi, üretim ve bilimin merkezi olarak uluslararası ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Kocaeli; sanayinin, üretimin ve bilimin merkezi olmasının yanı sıra uluslararası ilişkilerin geliştiği önemli bir şehir olarak özel bir yere sahiptir. Bizler yerel yönetimler olarak üniversitelerimizle birlikte hareket etmeyi; bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz çünkü güçlü bir gelecek diyalogla, karşılıklı anlayışla ve ortak değerler etrafında inşa edilebilir" ifadelerini kullandı.
Körfezli kick boksçulardan şampiyona öncesi güç birliği
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:08 Körfezli kick boksçulardan şampiyona öncesi güç birliği Körfez’de kick boks eğitimi veren iki spor kulübü, Türkiye Şampiyonası hazırlıkları kapsamında ortak antrenman düzenledi. Körfez Belediyesi Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü ile Körfez Uzakdoğu Spor Kulübü sporcuları, tecrübe paylaşımı ve kondisyon artırımı amacıyla bir araya geldi. Sporcuların teknik ve taktik kapasitelerini geliştirmeyi hedefleyen ortak çalışmada, kick boksun temel taşları olan denge, koordinasyon ve hızlı karar verme yetileri üzerinde duruldu. Yetkin antrenörler eşliğinde gerçekleşen antrenmanda, sporcuların şampiyona öncesi eksiklerini görme fırsatı bulduğu belirtildi. "Hızın stratejiyle buluştuğu bir spor" Körfez Gençlerbirliği Kick Boks Antrenörü Musab Yaman, yaptığı açıklamada, ortak antrenmanın sporcular için çok verimli geçtiğini söyledi. Tecrübeli antrenör Aşkın Kahveci ile iki takımın sporcularını birlikte değerlendirme fırsatı bulduklarını aktaran Yaman, şunları kaydetti: "Bilindiği gibi yüksek kondisyon gerektiren kick boks, belirli kurallar ve teknik bilgiler ile yapılmaktadır. Her savunma ve dövüş sporunun hareketleri ve teknikleri olduğu gibi kick boksun da kendine özgü hareketleri ve teknikleri vardır. Kickboks, hızın stratejiyle, gücün ise hassasiyetle buluştuğu bir spordur. Hızlı vuruşlar, hızlı ayak hareketleri ve hızlı tepkiler verilmesi gerekir. Ayrıca en önemli noktalardan biri de kick boksta denge ve koordinasyon çok önemlidir. Biz antrenmanlarımızda bunlara göre çalışmalar yaptırıyoruz. Bugün burada ortak çalışma yaptık. Aşkın Kahveci hocamıza ve sporcularına misafirperverliliklerinden dolayı çok teşekkür ederiz."
Başiskele’de "KALE" modeliyle binlerce ailenin hayatına dokunuldu
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:14 Başiskele’de "KALE" modeliyle binlerce ailenin hayatına dokunuldu Başiskele’de 2025 yılı boyunca ’KALE’ markası altında yürütülen projeler, kadınların gücüne güç kattı, aile bağlarını pekiştirdi. Başiskele Belediyesi, 2025 yılında KALE markasıyla "En Sağlam Kalemiz, Ailemiz" mottosuyla yürüttüğü kadın ve aileye yönelik çalışmaları paylaştı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce çalışmaların sürdüğü Aile Danışma ve Yaşam Merkezi’nde bin 87 vatandaş psikolojik danışmanlık konusunda uzmanlardan profesyonel destek aldı. Sağlıklı yaşam bilinciyle bin 271 kişi diyetisyen hizmetlerinden yararlandı. Aile Akademisi eğitimlerine ise 260 vatandaş katıldı. "Ruhuma İyi Bak" atölyesinde 212 vatandaşa içsel yolculuğuna odaklanırken; Anne-Çocuk Atölyesi 344 katılımcı ile ebeveyn-çocuk bağını kuvvetlendirdi. Doğal yaşamı destekleyen Aromaterapi Atölyesi ise 82 kadını ağırladı. Kadınlar mesleki beceri kazandı Başiskele Meslek Edindirme Kursları (BAŞ-MEK), 2025 yılında da kadınlara çeşitli mesleki ve hobi amaçlı eğitimler vererek yeteneklerini keşfetme imkanı sundu. BAŞ-MEK bünyesinde 24 farklı kurs merkezinde ve dikiş nakıştan iğne oyasına, filografiden hat sanatına kadar 16 ayrı branşta bin 161 kadın kursiyer eğitim alarak mesleki beceri kazandı. Geleceğin şeflerini yetiştiren Pastacılık Akademisi, 121 yeni şef adayını mezun ederek sektördeki yerini sağlamlaştırdı. Kadınların el emeği ürünlerinin satıldığı BAŞKEM Mağazası’nda da 630 ürünün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlardan elde edilen 242 bin 619 TL’lik gelir, doğrudan kadın üreticilerin bütçesine katkı sağladı. Yeni kurulan yuvaların temellerini sağlamlaştırmak amacıyla düzenlenen Evlilik Okulu’ndan 122 çift faydalanırken, bebek heyecanı yaşayan aileler de unutulmadı. "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında 400 aileye ulaşılarak sevinçlerine ortak olundu. Başiskele’de kadınların iş ve sosyal hayattaki görünürlüğünü artırmak ve kadınları bu alanlarda daha güçlendirmek, kadınların fırsat eşitliğini sağlamak ve aileyi daha çok kuvvetlendirmek için amacıyla 2025 yılında her aya yayılan organizasyonlar da yapıldı. Kadın girişimcileri ve yerel alışveriş kültürünü desteklemek amacıyla 14-15 Şubat tarihlerinde Baş’ka Fest düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Merve Gülcemal ile özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. 23 Nisan’da Aile Yılı Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ile aile bağları sanata yansıtıldı. Mayıs ayında da yoğun bir takvim uygulandı. 11 Mayıs’ta Anneler Günü Kadın Konseri, 15 Mayıs’ta Aile Haftası’na özel "Aile Yürüyüşü" etkinliği ve 28 Mayıs’ta BAŞ-MEK Yıl Sonu Kapanış Programı yapıldı. 9-10 Ağustos tarihlerinde ise 5. Geleneksel BAŞKEM Kadın El Emeği Festivali ile kadın üreticiler bir araya getirildi.
Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:46 Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti Kocaeli’de toplu taşımada direksiyon başına geçen kadın sürücüler, kentin ulaşımına değer katıyor. Aralarında, yıllarca yaptığı öğretmenlik mesleğini bırakarak çocukluk hayali olan büyük araç tutkusu için şoför koltuğunu seçen Ayşen Celep’in de bulunduğu kadın kaptanlar, hem trafikteki dikkatleri hem de yolcularla kurdukları iletişimle vatandaşlardan tam not alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki UlaşımPark bünyesinde görev yapan kadın otobüs sürücüler, kent içi ulaşımda aktif rol oynuyor. Belediyenin kadın istihdamına yönelik çalışmaları kapsamında direksiyon başına geçen sürücüler, trafikte olumlu tepkilerle karşılaşıyor. "Öğretmenliği bıraktım" UlaşımPark’ta görevli kadın şoförlerden Ayşen Celep, öğretmenlikten şoförlüğe uzanan hikayesini anlattı. Büyük araçlara ilgisi olduğu için kuruma ilk başvuruyu kendisinin yaptığını belirten Celep, "Tahir Başkanımıza başvurumu kabul edip, istihdam yolu açtığı için minnettarım. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Kocaeli halkıyla bütünleştik. Bizi çok güzel kabul ettiler. Kadın istihdamının devamı da geliyor. Çocuklar bizimle fotoğraf çektirmek istiyor. Yolculardan kadın erkek fark etmeksizin her kesimden çok güzel dönüşler alıyoruz" dedi. Celep’in 15 yıl çocuk gelişimi öğretmenliği yaptığı öğrenildi. "Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz" Mesleğini severek yaptığını ifade eden Zeynep Kara da insanlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayarak, "Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin sayesinde hayalimdeki mesleği yapıyorum. Tahir Başkanımızın kadın istihdamını her alanda önemsediğini biliyorum ve mesleğimi severek yapıyorum. Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz, insanlardan çok güzel geri dönüşler var. Bizden çok memnun olduklarını ve bizimle gurur duyduklarını söylüyorlar. Biz de çok daha mutlu oluyoruz" diye konuştu. "Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar" Yaklaşık 4 aydır şoförlük yapan Sibel Karademir ise yolcuların otobüse bindiklerinde kadın sürücü görünce önce şaşırdıklarını, daha sonra ise duruma uyum sağlayıp memnuniyetlerini dile getirdiklerini kaydetti. Karademir, "İnsanlar bize daha ılımlı yaklaşıyorlar. Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar. Tepkiler çok güzel. Bunları duyunca biz de çok seviniyoruz ve işimize daha sıkı sarılıyoruz. Yolcular otobüse bindiklerinde bizi görünce önce şaşırıyor sonra bunun çok gurur verici olduğunu söylüyorlar ve biz daha da motive oluyoruz. Mesleğimi severek yapıyorum, çok mutluyum" şeklinde konuştu. "Çocuklarım benimle gurur duyuyor" Sürücülerden Yıldız Toso da 3 aydır görev yaptığını belirterek, şöyle konuştu: "Trafikte geri dönüşler çok güzel. Vatandaşlar tarafından çok beğeniliyor ve takdir ediliyorum. Yolcular kadın şoför sayısının daha da artmasını istiyor. İstediğim işi yapıyorum. Çocuklarım da benimle gurur duyuyor."
Keçi, ördek, tavuk, tavşan: Hepsinin görevi "Çok özel"
04 Ocak 2026 Pazar - 11:32 Keçi, ördek, tavuk, tavşan: Hepsinin görevi "Çok özel" KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de özel bir eğitim ve rehabilitasyon merkezinde özenle bakılan keçi, ördek, tavuk, tavşan ile tavus kuşları, özel çocukların eğitiminde çok önemli görev üstleniyor. Hayvanları elleriyle besleyen özel çocukların mutlulukları gözlerinden okunurken, dünyada ilk kez kullanılan yöntemin neticeleri, eğitimcileri bile şaşkına çeviriyor. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bakılan hayvanlar, özel çocukların gelişimi ile eğitiminde çok önemli yer ediniyor. Merkezin keçileri ise en özel konuklar arasında yer alıyor. Çocuklarla eğlenen, ellerinden yemek yiyen keçi ile tavşanlar, özel bireylerin gelişimine inanılmaz katkılar sağlıyor. Çocukların hayvanlarla kurdukları temasın ardından gelişimlerinde önemli ilerlemeler gören eğitimciler de, çocuklar ile hayvanları sık sık bir araya getirmeye çalışıyor. "Konsantrasyon ve dikkat sürelerini uzatıyor" Özel gereksinimli çocuklarda özellikle hayvan terapisinin çok uzun yıllar öncesinden bulunduğuna dikkati çeken merkezin yetkilisi Mehmet Ali Kaşka, "Fakat bu terapiler eğitimde bütünleştirilmemiş, eğitimin içerisinde katılmamıştı. Biz kurumumuzda ilk defa dünyada özel eğitimle, bireysel eğitimle beraber hayvan terapilerini uygulamaya başladık. Hayvan terapileri sırasında çocukların oldukça sakin kaldığı, konsantrasyon ve dikkat sürelerinin uzadığı, onların peşinde koşturarak eğlendiklerini ve mutlu olduklarını gördük. Bu da tabii ki eğitim süreci içerisinde oldukça fayda sağladı. Çocuk bir taraftan bireysel derse girerken 20 dakikalık mola sırasında bahçede doğa içerisinde güzel vakit geçirdiğine şahit olduk. Bunun yanı sıra göz teması noktasında çok güzel gelişmelere tanık olduk. Kurumumuzda 12 yıldır özellikle hayvan terapilerini uygulamaktayız" dedi. "Bireysel eğitimin yanında kullandığımız bir terapidir" Kaşka, hayvan terapilerine ilk yıllarda tavuk ve horozlarla başladıklarını ifade ederek, şöyle devam etti: "Gözlemlerimizde özellikle otizm belirtisi olan ya da otizm tanılı olan çocukların çok fazla agresif davranışlarını, davranış problemi gösterdiklerini görüyorduk. Fakat bu hayvanları gördükleri andan itibaren onları izlemeleri, onların peşinden koşturmaları dikkatimizi çekti. Onun üzerine de bu alandaki hayvanları renklendirdik. Onların ilgisini çekecek evcil olabilen, zarar vermeyecek hayvanları kurumumuza katarak eğitimlerimizde kullanmaya başladık. Kurumumuz sadece hayvan terapisi uygulamıyor, aslında bilimsel olarak olması ve yapılması gerekeni yapıyor. Bireysel eğitimin yanında kullandığımız bir terapidir. O yüzden bu çok daha önemli. Kurumumuzda şu an için; ördeklerimiz, cüce keçilerimiz, köpeklerimiz, tavus kuşlarımız, tavşan, horozlar, tavuklar, kuşlar mevcut." Tavşanlara havuç, keçilere yaprak Merkezde bulunan tavşanların, çocukların elinden havuç yeme anları da görenlerin yüzlerinden tebessüm oluşturuyor. Havuç görünce dayanamayan tavşanlar, çocukların elinden beslenirken en tatlı hallerini sergiliyor. Keçiler özellikle ağaç yapraklarına dayanamazken, tavuklar ise mısır, buğday gibi yiyecekleri tüketiyor. Merkezde eğitim gören çocuklar ile hayvanların bir araya gelmesi ortaya renkli görüntüler çıkartıyor.
Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi
04 Ocak 2026 Pazar - 00:49 Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi
04 Ocak 2026 Pazar - 00:39 Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
6 bin 789 çocuğa binicilik eğitimi ile at sevgisi aşılandı
03 Ocak 2026 Cumartesi - 14:13 6 bin 789 çocuğa binicilik eğitimi ile at sevgisi aşılandı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 4-6 yaş arası çocuklara yönelik ücretsiz at biniş eğitimleri veriyor. Bu kapsamda Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında 6 bin 789 çocuğa binicilik eğitimi verdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklara yönelik etkinliklerine devam ediyor. Bu kapsamda Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü, 4-6 yaş arası çocuklara yönelik ücretsiz olarak binicilik eğitimi veriyor. Binicilik sporunu sevdirmek ve çocuklara hayvan sevgisini aşılamak amacıyla verilen eğitimler, haftanın 5 günü günde 1 saat olmak üzere 3 ayrı seans şeklinde veriliyor. Çocukların hem fiziksel hem de ruhsal anlamda katkı sağlayan binicilik eğitimlerinden bir yılda 6 bin 789 çocuk faydalandı. Binicilik eğitimine katılan çocuklar, alanında uzman eğitmenler tarafından 4 haftalık eğitim alıyor. Kocaeli Atlı Spor Merkezi’nde verilen eğitimlerde çocuklara at sevgisinin yanında at bakımı da öğretiliyor. 2022 yılının nisan ayında başlayan projeden bugüne kadar 25 bin 765 çocuk faydalandı. Çocuklara sorumluluk aşılanıyor Çocuklara verilen eğitimler ile erken yaşta atla tanışan çocuklarda sorumluluk, liderlik, disiplin, sağduyu, özgüven, doğa ve hayvan sevgisi faktörlerinin oluşmasına katkı sağlanıyor. Kendilerinden çok daha büyük ve güçlü bir hayvanı kontrol etme becerisi kazanan çocuklar, biniş esnasında öğrenmeye devam ediyor. Özellikle atların ürettiği titreşimlerle çocuklarda öğrenmeyi geliştiren sempatik sinir sisteminin aktivasyonu gelişirken, aynı zamanda fiziksel olarak denge, kas, koordinasyon ve motor sinir sistemi gelişiminin desteklenmesine fayda sağlanıyor.