GÜNDEM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 10:46

Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti

A
A
A
Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti

Kocaeli’de toplu taşımada direksiyon başına geçen kadın sürücüler, kentin ulaşımına değer katıyor. Aralarında, yıllarca yaptığı öğretmenlik mesleğini bırakarak çocukluk hayali olan büyük araç tutkusu için şoför koltuğunu seçen Ayşen Celep’in de bulunduğu kadın kaptanlar, hem trafikteki dikkatleri hem de yolcularla kurdukları iletişimle vatandaşlardan tam not alıyor.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki UlaşımPark bünyesinde görev yapan kadın otobüs sürücüler, kent içi ulaşımda aktif rol oynuyor. Belediyenin kadın istihdamına yönelik çalışmaları kapsamında direksiyon başına geçen sürücüler, trafikte olumlu tepkilerle karşılaşıyor.



"Öğretmenliği bıraktım"


UlaşımPark’ta görevli kadın şoförlerden Ayşen Celep, öğretmenlikten şoförlüğe uzanan hikayesini anlattı. Büyük araçlara ilgisi olduğu için kuruma ilk başvuruyu kendisinin yaptığını belirten Celep, "Tahir Başkanımıza başvurumu kabul edip, istihdam yolu açtığı için minnettarım. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Kocaeli halkıyla bütünleştik. Bizi çok güzel kabul ettiler. Kadın istihdamının devamı da geliyor. Çocuklar bizimle fotoğraf çektirmek istiyor. Yolculardan kadın erkek fark etmeksizin her kesimden çok güzel dönüşler alıyoruz" dedi.


Celep’in 15 yıl çocuk gelişimi öğretmenliği yaptığı öğrenildi.



"Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz"


Mesleğini severek yaptığını ifade eden Zeynep Kara da insanlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayarak, "Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin sayesinde hayalimdeki mesleği yapıyorum. Tahir Başkanımızın kadın istihdamını her alanda önemsediğini biliyorum ve mesleğimi severek yapıyorum. Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz, insanlardan çok güzel geri dönüşler var. Bizden çok memnun olduklarını ve bizimle gurur duyduklarını söylüyorlar. Biz de çok daha mutlu oluyoruz" diye konuştu.



"Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar"


Yaklaşık 4 aydır şoförlük yapan Sibel Karademir ise yolcuların otobüse bindiklerinde kadın sürücü görünce önce şaşırdıklarını, daha sonra ise duruma uyum sağlayıp memnuniyetlerini dile getirdiklerini kaydetti. Karademir, "İnsanlar bize daha ılımlı yaklaşıyorlar. Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar. Tepkiler çok güzel. Bunları duyunca biz de çok seviniyoruz ve işimize daha sıkı sarılıyoruz. Yolcular otobüse bindiklerinde bizi görünce önce şaşırıyor sonra bunun çok gurur verici olduğunu söylüyorlar ve biz daha da motive oluyoruz. Mesleğimi severek yapıyorum, çok mutluyum" şeklinde konuştu.



"Çocuklarım benimle gurur duyuyor"


Sürücülerden Yıldız Toso da 3 aydır görev yaptığını belirterek, şöyle konuştu:


"Trafikte geri dönüşler çok güzel. Vatandaşlar tarafından çok beğeniliyor ve takdir ediliyorum. Yolcular kadın şoför sayısının daha da artmasını istiyor. İstediğim işi yapıyorum. Çocuklarım da benimle gurur duyuyor."



Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.