ASAYİŞ - 10 Eylül 2025 Çarşamba 17:16

Milli halterciye silahlı saldırıda sanıklar suçlamaları birbirine attı

A
A
A
Milli halterciye silahlı saldırıda sanıklar suçlamaları birbirine attı

Kocaeli’de milli halterci Vahdet Bekir Gencan’a yönelik silahlı saldırıya ilişkin yargılanan 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Mert G., kız arkadaşının Gencan tarafından taciz edildiğini, olay yerine konuşmak için gittiklerini ancak silahlı eylemi Furkan G.’nin gerçekleştirdiğini iddia etti. Furkan G. ise Mert G.’nin kendisine kırmızı reçeteli ilaç verip, eline de silah tutuşturarak eylemi yaptırdığını öne sürdü.


Olay, 7 Ekim 2024 tarihinde İzmit’te bulunan Vinsan Spor tesisleri önünde meydana geldi. Milli halterci Vahdet Bekir Gencan (27), spor kulübü önünde silahla ayaklarından vuruldu. Kanlar içinde kalan Gencan, hastaneye kaldırılırken, Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24) ve Mert G. (23) gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İddianameden


Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin savunmalarında müştekiyi korkutmak amacıyla ateş ettiklerini ileri sürdükleri ancak dosya kapsamındaki GPS kayıtları ve diğer delillerin bu savunmayı çürüttüğü belirtildi. Şüphelilerin olaydan önce keşif amacıyla bölgeye geldikleri, tespit edilmemek için başkalarına ait kimlik bilgileriyle otel kaydı yaptırdıkları, olay yerine giderken araç plakasını söktükleri kaydedildi. İlk ateşten sonra müşteki kaçmasına rağmen kovalanarak tekrar ateş edildiği, diğer şüphelilerin de araçla müştekiyi takip ettiği, bu nedenle öldürmeye yönelik kastın bulunduğu ifade edildi. İddianamede, Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak, şüphelilerin suçu işleme kararı aldıktan sonra cayma imkanı bulunmasına rağmen vazgeçmedikleri, planlarını yaptıktan sonra ruhi sükunete ulaşıp eylemi gerçekleştirdikleri, bu nedenle suçun tasarlayarak işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.


Şüpheli Mert’in azmettirmesiyle diğer şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, tetikçi olarak seçilen şüpheli Furkan’ın ateş ettiği, olay anında yanlarında ele geçirilemeyen silahların da bulunduğu, amaç gerçekleşmediğinde bu silahların kullanılmasının planlandığı ifade edildi.


Bu kapsamda şüpheliler Erdem ve Yusuf’un eyleme katkılarının "yardım etme" sınırını aştığı, ancak netice gerçekleşmediği için suçun teşebbüs aşamasında kaldığı aktarıldı. Ayrıca, şüpheli Erdem’in 6136 sayılı yasa kapsamında yasak olan ruhsatsız silahı temin ederek şüpheli Furkan’a verdiği belirtildi.


Ayrıca otelde tabanca ve 47 fişek ele geçirildiği öğrenildi.



"Plakaları ben çıkarmadım, rüzgardan düştü"


"Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından yargılanan sanıkların ilk duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24), Mert G. (23) ve taraf avukatları katıldı.


Olaya ilişkin savunma yapan ve azmettirme suçundan yargılanan Mert G., "Böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Kız arkadaşım B., Vahdet Bekir Gencan’ın kendisini rahatsız ettiğini ve taciz ettiğini söyledi. Telefonla kız arkadaşımla bu olayı konuşurken arkadaşlarım da yanımdaydı. Onlarla bunu duyduğu için olanları kendilerine anlattım. Biz sadece kendisiyle konuşmak için olay yerine gittik. Ancak Furkan araçtan inerek ilk önce kendisi konuşacağını söyledi. Kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Furkan’ın ateş edeceğinden haberim yoktu. Biz sadece konuşmaya gittik ancak böyle bir olay oldu. Böyle bir olay olduğu için pişmanım. Olayda dahlim yoktur. Olay öncesi oradan geçtiğim doğrudur, müştekinin orada olup olmadığını görmek istedim. Plakaları ben çıkarmadım, rüzgardan düştü. Arkadaşlarımı da olayı gerçekleştirmeleri için azmettirmedim. Üzerinde silah olduğunu bilmiyordum. Olay anında alkollüydüm" diye konuştu.



"Mert, araçta bana silah vererek şahsı vurmamı söyledi"


Savunması için söz hakkı verilen Furkan G., abisinin askerlik vazifesi sırasında şehit düştüğünü, psikolojik sorunlar sebebiyle uyuşturucu ve alkol kullanmaya başladığını, çok kez bırakmak istediğini ancak başarılı olamadığını söyledi. Olay günü de uyuşturucu almaya gittiğini söyleyen Furkan G., "Bir süre sonra arkadaşım Erdem’in tanıdığı yanımıza geldi ve birlikte otele gittik. Orada alkol ve uyuşturucu kullandık. Mert isimli şahıs Kocaeli’ye gitmeyi teklif etti, biz de kabul ettik. Yolda manzaralı bir yerde durduk, fotoğraf çektik. Mert bana sürekli alkol verdi ve bitirene kadar içirdi. Alkolü içtikten sonra şuurumu kaybettim. Gözümü açtığımda oteldeydim. O sırada yanımdakilerin bir video izlediğini gördüm. Ne olduğunu sorduğumda, ateş ettiğim anın görüntülerini gösterdiler ve o anda olayı hatırladım. Mert, araçta bana silah vererek şahsı vurmamı söyledi. Yusuf ise daha sonra bana, Mert’in içkimin içine kırmızı reçeteli hap koyduğunu anlattı. Bu nedenle hiçbir şey hatırlamadığımı ve kötü hissettiğimi düşünüyorum. Olaydan sonra polis bizi otelde yakaladı. Dört gün boyunca verilen ilacın etkisindeydim. Korkutmak amacıyla bana söyleneni yaptım, yere doğru ateş ettim. Erdem’in olay günü hesabıma gönderdiği para ise anneler günü dolayısıyla üstümde nakit olmadığı için gönderilmişti" ifadelerini kullandı.



"Otel odasında silah olduğunu bilmiyordum"


Olay günü alkollü olduğunu söyleyen Erdem A. da, "Furkan’ın dediği gibi şuurumuz kapalıydı. Araç içinde silah sesine uyandım. İlk ifadeyi de uyuşturucunun etkisi altındayken verdim. Annesine hediye alacağı için Furkan’a bin lira göndermiştim. Aracı Mert kullanıyordu. Yusuf, Furkan ve benim şuurumuz yerinde değildi. Otele abimin ismini vererek giriş yaptım. Başka bir bilgi vermedim. Mert bize müştekiye ilişkin bazı şeyler anlattı ancak biz sadece eğlenmek amacıyla oraya gittik. Otel odasında silah olduğunu bilmiyordum" dedi.



"Benim kimse ile husumetim yoktur"


Tutuklu sanık Yusuf O. ise "Olay günü alkollüydüm, hiçbir şey hatırlamıyorum. Benim kimseyle husumetim yoktur. Biz otelde kaldık, Kocaeli’ye gezmeye geldim. Sonra bu olay yaşandı. Olay anında araçta uyuyordum, silah sesine uyandım. Mert’in, Furkan’ın viskisine ilaç attığını hatırlamıyorum. Otel odasında ele geçen tabanca ve kurşunların kime ait olduğunu bilmiyorum" dedi.


Mahkeme heyeti, 4 sanığın da tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul U17 Avrupa Güreş Şampiyonası başlıyor U17 Avrupa Güreş Şampiyonası, yarın Bulgaristan’da başlıyor. Bulgaristan’ın Samakov kentinde, 11-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mücadele edecek milli takım kafileleri, Avrupa Şampiyonası için hazır. Ay-yıldızlı sporcular, minderde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edecek. Milli takımlar şöyle: Grekoromen Stil Milli Takımı 45 kg - Ömer Arslan 48 kg - Şamil Şahan 51 kg - Zafer İldeş 55 kg - Barış Soylu 60 kg - Furkan Öden 65 kg - Muhammet Reşit Yürük 71 kg - Orhan Eymen Taşçı 80 kg - Abdullah Bal 92 kg - Yusuf Yaser Aksu 110 kg - İbrahim Mert Eren Teknik Sorumlu: Serkan Özden Antrenörler: Adem Taşçı, Ahmet Göze, İlker Aydın, Yasin Güneş, Şerif Kılıç Kadın Güreş Milli Takımı 40 kg - Şirin Aşkara 43 kg - Aysemin Kaçan 46 kg - Tuğçe Naz Ucuz 49 kg - Emine Beyza Barışkan 53 kg - Ecrin Salik 57 kg - Delal Kadir 61 kg - Özdenur Özmez 65 kg - Bade Su Doğan 69 kg - Kıymet Rümeysa Tezcan 73 kg - Esma Nur Kara Teknik Sorumlu: Fatih Kobal Antrenörler: Sedat Altıntaş, Mehmet Volkan Asan, Yasin Akkan, Mehlika Öztürk Serbest Stil Milli Takımı 45 kg - Buğra Eldemir 48 kg - Yiğit Hamza Egemen 51 kg - Muhammed Gölha 55 kg - Muhammed Mustafa Yiğit 60 kg - Muhammed Sami Odabaşı 65 kg - Aydıncan Gümüşdağ 71 kg - Cemal Yiğit Purçu 80 kg - Emirhan Çayır 92 kg - Yasin Ertürk 110 kg - Muhammed Abdurrahman Baysal Teknik Sorumlu: Erhan Bakır Antrenörler: Mustafa Kartal, Yasin Akgül, Ahmet Peker
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.