GÜNDEM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 16:31

Başkan Büyükkılıç, Erciyes’te Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için imzayı attı

A
A
A
Başkan Büyükkılıç, Erciyes’te Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için imzayı attı

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’ne yapımı planlanan Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi için iş birliği protokolüne imzayı attı. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilecek proje, Erciyes’i dört mevsim turizmde yeni bir seviyeye taşıyacak.


Kayseri Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en iyi 25 kayak merkezi arasında yer alan Erciyes Kayak Merkezi’ne Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi’ni kazandırmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin kış turizminde amiral gemisi Erciyes Kayak Merkezi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyoner yatırımları, özverili gayret ve girişimleri ile dünyanın sayılı kayak merkezilerinden biri haline gelirken, bunun yanında Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi gibi tesislerine yeni tesisler eklenerek turizmde dört mevsim cazibe merkezi olma hedefine doğru ilerliyor.


Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ve Outdoor Factory arasında Erciyes Dağ Kızağı Yapım İşi Protokol İmza programı düzenlendi. Başkanlık makamında düzenlenen programa Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen ile Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan, İş Geliştirme Bölge Müdürü Zeki Alkan Günaydın ve Operasyonlar Müdürü Ümit Ünal katıldı.


Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, gerçekleştirilen imza protokolünde yaptığı konuşmada, Erciyes Kayak Merkezi’nin her geçen gün hizmet çeşitliliği ve kalite anlayışıyla adından söz ettirmeye devam ettiğini söyledi.


Bu sezonun 18 Aralık’ta başladığını hatırlatan Başkan Büyükkılıç, sezonun Nisan ayı sonuna kadar sürmesini beklediklerini belirterek, "Allah’a şükürler olsun, 3 milyon 300 bin kişinin ziyaret ettiği bir merkez haline geldik. Şehrimizden, yurt içinden ve yurt dışından, charter seferlerle gelenler dahil olmak üzere büyük bir zenginlik oluştu" ifadelerini kullandı.



Erciyes’te Hedef Turizmi 12 Aya Yaymak


Erciyes’in yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmaması için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Büyükkılıç, yüksek irtifa kamp merkezi ve çeşitli etkinliklerle turizmi 12 aya yaymayı hedeflediklerini dile getirdi. Otel sayısının 20’nin üzerine çıktığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, yeni yatırımların da devam ettiğini aktardı.


Ulaşım alanında da önemli projeler yürütüldüğünü belirten Büyükkılıç, alternatif bir yol ile by-pass projesinin hayata geçirildiğini, bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ettiğini söyledi.


Yeni projeler hakkında da bilgi veren Başkan Büyükkılıç, "Kendisini kanıtlamış firmamız marifetiyle dağ kızağımızı birlikte değerlendireceğiz. Hepimizin keyif alacağı bir ortam oluşturmak için gerekli çalışmaları yapıyoruz" dedi.



"10 Bin Adet Hediye Bilet Veriyoruz"


Öğrencilere yönelik sosyal bir uygulamayı da duyuran Büyükkılıç, "10 bin adet hediye bilet veriyoruz. Öğrencilerimizin dağ kızağından faydalanmasını sağlayacağız. Ekim ayının sonlarına doğru hayata geçmesi planlanıyor. Özellikle çocuk bayramlarında ve çeşitli etkinliklerde bu biletleri dağıtarak yavrularımızın keyifli bir ortamda yer almasını sağlamış olacağız" diye konuştu.


Konuşmasının sonunda yüklenici firmaya ve emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, projenin zamanından önce tamamlanacağına inandığını belirterek, "Hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.


Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan da Türkiye’nin gözde kayak merkezi olan Erciyes Kayak Merkezi’nde dünya standartlarında böyle bir tesisi kazandıracak olmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Allah mahcup etmesin, güzelce halkımıza hizmet edelim, bereketli bir tesis olsun" dedi.



Türkiye’nin En Uzun Dağ Kızağı Parkurlarından Biri


Outdoor Factory tarafından tasarlanan proje, yaklaşık 1100 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun dağ kızağı parkurlarından biri olma özelliğini taşıyor. Tesis, yeni nesil kızak sistemleri, en gelişmiş güvenlik teknolojileri ile donatılarak her yaş grubuna uygun, kontrollü ve yüksek konforlu bir kullanım deneyimi sunacak.


Yılın her döneminde operasyonel olarak işleyecek şekilde planlanmış olan tesis, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Erciyes’i yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmayan, dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline getirme hedefine yeni bir katkı sunacak. Proje kapsamında ziyaretçilere gece saatlerinde de kesintisiz ve etkileyici bir sürüş deneyimi sunularak "gece kızak" deneyimini Erciyes’in yeni cazibe unsurlarından biri haline getirilecek.



Rekabet ve Etkileşim İmkânları


Deneyim kurgusunda rekabet ve etkileşimi ön planda tutan tesiste ziyaretçiler, parkur boyunca birbirleriyle yarışabilecek, tur sürelerini skorbord sistemi üzerinden takip edebilecek ve performanslarını anlık olarak karşılaştırabilecek. Ayrıca sistem içerisine entegre edilen otomatik fotoğraf çekim altyapısı, ziyaretçilerin deneyim anlarını ölümsüzleştirerek paylaşılabilir içerik üretimine imkan tanıyacak.



Erciyes’in Marka Değerini Artıracak


Doğa ile uyumlu yerleşim, sürdürülebilir mühendislik çözümleri ve düşük çevresel etki prensipleri doğrultusunda geliştirilen proje, Erciyes’in marka değerini artıracak. Projenin kısa süre içerisinde inşaatına başlanması ve planlanan takvim doğrultusunda tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.



Başkan Büyükkılıç, Erciyes’te Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için imzayı attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’ya 4. etap raylı sistem müjdesi Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında yapılan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı olağan toplantısında bir yıl süreyle görev yapacak encümen ve komisyon üyeleri belirlendi. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu da oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Vekili Özdemir, "Şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı olağan meclis toplantısı, 250 gündem maddesini görüşmek üzere Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda encümen seçimlerinin ardından ihtisas komisyonları üyelerinin seçimi gerçekleşti. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışmalarını içeren faaliyet raporu görüşüldü. 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldüğü sırada Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, yerini Meclis 1. Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik’e devrederek, meclis sıralarına oturdu. Görüşmelere geçilmeden önce Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı hizmetlerinin anlatıldığı bir film izlendi. Faaliyet raporu oy çokluğu ile kabul edildi 2025 Yılı Faaliyet Raporu hakkında meclise bilgi veren CHP Grup Sözcüsü Sıdıka Gökyar Kızılca, "2025 yılı gider bütçesi 39 milyar TL, gelir bütçesi 33 milyar TL olarak tahmin edilmiş, 6 milyar TL borçlanma yoluyla bütçe denkliği sağlanmıştır. Gider bütçemizin yılsonu gerçekleşmesi 23 milyar 769 milyon TL ile yüzde 61, gelir bütçemizin yılsonu gerçekleşme oranı 16 milyar 166 milyon TL ile yüzde 88.38’dir. 2025 yılı içerisinde herhangi bir iç ve dış borçlanma yapılmamıştır" dedi. "2025 zor bir yıldı" Yapılan değerlendirmenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Faaliyet raporunda emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, zor bir yıl olmasına rağmen 2025 yılında Antalya için çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Faaliyet raporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özdemir, "Malumunuz 2025 yılı bizim için çok zor bir yıldı. Temmuz ayında Sayın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’ten emanet aldığımız bu görevi büyük bir hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle, kararlılıkla sürdürdük. Bir yandan yoğun soruşturma ve denetimlerden geçerken, bir yandan da hizmetlerimize hiç ara vermeden, hiç hız kesmeden devam ettik. Evet, bazı yatırımlarımızı 2026 yılına da kaydırmış bulunuyoruz ama kolay bir yıl geçirmediğimizi bütün meclisin, kamuoyunun takdirine sunuyorum" dedi. "4. etap raylı sistem projesi 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti" Tüm yaşananlara rağmen mazeret üretmeden çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "15 Ocak 2026’da Resmi Gazete de yayınlanan kamu yatırım programında bu belediyenin 280 milyon euroluk finansmanı kamu yatırım programına alındı. Bunu Türkiye’de başarabilen bir belediye yok sanırım. 2025’in ikinci yarısında bu şehrin alt yapısına ve üst yapısına getireceğimiz hizmetler için çalıştık. 2025 yılında beklediğimiz bir 4. etap raylı sistem projemiz vardı. Kamu yatırım programına alınmasını bekliyorduk. Aslında yatırımlarımızı biraz da bunu önceleyerek planlamıştık ama 2025 yılı kamu yatırım programında yoktu. 2026 yılında alındı. 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti. 4. Etap Raylı Sistem Projesi’nin hazırlıklarına başladık. Sadece onun ilk yapılacak kısmında bile 5 adet köprülü kavşağımız var. 10’un üzerinde üst geçidimiz var." "Öncelik 4. etap raylı sistem" Faaliyet Raporu’na yönelik yapıcı eleştiriler için teşekkür eden Başkan Vekili Özdemir, "Bu belediye çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir. Kamu Yatırım Programı’na aldırdığımız, finansmanımızla birlikte kredisini bulduğumuz bu rakamlarla projelerimize, hizmetlerimize devam edeceğiz. 200’e yakın otobüs alımı gerçekleştireceğiz. 56 tane tam donanımlı itfaiye aracı var. Sadece 1,3 milyarlık öz kaynakla bir araç yatırımından bahsediyoruz. Bunlar da yatırımdır. 5’in üzerinde kavşak projemizi bakanlığa gönderdik, onaylattık, projelerimizi hazırladık. Ama şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız. Bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Katkı koyan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Encümen ve komisyon üyeleri seçildi Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde yapılan oylamanın ardından Büyükşehir Belediyesi Encümen Üyeliğine Mustafa Bilici (CHP), Utkan Hasan Eminoğlu (CHP), Mustafa Oruç (CHP), Ergüven Yılmaz (CHP), Hasan Akkoyun (CHP) seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Osman Sert (CHP), Zafer Tan (CHP), Emrah Akbaba (CHP), Adnan Kabaağaç (CHP), Kemal Sancaktar (AK Parti) yer aldı. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na seçilen isimler Mithat Aras (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Hasan Can Kamburoğlu (CHP), Nazmi Gündüz (CHP), Hasan Cumhur Göncü (AK Parti) olurken; Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Gülen Ercan (CHP), Celal Koç (CHP), Özlem Tarakçı (CHP), Cennet Turhan (CHP), Murat Menzilcioğlu (AK Parti) yer aldı. Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na Nilüfer Deveci (CHP), Metin Yaraşcı (CHP), Yücel Yücesan (CHP), Hür Diren Dağ (CHP), Osman Ülker (AK Parti) seçilirken; Ulaşım Komisyonu’nü Rıza Maden (CHP), Süleyman Tursun (CHP), Erdal Yayıcı (CHP), Celal Koç (CHP), Levent Konur (AK Parti); Yerel Eşitlik Komisyonu’na ise Nilüfer Deveci (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Gülen Ercan (CHP), Ayşe Zehra Akın (CHP), Tuğba Er (AK Parti) seçildi.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarf ettiği ifadeler ahlaki iflasın tezahürüdür" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye Cumhuriyeti, iftiralarla sarsılacak, propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir" İsrail Başbakanı’nın sözlerini hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olarak nitelendiren Bahçeli, "Bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir. Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" İsrail’in yayılmacı politikalarını eleştiren Bahçeli, "Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkum olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür. İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye Cumhuriyeti bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylenen sözlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne söylendiğini vurgulayan Bahçeli, "Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. Ona yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz" dedi. "Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği sesinden duyulan bir rahatsızlık vardır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunun altını çizen Bahçeli, paylaşımında şunları kaydetti: "Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız."
Yalova Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açıldı Yalova’da bulunan Yalova Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide kurulan İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü düzenlen törenle açıldı. İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açılış töreni Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, üniversiteyi kurdukları ilk yıllardan beri bir dil köyünü hayata geçirmek istediklerini belirttti. Dil öğrenmede en önemli konunun kişinin buna ihtiyaç hissemesi olduğunu dille getiren Erdoğan, "O ihtiyaç hissedilmediği zaman en iyi öğretmenler, en iyi teknoloji, en iyi eğitim materyalleri de olsa netice almak mümkün değil. Daha sonra tabii ki o iyi ortamında var olması lazım. İyi öğretmenlerin olması lazım. Doğru kitapların, doğru materyallerin kullanılması lazım. İbn Haldun Üniversitesi’nde hamdolsun, Türkiye’de hazırlık yani üniversite hazırlık denilen diller okulu hizmetini en iyi veren üniversite olduğumuzu iddia ediyoruz. Bunu sadece kendimiz iddia etmiyoruz. YÖK’ün yarım milyondan fazla öğrencinin katkılarıyla yayınladığı üniversite deneyim araştırmasında gerçekten bizim hazırlık okulumuzu yabancı dil okulumuz Türkiye’de birinci sırada yerini aldı. Dolayısıyla bu memnuniyetle ve bunun dışında yazın yaptığımız programlardaki memnuniyetle bunu iddia ediyoruz. Dolayısıyla bunu en iyi yapan üniversite olarak böyle bir dil köyünü hayata geçiren kurum olmamız da bir rastlantı değil" dedi. Yurt dışına dil eğitimi için gitmeye en iyi alternatifi oluşturmak istediklerini anlatan Erdoğan, "Bunu inşallah sadece İngilizce’de değil, Arapça’da, Türkçe’de ve başka yabancı dillerde de yapmak. Şu anda 350 gibi bir konaklama kapasitemiz var. Genişleme alanları var. Henüz bütün tesisi hayata geçirmiş değiliz. Bütün tesisi de hayata geçirdiğimiz zaman inşallah burada belki 700-800 veya biraz daha fazla öğrencinin farklı farklı kendi mahallelerinde yani İngilizce mahallesi, Arapça mahallesi ve diğer dillerin kendi mahallelerinde eğitimlerini sürdürdüğü bir yer olmuş olacak. Gerçekten Türkiye’nin güçlenmesinde uluslararası bağlantılarımızın, ağlarımızın, nüfuzumuzun artmasında elbette ki çok büyük bir katkısı var" ifadesini kullandı. Erdoğan üniversite olarak dil eğitimi faaliyetlerini dil köyüyle taçlandırmış olacaklarını sözlerine ekledi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise şöyle konuştu: "2015 Yılında biz Milli Eğitim Bakanlığımızda bir proje hayata geçirmiştik. Rize’de, Güneysu’da, Kaptan Ahmet Erdoğan İmamp Hatip Lisesi’nde 90 öğretmenimizi alarak bir aylık tıpkı buradaki gibi bir dil programı uygulamıştık. Geçen gün bir arkadaşım, hala o tecrübeyle ben öğretmenliğimi yapıyorum dedi. Dolayısıyla aslında burada üniversitemizin başlattığı bu proje gerçekten yıllar boyu devam edecek ve nesillere dokunacak bir proje. Bir de tabi sadece dili öğrenmeyecek buraya gelen insanlar. Burada bir dostluk, kardeşlik gerçekleşecek. Kendi aralarında farklı kültürleri tanıma imkanı olacak. Yurt dışına gitmeden önce belki burada kademelendirilecek. Çünkü yurt dışına öğrenci gönderen burada okullarımız var. Ürdün’e, İngiltere’ye, Amerika’ya, Bosna’ya. Burada çokça okullarımız var. Belki burada bir altyapıyı alarak o ülkelere gidecek. Ya da hiç gitmeye ihtiyaç duymadan dört temel beceriyi dinleme, anlama, konuşma, yazma becerisini burada öğrenmiş olacak." İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan bir sosyal bilimler üniversitesi olarak kurulduklarını ve diller üzerinden tüm dünyaya evrensel bir şekilde hitap edebilmeyi hedeflediklerini söyledi. Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise "Böyle bir dil köyünü hayata geçirmenin şu anda huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nereden çıktı derseniz bunun ilk fikir babası bugün Dışişleri Bakanımız olan Hakan Fidan Bey o zaman geldiğinde üniversitemize, bizim de bundan sonra Amerika gibi dışarıya göndereceğimiz misyonda görevli arkadaşlarımızın gittiği ülkenin dilini bilen insan olarak yetiştirmemiz lazım dedi. Amerika böyle yapıyor, Rusya bile böyle yapıyor. Ve gittiği dili konuşan insanlar orada çok daha verimli, çok daha başarılı hizmetler veriyorlar. Fikir babası oydu" diye konuştu. Konuşmaların ardından okunan duanın ardından açılış kurdelesi kesildi ve sonrasında dil köyü gezildi. Açılışa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen "Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar" konulu Ideathon Yarışması’nın final programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar temasıyla düzenlenen fikir maratonuna seksen bir ilimizden iki yüz altmış dört takım ve bin üç yüz iki yarışmacı katıldı. Bu kardeşlerimiz bir yandan yeni fikir ve önerilerini inşa ederken, diğer yandan pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldı. Aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımımız finale kalma başarısı gösterdi. Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında. yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olması dikkat çekicidir. Bu tablo kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor. Sözlerimin hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletimizin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutan akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyetidir" diye konuştu "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir" AK Parti teşkilatlarının öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır. Bu yönüyle fikir maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecimizde partimize ve milletimize çok önemli katkılar sağladığını ve bunu yapacağından da en ufak bir şüphe duymuyorum. Kıymetli misafirler, değerli yol ve dava arkadaşlarım, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından hedef tahtasına konulan aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir" şeklinde konuştu. "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" Ailenin toplumdaki yeri ve misyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyorum. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ’Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet ailenin toplumdaki yeri budur. Misyonu budur. Oynadığı rol işte budur" ifadelerini kullandı. 2024 yılında Nüfus Politikaları Kurulu’nun ihdas edildiğini ve 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: "Hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024’te Nüfus Politikaları Kurulumuzu ihdas ettik. Hemen ardından 2025 senesini Aile Yılı ilan ederek, hem teşvik hem de destek paketlerini devreye aldık. Önce deprem bölgemizde, ardından 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında olduk. Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. ’Aile ve nüfus on yılı’ olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu noktada şu gerçeği özellikle vurgulamak durumundayım. Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık, aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz. Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz." Dijital bağımlıklarınıgetirdiği problemlerden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son dönemde yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz. Kıymetli kardeşlerim, bakınız burada bağımlılık sorununun geldiği vahim boyutları göstermesi açısından bazı rakamları sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkin tütün ürünü kullanıyor. Dünyada her yıl sekiz milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Sağa çalışmaları elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşanın maalesef düştüğünü gösteriyor. Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum. Sigara denilen illeti harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor" dedi. Sanal bahis, şans oyunları ve kumar bağımlılığının Türkiye’de bir problem haline geldiğini ve Türkiye’nin bununla mücadele için neler yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bir diğeri kumar bağımlılığıdır. Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine biliyorsunuz Kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal ortamda yasa dışı bahis şans oyunları ve kumarla mücadele eylem planını uygulamaya geçirdik. İlk altı aylık veriler aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor. Yasa dışı bahis şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz. Şu çarpıcı rakamı burada dikkatlerinize getirmek istiyorum. Yeşilay’ımızın geçtiğimiz sene hazırladığı bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının ülkemiz ekonomisine yıllık maliyeti 78 milyar dolardır. Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir. Değerli misafirler, devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi alıyoruz. Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdüğü Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kadın kollarımızın bağımlılık eğitimleri kapsamında seksen bir ilimizde sadece bir buçuk ayda 52 bin hanım kardeşimize ulaşmasını eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı buluyorum. Fakat şurası da bir gerçek ki bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticeleri göremeyiz. Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır. Bu düşüncelerle fikir maratonu toplantımızın bir kez daha partimiz ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birazdan ödüllerini tevdi edeceğimiz takımlarımızı tekrar tebrik ediyor. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum."