POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 19:34

MHP Lideri Bahçeli: "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarf ettiği ifadeler ahlaki iflasın tezahürüdür"

A
A
A
MHP Lideri Bahçeli: "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarf ettiği ifadeler ahlaki iflasın tezahürüdür"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür" dedi.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti, iftiralarla sarsılacak, propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir"

İsrail Başbakanı’nın sözlerini hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olarak nitelendiren Bahçeli, "Bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir. Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür"

İsrail’in yayılmacı politikalarını eleştiren Bahçeli, "Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkum olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür. İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylenen sözlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne söylendiğini vurgulayan Bahçeli, "Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. Ona yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz" dedi.

"Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği sesinden duyulan bir rahatsızlık vardır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunun altını çizen Bahçeli, paylaşımında şunları kaydetti:

"Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız."

Musa Erdoğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da arazi kavgası cinayeti davasında 4 sanığa 18’er yıl hapis Malatya’nın Yazıhan ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme, 1’i tutuklu 4 sanığa ayrı ayrı 18’er yıl hapis cezası verdi. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık İ.B.’nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz yargılanan K.B., B.B. ve Z.Ö.’nün ise hükümle birlikte tutuklanmasına karar verildi. Olay, 8 Ağustos 2024’te Yazıhan ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önceden arazi anlaşmazlığı bulunan taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında İ.B.’nin av tüfeğiyle A.A.’ya ateş ettiği, diğer şüphelilerin de sopa ve benzeri aletlerle darp ettiği belirtildi. Ağır yaralanan A.A., kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Adli raporlarda, A.A.’nın ölümüne av tüfeği saçmalarına bağlı kemik kırıkları, büyük damar yaralanması, dış kanama ve gelişen komplikasyonların neden olduğu kaydedildi. Mahkeme heyeti, sanıkların olay yerine birlikte geldiklerini ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerini belirtti. Cumhuriyet savcısı, sanıkların "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Ancak mahkeme, eylemi "kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma" kapsamında değerlendirerek 4 sanık hakkında ayrı ayrı 18’er yıl hapis cezası verdi. Kararda, sanıklar lehine takdiri indirim uygulanmadığı belirtildi. Sanıklar ayrıca, H.A.’ya yönelik "silahla basit yaralama" suçundan 9 ay, "silahla nitelikli yaralama" suçundan ise ayrı ayrı 1 yıl 24 ay hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan, soruşturma aşamasında hakkında takipsizlik kararı verilen bir şüpheliyle ilgili, mağdur tarafın yeni delillere dayanarak yeniden suç duyurusunda bulunduğu, bu kapsamda savcılık tarafından yeni bir soruşturma başlatıldığı ve mahkemeden dosyanın talep edildiği öğrenildi.