KÜLTÜR SANAT - 10 Nisan 2026 Cuma 11:39

Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir sergide toplandı

A
A
A
Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir sergide toplandı

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya gelen 73 eseri Kastamall’da sergilenecek.

Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edilecek. Ankara’da 1992 de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri doğup büyüdüğü şehirde ilk defa gün yüzüne çıkıyor.

Kastamonu Valiliği’nin organizasyonu ile "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de 11 Nisan Cumartesi günü saat 11.00’de açılacak. Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın gayretleri ile ortaya çıkan sergiye en büyük katkı İstanbul’da yaşayan kuraatör İbrahim Ethem Gören’in kollekisyonundan geldi. Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden, günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri ilk defa güçlü bir sergi oldu. Sergi fikri, İstanbul’lu kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başladı. Kastamonu Valiliği ayrıca Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eserleri de sergi için emanet alarak, güçlü bir seviyeye yükseldi.

Sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor.

"Bu aziz sanata büyük hizmetlerde bulunmuştur"

Kastamonu Valisi Meftun Dallı, sergi vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, "Kastamonu’ya ve kadim şehrimizin güzel insanlarına; sanatın, estetiğin, yazının ve bezemenin gönül diliyle merhaba diyoruz. Bu serginin, sanatın ihya ve inşa edici diliyle, iyiliğe, güzelliğe, birliğe ve dirliğe kapılar aralamasını temenni ediyoruz. Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir zaman diliminde, hüsn-i hat sanatında köprü vazifesi görmüş, zor zamanlarda verdiği yazı mücadelesiyle bu aziz sanata büyük hizmetlerde bulunmuş bir şahsiyettir" dedi.

"Hat sanatının sürekliliğine büyük katkı sunmuştur"

Serginin küratörlüğünü üstlenen Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ise, "Hüsn-i hat ecdadımızın ifadesiyle ‘cismani aletlerle icra edilen ruhani bir mühendisliktir. Kalem, kağıt ve mürekkep, zahirde basit görünen fakat hakikatte büyük bir medeniyet tasavvurunu taşıyan üç mühim unsurdur. Hattat Emrullah Demirkaya, klasik meşk zincirine dahil olmuş, fakat şöhreti değil, hizmeti öncelemiş çelebi bir sanatkardır. Kastamonu’da kurduğu mütevazı yazı mektebiyle, hat sanatının sürekliliğine kritik dönemde, büyük katkı sağladı" diye konuştu.

Hattat Emrullah Demirkhaya kimdir

1894 yılında Kastamonu’da dünyaya gelden Hattat Emrullah Demirkaya, Sanayi Mektebi’nde aldığı teknik eğitimle birlikte, gelenekli sanatlarla erken yaşta tanıştı. 1914 yılında askere alınarak İstanbul’a giden Demirkaya, burada Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi ve Medresetü’l-Hattatin’de eğitim gördü. Sülüs ve nesih yazılarını Ahmed Kâmil Akdik, ta‘lik yazıyı Hulusi Efendi’den, rik‘ayı ise büyük üstad Necmeddin Okyay’dan meşk etti. Aynı dönemde Mustafa Halim Özyazıcı ve Hamid Aytaç ile kurduğu dostluk, onun sanat ufkunu genişletti. Milli Mücadele yıllarında aktif görev alan Demirkaya, Kastamonu’da Kuva-yı Milliye faaliyetlerine katkıda bulundu, matbaacılık gibi alanlarda hizmet verdi. Cumhuriyet döneminde çeşitli kamu görevlerinde bulunan Demirkaya, askeri bandoda görev yaptı. Emekliliğinin ardından hattatlık, hakkaklık ve reklamcılıkla geçimini sürdürdü. Çok yönlü bir sanatkar olarak Demirkaya, müzehhiplik, ressamlık, mürettiplik, fotoğrafçılık, ciltçilik sahalarında da eser verdi. Demirkaya, ömrünü sanat ve hizmete adadı. 4 Ekim 1992 tarihinde vefat eden Demirkaya, ardında zengin bir kültürel miras bıraktı.

Murat Kanber

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Asılsız ihbardan sürpriz pasta çıktı Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, Polis Haftası dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Akçakale Muhtarlar Derneği Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, asılsız kavga ihbarı ile olay yerine intikal eden polis ekipleri, karşılarında konfetilerle yapılan sürpriz kutlamayı görünce büyük bir mutluluk yaşadı. Akçakale’de Polis Haftası dolayısıyla ilçesinde görev yapan emniyet personeline moral ve teşekkür mesajı verildi. Fevzi Çakmak Mahalle Muhtarı İsa Çiftçi koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte, senaryo gereği 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak kavga ihbarında bulunuldu ve polis ekiplerinden yardım istendi. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri, karşılarında konfetilerle yapılan sürpriz kutlamayı görünce büyük bir mutluluk yaşadı. Hazırlanan program kapsamında polis ekiplerine pasta ve tatlı ikramında bulunularak Polis Haftası kutlandı. Etkinlikte konuşan Akçakale Muhtarlar Birliği Başkanı Halil Elçi, "Canımızı ve malımızı emanet ettiğimiz polislerimize, böyle anlamlı bir günde teşekkür etmek istedik. Onların her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek ve moral vermek amacıyla bu programı gerçekleştirdik. Tüm emniyet teşkilatımıza görevlerinde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Fevzi Çakmak Mahalle Muhtarı İsa Çiftçi ise yaptığı açıklamada, "Polislerimizin bu özel gününü unutmadığımızı göstermek istedik. Kendilerine küçük bir sürpriz yaparak teşekkür etmek, moral vermek istedik. Emeklerinden dolayı hepsine minnettarız" dedi. Duygu dolu anların yaşandığı etkinlik, polis ekiplerinin teşekkürleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
İstanbul Şehit Kaymakam Kemal Bey şehadetinin 107’nci yılında mezarı başında anıldı Şehit Boğazlayan Kaymakamı ve Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehit olan Mehmet Kemal Bey, vefatının 107’nci yıldönümünde mezarı başında anıldı. Kartal Belediyesi, 10 Nisan 1919’da idam edilen ve 14 Ekim 1922’de ‘Milli Şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey için vefatının 107. yılında mezarı başında bir anma töreni gerçekleştirdi. Kartal Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen anma töreni Kadıköy Kuşdili Mezarlığı’nda yapıldı. Törene Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun yağış altında gerçekleşen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören kapsamında davet edilen katılımcılardan bazıları Şehit Kaymakam Kemal Bey hakkında katılımcılara bilgiler verdi. "Kaymakam Kemal Bey Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir" Prof. Dr. İbrahim Öztek, törende yaptığı anma konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kaymakam Kemal Bey’in şehadetinin 107’nci yılında burada her yıl yapmış olduğumuz bir töreni gerçekleştirmek üzereyiz. Bu törende maalesef işgal kuvvetleri İstanbul’umuzu, güzel İstanbul’umuzu işgal ettiği zaman Ermeniler ve Rumlar kendilerine tehcir olayı nedeniyle bir sorumlu aramanın peşine düşmüşler ve Kaymakam Kemal Bey’i de bundan sorumlu tutmuşlardır. Yani tehcir olayları gerçekleştiği günlerde Ermenilere kötü davranıldığı düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bununla birlikte tabii Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Mutatasarrufları da bunların hedefi doğrultusunda olmuştur ve 10 Nisan 1919 günü maalesef Beyazıt Meydanı’nda haksız bir yargılanma sonucunda Kaymakam Kemal Bey idam edilmiştir. Kaymakam Kemal Bey, gururunu yücelterek orada ‘Beni haksız yere düşmanların sözleri üzerine idam ediyorlar. Ben bana verilen görevden başka bir şey yapmadım. Bugün ’şehit oluyorum ve cephede savaşan bir Türk neferi gibi şehadete yürüyorum’ diyerek boynuna maalesef o kötü ilmik geçirilmiştir. 1922 yılında Atatürk tarafından milli şehit ilan edildi. Bu bizim tarihimizde kanunla, Büyük Millet Meclisi’nin kanunuyla ilan edilen ilk milli şehidimizdir. Onun için vatan evlatları, vatan uğrunda, vatan yolunda yaptıkları büyük gayretler, fedakarlıklar ve çalışmaların sonucunda her ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı. O zaman işgal kuvvetleri de olsa ülkemizde buna karşı gereken dirayet gösterilmeliydi. Bin yıldır sırtımızda taşıdığımız adaletle ve merhametle yönettiğimiz insanların, toplulukların veya milletin Türk milletinden aldığı bir intikamdır" dedi.