GÜNDEM - 12 Nisan 2026 Pazar 17:52

Üsküdar’daki inşaat krizinde iki farklı mağduriyet: Evleri yıkılan kat malikleri konuştu

A
A
A

Üsküdar’da mahkeme kararlarıyla durdurulan inşaat projesiyle ilgili yaşanan kriz devam ediyor. İnşaatın hukuka aykırı olduğunu savunan mahalle sakinlerinin ardından projeye dahil olan ve evleri yıkılan diğer mülk sahipleri de sessizliğini bozarken hak sahipleri, "Karşı taraf evinde oturuyor, biz kiralarda geziyoruz. Devletin verdiği ruhsata güvenerek yola çıktık, psikolojimiz bozuldu" diyerek yetkililere seslendi.

Üsküdar’da Asra Grup Mimarlık Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yürütülen inşaat projesi, bölge halkını ikiye böldü. Bir grup vatandaş, parselasyon ve ruhsat işlemlerinin usulsüz olduğu gerekçesiyle açtıkları davaları kazandıklarını ve yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen çalışmanın sürdüğünü iddia ederken; projeye onay veren mülk sahipleri ise inşaatın durması nedeniyle büyük bir barınma kriziyle karşı karşıya kaldıklarını açıkladı. Kaba inşaatı yüzde 90 oranında tamamlanan projenin durmasıyla birlikte evsiz kaldıklarını belirten vatandaşlar, sorunun bir an önce çözülmesini bekliyor.

"Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler"

Sürecin başından itibaren yasalara uygun hareket ettiklerini belirten mülk sahiplerinden Ömer Dalgın, yaşadıkları hukuk mücadelesini ve mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:

"Biz yüzde 51 çokluğu sağlasak bile şu an o arkadaşlar evleri zarar görmeden oturabiliyorlar. Yüzde 51 ile biz onların evlerini mi yıktıralım? Biz bu projede kimsenin canına, malına bir zarar gelmesini istemedik. Parselasyon bize mantıklı geldiği için işlemleri onun üzerinden yürüttük. Ki ben bu işe dahil de değilim; belediye ve kadastro yaptı. Benim sınırları belirlemem gibi bir durum yok. 3606 nolu yasayla bu işlem yapıldı ve biz belediyeden, Bakanlıktan görüşerek vekaletimizi verdik. Bize iki kez ruhsat çıktı. Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler. Bizi şikayet edenler ise evlerinde oturup bizim inşaatlarımıza bakıyorlar."

"Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış"

İnşaatın durmasıyla birlikte ailelerin perişan olduğunu vurgulayan Dalgın, "Encümen kararında tek bir parti yok; onların beraber aldıkları bir karar. Ne bizim ne de müteahhidin bu konuya müdahale etme durumu yok. Ben ruhsatımı aldım mı? Aldım. Ve bu inşaatın devam etmesini istiyorum. Biz maliklerin hepsine haber verdik, onlar haber vermediğimizi söylüyorlar. Mahkemenin durdurmasının ana temeli bence ya yasaların düzgün yapılmamasından kaynaklı yasal boşluklar ya da usulen yapılan ufak tefek hatalar. Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış. Burada asıl mağdur kim? Ben elimde cetvelle bölmedim burayı, devletin kurumu böldü. Devletime güvenmeyeceksem kime güveneceğim?" sözleriyle mağduriyetini dile getirdi. Son olarak yaşanan kriz karşısında belediyenin tutum ve tavrına eleştirilerde bulunan Dalgın, "Belediye ’Bütün süreçleri düzgün bir şekilde ilerletiyorum’ diyor. Bundan sonra ben kime dava açayım? Belediyeye dava açabilirim sen beni mağdur ettin diye" dedi.

"Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz"

İnşaatın durmasıyla birlikte ailelerin perişan olduğunu vurgulayan Mehmet Dalgın ise yaşanan mağduriyeti, "Yuvalarımız dağıldı, kül oldu. Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz. Burada bir kişi değil, tam 80 kişi mağdur. Tek çaremiz var o da mağduriyetin giderilmesi. Bir an önce yapılmasını istiyoruz" sözleriyle anlattı.

"O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz"

İnşaatın sürekli durup yeniden başlamasının hak sahipleri üzerinde ağır bir psikolojik baskı oluşturduğunu ifade eden Mehmet Emin Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şu sözlerle çağrıda bulundu:

"Şu an burada en büyük mağduriyeti yaşayanlardan biriyim. Evim yıkıldı ve bir an evvel yeni yuvama geçmek istiyorum. Ancak inşaatın sürekli durdurulması, sonra tekrar başlaması ve bu belirsizliğin sürmesi gerçekten psikolojimizi bozdu. Artık devlet büyüklerimizin, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın veya ilgili üst kurumların bu işe bir el atıp sonuçlandırılmasını istiyoruz. Buranın kaba inşaatının yüzde doksanı bitmiş durumda. Bu aşamadan sonra projenin tamamlanıp insanların evlerine kavuşması gerekiyor. Müteahhit bize ilk iki blokun Ocak ayında teslim edileceğine dair söz vermişti. Bir an evvel mağduriyetimizin giderilmesini, inşaatın devam etmesini istiyoruz. Müteahhit söz verdiği iki bloğu Ocak ayında teslim edecekti; biz ona istinaden güvendik ve o güvenimizin devam etmesini istiyoruz. O yüzden devlet büyüklerimiz el atsın, mağduriyetimiz giderilsin. O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz."

Mahallede bir grup vatandaşın "mahkeme kararları uygulanmıyor" diyerek eylem yapmasına karşılık, inşaatın devamını isteyen grup ise belediyenin aldığı yeni encümen kararlarının yasal birer süreç olduğunu savunuyor. İki tarafın da hukuk mücadelesi sürerken, Üsküdar Belediyesi’nden konuya ilişkin kapsamlı ve resmi bir açıklama yapılması bekleniyor.

Halit Arslan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de Altay köyünde Nevruz coşkusu Niğde’de iki gün süren Nevruz Bayramı kutlamalarının ikinci günü, Kazak Türklerinin yaşadığı Altay köyünde düzenlenen renkli etkinliklerle devam etti. Kent merkezinde kortej yürüyüşü ve konserlerle başlayan kutlamalar, Altay köyünde geleneksel göstelerin ön plana çıktığı programlarla taçlandı. Atlı kortej ve mehteran takımı eşliğinde gerçekleştirilen karşılama programıyla başlayan etkinlikte, açılış duası yapıldı. Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan programda birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu öne çıktı. Programda konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Nevruz’un sadece baharın gelişi değil; aynı zamanda yeniden doğuşun, dayanışmanın ve ortak kültürel değerlerin simgesi olduğunu belirterek, "Bu anlamlı günde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Nevruz, köklü tarihimizden aldığımız güçle birlik ve beraberliğimizi pekiştiren önemli bir bayramdır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu ise Nevruz’un Türk dünyasının ortak bayramı olduğuna dikkat çekerek, "Nevruz, kadim tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’nin teklifi ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın kabulüyle ortak bir anma ve bayram günü olarak kutlanacak olması son derece anlamlıdır. Bu birliktelik, gönül coğrafyamızda barış ve huzurun teminatıdır. Türkiye’nin teklifiyle, değerli devlet başkanlarının kabulüyle Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak resmi anma ve bayram günü olarak da artık kutlanacaktır. Hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Bütün kurumlarımızla Türk dünyasına karşı yaklaşımımız çok nettir. Biz, gönül coğrafyamızı bir bütün olarak kabul ediyoruz ve nerede olursa olsun kültürel zeminde birliğimizi güçlendirmenin inanıyoruz ki bulunduğumuz her coğrafyada barış ve huzurun temeli olacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev de Nevruz’un kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu tür organizasyonların geleneksel hale getirilmesinin önemine değindi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise Niğde’nin köklü tarihine işaret ederek, "Hedefimiz, Nevruz denildiğinde akla Niğde’nin ve Altay Köyü’nün gelmesini sağlamak" diye konuştu. Protokol konuşmalarının ardından Nevruz’un anlam ve önemine ilişkin tanıtım filmi izletildi. Program kapsamında çapan giydirme ve demir dövme gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilirken, Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler katılımcılara ikram edildi. Okçuluk ve atlı okçuluk gösterileri ile geleneksel oyunlar büyük ilgi gördü. Günün ilerleyen saatlerinde dans gösterileri ve konserlerle devam eden kutlamalar, ödül ve plaket takdimi ile sona erdi. Programa Niğde Valisi Nedim Akmeşe, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ile çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Trendyol Süper Lig: Galatasaray: 1 - Kocaelispor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray, Kocaelispor’u konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı Galatasaray’ın 1-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 26. dakikada sol kanatta Leroy Sane’nin pasında Rigoberto Rivas’a çarpan top Daniel Agyei’nin önünde kaldı. Bu oyuncunun ceza sahasına girip sol çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Uğurcan Çakır’ın kurtarışı sonrası savunmada Sacha Boey meşin yuvarlağı uzaklaştırdı. 28. dakikada sağ kanattan Sacha Boey’in yerden içeri çevirdiği topu savunma uzaklaştırdı. Ceza yayı üzerinde meşin yuvarlağı kontrol eden Gabriel Sara’nın sert şutunda kaleci Serhat topu kurtardı. 30. dakikada sol kanattan Ismail Jakobs’un ortasında, altıpasın gerisinde Leroy Sane’nin yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Serhat’ın sağından ağlarla buluştu. 1-0 Stat: RAMS Park Hakemler: Oğuzhan Çakır, Ceyhun Sesigüzel, Mehmet Kısal Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, İlkay Gündoğan, Leroy Sane, Gabriel Sara, Roland Sallai, Barış Alper Yılmaz Yedekler: Batuhan Şen, Mauro Icardi, Yunus Akgün, Eren Elmalı, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Noa Lang, Wilfried Singo, Mario Lemina Teknik Direktör: Okan Buruk Kocaelispor: Serhat Öztaşdelen, Ahmet Oğuz, Anfernee Dijksteel, Hrvoje Smolcic, Rigoberto Rivas, Mahamadou Sissoho, Manuel Show, Habib Keita, Daniel Agyei, Joseph Boende, Serdar Dursun Yedekler: Gökhan Değirmenci, Bruno Petkovic, Karol Linetty, Deniz Ceylan, Darko Churlinov, Furkan Gedik, Massadio Haidara, Samet Yalçın, Can Keleş, Tayfur Bingöl Teknik Direktör: Selçuk İnan Gol: Leroy Sane (dk. 30) (Galatasaray) Sarı kart: Joseph Boende (Kocaelispor)