Yerel Haberler
İzmir
Sanatla üretip çocuklar için bağışlıyorlar: 84 yaşında örnek dayanışma 22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:20:23 İzmir’de yaşayan 84 yaşındaki banka müdürlüğünden emekli Etem Özver ile öğretmen emeklisi eşi Şerif Özver, sanatı sosyal yardımla buluşturarak anlamlı bir projeye imza attı. Çift, Çeşme’de açtıkları "Doğadan Sanata" adlı sergide hem üretimlerini sanatseverlerle buluşturdu hem de elde edilen tüm geliri çocukların eğitim ve sağlığı için çalışan kuruluşlara bağışladı. Kağıt rölyef ve doğadan toplanan atık malzemelerle hazırlanan üç boyutlu eserlerin yer aldığı sergi, özellikle sosyal sorumluluk yönüyle dikkat çekti. Özver çifti, sergide satılan eserlerden elde edilen gelire hiç dokunmadıklarını, bağışların doğrudan ilgili sosyal yardım kuruluşlarına aktarıldığını ve makbuzlarla süreci takip ettiklerini belirtti. "Paraya hiç elimiz değmeden bağışlıyoruz" Etem Özver, sanata başlama hikayelerinin İzmir’e taşındıktan sonra şekillendiğini anlatarak, Mavişehir’deki Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde aldıkları eğitimle bu sürecin geliştiğini ifade etti. İki yıl boyunca rölyef ve el becerileri üzerine eğitim aldığını söyleyen Özver, eserlerinin beğenilmesiyle sergi açmaya teşvik edildiğini dile getirdi. Daha önce Suat Taşer Sanat Merkezi’nde açtığı sergiden elde ettiği geliri de bağışladığını belirten Özver, "Satılan eserlerin ücretleri doğrudan çocukların eğitim ve sağlığı için çalışan kuruluşlara gönderiliyor. Paraya hiç elimiz değmiyor, sadece makbuzlardan takip ediyoruz" dedi. Doğadan toplanan atıklar sanata dönüşüyor Sergide yer alan eserlerin önemli bir bölümü doğadan toplanan malzemelerden oluşuyor. Ağaç kabukları, kozalaklar, tohumlar ve bitki atıkları boyanarak sanatsal kompozisyonlara dönüştürülüyor. Çiftin günlük yürüyüşleri bile üretimin bir parçası haline gelmiş durumda. "Sabah yürüyüşe boş çıkıyoruz, dönüşte elimiz dolu oluyor" sözleriyle süreci anlatan Özver, doğayı koruyarak üretmenin de kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. "Sanat, yaş almış bireyler için hayatla bağ kurmanın yolu" Etem Özver, özellikle ileri yaştaki bireylere sanatla uğraşmaları çağrısında bulunarak, "Herkesin içinde mutlaka bir sanatsal cevher vardır. Çalıştıkça zihin de beden de aktif kalıyor. İnsan kendini daha mutlu ve huzurlu hissediyor" diye konuştu. Özver çiftinin sergisi, yalnızca sanatsal üretimi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da ön plana çıkararak ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Özellikle elde edilen gelirin çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçlarına aktarılması, sergiyi sosyal yardım açısından örnek bir projeye dönüştürdü.
İzmir’in çalışkan fabrikası "Model Fabrika"
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:09 İzmir’in çalışkan fabrikası "Model Fabrika" Gerçek bir üretim ortamında, katılımcılara bir fabrikanın daha verimli olması için gereken her şeyi yaparak öğretmeyi amaçlayan İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-İzmir Model Fabrika, 2025 yılında toplam 193 firmaya verimlilik ve dönüşüm desteği verdi. En çok ilgi gören "Yalın Olgunluk Değerlendirme Analizi" hizmetini talep eden firma sayısı 2024 yılında 10’ken, 2025 yılında 126 firmaya ulaşarak rekor kırıldı. Türkiye’deki 11 model fabrika’dan biri Türkiye’deki 11 model fabrikadan biri olarak 2020 yılında faaliyetlerine başlayan İzmir Model Fabrika 2025 yılında İzmirli firmaların rehberi oldu. Yıl boyunca 33 kobiye farkındalık eğitimi verildi, 13 deneyimsel eğitim çalışması yapıldı. 2024 yılında 9 olan öğren-dönüş programı uygulama sayısı, 2025 yılında 18’e yükseldi. Bu programlarda firmalar, yalın üretim tekniklerini teoride öğrenmenin ötesine geçerek, doğrudan kendi üretim hatlarında uygulama fırsatı buldu. Süreçlerde yalın üretimin yanı sıra dijitalleşme konuları da ele alındı. Elmasoğlu: "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz de önemli" Model Fabrikaların öneminin her geçen gün daha fazla anlaşıldığını ifade eden İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzmir Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Elmasoğlu, "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz konusunun da önem taşıdığı yeni bir dönemdeyiz. Daha az maliyetle, daha az enerjiyle, çevreyi koruyarak üretim yapan firmalar önümüzdeki süreçte rakiplerinin önüne geçecek. Bu noktada Model Fabrikalar önemli bir kılavuz olma özelliği taşıyor" dedi. Dijitalde yükseliş İzmir Model Fabrika tarafından yürütülen Dijital Olgunluk Değerlendirme Analizi (DDX) kapsamında 2025 yılında 3 firmada dijital olgunluk seviyesinin değerlendirildiğine dikkat çeken Elmasoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Bu firmalar için özel dijital yol haritaları oluşturularak Endüstri 4.0’a geçiş süreçleri başlatıldı. 2026 yılının ilk ayında 2 firmaya daha DDX yapıldığına dikkat çekmek istiyorum. Bu hızlı başlangıç, dijital dönüşüm çalışmalarının önümüzdeki dönemde ivme kazanacağının bir göstergesi. İzmir Model Fabrika’nın, firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarına rehberlik eden güçlü bir yapı haline geldiğini görmek bizler için memnuniyet verici" İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika Hakkında: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliği ile 2020 yılında hayata geçirilen İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika, işletmelere yalın üretim felsefesini ve operasyonel mükemmeliyet ilkelerini, öğren dönüş programları ile yaparak öğrenme teknikleri kullanarak yaygınlaştırmayı hedefleyen bir merkez olarak faaliyet gösteriyor.
Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:20 Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı İzmir’in sanayi kenti Aliağa’nın nüfusu 110 bin 892 kişi oldu. İlçede erkek nüfusu 60 bin 541, kadın nüfusu ise 50 bin 351 olarak kaydedildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, İzmir’in toplam nüfusu 4 milyon 504 bin 185 kişiye ulaştı. Kentte erkek nüfus oranı yüzde 49,5 ile 2 milyon 227 bin 738 kişi, kadın nüfus oranı ise yüzde 50,5 ile 2 milyon 276 bin 447 kişi oldu. Kentte 2024 yılında binde 3,1 olan yıllık nüfus artış hızı, 2025 yılında binde 2,4’e geriledi. Açıklanan verilerde, İzmir genelinde bazı metropol ilçelerde nüfus azalması yaşanırken gelişen ilçelerde artışın sürdüğü görüldü. 2025 yılında nüfusu artan ilçeler arasında Aliağa’nın yanı sıra Bergama, Bornova, Çeşme, Dikili, Karaburun, Kemalpaşa, Menemen, Seferihisar, Torbalı, Tire, Urla, Menderes, Çiğli, Gaziemir ve Güzelbahçe yer aldı. Nüfusu azalan ilçeler ise Karabağlar, Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Bayındır, Kınık, Kiraz, Ödemiş, Selçuk, Beydağ, Buca, Balçova ve Narlıdere oldu. Resmi verilere göre Aliağa’da nüfus artışı devam ederken, ilçenin nüfusu 110 bin 892’ye ulaştı. Aynı dönemde Bergama’nın nüfusu 107 bin 549 olarak kaydedildi. Böylece Aliağa, nüfus büyüklüğü açısından Bergama’yı geride bırakarak bölgedeki büyüme ivmesini sürdürdü. Dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış Son dört yılın verileri incelendiğinde Aliağa’nın düzenli şekilde büyüdüğü görüldü. İlçenin nüfusu 2022 yılında 104 bin 828, 2023 yılında 106 bin 168, 2024 yılında 108 bin 701 olurken, 2025 yılında 110 bin 892 kişiye ulaştı. Böylece son dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış yaşandı. Sanayi yatırımları, liman faaliyetleri ve istihdam imkanlarının artmasıyla göç almaya devam eden Aliağa’nın, artan nüfusuyla birlikte ekonomik ve sosyal açıdan bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiği değerlendiriliyor. Konut ihtiyacı artıyor Nüfus artışıyla birlikte ilçede konut ihtiyacı da hızla yükseliyor. Yeni konut üretiminin artış hızına paralel gitmemesi nedeniyle kiralarda yükseliş yaşanırken, özellikle genç aileler ve dar gelirli vatandaşlar için uygun fiyatlı konut bulmanın zorlaştığı ifade ediliyor.
Umuda uzanan eller: Mahsur kalan köpeği itfaiye kurtardı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:10 Umuda uzanan eller: Mahsur kalan köpeği itfaiye kurtardı İzmir’in Torbalı ilçesinde su yükselen inşaatta mahsur kalan bir köpek, İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle güvenli bir şekilde kurtarıldı. Bu başarılı operasyonla birlikte İzmir İtfaiyesi’nin son bir yıl içinde kurtardığı hayvan sayısı 4 bin 824’e ulaştı. Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde, inşaat hâlindeki üç katlı bir binaya sığınan bir köpek, çevresini saran su nedeniyle mahsur kaldı. Su seviyesinin hızla yükselmesiyle kaçacak yeri kalmayan hayvan, binanın üçüncü katına sığındı. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri kısa sürede bölgeye ulaştı. Zamanla yarışan ekipler, yüksek su seviyesine rağmen dikkatli ve kontrollü bir çalışma yürüttü. Korku ve yalnızlık içinde bekleyen köpeğe kısa sürede ulaşıldı. İlk anda tedirginlik yaşayan hayvan, itfaiyecilerin güven verici yaklaşımı sayesinde sakinleşti. Kucaklanarak güvenli alana çıkarılan köpek yeniden özgürlüğüne kavuştu. "İnsanlara da patili dostlara da dokunabilmek huzur veriyor" İtfaiyeciliğin çocukluk hayali olduğunu belirten ve iki yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan 26 yaşındaki Mustafa Furkan Karatepe, kurtarma anının kendisi için anlamını şu sözlerle ifade etti: "İtfaiyeci olduğum için çok mutlu ve gururluyum. İnsanların ve patili dostlarımızın hayatına dokunabilmek bana huzur veriyor. Göreve gittiğimizde hiçbir canlı arasında ayrım yapmıyoruz. Zor durumda olan herkesin yardımına tereddütsüz koşuyoruz. İyi ki ihbar geldi, iyi ki o göreve gittik, yoksa o köpek orada mahsur kalacaktı." Evinde bir güvercin beslediğini de dile getiren Karatepe, hayvanlarla kurduğu bağın mesleğine ayrı bir anlam kattığını vurguladı. "Biz sadece yangın söndürmüyoruz" Geçen yıl temmuz ayında göreve başlayan ve yaklaşık bir aydır Torbalı’da çalışan 27 yaşındaki Batuhan Işık, itfaiyeciliğin yalnızca alevlerle mücadeleden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Sınavları kazandıktan sonra yoğun ve kapsamlı eğitimlerden geçtik. Bu eğitimler bize her canın hayatının ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Bu olayda da köpek ilk anda korkmuştu ancak kurtarılacağını anlayınca yanımıza yaklaştı. Kucağımıza alarak güvenli alana çıkardık. Bir canlının hayatına dokunmak bizlere büyük gurur ve mutluluk veriyor" dedi. "Bunu iş değil, sorumluluk olarak görüyoruz" Ekipte yer alan ve 19 yıldır itfaiyede görev yapan Cemil Tanataş, mesleğin insani yönüne dikkati çekerek, "Gittiğimiz her görevde yurttaşların ve tüm canlıların hayatına dokunuyoruz. Yaptığımız iş zorlu ama bir o kadar da kutsal. Biz buna yalnızca ‘iş’ olarak bakmıyoruz. Olay yerine gittiğimizde, büyükse ailemizin büyüğü, küçükse ailemizin küçüğü gibi görüyoruz. Her canı kendi ailemizden biri olarak kabul ediyoruz" diye konuştu. Bir ihbar, bir hayat demek İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, son bir yılda İzmir genelinde binlerce canlıya umut oldu. Yalnızca yangınlara müdahale etmeyen ekipler, yardıma ihtiyaç duyan ve sesini duyuramayan hayvanların da imdadına yetişti. İtfaiye ekipleri, bir yıl içinde toplam 4 bin 824 hayvanı kurtardı. Bu kurtarmaların 3 bin 559’unu kediler, 622’sini kuş ve diğer kanatlılar, 237’sini köpekler, 406’sını ise diğer hayvanlar oluşturdu. Veriler, her ihbarın bir hayat için ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
BAL-GÖÇ’ten Bulgaristan’a, sandık sınırlaması tepkisi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:09 BAL-GÖÇ’ten Bulgaristan’a, sandık sınırlaması tepkisi İzmir BAL-GÖÇ’ün 18. Olağan Genel Kurulu’nda Abdurrahim Nursoy yeniden başkan seçildi. Nursoy, Bulgaristan’ın Türkiye’deki sandık sayısını 20 ile sınırlayan kararına sert tepki gösterdi ve oy hakkının evrensel bir yurttaşlık hakkı olduğunu vurgulayarak Bulgaristan yetkililerini bu kısıtlamadan vazgeçmeye ve demokrasiye darbe vurmamaya davet etti. İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (İzmir BAL-GÖÇ) 18. Olağan Genel Kurulu, İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda güven tazeleyen Abdurrahim Nursoy, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma haklarına yönelik kısıtlamaya tepki gösterdi. Nursoy, "Sandığa engel olursan, demokrasiye darbe vurursun. Oy hakkı evrenseldir, sınır tanımaz" dedi. Genel kurulda yaptığı konuşmada Nursoy, Bulgaristan Parlamentosu’nda kabul edilen ve Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde konsolosluklar dışında kurulabilecek sandık sayısını 20 ile sınırlayan düzenlemenin demokratik haklara zarar verdiğini söyledi. "Sandık yurttaşlık hakkıdır" Balkan Türkleri Göçmen Dernekleri Federasyonu (BGF) Genel Başkanı ve İzmir BAL-GÖÇ Başkanı Abdurrahim Nursoy, bu kararın Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları ile çifte vatandaşlık hakkına sahip olanların seçme haklarını fiilen zorlaştırdığına dikkat çekti. Nursoy, vatandaşların yalnızca Türkiye’de değil; Amerika, Kanada ve İngiltere gibi ülkelerde de özgürce sandığa gidebilmesinin demokratik bir hak olduğunu ifade ederek, "Temennimiz; çifte vatandaşlık hakkına sahip olan herkesin oy kullanma hakkını özgürce kullanabilmesidir. Bu alınan kararları kınıyoruz" diye konuştu. Oy sandığı sayısının 20 ile sınırlandırılmasıyla, Türkiye’de yaşayan yüzbinlerce Bulgaristan vatandaşının oy kullanma hakkından mahrum kalacağını belirten Abdurrahim Nursoy, şöyle devam etti: "Oy kullanma hakkı bir ayrıcalık değil, temel bir yurttaşlık hakkıdır. Bu hakkın idari ya da keyfi düzenlemelerle sınırlandırılması kabul edilemez. Sandık sayısı, vatandaşların yaşadığı ülkeye göre değil; gerçek seçmen sayısı ve yapılan başvurular esas alınarak belirlenmelidir. Bulgaristan Ulusal Meclisi’ni ve ilgili tüm yetkili kurumları, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy haklarını etkin ve eşit biçimde korumaya davet ediyorum." Binlerce kişilik katılım İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 18. Olağan Genel Kurul’a katılımın yoğunluğu dikkat çekti. Genel kurul öncesinde katılımcılar, Gaziemir Üçetek Kültür Sanat Derneği Zeybek Ekibi’nin gösterisiyle karşılandı. Genel kurulda Abdurrahim Nursoy başkanlığındaki yönetim 2026-2028 dönemi için yeniden görevlendirildi. Yeni Yönetim İzmir BAL-GÖÇ’ün yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Abdurrahim Nursoy, Sabri Atasoy, Hüseyin Pasaoğlu, Tuncay Işık, Seyide Uludağ, Gülizar Dağlar, Yakup Serbest, Ümit Şentürk, Hayriye Kahraman, Feyime Mutlu, Hatice Köroğlu, Nurettin Zaimoğlu, Nejdet Çalışkan, Eray Mutlu, Mustafa Vatansever, Onur Can Çamdereli, Sezen Şen, Remziye Mutlu, İlten Güven Ulualan, Gürkan Altıntaş ve Rubil Destanoğlu.
Ege Üniversitesinden geleceğin teknolojilerine yatırım
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:07 Ege Üniversitesinden geleceğin teknolojilerine yatırım Ege Üniversitesi, öğrencilerin yenilikçi fikirlerini somut projelere dönüştürmelerini sağlamak amacıyla EBİLTEM-AROM Proje ve Tasarım Atölyesi’ni hizmete açtı. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda hayata geçirilen bu merkezle, genç araştırmacıların üretim kültürü ve uygulamalı öğrenme yoluyla geleceğe hazırlanması hedefleniyor. TÜBİTAK’ın öğrenci araştırmaları projelerinde lider konumda bulunan Ege Üniversitesinde, öğrenci projelerini desteklemek ve fikirlerini somut çıktılara dönüştürmek amacı ile "EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesi" açıldı. Açılış törenine Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, EBİLTEM TTO Müdürü Prof. Dr. Bahri Başaran, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Atölyenin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Milli Teknoloji Hamlesi ve YÖK 2030 vizyonu doğrultusunda, Ar-Ge ve inovasyon altyapımızı, bilim üretme ekosistemimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Üniversitemizin bilim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarındaki etki gücünü daha ileri taşımak, genç araştırmacılarımızı geleceğe hazırlamak için altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimizin üretim kültürüyle tanışmaları, fikirlerini projelere dönüştürmeleri amacıyla EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesini hizmete sunuyoruz" diye konuştu. "Bu atölyede fikirleri somut çıktılara dönüşecek" Üniversitelerin eğitim, araştırma ve topluma hizmet gibi üç ana sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bugün açtığımız bu atölyede söz konusu üç sorumluluk da karşılığını buluyor. Bu tür girişimler gerçekten çok önemli. Öğrencilerin lisans seviyesindeyken böyle projelerde yer alması ileride mezun olduklarında çok daha iyi projeleri hayata geçirmelerine vesile olacaktır. Öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası yarışmalarda üniversitemizi başarıyla temsil edecek projeler üretmelerini desteklemek amacıyla EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesi ile fikirleri somut çıktılara dönüştürüyor, uygulamalı öğrenmeyle proje ve tasarım kültürünü güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, Proje ve Tasarım Atölyesinin hem öğrencilerimize hem de üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, konuşmasının ardından öğrencilerle bir araya gelerek gerçekleştirilen projeler hakkında bilgi aldı.
Modern mimarlık mirasına genç tasarım
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:27 Modern mimarlık mirasına genç tasarım Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık öğrencileri, 1950’lerin modern mirası olan Alsancak Pasaport’taki Türk Ticaret Bankası binasını, tarihi değerini koruyarak otel işleviyle yeniden tasarladı. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencileri, 2025-2026 Güz Dönemi stüdyo çalışmasında Alsancak Pasaport’ta bulunan Türk Ticaret Bankası binasının yeniden işlevlendirilmesine yönelik tasarımlar geliştirdi. 1951 yılında ulusal bir mimari proje yarışmasında birincilik ödülü alan (mimarları: Enver Tokay, Ali Kızıltan ve Lütfü Zeren) ve 1952’de inşa edilen yapı, İzmir’de Cumhuriyet dönemi modern mimarlık anlayışını yansıtan önemli örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kamuoyunda beğeni ile karşılanıyor ve özenle korunuyor. Diğer bir özelliği ise 1922 yangını sonrasında hazırlanan imar planı uyarınca Pasaport bölgesinde inşa edilen modern mimarlık örneklerinin arasında bulunuyor olması. Bu sebeple dönemin kentsel gelişim sürecinin de önemli bir parçası sayılıyor. Tarihi yapı, İzmir’in ‘UNESCO Dünya Mirası Listesi Adaylık Süreci’ kapsamında belirlenen ‘Tarihi Liman Kenti Yönetim Alanı’ içinde yer alıyor. Genç bakış Yaşar Üniversiteli öğrenciler tasarımlarında, sahip olduğu özellikler nedeniyle yapıyı işlevsel dönüşüm ile koruma, çağdaş müdahale ile birliktelik uyum arasında denge kurmaya çalışarak ele aldı. Öğrenciler yeniden işlevlendirme, koruma kuramı, otel tasarımı ve çağdaş müdahale stratejileri üzerine uluslararası ilke, metot ve tasarım yaklaşımları ışığında özgün projeler geliştirdi. Söz konusu yapının tarihi ve kültürel değerleri analiz edilerek otel işleviyle yeniden tasarlanmasına yönelik senaryolar geliştirildi. Bu doğrultuda giriş ve asma kattaki galerili banka mekânı sosyal alanlara, üst katlardaki ofisler ise konaklama birimlerine dönüştürüldü. Projeler, final jürisinde mimar ve akademisyenlerden oluşan konuklara da sunuldu. Bu çalışmada geleceğin mimar ve tasarımcılarına yol gösteren Dr. Öğr. Üyesi N. Ebru Karabağ ve Öğr. Gör. Sergio Taddonio, Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin kent belleğini anlayarak modern mirasa çağdaş yorum getirdiklerini vurguladı.
Başkan Özkan’dan korsan taşımacılıkla mücadele çağrısı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:23 Başkan Özkan’dan korsan taşımacılıkla mücadele çağrısı İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksici esnafının yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek yetkililere seslendi. Erkan Özkan, korsan taşımacılıkla mücadele konusunda denetimlerin artırılmasını ve yasal mevzuatın eşit şekilde uygulanmasını talep etti. Türkiye genelinde 1 Ocak’ta başlayan meslek odaları seçim süreci kapsamında 11 Ocak’ta gerçekleştirilen seçimle güven tazeleyen Erkan Özkan, gelişinin birinci ayında esnafın sorunlarına değinerek, sektörün ekonomik bir darboğazdan geçtiğini belirtti. Taksici esnafının iş hacminin düştüğünü, buna karşılık maliyet ve sabit giderlerin arttığını vurgulayan Erkan Özkan, yasadışı taşımacılığın esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti. Haksız rekabet vurgusu Yasal sorumluluklarını yerine getiren esnafın haksız rekabetle mücadele ettiğini dile getiren Erkan Özkan, İzmir ve Türkiye genelindeki taksici esnafının vergi, SGK primi, mali mesuliyet, trafik ve kasko sigortalarını eksiksiz yatırdığını söyledi. Erkan Özkan, devlete ve vatandaşa karşı tüm sorumluluklarını yerine getiren esnafın karşısında, hiçbir yükümlülüğü bulunmayan bir grubun yer almasının kabul edilemez olduğunu kaydetti. "Cezai yaptırımlar eşit uygulanmalı" Mevcut denetimlerdeki uygulamalara değinen Erkan Özkan, ticari taksilerde kural ihlali tespit edildiğinde durumun SGK’ya bildirildiğini ve sigorta kaydı olmayan sürücüler nedeniyle esnafın ağır cezalar aldığını hatırlattı. Denetimlere karşı olmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, korsan taşımacılık yapan araçlar için de aynı hassasiyetin gösterilmesini istedi. Erkan Özkan, korsan taşımacılık yaparken yakalanan araçların bilgilerinin Emniyet tarafından SGK’ya iletilmesi ve sürücü ile araç arasında yasal bağ yoksa geriye dönük sigorta cezaları uygulanması gerektiğini savundu. Sigorta maliyetleri arasındaki uçurum Sigorta maliyetleri arasındaki farklara da dikkat çeken Erkan Özkan, hususi araçların trafik sigortasının 5 bin ile 6 bin lira civarında olduğunu, ancak ticari taksilerin ticari vasıflarından dolayı 40 bin ile 60 bin lira arasında zorunlu trafik sigortası ödediğini belirtti. Erkan Özkan, işlem gören korsan araçların sigorta statülerinin ve prim kayıplarının ilgili kurumlarca yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Yetkililere çağrı Kendilerine uygulanan mevzuatın korsan araçlara da aynen uygulanmasını talep eden Erkan Özkan, esnafın evine ekmek götürmekte zorlandığını ve tepkilerin büyüdüğünü belirtti. İzmir’de 3 bin, Türkiye genelinde ise yaklaşık 150 bin taksici esnafının sesi olmaya çalıştığını aktaran Erkan Özkan, yetkililerinden haksız gidişata müdahale etmelerini beklediklerini sözlerine ekledi.