GÜNDEM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 17:20

Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı

A
A
A
Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı

İzmir’in sanayi kenti Aliağa’nın nüfusu 110 bin 892 kişi oldu. İlçede erkek nüfusu 60 bin 541, kadın nüfusu ise 50 bin 351 olarak kaydedildi.


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, İzmir’in toplam nüfusu 4 milyon 504 bin 185 kişiye ulaştı. Kentte erkek nüfus oranı yüzde 49,5 ile 2 milyon 227 bin 738 kişi, kadın nüfus oranı ise yüzde 50,5 ile 2 milyon 276 bin 447 kişi oldu. Kentte 2024 yılında binde 3,1 olan yıllık nüfus artış hızı, 2025 yılında binde 2,4’e geriledi.


Açıklanan verilerde, İzmir genelinde bazı metropol ilçelerde nüfus azalması yaşanırken gelişen ilçelerde artışın sürdüğü görüldü. 2025 yılında nüfusu artan ilçeler arasında Aliağa’nın yanı sıra Bergama, Bornova, Çeşme, Dikili, Karaburun, Kemalpaşa, Menemen, Seferihisar, Torbalı, Tire, Urla, Menderes, Çiğli, Gaziemir ve Güzelbahçe yer aldı. Nüfusu azalan ilçeler ise Karabağlar, Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Bayındır, Kınık, Kiraz, Ödemiş, Selçuk, Beydağ, Buca, Balçova ve Narlıdere oldu.


Resmi verilere göre Aliağa’da nüfus artışı devam ederken, ilçenin nüfusu 110 bin 892’ye ulaştı. Aynı dönemde Bergama’nın nüfusu 107 bin 549 olarak kaydedildi. Böylece Aliağa, nüfus büyüklüğü açısından Bergama’yı geride bırakarak bölgedeki büyüme ivmesini sürdürdü.



Dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış


Son dört yılın verileri incelendiğinde Aliağa’nın düzenli şekilde büyüdüğü görüldü. İlçenin nüfusu 2022 yılında 104 bin 828, 2023 yılında 106 bin 168, 2024 yılında 108 bin 701 olurken, 2025 yılında 110 bin 892 kişiye ulaştı. Böylece son dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış yaşandı.


Sanayi yatırımları, liman faaliyetleri ve istihdam imkanlarının artmasıyla göç almaya devam eden Aliağa’nın, artan nüfusuyla birlikte ekonomik ve sosyal açıdan bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiği değerlendiriliyor.



Konut ihtiyacı artıyor


Nüfus artışıyla birlikte ilçede konut ihtiyacı da hızla yükseliyor. Yeni konut üretiminin artış hızına paralel gitmemesi nedeniyle kiralarda yükseliş yaşanırken, özellikle genç aileler ve dar gelirli vatandaşlar için uygun fiyatlı konut bulmanın zorlaştığı ifade ediliyor.



Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat’ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.’nin Keskinbaş’ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.’nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.’nin odasını terk etmesini istedi. T.G.’nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş’a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.’ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.’nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş’ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1’inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, ’Kral ne yapıyorsun’, ’Bir gün bana tekmil vermedin’ diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı’ dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah’tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.